SON DAKİKA
Hava Durumu

#İzmit

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İzmit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmit 'te bir kafe 'de Anne ve oğlu öldüresiye darp edildi Haber

İzmit 'te bir kafe 'de Anne ve oğlu öldüresiye darp edildi

Ramazan Bayramı'nın birinci günü İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal'ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı. Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Darp edilen garsona 'içeri gel' dedim. O sırada benim oğlum da yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum 'küfür etme, kadınlar var' dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur bey oğluma tekme attı. Ben de dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat bey tekme attı yüzüme, Emrah bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şu an. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şu anda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim." Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken 'küfür etmeyin' dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifini de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita'ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı. Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı: "Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, 'içeri geç' dedi. Annem müdahale edince ben de onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Ben de başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Ben de 'kadınlar var, küfür etmeyin' şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni 'kadına el kalkmaz' diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim." Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Kanlar içinde annemi görünce kucakladım ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, ben de o an sinir krizi geçirdim. 'Anne anne' diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı. Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları söyledi: "3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat'tı. Ben ona 'kadınlar var, küfür etme' dediğimde direkt yüzüme vurdu. Ben de ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."

Kurum: Kentsel dönüşümde İstanbul ne kadar acilse Kocaeli de o kadar acil Haber

Kurum: Kentsel dönüşümde İstanbul ne kadar acilse Kocaeli de o kadar acil

, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum'un konuşmasında satır başları şu şekilde: ''Sizlere Kocaeli sevdalısı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını, sevgilerini, muhabbetlerini iletiyorum. Yine buradan Başiskele’den Çayırova’ya, Dilovası’ndan Gebze’ye, Kocaeli’nin her hanesindeki her bir kardeşimi de hürmetle selamlıyorum. Hepinize hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz diyorum kıymetli kardeşlerim. Kocaeli bizi iyi bilir, biz de Kocaeli’yi biliriz. Bu şehir öyle bir şehir ki tarih boyunca hem kardeşi olmuş İstanbul’umuza hem de muhafızı olmuş, Osmanlı cihan devletine giden ufuk olmuştur. Bu nedenle Kocaeli bizim için şehirlerden bir şehir değil; Marmara Bölgemizin parlayan yıldızı, Türkiye’mizin yüz akı, Türkiye Yüzyılı’nın anahtarıdır. Biz şehirlerimize işte öyle bakıyor, bu aşkla, bu şevkle hep beraber belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, valimizle hizmet ediyoruz. Allah’a hamdolsun ki bugün Kocaeli’mizin hangi ilçesine giderseniz gidin, hangi mahallesini gezerseniz gezin, işte bizim bu aşkla, sevdayla yaptığımız eserlerimizi görürsünüz. Bugüne kadar Kocaeli’mize hemen her alanda sayısız hizmet verdik. Ancak bizim için Kocaeli deyince iki önemli konu daima liste başıdır. Birincisi, Kocaeli havasını ve Körfez’in yeşilini korumak en önemli önceliğimizdir. İkincisi ise kentsel dönüşüm ve sosyal konutlarla, daha önce acı hatıraları olan Kocaeli’mizi depreme dirençli hale getirmektir. Buradaki kardeşlerim iyi bilir; Körfez maalesef çok kötü durumdaydı. Yanında gezdirmiyor, yürütmüyor; çocuklarımız, ailelerimiz burada huzurla vakit geçiremiyordu. Aynı Sayın Cumhurbaşkanımızın 1994’te yaptığı gibi biz de kollarımızı sıvadık. Büyükşehir Belediyemizle birlikte gerçekten tüm dünyaya, tüm Avrupa’ya örnek bir çevre projesini hayata geçirdik. Bu manada Avrupa’nın en kapsamlı çevre projelerinden birine imza attık. On binlerce kamyon dip çamurunu çıkararak sudaki yaşamı yeniden canlandırdık. Havadan görüntüsüne baktığınızda temizlenen yer ile temizliği devam eden yer arasında gözle görülür büyük fark var. Vatandaşlarımız bunu orada gezerken, artık huzur içerisinde yürürken hissedecekler. Temizlemek yetmez; yeniden kirlenmesin diye bölgedeki atık su arıtma tesis sayısını, 12’si ileri biyolojik olmak üzere, 23’e çıkardık. Bu hizmetlerin hiçbirini belki görmüyorsunuz ama arka tarafta Körfez bir daha kirlenmesin diye altyapı işlerini de Büyükşehir Belediyemizle birlikte uyum içerisinde yürütüyoruz. Bir yandan Körfez’i kurtarırken diğer yandan tüm ilçelerimize yeni yeşil alanlar kazandırıyoruz. Bu çerçevede şimdiye kadar dokuz millet bahçemizi vatandaşımızın hizmetine sunduk, dört millet bahçemizin de yapımı devam ediyor. Dilovası Millet Bahçemiz, Gebze Kışlası Sultanorhan Millet Bahçemiz ve Gölcük’te yaptığımız millet bahçemiz şehrimize nefes aldırıyor. Kocaeli bir sanayi şehri; istihdam üreten, ekonomimize katkı sağlayan önemli bir merkez. Ancak hava kirliliğinin de temel nedenlerinden biri bu sanayi faaliyetleridir. Bunun için de önemli çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Dilovası’nda yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında Kömürcüler OSB’yi yeni yerine taşıyarak şehrimizi hava kirliliğinden kurtarıyoruz. Taşıdığımız OSB’lerle birlikte inşa ettiğimiz yaklaşık 3 milyon metrekarelik millet bahçeleriyle daha yeşil, daha nefes alan bir Kocaeli inşa ediyoruz. Bizim için kentsel dönüşümde İstanbul’un aciliyeti neyse Kocaeli’nin aciliyeti de aynıdır. Bu anlayışla Cedit Mahallesi’nde, tüm Marmara Bölgesi’ne örnek olacak 1105 konutluk bir deprem dönüşüm projesi yürütüyoruz. Son dönemde meydana gelen depremler nedeniyle inşaat sürecimiz uzadı. Bunun farkındayız. Ancak artan maliyetleri vatandaşımıza yansıtmayacağız; tamamını devletimiz karşılayacak. Gölcük merkezde yürüttüğümüz dönüşüm projesi kapsamında 750 konut ve iş yerini hayata geçiriyoruz. Gebze Kirazpınar’daki vatandaşlarımız, aynı bölgede yaptığımız 393 rezerv konuta taşınıyor. Tavşancıl’da ise sosyal konutlarla birlikte yaklaşık 5 bin konutluk projeyi hayata geçiriyoruz. Derince Deniz Mahallesi’nde 239 konutumuz, İzmit Sekbanlı-Sepetçi’de 2267 konutumuzun inşaatı devam ediyor. Dilovası, İzmit Cedit ve Gölcük’teki dönüşüm projelerinde hak sahibi vatandaşlarımızın kuralarını inşallah Ramazan Bayramı’ndan sonra çekeceğiz. Cedit’teki konutlarımızın teslimine de bayram sonrasında başlayacak ve mart ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Bugün 500 bin sosyal konut projemizin Kocaeli ayağında 10 bin 340 konut için kura çekimini gerçekleştiriyoruz. Bu konutların 4 bin 800’ünü Kocaeli merkezde, 1750’sini Dilovası’nda, 90’ını Derince’de, 1200’ünü Körfez’de, 2 binini Gebze’de ve 500’ünü Çayırova’da inşa edeceğiz. Deprem konutlarında nasıl bir başarı hikayesi yazdıysak, sosyal konutlarımızı da aynı hız ve kararlılıkla hayata geçiriyor olacağız''

Knauf’un Üst Yönetiminde İlk Defa Bir Türk Yönetici Haber

Knauf’un Üst Yönetiminde İlk Defa Bir Türk Yönetici

Dünya genelinde 320 fabrikası, 43.500 çalışanı, 15 milyar Euro’yu aşan cirosuyla 90 ülkede faaliyet gösteren ve yapı malzemelerinde dünya liderlerinden biri olan Knauf'un global üst yönetimine Murat Akyıldız atandı. Türkiye’de Ankara, İzmit ve Eskişehir’de toplam 4 üretim tesisiyle faaliyet gösteren şirket, ülkemizde kapasite arttırımı, yeni tesis yatırımları ve Ortadoğu & Afrika bölgesine hizmet verecek bir AR-GE merkezi kurulmasını değerlendiriyor. 1932'de Almanya’da kurulan ve bir aile şirketi olarak başlayıp, dünyanın önde gelen yapı malzemeleri şirketlerinden biri haline gelen Knauf'un tepe yönetiminde Ocak 2026 itibariyle ilk kez bir Türk yer alacak. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 1993 yılında mezun olan Murat Akyıldız, farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde başlangıçta satış ve pazarlama alanlarında görev alırken, sonrasında üst düzey yönetici sorumlulukları üstlendi. 2021 yılında Knauf’a katılan Akyıldız; Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya’dan sorumlu bölge CEO’su olarak göreve başladı ve şirkette bu göreve atanan ilk Türk oldu. Akyıldız, şirketin bölgedeki yönetim takımını geliştirme, pazardaki rekabetçi konumunu güçlendirme ve yenilikçi stratejiler oluşturma konularında liderlik sergiledi. Bu başarılı çalışmalar ve elde edilen üstün sonuçlar Akyıldız’ı şirketin üst düzey dört yöneticisinden biri olan “Global Yönetici Ortak” görevine taşıdı. Türkiye stratejik öneme sahip Knauf’un 90 ülkede, toplam 320 üretim tesisi, 43.5 bin çalışanı ve 15 milyar Euro’yu aşkın cirosu bulunuyor. Oldukça geniş çapta madencilik, üretim ve dağıtım ağına sahip olan Knauf, alçı ve yalıtım malzemelerinde dünya çapında çok önemli bir konumda yer alıyor. Türkiye hem coğrafi konumu hem de kayda değer büyüklükteki inşaat sektörü sayesinde, Knauf'un global planlarında stratejik önem taşıyor. Türkiye'deki pazar dinamiklerini ve gelişmeleri yakinen izleyen Knauf, kapasite artırımı, yeni tesis yatırımları ve Ortadoğu & Afrika bölgesine hizmet verecek bir AR-GE merkezi kurulmasını değerlendiriyor. Knauf, alçı ürünlerinde Ankara’da 2, İzmit’de 1; yalıtım ürünlerinde ise Eskişehir’de 1 olmak üzere toplam 4 üretim tesisiyle Türkiye’de faaliyet gösteriyor. "Türkiye'de üretime ve istihdama katkı sağlıyoruz" Murat Akyıldız, Knauf ailesi olarak hem bireysel hem de kurumsal seviyede iki ülke arasında uzun yıllara dayanan dostluk ve iyi ilişkilere ekonomik alanda katkı sağlamaktan mutlu olduklarını söyledi. Knauf, halihazırda 500'den fazla kişiye doğrudan istihdam sağlamakla birlikte bugüne kadar Türkiye'ye 250 milyon Euro’luk yatırım yaptı. Bir Türk olarak, Knauf gibi 90 yılı aşan tarihçeye sahip saygın bir dünya devinde en üst düzeyde görev almaktan gurur duyduğunu vurgulayan Akyıldız, grup olarak Türkiye'de üretime ve istihdama katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti. Dijitalleşme ve AR-GE çalışmaları sayesinde faaliyetlerinin ivme kazanmaya devam ettiğini vurgulayan Akyıldız, 2026 Türkiye konjonktürüne ilişkin şunları kaydetti: "Knauf olarak ekip çalışmasını, güveni ve dayanışmayı temel alan insan odaklı bir şirketiz. Çalışanlarımıza yatırım yaparak güvenli ve sıcak bir çalışma ortamı oluşturuyor, onlar için en iyi işveren olmayı hedefliyoruz. Şirket bilinirliği ve sektörel uzmanlığımızı aynı zamanda işveren marka çalışmalarımızla birleştirerek global alanda lider bir marka olarak kabul görüyoruz.” “Amacımız yarının yaşam alanlarını birlikte inşa etmek. Bu bağlamda iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin projelerine güvene dayalı, uygulama odaklı, yüksek performanslı ve sürdürülebilir sistem çözümleri sunmaya devam edeceğiz. Köklü değerlerimiz, yetkin çalışma arkadaşlarımız, güçlü finansal yapımız ve üstün teknik tecrübemiz sayesinde 2026 yılını da doğru değerlendirerek, mevcut riskleri stratejik avantajlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda müşterilerimizin gözünde, 'birlikte çalışması en kolay marka' olma gayemizi gelecek yılda daha da güçlendirmek istiyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.