SON DAKİKA
Hava Durumu

#İyi̇ Parti

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İyi̇ Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İyi̇ Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Seyis: 71 mahallede 15 bin esnafı dinledik, sorunları raporlaştırıyoruz Haber

Başkan Seyis: 71 mahallede 15 bin esnafı dinledik, sorunları raporlaştırıyoruz

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis, Yıldırım’ın 71 mahallesinde yaklaşık 15 bin esnafı ziyaret ettiklerini ve ekonomik, sosyal ile yapısal sorunları yerinde tespit ettiklerini belirtti. Hazırladıkları detaylı raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Ziyaretlerde öne çıkan konular arasında ekonomik daralma, artan kira ve enerji maliyetleri, vergi ve SGK prim yükü, düşen müşteri sayısı ve finansmana erişim zorluğu bulunuyor. Seyis, “Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçok işletme ya kepenk kapatma noktasına geldi ya da borç sarmalı içinde faaliyet göstermeye çalışıyor” dedi. İlçe genelindeki yapısal sorunlara da değinen Seyis, özellikle plansız yapılaşma, riskli binalar, yetersiz altyapı, ulaşım ve trafik yoğunluğunu sıraladı. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf, adil ve hızlı yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Genç işsizliği ve sosyal alan eksikliği konularına da değinen Seyis, “Gençlerimiz iş bulamıyor, umutsuzluğa sürükleniyor. Mahallelerde kadınlar ve çocuklar için daha fazla kültürel ve sportif alan oluşturulmalı” dedi. Saha çalışması sonrası hazırlayacakları raporda öne çıkan çözüm önerileri şöyle: Yerel Esnaf Destek Fonu: Düşük faizli, erişilebilir finansman modeli. Mahalle Bazlı Ekonomik Envanter: İhtiyaçlara göre özel destek programları. Şeffaf ve Hızlı Kentsel Dönüşüm: Deprem riskine karşı öncelikli alanların belirlenmesi. Gençler ve Kadınlar için Girişimcilik Desteği: Kooperatifleşme ve yerel üretim ağları. Altyapı ve Trafik Master Planı: Uzun vadeli, bilimsel ve katılımcı planlama. Seyis, raporun “Yıldırım’ın yol haritası” olacağını belirterek, “Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sahadayız. Bu raporu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşacağız” dedi. Saha çalışmaları sırasında destek veren mahalle muhtarlarına, esnafa ve vatandaşlara teşekkür eden Seyis, “71 mahallemizde bizleri samimiyetle karşılayan muhtarlarımıza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Yıldırım’ı birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu: Türkiye’nin güncel bir ulusal deprem eylem planı yok Haber

Dervişoğlu: Türkiye’nin güncel bir ulusal deprem eylem planı yok

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatan Dervişoğlu, yaşanan yıkımın yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını, ihmaller ve denetimsizliklerin sonuçları ağırlaştırdığını söyledi. Türkiye’de 2012–2023 yıllarını kapsayan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın süresinin dolduğunu belirten Dervişoğlu, halen yürürlükte yeni bir planın bulunmadığını ifade etti. Dervişoğlu, bu durumu “yönetim sorumluluğunun terk edilmesi” olarak nitelendirdi. İstanbul ve Marmara Bölgesi için beklenen depremin bilimsel bir gerçek olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, bu risk karşısında güncel bir eylem planı olmamasının ihmalkârlık olduğunu söyledi. Musavat Dervişoğlu bu kapsamda İYİ Parti olarak TBMM’ye Meclis Araştırma Önergesi sunduklarını, ancak önergenin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini dile getirdi. Konuşmasında kalkınma ve nüfus yoğunlaşmasına da değinen Dervişoğlu, Türkiye’de nüfus ve ekonominin birkaç büyük şehirde toplandığını belirterek bunun hem güvenlik hem de kalkınma açısından sürdürülemez olduğunu savundu. “Anadolu’ya yeniden yerleşmeliyiz” çağrısında bulunan Dervişoğlu, üretim, sanayi, tarım ve yatırımların ülke geneline dengeli biçimde yayılması gerektiğini söyledi. Ekonomi başlığında ise kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığını öne süren İYİ Parti lideri Dervişoğlu, enerji ihaleleri ve çeşitli düzenlemeler üzerinden milyarlarca dolarlık kamu zararı oluştuğunu iddia etti. Dervişoğlu, enflasyon verileri ile vatandaşın günlük yaşamı arasındaki farkın bilinçli bir tercih olduğunu savunarak, ekonomik güvenin zedelendiğini ifade etti. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde Suriye, PKK/YPG ve bölgesel gelişmelere değinen Dervişoğlu, terörle mücadelenin askeri kararlılık ve devlet ciddiyetiyle yürütülmesi gerektiğini belirtti. Dervişoğlu, Türkiye’nin dış politikasında ideolojik ve kısa vadeli yaklaşımlar yerine rasyonel ve öngörülebilir bir çizgi izlemesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda Türkiye’nin temel sorununun plansızlık ve sorumluluktan kaçış olduğunu dile getiren Dervişoğlu, İYİ Parti’nin “önleyen, planlayan ve hesap veren bir devlet anlayışı” savunduğunu ifade etti.

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’inde kabul edildi Haber

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’inde kabul edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla sunulan tezkerede, Aden Körfezi, Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve bitişik bölgelerde meydana gelen deniz haydutluğu ve silahlı soygun olaylarına karşı, 2008-2021 yılları arasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının alındığı belirtildi. Bu çerçevede TBMM’nin 10 Şubat 2009 tarihli kararı ile, TSK unsurlarının söz konusu bölgede görev yapması için bir yıl süreyle izin verildiğinin hatırlatıldığı tezkerede, bu sürenin son olarak 4 Şubat 2025’te bir yıl daha uzatıldığı belirtildi. Tezkerede, şu açıklamalara yer verildi: "TSK deniz unsurlarının konuşlandırılması suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin güvenliğinin etkin biçimde korunması, uluslararası toplum tarafından yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle ortak mücadele operasyonlarına aktif katkı sağlanması, belirtilen bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, TSK deniz unsurlarının operasyonel etkinliğinin ve bölgeye yönelik tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik ulusal politikanın desteklenmesi ve BM sistemi içindeki rolümüz ve görünürlüğümüzün güçlendirilmesi temin edilmiştir." Tezkerede, Türkiye’nin, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadelede uluslararası işbirliğini geliştirmeye önem verdiği, bu alandaki çabaları en başından itibaren desteklediği ve BM, NATO, Avrupa Birliği ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara aktif olarak katılım sağladığı belirtildi. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Somali Açıklarındaki Deniz Haydutluğuyla Mücadele Temas Grubu’nun çalışmalarına kurucu üye olarak katıldığı hatırlatıldı. TSK deniz unsurlarının, 2009-2016 yılları arasında yürütülen NATO’nun Okyanus Kalkanı Harekatı’na ve 2009 yılından itibaren Birleşik Deniz Kuvvetleri çerçevesinde oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti-151’e (CTF-151) dönemsel olarak firkateyn veya korvet ile katıldığı belirtilen tezkerede, Türkiye’nin, 2009-2025 yılları arasında 7 kez CTF-151 Komutanlığı görevini üstlendiği, 24 Temmuz 2024 tarihinde yedinci kez devraldığı söz konusu komutayı 22 Ocak 2025’te devrettiği bildirildi. Tezkerede, Somali’nin BM Genel Sekreteri’ne talebi üzerine Aden Körfezi Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadeleye ilişkin BM Güvenlik Konseyi tarafından daha önceki kararların devamı niteliğinde bir kararın 2022 yılı ve sonrasında çıkarılmadığı ifade edildi. BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı temelinde uluslararası toplum tarafından yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve deniz terörizmiyle mücadele operasyonlarının Somali kara suları dışındaki bölgede devam ettiği bilgisine yer verilen tezkerede, bu operasyonlardan AB’nin Atalanta Harekatı’nın görev süresinin AB Konseyi’nin 16 Aralık 2024 tarihli kararıyla 28 Şubat 2027’ye kadar uzatıldığı belirtildi. Tezkerede, Türkiye’nin de dahil olduğu Birleşik Deniz Kuvvetleri çerçevesinde CTF-151 faaliyetlerine devam ettiği bildirildi. TBMM’nin 4 Şubat 2025 tarihli kararı doğrultusunda TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve çevresi, Arap Denizi ve bitişik bölgelerdeki görevlendirme süresinin 10 Şubat 2026 tarihinde sona ereceği belirtilen tezkerede, şu ifadelere yer verildi: "Uluslararası barış ve istikrarı tehdit eden ve ulusal çıkarlarımızı da olumsuz etkileyen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele yönündeki uluslararası çabalara ülkemiz tarafından etkin bir şekilde destek verilmesi ve bölgede seyir emniyetinin sağlanmasına katkıda bulunulması, uluslararası ve ulusal sorumluluklarımızın bir gereği olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, ülkemizin de tarafı olduğu Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme başta olmak üzere ilgili uluslararası anlaşmalar ve teamüller çerçevesinde 934 sayılı TBMM kararında belirlenen ilke ve esaslar da dikkate alınarak bahsi geçen bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele ortak operasyonlarına destek verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu mülahazalarla, gereği, kapsamı ve zamanı Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmek üzere, TSK deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve bitişik bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre gerçekleştirilmesi için Anayasa’nın 92’nci maddesi gereğince TBMM’nin son olarak 4 Şubat 2025 tarihli ve 1440 sayılı kararıyla verilen izin süresinin 10 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım." Tezkere, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol oyları ile kabul edilirken, DEM Parti ‘hayır’ oyu verdi.

TÜED Uludağ: Emeklilere 'öz-üvey evlat' muamelesi son bulmalı! Haber

TÜED Uludağ: Emeklilere 'öz-üvey evlat' muamelesi son bulmalı!

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, en düşük emekli maaşının 20 bin TL'ye yükseltilmesi sonrası oluşan ayrımcılığı gidermek ve emeklilerin taleplerini duyurmak için siyasi partilere 24 maddelik bir liste sundu. Pars, emeklilerin geçim sıkıntısını vurguladı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars ve yöneticileri, emeklilerin sorunlarının çözümü noktasında siyasi partileri sürece dahil etmek için düğmeye bastı. CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İYİ Parti İl Başkanı İsmail Kaya'yı ziyaret eden Pars ve yöneticileri, Zafer Partisi İl Yönetimini de dernekte ağırladı. Israrlı girişimlerine karşın AK Parti İl Merkezi Davut Gürkan'dan randevu alamadıklarını belirten Pars, ziyaretlerde paylaştığı 24 maddelik talep listesini AK Parti İletişim Merkezi Başkanı Süheyla Bülbül’e iletti. KÖK MAAŞA SEYYANEN ZAM ŞART Siyasi partilere ziyaretlerin süreceğini açıklayan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, emeklilerin adeta hayatta kalma savaşı verdiğini dile getirerek "16 bin 881 lira ile en düşük aylık ödenen emekli sayısı, 4 milyon 10 bin civarındaydı. 20 bin lira ile en düşük aylık ödenen emekli sayısı ise neredeyse 5 milyona ulaştı. Emekli maaşına zam, esasen vicdan meselesidir. Açlık sınırının 30 bin 143 lira ve yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir zamanda en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi kabul edilemez. Talebimiz, kök maaşlara seyyanen zam ve intibak düzenlemesinin hayata geçmesidir. Ayrıca ülkemizde 4,5 milyon kişi, dul ve yetim aylığı alıyor. Onlarda da en düşük aylığın, en düşük emekli maaşına denk getirilmesi şart.” diye konuştu. 'NİMET-KÜLFET DENGESİ GÖZETİLMELİ’ Son düzenleme ile emeklilerin adeta öz evlat-üvey evlat ayrımına tabi tutulduğunu da kaydeden Başkan Kenan Pars, "Sosyal güvenlik sisteminin, dünyanın hiçbir yerinde değişmeyen bir ilkesi var: Nimet-külfet dengesi… Yani çalışırken ne kadar uzun süre ve ne kadar yüksek prim ödemişseniz, emekli olduğunuzda da aynı oranda gelir elde etmelisiniz. Düşük prim ödeyen ile yüksek prim ödeyenler arasındaki gelir makasının daralması, kritik bir veri olarak okunmalıdır. Unutulmamalıdır ki sosyal güvenliğin özü, eşitlik ve adalettir." ifadelerini kullandı. ‘ÇAY KAŞIĞI İLE VERİP KEPÇE İLE ALIYORLAR’ Emeklinin çarşı-pazardan eli boş döndüğünü ifade eden Pars, “Emekliye adeta çay kaşığı ile verip aşçı kepçesiyle geri alıyorlar. Bu, asla kabul edilemez. Emekli zaten mutfağında tenceresini kaynatamıyor, aç dolaşıyor. Bu tabloya rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Çok şükür emeklilerin maaşını zor koşulda olsak da ödüyoruz” dedi. Devlet yetkililerinin, maaşları zamanında ödemek marifetmiş gibi söylemlerde bulunmaları çok yanlış. Milletvekili maaşları 273 bin 196 TL’ye yükseldi. Emekli vekil maaşı ise 177 bin 658 TL oldu. Hem milletvekili, hem de emekli olanların maaşı ise 450 bin TL’ye çıktı. Ama tasarruf tedbirleri denince ilk akla gelen, emeklinin ve asgari ücretlinin kemer sıkması oluyor. Yeter artık, bıçak kemiğe dayandı ve geçti bile!” şeklinde konuştu. İŞTE O TALEPLER… TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars'ın siyasi partilere sunduğu 'Emeklilerin 2026 Yılından Talep ve Beklentileri' adlı dosyada şu 24 başlık sıralandı: 1- Emeklilerin intibak sorunu çözülmeli. 2- En düşük emekli aylığı, asgari ücretten az olmamalı. 3- Emekliye refahtan pay verilmeli. 4- Seyyanen 8 bin 77 TL'lik artış, bütün emeklilere yansıtılmalı. 5- Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70 olmalı. 6- Emeklinin ek ödeme oranları yükseltilmeli. 7- Emekliye sağlıkta katkı payı muafiyeti getirilmeli. 8- Bayram ikramiyeleri, en düşük emekli aylığına endekslenmeli. 9- Emeklilerin banka promosyonları iyileştirilmeli. 10- Emeklilere sendika hakkı tanınmalı. 11- EYT düzenlemesinde kapsam genişletilmeli. 12- 3.600 Ek Gösterge, tüm meslek gruplarını kapsamalı. 13- Sosyal Güvenlik Destek Primi Sistemi yeniden düzenlenmeli. 14- Emeklinin kredi borçlarına kolaylık sağlanmalı. 15- Emekliye aile yardımı yapılmalı. 16- Emekliye konut alım ve kira desteği sağlanmalı. 17- Ölüm aylıklarında farklılıklar giderilmeli. 18- Emekliye yakacak ve gıda yardımı yapılmalı. 19- Emekliye özel enflasyon sepeti yapılmalı. 20- Emeklilerin faturalarından vergi alınmamalı. 21- Yerel yönetimlerde emekli meclisleri oluşturulmalı. 22- Çeyiz yardımlarında eşitlik sağlanmalı. 23- Cenaze yardımları eşitlenmeli. 24- Yaşlı bakım modeli yürürlüğe konulmalı.

İYİ Parti’den İznik Gölü tepkisi! Bu bir çevre ve halk sağlığı skandalıdır Haber

İYİ Parti’den İznik Gölü tepkisi! Bu bir çevre ve halk sağlığı skandalıdır

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İznik Gölü kıyısında ve hastane karşısında faaliyet gösteren asfalt tesisine sert tepki göstererek, “Bu tesis derhal durdurulmalı, sorumlular hakkında işlem başlatılmalıdır” dedi. BURSA (İGFA) - İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İznik Gölü kıyısında, İznik Devlet Hastanesi’nin karşısında faaliyet gösteren asfalt tesisine ilişkin sert bir açıklama yaptı. Başkan Kaya, söz konusu tesisin çevreyi ve halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek, yaşanan durumu “açık bir çevre ve halk sağlığı skandalı” olarak nitelendirdi. İznik Gölü’nün Bursa ve Türkiye için eşsiz bir doğal miras olduğunu vurgulayan Kaya, “Bu göl rant uğruna göz göre göre kirletiliyor. Zehirli duman, ağır koku ve gürültü altında bırakılan bölge halkının, hastaneye gelen vatandaşların ve sağlık çalışanlarının sağlığı hiçe sayılıyor” dedi. Asfalt tesisine kimlerin ve hangi gerekçeyle izin verdiğinin açıklanmasını isteyen Kaya, “Hangi akıl, hangi vicdan bir asfalt tesisini göl kıyısına ve hastanenin karşısına kurar? Bu tablo açıkça görevi kötüye kullanmadır” ifadelerini kullandı. İznik Gölü’nün bir yandan kuraklıkla mücadele ederken diğer yandan kirlilikle karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Kaya, sanayi kaynaklı kirliliğe göz yumulduğunu, tarımda ise tasarruf gerekçesiyle çiftçinin cezalandırıldığını savundu. İYİ Parti olarak taleplerini net bir şekilde sıralayan Kaya, “Bu tesis derhal durdurulmalı, tüm izin süreçleri kamuoyuna açıklanmalı, İznik Gölü’nü kirletenler ve buna göz yumanlar hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır. İznik Gölü bir avuç çıkar grubunun arka bahçesi değildir” dedi. Başkan Kaya, açıklamasının sonunda konunun takipçisi olacaklarını vurgulayara, gerekirse Meclis’e taşıyacaklarını ve yargı yoluna başvuracaklarını belirttiği ve “Bu kirliliğe teslim olmayacağız” mesajını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.