SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstikrar

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İstikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Türkiye-Mısır ilişkilerini derinleştireceğiz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Türkiye-Mısır ilişkilerini derinleştireceğiz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır ziyaretine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Ziyaretin Türkiye-Mısır ilişkilerinin yanı sıra bölgesel gelişmelerin ele alınması bakımından önemli olduğunu belirten Fidan, Mısırlı yetkililere gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür etti. Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Bedir Abdülati ile Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu’nun ikinci toplantısına eş başkanlık yaptıklarını belirtti. Ziyaret kapsamında Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad ve Arap Ligi Genel Sekreteri Nebil Fehmi ile de görüşmeler gerçekleştirildi. Bakanımız @HakanFidan’ın Mısır Arap Cumhuriyeti Ziyareti pic.twitter.com/MVr5AXuXJA — T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) August 14, 2026 EKONOMİK İLİŞKİLER GÜÇLENDİRİLECEK İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik anlaşmaların da imzalandığını belirten Fidan, söz konusu anlaşmalarla ikili ticaretin artırılması, ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi ve Türkiye ile Mısır arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Türkiye ve Mısır’ın tarih ve coğrafyanın yüklediği sorumlulukla hareket eden iki büyük devlet olduğunu vurgulayan Fidan, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlenmesinin yalnızca karşılıklı çıkarlara değil, bölgesel barış, istikrar ve refaha da katkı sağlayacağını belirtti. Bakan Fidan, Cumhurbaşkanlarının ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye ve Mısır’ın omuz omuza çalışmayı sürdüreceğini belirterek, ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde daha da derinleştirileceği mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e verdiği mülakat İngilizce ve Arapça olarak yayımlandı. Mülakatta Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin yaklaşımı öne çıkarken, Erdoğan’ın özellikle Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerinden bölge ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğine yönelik mesajları dikkat çekti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” anlayışının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında atılan adımın temel yaklaşımını oluşturduğu belirtildi. “BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR” Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef alan bir bloklaşma olmadığı, aksine barış, istikrar, dayanışma ve kolektif caydırıcılığı esas alan stratejik bir iradeyi temsil ettiği ifade edildi. Türkiye’nin bölgesel vizyonunda dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölgesel sahiplenmenin, gerilim yerine diplomasinin, çatışma yerine diyaloğun ve ayrışma yerine iş birliğinin öne çıktığı vurgulandı. Körfez’den Hürmüz’e, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı esas alan bir bölgesel düzeni savunduğu belirtildi. Açıklamada, güvenlik, kalkınma ve refahın birlikte güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, Türkiye’nin bölgesinde edilgen bir aktör olmadığı, barışın tesisi için inisiyatif alan ve sorumluluk üstlenen bir ülke olduğu ifade edildi. Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun, Orta Doğu’nun geleceğinin çatışma ve istikrarsızlık yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek iradesiyle şekillenmesi çağrısı taşıdığı belirtilerek, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için yapıcı diplomasi yürütmeyi sürdüreceği kaydedildi.

Bahçeli’den Süreç Yasası Açıklaması: “Bin Yıllık Kardeşliğimiz Bir Kez Daha Tescillendi” Haber

Bahçeli’den Süreç Yasası Açıklaması: “Bin Yıllık Kardeşliğimiz Bir Kez Daha Tescillendi”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’ye sunulan “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan süreç yasası teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Bahçeli, teklifin ilk imzasını atan isimlerden biri olmasına ilişkin değerlendirmesinde, bu adımın tarihi bir anlam taşıdığını ifade etti. “Türk’üyle, Kürt’üyle herkes kazanmıştır” Süreç yasasına ilişkin konuşan Devlet Bahçeli, atılan imzanın Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Bahçeli açıklamasında, “Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların ortak geleceğine vurgu yapan Bahçeli, Türk’üyle, Kürt’üyle ve farklı kimliklere sahip herkesin bu süreçten kazançlı çıkacağını savundu. Bahçeli, “86 milyon vatandaşımız ve Ortadoğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu. MHP lideri açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı’na da teşekkür etti. “Bu bir devlet projesidir” Bahçeli, yürütülen sürecin siyasi bir girişimden öte devlet politikası olduğunu ifade etti. Sürecin Meclis çatısı altında yürütüldüğünü belirten Bahçeli, “Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz.” dedi. Bahçeli, MHP olarak sürece destek verdiklerini ve devlet kurumlarının yürüttüğü çalışmalara uygun hareket ettiklerini söyledi. “Devlet adabına riayet ederiz” MHP grup toplantılarında son dönemde “Terörsüz Türkiye” sürecine neden daha az değindiği yönündeki soruya da yanıt veren Bahçeli, devlet kurumları arasındaki çalışma düzenine dikkat çekti. Bahçeli, “Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir.” ifadelerini kullandı. Bahçeli’den Demirtaş açıklaması Devlet Bahçeli, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmediğini ancak avukatları aracılığıyla görüştüğünü belirten Bahçeli, aralarında geçmişten gelen bir hukuk bulunduğunu söyledi. Bahçeli, “Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var.” dedi. MHP lideri, Demirtaş’ın herhangi bir talebi veya ihtiyacı olup olmadığını da avukatları aracılığıyla öğrendiğini ifade etti. “Türkiye huzur bulmalıdır” Bahçeli, daha önce yaptığı “Selahattin Demirtaş evine dönsün” açıklamasının hatırlatılması üzerine ise aynı görüşünü koruduğunu belirtti. Bahçeli açıklamasında, “Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır.” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı, hedeflerinin Türkiye’nin ve bölgenin istikrar ile huzura kavuşması olduğunu dile getirdi. Bahçeli’nin açıklamaları, TBMM’ye sunulan süreç yasası teklifinin ardından siyasi gündemde tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayram kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın vesilesi olsun Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayram kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın vesilesi olsun

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir videomesaj yayımladı. Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda Erdoğan, “Aziz milletim, sevgili kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Rabbimizin manevi bir lütfu olan Kurban Bayramı’nızı canıgönülden tebrik ediyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Bayramın manevi atmosferine değinen Erdoğan, kurban ibadetinin yakınlaşma ve dayanışma anlamına geldiğini belirterek, “Şayet muhabbet ve diğergamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri hakkıyla idrak edebilirsek, kardeşliğimiz güçlenecek, darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır” dedi. Mesajında Gazze’ye ve gönül coğrafyasına da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze başta olmak üzere bu bayramı hüzünle karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum” sözleriyle dayanışma vurgusu yaptı. Erdoğan ayrıca bölgedeki savaş ve krizlere dikkat çekerek İsrail’in işgal ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürdüğünü, bunun enerji, tarım, ticaret ve güvenlik gibi birçok alanda olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte istikrar adası olarak öne çıktığını belirten Erdoğan, savunma sanayisi ve ihracattaki gelişmelere dikkat çekti. “Sapa sağlam, hızla yola devam ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye’miz olacaktır. Ülkemizin istikbaliyle, bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan 'Terörsüz Türkiye' süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır” ifadelerini kullandı. Mesajında ayrıca vatandaşlara trafik kurallarına uymaları konusunda çağrıda bulunan Erdoğan, hac farizasını yerine getiren Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını diledi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın Kurban Bayramı Mesajı “Bizleri sağlık ve sıhhat içinde, huzur-u kalple bir bayrama daha eriştiren Cenab-ı Allah’a şükürler olsun, diyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını… pic.twitter.com/wLPkE9AwtW — T.C. Cumhurbaşkanlığı (@tcbestepe) May 26, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk Ordusu barışın ve istikrarın teminatıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk Ordusu barışın ve istikrarın teminatıdır

EFES-2026 Tatbikatı kapsamında İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde düzenlenen seçkin gözlemci gününe katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tatbikat alanında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ordusunun tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmediğini, aksine imar ve ihya ettiğini belirterek, Mehmetçiğin hem ülkenin güvenliğinin hem de bölgesel ve küresel barışın teminatı olduğunu söyledi. Dünyada yeni ittifaklar ve dengeler oluşurken küresel düzende belirsizliklerin sürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok kutuplu bir yapıya geçişin hızlandığını, Türkiye’nin ise bu yeni dönemde önemli bir aktör olarak öne çıktığını dile getirdi. Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin küresel değişimin merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin barış, istikrar ve güvenlik politikalarını güçlendirmeye devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor; fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan, çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya… pic.twitter.com/QA4tWj8d0C — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 21, 2026 Konuşmasında Türkiye’nin savaş ve kaos yerine barış ve istikrarı savunmayı sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze, Lübnan ve diğer bölgelerde yaşanan insani krizlere de dikkat çekerek, Türk milletinin tarih boyunca dostluk ve güvenin simgesi olduğunu söyledi. Mehmetçiğin sadece askeri gücüyle değil, aynı zamanda güven veren yapısıyla da öne çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güven cephesinin sarsılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi’ne, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldı. “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla gerçekleştirilen zirvede liderlerle açılış oturumunda bir araya gelen Yılmaz, aile fotoğrafı çekimine katıldı. Zirve kapsamında diplomasi trafiğini sürdüren Yılmaz, Jonas Gahr Støre ile yaptığı görüşmede Türkiye-Norveç ilişkilerinin yanı sıra ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayii ve terörle mücadele başlıklarını ele aldı. Türkiye’nin Norveç ile çok yönlü iş birliğini geliştirmeye önem verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ayrıca AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşerek, teşkilatın Avrupa-Atlantik ve Avrasya coğrafyasında barış ve istikrara katkı sağlamaya devam etmesi temennisinde bulundu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkiler, ticaret hacminin artırılması ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Türkiye-Romanya ilişkilerinin farklı alanlarda daha da ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de kapsamlı bir görüşme gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkiler, ulaştırma, enerji, gümrük ve dijital altyapı alanlarında iş birliği imkanlarını ele aldı. Görüşmede, normalleşme sürecinde atılan adımların somut sonuçlar üretmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Taraflar ayrıca Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptını da değerlendirdi. Yılmaz, bu tür iş birliklerinin kalıcı barış ve güven ortamına katkı sunacağına inandıklarını belirtti. Zirve kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, bölgesel barış, diyalog ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde mesajlar öne çıktı.

Tom Barrack'tan tepkilere yanıt: On yıllara dayanan gözlem üzerinden konuşuyordum Haber

Tom Barrack'tan tepkilere yanıt: On yıllara dayanan gözlem üzerinden konuşuyordum

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, ABD merkezli Fox News Digital'ın sorularına verdiği yanıtta "Güç yoluyla barışa, hakikatlerin samimi şekilde değerlendirilmesine ve Amerika'yı bitmeyen savaşlara sürüklemeden ABD çıkarlarını koruyan sonuçlar vermeye inanıyoruz" sözlerini kullandı. Tom Barrack geride kalan günlerde Ortadoğu'da tutunabilen yegane hükümetlerin monarşik yapılı "güçlü liderlik rejimleri" olduğunu söylemişti. Barrack bu sözleri hakkında "Bunlardan bahsederken ideolojiden değil on yıllara dayanan ve zor kazanılmış gözlemler üzerinden konuşuyordum" dedi. Barrack buna karşın monarşiyle yönetilen Körfez ülkeleri gibi "sonuç odaklı" hükümetlerin ise geliştiğini belirtti. Barrack, "güçlü liderler" önderliğinde gelişen ülkeler arasında Türkiye ve İsrail'i de örnek verdi. Büyükelçi Barrack Türkiye hakkındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Düzenli çok partili seçimlerle başkanlık sistemi olan bir cumhuriyetle yönetilen Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü ve merkeziyetçi önderliği sayesinde istikrar, ekonomik dinamizm ve iddialı bölgesel etki sağlandığını da göstermektedir; ancak eleştirmenler bunu güçlü otoriter eğilimlere sahip hibrit bir rejim olarak tarif etmektedir." Barrack tam olarak ne demişti? Tom Barrack, 17 Nisan'da Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada Ortadoğu'da yalnızca "güçlü liderlik rejimlerinin" başarılı olduğunu söylemişti. "Bunu söylediğim için eleştirileceğim çünkü demokrasi karşıtı olacak" diye söze başlayan Barrack, şöyle dedi: "Ya ılımlı monarşiler ya da bir çeşit monarşik cumhuriyetler [başarlı oldu], kalan her şey bu Arap Baharı'nın ardından soldu ve buhar oldu." F-35 değerlendirmesi Tom Barrack, Fox News Digital'a yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'nin aylar içinde F-35 programına geri dönebileceğini de vurguladı. ABD'li diplomat, "Türkiye, hayati ABD unsurlarına ev sahipliği yapan, NATO görevlerine katkıda bulunan ve ortak tehditlere karşı gelen kilit bir müttefik olmayı sürdürüyor" dedi. Barrack, Ankara'ya yönelik yaptırımların ve Türkiye'nin F-35 programından çıkartılmasının "ilişkileri gereksiz yere gerdiğini" ve Rusya'nın bu durumdan faydalandığını vurguladı. Barrack ,"Benim işaret ettiğim şey, gerçek atılımların yakında gerçekleşeceği: Türkiye'nin F-35 ekosistemindeki rolünün yeniden tesis edilmesi, NATO'nun birlikte çalışabilirliğinin güçlendirilmesi, ABD sanayisinin desteklenmesi ve Rusya'nın nüfuzunun engellenmesi. Bu, Rus S-400 sistemine sahip olma ve kullanabilme durumunun bittiğinin teyit edilmesi ve hassas F-35 teknolojisine yönelik tehlike riski olmadığına dair Savunma ve Dışişleri bakanları tarafından resmi tasdik demek” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

ABD ve Çin, Paris'te ticaret görüşmeleri yapıyor. Haber

ABD ve Çin, Paris'te ticaret görüşmeleri yapıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Mart ayı sonunda Pekin'e yapacağı ziyaret ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmesinin önünü açacak önemli bir adım olarak görülüyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng başkanlığındaki görüşmeler, ABD gümrük vergilerinin ayarlanması, nadir toprak mineralleri ve mıknatısların ABD'ye akışı, yüksek teknoloji ihracatına yönelik kontroller ve Çin'in ABD tarım ürünleri alımları gibi temel konulara odaklandı. ABD'nin dikkatini İran'la olan çatışmaya yoğunlaştırmasıyla birlikte, analistler büyük bir atılım olasılığının oldukça sınırlı olduğuna inanıyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde (CSIS) Çin ekonomistiolan Scott Kennedy şu yorumda bulundu: "Bence her iki tarafın da en azından bir toplantı yapma hedefi var; bu da istikrarı korumaya ve bir çöküşü ve gerilimlerin yeniden tırmanmasını önlemeye bir nebze yardımcı olacaktır." Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump. Fotoğraf: Xinhua Haber Ajansı Ona göre, Başkan Trump Pekin'den yeni Boeing uçakları siparişi veya sıvılaştırılmış doğal gaz ve soya fasulyesi alımlarının artırılması gibi önemli taahhütler bekleyebilir, ancak karşılığında ABD'nin ihracat kontrollerinde tavizler vermesi gerekebilir. İran'daki devam eden çatışma da, özellikle yükselen petrol fiyatları ve Çin'in petrolünün %45'ini sağlayan Hürmüz Boğazı'nın kapanma tehdidiyle birlikte, göz ardı edilemeyecek bir konudur. Çin'in China Daily gazetesi, bir başyazısında, Ortadoğu'daki istikrarsız kriz ortamında diyaloğun "istikrar sağlayıcı bir unsur" olarak önemini vurguladı. İki tarafın, Güney Kore'nin Busan kentinde açıklanan Ekim 2025 ticaret ateşkesi anlaşması kapsamındaki taahhütlerin yerine getirilmesindeki ilerlemeyi gözden geçirmesi bekleniyor. Bu anlaşmaya göre Çin, 2025 iş yılında 12 milyon ton ve 2026 hasat yılında 25 milyon ton ABD soya fasulyesi satın almayı kabul etmişti. ABD yetkilileri Çin'in tarım ürünleri için ilk hedeflere ulaştığını doğrulasa da, ABD havacılık ve yarı iletken şirketleri, Çin'in ihracat kontrolleri nedeniyle jet motorları için ısıya dayanıklı kaplamalarda kullanılan itriyum gibi temel malzemelerde ciddi kıtlıklarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.