SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstihdam

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Burkay MUŞSİAD üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay MUŞSİAD üyeleriyle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Muşlu Sanayici ve İş Adamları Derneği (MUŞSİAD) üyeleriyle bir araya geldi. Şehirlerin ortak akıl ve güçlü dayanışma kültürüyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Burkay, “Muşlu hemşehrilerimizin Bursa’ya olan aidiyeti, çalışma azmi ve birlik anlayışı ortak geleceğimizin en güçlü unsurlarından biridir.” dedi. MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ise BTSO’nun son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını belirterek, “BTSO çatısı altında kent ekonomisine değer katan vizyoner ve istikrarlı çalışmalar ortaya konuyor.” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD ev sahipliğinde düzenlenen programda Muşlu iş insanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda Bursa ekonomisinin geleceği, kentin üretim ve ihracat hedefleri ile BTSO’nun 2030 vizyonu ele alındı. İş dünyasının beklentileri, sanayide dönüşüm süreci ve ortak çalışma fırsatlarının değerlendirildiği buluşmada, Bursa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. BURSA’NIN EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİ BİRLİKTE HAREKET ETME KÜLTÜRÜ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ile uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluk ve iş birliği içinde olduklarını söyledi. Bir şehirde yaşamanın yanı sıra o kente aidiyet duymanın da önemli olduğunu ifade eden Burkay, “Sizler sadece bu şehirde yaşayan değil, aynı zamanda bulunduğu yere değer katan insanlarsınız. Bursa’nın en büyük zenginliği de budur.” dedi. MUŞLU İŞ İNSANLARI BURSA EKONOMİSİNE DEĞER KATIYOR İbrahim Burkay, Bursa’nın bugün sanayisi, ihracatı, ticareti ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri haline gelmesinde Muşlu iş insanları, sanayiciler, esnaf ve çalışanların önemli katkıları bulunduğunu söyledi. Muşlu iş insanlarının Bursa ekonomisine değer kattığını belirten Burkay, MUŞSİAD’ın da bu noktada önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti. Muşlu iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan derneğin güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini kaydeden Burkay, “MUŞSİAD, hemşehrilik hukukunu ekonomik dayanışmaya, ortak akla ve Bursa’ya değer üreten bir güce dönüştürüyor. Bu çatı altında oluşan birliktelik son derece kıymetli.” dedi. ŞEHİRLER ORTAK AKILLA BÜYÜR İş dünyasında başarının artık tek başına hareket etmekle değil, birlikte düşünmek, üretmek ve ortak hareket etmekle mümkün olduğunu vurgulayan Burkay, MUŞSİAD’ın üretim, yatırım, istihdam ve ticari iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Daha önce MUŞSİAD üyeleriyle BTSO çatısı altında bir araya geldiklerini hatırlatan Burkay, TEKNOSAB’dan lojistik yatırımlarına, sanayide dönüşümden ihracat hedeflerine kadar birçok konuda ortak bir perspektif ortaya koyduklarını ifade etti. MUŞSİAD’ı Bursa iş dünyasının önemli paydaşlarından biri olarak gördüklerini belirten Burkay, şehirlerin ortak akıl ile büyüdüğüne inandıklarını söyledi. BURSA ÖNEMLİ BİR GELİŞİM İVMESİ YAKALADI MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun, Bursa’nın köklü geçmişi ve güçlü üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa’nın dünya ile rekabet edebilen bir kent olması adına görev üstlenen kurumların büyük önem taşıdığını belirten Durgun, “BTSO ortaya koyduğu proje ve çalışmalarla son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladı. Özellikle TEKNOSAB’ın Bursa’ya kazandırılması stratejik bir adımdı. Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı dönüşümün öne çıktığı bir dönemde hayata geçirilen TEKNOSAB projesi büyük değer taşıyor. Bursa’nın sanayi ve teknolojide hak ettiği noktaya ulaşması adına güçlü bir kadronun ve vizyoner bir yaklaşımın ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu süreçte şehrimize kattığı değer için Sayın Başkanımız İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza teşekkür ediyoruz.” dedi. “BTSO’NUN VİZYONER ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ” MUŞSİAD olarak iş dünyasının önemli bir parçası olduklarını ifade eden Durgun, BTSO ile iş dünyası arasındaki güçlü diyaloğu önemsediklerini belirterek, “Doğru atılan adımlar tüm kentin gelişimine katkı sağlar. Son dönemde Bursa’da yaşanan gelişim sürecini yakından takip ediyoruz. MUŞSİAD olarak bizler de BTSO çatısı altında ortaya konulan istikrarlı ve vizyoner çalışmaları destekliyoruz.” diye konuştu.

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı Haber

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı

Kadınların finansal okuryazarlık alanındaki bilgisini derinleştirmek ve Web3 ekosisteminde kendilerine yer bulmalarını desteklemek için Binance TR ve Wtech ortaklığıyla kurulan akademi, düzenlenen kapanış buluşmasında yüzlerce kadını ağırladı. Etkinlikte blokzincir ve teknoloji alanında yetkinlik kazanan katılımcılar sertifikalarını aldı. 198 saatlik kapsamlı bir müfredat Akademi, bir farkındalık çalışması olmanın ötesine geçerek katılımcılara teknik ve teorik açıdan ileri düzey bir donanım kazandırdı. Program kapsamında 9 ayrı çevrimiçi eğitim üzerinden toplam 164 saatlik modüler içerik aktarıldı. Hatay, Gaziantep, İzmir ve İstanbul’da yapılan 4 fiziksel program kapsamında ise 34 saatlik yüz yüze atölye çalışması gerçekleştirildi. Toplamda 198 saate ulaşan müfredat sayesinde katılımcılar NFT, siber güvenlik, yapay zeka entegrasyonu ve algoritmik ticaret başta olmak üzere geniş bir alanda yetkinlik kazandı. Türkiye’nin birçok şehrine ulaşıldı Paylaşılan güncel veriler, akademinin toplamda 3.246 kişiye ulaştığını ortaya koydu. Katılımcı profilinde 1.779 üniversite mezunu ile 1.411 üniversite öğrencisi öne çıktı. Programa lise mezunlarının, yüksek lisans öğrenci ve mezunlarının, doktora öğrenci ve mezunlarının yanı sıra NEET kategorisindeki kadınların da katılması, akademinin farklı eğitim ve istihdam profillerinden kadınlara erişim sağladığını ve nitelikli iş gücüne anlamlı bir katkı sunduğunu açıkça gösterdi. Şehir dağılımına bakıldığında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanında Gaziantep ile Hatay’ın da ilk beş içinde yer aldığı görüldü. Bu tablo, akademinin deprem bölgesindeki kadınları teknolojiyle güçlendirme hedefinin kararlı bir biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Mücahit Dönmez: “Hedefimiz Türkiye’yi tüketiciden üretici konumuna taşımak” Mezuniyet töreninde konuşan Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, projenin yarattığı etkiden duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: “Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel kripto varlık benimsemesinde 5’inciliğe yükselerek dev bir pazar olduğunu kanıtladı. Ancak bizim için asıl mesele, bu büyük tabloda sadece kullanıcı mı yoksa üretici mi olacağımızdır. Kripto, geleneksel finansın aksine hiyerarşilerin henüz kemikleşmediği genç bir sektör; yani kapı açık, masa boş ve kim erken gelirse o masanın sahibi o olacak. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi ile temel amacımız, kadınların bu masada yerlerini almalarını sağlayarak Türkiye’yi sadece yabancı protokollere likidite sağlayan bir pazar olmaktan çıkarıp, küresel projeler inşa eden bir üretim merkezine dönüştürmektir. Bugün ulaştığımız 3 bini aşkın kadın, bu ekosistemin sadece birer parçası değil, geleceğin kurucuları ve liderleri olma yolundaki en büyük gücümüzdür.” Zehra Öney: “Geleceği kadınlarla birlikte inşa ediyoruz” Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2026 yılı ve sonrası, alıştığımız ‘konfor alanlarının’ yıkıldığı ve ekonominin dijital bir DNA ile yeniden tanımlandığı bir dönemin eşiği. Yapay zekanın blokzincir ağlarında artık sadece birer asistan değil, bağımsız karar verici ‘ajanlar’ haline geldiği bu yeni düzende, kadınların en güçlü pasaportu dijital kimlikleri ve finansal özgürlükleridir. Teknolojide Kadın Derneği olarak Binance TR ile başlattığımız bu zihniyet devrimi; bugün PSM ve Stevie Global gibi dünya çapındaki prestijli ödüllerle başarısını kanıtlayarak küresel bir model haline geldi. İzmir’den Hatay’a, Gaziantep’ten İstanbul’a uzanan bu teknoloji seferberliğinin meyvesi olan 3.246 mezunumuz; artık sadece teknolojiyi kullanan değil, sıfır sermaye ile dünyaya değer ihraç eden gerçek birer ‘oyun kurucu’dur. Biz bu akademiyle sadece bir eğitim programını tamamlamadık; Türkiye’nin küresel dijital rekabetteki yerini kadınların zekası ve emeğiyle yeniden inşa ettik. Gelecek artık tahmin edilen bir şey değil; bizim mezun ettiğimiz bu güçlü kadınların ellerinde bizzat yazılan bir gerçektir.” İlham veren konuşmacılar ve yeni hedefler Etkinlikte düzenlenen panellerde teknoloji, iş dünyası ve girişimcilik alanında başarılarıyla tanınan ilham veren kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaştı. Katılımcılara rol model sunan oturumlar, mezunların kariyer yolculuklarına ışık tuttu. 2025 hedeflerini rekorla tamamlayan, 3 yılda 3000’den fazla kadına ulaşan akademi, 2026 vizyonu kapsamında “102 Eğitimleri” ile uzmanlık seviyesini daha da derinleştirmeyi ve 5 yılda 5.000 kadına ulaşma hedefine emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor.

Trump: Xi, İran’a askeri yardım yapılmayacağını söyledi Haber

Trump: Xi, İran’a askeri yardım yapılmayacağını söyledi

Trump’ın Çin ziyareti kapsamında gerçekleşen görüşmede tarafların üzerinde uzlaştığı en önemli başlıklardan birinin Hürmüz Boğazı olduğu bildirildi. Beyaz Saray’ın açıklamasına göre Washington ve Pekin, boğazın açık tutulması konusunda mutabakata vardı. İran’a yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı ise Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazı’ndaki yeni yönetim protokollerinin ardından bazı Çin gemilerinin geçişine izin verdiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları da 13 Mayıs akşamından bu yana yaklaşık 30 geminin İran’ın izniyle Hürmüz’den geçtiğini açıkladı. “Xi, Hürmüz için yardım teklif etti” Trump, basına yaptığı açıklamada Çin lideri Şi’nin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda yardım teklif ettiğini söyledi. ABD Başkanı, “Xi bana İran’a askeri yardım yapmayacaklarını söyledi” ifadelerini kullandı. “İran’ın uranyumunu almayı tercih ederim” Trump, İran konusunda “çok fazla sabırlı olmayacağını” belirterek Tahran yönetimine yönelik sert mesajlarını yineledi. İran’ın zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin konuşan Trump, “Uranyum gömülebilir ama ben onu almayı tercih ederim” dedi. Trump ayrıca bunun bir “halkla ilişkiler başarısı” olacağını savundu. Çin’den Boeing’e 200 uçak siparişi Trump, Çin’in ABD’li uçak üreticisi Boeing’e 200 yeni uçak siparişi verdiğini de açıkladı. Bu anlaşmanın büyük istihdam yaratacağını belirten Trump, “Boeing 150 uçak bekliyordu ancak sipariş sayısı 200’e çıktı” dedi. Trump ayrıca Çin’in aşamalı olarak ticarete açılmaya hazırlandığını ve ABD’den daha fazla tarım ürünü ile petrol satın alacağını söyledi. Trump ve Xi Çin Komünist Partisi merkezini gezdi Trump ve Xi Cinping, görüşmeler kapsamında Çin Komünist Partisi’nin merkezi olarak bilinen bölgede bir araya geldi. İki lider resmi salonda düzenlenen çay seremonisine katıldıktan sonra öğle yemeğine geçti. Trump burada yaptığı açıklamada, “İran’da başkalarının çözemediği çok sayıda sorunu çözdük. İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz, boğazların açık kalmasını istiyoruz” dedi. “Xi beni tebrik etti” Trump, ziyaretin son gününde Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda da Xi Cinping’in kendisini başarılarından dolayı tebrik ettiğini öne sürdü. Trump, Xi’nin geçmişte ABD’yi gerileyen bir ülke olarak değerlendirdiğini ancak mevcut yönetim döneminde ülkenin yeniden yükselişe geçtiğini savundu. ABD ekonomisinin güçlendiğini, yatırımların arttığını ve ordunun dünyanın en güçlü ordusu olduğunu söyleyen Trump, “Başkan Xi, kısa sürede elde edilen başarılar nedeniyle beni tebrik etti” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Çin ile ilişkilerin daha güçlü hale geleceğini umduğunu belirtti. Trump: Çin Devlet Başkanı, İran meselesinde arabuluculuk yapmaya hazır ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, İran'la anlaşma ve Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi. Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Sean Hannity'ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesini değerlendirdi. Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'nin, hem İran'la anlaşmanın sağlanması hem de Hürmüz Boğazı'ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını umduğunu söylediğini aktardı. ABD Başkanı, "Devlet Başkanı Şi, (İran'la) bir anlaşma yapılmasını istiyor. Kendisi bir teklifte de bulundu, 'Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirsem, yardımcı olmak isterim.' dedi. Kendisi, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını istiyor, bu kadar çok petrol satın alan herkesin onlarla (İranlılarla) bir tür ilişkisi olduğu açıktır ancak o, herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini belirtti" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarım ve gıda arz güvenliği konusunda güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl tarım sektörüne doğrudan destek, kredi, yatırım ödeneği ve ihracat teşvikleri dahil toplam 706 milyar lira destek sağlandığını belirten Erdoğan, bu rakamın bu yıl için 939 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan salgınlar, savaşlar ve iklim krizinin gıda güvenliğinin önemini artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte gerekli tedbirleri önceden aldığını ifade etti. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorun olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyadaki konumuna ilişkin verilerini de paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyve üretiminde ise dördüncü sırada bulunulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “‘Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ ve ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve… pic.twitter.com/vipjkQUajw — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 12, 2026 21 bitkisel üründe Türkiye’nin dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvancılık desteklerine de değinerek, “Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek” ve “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projelerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Büyükbaş hayvancılık desteklerinin sonuç vermeye başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küçükbaş destek programı kapsamında ilk hayvan teslimatlarının gelecek ay yapılacağını açıkladı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında ayrılan 10 milyar liralık bütçenin önemli bölümünün gençler, kadınlar ve aile işletmelerine tahsis edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde yüzde 50 ila 70 arasında hibe desteği sağlanacağını söyledi. Başvuruların 12 Haziran’a kadar devam edeceğini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Dünya Bankası desteğiyle yürütülecek “Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”nin bu yıl hayata geçirileceğini açıklayarak, proje kapsamında yatırımcılara 10 milyon dolara kadar finansman sağlanacağını, toplam 5,3 milyar dolarlık destek paketinin ilk etapta 750 milyon dolarlık bölümünün 2026’da kullanıma sunulacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje sayesinde 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturulacağını ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlanacağını sözlerine ekledi.

Demirci’ye Çifte Park Müjdesi Haber

Demirci’ye Çifte Park Müjdesi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan Mahallende Söz Sende” buluşmalarına Demirci Mahallesi ile devam etti. Başkan Şadi Özdemir, program kapsamında ilk olarak Demirci Mahalle Muhtarlığı’nı ziyaret etti. Muhtar Selda Zorer ile bir araya gelerek mahallenin öncelikli talep ve ihtiyaçları hakkında detaylı bir görüşme gerçekleştiren Başkan Şadi Özdemir, ardından mahalle meydanında kendisini bekleyen vatandaşlarla buluştu. Buluşmada Başkan Şadi Özdemir’e, Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis üyeleri, birim müdürleri ile muhtarlar da yer aldı. “BU KENTİ ORTAK AKILLA YÖNETİYORUZ” Vatandaşların taleplerini dinleyen Başkan Şadi Özdemir, belediyecilik anlayışının temelinde “ortak akıl” olduğunu belirterek, “Nilüfer’i mahalle komitelerimizle, muhtarlarımızla, Kent Konseyimizle, akademik odalarla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla ve siz değerli vatandaşlarımızla hep birlikte ortak akılla yönetiyoruz” iye konuştu. Kentin marka değerini artırmak için çalıştıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Kamu yararını değerlendirip hep birlikte ortak kararlar alacağız. Bu kentin çıkarları ve mahallelerimizin öncelikli sorunlarını gidermek için çalışıyoruz. Demirci Mahallemize iki yeni park kazandırıyoruz. Hedefimiz; daha çağdaş, daha mutlu, daha barışık ve dünyaya örnek bir Nilüfer yaratmak” diye konuştu. Buluşmada vatandaşlar taleplerini doğrudan Başkan Özdemir’e ve ilgili birim müdürlerine iletme fırsatı buldu. Kayıt altına alınan talepler arasında; asfaltlama çalışmaları, kadastro yollarının açılması ve trafik sorununun çözümü için öneriler yer aldı. Ayrıca mahalle sakinleri; yeni bir meydan düzenlemesi, taziye evi, pazar alanı çevresine Nilbel Kafe açılması ve eski sağlık ocağı binasının kadın derneğine tahsis edilmesi gibi sosyal içerikli taleplerini dile getirdiler. ÇOCUKLARDAN HALI SAHA TALEBİ Buluşmada Demircili çocuklar, Başkan Şadi Özdemir’e imzalı bir dilekçe sundu. Evlerinden uzaklaşmadan güvenle spor yapabilmek için mahallelerine yeni bir halı saha yapılmasını isteyen öğrencilere Başkan Şadi Özdemir, çocukların kente dair söz söylemesini çok kıymetli bulduğunu belirterek, bu talebin karşılanması için gerekli incelemelerin yapılacağını ifade etti. Kaçak yapılarla mücadeleden, istihdam taleplerine, imar durumlarından altyapı sorunlarına kadar her konunun masaya yatırıldığı buluşmada Başkan Şadi Özdemir, halkın huzuru ve mutluluğu için her zaman sahada olacaklarını sözlerine ekledi.

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor Haber

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor

Katma değerli sanayinin öncü şirketi Eti Bakır, 1,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yatırımlarına devam ediyor. Eş zamanlı olarak gerçekleştirmeyi planladığı iki önemli yatırımı ülke ekonomisine kazandırmaya hazırlanan Eti Bakır, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri üretecek. Şirket aynı zamanda pelet demir üretimi de gerçekleştirecek. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri İşletme Müdürü Bekir Kan, kobalt tuzlarının üretileceği tesisin yapımına yıl sonunda başlamayı hedeflediklerini belirterek, “Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz. Yıllık 2.500 ton kobalt üretimimizle dünya üretiminin yüzde 2’sine yakınını karşılıyoruz. Yeni tesisimizle Türkiye’de üretimi olmayan, kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat gibi kobaltın uç ürünlerini de üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, 2 yılda faaliyete geçireceğimiz tesiste, yılda 2.000 ton metale karşılık gelecek şekilde kobalt tuzları üretilecek. Seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi sektörlerde kullanılan kobalt tuzlarının tamamına yakınını ihraç edeceğiz. Yine bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlayacağız” diye konuştu. 200 BİN TON PİK DEMİR ÜRETECEK Tesiste geri kazanılan metallerden birisinin de demir olduğunu dile getiren Kan, bunun için de bir tesis yatırımı planladıklarını belirtti. 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesiste pelet demir üreteceklerini anlatan Kan, şunları söyledi: “Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz. İnşaat demiri, sac gibi demir üreticilerinin hammaddesi olan pelet demir için kuracağımız tesis, 150 bin metrekarelik alanda yer alacak. 3 yılda tamamlanacağını öngördüğümüz tesis, tamamen iç piyasaya verilecek. Her iki yatırımımızla birlikte halihazırda 1.690 olan istihdamımız da 1.900’e çıkacak.” ‘STRATEJİK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORUZ’ Eti Bakır’ın Türkiye’de üretilmeyen ya da arz açığı bulunan ürünlerin üretimiyle ülke ekonomisine katkılarına devam ettiğini ifade eden Kan, şöyle devam etti: “Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz. Üretimim stratejimizin kalbinde ürünleri mümkün olduğunca uç ürünlere çevirerek katma değerin ülkemizde kalması için çalışmak var. Ülkemizin cari açığının kapanmasına katkıda bulunmak, ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin yerli olarak üretilmesini sağlamak en büyük önceliğimiz.”

Ali Babacan: Yeni bir siyasi alternatifin inşaası gerekli Haber

Ali Babacan: Yeni bir siyasi alternatifin inşaası gerekli

Babacan, Türkiye’de artan siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerilimin güvenlik açısından risk oluşturduğunu belirterek, bireysel silahlanmanın yaygınlaştığını ve gençlerin eğitim ile istihdam olanaklarına erişimde zorlandığını ifade etti. Türkiye’nin bu alanda kapsamlı politikalara ihtiyaç duyduğunu dile getiren Babacan, siyasette kullanılan dilin yumuşamasının önemine dikkat çekti. Erken seçim tartışmalarına da değinen Babacan, seçim tarihinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmelerine bağlı olduğunu ifade etti. Mevcut sistemde seçim kararının Cumhurbaşkanı tarafından ya da Meclis kararıyla alınabileceğini belirten Babacan, yeniden adaylık için Meclis’in erken seçim kararı almasının gerekliliğine işaret etti. Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, Türkiye’de uygulanan yüksek faiz politikasının temel amacının enflasyonu düşürmekten ziyade dış kaynak girişini sağlamak olduğunu savundu. Bu durumun özellikle sanayiciler ve KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtti. Milliyetçilik kavramına ilişkin görüşlerini de paylaşan Babacan, ekonomik istikrarın ve düşük enflasyonun sağlanmasının milliyetçilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Babacan ayrıca, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmesinde, iktidar ve ana muhalefet dışında yeni bir siyasi alternatifin oluşturulmasının gerekli olduğunu belirtti. Bu alternatifin hukuk, adalet ve şeffaf yönetim ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Savunma sanayiine ilişkin görüşlerinde ise sektörün gelişimi için rekabetin önemine değinen Babacan, devletin destekleyici ancak adil ve şeffaf bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Babacan, geçmiş dönemlere ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin bir dönem yabancı yatırımcılar ve gençler açısından cazibe merkezi olduğunu, bugün ise tersine bir eğilimin yaşandığını söyledi. Ayrıca görev yaptığı yıllarda yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu belirtti.

Türkiye Hazır Beton Birliğinin 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı Haber

Türkiye Hazır Beton Birliğinin 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB’nin İstanbul Kavacık’taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız.” dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, “İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür.” diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında konut satışları %14’ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.” dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların “erişilebilirlik” sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, “Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye’nin Avrupa’da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir.” diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir.” dedi. THBB’nin “Üçüz Dönüşüm” modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri “Üçüz Dönüşüm” modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu. THBB’nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır.” dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB’nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir.” diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir.” şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, “1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik.” dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik.” diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.” dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB’nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.