Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstihbarat

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İstihbarat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihbarat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sultanbeyli’de IŞİD operasyonu: Polise ateş açtığı öne sürülen şüpheli öldürüldü Haber

Sultanbeyli’de IŞİD operasyonu: Polise ateş açtığı öne sürülen şüpheli öldürüldü

Şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli şekilde yürüttükleri çalışmalar kapsamında IŞİD ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Berkan Ç.’yi takibe aldı. Türkiye’de saldırı planladığı iddia edilen 21 yaşındaki şüphelinin yakalanması amacıyla Sultanbeyli’de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon sırasında silahlı çatışma çıktı Operasyon sırasında Berkan Ç.’nin görevli polis memurlarına ateş açtığı belirtildi. Bunun üzerine polis ekiplerinin silahla karşılık verdiği, şüphelinin olay yerinde hayatını kaybettiği bildirildi. Çatışma sırasında bir vatandaşın da yaralandığı ve olayla ilgili gerekli işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Vali Gül’den güvenlik birimlerine teşekkür İstanbul Valisi Davut Gül, operasyonun ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çalışmada görev alan güvenlik güçlerine teşekkür etti. Gül, paylaşımında, terörle mücadelede güvenlik birimlerinin kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, Milli İstihbarat Teşkilatı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünü tebrik etti. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

İstanbul'da FETÖ operasyonu: 2 kişi yakalandı, 2 şüpheliye yakalama kararı çıktı Haber

İstanbul'da FETÖ operasyonu: 2 kişi yakalandı, 2 şüpheliye yakalama kararı çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, soruşturma İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütüldü. ALMANYA MERKEZLİ BAĞLANTILAR TESPİT EDİLDİ Yapılan çalışmalarda, Y.A. isimli kişinin Almanya’nın Mannheim kentinde ikamet ettiği, FETÖ’nün lise ve üniversite öğrencilerine yönelik rehberlik faaliyetlerinde sorumlu düzeyde görev aldığı, Almanya merkezli FETÖ ile iltisaklı derneklerin faaliyetlerine katıldığı ve eğitim danışmanlığı firması aracılığıyla örgüt soruşturmaları kapsamında işlem görmüş veya cezaevinde bulunan kişilerin çocuklarının Almanya’da eğitim almasını sağladığı belirlendi. Açıklamada ayrıca, Y.A.’nın Almanya’daki örgüt mensuplarıyla görüşmeler organize ettiği ve cezaevindeki örgüt mensuplarıyla yurt dışındaki üyeler arasında bilgi alışverişini sağladığına dair bilgiler elde edildiği belirtildi. ÖRGÜTLE BAĞLANTILI ÖĞRENCİLER DE TESPİT EDİLDİ Almanya’da eğitim alan öğrenciler arasında, FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasında görev aldığı belirtilen Kemal Batmaz’ın kızı E.B., örgüt üyeliğinden adli işlem yapılan A.K.Y.’nin oğlu S.Y. ve Ankara Adliyesi’nde hakim/savcı iken ihraç edilen, şu anda cezaevinde bulunan B.K.’nin kızı H.K. isimli kişilerin bulunduğu tespit edildi. Tespit edilen 4 kişinin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 28 Ağustos 2026 saat 05.40’ta İstanbul merkezli, 2 ilde 3 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon sonucunda 2 şüpheli yakalanırken, yurt dışında olduğu belirlenen 2 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 16'sı kırmızı bültenli 60 suçlu yakalandı Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 16'sı kırmızı bültenli 60 suçlu yakalandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan suçlulara yönelik çalışmalar kapsamında 60 kişinin Türkiye'ye getirildiğini açıkladı. Bakan Çiftçi'nin paylaşımına göre, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 kişi; Gürcistan, Yunanistan, Almanya, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya'dan yakalanarak Türkiye'ye iade edildi. İade edilenler arasında kırmızı bültenle aranan 16 kişinin yanı sıra ulusal seviyede aranan 44 kişi bulunuyor. EN FAZLA İADE GÜRCİSTAN'DAN Yakalanarak Türkiye'ye getirilen aranan şahısların 43'ünün Gürcistan'dan, 5'inin Yunanistan'dan, 2'şer kişinin ise Almanya ve Birleşik Krallık'tan olduğu belirtildi. Diğer şahıslar Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya'dan getirildi. Operasyon ve iade süreçlerinde Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı görevlilerinin yanı sıra KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışma yürüttüğü bildirildi. “HİÇBİR SUÇLU YURT DIŞINA ÇIKARAK İZİNİ KAYBETTİREMEYECEK” İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği sayesinde aranan şahısların tespit edilerek yakalandığı ve Türkiye'ye iadelerinin sağlandığı ifade edildi. Bakan Çiftçi, paylaşımında “Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek” mesajını verdi. Bakan Çiftçi, suçluların kaçış güzergâhlarının kapatılmasına ve kırmızı bültenle veya ulusal seviyede aranan kişilerin Türkiye'ye getirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Çiftçi ayrıca operasyonlarda görev alan polisleri ve ilgili başkanlık ile daire başkanlıklarını tebrik ederek, iade süreçlerine katkı sağlayan Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür etti.

İçişleri Bakanlığı: Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor Haber

İçişleri Bakanlığı: Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor

İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine yönelik uluslararası operasyonlar kapsamında aranan Serkan Kurtuluş’un Arjantin’den Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Bakanlığın paylaşımında, Kurtuluş’un “tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahla yağma ve zincirleme şekilde tehdit” suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede arandığı belirtildi. Kurtuluş’un yakalanması ve Türkiye’ye iadesi; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıkları ile Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının koordinasyonunda gerçekleştirildi. “DEVLETİMİZDEN KAÇAMIYORLAR” İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine karşı mücadelenin yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Paylaşımda, “Nereye saklanırlarsa saklansınlar, organize suç örgütleri devletimizden kaçamıyor” mesajı verilirken, vatandaşların huzurunu bozan ve gençlerin geleceğini tehdit eden suç örgütlerine karşı mücadelenin devam edeceği belirtildi. "Organize Suç Örgütü Elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin'den Ülkemize Getiriliyor" Nereye Saklanırsa Saklansınlar, Organize Suç Örgütleri Devletimizden Kaçamıyor. Bugün de organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin'den Türkiye’ye getiriliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü… pic.twitter.com/NugOzZOubP — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 14, 2026 Bakanlık, operasyon ve iade sürecinde görev alan emniyet birimlerini ve personeli tebrik ederken, Adalet Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı görevlilerine de teşekkür etti.

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu, Hürmüz Boğazı ve Nükleer Kriz Endişesi Sürüyor Haber

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu, Hürmüz Boğazı ve Nükleer Kriz Endişesi Sürüyor

ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanan askeri krizde, çatışmaların 13'üncü gününün ardından sahada geçici bir sessizlik oluştu. Son 24 saat içerisinde taraflar arasında yeni bir hava saldırısı gerçekleştirilmezken, uzmanlar bu durumun kalıcı bir ateşkesten ziyade diplomatik temaslara alan açan geçici bir duraklama olduğuna dikkat çekiyor. Her ne kadar cephede silahlar kısa süreliğine susmuş görünse de, Washington ve Tahran'dan gelen açıklamalar ile bölgedeki askeri hareketlilik, gerilimin her an yeniden yükselebileceğine işaret ediyor. Trump'ın diplomasi hamlesi gündemde ABD basınında yer alan haberlere göre, Başkan Donald Trump'ın, diplomatik girişimlere fırsat tanımak amacıyla cuma günü planlanan bazı askeri operasyonların ertelenmesi yönünde orduya talimat verdiği öne sürüldü. Haberde, Umman'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli hale getirilmesi ve taraflar arasında arabuluculuk yürütmesi için temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, Washington yönetiminin de bu süreçte diplomatik kanalların tamamen kapanmasını istemediği ifade edildi. Trump'ın, İran'a yönelik mesajında ise anlaşma yapılması gerektiğini, aksi halde çok daha sert askeri adımların gündeme gelebileceğini dile getirdiği iddia edildi. Londra'da kritik güvenlik zirvesi hazırlığı Diplomatik temasların bir diğer ayağını ise deniz güvenliği oluşturuyor. Uluslararası kaynaklara göre gelecek hafta Londra'da düzenlenmesi planlanan konferansta, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uluslararası bir deniz koalisyonunun oluşturulması masaya yatırılacak. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir kriz, enerji piyasaları açısından küresel risk oluşturuyor. İran Hürmüz Boğazı'nda dört gemiyi durdurdu Cephede saldırılar durmuş olsa da denizde tansiyon yükselmeye devam etti. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda uyarı ateşi açılmasının ardından dört geminin durdurulduğunu açıkladı. Gemilerin hangi ülkelere ait olduğu veya operasyonun ayrıntıları konusunda resmi bilgi paylaşılmazken, gelişme uluslararası deniz taşımacılığı açısından yeni endişeleri beraberinde getirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade de Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD'nin bölgedeki politikalarını kabul etmeyeceğini belirterek "Amerikan hegemonyasını reddediyoruz" mesajını yineledi. İsrail alarm seviyesini yükseltti İsrail basınında yer alan haberlerde ise Tel Aviv yönetiminin olası yeni saldırı ihtimaline karşı güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardığı belirtildi. İsrail Yayın Kurumu'nun aktardığı bilgilere göre, Washington'ın yeniden geniş çaplı bir askeri operasyon başlatması halinde İran'ın gelişmiş balistik füze sistemleriyle karşılık verebileceği değerlendiriliyor. Güvenlik kaynakları, özellikle uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze sistemlerinin kullanılabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Nükleer program yeniden gündemde Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise İran'ın nükleer programı olmaya devam ediyor. Uluslararası basında yer alan haberlerde, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in nükleer silah geliştirme konusunda selefine kıyasla daha sert bir yaklaşım benimseyebileceğine ilişkin istihbarat değerlendirmelerinin Washington'da yakından takip edildiği öne sürüldü. Söz konusu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmazken, uzmanlar nükleer programın krizde belirleyici unsur olmaya devam edeceğini ifade ediyor. ABD özel operasyon seçeneğini değerlendiriyor iddiası ABD medyasında yer alan bazı haberlerde ise Washington yönetiminin olası bir geniş çaplı çatışma senaryosu için farklı askeri seçenekleri değerlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, İran'ın Fordo ve İsfahan'daki nükleer tesislerinde bulunan zenginleştirilmiş uranyum stoklarının kontrol altına alınmasına yönelik özel kuvvet operasyonları da senaryolar arasında bulunuyor. Ancak ABD yönetiminden bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama yapılmış değil. Zelenskiy'den Rusya'ya suçlama Krizin uluslararası boyutu da genişlemeye devam ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın İran'a uydu teknolojileri ve istihbarat desteği sağlayarak bölgedeki saldırılara dolaylı katkıda bulunduğunu öne sürdü. Moskova ise bu iddialara ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadı. İran petrol gelirlerinde dikkat çeken açıklama Tüm askeri gerilime rağmen İran Petrol Bakanlığı, enerji sektörünün faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, savaş koşullarına rağmen yıllık petrol gelir hedefinin yaklaşık yüzde 60'ına ulaşıldığı belirtilirken, ihracat faaliyetlerinin tamamen durmadığı ifade edildi. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde diplomatik temaslardan çıkacak sonuçların yalnızca Orta Doğu'nun güvenliği açısından değil, küresel enerji piyasaları, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticaret üzerinde de belirleyici olacağını değerlendiriyor.

MİT Arşivinden 1933 Tarihli Gizli Belge: İstihbaratın Görünmez Yazıları Ortaya Çıkarma Yöntemleri İlk Kez Paylaşıldı Haber

MİT Arşivinden 1933 Tarihli Gizli Belge: İstihbaratın Görünmez Yazıları Ortaya Çıkarma Yöntemleri İlk Kez Paylaşıldı

27 Ağustos 1933 tarihli belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti (MAH) bünyesinde faaliyet gösteren D (Teknik Destek) Şubesi'nin çalışmalarına ilişkin bilgiler barındırıyor. "Bizzat açılacaktır" ibaresiyle hazırlanan gizli yazışmada, dönemin istihbarat görevlilerinin posta yoluyla gönderilen mektupları incelemek için kullandığı teknik yöntemler ve kimyasal işlemler anlatılıyor. 1933 Tarihli MAH Belgesi Arşive Açıldı MİT tarafından yayımlanan belgede, İstanbul B Amirliği'ne gönderilen bir yazışmanın detayları yer alıyor. Belgede, 230 numaralı posta kutusundan alınan bir mektubun teknik yöntemlerle açıldığı belirtiliyor. İstihbarat görevlileri tarafından yapılan inceleme sırasında, mektubun ilk sayfasında gerçekleştirilen deneme işlemi nedeniyle bazı yazıların zarar gördüğü ve bir bölümünün silindiği ifade ediliyor. Belgede, okunabilen kısımların anlamlarının çıkarıldığı ve ikinci sayfanın tercümesinin de ek olarak gönderildiği bilgisi bulunuyor. Bu detaylar, dönemin istihbarat birimlerinin yalnızca bilgi toplamakla kalmayıp, teknik inceleme yöntemleri konusunda da özel çalışmalar yürüttüğünü ortaya koyuyor. Mektuptaki İmza İçin Değerlendirme Yapıldı Belgede dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise mektubun sonunda bulunan imzaya ilişkin değerlendirme oldu. Mektupta yer alan "Lüsi" imzası nedeniyle, yazının sahibinin Lucci Vidman olabileceği yönünde bir ihtimal üzerinde durulduğu görülüyor. Dönemin istihbarat görevlileri, elde edilen belgelerde yer alan isim, imza ve içerik bilgilerini analiz ederek mektubun kaynağını belirlemeye çalıştı. Görünmez Yazılar İçin Kimyasal Yöntem Kullanıldı Belgenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise gizli yazıların ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan kimyasal yöntemlere ilişkin bilgiler oldu. Belgenin "Not" bölümünde, ilerleyen süreçte aynı posta kutusundan elde edilecek mektupların incelenmesi sırasında uygulanabilecek kimyasal işlem hakkında ayrıntılı bir formüle yer veriliyor. Buna göre, 10 gram demir klorür (perchlorür de fer) ile 90 gram damıtılmış suyun (maimukattar) karıştırılmasıylabir çözelti hazırlanması öneriliyor. Hazırlanan karışımın, kâğıt üzerinde bulunan gizli yazıları veya silinmiş izleri ortaya çıkarmak amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor. Fırça Yerine Daldırma Yöntemi Önerildi Belgede yalnızca kimyasal karışımın hazırlanışı değil, uygulama yöntemiyle ilgili teknik bilgiler de yer alıyor. İstihbarat görevlilerinin notunda, hazırlanan sıvının bir küvete konularak mektubun bu çözelti içine fotoğraf banyosu yapılır gibi daldırılması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca fırça ile yapılan uygulamaların istenilen sonucu vermediği, daha etkili sonuç almak için kâğıdın doğrudan çözeltiye temas ettirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ayrıntılar, 1930'lu yıllarda istihbarat faaliyetlerinde kullanılan teknik destek yöntemlerinin dönemin şartlarına göre ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. MİT Tarihi Belgeleri Kamuoyuyla Paylaşmayı Sürdürüyor MİT'in "Özel Koleksiyon" kapsamında yayımladığı tarihi belgeler, Türkiye'nin istihbarat geçmişine ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Daha önce de farklı dönemlere ait belge ve materyalleri erişime açan MİT, bu çalışmalarla geçmişte kullanılan yöntemlerin, kurumların işleyişinin ve istihbarat faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasını amaçlıyor. 1933 yılına ait son belge ise özellikle teknik istihbarat faaliyetleri, gizli yazışmaların incelenmesi ve dönemin belge analiz yöntemleri açısından dikkat çekici bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Tarihi belge, geçmişte istihbarat birimlerinin kullandığı yöntemleri ortaya koyarken, aynı zamanda Türkiye'nin erken dönem güvenlik yapılanmasına dair önemli ipuçları sunuyor.

Trump : Seçim sistemi Manipülasyona ve yolsuzluğa açık Haber

Trump : Seçim sistemi Manipülasyona ve yolsuzluğa açık

Trump, "Seçim sistemimizdeki şok edici zafiyetleri ortaya koyan kritik istihbarat bilgileriningizliliği kaldırıldı ve kamuoyuyla paylaşıldı" diyerek, söz konusu belgelerin seçim altyapısının"daha önce görülmemiş ölçüde" risk altında olduğunu gösterdiğini öne sürdü. Trump'tan Biden ve Obama'ya suçlama Seçim güvenliğine ilişkin bilgilerin yıllarca kamuoyundan gizlendiğini iddia eden Trump, eskiABD başkanları Joe Biden ile Barack Obama yönetimlerini suçladı. Trump, Çin'in 2020 yılından bu yana yaklaşık 220 milyon ABD seçmenine ait veriyi elegeçirdiğini öne sürerek, bunun "ABD tarihindeki en büyük seçim verisi ihlali" olduğunusavundu. İstihbarat kurumlarının Çin'in seçimlere yönelik müdahale girişimlerine ilişkin bilgilerigizlediğini iddia eden Trump, "Bu bilgiler hem başkandan hem de Amerikan halkındansaklandı" ifadelerini kullandı. "Çin, Biden lehine yasa dışı oy pusulası üretmeye çalıştı" Trump, FBI'ın ham istihbarat verilerine dayanarak Çin'in 2020 seçimlerinde Joe Biden lehineyasa dışı oy pusulası üretmeye çalıştığını ileri sürdü. Ayrıca Çin yönetiminin, kendisi hakkında olumsuz haber yapan ABD'li gazetecileribelirleyerek bu faaliyetler için maddi destek sağladığını da iddia etti. Trump, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü ile CIA'den söz konusu bilgilerin neden gizlendiğininaraştırılmasını, sorumluların görevden alınmasını ve gerekli görülmesi halinde haklarındayasal işlem başlatılmasını istedi. "Seçim sistemi savunulamaz durumda" Trump, Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore ve bazı devlet dışı grupların ABD seçim altyapısını hedefalabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. ABD İç Güvenlik Bakanlığının incelemelerine atıfta bulunan Trump, seçmen kayıtlarındayaklaşık 278 bin yabancı uyruklu kişinin tespit edildiğini de öne sürdü. "Yüz milyonlarca ABD seçmen dosyası yabancı hükümetlerin elinde. Oy vermemakinelerimiz ve oy sayım sistemlerimiz siber saldırılara, manipülasyona ve yolsuzluğa açık"diyen Trump, mevcut seçim sistemini "savunulamaz" olarak nitelendirdi. ABD seçim sistemini sert sözlerle eleştiren Trump, "Bizimki gibi bir seçim sistemine sahiphiçbir üçüncü dünya ülkesi yok" ifadelerini kullandı. Kongre'ye SAVE America Act çağrısı Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin güvenilir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğinisöyleyen Trump, Kongre'ye SAVE America Act (Amerika'yı Kurtarma Yasası) tasarısını bir anönce kabul etme çağrısında bulundu. Söz konusu düzenleme, oy kullanırken kimlik ibrazını zorunlu hale getirmeyi ve posta yoluylaoy kullanımını sınırlandırmayı öngörüyor.

Alman istihbaratı: İran'ın Avrupa'daki saldırıları artabilir Haber

Alman istihbaratı: İran'ın Avrupa'daki saldırıları artabilir

Salı günü (19 Mayıs 2026) bir açıklama yapan BfV, İran istihbaratının hedefleri arasında Yahudi ve İsrail kurumlarının yanı sıra rejim muhalifleri, İsrail ve ABD destekçileri ile Tahran yönetimi tarafından "hain" olarak nitelendirilen kişilerin bulunduğunu kaydetti. Rapora göre istihbarat yetkilileri, İsrail ve ABD saldırılarının İran'ın güvenlik aygıtını ciddi şekilde zayıflatmasına rağmen, savaş baskısının azalmasıyla birlikte Tahran'ın kaynaklarını yeniden Avrupa'daki dış operasyonlara kaydırmasından endişe ediyor. Teşkilat, İranlı ajanların tehditten gözetlemeye ve terör eylemlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürütmeye hazır olduğunu vurguladı. "Onlarca Alman vatandaşı İran için çalışıyor" BfV'nin karşı casusluk bölümünün yürüttüğü soruşturmalara göre, askeri eğitim almak veya İran makamlarının hizmetine girmek amacıyla Almanya'dan İran'a giden ve oradaki hükümet için çalışan en az onlarca kişi bulunuyor. İstihbarat raporlarında spesifik örneklere de yer verildi. İnternete düşen doğrulanmamış bir videoda, Hamburg doğumlu iki kişinin ellerinde Kalaşnikoflarla (AK 47) bir Besic kontrol noktasında nöbet tuttuğu görüldü. Bünyamin C. olarak bilinen bu kişilerden birinin, 2024'te Alman makamlarınca yasaklanana kadar Tahran'ın Avrupa'daki en önemli üssü olarak kabul edilen Hamburg İslam Merkezi (IZH) ile bağlantılı olduğu belirtildi. Tahran'dan paylaşılan propaganda videolarında boy gösteren bir diğer isim ise, uzun süredir Almanya'da yaşayan ve geçen yıl Frankfurt'ta Hamas'ın 7 Ekim saldırılarını desteklediği gerekçesiyle ceza alan Aytek Barani oldu. Organize suç örgütleri kullanılıyor Almanya'daki İsrail ve Yahudi hedefleri ile İranlı muhaliflere yönelik tehdit seviyesinin "yüksek" olarak kalmaya devam ettiğini belirten BfV raporu, şu ifadelere yer verdi: "İran, devlet destekli terör faaliyetleri yürütmek istiyor. Bunun için de Avrupa ülkelerinde önceden kök salmış ve faaliyet göstermiş mevcut ağlara ile organize suç çetelerine güveniyor." İstihbarat verilerine göre İran, Mart 2026'dan bu yana "Harekat Ashabü'l-Yemin el-İslamiye" adlı yeni bir işe alım ve örgütlenme kampanyasına ağırlık vermiş durumda. Söz konusu grubun, militan devşirmek için İran destekçileri ve Şii radikaller arasındaki sosyal medya ağlarını aktif olarak kullandığı kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.