SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstifa

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İstifa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstifa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Joe Kent: ‘Trump Kürtlere öfkeleneceğine yanlış bilgi verenlere odaklansın’ Haber

Joe Kent: ‘Trump Kürtlere öfkeleneceğine yanlış bilgi verenlere odaklansın’

İran’a karşı başlatılan savaş sürecinde görevinden istifa eden isimlerden biri olan Kent, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Washington’u savaşa çekmek için gerçekçi olmayan senaryolar sunduğunu savundu. Joe Kent açıklamasında, “Başkan Trump öfkeli çünkü İsrailliler ona Kürtlerin ve diğer İranlı muhaliflerin silahlandırılmasıyla İran rejiminin hızla devrileceği yönünde bir hayal sattı. Ancak bu plan sahadaki gerçeklere değil, temennilere dayanıyordu” dedi. “Kürtler ABD’nin kritik ortakları” Kent, Kürt güçlerinin hedef alınmasına karşı çıkarak, onların ABD’nin terörle mücadeledeki en önemli ortaklarından biri olduğunu vurguladı. “Başkan Trump, öfkesini kritik terörle mücadele ortaklarımız olan Kürtlere değil, bizi bu savaşa sürüklemek için kendisine yanlış bilgiler veren İsrailli yetkililere yöneltmeli” ifadelerini kullanan Kent, İsrail’in temel hedefinin İran rejimini tek başına devirmek değil, ABD’yi doğrudan savaşın içine çekmek olduğunu savundu. “İsrail’in amacı ABD’yi savaşa sokmaktı” Eski ABD’li yetkili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İsrail her zaman İran rejimini ABD olmadan deviremeyeceğini biliyordu. Bu nedenle Washington’u savaşın içine çekmeleri gerekiyordu. İran hakkında bize verilen istihbaratlar da bu hedef doğrultusunda sunuldu.” Kent ayrıca Trump’ın yakın çevresini de eleştirerek, “Başkan’ın ekibi, İsrail’in asıl hedefini görmekte başarısız oldu ve Başkan’a gerekli bağlamı sunamadı” dedi. İran savaşı sırasında istifa etmişti Joe Kent, İran’a yönelik savaşın başlamasının ardından Washington’daki güvenlik bürokrasisinde yaşanan görüş ayrılıkları sırasında görevinden ayrılmıştı. Kent’in özellikle rejim değişikliği hedefli stratejilere ve bölgesel silahlı gruplar üzerinden yürütülen planlara karşı çıktığı iddia edilmişti. Kent’in son açıklamaları, ABD’de İran savaşı, İsrail’in etkisi ve Kürt grupların bölgedeki rolü üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi. Trump : Kürtlere silah vermediğimizi söyleyen yetkililer yanılıyor Donald Trump, bugün (12 Mayıs) Çin’e gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrıldığı sırada basın 'ın sorularını yanıtladı. Rûdaw muhabiri Trump’a, "Sayın Başkan, dün Kürtlere silah verdiğinizi ve onların da bu silahları aldığını söylediniz. Ancak bir ABD’li askeri yetkili Kürtlere silah verilmediğini söylüyor, Kürt taraflar da silah almadıklarını belirterek bunu reddediyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusunu yöneltti. Trump, verdiği kısa ve net cevapta, "O yetkililer yanılıyor" ifadesini kullandı.

Péter Magyar yemin ederek Macaristan Başbakanı olarak göreve başladı Haber

Péter Magyar yemin ederek Macaristan Başbakanı olarak göreve başladı

Tisza Partisi Başkanı yemin ettikten sonra Cumhurbaşkanı'nı istifaya çağırdı. İktidarda geçirdiği 16 yılın ardından görevi bırakacak olan Başbakan Viktor Orbán yeni parlamentonun açılış oturumuna katılmadı. Yeni Macar Parlamentosu Cumartesi sabahı yemin ederek Viktor Orbán liderliğindeki Fidesz-KDNP hükümetinin görevine son verdi. Milletvekilleri tarihi bayrakların önünde yemin etti. 199 sandalyeli parlamentoda Tisza Partisi 141, Fidesz 44, KDNP 8 ve Vatanımız 6 milletvekiline sahip. Öğleden sonra Ulusal Meclis'in açılış oturumunda Péter Magyar Başbakan seçildi. Seçimin galibi Tisza Partisi 140 lehte, 54 aleyhte ve 1 çekimser oyla seçildi. Péter Magyar yemin ettikten sonra yaptığı açıklamada halkın kendisine Macaristan tarihinde yeni bir sayfa açma, sadece hükümeti değil sistemi de değiştirme yetkisi verdiğini söyledi. "Macaristan'ı yönetmeyeceğim, ülkeme hizmet edeceğim" dedi. "Ancak uzlaşma olmadan yeni bir başlangıç, adalet olmadan da uzlaşma olmaz" diye ekledi. Péter Magyar, "Macar Demokrasi Meclisi'nde, önceki rejime hizmet eden kamu görevlilerini bugün ya da en geç 31 Mayıs'a kadar istifa etmeye çağırıyorum" dedi ve "Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok derhal bunu başlatmalıdır" diye ekledi. Rejim değişikliğinden bu yana geçen 36 yıllık geleneği bozarak, görevden ayrılan Başbakan Viktor Orbán Ulusal Meclis'in açılış oturumunda konuşma yapmadı ve hatta oturuma katılmadı. Tisza Partisi başkan yardımcısı Ágnes Forsthoffer yeni Meclis Başkanı olarak seçildi. İlk kararını çoktan verdi: Avrupa Birliği bayrağı 12 yıl sonra Parlamento binasına geri döndü. Tisza Partisi tüm gün sürecek bir "rejim değişikliği halk kutlaması" düzenliyor ve Parlamento önündeki Kossuth Meydanı öğleden sonra erken saatlerde doldu. Euronews muhabiri Rita Kónya, şöyle bildirdi: "Yeni Parlamento, açılış oturumunda Péter Magyar'ı başbakan olarak seçerek geleneği bozdu. Daha önce iki olay arasında günler geçiyordu. Açılış oturumunun popüler bir kutlamayla birleştirilmesi de protokol etkinliğini toplumsal bir deneyim haline getirdi."

CHP Belediye Başkanları Buluşması Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” Haber

CHP Belediye Başkanları Buluşması Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz”

CHP, Belediye Başkanları Buluşması düzenledi. CHP Genel Merkezi’nde beş farklı oturumla büyükşehir, il, büyükşehir ilçeleri, il ilçeleri ve belde belediye başkanları toplantıları yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bütün toplantılara kısa süreyle katıldı ve başkanların önerilerini dinledi. Günün öne çıkan mesajını, hukukçuların sandık kuracağını söyleyen Özgür Özel verdi. Mansur Yavaş’ın çağrısının ardından “Belediye Başkanları Buluşması” Belediye Başkanları Buluşması’nın organize edilmesinde, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş‘ın geçtiğimiz hafta yaptığı “Seyredemeyiz” çıkışının etkisi büyük. Yavaş, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasının hemen ardından 18 Nisan’da “Hukuk askıya alındı, her gün bir operasyonla uyanıyoruz. Biz bunu seyredemeyiz. Topluca bir karar alıp bunu bütün dünya kamuoyuna ve Türkiye’ye şikâyet etmemiz lazım” dedi. Bu ortak tutum çağrısı Yavaş’ın istifa edeceği veya belediyelerden çekilmeyi önereceği şeklinde yorumlandı. Ayrıca “Artık seyredemeyiz” sözleri, Yavaş’ın şimdiye kadar operasyonlar karşısında CHP Genel Merkezi’nin tutumunu yetersiz gördüğü ve Özel’in bu açıklamaya tepki gösterdiği iddialarını da gündeme geldi. Yavaş’ın çağrısı üzerine pazar günü Özel ile telefonda görüştüler. 22 Nisan Çarşamba ise Özel ve Yavaş CHP Genel Merkezi’nde bir araya gelerek bir buçuk saatlik bir görüşme yaptı. Özel bu görüşmeyi “Bu kadar mücadele ediyoruz, ‘Başka ne yapalım’ı değerlendirdik” diye anlattı. Özel, Yavaş’ın istifa ya da belediyelerde çekilme gibi bir düşüncesi olmadığını söyledi. CHP Belediye Başkanları Buluşması | Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz”Ekrem İmamoğlu: “Birbirimize ve milletimize sarılacağız” Oturumlar sona erdiğinde bütün belediye başkanları Genel Merkez’in 600 kişilik salonunda bir araya geldi. İlk olarak Silivri’de tutuklu bulunan İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajını CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek okudu. Ardından Edirne Büyükşehir Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve ABB Başkanı Mansur Yavaş konuştu. İmamoğlu mesajında “Birimize yönelmiş her zorbalığın, her yargı saldırısının hepimize ve milletimize karşı yapıldığını bilerek birbirimize ve milletimize daha çok sarılacağız. Milletin iktidarını engellemeye çalışanlara teslim olmayacağız. Biz çalışacağız, direneceğiz Türkiye kazanacak. Her şey çok güzel olacak” ifadelerini kullandı. Mansur Yavaş: “İtibarımız için makamı terk etmeye hazırız” Buluşmanın gerçekleşmesinde etkili olan Mansur Yavaş ise “Hukuki mücadelemizi sürdürmemiz gerektiğini, bununla ilgili daha geniş bir platformu oluşturmak gerektiğini konuştuk” dedi. CHP’li belediye başkanlarının delil olmaksızın tutuklandığını belirten Yavaş, kendisi hakkında da delil olmamasına rağmen verilen soruşturma iznine değindi. Yavaş “Yine de yargıya güvenmekten başka çaremiz yok, yargıya başvuruyoruz oralardan geri dönüyor. Bizim seçilmiş belediye başkanlarımızın itibarı, hepimizin itibarı oturduğumuz makamların çok üstündedir. İtibarımız için makamı terk etmeye hazırız” dedi. Yavaş, yargılanmaktan çekinmediklerini ancak eşit ve adil yargılanma istediklerini vurgularken “Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Allah belasını versin, kim olursa olsun. CHP’li de olsa hesabını verecek ama AK Partililer de hesap verecek. Cumhur İttifakı’nın belediyeleri de hesap verecek” dedi. Yavaş, eski ABB Başkanı Melih Gökçek hakkında yargıya yaptıkları başvuruları hatırlatarak “Gökçek ve ailesini yargılamadan asla hukuktan bahsedemezsiniz” dedi. CHP Belediye Başkanları Buluşması | Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz”“Mitinglerde muhalefetin tüm unsurlarını yan yana getirmek” Belediyelere yönelik operasyonlarla yerel demokrasinin katledildiğini söyleyen Yavaş, “Tamamen benim görüşümdür” diyerek şöyle konuştu: “O zaman yerel demokraside bu şekilde mağdur olan, bütün muhalefette olan siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturulmasının zorunluluğu vardır. Yan yana gelecekler. Artık bundan sonra yapılacak mitingler bu tamamen benim görüşümdür, Sayın Genel Başkanımız da takdir eder, bundan sonra muhalefetin tüm unsurlarını yan yana getirmek suretiyle hukuka davet etmek, hukuksuzlukları halka şikâyet etmek durumundayız. İnşallah bu toplantıdan umduğumuz sonucu alacağız, hukukun üstünlüğü ülkemizde er geç hakim kılınacak.” Özgür Özel’den seçim sonrası hesaplaşma sinyali Belediye Başkanları Buluşması’nın kapanış konuşmasını ise Özgür Özel yaptı. Özel, “hukukçuların sandığı hamlesini” açıkladı, iktidara geldiklerinde geçmiş hukuksuzlukların hesabını soracakları mesajını net şekilde verdi. Yavaş’ın ifade ettiği “daha keskin bir hukuki mücadelenin” yanında büyük bir hukukçu heyetiyle yepyeni bir iş yapacaklarını söyleyen Özel “Bunu hukuk tanımayanlara, kanun tanımayanlara, vicdanı olmayanlara, insanların üzerine haksızca gelen, saldıran herkese müjdelerim. Bir sandığımız olacak. Hukukçular yazıp yazıp sandığa atacaklar” dedi. Özel sözlerine şöyle devam etti: “Bizim hukukçular şimdi yazıp yazıp savcılığa götürüyorlar, mahkemelere veriyorlar. Sonra; ‘Kovuşturmaya gerek yoktur.’ ‘Aradım bulamadım.’ ‘Tebligat yapamadım.’ Bunlar da diyor ki ‘Yanıma kalacak.’ Şimdi bir kuvvetli hukukçu heyeti yazacak, sandığa atacak. Sandık en geç 2028’in haziranında açılacak. Ne zaman seçim sandığı açılacak; trollere, haksız tutuklama isteyen savcılara, 200 üniversite öğrencisini bütün yaz Silivri’de aileleriyle birlikte perişan edenlere, o günden bugüne Ekrem Başkan ya da tüm belediye başkanlarımız hakkında, partimiz hakkında yalandan tweetleri atanlara, akşam televizyonlarda o yalanları tartışanlara, paçavralara basıp hepimize iftira atanlara müjde ederim ki önce seçim sandığı açılacak, sonra sizin çeyiz sandığınız açılacak.” “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” Yapılan hukuk dışı işlerin seçimden sonra savcılıklara verilmek üzere hazırlanacağını anlatan Özel “İki yıl kaldı maksimum. İki yılda hiçbirinizi ne zaman aşımı kurtarır, ne başka bir şey” dedi. AKP’ye, MHP’ye oy veren vatandaşlara “Korkmayın” çağrısı yaparken Özel, kin gütmeyeceklerini söyledi. Ancak Özel “Ama bu haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” diye çıkıştı. Özel’in bu çıkışı üzerine belediye başkanları ayakta alkışladı. Bazı başkanlar “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganı attı. “Biz o bayrağı taşıyacak güçteyiz” İBB davasının canlı yayınlanması taleplerini hatırlatan Özel, ortaya atılan iddiaların iddianameye dahi girmediğini, soruşturma aşamasında “algı operasyonları yapan” bazı yayın kuruluşlarının duruşmayı takip edemediğini söyledi. Özel “Bunların tamamının hesaplarının teker teker sorulacağı bir sürecin içinde olacağız” dedi. Milletin kendilerine emanet ettiği bayrağı bırakmayacaklarını vurgulayan Özel, milletin “Büyük bayrağı taşıyacak güçte misiniz” diye sorduğunu söyleyerek devam etti: “Ekrem Başkan oradan bağırıyor, Mansur Başkan buradan sesleniyor. Biz o bayrağı taşıyacak güçteyiz. Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. CHP’li belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak, en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak.” Özel kendisine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un CHP’li belediye başkanlarına “Milli bir duruş göstermelisiniz, sizi iktidar partisinin belediye başkanı olmaya davet ediyorum” diyerek CHP’li başkanları transfer etmeye çalıştığını söyledi. Özel “Murat Kurum sen çok çok o götürebildiğin birkaçını, topuklayanı muhalefete taşırsın kendinle birlikte. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte” dedi. Salonu dolduran başkanlara “Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz” diye seslenen Özel, iktidara yürüdüklerini söyleyerek sözlerini bitirdi.

İngiliz Başbakanı, ABD'deki büyükelçi skandalı nedeniyle istifa baskısıyla karşı karşıya. Haber

İngiliz Başbakanı, ABD'deki büyükelçi skandalı nedeniyle istifa baskısıyla karşı karşıya.

Bu bilgi 16 Nisan'da yayınlandı ve basının daha önceki şüphelerini doğruladı. Hemen ardından Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, kararı eleştirerek ulusal güvenliği etkilediğini söyledi ve Starmer'ın istifa etmesini istedi. İngiliz hükümetine göre, Başbakan ve Dışişleri Bakanı, Mandelson'ın güvenlik soruşturmasından geçemediği konusunda bu haftanın başlarına kadar bilgilendirilmemişti. Bakan Darren Jones, DışişleriBakanlığı'nın uyarılara rağmen atamanın gerçekleşmesine izin verme kararının "kabul edilemez" olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey yetkilisi Olly Robbins, Starmer'ın yeterli bilgilendirme eksikliği nedeniyle "güvenini kaybettiğini" söylemesinin ardından istifa etti. Peter Mandelson (solda), Jeffrey Epstein'ın (sağda) 2008'deki mahkumiyetinden önce ve sonra Epstein ile ilişkisini sürdürdü. Skandalın asıl nedeni, Mandelson ile Amerikalı cinsel suçlu Jeffrey Epstein arasındaki geçmiş ilişkiydi. Belgeler, Epstein'ın 2008'de çocuklarla ilgili suçlardan mahkum edilmesinden sonra bile, ikilinin 2009 ile 2011 yılları arasında iletişim halinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca, İngiliz yetkililer, Mandelson'ın bakanlık yaptığı dönemde Epstein'e 2008 mali kriziyle ilgili bilgiler de dahil olmak üzere gizli belgeler sızdırdığı iddialarını araştırıyor. Mandelson Şubat ayında tutuklandı ve kefaletle serbest bırakıldı; hakkında herhangi bir suçlama yapılmadı ve tüm iddiaları reddediyor. Artan baskılar karşısında Starmer, Mandelson'ı İngiltere'nin en önemli diplomatik görevlerinden biri olan Washington Büyükelçiliği görevinden aldı. Bu olay, Starmer'ın iki üst düzey yardımcısının bu yılın başlarında istifa etmesinin ardından İngiliz hükümetinin son zamanlarda karşı karşıya kaldığı krizi daha da kötüleştirdi. İngiliz Başbakanının 20 Nisan'da Parlamento önünde ifade vermesi bekleniyor. Milletvekilleri şimdi İngiliz hükümetinden Bay Mandelson'ın geçmişine dair tüm belgelerin yayınlanmasını talep ediyor. Önümüzdeki haftalarda yeni bir açıklama bekleniyor.

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş nedeniyle istifa etti. Haber

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş nedeniyle istifa etti.

ABD’nin İsrail ortaklığında İran’a yönelik askeri operasyonları devam ederken, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik kaleme aldığı mektubu kamuoyuyla paylaşarak, İsrail'in etkili olduğu düşünülen İran’a yönelik müdahaleler sebebiyle görevinden ayrıldığını duyurdu. Kent mektupta, "Kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevimden bugün itibarıyla istifa etme kararı aldım. Süregelen İran müdahalesini, vicdani olarak kabul etmem mümkün değil. İran, ülkemiz için doğrudan bir tehdit teşkil etmiyordu ve bu müdahalelerin, İsrail ve onun ABD’deki güçlü lobi faaliyetleri neticesinde başlatıldığı açıktır" ifadelerini kullandı. Mektubunda Trump’ın 2016, 2020 ve 2024 seçim kampanyalarında vurguladığı savaş karşıtı söylemleri desteklediğini belirten Kent, "2025 yılı Haziran ayına kadar Orta Doğu’daki çatışmaların Amerika’yı sevenlerinin hayatlarına mal olan ve ulusumuzun kaynaklarını tüketen bir kısır döngü olduğunu öngörüyordunuz" şeklinde yazdı. İran saldırısında İsrail lobisi ve medyasının ABD yönetimini etkilediğini vurguladı Joe Kent, "Bu yönetimin ilk dönemlerinde, üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının önde gelen isimleri, ‘Önce Amerika’ politikalarınızı zayıflatmak ve İran ile çatışmayı körüklemek amacıyla savaş yanlısı bir atmosfer yaratmayı amaçlayan yanıltıcı bir kampanya yürüttü. Bu kapalılık içinde yürütülen propaganda, sizi İran’ın ABD’ye yönelik acil bir tehdit oluşturduğu ve hızlı bir müdahaleyle zafer kazanabileceğinize inandırmak için kullanıldı. Bu bir yanılgıydı ve İsrail’in daha önce ülkemizi, binlerce vatandaşımızın hayatına mal olan Irak savaşına sürüklemek için kullandığı taktiklerin bir tekrarıydı. Bu hatayı tekrar etmemeliyiz" açıklamasını yaptı. Joe Kent : Gelecek nesilleri savaşa göndermeyi onaylayamam 11 kez cepheye gitmiş bir gazi olduğunu ve eşini İsrail kaynaklı bir çatışma sonucu kaybettiğini belirten NCTC Direktörü Kent, "Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikalıların büyük bedeller ödediği bir çatışma için, gelecek nesilleri savaşa ve ölüme göndermeyi desteklemem" dedi. İstifa mektubunda Kent, "İran’daki eylemlerimizi ve bunları kimin adına yaptığımızı dikkatlice değerlendirmenizi rica ediyorum. Şimdi cesur kararlar alma zamanı. Ya yön değiştirip ülkemiz için yeni bir yol haritası çizersiniz ya da daha fazla gerileme ve kaosa doğru sürüklenmemize izin verirsiniz. Seçim sizin elinizde" ifadesini kullandı. NCTC, ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteriyor. NCTC Direktörü, ABD’nin terör ve uyuşturucuyla mücadele çabalarına liderlik ediyor ve doğrudan başkana danışmanlık yapıyor. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevinde ise daha önce İran ile çatışmaya açıkça karşı çıkan ancak son operasyonlar hakkında herhangi bir değerlendirme yapmayan Tulsi Gabbard görev yapıyor.

Plaka Ahmet, Türkiye gündeminde! APP plaka komedisi… Haber

Plaka Ahmet, Türkiye gündeminde! APP plaka komedisi…

İşte Gazeteci Yazar Mesut Demir’in köşe yazısı… İran Savaşı’nın gündemden düşüren APP plaka komedisi! Plaka Ahmet milletle dalga mı geçiyor? Türkiye’de trafik cezaları, İran Savaşı’nı gündemden düşürerek zirveye yerleşti. Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın ortak çalışması olan trafik cezalarına birazdan değineceğim. Öncelik, APP plaka komedisi… Öyle bir ülke düşünün ki, bir trafik cezası ortaya çıkarılıyor. Cezanın detayı, içeriği, süsü biberini geçin… Böyle bir ceza sistemi ve rakamlarıyla ülke gündemine oturuyorsunuz. İran Savaşı olmasa, dünya gündeminin bile ilk sırasında yer alırsınız bu komediyle… Bursa Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Ahmet Çakır, basına demeç vererek diyor ki; “Bizim bastığımız plakaya 140 bin lira değil 4 bin lira para cezası kesiliyor!” Hayırdır Ahmet Başkan, şaka mısın, milletle dalga mı geçiyorsun? Senin başkanı olduğun kurum, plakaları resmi olarak basmakla yükümlü kurum değil mi? Senin başkanı olduğun kurum, her plaka çıkarılmasından parayı indirmiyor mu? Şimdi kalkmışsın, “Bizim bastığımız plakaya 140 bin lira değil 4 bin lira para cezası kesiliyor!” diyorsun. Bununla mı övünüyorsun? Ya da milletle dalga geçiyorsun? Bu adamı kim başkan yaptı, kim oy verdi Allah aşkına… Plaka Ahmet, çıkmış “Bu plakaya benden başkası basamaz, sadece ben basarım. Hem basma parası ödersin, hem de 4 bin lira ceza ödersin” diyor… Ramazan ayında Bursalıların aklınla ve ayarlarınla oynama Plaka Ahmet… Sen bence bugün istifa et ve o koltuğu boşuna işgal etme… Gelelim Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın ortak çalışması olan trafik cezalarına… APP plakaya ceza fikri, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den mi çıktı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten mi çıktı? Merak ediyorum 85 milyon Türk Milleti gibi… Meclis’te onlarca milletvekilinden bir tanesi de çıkıp, “yaaa biz bu cezayı yeniden gözden geçirelim” demedi mi? Türkiye’de son 1 aydan buyana trafik cezaları komedisi yaşanıyor. Sosyal medyada milletin diline düştü bu plakaya ceza fikrini kim çıkardıysa… Maliye Bakanı sayın Şimşek… Devletin bütçe açığı varsa, tasarrufa TBMM’den başlayıp 600 olan milletvekili sayısını 100’e düşür ki Türkiye adam görsün… Nasıl olsa milletvekillerinin artık meclis üyeliğinden farkı yok. Vatandaş da artık milletvekillerine saygı göstermiyor. En azından vatandaşın boynuna nasıl, ne vergisi, ne cezası yüklesem diye düşünmezsin sayın Bakan… Benim kafamda soru işaretleri var bu durumla ilgili… Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ya intikam alıyor (Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türk Milleti’ni karşı karşıya getirerek) ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan bir daha seçilmesin diye dış güçlerle işbirliği yapıyor? Yoksa bu kadar komik cezalarda vatandaşın boynuna urgan dolandırılmaz. Sağlıklı ve esen kalın…

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.