SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstanbul Rumeli Üniversitesi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İstanbul Rumeli Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Rumeli Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Rumeli Üniversitesi MYO Müdürü Serap Daş: "Uygulamalı Eğitim, Mezunlarımızı İstihdama Bir Adım Önde Hazırlıyor" Haber

İstanbul Rumeli Üniversitesi MYO Müdürü Serap Daş: "Uygulamalı Eğitim, Mezunlarımızı İstihdama Bir Adım Önde Hazırlıyor"

İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Serap Daş, meslek yüksekokullarının yalnızca diploma veren kurumlar olmadığını, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiren önemli eğitim merkezleri olduğunu belirterek, uygulamalı eğitim modeli sayesinde öğrencileri mezun olmadan iş hayatına hazırladıklarını söyledi. Günümüzde iş dünyasının beklentilerinin hızla değiştiğine dikkat çeken Daş, teorik bilginin artık tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "İşverenler bugün mesleki bilgiye sahip olmanın yanı sıra uygulama deneyimi bulunan, ekip çalışmasına uyum sağlayabilen, dijital teknolojileri etkin kullanabilen ve problem çözme becerisi gelişmiş mezunları tercih ediyor. Biz de İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak eğitim modelimizi bu ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendiriyor, öğrencilerimizi daha eğitimleri devam ederken gerçek iş ortamlarıyla buluşturuyoruz." Uygulamalı eğitim ön planda Meslek Yüksekokulu bünyesinde Bilgisayar Programcılığı, Grafik Tasarımı, İç Mekân Tasarımı, Aşçılık, Pastacılık ve Ekmekçilik, Uçak Teknolojisi, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ile Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri, Mahkeme ve Büro Hizmetleri programlarında uygulama ağırlıklı eğitim verildiğini ifade eden Daş, laboratuvar çalışmaları, atölye uygulamaları, simülasyon eğitimleri ve proje temelli öğrenme yöntemleriyle öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirdiklerini söyledi. Daş, "Öğrencilerimiz teorik bilgilerini uygulamayla pekiştiriyor. Böylece mezuniyet sonrasında iş hayatına daha hızlı uyum sağlayan, sahaya hazır profesyoneller olarak kariyerlerine başlıyorlar." dedi. Stajlar kariyerin ilk adımı oluyor Staj süreçlerini eğitimin en önemli parçalarından biri olarak gördüklerini belirten Serap Daş, üniversitenin kamu kurumları ve özel sektörle geliştirdiği iş birliklerinin öğrenciler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. "Stajı yalnızca zorunlu bir eğitim süreci olarak değerlendirmiyoruz. Öğrencilerimizin mesleki kimliklerini oluşturdukları, deneyim kazandıkları ve kariyerlerine ilk adımı attıkları önemli bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Sektörle kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde öğrencilerimiz eğitimleri sırasında çalışma hayatını yakından tanıma fırsatı buluyor." Kariyer Merkezi öğrencileri iş dünyasına hazırlıyor Öğrencilerin mezuniyet öncesinden itibaren kariyer planlamalarına destek verdiklerini kaydeden Daş, Kariyer Merkezi'nin sunduğu hizmetlere de dikkat çekti. "Kariyer Merkezimiz; özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, kariyer planlama eğitimleri, sektör buluşmaları, kariyer günleri organizasyonları gibi birçok alanda öğrencilerimize destek sağlıyor. Böylece mezunlarımız yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda iş yaşamına hazır ve rekabet gücü yüksek bireyler olarak kariyerlerine başlıyor." "Kaliteyi akreditasyonlarla güçlendiriyoruz" Meslek Yüksekokulu'nda kalite güvencesi çalışmalarına büyük önem verdiklerini ifade eden Daş, Bilgisayar Programcılığı, Aşçılık ile Pastacılık ve Ekmekçilik programlarının akreditasyon süreçlerini başarıyla tamamladığını belirtti. Akreditasyon çalışmalarını tüm programlara yaymayı hedeflediklerini söyleyen Daş, "Sürekli iyileştirme anlayışıyla eğitim programlarımızı geliştiriyor, ulusal ve uluslararası kalite standartlarını esas alıyoruz. Amacımız öğrencilerimize daha nitelikli bir eğitim sunarken mezunlarımıza da kariyer yolculuklarında güçlü bir avantaj kazandırmak." ifadelerini kullandı. "Geleceğin mesleklerine bugünden hazırlanıyoruz" Meslek yüksekokullarının başarısının mezun sayısından çok istihdam başarısıyla ölçüldüğünü vurgulayan Daş, sözlerini şöyle tamamladı: "Programlarımızı sektörün beklentileri doğrultusunda sürekli güncelliyoruz. Dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojileri eğitim süreçlerimize entegre ediyoruz. Hedefimiz; yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine de hazır, yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen, etik değerlere bağlı, üretken ve yenilikçi mezunlar yetiştirmek. İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak sektörle birlikte gelişen, istihdama yön veren ve öğrencilerini geleceğe hazırlayan eğitim anlayışımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."

Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları Haber

Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve baskıyı günlük hayatın olağan bir parçası hâline getirdi. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca ruhsal dengeyi değil, aynı zamanda bireylerin beslenme alışkanlıklarını da etkiliyor. Özellikle kaygı, üzüntü, öfke veya sıkıntı gibi duygusal durumlar yoğunlaştığında, birçok kişi fiziksel açlık hissetmese bile yiyeceklere yöneliyor. Bu durum, “duygusal açlık” olarak adlandırılıyor ve bireyin duygusal ihtiyaçlarını geçici olarak bastırmak amacıyla yemek yemesi şeklinde ortaya çıkıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, duygusal açlığın stresle başa çıkmak için sık kullanılan bir mekanizma olduğunu belirterek, “Stres anında yemek yemek birçok kişi için otomatik bir rahatlama tepkisidir. Ancak duygusal açlık ile gerçek açlık arasındaki farkı görebilmek, hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı korumak açısından çok önemlidir. Kişi, duygularını tanıyıp yeme davranışını gözlemlemeye başladığında, stresle daha sağlıklı yollarla başa çıkmayı öğrenebilir,” dedi. Uzmanlara göre duygusal açlık, farkındalığın azaldığı anlarda kontrolsüz yeme eğilimini tetikliyor. Bireyler, yorgunluk, stres veya sıkıntı hissiyle karşılaştıklarında, aç olmasalar bile beyin “ödül” arayışına giriyor. Bu da yüksek kalorili veya şekerli gıdalara yönelimi artırıyor. Ancak bu kısa süreli rahatlama hissi, ardından pişmanlık, suçluluk veya daha fazla stres gibi olumsuz duygularla yer değiştirebiliyor. Prof. Dr. Şimşek, duygusal açlıkla baş etmede farkındalık kadar alternatif başa çıkma yöntemlerinin de önem taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ya da yaratıcı uğraşlar stresin bedensel etkilerini hafifletir. Bu aktiviteler, kişinin duygusal olarak rahatlamasını sağlarken yemek yeme eğilimini de azaltır. Özellikle yoğun stres dönemlerinde, bireylerin kendilerine iyi gelen etkinliklere zaman ayırması, duygusal yükü azaltır ve kontrol duygusunu güçlendirir. Beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek, yemekle duygular arasındaki bağı fark etmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak, uzun vadede hem ruhsal hem fiziksel dengeyi korumada kritik öneme sahiptir. Duygusal açlıkla mücadelede amaç, yemeği yasaklamak değil; duyguların yerine konan bu davranışı anlamak ve sağlıklı alternatiflerle dönüştürmektir.” Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Duygusal açlık, çoğu zaman bastırılmış duyguların dışa vurumudur. Yeme davranışını kontrol altına almak, kişinin kendini tanıma sürecinin bir parçasıdır. Duyguların farkına varmak, bilinçli seçimler yapmak ve stresle sağlıklı yollarla baş etmek hem ruhsal hem fiziksel iyi oluşun temelidir. Bu farkındalık geliştikçe, birey hem bedenini hem de zihnini denge içinde tutmayı başarır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.