SON DAKİKA
Hava Durumu

#İran-Irak Savaşı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İran-Irak Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran-Irak Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran: Buşehr Nükleer Santrali sahasına füze isabet etti Haber

İran: Buşehr Nükleer Santrali sahasına füze isabet etti

İran, Basra Körfezine komşu Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına bir füzenin isabet ettiğini, can ya da mal kaybı yaşanmadığını bildirdi. İran Atom Enerjisi Kurumu Halkla İlişkiler Birimi, nükleer enerji santraline yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Basra Körfezi kıyısındaki Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin hedef alındığı belirtilen açıklamada, füzenin santral sahasına düştüğü ancak can ve ya mal kaybı yaşanmadığı kaydedildi. Santralin hiçbir bölümünün zarar görmediği aktarılan açıklamada, bu tür eylemlerin nükleer tesislerin askeri saldırılara karşı dokunulmazlığına ilişkin tüm uluslararası düzenlemelere aykırı olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, “Bu tür eylemler, Basra Körfezi ülkeleri de dahil olmak üzere tüm bölge için onarılamaz sonuçlar doğurabilir.” ifadesine yer verildi. Buşehr Dikkatle İzlenen Tesislerden Biri Uluslararası düzeyde Buşehr, İran'ın nükleer programı nedeniyle uzun yıllardır dikkatle izlenen tesislerden biri oldu. Ancak İran, Buşehr'in tamamen sivil amaçlı enerji üretimi için kullanıldığını savunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) da tesis üzerinde belirli denetimler gerçekleştiriyor. Son dönemde yaşanan çatışmalarla birlikte Buşehr Nükleer Santrali yeniden gündeme geldi. Özellikle askeri hedef haline gelme ihtimali, sadece İran için değil, Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkeler açısından da ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlara göre, böyle bir tesiste yaşanabilecek olası bir hasar ya da sızıntı, bölgesel çevre felaketine ve uluslararası güvenlik krizine yol açabilecek sonuçlar doğurabilir. Buşehr Nükleer Santrali Hakkında Buşehr Nükleer Santrali, İran'ın Basra Körfezi kıyısında yer alan ve ülkenin ilk aktif nükleer enerji üretim tesisi olarak bilinen kritik bir altyapıdır. Buşehr kentinin yakınında bulunan santral, İran'ın sivil nükleer programının en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkar. Santralin inşasına ilk olarak 1970'li yıllarda Almanya merkezli Siemens şirketi tarafından başlandı ancak 1979'daki İran Devrimi ve ardından yaşanan İran-Irak Savaşı nedeniyle proje uzun süre durdu. Daha sonra Rusya ile yapılan anlaşma kapsamında tesisin inşası yeniden ele alındı ve Rus devlet nükleer kurumu Rosatom'un desteğiyle tamamlandı. Santral, 2011 yılında resmen faaliyete geçti. Buşehr Nükleer Santrali, basınçlı su reaktörü (VVER tipi) teknolojisiyle çalışıyor ve yaklaşık 1000 megavat elektrik üretim kapasitesine sahip. İran, bu tesis üzerinden hem enerji üretimini artırmayı hem de nükleer teknoloji alanındaki kapasitesini geliştirmeyi hedefliyor. Santral, İran'ın elektrik ihtiyacının belirli bir bölümünü karşılıyor.

İran'ın yeni lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney oldu. Haber

İran'ın yeni lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney oldu.

İran Uzmanlar Meclisi ülkenin liderlik makamı için seçimini gerçekleştirdi. Yapılan oylama sonucunda, babası Ayetullah Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney İran’ın Yeni Dini Lideri olarak seçildi. Mücteba Hamaney kimdir? 1969 yılında İran’ın en önemli dini merkezlerinden biri olan Meşhed’de doğdu. Doğduğu dönemde İran’da henüz İslam Cumhuriyeti kurulmamıştı. Ülke 1979 devrimiyle monarşiden teokratik bir yönetime geçti. Hamaney genç yaşta askeri ve dini çevrelerle ilişki kurmaya başladı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 1987 civarında İran’ın elit askeri gücü olan Devrim Muhafızları saflarına katıldı. Bu dönemde İran-Irak Savaşı’nın son yıllarında görev yaptı. 1989 yılında ise babası Ali Hamaney, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın ikinci dini lideri olarak seçildi. Bu, Mücteba Hamaney’in siyasi ve dini çevrelerde hızla yükselmesinin önünü açtı. Aldığı dini eğitim ve rejim içindeki yükselişi Mücteba Hamaney daha sonra İran’ın dini eğitim merkezlerinden biri olan Kum kentinde eğitim aldı. Burada ülkenin önde gelen din adamlarından ders gördü ve bir süre dini seminerlerde ders verdi. Ancak New York Times’a göre onun asıl etkisi kamuoyu önündeki faaliyetlerinden çok perde arkasındaki rolünden geldi. Uzun yıllar boyunca dini liderin ofisinin işleyişinde önemli bir rol oynadı ve İran’daki güvenlik ile askeri kurumlarla yakın ilişkiler kurdu. Uzmanlara göre bu durum özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu bağları güçlendirdi. Gazeteye konuşan kaynaklar, Devrim Muhafızları’nın da onun liderliğini desteklediğini belirtti. İran siyasetinde nasıl bir rolü vardı? Mücteba Hamaney İran’da uzun yıllar boyunca kamuoyu önünde görünmeyen ancak siyasi süreçlerde etkili olduğu iddia edilen bir isim olarak biliniyor. 2005 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından reformist siyasetçiler Mücteba Hamaney’i seçim sürecine müdahale etmekle suçladı. Reformist lider Mehdi Kerrubi, seçim sürecinde “bir üstadın oğlunun” müdahalesi olduğunu ileri sürdü. Ali Hamaney ise bu eleştirilere yanıt verirken oğlunu savundu ve “O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır” ifadelerini kullandı. Bu tartışma Mücteba Hamaney’in İran siyasetindeki görünmeyen etkisine ilişkin iddiaların kamuoyunda daha fazla konuşulmasına yol açtı. Liderliğin babadan oğula geçmesi tartışma yaratmaz mı? Mücteba Hamaney’in babasının yerine geçmesi ihtimali İran içinde de tartışmalı bir konu olarak görülüyor çünkü İran’da babadan oğula liderlik devri monarşik bir görüntü vereceği için Şii dini çevrelerde tepkiyle karşılanabilir. 1979 İslam Devrimi monarşik yönetimi sona erdirmiş ve hanedan benzeri iktidar geçişlerine son verdiğini iddia etmişti. Bu nedenle liderliğin babadan oğula geçmesi bazı kesimlerde tepki yaratabilir. Johns Hopkins Üniversitesi’nde İran ve Şii siyasetini çalışan akademisyen Vali Nasr, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin şaşırtıcı ama aynı zamanda rejim içindeki güç dengelerini gösteren bir karar olabileceğini söyledi: “Uzun süre halef olarak görülüyordu ancak son iki yılda bu ihtimal gündemden düşmüş gibiydi. Eğer seçilirse bu, rejimin içinde Devrim Muhafızları’na yakın daha sert bir kanadın kontrolü ele aldığını gösterebilir.” Nasr’a göre böyle bir tercih İran siyasetinde güvenlik kurumlarının ağırlığının arttığına işaret edebilir ve sistemin daha sert bir çizgiye yöneldiğini gösterebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.