SON DAKİKA
Hava Durumu

#İhracat

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde ihracatını 2 milyar doların üzerine taşıyarak tarihi bir başarıya imza attı. Haber

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde ihracatını 2 milyar doların üzerine taşıyarak tarihi bir başarıya imza attı.

2001 yılında 50 milyon dolar ihracat hacmine sahip olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 25 yılda ihracatta 40 kat büyüyerek 2 milyar doları aşma mutluluğunu yaşadı. ESÜHMİB Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 50’sini tek başına gerçekleştirerek çifte mutluluk yaşadı. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 5 yıldır gıda ihracatında lider olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, EİB bünyesinde 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan ilk gıda ihracatçı birliği oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, son 1 yıllık dönemde ihracatlarını yüzde 13,5’luk artışla 1 milyar 763 milyon dolardan 2 milyar 1 milyon dolara yükselttiklerini, yüzde 13,5’luk artış hızıyla da 12 ihracatçı birliği arasında ihracatının en çok artıran birlik olduklarını vurguladı. İHRACATTA ASLAN PAYI SU ÜRÜNLERİNİN İhracat rekoruna en büyük katkıyı 1 milyar 596 milyon dolarla dolarla su ürünleri sektörünün verdiğini paylaşan Demir, “Su ürünleri sektörümüz toplam ihracatımızın yüzde 80’ini gerçekleştirdi. Levrek 682 milyon dolarla ihracatımıza en büyük katkısı sağlamayı sürdürdü. Çipura 524 milyon dolar, Türk somonu 253 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Yumurta sektörümüz 169,5 milyon dolar, kanatlı sektörümüz 137,5 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 39,5 milyon dolar ve bal sektörümüz 15,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. 14 Ağustos 2025 -13 Ağustos 2026 aralığında ihracat yaptıkları ülke sayısının 118’den 122’ye yükseldiğini aktaran Başkan Demir şöyle devam etti: “İtalya 255 milyon dolarlık ihracatla birinci ülke oldu. Geçen yıl birinci olan Rusya bu yıl 241 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşti. Üçüncü sırada ise 236 milyon dolarla Yunanistan yer aldı. Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya izledi.”

MÜSİAD İzmir'den Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı'nın katılımıyla Tarım Ekonomisi ve Teknolojisi Zirvesi Haber

MÜSİAD İzmir'den Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı'nın katılımıyla Tarım Ekonomisi ve Teknolojisi Zirvesi

Tarım sektörünün ekonomik ve teknolojik dönüşümünün kapsamlı şekilde ele alındığı zirvede; tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik, teknoloji ve dijitalleşme, gıda güvenliği, tarım ekonomisinin geleceği ve Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gibi başlıklar değerlendirildi. Programın açılışında konuşan MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, tarımın yalnızca üretim faaliyetinden ibaret olmadığını; istihdam, sanayi, ihracat ve gıda güvenliği başta olmak üzere ekonominin birçok alanını doğrudan etkileyen stratejik bir sektör olduğunu ifade etti. İZMİR, TÜRKİYE TARIMININ ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ Temur, İzmir’in sahip olduğu güçlü tarımsal altyapı, üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve girişimcilik ekosistemiyle Türkiye tarımında önemli bir merkez konumunda bulunduğuna dikkat çekerek, tarımda teknoloji kullanımının ve katma değerli üretimin artırılmasının önemine vurgu yaptı. Zirveye Onur Konuğu olarak katılan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sn. Dr. Ahmet Bağcı ise Türkiye’nin tarım politikaları, üretimin sürdürülebilirliği ve tarım sektöründe teknoloji kullanımının artırılması konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. “TEKNOLOJİ VE TARIMIN BULUŞMASI VERİMLİLİĞİ ARTIRACAK” Bağcı, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, doğal kaynakların etkin kullanılması ve değişen küresel şartlara karşı sektörün daha dirençli hale getirilmesinin önemine değinerek, kamu ve özel sektör iş birliklerinin önemine vurgu yaptı. AKILLI TARIM VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ELE ALINDI Zirvede ayrıca; tarımda yapay zekâ ve dijital teknolojiler, akıllı tarım uygulamaları, modern üretim teknikleri ve tarımsal teknolojilerin işletmelere sağladığı fırsatlar ele alındı. Teknolojik dönüşümün tarımsal üretimde maliyetlerin azaltılması, verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılmasına sağlayacağı katkılar değerlendirildi. İŞ DÜNYASI VE SEKTÖR TEMSİLCİLERİ BİR ARAYA GELDİ İş dünyası temsilcileri, sektör paydaşları ve davetlilerin büyük bir ilgiyle takip ettiği zirve; tarım sektörünün geleceğine ilişkin görüş ve önerilerin paylaşılması, yeni iş birliği alanlarının değerlendirilmesi ve sektörler arası istişarenin güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma oldu. MÜSİAD İZMİR’DEN TARIMA GÜÇLÜ VURGU İzmir'de gerçekleşen bu önemli zirve ile MÜSİAD İzmir, Türkiye’nin üretim gücünün artırılması ve stratejik sektörlerde sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Zirve ile birlikte tarım sektöründe kamu, özel sektör ve iş dünyası arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve teknoloji odaklı yeni nesil tarım anlayışının güçlendirilmesine yönelik önemli bir istişare zemini oluşturmuş oldu.

Mimar ve Mühendisler Grubu’nun çalışma toplantısına konuğu İbrahim Burkay oldu. Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu’nun çalışma toplantısına konuğu İbrahim Burkay oldu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından “Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü” başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa’nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, “Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. “BURSA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KALBİDİR” BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, “Bizim Bursa’yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa’nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika’da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya’da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya’nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası’nın zenginlik merkezidir.” ifadelerini kullandı. Marmara Havzası’nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, “Türkiye’nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60’ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye’nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye’nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli.” ifadelerini kullandı. “YÖNETİCİLER VİZYONER OLMALI, DÜNYAYI DOĞRU OKUMALI” Bursa’da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, “Bursa’da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız.” dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, “Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa’yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa’nın Türkiye Yüzyılı’na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye’nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO’nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, “Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı.” dedi. 13 YILDA 60’TAN FAZLA PROJE BTSO’nun son 13 yılda 60’tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, “Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa’nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır” diye konuştu. “Bursa büyürse Türkiye büyür” sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa’nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, “Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa’nın büyümesi, Türkiye’nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, “MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa’nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz.” dedi. Bursa’nın ortaya koyduğu modelin Anadolu’nun tamamına yayılmasının Türkiye’nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, “Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu’ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu’ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor.” diye konuştu. Kızılcık, “Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa’nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz” sözleriyle tamamladı.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek Haber

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek

Bursa’yı yüksek hızlı tren ağına bağlayacak projede sona gelindi Türkiye’nin önemli ulaşım yatırımları arasında yer alan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde kritik bir aşamaya geçildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin son durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve test sürüşleri için hazırlıkların başladığını duyurdu. Yaklaşık 201 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattının saatte 250 kilometre tasarım hızına uygun şekilde inşa edildiğini belirten Bakan Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla Bursa’nın Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına doğrudan bağlanacağını ifade etti. Bursa’nın uzun süredir beklediği hızlı tren projesi, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı açısından da bölgesel ekonomiye önemli katkılar sağlaması hedeflenen stratejik yatırımlar arasında gösteriliyor. Bursa-Ankara ve Bursa-İstanbul yolculuğu 2 saat 15 dakikaya düşecek Bakan Uraloğlu, projenin en önemli etaplarından biri olan 106 kilometrelik Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Bu hattın tamamlanmasıyla Bursa’nın Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına bağlanacağını belirten Uraloğlu, yaklaşık 3,2 milyon kişinin yüksek hızlı tren konforuna doğrudan erişim sağlayacağını söyledi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Bursa’dan Ankara ve İstanbul’a ulaşım sürelerinde önemli bir kısalma yaşanacak. Mevcut ulaşım seçeneklerine göre daha hızlı, güvenli ve konforlu bir alternatif oluşturacak proje sayesinde: Bursa-Ankara seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya, Bursa-İstanbul seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya inecek. Bu gelişmenin özellikle Bursa’nın sanayi, ticaret ve turizm potansiyeline büyük katkı sağlaması bekleniyor. Test sürüşleri yakında başlayacak Hızlı tren projelerinde işletmeye geçmeden önce en kritik aşamalardan biri olan test süreçleri için hazırlıklar tamamlanıyor. Bakan Uraloğlu, Osmaneli-Bursa kesiminde yakında test sürüşlerinin başlayacağını belirterek, hattın tüm sistemlerinin kapsamlı şekilde kontrol edileceğini ifade etti. Uraloğlu açıklamasında, “Gerçekleştireceğimiz test sürüşleriyle hattın tüm sistemlerini kapsamlı şekilde kontrol edecek, işletmeye hazır hale getireceğiz. Testlerin tamamlanmasının ardından Bursa’yı yüksek hızlı tren ağıyla buluşturacağız” değerlendirmesinde bulundu. Test sürecinde ray sistemlerinden sinyalizasyon altyapısına, güvenlik sistemlerinden tren işletme koşullarına kadar birçok teknik detayın kontrol edilmesi planlanıyor. Proje yılda milyonlarca yolcu ve yük taşıyacak Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi, sadece yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı bakımından da büyük önem taşıyor. Bakan Uraloğlu, hattın tamamının yılda yaklaşık 30 milyon yolcu ve 59 milyon ton yük trafiğine hizmet verebilecek kapasitede olacağını açıkladı. Bu kapasiteyle proje, Bursa ve çevre illerdeki sanayi üretiminin lojistik gücünü artıracak önemli bir altyapı yatırımı olacak. Özellikle Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine ve ihracata dayalı sanayi yapısı dikkate alındığında hızlı tren hattının yük taşımacılığı ayağı ekonomik açıdan da kritik bir rol üstlenecek. Bursa’nın ulaşım vizyonunda yeni dönem Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden biri olan Bursa, uzun yıllardır hızlı tren ağına dahil olmayı bekleyen büyükşehirlerden biri konumunda bulunuyor. Kentte yaşayan vatandaşlar açısından hızlı tren projesi, yalnızca ulaşım süresini kısaltacak bir yatırım değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal hareketliliği artıracak bir proje olarak değerlendiriliyor. Bursa’nın İstanbul, Ankara ve Anadolu’nun diğer bölgeleriyle hızlı bağlantıya kavuşması; iş dünyası, turizm sektörü ve üniversiteler açısından da yeni fırsatlar oluşturması bekleniyor. Bandırma bağlantısıyla bölgesel ticaret güçlenecek Projenin Bandırma ayağı da bölgesel ulaşım açısından önemli bir avantaj sağlayacak. Bandırma Limanı ile entegre olacak demiryolu bağlantısının, yük taşımacılığında yeni imkanlar oluşturması hedefleniyor. Böylece Marmara Bölgesi’nin üretim merkezleri ile liman bağlantıları daha etkin hale gelecek. Sanayi ürünlerinin daha hızlı ve düşük maliyetlerle taşınabilmesi, ihracat kapasitesine de olumlu katkı sunacak. Bursa hızlı tren için geri sayıma geçti Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde gelinen son aşama, Bursa’nın ulaşım tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Osmaneli-Bursa kesiminde başlayacak test sürüşlerinin ardından hattın işletmeye alınması için son kontroller gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla Bursa, Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına bağlanan önemli şehirlerinden biri olacak. Vatandaşlar daha kısa sürede Ankara ve İstanbul’a ulaşırken, kent ekonomisi de hızlı ve modern ulaşım altyapısının avantajlarından yararlanacak. Bursa’nın yıllardır beklediği hızlı tren bağlantısında artık en kritik aşamaya geçilirken, gözler test sürüşlerinin başlamasına çevrildi.

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı Haber

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı

HEPA Türkiye, 7–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Beautyİstanbul 2026 Fuarı’na Macaristan Ülke Pavilyonukapsamında katılım sağlayarak, altı Macar firma ile Türkiye ve Macaristan arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesinekatkıda bulundu. Kozmetik, kişisel bakım, profesyonelgüzellik uygulamaları, ambalaj ve hammadde alanlarındabölgenin en önemli ticaret platformlarından biri olan Beautyİstanbul 2026, uluslararası alıcılar ile küresel kozmetikmarkalarını bir araya getirmeye devam etti. Fuarda, başta Orta Doğu, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri vegelişmekte olan pazarlar olmak üzere 69 ülkeden 500’ün üzerinde nitelikli VIP satın alıcı, distribütör ve ithalatçıağırlandı. HEPA Türkiye koordinasyonunda fuarda yer alan Macaristan Ülke Pavilyonu, yenilikçi ürün portföyü, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Pavilyondaki Macar firmalar; profesyonel kozmetik, saç ve cilt bakımı, tırnak kozmetiği, kişisel bakım ürünleri, ambalaj çözümleri ve renkli kozmetik alanlarında faaliyet göstererek sektör profesyonelleriyle güçlü temaslar kurdu. Fuarda Güzellik ve Kozmetik Markaları Öne Çıktı Fuara katılan Macar firmalar arasında; profesyonel güzellik ve FMCG alanında faaliyet gösteren Alveola Kft., kozmetik ambalaj çözümleri sunan Karsai Kft., Avrupa’nın önde gelen saç bakım markalarından Kallos Cosmetics yer aldı. Ayrıca, profesyonel tırnak kozmetiğinde küresel ölçekte faaliyet gösteren Mystic Nails, yaklaşık 200 yıllık geçmişiyle kozmetik ve hijyen ürünleri üreticisi Caola Zrt. ile trend odaklı makyaj ürünleri geliştiren ADEN Cosmetics de yer aldı. Fuar Boyunca Ticari Temaslar Kuruldu Fuarda Macaristan Pavilyonu’nda yer alan firmalar, yaklaşık 100’e yakın B2B iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan temaslarda; distribütörlük fırsatları, özel markalı üretim (private label), ihracat iş birlikleri ve bölgesel pazarlara erişim olanakları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle Türkiye pazarı ve bölgesel büyümeyi hedefleyen Macar firmalar açısından fuarın önemli ticari fırsatlar sunduğu gözlemlendi. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez, Beautyİstanbul 2026 kapsamında kurulan iş bağlantılarının fuar sonrasında da aktif şekilde takip edildiğini belirterek, Türkiye ile Macaristan arasında kozmetik ve kişisel bakım sektörlerinde katma değerli ticari iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de uluslararası fuar ve sektörel organizasyonlar aracılığıyla Türk ve Macar firmalarını bir araya getirerek sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlamaya devam edecek.

BTSO’dan 2030 vizyonu: Bursa’yı daha rekabetçi merkez yapacağız Haber

BTSO’dan 2030 vizyonu: Bursa’yı daha rekabetçi merkez yapacağız

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Bursa iş dünyasının üretim ve ihracat gücüyle küresel ölçekte daha iddialı bir konuma geldiğini söyledi. Kuş, güçlü ekonominin bağımsızlığın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, ülkelerin geleceğinin üretim kabiliyeti, teknoloji geliştirme iradesi ve nitelikli insan kaynağıyla şekillendiğini ifade etti. Bursa’nın girişimci ruhunu ortak akılla büyütmeyi hedeflediklerini belirten Kuş, BTSO’nun projeleriyle iş dünyasına yön vermeye devam ettiğini kaydetti. BTSO’nun iştiraki KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen HOMETEX Fuarı’na da değinen Kuş, organizasyonun ev tekstili sektörünün dünya çapındaki en önemli buluşmalarından biri olduğunu söyledi. Fuarın 19 Mayıs gibi anlamlı bir günde açıldığını hatırlatan Kuş, üretim gücü ve marka değerinin ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını dile getirdi. Dış ticaret faaliyetlerine ilişkin bilgi de veren Kuş, Ticaret Bakanlığı destekleriyle 7 UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik heyetle Etiyopya’ya ticaret programı düzenlediklerini belirtti. Programın Türkiye’den Etiyopya’ya yapılan en geniş kapsamlı ticaret heyeti olduğunu ifade eden Kuş, Bursa firmalarının Addis Ababa’da 2 bini aşkın şirketle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdiğini aktardı. “Bursa iş dünyası yeni pazarlar için cesaretle yola çıkmaya devam edecek” diyen Kuş, hedeflerinin Bursa’yı daha rekabetçi, yenilikçi ve güçlü bir ekonomi merkezi haline getirmek olduğunu söyledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise dijital ve yeşil dönüşümün küresel rekabetin belirleyici unsurları haline geldiğini belirterek, Bursa iş dünyasının bu sürece uyum sağlamasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Uğur, sürdürülebilir üretim ve çevre odaklı dönüşüm çalışmalarının hız kazanması gerektiğini vurguladı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO)'nun  ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Haber

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO)'nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi

Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi: “Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik.” “2030 HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ” Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, “130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, “Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz.” ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz.” FİRMALARDAN ORGANİZASYONA TAM NOT Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. ASKON Bursa Şube Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da Etiyopya’nın hedef pazarlar arasında yer aldığını belirterek, “Gönül köprülerimizin olduğu bir coğrafyadayız. İş fırsatlarını değerlendirebilecek güçteyiz. Bu organizasyonun ülke ihracatına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. İMSİAD Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Şeref Demir ise Etiyopya’nın inşaat sektörü açısından büyüyen bir pazar olduğunu belirterek, “Konut imalatı ve yapı malzemeleri konusunda ciddi bir talep olduğunu yerinde gördük. Görüşmeler oldukça verimli geçti.” dedi. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz.” dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, “Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz.” ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, “Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz.” dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, “Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar.” dedi. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, “İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk.” dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, “Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz.” diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, “Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar.” ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, “Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli.” dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, “Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, “Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır.” dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, “Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, “Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Öte yandan etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.