SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hürmüz

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hürmüz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e verdiği mülakat İngilizce ve Arapça olarak yayımlandı. Mülakatta Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara ilişkin yaklaşımı öne çıkarken, Erdoğan’ın özellikle Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerinden bölge ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğine yönelik mesajları dikkat çekti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” anlayışının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında atılan adımın temel yaklaşımını oluşturduğu belirtildi. “BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR” Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef alan bir bloklaşma olmadığı, aksine barış, istikrar, dayanışma ve kolektif caydırıcılığı esas alan stratejik bir iradeyi temsil ettiği ifade edildi. Türkiye’nin bölgesel vizyonunda dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölgesel sahiplenmenin, gerilim yerine diplomasinin, çatışma yerine diyaloğun ve ayrışma yerine iş birliğinin öne çıktığı vurgulandı. Körfez’den Hürmüz’e, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı esas alan bir bölgesel düzeni savunduğu belirtildi. Açıklamada, güvenlik, kalkınma ve refahın birlikte güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, Türkiye’nin bölgesinde edilgen bir aktör olmadığı, barışın tesisi için inisiyatif alan ve sorumluluk üstlenen bir ülke olduğu ifade edildi. Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonun, Orta Doğu’nun geleceğinin çatışma ve istikrarsızlık yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek iradesiyle şekillenmesi çağrısı taşıdığı belirtilerek, Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için yapıcı diplomasi yürütmeyi sürdüreceği kaydedildi.

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak” Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak”

Hürmüz Boğazı için İran’dan yeni karar İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’ın tüm şartları ABD tarafından kabul edilene kadar boğazın kontrolünün sürdürüleceğini bildirdi. Muhibbi, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından yalnızca bir deniz geçiş noktası olmadığını belirterek bölgenin stratejik önemine vurgu yaptı. İran yönetiminin açıklamaları, boğazın geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ortaya koyarken, bölgede ticari gemi trafiğinin nasıl düzenleneceği de önemli başlıklardan biri haline geldi. Tahran’ın ABD’den istediği 6 şart İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında ABD’den yerine getirmesini istediği şartlar arasında askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi ve bölgedeki ablukanın kaldırılması bulunuyor. Tahran’ın talepleri şu başlıklarda sıralanıyor: İran’a yönelik askeri operasyonların sona erdirilmesi, Abluka ve yaptırımların kaldırılması, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi, Savaş nedeniyle oluşan zararlar için tazminat ödenmesi, Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması, ABD’nin İran’a yönelik tehdit ve baskı politikalarından vazgeçmesi. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi de boğazın yeniden açılmasını ABD’nin söz konusu şartları yerine getirmesine bağladı. İran ile Umman arasındaki görüşmeler sürüyor Hürmüz Boğazı'ndaki kritik gelişmelerin yaşandığı sırada İran ile Umman arasında deniz trafiğinin düzenlenmesine yönelik müzakereler de devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran ile Maskat'ın boğazdaki deniz ulaşımına ilişkin hukuki mekanizma ve gemilerin kullanacağı yeni güzergâh konusunda anlaşmaya oldukça yaklaştığını açıkladı. Ancak Arakçi, Umman'la yapılacak olası anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. İran yönetimi, deniz trafiğinin teknik olarak düzenlenmesi ile boğazın yeniden açılması kararını birbirinden ayrı değerlendiriyor. Yeni geçiş güzergâhı gündemde İran ve Umman arasında yürütülen görüşmelerde, yaklaşık 60 yıldır uygulanan deniz ulaşım sisteminin değiştirilmesine yönelik seçenekler de ele alınıyor. Görüşmeler kapsamında mevcut geçici güzergâhların yerine yeni bir rota oluşturulması planlanıyor. Kaynakta yer alan bilgilere göre yeni güzergâhın önemli bölümünün İran karasularından geçmesi öngörülüyor. Geçici düzenlemenin birkaç ay yürürlükte kalabileceği, daha sonra kalıcı bir sisteme geçilmesinin ise İran yönetiminin vereceği karara ve ABD’nin önceki yükümlülüklerine dönmeye ne ölçüde hazır olduğuna bağlı olacağı belirtiliyor. İran parlamentosunda yeni taslak Hürmüz Boğazı'na ilişkin tartışmalar İran parlamentosunun da gündeminde. İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'nda görüşülen yasa taslağı, boğazdan geçen gemi ve yük taşımacılığına yönelik yeni kısıtlamalar öngörüyor. Taslakta, ABD, İsrail ve İran'ın düşman olarak değerlendirdiği diğer ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişinin yasaklanması öneriliyor. İsrail bağlantılı yüklerin geçişine de kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Düzenlemeye aykırı hareket edilmesi halinde yük değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası uygulanması da taslakta yer alan hükümler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik sürüyor İran'ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının yalnızca Tahran ile Umman arasındaki teknik görüşmelere bağlı olmadığını gösteriyor. Tahran, boğazın yeniden açılması için doğrudan ABD'nin tutumunda değişiklik istiyor. İranlı yetkililer, askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi gibi talepler karşılanmadan boğazın yeniden açılmasının gündeme gelmeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle İran ile Umman arasındaki deniz ulaşımı görüşmeleri ilerlese dahi Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması konusunda kararın ABD-İran ilişkilerindeki gelişmelere bağlı kalması bekleniyor.

ABD Başkanı Trump: İran'ın Hark Adası'nı hedef aldık Haber

ABD Başkanı Trump: İran'ın Hark Adası'nı hedef aldık

Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) Orta Doğu tarihinin en şiddetli hava saldırılarından birini gerçekleştirdiğini ileri süren Trump, "İran'ın en değerlisi olan Hark Adası’ndaki tüm askeri hedeflerin tamamen yok edildiğini" belirtti Trump’ın tam açıklaması şu şekilde: “Az önce, benim talimatımla CENTCOM, Orta Doğu tarihinin en şiddetli hava saldırılarından birini gerçekleştirdi ve İran’ın en değerli varlığı olan Kharg Adası’ndaki tüm ASKERİ hedefleri tamamen yok etti. Ahlaki nedenlerden ötürü, adadaki petrol altyapısını yok etmemeyi tercih ettim. Ancak İran ya da başka herhangi bir ülke, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan özgür ve güvenli geçişini engelleyecek herhangi bir adım atarsa, bu kararımı derhal yeniden gözden geçireceğim. İran ordusu ve bu terörist rejimle bağlantılı tüm diğer unsurlar, silahlarını bırakıp ülkelerinden geriye kalanları kurtarmakla akıllılık ederler; ki geriye pek bir şey kalmadı!” Hark Adası İran kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında yer alan Hark Adası, ülkenin petrol ihracatı açısından stratejik bir merkez konumunda bulunuyor. Hark Adası, İran’ın en değerli ihracat kalemi olan petrol ile uluslararası alıcılar arasındaki kritik bağlantıyı oluşturuyor. Uzmanlara göre İran’ın petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 90’ı Hark Adası terminali üzerinden gerçekleşiyor. Ahvaz, Marun ve Gachsaran gibi ülkenin en büyük petrol sahalarında çıkarılan ham petrol, boru hatlarıyla Hark Adası’na ulaştırılıyor. Petrol burada tankerlere yüklenerek Hürmüz Boğazı üzerinden Umman Denizi’ne ve küresel pazarlara sevk ediliyor. Bu ihracat, İran yönetimine büyük gelir sağlıyor ve devlet bürokrasisinin yanı sıra güvenlik güçlerinin finansmanında önemli rol oynuyor.

İran Savaşı petrol fiyatlarını uçurdu. Haber

İran Savaşı petrol fiyatlarını uçurdu.

ABD ile İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılması petrol krizini de beraberinde getirdi. Hürmüz’den geçen petrol miktarı 4’te 1 oranına düşmesiyle birlikte ABD başta olmak üzere onlarca ülkede petrol alarmı veriliyor. Petrol krizini en çok hisseden ülke olan ABD’de Trump’u karşı tepkiler artarak devam ediyor. Petrol ile birlikte Orta Doğu’dan gelen bir çok üründe de kriz yaşanırken, ABD ekonomisini ciddi şekilde sarstığı belirtiliyor. ABD ekonomistleri, savaşın 15 gün daha devam etmesi durumunda ABD ekonomisinin tepetaklak olacağı, doların dünya genelinde hızlı bir şekilde ciddi değer kaybedeceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Brent petrolün varil fiyatı, cuma günü 100 doların üzerinde kapanmasının ardından son iki gündür bu psikolojik sınırın üzerinde işlem görmeye devam ediyor. Küresel piyasalardaki bu tırmanış, üçüncü haftasına giren İran savaşının şiddetlenmesiyle eş zamanlı olarak yaşanıyor. Piyasa verilerine göre, cuma günü Brent petrolün varil fiyatı 2,63 dolar artış göstererek 103 dolar 14 sentten alıcı buldu. ABD Batı Teksas (WTI) tipi hafif ham petrolünün varil fiyatı da yaklaşık 3 dolar değer kazanarak 98 dolar 71 sent seviyesine tırmandı. Rezerv hamleleri fiyatları frenleyemedi Petrol fiyatlarındaki bu önlenemeyen yükseliş; ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) üye diğer ülkelerin fiyatları kontrol altına almak amacıyla attığı adımlara rağmen gerçekleşti. Söz konusu ülkeler, piyasayı rahatlatmak için stratejik rezervlerinden 400 bin varil petrolü kullanıma açma kararı almıştı. Öte yandan küresel enerji piyasasındaki hareketlilik ve yaptırım tartışmaları sürerken, ABD yönetiminin Hindistan'a 30 gün süreyle Rusya'dan petrol satın alması için yeşil ışık yaktığı bildirildi. Trump: Savaş yakında bitmez Gelişmeleri değerlendiren ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump, bölgedeki mevcut savaşın kısa vadede sona erme ihtimalinin düşük olduğuna dikkat çekti. Çatışmaların devam etmesi, petrol fiyatlarının üst üste iki hafta boyunca yükseliş trendinde kalmasına neden oldu. Geçtiğimiz hafta yüzde 10 oranında değer kazanan Brent petrol, son iki haftalık periyotta ise toplamda yaklaşık yüzde 38 oranında ciddi bir artış kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.