SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hükümet

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hükümet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hükümet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Gün sorumlulukla hareket etme, sağduyulu davranma günüdür Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Gün sorumlulukla hareket etme, sağduyulu davranma günüdür

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: ''Toplantımızda, özellikle İran krizi ve bölgemizdeki yansımalarını ele aldık; ekonomiden, ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarıma ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdik. Çatışmaların uzaması, yayılması ya da, Allah korusun, kontrolden çıkması dahil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettik.' Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Deneyim sahibi kadrolarımızla tüm gelişmeleri takip ediyoruz. Tedbiri elden bırakmıyoruz. Hedefimiz, ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. 86 milyonun huzuru bizim için en önemli hassasiyettir. Ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden mümkünse söndürmenin mücadelesini veriyoruz. Tüm bu mücadelenin ortasında, ana muhalefetin başındaki zatın söylemlerini ibretle takip ediyoruz. Füzelerin gökyüzünde uçtuğu böyle bir dönemde hala polemik peşinde koşan prim kasan bu şahsı aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa bu konuyla muhatap olmak bize ağır geliyor. Milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz. Ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu yok. Diplomasi zaten yok. Bunun yerine ne var? Sadece İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var. Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika bakış açısı ortaya çıkaramıyorlar. Bu hastalıklı bir yaklaşımdır. Pek çok ülke Türkiye'nin izlediği politikasından övgüyle bahsediyor, milletimiz bize oy versin veya vermesin herkes dua ediyor. Ancak muhalefet ana muhalefet çıkıyor Türkiye Cumhuriyetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Böyle bir sorumsuzluk olamaz. Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye, her alanda güçlüdür. Her türlü saldırıyı püskürtecek kapasiteye sahiptir. İçler acısı durumda olan tek bir mekanizma vardır o da bunlardır. 'Biz iktidarda değilsek sorumlu değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar bencilce bir tavırdır. 86 milyonun emanetini taşıyan bir cumhurbaşkanı olaran tüm kötü sicillerine rağmen onlara çağrı yapıyorum. Gün sataşma günü değildir. Gün sorumlulukla hareket etme, sağduyulu davranma günüdür. Siyasi fırsatçlığı bırakın, bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimize madem destek olmuyorsunuz bari köstek olmayın. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze katliamlarında olduğu gibi, İran krizinde de barış ve istikrarın yanadır. İlk günden itibaren yoğun diplomasi trafiği içindeyiz. Şimdiye kadar 16 liderle görüştük. Dışişleri Bakanımız 50'nin üzerinde telefonla görüştü. Sorumlu tüm arkadaşlarımız muhataplarıyla sürekli temas halindeler. Bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle izliyor. Hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için gerekli tedbirleri alıyoruz. Geçmişte pek çok krizden yara alarak değil güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Dış şoklara karşı direncimiz bugün çok güçlü. Merkez Bankası rezervlerimiz 200 milyar dolar civarında. Proaktif bir yaklaşımla adımlarımız sayesinde piyasalarımız sağlıklı işliyor. SPK ve Borsa İstanbul piyasaları güvence altına alacak düzenlemeler yaptı. Dezenflasyon için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Olası enerji artışlarından vatandaşlarımızı korumak için eşel mobil sistemini devreye aldık. Herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz. Türkiye'nin ham petrol üretimi 48 milyon varile ulaştı. Kaynak çeşitliliği için 15 farklı ülkeden petrol ithal ettik. Enerji terminallerimiz ve doğalgaz depolama tesislerimizi ciddi oranda güçlendirdik. Kullanıcıların akaryakıta sahip olması açısından herhangi bir sıkıntı yok. Tarımda gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden gübre temini için gümrük verisini sıfıra indirdik. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği açısından bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin de etkilenmemesi için gereğini yapıyoruz. Denetimlerimizi artırdık. İran sınırındaki 3 gümrük kapımızda herhangi bir sorun veya yoğunluk bulunmuyor. İş insanlarımızın sağlık ve güvenlik durumlarında şimdilik bir sorun yok. 28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik alanında tüm adımları atıyoruz. Hava sahamızı 7/24 izliyoruz. Kara, deniz ve hava kuvvetleri ile hudut güvenliğini 60 bin personelle koruyoruz. Ülkemize yöneldiği tespit edilen füze, NATO tarafından etkisiz hale getirildi. İran makamlarına bunu ilettik. Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye dostluğunu zora sokacak yanlış adımlar atılmaya devam ediyor. Bin yıllık komşuluk hukukumuza karşı olacak bir hesaba girilmemelidir. Türkiye'nin yeri bellidir. Yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. İlave önlemleri almaya devam edeceğiz. KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağımızı Ada'ya konuşlandırdık. Can Azerbaycan başta olmak üzere kardeş ülkelerle dayanışma içindeyiz. Bölgedeki terör unsurlarını da izliyoruz. Bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun karşısındayız. Kimse yanlış hesap yapmasın. Kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşülmemelidir. Şu an için sınır hattımızda herhangi bir hareketlilik yok. Sınır kapılarında önleyici tedbirleri artırdık. İhtiyaç halinde devreye alınacak planlarımızı hazır tutuyoruz. Çatışmaların başlamasıyla havacılık ve denicilik faaliyetlerini de görüştük. Taşımacılara olası saldırı risklerine karşı Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan rotasını kullanmalarını önerdik. Türkiye emin ve ehil kadroların elinde güvendedir. Özellikle yabancı basında yürütülen kampanyalar Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapsın. Biz rotamızda emin adımlarla yürüyoruz. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar başaramadılar, bundan sonra da başaramayacaklar. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor. Kabine toplantımızın ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri saygıyla selamlıyor, Allah'a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla..."

Güney Kore 2030 yılına kadar 30 milyon turisti ağırlamayı hedefliyor. Haber

Güney Kore 2030 yılına kadar 30 milyon turisti ağırlamayı hedefliyor.

25 Şubat'ta Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Güney Kore'nin turizm sektöründe kapsamlı bir revizyon çağrısında bulunarak, seyahat talebini artırarak ve turist akışını başkent Seul'den uzaklaştırarak 2030 yılına kadar 30 milyon uluslararası ziyaretçi çekmeyi hedeflediğini belirtti. Başbakanlık Sarayı'nda düzenlenen Ulusal Turizm Stratejisi Konferansı'nda konuşan Lee, K-kültür dalgasına dayalı kültür endüstrisinin gelişiminin ekonomik büyümeye ve önemli istihdam yaratılmasına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Ona göre, Güney Kore'nin 2025 yılında 18.936.562 uluslararası ziyaretçiyi ağırlaması ve 2024 yılına kıyasla %15,7'lik bir artışla 20 milyon ziyaretçi hedefine ulaşması beklendiğinden, turizm endüstrisinin niceliksel büyümeden niteliksel büyümeye geçmesi gerekiyor. Geçen yıl yabancı turistlerin harcamaları 17,4 trilyon won'u aşarak 2024 yılına göre %21,1 artış gösterdi. Ancak Cumhurbaşkanı Lee, turistlerin %80'inin Seul'de yoğunlaşması durumunda büyümenin yakında zirveye ulaşacağı ve ekonomik faydaların diğer bölgelere yayılmayacağı konusunda uyardı. Hükümet, uluslararası turizm pazarını genişletmek ve bölgesel turizmi canlandırmak üzere iki ayaklı bir strateji başlattı; bu stratejiye göçmenlik prosedürlerinde reformlar, yerel havaalanlarının iyileştirilmesi, konaklama sistemlerinin geliştirilmesi ve yüksek katma değerli turizm ürünlerinin geliştirilmesi eşlik ediyor. Kültür, Spor ve Turizm Bakanı Chae Hwi Young, bunun Güney Kore'yi küresel bir turizm merkezi haline getirmek için "altın bir fırsat" olduğunu belirtti ve 30 milyon ziyaretçi hedefine bir yıl içinde ulaşılmasını önerdi. Bu konferans, cumhurbaşkanının 2019'dan bu yana ilk kez doğrudan başkanlık ettiği bir turizm stratejisi toplantısı olma özelliğini taşıyor; toplantıya genellikle Başbakan başkanlık eder. Katılımcılar arasında, Hotel Shilla CEO'su Lee Boo Jin de dahil olmak üzere özel sektör temsilcilerinin yanı sıra maliye, ulaştırma, adalet ve ilgili alanlardan sorumlu bakanlar da yer aldı. Hükümet ayrıca, ülkenin turizm destinasyonu imajını olumsuz etkileyen fahiş fiyat uygulamaları, agresif pazarlama ve düşmanca davranışlarla kapsamlı bir şekilde mücadele edeceğine söz verdi.

CHP Bursa'dan 'asgari' tepki! Yere batsın böyle düzen! Haber

CHP Bursa'dan 'asgari' tepki! Yere batsın böyle düzen!

CHP Bursa İl Başkanlığı, Kent Meydanı'nda düzenlediği basın açıklamasıyla asgari ücretle ilgili hükümete tepki gösterdi. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, düşük ücretlerin halkı açlığa mahkûm ettiğini söyleyerek, hükümeti eleştirdi. Adalet ve eşitlik çağrısı yapan Başkan Yeşiltaş, "Yere batsın böyle düzen" dedi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından Kent Meydanı'nda ‘Asgari Ücret Tepkisi’ konulu basın açıklaması düzenlendi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın, bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izlediklerini belirterek, "İşçinin masada olmadığı göstermelik bir pazarlıkla, milyonlarca işçiyi, milyonlarca emekçiyi ve milyonlarca aileyi açlığa mahkum ettiler. Kimsenin güvenmediği TÜİK bile, yüzde 31 enflasyon gösterirken, bu oranın altında zam yapıp, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan “emekçiyi enflasyona ezdirmedik” dediler. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede, Bu halka, 28 Bin lira parayı, Bu onurlu halka, açlığı reva gördüler. Yere batsın böyle düzen" diye konuştu. “Bu hükümet asgari ücretin bir yoksullukla mücadele aracı olduğunu hatırlasın" diyen Başkan Yeşiltaş, şunları kaydetti: "Normal bir düzende, halkın emeğini kimse sömürmesin diye hükümet piyasayamüdahale eder, asgari bir ücret belirler ve halkının yanında olur! Asgari ücretin anlamı budur. Ama bu ülkede halkın emeği, zengin daha zenginleşsin diye bizzat hükümet eliyle sömürülüyor. Bu ülkede, Kriz varsa yükü işçi çekiyor, büyüme varsa payı zengin alıyor. Vergiyi yoksul ödüyor, yoksulun vergisi zengine gidiyor. Bir avuç sermaye sahibi ve saray etrafında öbeklenen bir avuç azınlık, şatafat içinde yaşasın diye, milyonlarca insan açlığa mahkum ediliyor. Bu hükümetin halkla olan bağı tamamen kopmuştur. Halka bağı kalsa bütçe görüşmelerinde sırasında “Asgari ücretli sayısı abartılıyor” demezlerdi Gerçek şudur: Bu ülkede çalışanların yarısı asgari ücretle çalışıyor. Diğerleri de onun biraz üzerinde maaş alıyor. Asgari ücretin iki katından daha yüksek bir maaşla çalışanların oranı sadece yüzde 12. Bu ülkedeki maaşların tamamı neredeyse asgari ücrete göre hesaplanıyor" Bir yıl boyunca geçerli olacak bu ücretin maalesef durdurulamayan enflasyon karşısında hızla eriyeceğini ifade eden Başkan Yeşiltaş, "Halkımız her ay daha büyük bir karanlığa sürüklenecek. İnanın bu ülkenin insanları, bu ülkenin emekçi halkı bu karanlığı haketmiyor. Bir kez daha açıkça görülmüştür ki, ülkedeki adalet krizi her geçen gün daha da büyümektedir. Eksik olan adalettir. Sorun bu adaletiz düzenin sahipleridir. Bugün ülkenin her yanından adalet çığlıkları yükseliyor. Sadece mahkeme salonlarında değil. Evde, fabrikada, tarlada, okulda. Bütün ülke, adil bir yaşamın özlemini çekiyor, adil bir düzen istiyor. Kardeşlerim, bu düzeni yaratanlar değişmeden, tek bir emekçi, tek bir yurttaş nefes alamayacak. Yemin olsun bu düzeni de, Bu düzenin işbirlikçilerini de , ilk seçimde gönderip, Büyük usta Nazım’ın düşlediği “Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan” bir ülkeyi, Ekmek, gül ve hürriyet günlerini hep birlikte kuracağız. Yemin olsun başaracağız. Mutlaka kazanacağız. Aydınlık yarınlarımıza selam olsun. Sağ olun! Var olun.” diye konuştu.

Prysmian işçileri Mudanya'da bir saatlik iş bıraktı! Haber

Prysmian işçileri Mudanya'da bir saatlik iş bıraktı!

Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye metal işçileri, düşük ücretler ve vergideki adaletsizliğe karşı Mudanya'da örgütlü bulundukları Prysmian Kablo Fabrikası'nda bir saatlik iş bırakma eylemi yaptı. İşçiler, MESS ile süren toplu sözleşme görüşmelerindeki tıkanmaya dikkat çekti. Birleşik Metal-İş Sendikası’na bağlı metal işçileri, Prysmian Kablo Fabrikasında bir saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Geçim sıkıntısı, düşük ücretler ve adaletsiz vergi sistemi protesto edilirken, MESS ile yürütülen 2025-2027 Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde yaşanan uyuşmazlık gündeme taşındı. Fabrika önünde toplanan işçiler, “Sadaka değil toplu sözleşme”, “Gelirde adalet, vergide adalet” ve “MESS şaşırma, sabrımızı taşırma” sloganları attı. Yapılan konuşmalarda metal işçisinin emeğinin karşılığını almakta kararlı olduğu vurgulandı. Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın, Pazar günü Gebze’de yapılacak büyük mitingin önemine dikkat çekerek, “Ne kadar güçlü olursak ekmeğimizi o kadar büyütürüz. Bu süreci birlikle kazanacağız” dedi. Aydın, mitingin hem MESS hem de hükümet tarafından yakından izleneceğini belirtti. Sendikadan yapılan yazılı açıklamada ise MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin 8 Aralık’ta uyuşmazlıkla sonuçlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, MESS’in tekliflerinin resmi enflasyonun dahi altında kaldığı, kazanılmış hakları geriye götürmeye yönelik olduğu ifade edildi. Merkez TİS Komisyonu’nun kararıyla eylemlerin süreceği kaydedildi.

Sosyal konut yerine çıkarılacak iki yönetmelik fiyatları bir ayda dengeleyebilir Haber

Sosyal konut yerine çıkarılacak iki yönetmelik fiyatları bir ayda dengeleyebilir

Hükümetin 500 bin konut projesinin olumlu ancak fiyatları düşürmede yetersiz kalacağını savunan sektör temsilcileri, değerleme raporu zorunluluğu ve kademeli emlak vergisi önerileriyle piyasanın kendi içinde dengelenebileceğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Gayrimenkul PR, hükümet tarafından başlatılan 500 bin konut projesinin özellikle alt gelir grubuna yönelik yararlı bir adım olduğunu ancak genel konut fiyatlarını kısa ve orta vadede aşağı çekmekte etkili olmayacağını açıkladı. Firma, Ekim 2025 itibarıyla seri ilan sitelerinde Türkiye genelinde 640 bine yakın, Ankara’da ise 90 bin satılık konut bulunduğunu hatırlatarak, “Sorunun çözümü yeni konut üretmekten ziyade fiyat mekanizmasını düzenlemekten geçiyor” ifadelerini kullandı. HER İLAN İÇİN DEĞERLEME RAPORU ŞARTI Yabancıya satışta zorunlu olan değerleme raporunun yerli alıcılar için de getirilmesi gerektiğini belirten Gayrimenkul PR, taşınmaz ilanlarının bu raporla desteklenmesinin piyasada şeffaflığı sağlayacağını vurguladı. Firma açıklamasında şu görüşlere yer verildi: “Her ilanda değerleme raporu zorunlu olmalı. Raporda belirtilen fiyatın altında tapuda işlem yapılmamalı. Böylece yapay fiyat artışları engellenir, piyasa dengelenir ve devletin tapu harcı gelirleri rekor seviyeye ulaşır.” KADEMELİ EMLAK VERGİSİ ARZI ARTIRABİLİR Gayrimenkul PR’nin ikinci önerisi ise çoklu konut sahiplerine yönelik kademeli emlak vergisi sistemi oldu. Buna göre, mülk sayısı arttıkça emlak vergisi oranı da yükselmeli ve vergileme değerleme raporundaki gerçek fiyat üzerinden yapılmalı. Açıklamada, bu düzenlemenin çok sayıda konutu elinde tutan yatırımcıları satışa yönelteceği ve böylece kısa sürede yüksek arz oluşacağı belirtildi. “FİYATLAR BİR AY İÇİNDE DENGELENİR” Gayrimenkul PR, önerdikleri iki yönetmelik yürürlüğe girdiğinde Türkiye’de satılık ve kiralık konut arzının hızla artacağını, fiyatların ise doğal şekilde gerileyeceğini savunarak, “Bu iki düzenleme devreye girer girmez konut fiyatları bir ay içinde dengelenir. Devlet bütçe ayırmadan süreci yönetir; tapu harcı gelirleri artar. Hem devlet hem vatandaş kazançlı çıkar.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.