SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk Devleti

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez” Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadeleye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, örgütlerin kimliğine veya hangi alan altında faaliyet gösterdiğine bakılmaksızın suç teşkil eden eylemlere karşı hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda işlem yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların dini inançlarının istismar edilerek suç işlenmesi ve haksız kazanç sağlanmasına yönelik yapılara karşı mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar… https://t.co/Kh8WOjakai — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 17, 2026 “Kim olduklarına bakılmaksızın mücadele ediliyor” Adalet Bakanı Gürlek, devletin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin herhangi bir grubun kimliğine göre şekillenmediğini vurguladı. Gürlek, mücadelenin “kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakılmaksızın” hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, suçla mücadelede esas alınan kriterin bir yapı ya da topluluğun inanç kimliği olmadığını, doğrudan suç teşkil eden eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı yapılanmalar olduğunu ifade etti. “Dini duygular istismar edilemez” Vatandaşların inanç ve dini duygularının kullanılarak suç işlenmesine ve bu yöntemle haksız kazanç elde edilmesine karşı gerekli adımların atıldığını belirten Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmayı da bu kapsamda değerlendirdi. Gürlek, açıklamasında “Temel ölçüt, suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır” ifadelerine yer verdi. Bu açıklamayla birlikte Adalet Bakanı, suç soruşturmalarında herhangi bir dini yapı veya topluluğun kimliğinin değil, somut olarak ortaya konulan suç teşkil eden eylemlerin esas alınacağını vurguladı. İnanç ve ibadet özgürlüğü vurgusu Gürlek, dini değerlerin suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemeyeceğini söyledi. Devletin suç teşkil eden eylemlerle mücadelede kararlılığını sürdüreceğini belirten Gürlek, aynı zamanda vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunacağını ifade etti. Adalet Bakanı’nın mesajında, suçla mücadele ile inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasının birlikte yürütüleceğivurgusu öne çıktı. Gürlek, devletin temel yaklaşımının herhangi bir inanç grubunu hedef almak değil, suç oluşturan fiillere ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalara karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmek olduğunu belirtti.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım" Haber

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi konusunda partisinin tutumunu açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Aksakal, partisinin yetkili kurullarında teklif metnini ayrıntılı biçimde değerlendirdiklerini belirterek, genel anlamda düzenlemeyi olumlu bulduklarını söyledi. Aksakal, kendisinin de DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili sıfatıyla yasa teklifine imza atacağını açıkladı. "Teklifi genel olarak olumlu buluyoruz" DSP lideri Aksakal, teklifin parti içerisinde kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, düzenlemenin temel hedefleri açısından olumlu bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Aksakal'ın açıklamasında öne çıkan noktalardan biri ise teklifin eksikliklerine rağmen desteklenmesi oldu. DSP Genel Başkanı, metinde bazı demokratik eksiklikler bulunduğunu ve hukuk devleti açısından risk oluşturabilecek noktalar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu eleştirilerin, teklifin temel amacına yönelik desteklerini değiştirmeyeceğini söyledi. Aksakal, partisinin teklif üzerindeki değerlendirmesini iki farklı zeminde ele aldıklarını ortaya koydu. Bir tarafta kanun metnindeki hukuki ve demokratik eksiklikler bulunurken, diğer tarafta Türkiye'nin terör sorununu sona erdirme hedefinin yer aldığını vurguladı. "Onayımız yasanın kusurlarına değil" Aksakal, DSP'nin teklif konusunda vereceği desteğin doğrudan metindeki bütün hükümlerin kabul edildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. DSP lideri, demokratik eksiklikleri ve hukuk devleti idealinden uzaklaşma riski gördükleri noktaları tarihe ve kamuoyunun vicdanına bir şerh olarak kaydettiklerini ifade etti. Buna rağmen teklifin desteklenmesinin temel gerekçesinin Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçme hedefi olduğunu belirtti. Aksakal, "Bizim verdiğimiz onay, yasanın kusurlarına değil, devletimizin terörü bitirme iradesine verilmiş bir destektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, DSP'nin yasa teklifine yönelik desteğini koşulsuz bir siyasi ittifak olarak değil, Türkiye'nin terör sorununu çözme iradesine verilen destek şeklinde konumlandırdığını ortaya koydu. "Bir tek evladımızın dahi burnu kanamasın" Aksakal'ın açıklamasında güvenlik ve toplumsal barış vurgusu da öne çıktı. Terörün Türkiye ve bölge topraklarından tamamen ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken DSP lideri, hiçbir vatandaşın zarar görmemesi ve ülkenin uzun süredir devam eden güvenlik sorunlarından kurtulması gerektiğini belirtti. Aksakal, DSP'nin bu nedenle yasa teklifine "evet" diyeceğini ifade etti. Bu yaklaşım, partisinin yasa teklifine ilişkin değerlendirmesinde güvenlik ve toplumsal barış hedeflerini öncelikli gördüğünü gösterdi. Erdoğan ve devlet kurumlarına güven mesajı DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'teki açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin devlet kurumlarına güven mesajı da verdi. Barış sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurum ve kuruluşlarına güvendiklerini söyleyen Aksakal, sürecin devlet mekanizmaları içerisinde yürütülmesinin önemine işaret etti. Bu açıklamayla DSP, çerçeve yasa teklifine yönelik desteğini yalnızca Meclis'teki bir yasal düzenlemeye değil, Türkiye'nin terör sorununu çözmeye yönelik devlet politikasına verilen destek olarak tanımladı. "Yarın görevimiz demokratik boşlukları doldurmak" Aksakal'ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımlar oldu. DSP Genel Başkanı, silahların susması için sorumluluk aldıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte teklif içerisinde gördükleri demokratik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Aksakal, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. DSP liderine göre Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmamalı; süreç, bütün vatandaşların eşit kabul edildiği ve demokratik mekanizmaların güçlendirildiği bir Türkiye hedefiyle tamamlanmalı. DSP'nin tutumu Meclis dengeleri açısından önemli Çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi partilerin tutumları, düzenlemenin TBMM'deki görüşme süreci açısından önem taşıyor. DSP'nin destek açıklaması, teklif lehine oluşabilecek siyasi zemini güçlendiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak Aksakal'ın açıklamalarında, desteğin metindeki tüm hükümlerin eksiksiz biçimde kabul edildiği anlamına gelmediği de açıkça görülüyor. DSP'nin bundan sonraki süreçte komisyonda ve Genel Kurul aşamasında teklifin demokratik ve hukuki yönlerine ilişkin değişiklik önerileri getirmesi bekleniyor. Önder Aksakal'ın açıklaması, partisinin temel yaklaşımını "terörün sona erdirilmesine destek, ancak demokratik ve hukuki eksikliklerin giderilmesi" şeklinde ortaya koydu. Türkiye'de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında siyasi tartışmalar sürerken, çerçeve yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri de sürecin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek.

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirtti Haber

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirtti

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklif kapsamında atılacak her adımın tarihi sorumluluk taşıdığını ifade eden Kılıç, CHP’nin yaklaşımının silahsızlanmanın gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması yönünde olduğunu söyledi. Teklifin yürürlüğe girmesi için terör örgütü PKK/KCK’nın ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, silah ve mühimmatların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi şartlarının öngörüldüğünü hatırlatan Kılıç, sürecin kapsamlı bir güvenlik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Grup Başkanvekilimiz Sevda Erdan Kılıç: "Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de İstanbul Sözleşmesi’nin yaşaması, devam etmesi ve atılan o imzanın korunması için elimizden gelen mücadeleyi verdik; bundan sonra da bu mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz." pic.twitter.com/D9WE8M9dP2 — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 6, 2026 “SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞIN BAŞLANGICIDIR” Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kılıç, yalnızca silahların susmasının kalıcı barış için yeterli olmayacağını söyledi. Kılıç, “Silahların susması, barışın başlangıcıdır ama kendisi değildir. Aynı anda hukuk devleti de güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. Toplumsal güvenin sağlanmadan kalıcı bir barış ortamının oluşamayacağını belirten Kılıç, CHP’nin teklif üzerindeki imzasının tüm hükümleri koşulsuz kabul ettiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kılıç, “İmzamız açık bir çek değil, devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur” diyerek, teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinde gerekli gördükleri değişiklikleri gündeme getireceklerini söyledi. EKONOMİ ELEŞTİRİSİ Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Kılıç, Türkiye’deki enflasyonun vatandaşın günlük yaşamında ağır şekilde hissedildiğini savundu. Kiraların artık temel gider olmaktan çıkıp maaşların önemli bir bölümünü oluşturan bir yük haline geldiğini belirten Kılıç, fiyatların düşmediğini, yalnızca artış hızının yavaşladığını ifade etti. Ekonomi yönetimini eleştiren Kılıç, enflasyonun yalnızca para politikalarından değil; üretim sorunları, vergi düzeni, kentleşme politikaları ve kurumlara duyulan güven kaybı gibi birçok etkenden kaynaklandığını öne sürdü.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart"

TBMM'ye 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin "Terörsüz Türkiye" hedefinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçladığını söyledi. Gürlek, teklifin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı'nın da katkı sunduğunu belirterek, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. "Terör tehdidinin ortadan kaldırılması ortak sorumluluk" Adalet Bakanı Gürlek, hükümet tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilen sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yıllar süren mücadelesi sonucunda terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını ifade eden Gürlek, oluşan güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için hukuki, sosyal ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini söyledi. Teklifin temel amacının toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ortak aidiyet duygusunu artırmak ve terörün yeniden kullanılabileceği alanları ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Uygulama için PKK'nın tamamen sona ermesi şartı Akın Gürlek, kanun teklifinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini açıkladı. Buna göre; PKK/KCK'nın fiili varlığının tamamen sona erdiğinin tespit edilmesi, Örgütün kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edilmesi, Silahların geri dönülemeyecek şekilde imha edilmesi, gerekecek. Bu sürecin güvenlik kurumları tarafından açık ve kesin şekilde tespit edileceğini belirten Gürlek, tespitin ardından konunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edileceğini ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağını ifade etti. TBMM'de izleme komisyonu oluşturulacak Teklif kapsamında sürecin takip edilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını aktaran Gürlek, TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonunun da uygulamaları takip edeceğini söyledi. Meclis komisyonunun gerektiğinde tavsiye ve değerlendirmelerde bulunabileceğini belirten Gürlek, sürecin denetlenebilir ve hukuki çerçevede yürütüleceğini ifade etti. "Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri korunacak" Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olan kapsam konusunda da açıklamalarda bulundu. Terör saldırısı talimatı veren kişiler ile güvenlik güçlerinin şehit edilmesinden sorumlu olanların düzenleme kapsamında yer almadığını vurgulayan Gürlek, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetileceğini söyledi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır." "Kazanan Türkiye ve milletimiz olacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını savundu. Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, yatırım ortamı ve kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağını belirten Gürlek, bölgesel ticaret koridorları, enerji projeleri ve ulaştırma hatlarının güvenliğinin de güçleneceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef; daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir kalkınma anlamına gelmektedir." Teklif Meclis sürecinde değerlendirilecek "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Gürlek, teklifin Türkiye'nin huzur ve güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, hazırlanmasında katkı sunan siyasi partilere ve paydaşlara teşekkür etti.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de dikkat çeken mesajlar: "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de dikkat çeken mesajlar: "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı'nda partililere hitap etti. Göreve dönüşünün ardından ilk kez grup kürsüsüne çıkan Kılıçdaroğlu, birlik ve beraberlik vurgusu yaparken, Türkiye'nin temel sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini anlattı. "Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz" Konuşmasına partililere teşekkür ederek başlayan Kılıçdaroğlu, CHP'nin halkın sorunlarını çözmek için mücadele ettiğini belirtti. "Hiç endişe etmeyin. Benim umudum da sizlersiniz. Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olanlar sizlersiniz. Yeni bir yol haritasını oluşturacak olan yine sizlersiniz." diyen Kılıçdaroğlu, toplumun her kesimini kucaklayan bir siyaset anlayışını sürdüreceklerini ifade etti. "Hiçbir gücün karşısında eğilmeyiz" Kılıçdaroğlu, konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanarak, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi. "Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Sadece haklının, hakkını arayanların önünde eğiliriz. Gücün önünde değil, halkın yanında dururuz." ifadelerini kullandı. "CHP halkın partisidir" CHP'nin tarihi misyonuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, partisinin yalnızca bir siyasi hareket olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "CHP sıradan bir parti değildir. Cumhuriyeti kuran, çağdaş Türkiye hedefini ortaya koyan ve halkın sorunlarına çözüm üreten partidir." Siyasetin unuttuğu kesimlerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getiren CHP lideri, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Tarım işçileri ve sosyal devlet vurgusu Ankara'da mevsimlik tarım işçileriyle bir araya geldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulundu. Her ailenin sosyal güvenceye kavuşması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP'nin uzun süredir savunduğu Aile Destekleri Sigortası projesini yeniden gündeme taşıdı. "Kadınlar bu ülkenin sahipsiz olmadığını bilmeli. Aile Destekleri Sigortası'nı her yerde anlatın." ifadelerini kullandı. "Kimlik ve yaşam tarzı siyaset konusu olmayacak" CHP'nin hiçbir vatandaşın kimliğini, inancını ya da yaşam tarzını siyaset malzemesi yapmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, herkes için eşit yurttaşlık anlayışını savunduklarını dile getirdi. Hukuk ve yargı mesajı Konuşmasının sonunda hukuk devleti vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında üniversitelerin özerk yapıya kavuşacağını belirtti. Ayrıca yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP lideri, "CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş, ne Can Atalay, ne Tayfun Kahraman, ne Osman Kavala, ne Selçuk Mızraklı hapiste kalacak." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki açıklamalarının önümüzdeki günlerde siyaset gündeminde geniş yankı uyandırması bekleniyor. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, partimizin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor. https://t.co/HC8Elg29lo — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 4, 2026

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan 'Terörsüz Türkiye' yorumu Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan 'Terörsüz Türkiye' yorumu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya platformu üzerinden gerçekleştirdiği paylaşımda, TBMM'de imzaya açılan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" hakkında değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu kanun teklifinin "Terörsüz Türkiye" vizyonu çerçevesinde atılmış tarihi bir adım olduğunu vurgulayan Duran, bu sürecin herhangi bir pazarlığın ürünü olmadığını, aksine devletin kararlılığını, milletin iradesini ve hukuk devleti prensiplerini yansıttığını belirtti. Yaptığı açıklamada temel önceliğin terörün tamamen ortadan kaldırılması ve silahların kesin olarak bırakılması olduğunun altını çizen Duran, bu amaç doğrultusundaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen "güçlü iç cephe" vizyonuna da değinen Burhanettin Duran, bu stratejinin Türkiye'nin sahip olduğu en kritik güç olduğunu kaydetti. Duran, güçlü iç cephenin; milletin birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının yanı sıra ortak geleceğe duyulan inancın en güçlü teminatı olduğunu ifade etti. Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM'de imzaya açılması, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan tarihî bir adımdır. Bu süreç herhangi bir pazarlığın değil, devletimizin kararlılığının, milletimizin iradesinin ve hukuk devleti ilkelerinin tezahürüdür. Öncelik, terörün tamamen sona ermesi ve silahların geri dönülmeyecek şekilde bırakılmasıdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü iç cephe anlayışı, bugün Türkiye'nin en büyük stratejik gücüdür. Güçlü iç cephe, milletimizin birlik ve beraberliğinin, kardeşliğinin ve ortak geleceğe olan inancının en sağlam teminatıdır. — Burhanettin Duran (@burhanduran) August 4, 2026

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Çözümün tek meşru adresi TBMM'dir Haber

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Çözümün tek meşru adresi TBMM'dir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de görüşmeleri süren çerçeve yasa tasarısına ilişkin CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, terör sorununun çözümüne yönelik değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında CHP'nin geçmişte hazırladığı raporlara değinen Kılıçdaroğlu, 1989 yılında dönemin Sosyal Demokrat Halkçı Parti'si (SHP) tarafından hazırlanan "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Sorunu" raporunun, dönemin koşullarında önemli bir adım olduğunu belirtti. CHP'nin yıllar boyunca bu konuda çeşitli raporlar hazırladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, partinin çözüm arayışlarında tarihsel bir birikime sahip olduğunu söyledi. "13 YIL SONRA ÇÖZÜM ADRESİ OLARAK TBMM BENİMSENDİ" CHP'nin 2013 yılında yürütülen çözüm sürecine destek verdiğini ancak sürecin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiğini savunduklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, bugün gelinen noktada çözüm adresi olarak TBMM'nin gösterilmesini olumlu bulduklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi ve Meclis bu görevi üstlendi." dedi. "ÇÖZÜM DÖRT TEMEL BAŞLIK ÜZERİNE KURULMALI" Kalıcı çözüm için dört temel unsurun birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunları; terör örgütünün doğrulanabilir şekilde silahsızlandırılması ve tasfiyesi, tüm vatandaşları kapsayan demokratik ve hukuki reformların hayata geçirilmesi, Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıları da kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin oluşturulması ile dış müdahaleleri sınırlandıracak egemenlik stratejisinin geliştirilmesi olarak sıraladı. Genel Merkezimizde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyorum. https://t.co/wkVtwgjVsk — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 3, 2026 Türkiye'nin iç barışını hukuk ve demokrasi temelinde inşa etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, güvenlik politikalarının da bölgesel gelişmeler dikkate alınarak oluşturulmasının önemine işaret etti. "CUMHURİYET'İ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRMAK İSTİYORUZ" Konuşmasında "Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırma" hedefini de anlatan Kılıçdaroğlu, bunun güvenlik ile özgürlüğün anayasal düzen içerisinde birlikte korunması, silahın tamamen siyasetin dışına çıkarılması, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve farklı toplumsal kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde güvence altına alınması anlamına geldiğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının da hukuk devleti anlayışının gereği olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın da o hakkı olacak." ifadelerini kullandı. "KIRMIZI ÇİZGİMİZ ÜNİTER DEVLET YAPISI" CHP'nin temel ilkelerini sıralayan Kılıçdaroğlu, terörün sona ermesi ve Türkiye'nin üniter devlet yapısının korunmasının vazgeçilmez olduğunu belirtti. Silahın siyasetin dışına çıkarılmasına, çözüm sürecinin TBMM merkezli yürütülmesine, hukuk devleti ilkesine, eşit yurttaşlığa, demokratik siyasetin güçlendirilmesine ve bölgesel barışa destek verdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, sürecin şeffaf, denetlenebilir ve hukuki güvence altında yürütülmesi gerektiğini söyledi. CHP'nin ülkenin huzuru için sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi taşın altına koyuyoruz. Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun." dedi. https://youtu.be/jazKwWOq4tE

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı Haber

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde MHP Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit’in sorularını yanıtladı. Türkiye’nin gelecek vizyonu, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, önemli mesajlar verdi. “Çerçeve yasaya tam destek verilmeli” Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yasa yapımının kritik bir noktaya geldiğini belirterek, meselenin siyasi tartışmaların üzerinde görülmesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanacak çerçeve yasaya destek çağrısı yapan Bahçeli, toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu anlayışın çatışma yerine uzlaşıyı, ayrışma yerine bütünleşmeyi esas alması gerektiğini belirtti. MHP lideri, “Çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu. TBMM Komisyonu raporunu tamamladı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuçalışmalarına da değindi. Komisyonun “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda toplumsal bütünleşme, milli dayanışma, kardeşlik, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Bahçeli, hazırlanan raporun önemli bir aşama olduğunu söyledi. Bahçeli, devlet politikası olarak nitelendirdiği sürecin sağlam bir hukuki zemine oturtulması gerektiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur” MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” politikasının gelecek nesillerin huzur ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu savundu. Bahçeli, sürecin dış müdahalelere kapalı, ortak akıl ve toplumsal mutabakat temelinde ilerlemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye, Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini ve bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır.” Bahçeli ayrıca bu politikanın bölgedeki istikrarsızlık süreçlerini sona erdirmeyi ve Türkiye’nin küresel konumunu güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. “Bu politika demokratikleşme iradesidir” Sürece yönelik eleştirilerde bulunanlara da tepki gösteren Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin demokratikleşme ve kardeşliği güçlendirme iradesi olduğunu söyledi. Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.” Türkiye Yüzyılı’nın yeni başlıkları Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun dayanaklarından biri olarak enerji alanına dikkat çekti. Enerjide bağımsızlığın Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Bahçeli, Karadeniz’deki doğal gaz çalışmaları, petrol keşifleri ve uluslararası enerji faaliyetleriyle Türkiye’nin yalnızca bir enerji geçiş ülkesi olmaktan çıktığını söyledi. Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın altıncı dayanağı” Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun altıncı temel başlığının “Terörsüz Türkiye” olduğunu belirtti. Bu politikanın 22 Ekim 2024 tarihindeki grup konuşmasıyla başladığını hatırlatan Bahçeli, hedefin PKK’nın koşulsuz şekilde silah bırakması olduğunu söyledi. TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da bu doğrultuda çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Türk dünyası ve Turan vurgusu Bahçeli, Türkiye Yüzyılı vizyonunun diğer önemli başlıkları arasında Türk dünyası anlayışının bulunduğunu belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk stratejisi ve Türk dünyası jeopolitiği başlıklarına değinen Bahçeli, ortak hedeflerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turan Koridoru”nun önemine dikkat çeken Bahçeli, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle Türk dünyası vizyonunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.