SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamu malını kişisel cüzdanı gibi kullananlara izin veremeyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamu malını kişisel cüzdanı gibi kullananlara izin veremeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, kurumun köklü geçmişine vurgu yaparak kamu maliyesinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini anlattı. Sayıştay’ın temellerinin Karahanlılar, Gazneliler ve Selçuklular dönemindeki mali denetim anlayışına kadar uzandığını belirten Erdoğan, kurumun devlet geleneğinin devamlılığını temsil eden önemli yapılardan biri olduğunu ifade etti. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının devletlerin gücü açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçmişte savurganlık, kötü yönetim ve vesayet girişimlerinin ekonomik maliyetlerini ağır şekilde ödediğini söyledi. Erdoğan, 27 Mayıs darbesinden 15 Temmuz darbe girişimine kadar yaşanan antidemokratik müdahalelerin ülkeye milyarlarca dolarlık zarar verdiğini belirtti. Kamu malının korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu ifade eden Erdoğan, “Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf edilmesine ve yasa dışı yollarla istismar edilmesine de göz yummuyoruz” dedi. Kamu kaynaklarının milletin emaneti olduğunun altını çizen Erdoğan, “Makamı, unvanı ve mevkisi ne olursa olsun hiçbir kamu görevlisi kendisine tahsis edilen imkânları şahsi cüzdanı gibi kullanamaz. Buna izin veremeyiz” ifadelerini kullandı. Son dönemde bazı yerel yönetimlerde gündeme gelen usulsüzlük iddialarına da değinen Erdoğan, milletin emanetini kişisel çıkarları için kullananlarla hukuk çerçevesinde mücadele edilmesinin bir görev olduğunu belirtti. Sayıştay’dan beklentilerinin yalnızca denetim yapmak değil, aynı zamanda kamu yönetimine rehberlik ederek Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sunmak olduğunu dile getiren Erdoğan, modern kamu yönetiminin şeffaflık ve hesap verebilirlik esasına dayanması gerektiğini söyledi. Konuşmasında Sayıştay’ın son yıllarda dijital denetim, veri analitiği ve yeni teknolojilerin kullanımı alanlarında önemli dönüşümler gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurumun yüksek denetim organı olarak çalışmalarını daha etkin şekilde sürdürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, kurum çalışanlarına ve emekli mensuplarına teşekkür ederek, görevlerinde başarılar diledi.

Bülent Arınç : Karar yetki, görev ve usul bakımından yanlış Haber

Bülent Arınç : Karar yetki, görev ve usul bakımından yanlış

Cumhuriyet Halk Partisi için çıkan mutlak butlan kararı üzerine görüşlerimi açıklamak isterim. Bu konu CHP’nin iç meselesidir. Taraflar, şikayetçiler, mağdurlar ve şüpheliler CHP’lidir. Bu meselede prensip olarak bir tarafı ilzam etmek gibi bir düşüncem yoktur. Merhum Erbakan… — Bülent Arınç (@bulent_arinc) May 26, 2026 "Kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum" Bülent Arınç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını incelediğini belirterek kararın hukukiyönüne ilişkin eleştirilerde bulundu. Arınç, "Ben, BAM Dairesi'nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki,görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum" dedi. Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili konularda YSK dışında hiçbirhukuk mahkemesinin karar vermediğini belirten Arınç, söz konusu kararı "konjonktürel birkarar" olarak nitelendirdi. "Asıl vahim olan kararın ihtiyati tedbirli verilmesidir" Arınç, kararın içeriği kadar ihtiyati tedbirli verilmesini de eleştirdi. "Kararı konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirliolarak verilmesidir" diyen Arınç, kararın tedbir konulmadan da verilebileceğini ve Yargıtaydenetiminden geçip kesinleşmesi hâlinde gerekli işlemlerin sorunsuz biçimdeyürütülebileceğini söyledi. Arınç, yaşanan kaos ortamının da ihtiyati tedbir kararındankaynaklandığını savundu. "Yargıtay bir an önce karar vermeli" Bülent Arınç, bu süreçte Yargıtay'a önemli bir görev düştüğünü vurguladı. Arınç, "Bütün bu durum karşısında Yargıtay'a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyeteuygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır" ifadelerini kullandı. "Bu karar bir partiyi işlevsiz hale getirebilir" Arınç, kararın bir parti kapatma kararı olmadığını ancak sonuçları itibarıyla ciddi siyasi etkilerdoğurabileceğini belirtti. Kendi siyasi geçmişine atıfta bulunan Arınç, üç partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından, birpartisinin ise 12 Eylül darbesiyle kapatıldığını; başka bir partinin de kapatılmaktan tek oy farklakurtulduğunu hatırlattı. Arınç, "BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir; ancak sonuçları itibarıyla bir partiyiişlevsiz hâle getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek sonucunu doğurabilecek birkarardır" dedi. Erbakan örneği verdi Arınç, açıklamasında merhum Necmettin Erbakan'ın parti kapatma süreçlerindeki tavrına dadeğindi. Erbakan'ın hiçbir zaman sokağı, taşkınlığı ya da şiddeti teşvik etmediğini vurgulayan Arınç,"Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve 'büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur'diyerek yoluna devam ederdi" dedi. "Hukuk ve sabırla yola devam ettik" AK Parti'nin kuruluş sürecine ve siyasi mücadele geçmişine de değinen Arınç, partinindarbeler, muhtıralar, tehditler ve kumpaslara karşın hukuk ve sabırla yoluna devam ettiğinisöyledi. Arınç, "AK Parti'yi kuran kadro, nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslararağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dile getirilen geçmişteki "muhtar bile olamaz"söylemlerini hatırlatan Arınç, bugün gelinen noktayı hukuka ve millete duyulan güvenin birsonucu olarak değerlendirdi. "Müdahaleler demokrasinin yolunu keser" Arınç, açıklamasının sonunda bu tür yargısal ve siyasi müdahalelerin yalnızca siyasi partileredeğil, genel olarak siyaset kurumuna zarar verdiğini ifade etti. Kendi deneyimlerine dayanarak konuştuğunu belirten Arınç, "Bu tür müdahaleler, siyasipartilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına vedemokrasinin yolunun kesilmesine yol açar" dedi.

Avustralya'da 5 yaşında bir yerli çocuğun öldürülmesinin ardından protestolar patlak verdi. Haber

Avustralya'da 5 yaşında bir yerli çocuğun öldürülmesinin ardından protestolar patlak verdi.

Avustralya polisinin 1 Mayıs'ta yaptığı açıklamaya göre, olay bir önceki akşam Alice Springs adlı ücra kasabada meydana geldi. Şüpheli, yerel halk tarafından bayılana kadar dövüldükten sonra götürüldüğü hastanenin önünde yaklaşık 400 yerli halk toplandı. Kalabalık intikam sloganları attı, cisimler fırlattı, yangın çıkardı, birkaç polis memurunu ve sağlık personelini yaraladı ve çok sayıda acil durum aracına zarar verdi. Polis, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. 30 Nisan'da, 5 yaşındaki bir kız çocuğunun cinayetinde şüpheli olarak gözaltına alınan kişinin getirildiği Alice Springs Hastanesi önünde çıkan isyanlar sırasında bir adam göz yaşartıcı gaz dumanının içinden geçiyor. Fotoğraf: Avustralya Yayın Kurumu (ABC). Şüpheli, polisin kız çocuğunu kaçırıp öldürdüğüne inandığı 47 yaşındaki Jefferson Lewis olarak teşhis edildi. Lewis, Alice Springs'teki bir konaklama tesisinde teslim oldu. Polise göre, şüphelinin teslim olması, bazı topluluk üyelerinin kendiliğinden faile saldırmasına yol açtı. Kumanjayi Little Baby olarak identifiedilen kurban, 25 Nisan akşamı kasabanın dış mahallelerinde kaybolmuştu. Cesedi, yüzlerce kişinin katıldığı bir arama operasyonunun ardından 30 Nisan'da yakındaki bir ormanda bulundu. Şüphelinin daha önce saldırı suçundan hüküm giydiği ve yakın zamanda cezaevinden tahliye edildiği düşünülüyor. Kuzey Bölgesi Polis Komiseri Martin Dole, şüphelinin güvenlik gerekçesiyle 1 Mayıs sabahı erken saatlerde Darwin'e götürüldüğünü ve muhtemelen yakında suçlamalarla karşı karşıya kalacağını belirterek, halkı sakin olmaya çağırdı. 5 yaşındaki yerli bir kız çocuğunun cinayetinde şüpheli olan Jefferson Lewis. Fotoğraf: Kuzey Bölgesi Polisi. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, halkın öfkesini anladığını ancak birlik çağrısında bulunarak meselenin hukuk yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Kurbanın ailesini temsil eden yerli ileri gelen Robin Granites de topluluğu sakin kalmaya ve küçük kızın anısını yaşatmaya odaklanmaya çağırdı. Kuzey Bölgesi hükümeti, 1 Mayıs'ta alkollü içeceklerin paket servis satışını yasakladı ve şiddetin tırmanmasını önlemek için Darwin'den takviye kuvvetler gönderdi. Olay, Avustralya'nın yerli topluluklarla ilişkilerinde hâlâ sayısız zorlukla karşı karşıya olduğu bir dönemde meydana geldi. Nüfusun yalnızca yaklaşık %3,8'ini oluşturmalarına rağmen, yerli halk genellikle sosyo -ekonomik göstergelerde dezavantajlarla karşı karşıya kalmakta, intihar ve hapis oranları yüksek seviyelerde seyretmektedir. Kurbanın ailesinin yaşadığı Alice Springs'in banliyö bölgelerinde konut ve temel hizmetler hâlâ sınırlıdır.a

CHP Belediye Başkanları Buluşması Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” Haber

CHP Belediye Başkanları Buluşması Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz”

CHP, Belediye Başkanları Buluşması düzenledi. CHP Genel Merkezi’nde beş farklı oturumla büyükşehir, il, büyükşehir ilçeleri, il ilçeleri ve belde belediye başkanları toplantıları yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bütün toplantılara kısa süreyle katıldı ve başkanların önerilerini dinledi. Günün öne çıkan mesajını, hukukçuların sandık kuracağını söyleyen Özgür Özel verdi. Mansur Yavaş’ın çağrısının ardından “Belediye Başkanları Buluşması” Belediye Başkanları Buluşması’nın organize edilmesinde, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş‘ın geçtiğimiz hafta yaptığı “Seyredemeyiz” çıkışının etkisi büyük. Yavaş, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasının hemen ardından 18 Nisan’da “Hukuk askıya alındı, her gün bir operasyonla uyanıyoruz. Biz bunu seyredemeyiz. Topluca bir karar alıp bunu bütün dünya kamuoyuna ve Türkiye’ye şikâyet etmemiz lazım” dedi. Bu ortak tutum çağrısı Yavaş’ın istifa edeceği veya belediyelerden çekilmeyi önereceği şeklinde yorumlandı. Ayrıca “Artık seyredemeyiz” sözleri, Yavaş’ın şimdiye kadar operasyonlar karşısında CHP Genel Merkezi’nin tutumunu yetersiz gördüğü ve Özel’in bu açıklamaya tepki gösterdiği iddialarını da gündeme geldi. Yavaş’ın çağrısı üzerine pazar günü Özel ile telefonda görüştüler. 22 Nisan Çarşamba ise Özel ve Yavaş CHP Genel Merkezi’nde bir araya gelerek bir buçuk saatlik bir görüşme yaptı. Özel bu görüşmeyi “Bu kadar mücadele ediyoruz, ‘Başka ne yapalım’ı değerlendirdik” diye anlattı. Özel, Yavaş’ın istifa ya da belediyelerde çekilme gibi bir düşüncesi olmadığını söyledi. CHP Belediye Başkanları Buluşması | Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz”Ekrem İmamoğlu: “Birbirimize ve milletimize sarılacağız” Oturumlar sona erdiğinde bütün belediye başkanları Genel Merkez’in 600 kişilik salonunda bir araya geldi. İlk olarak Silivri’de tutuklu bulunan İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajını CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek okudu. Ardından Edirne Büyükşehir Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve ABB Başkanı Mansur Yavaş konuştu. İmamoğlu mesajında “Birimize yönelmiş her zorbalığın, her yargı saldırısının hepimize ve milletimize karşı yapıldığını bilerek birbirimize ve milletimize daha çok sarılacağız. Milletin iktidarını engellemeye çalışanlara teslim olmayacağız. Biz çalışacağız, direneceğiz Türkiye kazanacak. Her şey çok güzel olacak” ifadelerini kullandı. Mansur Yavaş: “İtibarımız için makamı terk etmeye hazırız” Buluşmanın gerçekleşmesinde etkili olan Mansur Yavaş ise “Hukuki mücadelemizi sürdürmemiz gerektiğini, bununla ilgili daha geniş bir platformu oluşturmak gerektiğini konuştuk” dedi. CHP’li belediye başkanlarının delil olmaksızın tutuklandığını belirten Yavaş, kendisi hakkında da delil olmamasına rağmen verilen soruşturma iznine değindi. Yavaş “Yine de yargıya güvenmekten başka çaremiz yok, yargıya başvuruyoruz oralardan geri dönüyor. Bizim seçilmiş belediye başkanlarımızın itibarı, hepimizin itibarı oturduğumuz makamların çok üstündedir. İtibarımız için makamı terk etmeye hazırız” dedi. Yavaş, yargılanmaktan çekinmediklerini ancak eşit ve adil yargılanma istediklerini vurgularken “Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. Allah belasını versin, kim olursa olsun. CHP’li de olsa hesabını verecek ama AK Partililer de hesap verecek. Cumhur İttifakı’nın belediyeleri de hesap verecek” dedi. Yavaş, eski ABB Başkanı Melih Gökçek hakkında yargıya yaptıkları başvuruları hatırlatarak “Gökçek ve ailesini yargılamadan asla hukuktan bahsedemezsiniz” dedi. CHP Belediye Başkanları Buluşması | Özgür Özel: “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz”“Mitinglerde muhalefetin tüm unsurlarını yan yana getirmek” Belediyelere yönelik operasyonlarla yerel demokrasinin katledildiğini söyleyen Yavaş, “Tamamen benim görüşümdür” diyerek şöyle konuştu: “O zaman yerel demokraside bu şekilde mağdur olan, bütün muhalefette olan siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturulmasının zorunluluğu vardır. Yan yana gelecekler. Artık bundan sonra yapılacak mitingler bu tamamen benim görüşümdür, Sayın Genel Başkanımız da takdir eder, bundan sonra muhalefetin tüm unsurlarını yan yana getirmek suretiyle hukuka davet etmek, hukuksuzlukları halka şikâyet etmek durumundayız. İnşallah bu toplantıdan umduğumuz sonucu alacağız, hukukun üstünlüğü ülkemizde er geç hakim kılınacak.” Özgür Özel’den seçim sonrası hesaplaşma sinyali Belediye Başkanları Buluşması’nın kapanış konuşmasını ise Özgür Özel yaptı. Özel, “hukukçuların sandığı hamlesini” açıkladı, iktidara geldiklerinde geçmiş hukuksuzlukların hesabını soracakları mesajını net şekilde verdi. Yavaş’ın ifade ettiği “daha keskin bir hukuki mücadelenin” yanında büyük bir hukukçu heyetiyle yepyeni bir iş yapacaklarını söyleyen Özel “Bunu hukuk tanımayanlara, kanun tanımayanlara, vicdanı olmayanlara, insanların üzerine haksızca gelen, saldıran herkese müjdelerim. Bir sandığımız olacak. Hukukçular yazıp yazıp sandığa atacaklar” dedi. Özel sözlerine şöyle devam etti: “Bizim hukukçular şimdi yazıp yazıp savcılığa götürüyorlar, mahkemelere veriyorlar. Sonra; ‘Kovuşturmaya gerek yoktur.’ ‘Aradım bulamadım.’ ‘Tebligat yapamadım.’ Bunlar da diyor ki ‘Yanıma kalacak.’ Şimdi bir kuvvetli hukukçu heyeti yazacak, sandığa atacak. Sandık en geç 2028’in haziranında açılacak. Ne zaman seçim sandığı açılacak; trollere, haksız tutuklama isteyen savcılara, 200 üniversite öğrencisini bütün yaz Silivri’de aileleriyle birlikte perişan edenlere, o günden bugüne Ekrem Başkan ya da tüm belediye başkanlarımız hakkında, partimiz hakkında yalandan tweetleri atanlara, akşam televizyonlarda o yalanları tartışanlara, paçavralara basıp hepimize iftira atanlara müjde ederim ki önce seçim sandığı açılacak, sonra sizin çeyiz sandığınız açılacak.” “Haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” Yapılan hukuk dışı işlerin seçimden sonra savcılıklara verilmek üzere hazırlanacağını anlatan Özel “İki yıl kaldı maksimum. İki yılda hiçbirinizi ne zaman aşımı kurtarır, ne başka bir şey” dedi. AKP’ye, MHP’ye oy veren vatandaşlara “Korkmayın” çağrısı yaparken Özel, kin gütmeyeceklerini söyledi. Ancak Özel “Ama bu haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” diye çıkıştı. Özel’in bu çıkışı üzerine belediye başkanları ayakta alkışladı. Bazı başkanlar “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganı attı. “Biz o bayrağı taşıyacak güçteyiz” İBB davasının canlı yayınlanması taleplerini hatırlatan Özel, ortaya atılan iddiaların iddianameye dahi girmediğini, soruşturma aşamasında “algı operasyonları yapan” bazı yayın kuruluşlarının duruşmayı takip edemediğini söyledi. Özel “Bunların tamamının hesaplarının teker teker sorulacağı bir sürecin içinde olacağız” dedi. Milletin kendilerine emanet ettiği bayrağı bırakmayacaklarını vurgulayan Özel, milletin “Büyük bayrağı taşıyacak güçte misiniz” diye sorduğunu söyleyerek devam etti: “Ekrem Başkan oradan bağırıyor, Mansur Başkan buradan sesleniyor. Biz o bayrağı taşıyacak güçteyiz. Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. CHP’li belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak, en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak.” Özel kendisine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un CHP’li belediye başkanlarına “Milli bir duruş göstermelisiniz, sizi iktidar partisinin belediye başkanı olmaya davet ediyorum” diyerek CHP’li başkanları transfer etmeye çalıştığını söyledi. Özel “Murat Kurum sen çok çok o götürebildiğin birkaçını, topuklayanı muhalefete taşırsın kendinle birlikte. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte” dedi. Salonu dolduran başkanlara “Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz” diye seslenen Özel, iktidara yürüdüklerini söyleyerek sözlerini bitirdi.

Bursa'da başkanlardan Bozbey'e gözaltı tepkisi: Halkın iradesine gölge düşürülüyor! Haber

Bursa'da başkanlardan Bozbey'e gözaltı tepkisi: Halkın iradesine gölge düşürülüyor!

Bursa’da sabah saatlerinde yerel yönetim cephesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, seçilmiş bir belediye başkanının gözaltına alınmasının demokrasi açısından kaygı verici olduğunu belirterek, benzer uygulamaların daha önce de yaşandığını hatırlattı. Başkan Aydın, “Sandıktan çıkan iradeyi bu şekilde hırpalamak, milletin tercihine gölge düşürür” ifadelerini kullanırken, ayrıca, ifadeye çağırma yöntemi varken gözaltı uygulanmasının adaletten çok siyasi bir mesaj taşıdığını savundu ve Mustafa Bozbey’in yanında olduklarını vurguladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de sürece tepki göstererek, yaşananların yalnızca hukuki bir mesele olmadığını, Bursa halkının tercihlerine yönelik bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Özdemir, görevde olan ve çağrıldığında ifade verebilecek bir başkana bu şekilde işlem yapılmasının “akla ve vicdana sığmadığını” ifade etti. Gözaltı işleminin, kente hizmet etmesi gereken bir yöneticiyi görevinden alıkoyduğunu belirten Başkan Özdemir, “Seçimle gelenin yeri adliye koridorları değil, halkın yanıdır” dedi. Her iki başkan da açıklamalarında, ayrıcalık değil eşit ve adil bir hukuk düzeni talep ettiklerini vurgulayarak, halk iradesinin her türlü baskının üzerinde olduğunu ifade etti.

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

Mudanya planı Bursa Büyükşehir Meclisi'ni gerdi! Haber

Mudanya planı Bursa Büyükşehir Meclisi'ni gerdi!

Bursa Büyükşehir Belediyesi 2024-2029 döneminin 23. meclis toplantısı, Mart ayında meclis salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya, yoğun programı nedeniyle Başkan Mustafa Bozbey katılamazken, Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu toplantıya başkanlık etti. "PLANA 800 KİŞİ İTİRAZ ETTİ" Meclis gündeminde yer alan Mudanya Belediyesi’ne ait 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişiklikleri tartışmaya yol açtı. AK Parti grubu, plan sürecine yönelik eleştirilerini dile getirerek, planın toplam süresinin 17 ay olduğunu, bunun yalnızca 3 ayının Büyükşehir’de geçtiğini vurgularken, planın revizyon adı altında mevcut durumun aynen işlendiğini ve geleceğe dönük vizyon taşımadığını savundu. Park, otopark ve bazı yeşil alanların ticarete dönüştürüldüğünü, askıya çıktığında yaklaşık 800 itiraz geldiğini, ancak yalnızca 8 başlık üzerinde değişiklik talep edildiğini aktaran grup, "Tüm bu görüşmelere rağmen sanki hiç bir iletişim olmamış gibi Mudanya Belediyesi'nde yeni bir karar alındı. Oysa bu süreçte en çok emek verdiğimiz planlardan biri Güzelyalı planıdır. Biz yasal sorumluluk taşıyan bir meclis olarak bu konuda inisiyatif kullanmak zorundayız. Gerekli hassasiyeti gösterdik, raporumuzu hazırladık. Bundan sonraki süreçte hangi kararın doğru olduğunu hukuk ve yargı belirleyecektir.” diye konuştu. MUDANYA'DAN ŞEFFAFLIK VURGUSU Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise eleştirilere yanıt vererek, planın geçmişte 8 kez iptal edildiğini ve tüm mahkeme kararlarının satır satır incelendiğini söyledi. Yapıların yaklaşık yüzde 95’inin zaten mevcut durumda olduğunu ifade eden Başkan Dalgıç, "Vizyonla ilgili endişeler olabilir; ancak önceliğimiz, orada yaşayan insanların sorunlarının çözülmesidir. Yaklaşık 800 itiraz var gibi görünse de bunların büyük bölümü aynı konula etrafında toplanıyor ve toplamda bir kaç başlık altında değerlendirilebilir" dedi. Başkan Dalgıç, süreç boyunca Mudanya Belediyesi olarak çok şeffaf davrandıklarını belirterek, "Meslek odalarıyla, Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleriyle ve imar komisyonlarıyla defalarca toplantı yaptık. İlçemizde de farklı partilerden üyelerin bulunduğu komisyonla kararları ortaklaşa aldık" diye konuştu. Tartışmalı madde, meclis üyelerinin oy çokluğu ile kabul edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.