SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hukuk

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alın terinin değerini çok iyi bilirim Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alın terinin değerini çok iyi bilirim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Sizlerin şahsında 81 ilimizin tamamında alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle ülkemize değer katan tüm çalışanlarımıza, tüm işçi kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. İftarını bizimle açan siz emekçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Müslümanlar olarak, bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze’de, Sudan’da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören, bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim’de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze’nin nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı’nda kısıtlamalar, zulümler, İsrail’in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz, bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor. Bu mübarek günlerin, en başta Filistin’in kahraman evlatları olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu, haysiyetini ve hürriyetini korumak için mücadele eden tüm mazlumların kurtuluşuna, hasretle bekledikleri huzura kavuşmalarına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesindeki kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyor, dualarımızın onlarla olduğunu ifade ediyorum. Cenab-ı Allah, Gazze’deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun. ‘Emek, alın teri ve helal kazanç’ medeniyetimizin, tam merkezinde yer alan kutsal değerlerdir. Bu kavramlar; adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz, işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana muhalefet partisinin, Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız, artık cuma izni, Hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin Anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın biz, toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz. Çalışma hayatına henüz genç yaşlarında İETT’de işçi olarak adım atmış bir Cumhurbaşkanı olarak, alın terinin değerini çok iyi bilirim. İster özel sektörde ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğinin karşılığını almanın da ehemmiyetinin bilincindeyiz. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda emekli ve emekçiye bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevki sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın, 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının, elbette emekçilerin, emeklilerimizin, memurlarımızın da adil bir şekilde yararlanmasını sağladık. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin, ücret artış oranlarını, zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik. Emeklilerimizin, yılda 2 defa olmak üzere bayram ikramiyesi ve banka promosyonu gibi yeni haklardan istifade etmelerini temin ettik. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşlarımızın, tüm sorunlarını giderdik. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdik. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin, tam yıl çalışabilmesinin önünü açtık. Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik. Teşvik ettik, güçlendirdik, inşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle ramazan ayının, milletçe birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Her birinize kazasız, belasız, verimli, huzurlu çalışmalar diliyorum. İftar soframıza teşrif ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olun, Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla.”

AK Parti Bursa Teşkilatı vefa iftarında buluştu Haber

AK Parti Bursa Teşkilatı vefa iftarında buluştu

AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından, Ramazan ayının üçüncü gününde Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde “Teşkilat Vefa İftarı” programı gerçekleştirildi. Programa il ve ilçe parti üyeleri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile partililer katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Ramazan ayının dayanışma ve kardeşlik ruhuna vurgu yapıldı. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, konuşmasında'' Biz hiçbir zaman masa başında siyaset yapanlar olmadık; sahada siyaset yapanlarız. Biz sosyal medyada değil, gönüllerde trend olmaya talibiz. Allah'a çok şükür, bizim gücümüz teşkilattır. Allah'a çok şükür, 2025 yılı sonu itibarıyla, teşkilat başkanımızın talimatları doğrultusunda üye hedefleri noktasında Bursa olarak 407 bin 543 üyeye ulaşmış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Kuruluşumuzdan bugüne kadar emek veren tüm arkadaşlarımızla birlikte sahada, büyüklerimizle omuz omuza mücadelemizi sürdüreceğiz. İnşallah her toplantıda, çıktığımız her programda, ziyaret ettiğimiz her hanede biriktirdiğimiz umutla Recep Tayyip Erdoğan'ı yeniden cumhurbaşkanı seçeceğiz. Güçlü bir teşkilatla yürüdüğümüz bu yolda, kuruluşumuzdan bugüne emeği geçen tüm mensuplarımızın önünde saygıyla eğiliyoruz. Yolumuz ve bahtımız açık olsun. Ramazan ayımız mübarek olsun" sözlerini aktardı. Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da partinin kuruluşundan bu yana yürütülen siyasi faaliyetlere ilişkin değerlendirmesinde ''Bizler yanlışa tevessül etmeden, hiçbir şekilde şiddete başvurmadan; demokratik zeminde, hukuk içinde kalarak mücadele ettik. İnanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdık. Millet iradesini esas aldık. Bu anlayışla yalnızca hükümet olmadık; milletle birlikte iktidar olduk. Geçmişte de sandık vardı. Milletimiz sandıkta iradesini ortaya koyuyordu. Biz ise milletin verdiği emaneti yere düşürmeden, sandıkta tecelli eden iradeye sadık kalarak yol yürüdük" dedi.

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nden özel programlar Haber

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nden özel programlar

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi tarafından koordine edilen kutlama programlarının ilki, 10 Şubat 2026 tarihinde Mudanya Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Geçmişten Günümüze Kadın Hukuku” söyleşisinde Avukat Arzu Sevgel ve Avukat Hanımşah Bayram, kadın hukukuna dair temel hakları ve yargısal süreçlerde karşılaşılan ihtilafları vaka analizleri üzerinden katılımcılara aktardı. Programın ikinci ayağı ise 13 Şubat 2026 tarihinde Nilüfer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde panel ile devam etti. Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Bursa Barosu ve Nilüfer Belediyesi’nin teknik destek verdiği panelde; Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kurtoğlu, Doç. Dr. Ayşenur Şahin Caner ve Doç. Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, Medeni Kanun’un tarihsel süreci ve medeni hukukun toplumsal eşitlikteki rolü üzerine değerlendirmeler sundu. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri Barın, “Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biri olan Türk Medeni Kanunu, sadece bir hukuk metni değil; aynı zamanda toplumsal dönüşümün, eşit yurttaşlık anlayışının ve kadınların toplumdaki yerinin güçlendirilmesinin temel taşıdır. Çağdaş ve medeni toplumların ortak paydası, kadın-erkek eşitliğini hukukla güvence altına almalarıdır. Bizler de bu bilinçle Medeni Kanun’a sahip çıkmaya ve onu güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği'nden Bursa'da yıkım tepkisi: Yıkım çözüm değil Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği'nden Bursa'da yıkım tepkisi: Yıkım çözüm değil

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’da yaptığı açıklamada Mudanya başta olmak üzere milyonlarca yapının yıkım tehdidi altında olduğunu belirterek, imar planı yapmayan belediyelere tepki gösterdi. BURSA (İGFA) -İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’da yaptığı basın açıklamasında milyonlarca yapının yıkım tehdidi altında olduğunu belirterek, imar planı eksikliğinin bedelinin vatandaşa ödetildiğini söyledi. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında, ruhsat ve imar gerekçeleriyle ülke genelinde milyonlarca yapının yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Başkan Hacıoğlu, sorunun temelinde belediyelerin yıllardır imar planlarını yapmamasının yattığını kaydetti. 2014’te yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası sonrası kırsal alanların plansız bırakıldığını ifade eden Hacıoğlu, köylülerin barınma ve üretim için yaptığı yapıların ceza, dava ve yıkım kararlarıyla karşılaştığını dile getirdi. 2018 yılında çıkarılan İmar Barışı’nın ise uygulamadaki hatalar nedeniyle yeni mağduriyetler oluşturduğunu belirten Hacıoğlu, Türkiye genelinde ortak tablonun imar planı eksikliği, çözüm iradesinin yokluğu ve buna karşın cezalar ile yıkımlar olduğunu söyledi. Mudanya’da özelinde köylülerin evlerini yenilemek istediğinde “imar yok” gerekçesiyle engellendiğini öne süren İbrahim Hacıoğlu, “İmar planını yapmayanlar bedeli vatandaşa ödetiyor” dedi. Yıkım uygulamalarına son verilmesini isteyen Hacıoğlu, imar planlarının derhal hazırlanması ve sorunun TBMM’de yasal düzenlemeyle çözülmesi çağrısında bulundu. Hacıoğlu, bu meselenin hukuki değil siyasi bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu sorumluluğun hesabının günü geldiğinde sandıkta ve kamuoyunda sorulacağını söyledi. Dernek üyeleri ve yapı kayıt mağdurları açıklamalarını “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla sona erdirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.