SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hindistan

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni bir Android dolandırıcılığı... Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek! Haber

Yeni bir Android dolandırıcılığı... Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek!

ESET'in CallPhantom adını verdiği uygulamalar, herhangi bir telefon numarasının arama geçmişine, SMS kayıtlarına ve hatta WhatsApp arama kayıtlarına erişim sağladığını iddia ediyor. Bu etkinleştirmek için kullanıcılardan ödeme yapmaları isteniyor ancak karşılığında aldıkları tek şey rastgele oluşturulan veriler. ESET’in araştırması, toplamda 7,3 milyondan fazla kez indirilmiş 28 adet bu tür sahte uygulamayı tespit etti. ESET App Defense Alliance ortağı olarak bulgularını Google’a bildirdik ve Google, bu raporda tespit edilen tüm uygulamaları Google Play’den kaldırdı. CallPhantom uygulamaları, ağırlıklı olarak Hindistan ve daha geniş Asya Pasifik bölgesindeki Android kullanıcılarını hedef alıyor. Uygulamaların çoğunda Hindistan'ın +91 ülke kodu, önceden seçili olarak geliyor ve bu uygulamalar, esas olarak Hindistan'da kullanılan bir ödeme sistemi olan UPI'yi destekliyor. CallPhantom dolandırıcılığını ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko şu açıklamayı yaptı: “Kasım 2025’te, Google Play’de bulunan Call History of Any Number adlı bir uygulamayı tartışan bir Reddit gönderisiyle karşılaştık. Beklendiği gibi analizimiz bu uygulama tarafından sağlanan ‘arama geçmişi’ verilerinin tamamen uydurma olduğunu gösterdi — uygulama rastgele telefon numaraları oluşturuyor ve bunları doğrudan koda gömülmüş sabit isimler, arama saatleri ve arama süreleriyle eşleştiriyor.” Genel olarak, CallPhantom uygulamaları basit bir kullanıcı arayüzüne sahip ve müdahaleci veya hassas izinler talep etmez — buna gerek yoktur. Tesadüfen, bu uygulamalar gerçek arama, SMS veya WhatsApp verilerini alabilecek herhangi bir işlev içermez. ESET'in analiz ettiği CallPhantom uygulamalarında araştırmacılar, üç farklı ödeme yönteminin kullanıldığını gördü; bunlardan ikisi Google Play'in ödeme politikasını ihlal ediyor. Bazı uygulamalar, Google Play'in resmî faturalandırma sistemi üzerinden aboneliklere dayanıyordu. Diğerleri ise üçüncü taraflar aracılığıyla yapılan ödemelere dayanıyordu; bazı durumlarda, ödeme kartı ödeme formları doğrudan CallPhantom uygulamalarına dâhil edilmişti. Sahte hizmet için talep edilen ücretler, uygulamalar arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Uygulamalar ayrıca haftalık, aylık veya yıllık hizmetler gibi farklı abonelik paketleri sunuyor gibi görünüyor; talep edilen en yüksek fiyat 80 ABD doları. En düşük “abonelik kademesi” için talep edilen ortalama fiyat 5 Euro. Genel olarak, resmi Google Play faturalandırma sistemi üzerinden satın alınan abonelikler iptal edilebilir. Bu blog gönderisinde açıklanan 28 uygulama için uygulamalar Google Play'den kaldırıldığında mevcut abonelikler iptal edildi. Bazı durumlarda, Google Play satın alımları için geri ödeme yapılabilir. Satın alma işlemi Google Play dışında gerçekleştirildiyse — örneğin, uygulama içinden ödeme kartı bilgilerinin girilmesi veya üçüncü taraf hizmetler aracılığıyla ödeme yapılması gibi — Google aboneliği iptal edemez veya para iadesi yapamaz; bu durumda kullanıcıların ödeme sağlayıcılarıyla iletişime geçmesi gerekir.

Bursa'da Bosch'tan Sonra Bir Fabrikada Daha İşten Çıkarma Haber

Bursa'da Bosch'tan Sonra Bir Fabrikada Daha İşten Çıkarma

Bosch'un 2027 yılı sonuna kadar 1150 mavi yaka, 2030 yılına kadar ise 250 beyaz yaka çalışanla yollarını ayırmasının beklenmesi, Bursa'nın kalbi olan otomotiv sektöründe endişeyi artırırken, Bursa'daki bir başka dev Oyak Renault'ta 60 mühendisin işten çıkarılacağı yönündeki karar da kentteki sanayi çevrelerinde belirsizlik ve tedirginliği daha da derinleştirdi. MALİYET BASKISI HİNDİSTAN ROTASI Bursa otomotiv sanayisinde bir süredir devam eden maliyet artışları ve küresel pazar daralması, fabrikalarda zorunlu değişimleri de beraberinde getirdi. Bursada Bugün'ün edindiği bilgiye göre, Oyak Renault bünyesinde "satış sonrası mühendislik" biriminde görev yapan 60 mühendise, temmuz ayı sonu itibarıyla yolların ayrılacağı tebliğ edildi. HİNDİSTAN DAHA AZ MALİYETLİ GELDİ Bu kararın arkasındaki temel nedenin ise operasyonel maliyetleri düşürmek adına bu fonksiyonun Hindistan'a transfer edilmesi olduğu öne sürüldü. Hindistan'a kaydırılmasının sebebinin ise yıllık 1 milyon 200 bin dolarlık kar sağlaması olduğu öğrenildi. Öte yandan Renault Grubu'nun Türkiye'de mühendislik alanındaki yapılanmasına ilişkin 29 Nisan 2021 tarihinde yaptığı açıklama da yeniden gündeme geldi. O dönem Renault Grubu Satış Sonrasından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Doğu, Türkiye'de kurulan mühendislik ekibine ilişkin değerlendirmesinde, "Bu gelişme, otomobil ve aksesuar dünyasında çalışan Türk tedarikçilerimizin uluslararası pazarlara açılmasında önemli bir fırsat olacaktır" ifadelerini kullanmıştı. İŞTEN ÇIKARMALAR DİĞER BİRİMLERE SIÇRAR MI? Şu an için resmi bir açıklama gelmemiş olsa da fabrikadaki kulis bilgileri durumun sadece 60 kişiyle sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. İşten çıkarma sürecinin yalnızca bu birimle sınırlı kalmayabileceği, farklı fonksiyonlarda da benzer adımların atılabileceğine yönelik endişelerin çalışanlar arasında gündeme geldiği belirtiliyor.

2025-26 DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonası MISA Bölge Finali'nde Türkiye'den Çetin Alpay Başkan şampiyon oldu Haber

2025-26 DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonası MISA Bölge Finali'nde Türkiye'den Çetin Alpay Başkan şampiyon oldu

DaVinci Gourmet, şampiyonaya Türkiye'den katılan Çetin Alpay Başkan'ın DaVinci Gourmet Barista Craft 2025–26 MISA Bölge Finali'nin galibi olduğunu açıkladı. Başkan, 11 Nisan 2026'da Kenya’da gerçekleştirilen MISA Bölge Finali'ndeki başarısının ardından, 9 Mayıs 2026'da Tayland'ın Bangkok kentinde düzenlenecek World of Coffee etkinliğindeki Dünya Finali'nde yarışmaya hak kazandı. Başkan, hem duyusal hem de teknik beceriyi ölçen zorlu yarışmanın ardından MISA'yı dünya sahnesinde temsil etmeye hak kazandı. Çetin Alpay Başkan, 2025-26 DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonu unvanı için Asya Pasifik (APAC) ve Latin Amerika (LATAM) bölgelerinin şampiyonlarıyla Bangkok’ta yarışacak. Bu yıl "Espresso Your Flavour" teması ile düzenlenen şampiyona, kahve sanatındaki tutkuyu, yaratıcılığı ve özgünlüğü ön plana çıkarmayı hedefliyor. 2024 yılında ilk yarışmanın üzerine inşa edilen program, DaVinci Gourmet tarafından her geçen yıl daha da güçlü bir platforma dönüştürülüyor. Tezgahın arkasındaki yaratıcıyı merkeze alarak baristalara lezzet, sunum ve kullandıkları teknikler aracılığıyla kendi hikâyelerini anlatma imkânı sunuyor. Soldan Sağa: Mohan NS (Hindistan temsilcisi), Simon Ruoya (Afrika temsilcisi) and Çetin Alpay Başkan (Türkiye temsilcisi), DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonası 2025-26 MISA Bölgesel Finali Tüm bu vizyon, MISA Bölge Finali'nde somut bir karşılık buldu. Türkiye, Hindistan ve Kenya'dan gelen finalistler; kahve sanatının teknik becerinin çok ötesine geçtiğini ve aslında kültürü, kökeni ve kişisel hikayeyi de kapsadığını sahneye taşıdı. Yarışmacıların sergiledikleri performanslar, bölgede kahve kültürünün ne kadar hızlı büyüdüğünü ve bu tür yarışmaların barista toplulukları için ne ifade ettiğini açıkça ortaya koydu. Loofy's Roastery'den Çetin Alpay Başkan, teknik becerisini hikaye anlatımıyla harmanlamayı başararak birinciliği elde etti. Kazanan tarifleri arasında reyhan çayı, rezene ve domates suyunun DaVinci Gourmet Orman Meyveleri Şurubu ve DaVinci Gourmet Cheesecake Sosu ile dengelendiği espresso blend "Aegean Breeze" yer aldı. Dondurularak kurutulmuş ahududu ve taze fesleğenle tamamlanan espresso; taze, aromatik ve bir o kadar da derin, katmanlı bir lezzet kattı. İmza içeceği “The Horizon” ise zıtlıklar üzerine kurulu daha cesur bir kompozisyon sundu. Domates suyu, limon ve bir tutam baharat, DaVinci Gourmet Mango Şurubu ile zenginleştirilen tarif, DaVinci Gourmet Vanilya Sosu'yla hazırlanan pürüzsüz bir espresso köpüğüyle taçlandırıldı. Ortaya çıkan içecek; berraklığı, yoğunluğu ve dengeyi bir arada buluşturan çağdaş bir lezzet deneyimi sundu. Çetin Alpay Başkan, yarışma ile ilgili düşüncelerini şu cümlelerle paylaştı: “Bu zafer benim için çok büyük bir anlam taşıyor; çünkü yalnızca kendi yolculuğumu değil, beni şekillendiren insanları, deneyimleri ve kahve kültürünü de yansıtıyor. MISA Bölge Finali'nde yarışmak, barista olarak kim olduğumu ve hazırladığım içecekte ne ifade etmek istediğimi çok daha net görmemi sağladı. Bangkok'a teknik seviyesi yüksek ama aynı zamanda kişisel ve akılda kalıcı bir şey getirmek istiyorum. Kendi tarzımı, hikâyemi ve geldiğim bölgenin enerjisini yansıtan bir şey.” Yarışmada Hindistan'ı temsil eden Bengalurulu Mohan NS, çiftçilik geçmişini kahveye yansıttı. İlk içeceğinde falernum ve yulaf sütüyle zenginleştirdiği espresso tabanını DaVinci Gourmet Elderflower ve Shortbread Cookie Şuruplarıyla dengeledi ve tarifini hindistan cevizi suyu buz küpü ve falernum kremalı pirinç krakerle tamamladı. İkinci içeceğinde ise Earl Grey çayını DaVinci Gourmet Lavanta Şurubu, çilek cheesecake ve taze meyvelerle buluşturarak buz ve botanik bir garnitürle servis etti. Berrak, dengeli ve modern bir lezzet dili konuşan her iki içecek de Mohan'ın çiftçilik geçmişine atıfta bulundu. Şampiyonaya Kenya'dan katılan Simon Ruoya ise, hazırladığı içeceklerle hasadın arkasındaki çiftçilere saygı duruşunda bulundu. İlk tarifinde espresso, tam yağlı süt, DaVinci Gourmet Baharatlı Chai Şurup ve vanilyayı harmanlayarak bir samimi bir klasik kafe lezzeti sundu. İkinci içeceği ise çok daha canlı ve ifadeli bir lezzet profili taşıdı. Espresso tabanı üzerine çarkıfelek meyvesi, liçi ve hibiskus özüyle katmanlandırılan içecek; canlı, aromatik ve tropik asiditenin çiçeksi notlarla buluştuğu özgün bir lezzet sundu. Finalistler, MISA bölgesinin önde gelen isimlerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. WCE sertifikalı jüri ve Q-Grader olan Defne Ceyda Okay (Türkiye), yarışmanın teknik jürisi rolünü üstlendi ve yarışmacıları teknik açıdan değerlendirdi. Duyusal değerlendirme ise deneyimli bir miksoloji uzmanı ve sommelier olan George Obienge (Afrika) ile Bayar's Coffee Direktörü, Q Arabica Grader Srikanth Rao (Hindistan) tarafından yürütüldü. Kerry Group Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika Gıda Servisi Markaları Genel Müdürü Eloise Dubuisson MISA Bölge Finali ile ilgili görüşlerini şu cümlerle paylaştı: “Bu yılın “Espresso Your Flavour” teması kapsamında MISA'nın dört bir yanından gelen yarışmacıların güçlü tekniklerinin yanı sıra bireyselliklerini, kültürel perspektiflerini ve yaratıcılıklarını sahneye yansıttıklarını gördük. DaVinci Gourmet, Barista Craft Şampiyonası aracılığıyla bu topluluğu desteklemek ve güçlendirmekten gurur duyuyor. Yeteneğin yeşerebileceği, hikâyelerin paylaşılabileceği ve yerel kahve kültürünün küresel sahnedeki yerini alabileceği bir platform oluşturmak için çalışıyoruz.” Bangkok'taki World of Coffee'de DaVinci Gourmet 2025-26 Barista Craft Şampiyonluğu unvanı için yarışacak olan Başkan, uluslararası bir jürinin önünde iki yeni içecek sunumu gerçekleştirecek. Jüri üyeleri arasında 2024 Dünya Barista Şampiyonu ve DaVinci Gourmet'in Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika (APMEA) için ilk marka elçisi olan Mikael Jasin de yer alacak. DAVINCI GOURMET HAKKINDA DaVinci Gourmet, içecek hazırlama sanatını ilham ve kaliteyle yükseltmek için tasarlanmış geniş bir premium şurup, sos ve meyve karışımları yelpazesi sunan önde gelen bir içecek çözümleri markasıdır. Kalite, sürdürülebilirlik ve inovasyona olan bağlılığıyla DaVinci Gourmet, baristalar ve miksoloji uzmanlarını olağanüstü içecekler yaratmalarında destekler.

Orta Doğu'daki kriz nedeniyle Hint havayolları kapanma riskiyle karşı karşıya. Haber

Orta Doğu'daki kriz nedeniyle Hint havayolları kapanma riskiyle karşı karşıya.

Air India, IndiGo ve SpiceJet gibi havayollarını temsil eden Hindistan Havayolları Federasyonu, 26 Nisan'da Hindistan Sivil Havacılık Bakanlığı'na acil yardım çağrısında bulunan bir mektup gönderdi. Kuruluş, sektörün "kapanma veya faaliyetlerinin durması riskiyle karşı karşıya" olduğunu belirtti. Hindistan hükümetinden, COVID-19 dönemi boyunca uygulanan havacılık yakıtı fiyat tavanı mekanizmasını yeniden yürürlüğe koyması ve aynı zamanda vergileri azaltmayı veya ertelemeyi değerlendirmesi istendi. Air India'ya ait bir Boeing 777-337ER. Fotoğraf: CC/Wiki Hindistan şu anda ham petrolünün yaklaşık %88'ini ithal ediyor; bu da havacılık sektörünü küresel fiyat dalgalanmalarına karşı özellikle savunmasız hale getiriyor. İran'la yaşanan çatışma enerji arzını aksatarak yakıt maliyetlerini artırdı; yakıt maliyetleri toplam işletme maliyetlerinin yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Havayolu şirketleri, bu durumun hem iç hem de uluslararası seferleri olumsuz etkilediğini ve son aylarda önemli kayıplara yol açtığını söylüyor. Ayrıca, birçok önemli uçuş güzergahındaki aksamalar, özellikle batı güzergahlarında uçuş sürelerinin uzamasına neden oldu. Mumbai merkezli yatırım firması Wright Research'ün kurucusu ve CEO'su Sonam Srivastava'ya göre, uçuş süreleri 2 ila 4 saat uzayabilir ve bu da yakıt maliyetlerinin artmasına yol açabilir. Bir diğer faktör ise, Jammu ve Keşmir bölgesindeki gerilimlerin ardından Pakistan'ın geçen yıl Nisan ayından bu yana Hint havayollarına hava sahasını kapatması ve bunun da uçuş operasyonlarında uzun süreli aksamalara yol açmasıdır. Kredi derecelendirme kuruluşu ICRA, artan maliyetler, hava sahası aksamaları ve değer kaybeden rupi nedeniyle sektör görünümünü düşürdü. Uzmanlar, bu faktörlerin yüksek vergiler, işgücü kıtlığı ve tedarik zinciri aksamaları gibi mevcut sorunları daha da kötüleştirdiğine inanıyor. Hindistan havacılık pazarı şu anda yaklaşık %90'lık pazar payına sahip olan Air India ve IndiGo olmak üzere iki büyük havayolu şirketi tarafından domine ediliyor ve her ikisi de kendi zorluklarıyla karşı karşıya. Air India, geçen yıl Gujarat'ta 260 kişinin ölümüne yol açan yıkıcı kazanın etkileriyle hâlâ boğuşurken, havayolu şirketinin geçen mali yılda 2 milyar dolardan fazla zarar ettiği bildiriliyor. 2022'de Tata Grubu tarafından satın alınmasının ardından gerçekleşen yeniden yapılanma süreci de bundan etkilenmiş durumda. Bu ayın başlarında, Air India CEO'su Campbell Wilson, yaklaşık dört yıllık görev süresinin ardından istifa etti; ancak yerine bir halef bulunana kadar görevinde kalacak. Bu arada IndiGo, mürettebat eksikliği ve daha sıkı düzenleyici gereklilikler nedeniyle geçen Aralık ayında binlerce uçuşu iptal etmek zorunda kalarak operasyonel zorluklarla karşılaştı. Bununla birlikte, bazı olumlu işaretler de ortaya çıktı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh'ın Ağustos ayında IndiGo'nun CEO'su olarak göreve başlaması bekleniyor ve bu durumun havayolunun küresel genişleme hedeflerini artıracağı öngörülüyor.

IMF: Asya'nın küresel şoklara dayanabilmesi için bölge içi ticareti artırması gerekiyor. Haber

IMF: Asya'nın küresel şoklara dayanabilmesi için bölge içi ticareti artırması gerekiyor.

IMF Asya-Pasifik Departmanı Direktörü Krishna Srinivasan, artan bölgesel entegrasyonun Asya'nın dış şokların etkisini azaltmasına yardımcı olacak önemli bir "tampon" görevi görebileceğini söyledi. Ona göre, ülkeler arasındaki ticareti artırmak bile riskleri azaltmaya ve daha fazla iş imkanı yaratmaya yardımcı olacaktır. Asya şu anda Çin, Japonya ve Hindistan gibi birçok büyük ekonomiye ev sahipliği yapıyor, ancak bölge içi ticaret henüz tam potansiyeline ulaşmadı. IMF'nin raporuna göre, bölgenin ara mallarının yaklaşık %60'ı Asya içinde üretilirken, nihai malların yalnızca yaklaşık %30'u bölge içinde tüketiliyor; bu da ABD ve Avrupa gibi dış pazarlara önemli bir bağımlılığı ortaya koyuyor. Güneydoğu Asya'da, özellikle Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) içinde, bölgesel ticaret, özellikle nihai ürünler için sınırlı kalmaktadır. IMF, ülkelerin düzenlemeler, prosedürler veya ticareti kısıtlayıcı politikalar gibi tarife dışı engelleri azaltmaları durumunda, bölgenin artan büyümeden büyük ölçüde fayda sağlayabileceğini öne sürmektedir. Shinjuku, Japonya. Fotoğraf: Unsplash Bu arada, Asya, İran'daki gerilimlerle bağlantılı olarak enerji arzında yaşanan aksaklıklardan kaynaklanan artan risklerle karşı karşıya. IMF, Asya'nın Orta Doğu'dan ithal edilen yakıta olan yoğun bağımlılığı nedeniyle özellikle savunmasız olduğunu belirtiyor. Şu anda Asya, ham petrolünün yaklaşık %60'ını Orta Doğu'dan ithal ediyor ve bunun büyük bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Petrol ve doğalgaz tüketimi, bölgenin GSYİH'sının yaklaşık %4'ünü oluşturuyor; bu oran Avrupa'nın neredeyse iki katı. Net enerji ithalatı ise GSYİH'nın yaklaşık %2,5'ine denk geliyor. IMF, enerji arzındaki şokların enflasyonu yükselttiğini ve ödemeler dengesini zayıflattığını söylüyor. En kötü senaryoda, Asya'nın büyümesi 2027 yılına kadar 1 ila 2 puan düşebilirken, enflasyon da 1 ila 4 puan daha artabilir. Gerilimlerin devam etmesi durumunda, özellikle ABD ve İran arasında ateşkes anlaşması için net bir zaman çerçevesinin olmaması göz önüne alındığında, bu risk daha da büyüktür. Enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı ekonomiler daha ciddi şekilde etkilenecek, büyüme yavaşlayacak, iş kayıpları yaşanacak ve sanayi üretimi olumsuz etkilenecektir. IMF, sınırlı kaynakları etkin bir şekilde kullanmak ve desteği en ağır şekilde etkilenen gruplara odaklamak için ülkelerin yaygın sübvansiyonlar yerine hedefli destek önlemleri benimsemelerini önermektedir. Çok sayıda riskle karşı karşıya olmasına rağmen, IMF, Asya'nın düşük enflasyon ve istikrarlı büyüme de dahil olmak üzere nispeten sağlam bir temel üzerine bu aşamaya girdiğini değerlendiriyor. Bununla birlikte, şokların beklenenden daha uzun sürmesi durumunda bu görünüm değişebilir.

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi Haber

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi

Rapor ayrıca, süregelen sağlık risklerine, ortaya çıkan bölgesel eğilimlere ve dünyanın hava kalitesi izleme sistemlerindeki önemli eksikliklere de dikkat çekiyor. Veriler, 143 ülke ve bölgedeki 9.400'den fazla şehirden derlenmiştir; bu, bir önceki yıla göre 12 ülke artışı anlamına gelmektedir ve bunlardan 7'si ilk kez listeye dahil edilmiştir. Yıllık karşılaştırmaya göre, 54 ülkede PM2.5 seviyelerinde artış, 75 ülkede azalma kaydedilmiş ve 2 ülkede ise değişiklik olmamıştır. 2025 yılı için şehirlere göre PM2.5 konsantrasyonlarını gösteren harita. Kaynak: IQAir Dünya genelindeki şehirlerin yalnızca %14'ü, DSÖ'nün PM2.5 ince partikül madde konsantrasyonu kılavuzunda belirtilen (5 µg/m³) güvenli eşiği karşılıyor; bu oran 2024'te %17 idi. 143 ülke ve bölgenin 130'u bu güvenli eşiği aşıyor. En kirli ülkeler listesinde Pakistan (67,3 µg/m³), Bangladeş, Tacikistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti yer alıyor. Kentsel düzeyde ise Loni (Hindistan) dünyanın en yüksek kirlilik seviyelerini kaydederken, Nieuwoudtville (Güney Afrika) en temiz şehir oldu. Dikkat çekici bir şekilde, dünyanın en kirli 25 şehrinin tamamı Hindistan, Pakistan ve Çin'de yoğunlaşmış durumda. En kirli şehirlerin dörtte üçü yalnızca Hindistan'da bulunuyor. ABD'de ortalama PM2.5 konsantrasyonunun 2025 yılına kadar 7,3 µg/m³'e yükselmesi bekleniyor. El Paso en kirli büyük şehir olurken, Los Angeles'ın güneydoğu bölgesi en ağır kirliliğe maruz kalan bölge olacak. Buna karşılık, Seattle ikinci yıl üst üste en temiz büyük şehir unvanını koruyacak. Bölgesel ölçekte, Doğu Asya'da ikinci yıldır Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarını karşılayan hiçbir şehir bulunmuyor. Avrupa'da ise karışık bir eğilim gözlendi; 23 ülkede kirlilik artışı, 18 ülkede ise sınır ötesi orman yangınları ve Sahra çölü tozunun etkisiyle kirlilik azalması yaşandı. Bu arada, Latin Amerika ve Karayipler nispeten olumlu gelişmeler gösterirken, Okyanusya %61'lik şehir oranıyla en temiz bölge olmaya devam ediyor. İklim değişikliği nedeniyle orman yangınları giderek daha şiddetli hale geliyor ve küresel hava kalitesinin düşmesinde de önemli bir faktör olarak belirleniyor. Yalnızca Kanada, tarihindeki en kötü ikinci orman yangını sezonunu yaşadı ve bu yıl Kuzey Amerika'nın en kirli bölgesi oldu. Rapor ayrıca izleme eksikliklerine de dikkat çekerek, bazı hava kalitesi izleme programlarının kapatılmasının 44 ülkede izlemeyi zayıflattığını ve altı ülkenin ise hiçbir izleme sistemine sahip olmadığını belirtti. 2025 raporu, dünya çapında hava kalitesini iyileştirme yolunda politika yapıcıları ve toplulukları desteklemede açık verilerin ve izleme ağlarının rolünü vurgulayan küresel bir ölçüt olarak görülmeye devam ediyor. IQAir'in 2025 raporundaki verilere göre Vietnam'da hava kalitesi hala DSÖ güvenlik standartlarını karşılamıyor.

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya Haber

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

Hindistan Başbakanı Modi, İsrail ziyaretinde Netanyahu ile ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan 16 iş birliği anlaşması imzaladı. Haber

Hindistan Başbakanı Modi, İsrail ziyaretinde Netanyahu ile ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan 16 iş birliği anlaşması imzaladı.

Modi dün ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan ve iki gün sürecek temaslar için İsrail’e ulaştı. Ziyaret İsrail’de geniş yankı buldu. Netanyahu, Modi’yi havalimanında karşıladı ve daha sonra konuşma yapması için parlamentoya (Knesset) kadar kendisine eşlik etti. Knesset üyeleri Modi’yi ayakta alkışlayarak “Modi... Modi” sloganları attı ve kendisiyle fotoğraf çektirme talebinde bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi Knesset’te (EPA) Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililer, Hindistan’ın maruz kaldığı ‘terör saldırılarını’ hatırlatarak, iki ülkeyi ‘radikal İslam’ olarak niteledikleri tehdit karşısında benzer konumda gösteren bir söylem benimsedi. Netanyahu, Hindistan Başbakanı’nı ‘büyük bir küresel lider, büyük bir dost ve hatta büyük bir kardeş’ sözleriyle tanımladı. Modi’ye hitaben, “Hindistan’ın büyük başarılara imza attığı söyleniyor; bu tam olarak doğru değil. Hindistan, senin liderliğin, bilgece yaklaşımın ve kararlılığın sayesinde bu başarıları elde etti” ifadelerini kullandı. Netanyahu ayrıca, son Gazze savaşı sırasında Hindistan’ın İsrail’e sağladığı destek dolayısıyla Modi’ye teşekkür etti. Hindistan’ın söz konusu dönemde İsrail’e mühimmat ve insansız hava araçları (İHA) tedarik ettiği belirtildi. 16 anlaşma ve ilk kez verilen nişan İsrail hükümeti, ziyaret kapsamında Hindistan ile 16 ikili anlaşma imzalandığını duyurdu. Knesset Başkanı Amir Ohana, Modi’ye, parlamento tarihinde ilk kez verilen Knesset Nişanı’nı takdim etti. Knesset Başkanı Amir Ohana, özel bir oturumda Hindistan Başbakanı Narendra Modi’ye Knesset Nişanı’nı takdim etti. (EPA) Modi’nin İsrail ziyareti, 2017’de gerçekleştirdiği ilk temasın ardından görev süresindeki ikinci ziyaret oldu. İsrail’de siyasi çevrelerde aktarıldığına göre, Başbakan Netanyahu ilk ziyarette Modi’yi esprili bir ifadeyle karşılamış ve “Bir Hintli, İsrailli bir turiste ‘Ülkenizin nüfusu gerçekten sadece 10 milyon mu?’ diye sormuş. İsrailli de ‘Doğru; ama siz, biz ve Çin birlikte 2,5 milyarız’ diye yanıtlamış” demişti. Bu sözlerin, 2024 sayımına göre 1,45 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan ile İsrail arasındaki büyük nüfus farkına gönderme yaptığı belirtilmişti. Netanyahu, son ziyarette ise iki ülkenin ‘gücünün zirvesinde’ olduğunu savunarak, “İsrail her zamankinden daha güçlü, Hindistan her zamankinden daha güçlü” ifadesini kullandı. Netanyahu’nun açıklamaları, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Knesset Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma için düzenlenen özel oturum sırasında geldi. Modi’nin hitabı, bir Hindistan başbakanının İsrail parlamentosunda yaptığı ilk konuşma olarak kayda geçerken, iki ülke ilişkilerinin derinleştiğinin göstergesi olarak nitelendirildi. Hindistan, İsrail için siyasi açıdan etkili bir müttefik olmasının yanı sıra, Asya’daki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2025 mali yılında 3,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hindistan, 7 Ekim saldırılarını yeniden kınadı Modi yaptığı açıklamada, “Hindistan şimdi ve sonra İsrail’in yanında” ifadesini kullandı. Knesset Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Modi, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıda ölenler için taziyelerini ileterek, saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak niteledi. Modi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlilerin ulusal haklarını güvence altına alacağını söylediği planı övdü. Netanyahu da 7 Ekim saldırısına değinerek, Modi’nin ‘açık bir şekilde İsrail’in yanında durduğunu’ söyledi ve “Bunu asla unutmayacağız” ifadesini kullandı. Netanyahu, ‘şer ekseni’ olarak tanımladığı yapının ya İsrail’i kıracağını ya da İsrail tarafından kırılacağını belirterek, “Biz onları savaşçılarımızın kahramanlığıyla kırıyoruz” dedi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Knesset üyeleri arasında sohbet ederken (AFP) Oturum, muhalefetin kısmi boykotu gölgesinde gerçekleşti. Muhalefete mensup bazı milletvekilleri oturuma katılmazken, bazıları da Netanyahu ve Ohana’nın konuşmaları sırasında, Yüksek Mahkeme Başkanı Yitzhak Amit’in davet edilmemesini protesto ederek salonu terk etti. Ancak Hindistan Başbakanı Modi’nin konuşması sırasında diplomatik bir krize yol açmamak adına yeniden Genel Kurul salonuna döndüler. Muhalefet tarafından yayımlanan açıklamada, Ohana’nın Hindistan Başbakanı onuruna düzenlenen oturuma, teamüllere aykırı şekilde Yüksek Mahkeme Başkanı Amit’i davet etmemesi ‘aşağılayıcı bir karar’ olarak nitelendirildi. Gizliliğin korunması Ziyaret, yalnızca ilişkilerdeki iyileşmenin bir göstergesi olarak değil, esas itibarıyla iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin tüm düzeylerde önemli ölçüde yükseltilmesi yönünde büyük bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret kapsamında imzalanacak anlaşmaların, ilişkilerin seviyesini artırmaya ve iki taraf arasındaki iş birliğini özellikle güvenlik alanı başta olmak üzere çeşitli sektörlerde genişletmeye yönelik mutabakat zabıtlarını içerdiği belirtildi. Söz konusu çerçeve, taraflarca ‘ayrıcalıklı stratejik ilişkiler’ olarak tanımlanıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eşinin huzurunda Knesset’teki ziyaretçi defterini imzaladı. (AP) Gelişmenin önemine işaret eden güvenlik kaynakları, iki taraf arasında ‘gizliliğin korunması’ esasına dayalı bir sistemin uygulanmasını öngören bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Bu çerçevede, bugüne kadar Hindistan’a kapalı olan bazı İsrail sistemlerinin erişime açılacağı; hava savunma sistemleri dahil olmak üzere, lazer tabanlı hava savunma mimarisine Hindistan’ın entegre edilmesinin ve bazı İsrail silahlarının üretimi için lisans verilmesinin planlandığı belirtildi. Yedioth Ahronoth’tan aktarılan habere göre üst düzey bir İsrailli siyasi yetkili, “Bu anlaşma güvenlik kurumlarının çabaları yönetme esnekliğini artıracak ve gerektiğinde tarafların birbirine dayanmasına imkân tanıyacak. Bu büyük bir devrim” ifadelerini kullandı. Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesinde yazan ve Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen siyasetçi Zvi Hauser ise Modi’nin Netanyahu ile ele alacağı temel başlıklardan birinin İran’ın geleceği ve mevcut rejimin olası çöküşünün doğurabileceği geniş fırsatlar olduğunu belirtti. Hauser, rejim sonrası dönemde İsrail, Hindistan ve İran’ın bölgede güçlü bir stratejik ittifak oluşturabileceğini savundu. kaynak : Şarku’l Avsat

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda Haber

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda

Dış ticaret ve dijitalleşme alanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren İnovakademi'nin kurucusu Gökhan Erol, AB ile Hindistan arasındaki yeni ticaret anlaşmasının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini, son ticaret verileri ışığında değerlendirdi. Erol, sürecin Türkiye için bir "çifte kıskaç" yarattığını vurguladı. "Oyunun Kuralları Değil, Oyunun Kendisi Değişti" Anlaşmanın Türkiye için "soğuk duş" etkisi yaratabileceğini belirten Gökhan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında 'bizden biri' muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak bu anlaşma ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan'a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti." "5.5 Milya r Dolarlık Otomotiv İhracatımız Risk Altında" Kamuoyunda sadece tekstil sektörünün etkileneceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Erol, 2024 verilerine dikkat çekerek asıl tehlikenin sanayide olduğunu vurguladı: "Rakamlar duygusal değildir, gerçeği söyler. Türkiye, 2024 yılında AB'ye 5.57 Milyar Dolar değerinde otomotiv yedek parçası sattı. Bu b izim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 Milyar Dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki %10-15’lik maliyet avantajı Hintli üreticinin lehi ne dönecek. Bir Alman otomotiv devi için %10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir. Yan sanayicimizin acilen bu senaryoya hazırlanması gerekiyor." "İç Pazarda da 'Arka Kapı' Tehlikesi Var" Gökhan Erol, tehlikenin sadece ihracatla sınırlı kalmayacağını, Türkiye iç pazarının da tehdit altında olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Gümrük Birliği'nin teknik yapısı gereği, AB'ye gümrüksüz giren bir Hint malı, 'Serbest Dolaşım' ilkesiyle Türkiye'ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa'daki tekstilci veya Konya'daki parçacı, sadece Almanya'da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek. Biz Hindistan'a mal satarken gümrük ödeyeceğiz, onlar bize satarken ödemeyecek. Bu, sürdürülebilir bir denklem değil." Çıkış Yolu: "Hız, Güven ve Dijital Markalaşma" Türk ihracatçısının "ucuzluk" yarışına girmemesi gerektiğini savunan Erol, çıkış r eçetesini ise şöyle özetledi: "Hindistan ile fiyat rekabetine girersek kaybederiz. Bizim kazanacağımız alan 'Hız ve Güven'. Hindistan'dan gelen bir konteynerin Avrupa'ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya şunu anlatmalıyız: 'Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim.' Bunun için de klasik pazarlamayı bırakıp, LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Artık sadece malı değil, güveni pazarlama devrindeyiz." Öne Çıkan İstatistikler: Otomotiv Yedek Parça İhracatı (AB'ye): Türkiye: 5.57 Milyar $| Hindistan: 1.71 Milyar$ (Risk: Yüksek) Kadın Giyim İhracatı (AB'ye): Türkiye: 3.01 Milyar $| Hindistan: 1.56 Milyar$ (Risk: Yüksek) Yassı Çelik İhracatı (AB'ye): Türkiye: 1.03 Milyar $| Hindistan: 1.36 Milyar$ (Risk: Kritik - Hindistan öne geçti) Otomotiv yedek parçası GTİP No: 8708

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.