SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hayat Pahalılığı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hayat Pahalılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayat Pahalılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Elon Musk'tan tartışma yaratacak çıkış: Rubio'nun İran Şahı olmasını destekliyorum Haber

Elon Musk'tan tartışma yaratacak çıkış: Rubio'nun İran Şahı olmasını destekliyorum

Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela lideri Maduro'ya karşı gerçekleştirdiği operasyon ve İran'daki ekonomik krizler dünya gündeminde yer almaya devam ederken, milyarder girişimci Elon Musk'tan ilgi çekici bir paylaşım geldi. Musk, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "İran Şahı" olma fikrini desteklediğini duyurdu. ABD Hükümet Verimliliği Dairesi’nin eski başkanı ve dünyanın en varlıklı insanı Elon Musk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Musk, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun İran'ın başına geçmesi konusundaki senaryolara açık destek verdi. "İran Şahı" tartışması Venezuelalı girişimci Antonio Garcia Martinez, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Rubio'nun Venezuela Devlet Başkanı, Küba Valisi ve İran Şahı olmayı planladığını düşünüyorum" dedi. Bu gönderiyi alıntılayan Elon Musk, kısa ve net bir açıklamayla, "Destekliyorum" ifadesini kullandı. Musk'ın bu çıkışı, Washington yönetiminin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşine yönelik düzenlediği bir operasyonun hemen ardından geldi. ABD'nin bu adımı İsrail de dahil olmak üzere bazı ülkelerden destek alırken, gözler iç karışıklık yaşayan İran'a çevrilmiş durumda. İran'da ekonomik kriz ve protestolar yayılıyor Musk'ın paylaşımı, İran'da ekonomik sıkıntılar nedeniyle sokakların hareketli olduğu bir döneme denk geldi. 28 Aralık 2025 Pazar akşamı Tahran'da başlayan protestolar; döviz kurundaki aşırı artış, tümenin dolar karşısında değer kaybetmesi ve hayat pahalılığı nedeniyle esnafın kepenk kapatmasıyla ivme kazandı.

İran'da protestolar devam ediyor. Ölü sayısını yaklaşık 16 olduğu bildiriliyor. Haber

İran'da protestolar devam ediyor. Ölü sayısını yaklaşık 16 olduğu bildiriliyor.

İran'daki protestolar sekizinci gününe ulaştı. Hem devlet medyası hem de insan hakları grupları hafta boyunca birçok ölüm ve tutuklamalar olduğunu rapor etti. Son üç yılın en büyük protesto hareketleri olarak tanımlanan gösteriler, ülke genelinde genişleyerek sürüyor. İnsan hakları örgütü Hengaw, protestoların başlangıcından bu yana "en az 17 kişinin öldüğünü" duyurdu. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise "en az 16 kişinin öldüğünü ve 582 kişinin gözaltına alındığını" açıkladı. HRANA ayrıca "protestoları organize eden çevrimiçi platformların yöneticilerinin de gözaltına alındığını" bildirirken, devlet kaynakları bu bilgiyi doğruladı. İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, devlet medyasına yaptığı açıklamada, "güvenlik güçlerinin son iki gün protesto liderlerini hedef aldığını" ifade etti. Şiddet devam ederken yeni ölümler rapor edildi İran'ın batı bölgelerinde şiddetli çatışmalar rapor edilirken, başkent Tahran da dahil olmak üzere orta ve güneydoğudaki Belucistan eyaletinde göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandı. İran'ın Kum kentinin valisi, dün gece yaptığı açıklamada, "kentteki olaylarda iki kişinin öldüğünü, bunlardan birinin kendi yaptığı patlayıcının erken patlaması sonucu yaşamını yitirdiğini" bildirdi. Hamaney'den "sert müdahale" uyarısı İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülke çapında yayılan protestolar hakkında ilk defa konuştu. Dini lider, "olayların arkasında ABD ve İsrail gibi dış güçlerin bulunduğunu" iddia ederken, göstericilere karşı bazı uyarılarda bulundu. Devlet televizyonundan halka seslenen Hamaney, riyalin değer kaybı ve hayat pahalılığı nedeniyle sokakta olanların "taleplerini meşru gördüklerini ve yetkililerin bu gruplarla diyalog kanallarını açık tutmaları gerektiğini" ifade etti. Ancak "Barışçıl talepler ve şiddet eylemleri ayrılmalıdır" vurgusu yapan Hamaney, "Protestocularla diyalog kurarız ancak şiddete başvuranlara taviz verilmeyecek" dedi. Ayetullah Ali Hamaney, "sokak olaylarını kışkırtanlara karşı devletin güçlü bir tutum sergileyeceğini" söyledi.

Bursa'da Saadet Partili kadınlardan 'yerli üretim' vurgusu Haber

Bursa'da Saadet Partili kadınlardan 'yerli üretim' vurgusu

Saadet Partisi Bursa İl Kadın Kolları, Yerli Malı Haftası nedeniyle 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda basın açıklaması yaparak günün önemine binaen resim sergisi açtı. Basın açıklamasında, Türkiye ekonomisinin son yıllarda yaşanan ağır koşulların; artan hayat pahalılığından azalan alım gücüne, yükselen borç yükünden zayıflayan üretim kapasitesine kadar uzanan geniş bir alanda vatandaşları derinden etkilediğini belirten Saadet Partisi Bursa İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Ataş, "Gıda, kira ve eğitim başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmakta; aile bütçeleri ayın yarısını bile taşımakta zorlanmaktadır. En düşük gelir grubunda, gıdaya ayrılan pay yüzde 36,6’ya çıkarken, yüksek gelir grubunda bu oran yalnızca yüzde 14,5’tir. Bu tablo, hayat pahalılığının en çok dar gelirliyi vurduğunu göstermektedir." dedi. Bir kilo etin fiyatının neredeyse haftalık bir gıda bütçesine eşitlendiğine değinen Ataş, "Peynir, yağ ve bakliyat gibi en temel ürünlere erişim bile birçok aile için ciddi bir yük haline gelmiştir. Eğitim enflasyonunun yüzde 66’ya yükselmesi ise çocuklu ailelerin yükünü daha da ağırlaştırmaktadır. Yaptığımız incelemeler göstermektedir ki; Türkiye ekonomisinin en temel sorunlarından biri, üretimden uzaklaşıp tüketime ve ithalata bağımlı bir yapıya sürüklenmiş olmasıdır. Bugün cevizden mercimeğe, nohuttan temel sanayi girdilerine kadar pek çok ürünün ithal edilmesi, hem maliyetleri artırmakta hem de ülkemizin ekonomik direncini zayıflatmaktadır" diye konuştu. Üretim yerine tüketime dayalı modelin çökerek, kurulan şirket sayısının azalırken kapanan şirket sayısı arttığı, konkordato başvurularının yüzde 72 yükseldiğine vurgu yaparak, "Tamda bu nedenle, Yerli Malı Haftası, sadece takvimde bir hatırlatma günü değil; Türkiye’nin geleceğine, üretim gücüne ve ekonomik bağımsızlığına dair bir farkındalık çağrısıdır. Yerli üretim, güçlü ekonominin temelidir. Bir ülke kendi ürününü üretemiyorsa, kendi fiyatını da belirleyemez. Bir ülke tarımda dışa bağımlıysa, mutfak yangından kurtulamaz. Bir ülke sanayide dışа bağımlıysa, gençlerine iş ve istihdam sağlayamaz. Bizim çağrımız sadece 'yerli alalım' çağrısı değildir. Bizim çağrımız; Yerli üretimi güçlendiren, çiftçiyi, esnafı, üreticiyi destekleyen, ithalat bağımlılığını azaltan, Türkiye’nin ekonomik direncini artıran kapsamlı ve adil bir ekonomik düzenin kurulması çağrısıdır." açıklamasını yaptı. "Bir ülke yerli üretimle büyür, adaletli paylaşımla güçlenir" diyen Ataş, "Saadet Partisi Kadın Kolları olarak, milletimizin emeğini kıymetlendiren, üretimigüçlendiren ve ailelerin nefes almasını sağlayan bir ekonomik düzen için gecegündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yerlisi varken ithale mahkum olmayalım" ifadesine yer verdi.

DİSK Güney Marmara'dan Bursa'da kitlesel açıklama Haber

DİSK Güney Marmara'dan Bursa'da kitlesel açıklama

DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın, Türkiye’de ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini belirterek, 21–23 Aralık tarihlerinde yapılacak yürüyüşe tüm işçileri, emekçileri ve emeklileri destek vermeye çağırdı. DİSK Güney Marmara Bölge Temsilciliği, vergide ve gelirde adalet ilee insanca yaşanabilir bir asgari ücret kampanyası kapsamında Bursa Kent Meydanı'nda kitlesel bir basın açıklaması yaptı. DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın tarafından yapılan basın açıklamasında, Türkiye’de hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında işçilerin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğü vurgulandı. Aydın, “Ücret artışları, TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyonun bile altında kalıyor. Bugün ülkemizin en büyük sorunu bölüşüm sorunudur; bu düzen zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapıyor” dedi. Özellikle asgari ücretin açlık sınırının çok altında kaldığını belirten Aydın, açlık sınırının 30 bin liraya dayandığını, yoksulluk sınırının ise 90 bin lirayı geçtiğini ancak asgari ücretin sadece 22 bin 104 lira olduğunu ifade ederek, "Asgari ücretin 11 aylık kaybı 6 bin 574 liraya ulaştı. Bugün bir ailede anne, baba ve iki çocuk çalışsa bile eve giren gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor” ifadelerini kullandı. Ücretlerdeki kayıpların yanı sıra vergi adaletsizliğine de dikkat çeken Gökhan Aydın, “Enflasyon ve kesintilerin işçiler üzerindeki toplam faturası 2 trilyon TL’yi buldu. Gelirde adaletsizlik, vergide adaletsizlik, ülkede adaletsizlik hepimizi vuruyor” dedi. Aydın, taleplerini şöyle sıraladı: Asgari ücret resmi enflasyona hapsedilemez; işçinin ailesiyle birlikte geçineceği bir ücret olmalıdır. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çıkarılmalı, tüm emekli maaşları da aynı oranda artırılmalıdır. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adaletli bir vergi sistemi kurulmalıdır. Sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Öte yandan basın açıklamasında DİSK'in bu taleplerle birlikte 21 Aralık’ta İstanbul’dan başlayıp 23 Aralık’ta Ankara’da sona erecek yürüyüşü için tüm işçiler ve emekçiler desteğe davet edilerek, bildiriler dağıtıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.