SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hava Savunma

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hava Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel'den sert eleştiriler... Erken seçim çağrısını yineledi Haber

Özgür Özel'den sert eleştiriler... Erken seçim çağrısını yineledi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’de yaptığı grup toplantısı konuşmasında, ülkenin en cil sorunlarını masaya yatırdı. Konuşmanın ağırlıklı bölümü ekonomi ve tarım krizine ayıran Özel, Şubat ayı bütçe rakamlarını anımsatarak, “Yılın ilk iki ayında tarıma verilen destek 2 milyar lira, faize ayrılan para ise 640 milyar lira. Tarıma ayırdığımız paranın 320 katını faize ödüyoruz. Her 100 liralık verginin 28 lirası faize gidiyor” dedi. Çiftçinin toprağa küstüğünü, üretim maliyetlerini karşılayamadığını ve vatandaşın ucuz gıdaya erişemediğini belirten Özgür Özel, Türkiye’nin gıda enflasyonunda dünyada üçüncü sıraya yükseldiğini vurgulayarak, “Sadece İran (savaşta) ve Güney Sudan (iç savaşta) bizden yüksek. Arjantin, Burundi ve adını bile bilmediğimiz birçok ülke gerimizde kaldı. Bu gidiş iyi değil; acilen mazot ve gübre desteği verilmeli.”Hürmüz Boğazı krizine değinen Özel, üç hafta önce mazot zammı konusunda uyardıklarını ve eşel mobil sisteminin kısmen uygulandığını hatırlattı. “O gün 60 lira olan mazot bugün 80 lira. Eğer eşel mobil uygulanmasaydı bugün sabah 104 liraya uyanacaktık” diyen Özel, ÖTV’nin bittiğini, şimdi KDV’nin yüzde 1’e indirilmesiyle pompa fiyatlarının yüzde 20 ucuzlayabileceğini söyledi. “Biz olsak böyle yapardık, biz olunca böyle yapacağız” ifadelerini kullandı. ADALET VE AKIN GÜRLEK POLEMİĞİ Konuşmanın önemli bir bölümünü Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı iddiaları oluşturdu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bakan Gürlek'le ilgili açıkladığı tapuların ötesinde Tema İstanbul 2 ve Senfoni Evleri gibi projelerde yeni belgeler paylaştı. “Gösterdiği tapularda olmayan evin sözleşmesi burada. Değerler maaşının çok üzerinde” diyen Özel, “Ben de dava açıyorum. Hodri meydan! Tapu sicil kayıtları mahkemede ortaya çıkacak, millet kim doğru söylüyor görecek” dedi. “Ak Toroslar Çetesi” ifadesini kullanan Özel, bu yapının Çağlayan’dan Adalet Bakanlığı’na taşındığını, bazı hakim ve savcıların bakan yardımcısı ve daire başkanı yapıldığını iddia etti. 301 öğrencinin tutuklanması, Ekrem İmamoğlu davası ve yargıdaki atamaları sert dille eleştirerek, “Vicdanı adalet terazisine inanmış biri Adalet Bakanlığı’nda oturmalı” vurgusu yaptı. ERKEN SEÇİM ÇAĞRISINI YİNELEDİ Dış politikaya dair açıklamalarda da bulunan CHP lideri Özgür Özel, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarını kınadı ve Türkiye’nin tarafsız ama dirençli bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi. Ordunun hava savunma eksikliklerine de dikkat çeken Özel, konuşmasını “Ekonomik krizi bitirmeye, terörsüz ve demokratik Türkiye’yi yönetmeye talibiz. En kısa zamanda sandığı istiyoruz” sözleriyle tamamlayarak erken seçim çağrısını yineledi.

Suudi Arabistan, İran'a karşı misilleme uyarısında bulundu Haber

Suudi Arabistan, İran'a karşı misilleme uyarısında bulundu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran'ın ülke topraklarına düzenlediği saldırıların ardından yaptığı açıklamada, "Gösterilen sabır sınırsız değil. Onların bir günü mü var, iki gün mü, bir hafta mı? Bunu önceden bildirmeyeceğim. Umarım bugün yapılan toplantının mesajını anlarlar, hızlıca yeniden değerlendirme yaparlar ve komşularına saldırmayı bırakırlar. Ancak bu bilgeliklerinin olduğundan şüpheliyim" dedi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma, azalma belirtisi göstermeden üçüncü haftasına girdi ve küresel enerji arzında benzeri görülmemiş aksamalara neden oldu. Gerilim, İran'ın 18 Mart'ta İsrail'i dev Güney Pars doğalgaz sahasındaki tesislerine saldırmakla suçlamasının ardından tırmandı ve petrol fiyatlarında ani bir artışa yol açtı. Misilleme olarak Tahran, Körfez genelinde ABD ve İsrail çıkarlarıyla bağlantılı petrol ve doğalgaz hedeflerine saldırma sözü verdi ve Katar ile Suudi Arabistan'daki hedeflere füze fırlattı. Riyad'da Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı , şehre doğru gelen dört balistik füzenin düşürüldüğünü doğruladı; ancak füzelerden bazı parçalar başkentin güneyindeki bir petrol rafinerisinin yakınlarına düştü. Savaşın başlamasından bu yana başkent Riyad'da birçok sakin ilk kez patlama sesleri duydu veya telefonlarına acil durum uyarı mesajları aldı. Çatışmanın patlak vermesinden bu yana Suudi Arabistan, İran'dan yüzlerce füze ve insansız hava aracı saldırısıyla karşı karşıya kaldı; ancak yetkililer, saldırıların büyük çoğunluğunun hava savunma sistemleri tarafından başarıyla engellendiğini söylüyor. Katar ve BAE'nin petrol ve doğalgaz tesisleri de aynı gün benzer saldırılara maruz kaldı; bu da enerji savaşının yaygın boyutunu ortaya koyuyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Katar ve Suriye de dahil olmak üzere yaklaşık 12 ülkenin üst düzey diplomatlarının katıldığı bir istişare toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Prens Faysal bin Farhan, İran'ı komşularına karşı önceden planlanmış düşmanca eylemler gerçekleştirmekle suçladı. Dikkat çekici bir şekilde, yetkililer savaşı görüşürken bile, konferansın yapıldığı otelin yakınlarındaki bir bölgeden füze fırlatıldığı görüldü. Farhan şunları vurguladı: "İran'dan gelen bu baskı siyasi ve ahlaki açıdan ters tepecektir ve gerekli gördüğümüz takdirde askeri harekât düzenleme hakkımızı saklı tutuyoruz." Suudi Arabistan ve İran, yıllarca süren düşmanlığın ardından 2023'te diplomatik ilişkileri yeniden kurarak gerilimleri azaltmaya çalışsalar da, son askeri eylemler bu çabaları boşa çıkarıyor. Özellikle Suudi Arabistan'ın İran'a tekrar saldırması durumunda, Orta Doğu'daki çatışma resmen genişleyecek ve yeni bir seviyeye tırmanacaktır.

Ümit Özdağ: Barış istiyorsanız savaşa hazır olacaksınız Haber

Ümit Özdağ: Barış istiyorsanız savaşa hazır olacaksınız

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Kayseri’de düzenlenen iftar programında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalar yaptı. Konuşmasında ekonomik koşullara değinen Özdağ, “Bir Ramazan sofrasında bir arada olduk. İftarımızı yaptık. Aslında Ramazanların Ramazan, bayramların bayram gibi ne yazık ki kutlanamadığı bir dönemden geçiyoruz. Ramazan sabır ayı, kanaat ayı, şükür ayı ama ne yazık ki milletimizin çok geniş kesimleri Ramazan dışındaki 11 ayda da oruç tutmaya zorlanıyorlar. İnsanlar açlıkla boğuşuyor. Esnafın nabzını tuttuğunuz zaman ekonominin de nabzını tutuyorsunuz. Her yerde esnaf geçen senelere göre işlerin yüzde 50 düştüğünü söylüyor. Yüzde 50 bu sene ondan önceki seneye göre daha büyük düşüş. Hem karda düşüş hem ciroda düşüş” dedi. Türkiye'nin zengin bir ülke olduğu ama Türk halkının fakir olduğunu belirten Özdağ, "Çünkü kaynaklar adil bir şekilde dağıtılmıyor. Bu adaletsizlik her geçen gün artarken sadece ekonomik adaletsizlik değil mahkemelerde de adaletsizlik her geçen gün daha fazla artıyor. İşte bakın bunun Türk siyasetindeki en somut örneği benim. Benim dışımda insanlar da var. Yani adaletsizlik sadece ekonomide yok. Devlette de adaletsizlik var. Hukukta da adaletsizlik var. Onun için biz bu mübarek Ramazan'da adalet ve kul hakkının yenmemesi mücadelesini veriyoruz, vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Özdağ ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlandığını söylediği bir rapora dikkat çekerek "Türkiye Büyük Millet Meclisi Öcalan Komisyonu bir rapor hazırladı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki partilerden anayasanın 66. maddesini değiştirip Türk kimliğini çıkartmasını PKK'ya özel bir af düzenlemesi yapmasını Türkiye'nin Türk milleti değil, Türk, Kürt, Arap sentezi olduğunu ifade ederek bunun düzenlemesinin yapılmasını talep etti. O koca raporda bir defa Türk Milleti ismi geçmiyordu. Yine o raporun çıkmasının hemen sonrasında Devlet Bahçeli ve Dem Eş Başkanı Abdullah Öcalan denilen narkoterörist katil için özel statü istediler." ifadelerini kullandı. Bölgesel gelişmelere de değinen Özdağ, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını takip ettiklerini belirterek İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Özdağ, hava savunma sistemleri, füze teknolojileri ve savunma sanayii alanında yapılması gereken çalışmalara ilişkin görüşlerini paylaştı.

Milli Savunma Bakanlığı: İran’dan ateşlenen balistik mühimmat NATO tarafından etkisiz hale getirildi Haber

Milli Savunma Bakanlığı: İran’dan ateşlenen balistik mühimmat NATO tarafından etkisiz hale getirildi

Olay sırasında mühimmata ait bazı parçaların Gaziantep ve Diyarbakır’da boş arazilere düştüğü, herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi. Bakanlık açıklamasında, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için ek tedbirler alındığı belirtildi. Bu kapsamda, NATO Müttefik Hava Komutanlığı tarafından Ramstein’dan görevlendirilen bir “Patriot hava savunma sistemi”nin Malatya’da konuşlandırıldığı ifade edildi. Ayrıca çatışmalar nedeniyle artan füze ve İHA tehdidine karşı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğinin artırılması amacıyla kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F‑16 Fighting Falcon savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin KKTC’ye konuşlandırıldığı bildirildi. Açıklamada ayrıca, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sonrasında hava sahasının güvenliğini sağlamak amacıyla muharip uçaklarla hava devriyesi yapıldığı, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarınca seyir, keşif ve gözetleme faaliyetlerinin sürdüğü kaydedildi. İran sınır hattında ise herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmadığı, muhtemel risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirlerin devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde alındığı belirtildi. Türkiye’nin, bölgesel gelişmeler karşısında hava sahası, sınırları, vatandaşları ve KKTC’nin güvenliğini sağlamak amacıyla milli imkan ve kabiliyetlerini kullanmaya; savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefikleriyle eş güdüm içinde gerekli tedbirleri almaya ve bölgesel barış ile istikrara katkı sunmaya devam edeceği vurgulandı. Açıklamada ayrıca masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhâl sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının önemine dikkat çekildi. MSB: Balistik füze tehdidine karşı en uygun savunma unsurları devreye alındı MSB açıklamasında, bir tehdit durumunda hangi savunma unsurunun kullanılacağının angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlendiği ifade edildi. Türkiye’nin NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu hatırlatılan açıklamada, söz konusu sistemin erken uyarı sensörleri, komuta-kontrol yapısı ve önleme füzelerinden oluştuğu belirtildi. Bir balistik füze tespit edildiğinde müdahale süresinin oldukça kısa olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek devreye soktuğu kaydedildi. Bu kapsamda Türkiye’ye yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurlarının devreye alındığı ve mühimmatın başarıyla imha edildiği bildirildi. MSB: NATO Patriot Sistemi Malatya’ya konuşlandırılıyor MSB, yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlere ek olarak NATO müttefikleriyle yürütülen istişare mekanizmalarının da devreye alındığını bildirdi. Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı tarafından Ramstein’dan görevlendirilen bir “Patriot hava savunma sistemi”nin, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırıldığı belirtildi. Açıklamada, NATO’nun müttefik ülkelerin hava sahasını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakı olduğu vurgulanarak, Türkiye’nin jeostratejik konumu, güçlü ordusu ve ittifakın güneydoğu kanadındaki kritik rolüyle bu yapının en önemli unsurlarından biri olduğu ifade edildi. Atılan adımların hem Türkiye’nin hem de NATO’nun savunma ve caydırıcılık anlayışı doğrultusunda müttefik dayanışmasını güçlendirmeyi ve ortak güvenliği tahkim etmeyi amaçladığı kaydedildi. MSB: İncirlik bir Türk üssüdür MSB açıklamasında, Adana’daki üssün Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’na bağlı 10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı tarafından yönetildiği ve üs komutanının Türk bir tuğgeneral olduğu belirtildi. Üste F-16 Fighting Falcon savaş uçakları, tanker uçakları ve insansız hava araçlarının bulunduğu ifade edilen açıklamada, tesislerin tamamının Türkiye Cumhuriyeti’nin mülkiyetinde olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca üste Amerika Birleşik Devletleri askerlerinin yanı sıra İspanya, Polonya ve Katar askeri personelinin de görev yaptığı, ancak yabancı askerlerin varlığının üssün “Amerikan üssü” olduğu anlamına gelmediği kaydedildi.

Milli Savunma Bakanlığı: KKTC ve hava sahamız güvende Haber

Milli Savunma Bakanlığı: KKTC ve hava sahamız güvende

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından gerçekleştirilen Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda, Doğu Akdeniz ve hava sahasına ilişkin son gelişmeler aktarıldı. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen bir balistik mühimmatın NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirildiğini bildirdi. Olayda bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’daki boş araziye düştüğü, herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı belirtildi. Bakanlık, bölgedeki güvenlik önlemlerini artırmak amacıyla Malatya’ya bir PATRIOT füze savunma sistemi konuşlandırıldığını duyurdu. Ülkemiz, yaşanan bölgesel gelişmeler karşısında hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya devam edecek.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/hFuXyXsJ2W — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) March 12, 2026 Ayrıca, çatışmalardan kaynaklanan füze ve İHA/drone tehditlerine karşı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini artırmak için 6 F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin KKTC’ye sevk edildiği ifade edildi. Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye’nin hava sahasının korunması kapsamında muharip uçaklarla devriye uçuşları yapıldığını, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarıyla seyir, keşif ve gözetleme faaliyetlerinin sürdüğünü belirtirken, İran hudut hattında herhangi bir olağan dışı hareketliliğin bulunmadığı, muhtemel risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirlerin koordineli şekilde alındığı kaydedildi. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin millî imkân ve kabiliyetleriyle hava sahası, sınırlar, vatandaşlar ve KKTC güvenliğini sağlama yükümlülüğünü sürdürdüğü, NATO ve müttefiklerle eşgüdüm içinde savunma ve caydırıcılık tedbirlerini hayata geçirdiği ifade edildi. Milli Savunma Bakanlığı, bölgesel barış ve istikrarın korunması amacıyla çatışmaların derhâl sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının önemine de dikkat çekti.

Trump:  Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum Haber

Trump: Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik devam eden Epic Fury Operasyonu’na (Destansı Öfke Operasyonu) ilişkin ABD basınına konuştu. Trump, İran ile savaşın yakında sona erebileceğini belirterek, operasyonun başlangıçta tahmin ettiği 4-5 haftalık süreden "çok daha ileride" olduğunu aktardı. Trump, "Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum. Donanmaları, iletişim sistemleri ve hava kuvvetleri yok" dedi. İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’e ilişkin görüşü sorulan Trump, "Ona verecek hiçbir mesajım yok. Hiçbir şey" ifadelerini kullandı. Aklında eski lider Ali Hamaney’in yerini alabilecek biri olduğunu da ifade eden Trump, bu ismin kim olduğuna açıklık getirmedi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na da değinen Trump, Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin şu anda geçiş yaptıklarını fakat "Orayı kontrol altına almayı düşündüğünü" ifade etti. Trump, İran’a son bir uyarıda bulunarak, "Atabilecekleri her şeyi attılar. Bir kurnazlık yapmaya kalkmasınlar, yoksa bu o ülkenin sonu olur" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Hürmüz Boğazı’ndaki durum ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran yönetimini uyaran Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" dedi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın yeniden inşasını zorlaştıracak hedefleri de vuracaklarını belirten Trump, "Ölüm, ateş ve öfke onların üzerine çökecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, "Bu, ABD’nin Çin'e ve Hürmüz Boğazı'nı yoğun olarak kullanan tüm ülkelere bir hediyesidir. Umarım bu, büyük takdir görecek bir jest olur" dedi. ABD Başkanı Trump: "Hürmüz Boğazı, güvende kalacak" ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade ederek, "Hürmüz Boğazı güvende kalacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından ilk resmi basın toplantısını Florida’da gerçekleştirdi. Buradaki açıklamasında ABD’nin İran’da askeri hedeflerini tamamlama yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Trump, "Hatta, bunun neredeyse tamamlandığı söylenebilir. İran’daki her gücü, son derece kapsamlı bir şekilde yok ettik. İran’ın deniz gücünün büyük bir kısmı battı. Neredeyse 50 gemi, şu anda denizin dibinde. Bana az önce, bu sayının 51 olduğu bildirildi" dedi. "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk" İran’ın dron ve füze kabiliyetlerini hedef almaya devam ettiklerini söyleyen Trump, "Dron üretimleri bugün itibarıyla vurulmaya başlandı. Üretim yaptıkları bütün yerleri biliyoruz ve bu tesisler birbiri ardına vuruluyor. Füze kapasitesi yaklaşık yüzde 10, belki de daha altına indi" dedi. Trump, "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk. Bunların bazıları çok büyük hedeflerdi. Ve en önemli hedeflerin bazılarının vurulmasını, eğer gerekirse diye sonraya bıraktık. Bunları vurursak, yeniden inşa etmeleri yıllar alır. Bu hedefler arasında elektrik üretimi ile ilgili olanlar ve daha birçok şey var. Mecbur kalmadığımız sürece, bunu yapmak istemiyoruz" dedi. İran’ın füze rampalarında yüzde 90, dron rampalarında yüzde 83’lük düşüş olduğunu söyleyen Trump, "İran’ın dron ve füze üretmek için kullandığı üretim altyapısını da imha ediyoruz. Hem de kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir hızla" dedi. İran’ın lider kadrosunu iki kez, belki üç kez ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, "Belki benden sonra gelip benim dünya ve ülkemiz için yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli olmayacak bir başkan, beş ya da on yıl sonra bir sorunla karşılaşsın istemiyoruz. Bu yüzden, İran’ın başına barışçıl bir şekilde çalışabilecek bir lider getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz dediler" İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için sahip olduğu sayısız fırsatı kullanmadığını savunan Trump, "(ABD Özel Temsilcisi) Witkoff’a açık bir şekilde "İnşa etmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Yani, kısaca ifade etmek gerekirse, "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Eğer Geceyarısı Çekici ile potansiyellerini imha etmemiş olsaydık, nükleer silah elde edeceklerdi. Onu da şimdiye kadar çoktan kullanmış olurlardı. En azından İsrail yok edilmiş olurdu" dedi. Geceyarısı Çekici operasyonu ile İran’ın üç nükleer tesisini imha ettiklerini söyleyen Trump, "Ama başka bir yerde yeni bir tesis kurmaya başlamışlardı. Bu tesis, granit kaya tarafından korunuyordu" ifadelerini kullandı. İran'ın balistik füze programını da eleştiren Trump, "Her şeyi aynı anda yapacaklardı. Bu durum, yurt dışındaki üslerimizi tehdit ediyordu. Hatta yakında ABD anakarasına ulaşabilecek duruma dahi gelebilirlerdi" dedi. "Lazer teknolojisi devreye girecek" ABD’nin hava savunma teknolojisinden övgüyle bahseden Trump, "Patriot sistemleri olağanüstü. Ayrıca sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz. Çok yakında devreye girecek. Patroit'ların yaptığı işi lazerler, kelimenin tam manasıyla yerine getirecek ve bunu çok daha düşük bir maliyetle yapabilecek" dedi. ABD’nin saldırmaması durumunda İran’ın saldıracağına inandığını söyleyen Trump, "Eğer o anda müdahale etmeseydik, bize saldıracaklardı. Ayrıca çok aptalca bir şey yaptılar ve komşularına saldırdılar. Oysa komşularının çoğu tarafsızdı. Ya da en azından savaşa katılmayacaklardı. Ama saldırıya uğradılar ve bu durum, ters etki oluşturdu" dedi. Petrol akışının engellenmesi halinde İran'ın elektrik altyapısını vurmakla tehdit etti İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade eden Trump, "Bir terörist rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer İran, bu yönde bir şey yaparsa, çok daha sert bir şekilde vurulacak. Az önce bahsettiğim, kolay vurulabilecek hedefleri tamamen ortadan kaldırırım. Onları öyle hızlı bir şekilde imha ederiz ki, bir daha asla toparlanamazlar" dedi. İran’ın füze ve dron tehdidinin ortadan kaldırılmasıyla bölgenin daha güvenli olacağını söyleyen Trump, "Hürmüz Boğazı güvenli kalacak" dedi. Trump, "Bunun sonucu, Amerikan aileleri için daha düşük petrol ve doğal gaz fiyatları olacak" şeklinde konuştu. "Boğazın açık kalması gerekiyor" Bugün farklı vesilelerle operasyonun kısa sürede tamamlanacağına ilişkin açıklamalarını yineleyen Trump, "Bu, yapılması gereken bir operasyon ve kısa süreli bir aksama olarak düşünebilirsiniz. Onu da bitirmeye çok yakınız. Eğer İran bir şey yaparsa, ödeyecekleri bedel hesaplanamayacak kadar büyük olur. O kadar büyük olur ki, bunu yaptıklarına pişman olurlar. Boğazın açık kalması gerekiyor. Çünkü bu durum, ABD’den çok diğer ülkeleri etkiliyor" şeklinde konuştu. "Bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz" Trump, "Petrol fiyatlarını düşürmek için bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz. Bazı ülkelere yaptırım uyguluyoruz. Ama bu durum düzelene kadar bazılarını kaldıracağız. Belki sonrasında geri koymamıza bile gerek kalmaz. Belki o zamana kadar barış olur" dedi. Trump, "Eğer gerekirse ABD Donanması ve müttefikler, tankerleri boğazdan askeri refakat ile geçirecek. Umarım buna gerek kalmaz. Ama gerekirse onlara eşlik ederiz" ifadelerini kullandı. Savaşın bu hafta bitmesi ihtimalini reddetti Trump, basın toplantısında İran’daki savaşın yakında biteceği açıklamalarından sonra savaşın bu hafta bitme ihtimaline ilişkin bir soruya, "Hayır, ama yakında" ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Çok yakında. Sahip oldukları her şey yok edildi. Liderleri de dahil" şeklinde konuştu. Küba’nın anlaşma yapmak zorunda kalacağını söyledi Küba ile anlaşma konusunda bir soru alan Trump, "Küba, uzun süre Venezuela’nın desteğiyle ayakta kaldı. Artık Venezuela’dan destek almıyorlar. Venezuela artık onlara enerji, yakıt, petrol ve para göndermiyor, hiçbir şey göndermiyor. Venezuela olmadan ayakta kalmaları mümkün değil. Biz de onları diğer tüm kaynaklardan kestik. Dolayısıyla ya bir anlaşma yapacaklar ya da biz aynı sonucu zaten kolay bir şekilde elde ederiz" dedi. "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz" Petrol yaptırımlarının askıya alınmasına ilişkin detay talep eden bir muhabirin sorusuna Trump, "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz. Bu olay nedeniyle fiyatlar, yapay bir şekilde yükseldi. Ama bu, yapılması gereken ve çok olumlu bir şey için yaptığımız kısa süreli bir müdahaleydi" şeklinde cevap verdi. Trump, "Eğer bunu yapmasaydık, iki ila dört hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Ve bu bunu, bu basın toplantısından çok daha önce kullanmış olurlardı. O zaman bugün çok farklı bir basın toplantısı yapıyor olabilirdik. Hatta belki hiç basın toplantısı yapmayabilirdik" dedi. İran’ın ABD içinde bir uyuyan hücreyi aktive ettiğine dair bilgi olup olmadığına ilişkin bir soru alan Trump, "Uzun zamandır bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu konuyla çok yakından ilgileniyoruz. Hepsini izliyor, her birini takip ediyoruz. Onlar hakkında çok şey biliyoruz" dedi. Mücteba Hamaney’in seçiminin hayal kırıklığına uğrattığını söyledi Hamaney’in yeni dini lider seçilen oğlu Mücteba Hamaney’in hedef alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya Trump, "Bunu söylemek istemem. Ama açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bunun ülke için aynı sorunların devamı anlamına geleceğini düşünüyoruz. Bu yüzden, böyle bir seçim yaptıklarını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İran’ın yeni lideri olarak nasıl bir profil aradığına ilişkin soruya Trump, "İçeriden biri olması bana daha mantıklı geliyor" dedi. Bu yaklaşımın Venezuela’da başarılı olduğunu söyleyen Trump, "Irak’ta farklı bir şey yaptık. Herkesi görevden aldık, orduyu görevden aldık, polisi görevden aldık, politikacıları görevden aldık ve geriye kimse kalmadı. Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? DAEŞ ortaya çıktı. Bunu istemiyoruz. Şah’ın oğlu gibi isimler de konuşuluyor lakin o kişiler uzun süredir İran’da yaşamıyor. Şu ana kadar oldukça iyi çalışan bir formülümüz var ve bunun iyi çalışmaya devam edeceğini düşünüyorum" dedi. "Planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum" İran’ın Orta Doğu’yu ele geçirmek istediği iddiasını yineleyen Trump, "Eldeki bilgiler ve değerlendirmelere dayanarak, planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum. Bunu gerçekten istiyorlardı. Eğer Geceyarısı Çekici operasyonu yapılmamış olsaydı, bu kesinlikle olacaktı. Çünkü sadece birkaç hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Bu operasyon, planlarına büyük bir darbe indirdi. Son altı ay içinde ne kadar füze ürettiklerine ve satın aldıklarına bir bakın. Bu füzeler, farklı ülkelere hedeflenmişti. Birleşik Arap Emirlikleri’ne binin üzerinde füze fırlattıklarını düşünün. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Orta Doğu’yu ele geçirmeye hazırlanıyorlardı ama biz onlardan önce harekete geçtik" şeklinde konuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) 7 günlük savaşın bilançosunu açıkladı Haber

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) 7 günlük savaşın bilançosunu açıkladı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran savaşının ilk yedi gününün istatistiklerini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri ve güvenlik altyapısına vurulan darbelerin detaylarını yayınladı. CENTCOM, operasyonun ABD Başkanı'nın doğrudan emriyle 28 Şubat 2026 günü sabah saat 01.15'te başladığını belirtti. Operasyon sahası İran topraklarının tamamını kapsadı. Rakamlarla temel istatistikler Vurulan Toplam Hedef: İran toprakları içerisinde 3.000'den fazla hedef bombalandı. Deniz Kayıpları: 43 İran savaş gemisi tamamen imha edildi veya ağır hasar aldı. Hedef alınan unsurlar ABD ordusu, saldırıların İran'ın güvenlik birimlerini çökertmek amacıyla yapıldığını ve önceliğin acil tehdit oluşturan noktalara verildiğini vurguladı. Bu noktalar şunlardır: 1. Komuta ve Kontrol merkezleri. 2. Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) müşterek karargâhları. 3. Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri karargâhları. 4. Entegre hava savunma sistemleri. 5. Balistik füze üsleri. 6. İran Deniz Kuvvetleri'ne ait gemi ve denizaltılar. 7. Gemisavar füze mevzileri. 8. Askeri iletişim yetenekleri. ABD'nin kullandığı ekipman ve silahlar Bu operasyon, ABD'nin birçok gelişmiş silah türünü kullandığı en büyük hava ve deniz operasyonlarından biridir: Bombardıman Uçakları: B-1 ve B-2 tipi. Savaş Uçakları: A-10 saldırı uçağı, ayrıca F-35, F-22, F-15, F-16 ve F-18. İHA'lar: Lucas tipi İHA'lar ve MQ-9 Reaper. Savunma Sistemleri: Patriot, THAAD ve HIMARS sistemleri. Deniz Kuvvetleri: Nükleer uçak gemileri ve güdümlü füze taşıyan destroyerler. Lojistik Destek: RC-135 keşif uçağı, P-8 deniz gözetleme uçağı, C-17 ve C-130 nakliye uçakları ile yakıt ikmal uçakları. CENTCOM raporunun sonunda, bu bilinen envanterin yanı sıra, askeri gizlilik nedeniyle listede isimlerini açıklayamadıkları başka "özel yetenekler" de kullandıklarını belirtti.

İran taktik değiştiriyor, İsrail'e saldırmak için misket bombası kullanıyor. Haber

İran taktik değiştiriyor, İsrail'e saldırmak için misket bombası kullanıyor.

İsrail televizyon kanalı Kanal 12, füzeden kalan bazı parçaların Tel Aviv şehrine düştüğünü bildirdi. ve çevresindeki bölgeler. Televizyon kanalı ayrıca İran füze saldırısının yol açtığı büyük bir yangın ve önemli maddi hasar hakkında da haber yaptı. Anadolu haber ajansına konuşan görgü tanıklarına göre, Tel Aviv ve çevresinde en az üç yerde yangın çıktı ve önemli hasar meydana geldi. İran, İsrail'e misket füzeleriyle saldırdı. Bloomberg'e göre İran, İsrail'e ve Ortadoğu'daki ABD varlıklarına karşı misilleme taktiklerini değiştiriyor ve pahalı ve kolayca engellenebilen seyir ve balistik füzeler yerine giderek daha etkili insansız hava araçlarına ve silahlara yöneliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Bahreyn savunma bakanlıklarından elde edilen veriler, son günlerde bu ülkeleri hedef alan fırlatılan nesnelerin çoğunun insansız hava araçları olduğunu ve en yaygın olanının da İran yapımı Şahed insansız hava aracı olduğunu gösteriyor. Bu arada, İran tarafından fırlatılan seyir ve balistik füzelerin sayısı önemli ölçüde azaldı; çatışmanın başlangıcındaki birkaç yüz füzeden, dün Birleşik Arap Emirlikleri'ne fırlatılan sadece birkaç füzeye kadar düştü. Birleşik Arap Emirlikleri'nin bölgedeki hava savunma sistemleri bu füzelerin çoğunu engelledi. ABD'nin önemli bir müttefiki olan Birleşik Arap Emirlikleri, komşuları Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan'dan daha fazla İran füzesini engelledi. Bahreyn'deki iki otel İran insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradı. Bahreyn hükümetinden elde edilen veriler, İran'ın taktiklerinde bir değişiklik olduğunu da ortaya koydu. Bahreynli yetkililer, hava savunma sistemlerinin füzelerden daha fazla insansız hava aracı (İHA) engellediğini bildirdi. Bloomberg'e göre, düşük maliyetleri ve büyük sayılarda fırlatılabilme yetenekleri, insansız hava araçlarını hava savunma sistemleri için sürekli bir tehdit haline getiriyor. Dahası, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki ilk saldırıdan bu yana İran'ın füze stoklarını ve fırlatma üslerini hedef alması, Tahran'ın sürekli füze saldırıları düzenleme kabiliyetini sınırlayabilir. İran, caydırıcılık kapasitesi açısından daha ucuz ve daha etkili silahlar kullanan bir yaklaşım da benimseyebilir; bu sayede gelişmiş silahlarını korurken aynı zamanda bölgedeki ABD çıkarlarına baskı uygulamayı hedefleyebilir. İnsansız hava araçları, İran'ın bu çatışmada rakipleriyle arasındaki ateş gücü ve ekonomik eşitsizliği dengelemesine yardımcı oluyor; çünkü bu araçlar, onları düşürmek için kullanılan füze savunma sistemlerine kıyasla çok daha ucuz. İran, büyük ölçekte insansız hava aracı üretme kapasitesine sahip ve devam eden savaşa rağmen üretime devam edeceği düşünülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.