Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Savunma

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hava Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar”

ABD Başkanı Trump, Amerikan medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda İran yönetimi ve bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran yönetiminin savaş yanlısı olduğunu savunan Trump, Tahran’ın nükleer silahlara sahip olması halinde İsrail’in varlığının ciddi tehdit altında kalacağını ileri sürdü. Trump: Körfez ülkelerine yönelik saldırılar herkesi şaşırttı Trump, İran’ın savaşın başlamasının ardından Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesine dikkat çekti. İran’ın daha önce bu ülkelerle belirli ölçüde dengeli ilişkiler yürüttüğünü belirten Trump, savaşın başlamasıyla birlikte yaşanan saldırıların kendisini ve bölge ülkelerini şaşırttığını söyledi. ABD Başkanı, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarının, nükleer silaha sahip olması durumunda daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini savundu. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, Körfez ülkelerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermişti. İran’ın Umman’a yönelik saldırısı da bölgede dikkat çeken gelişmeler arasında yer almıştı. “İran’ın tepkisine şaşırdım” İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına verdiği karşılığa ilişkin de konuşan Trump, Tahran yönetiminin tutumunu beklemediğini ifade etti. Trump, İran’ın saldırılarının daha önce sahip olduğu bölgesel desteği kaybetmesine yol açtığını savunarak, tarafsız konumda bulunan ülkelerin de İran’a karşı tutum değiştirdiğini ileri sürdü. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde bu silahları kullanabileceği yönündeki değerlendirmesini de yineledi. Trump’tan İran’ın askeri gücüne ilişkin iddia Trump ayrıca İran’ın askeri kapasitesinin büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. İran’ın liderliği, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını iddia eden Trump, Tahran yönetiminin savaşma kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığını savundu. Trump, İran yönetimini sert bir tutum sergilemekle suçlarken, ülkedeki protestolara yönelik müdahalelere ilişkin de çeşitli iddialarda bulundu. İran’daki protestoları gündeme getirdi ABD Başkanı Trump, İran’da geçtiğimiz aralık ayında hayat pahalılığına karşı başlayan ve daha sonra farklı bölgelere yayılan protestolara da değindi. Tahran Büyük Çarşısı’nda başlayan gösterilerin genişlemesinin ardından İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerde bulunduğunu öne süren Trump, çok sayıda kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump, İran yönetiminin yalnızca göstericileri değil, protestolara katılmayan bazı kişileri de hedef aldığını savunarak Tahran yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli' Haber

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli'

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) feshedilerek Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik gelişmeleri, Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Afyonkarahisar'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından MSB kaynakları, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. ABD merkezli danışmanlık şirketiyle yapılan sözleşme MSB ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalandığı belirtilen hizmet sözleşmesine ilişkin soruya kaynaklar, çalışmanın Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sunmayı hedeflediğini bildirdi. Açıklamada, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğun güçlendirilmesi ile Türkiye'nin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru şekilde aktarılmasının amaçlandığı belirtilerek, söz konusu çalışmanın profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin ürünü olduğu ifade edildi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde dört alt komisyon Çözüm sürecine ilişkin sorular üzerine, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdiği belirtildi. Çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alındığı toplantıda dört alt komisyon kurulmasının kararlaştırıldığı aktarıldı. Alt komisyonların oluşturulmasına yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon halinde sürdüğü kaydedildi. MSB kaynakları, "Terörsüz Türkiye" sürecinin sağlıklı ve istikrarlı biçimde ilerlemesinin önem taşıdığını vurguladı. Bakanlığın, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevlerini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceği belirtildi. Türkiye-Suriye işbirliği ve DSG'nin entegrasyonu DSG'nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonuna ilişkin soruyu yanıtlayan MSB kaynakları, bu gelişmenin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu ifade etti. Söz konusu gelişmelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'deki olumlu sürecin ülke geneline yayılması ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi için desteğini sürdüreceği kaydedildi. TSK'nın mevcut askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde, Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele alanındaki kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da destek vermeye devam edeceği bildirildi. İsrail ile çatışmazlık mekanizması MSB, İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarının yakından takip edildiğini ve bu saldırıların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı. ABD makamlarının Suriye'yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizması kurulmasına yönelik girişimleri hakkında yapılan açıklama ve haberlerin de takip edildiği belirtildi. Bakanlığa bu konuda şu ana kadar resmi bir talep iletilmediği, böyle bir talebin gelmesi halinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği ifade edildi. Kerpe Adası'ndaki Patriot sistemine ilişkin değerlendirme Yunanistan'ın Kerpe Adası'nda konuşlu Patriot hava savunma sistemine ilişkin soruya da yanıt veren MSB kaynakları, gayriaskeri statüdeki adaların hukuki durumunun 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini hatırlattı. Yunanistan'ın söz konusu adaları anlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğu görüşünü yineleyen Bakanlık, Patriot sistemlerinin Kerpe'den Girit'e taşınması kararını mevcut uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye'nin, bölgede barış ve istikrara katkı sağlayacak, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklere uygun yapıcı adımları desteklemeyi sürdüreceği belirtildi. Rodos'a İHA üssü iddiası Rodos Adası'na insansız hava aracı üssü kurulacağı yönündeki iddialar da MSB'nin gündemindeydi. Bakanlık kaynakları, Rodos'un gayriaskeri statüsünün uluslararası anlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlendiğini belirterek, bu statüyü ihlal edecek girişimlerin Yunanistan'ın uluslararası yükümlülükleriyle bağdaşmayacağını ifade etti. Rodos'ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın, adanın gayriaskeri statüsünün ihlali anlamına geleceği ve Ege'de barış, istikrar ile iyi komşuluk ilişkilerine zarar verebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Türkiye'nin, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.

Teksas'ta kurulan Greenlend Energy, Grönland’da izinsiz sondaja hazırlanıyor Haber

Teksas'ta kurulan Greenlend Energy, Grönland’da izinsiz sondaja hazırlanıyor

ABD Başkanı Donald Trump'la bağlantılı petrol şirketi, Grönland'da sondaj çalışması yapmaya hazırlanıyor. Guardian'ın aktardığına göre, geçen yıl Teksas'ta kurulan Greenlend Energy, ada yönetiminden izin almadan sondaj ekipmanlarını karaya çıkarıyor. Firma, Grönland'ın doğusundaki Jameson Land yarımadası civarında 1 trilyon dolar değerinde ham petrol rezervi bulunabileceğini savunuyor. Bölgede iki sondaj kuyusu açılması için toplamda 60 milyon dolarlık yatırım yapılacak. Diğer yandan perşembe günü hissedarlara gönderilen açıklamada, projenin tek kuyuyla devam edebileceği belirtildi. Grönland yönetimi, şirketle görüşmelerin sürdüğünü doğrularken ekipmanların karaya çıkarılması için herhangi bir onay verilmediğini bildirdi. Hükümetten yapılan açıklamada, "Gelecekte gerçekleştirilecek tüm lojistik işlemler, uygulanmadan önce adadaki maden kaynakları yetkililerine bildirilmeli ve onay sürecinden geçmelidir" dendi. Grönland, çevresel gerekçelerle yeni petrol arama ruhsatı vermeyi 2021'de durdurmuştu. Britanyalı enerji firması 80 Mile'ın Jameson Land'de arama hakkı bulunuyor. Greenland Energy, arama çalışmalarını finanse etmesi karşılığında projenin hisselerinin çoğunu alacak. Teksaslı şirketin hissedarları arasında Cumhuriyetçi Parti'nin en büyük bağışçılarından Kenneth Griffin yer alıyor. Kendisi Trump'ın ikinci dönemindeki göreve başlama törenine 1 milyon dolar bağışlamıştı. Ayrıca firmanın yönetim kurulunda, Trump'ın "Altın Kubbe" savunma sistemi projesine dahil olan Sidus Space firmasının kurucusu donanma emeklisi Carol Craig yer alıyor. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü'nün bu hava savunma sisteminin önemli bir parçası olacağını söylemişti. Trump'ın Grönland'ı ele geçirme hedefi hem özerk adayı hem de bağlı olduğu Danimarka'yı rahatsız ediyor. Cumhuriyetçi lider, geçen ay Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde de adayı ilhak etme planlarını yinelemişti. ABD'nin Grönland Özel Temsilcisi Jeff Landry de mayısta adaya gerçekleştirdiği ziyaretin ardından "Bir anlaşma yapmamız lazım. Şu anda günde 2 milyon varil petrol ihraç ediyor olabilirdik" demişti. Danimarka ve Grönland yönetimleriyse Washington'ın adayı ilhak planlarına karşı çıkıyor. Independent Türkçe, Guardian, Biggo Finance

Trump'tan İspanya, İran, Gazze ve Ukrayna Mesajları: "İran Çok Ağır Şekilde Vurulacak" Haber

Trump'tan İspanya, İran, Gazze ve Ukrayna Mesajları: "İran Çok Ağır Şekilde Vurulacak"

Trump'tan İspanya'daki Göç Krizi Yorumu ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Camp David Başkanlık Konutu'nda gerçekleştirilen kabine toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Konuşmasında İspanya'da yaşanan düzensiz göç hareketliliğine değinen Trump, Avrupa'daki son gelişmeleri ABD için de önemli bir uyarı olarak değerlendirdi. Trump, "Dün İspanya'daki felaketi gördüm. Yüz binlerce insanın bir ülkeyi istila etmesine benziyordu. Cumhuriyetçiler seçilmezse aynı şey bizim de başımıza gelecek. Hatta daha da büyüğü yaşanacak. Biz görevde olmazsak ülkemiz, İspanya'daki olayları küçük gösterecek ölçüde istila edilir." ifadelerini kullandı. ABD'deki sınır güvenliği politikalarının seçim sürecinin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceğini vurgulayan Trump, düzensiz göç konusunda Demokrat yönetimi sert sözlerle eleştirdi. "İran'ın Askeri Kapasitesi Büyük Ölçüde Yok Edildi" Trump, kabine toplantısında İran ile yaşanan gerilime ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD ordusunun son dönemde önemli operasyonlar gerçekleştirdiğini belirten Trump, İran'ın askeri kapasitesinin ciddi ölçüde zayıflatıldığını öne sürdü. Trump, "İran'ın donanması tamamen imha edildi. Hava kuvvetleri ortadan kaldırıldı. Uçakları kalmadı. Füze stoklarının büyük bölümü yok edildi. İHA kapasiteleri de neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. Ellerinde hâlâ bir miktar güç var ancak bu da yakında tükenecek." dedi. ABD Başkanı, İran'ın askeri üretim altyapısının da ağır darbe aldığını savunarak, Washington yönetiminin bölgedeki operasyonlarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. "İran Nükleer Silaha Sahip Olamaz" İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkin konuşan Trump, temel hedeflerinin değişmediğini belirtti. "Nükleer silaha sahip olamazlar." diyen Trump, İran'ın nükleer silah elde etmesi halinde Orta Doğu'da çok daha büyük bir istikrarsızlık yaşanacağını savundu. İran'ın müzakere sürecinde güven vermediğini öne süren Trump, "Sürekli yalan söyledikleri için onlara olan güvenimi kaybediyorum." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, ABD ile İran arasındaki çatışmaların kısa vadede sona ermeyeceğinin sinyalini vererek, "Onları çok ağır şekilde vuracağız. Bir noktada artık dayanamayacaklarını söyleyecekler." dedi. Gazze Planı: "İsrail ile Mutabakatımız Var" Trump, Gazze'de ateşkes ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını içeren yeni barış planına ilişkin de açıklamalarda bulundu. İsrail ile bu konuda uzlaşı sağlandığını belirten Trump, sürecin beklenenden daha hızlı ilerlediğini söyledi. "Hamas'ın silahsızlandırılmasının mümkün olacağını kimse düşünmüyordu. Bu, Orta Doğu açısından çok büyük bir adım." ifadelerini kullanan Trump, İsrail'in süreç boyunca iş birliği yaptığını dile getirdi. Gazze'de oluşturulması planlanan yeni yönetim modeli kapsamında silahsızlanma sürecinin Barış Kurulu tarafından koordine edileceğini belirten Trump, kurulun alanında uzman isimlerden oluştuğunu ifade etti. "İran ile Çatışmalar Bir Süre Daha Devam Edecek" ABD Başkanı, İran ile askeri gerilimin tamamen sona ermesi için henüz erken olduğunu söyledi. Trump, İran'ın zaman zaman yeniden saldırı kapasitesi oluşturabileceğini ancak bunun uzun vadede sürdürülebilir olmayacağını savundu. "Biraz sürecek. Belki kısa süreli toparlanırlar ama yeniden zayıflayacaklar ve etkileri tamamen tükenecek." değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca, İran ile sürdürülen diplomatik görüşmelere Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Jared Kushner, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katıldığını açıkladı. Ukrayna Mesajı: "Bu Savaş Bitmeli" Trump'ın gündemindeki bir diğer başlık ise Rusya-Ukrayna savaşı oldu. Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemleri ve Tomahawk füzeleri konusundaki taleplerine ilişkin konuşan Trump, bu teknolojilerin paylaşılmasının son derece hassas bir konu olduğunu söyledi. Bu tür sistemlerin üretim lisanslarının verilmesi konusunda temkinli davrandıklarını belirten Trump, gelişmiş askeri teknolojilerin gelecekte ABD'ye karşı kullanılma riskine dikkat çekti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmeye de değinen Trump, savaşın artık sona ermesi gerektiğini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Trump, "Zelenskiy'e de Putin'e de anlaşma yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu savaşın sona ermesi gerekiyor. Her ay çoğu asker olmak üzere yaklaşık 25 bin genç insan hayatını kaybediyor. Bir anlaşma yapılmalı ve bunun için her iki tarafın da taviz vermesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Küresel Gündemde Yeni Dönem Mesajı Camp David'deki açıklamalarında düzensiz göç, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Ukrayna savaşı gibi birçok kritik başlığa değinen Trump, ABD'nin hem askeri hem de diplomatik alanda aktif rolünü sürdüreceğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde İran ile yaşanacak gelişmeler, Gazze'deki barış planının uygulanması ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik girişimlerin uluslararası gündemin en önemli başlıkları arasında yer almayı sürdüreceği değerlendiriliyor.

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda Haber

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda

ABD ve İran Arasında Gerilim Yeniden Zirveye Çıktı ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden siyasi ve askeri gerilim, son 24 saatte yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı. Karşılıklı açıklamalar ve askeri hareketlilik, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken tarafların sert söylemleri dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamalarında İran'ın yeniden müzakere masasına dönmesini istediklerini belirtse de, Tahran yönetimi iki haftadan uzun süredir Washington'dan resmi bir diplomatik teklif almadıklarını öne sürdü. Bu karşılıklı açıklamalar, taraflar arasındaki güven krizinin derinleştiğine işaret ediyor. Trump, Beyaz Saray'da yaptığı değerlendirmede İran'a yönelik sert mesajlar vererek, ABD'nin gerektiğinde güçlü karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi. Kısa süre sonra ABD ordusu da yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki Amerikan güçlerine yönelik saldırı girişimlerine etkili şekilde karşılık verildiğini duyurdu. Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Dikkat Çekiyor Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, uluslararası gözlemciler tarafından dikkatle takip ediliyor. Özellikle Ürdün'deki ABD askeri üssüne yönelik saldırı girişiminin engellendiğinin açıklanması, güvenlik risklerinin halen yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu. Savunma uzmanlarına göre tarafların karşılıklı caydırıcılık mesajları vermesi, yanlış hesaplama riskini de artırıyor. Bu durumun kontrol dışına çıkması halinde yalnızca ABD ve İran'ı değil, bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek yeni bir güvenlik krizinin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın Tavrı Dengeleri Değiştirdi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Suudi Arabistan'ın ABD ile koordineli şekilde Irak'taki İran destekli silahlı gruplara yönelik operasyonlara katıldığını kamuoyuna açık biçimde duyurması oldu. Uzmanlara göre bu açıklama, Riyad'ın bugüne kadar benimsediği temkinli yaklaşımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Aynı zamanda İran'a, enerji altyapısı ve petrol tesislerine yönelik olası saldırılara karşı daha sert bir güvenlik politikası izleneceği mesajı verildiği değerlendiriliyor. Öte yandan Suudi Arabistan yönetimi, askeri iş birliğine rağmen diplomatik çözüm çağrısını da sürdürüyor. Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın Washington temaslarında hem Başkan Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile yaptığı görüşmelerde, gerilimin düşürülmesi ve müzakerelerin yeniden başlaması yönündeki beklentilerini dile getirdiği bildirildi. İran'dan Bulgaristan ve Güney Kıbrıs'a Uyarı Tahran yönetimi yalnızca ABD'ye değil, bölgedeki askeri hareketliliğe destek verdiğini düşündüğü ülkelere yönelik mesajlarını da sertleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Bulgaristan yönetiminin ABD askeri uçaklarının Bezmer Hava Üssü'nü kullanmasına izin vermesini eleştirerek bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Erakçi, İran'a yönelik olası askeri operasyonlara destek veren ülkelerin doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacağını ifade etti. Bulgaristan ise İran'a karşı herhangi bir askeri operasyona katılma niyetlerinin bulunmadığını belirterek diplomatik çözümden yana olduklarını açıkladı. Benzer şekilde İran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaptığı temaslarda da adadaki yabancı askeri üslerin İran'a yönelik operasyonlarda kullanılmaması gerektiğini vurguladı. GKRY yönetimi ise İngiltere ile yapılan görüşmeler sonucunda üslerin başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmayacağı yönünde güvence aldıklarını bildirdi. Washington'da Savaşın Ekonomik ve Siyasi Maliyeti Tartışılıyor ABD'de ise dikkatler yalnızca sahadaki gelişmelere değil, olası uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçlarına da çevrilmiş durumda. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, İran ile yaşanabilecek kapsamlı bir askeri çatışmanın Amerikan kamuoyunda siyasi baskıyı artırabileceği değerlendiriliyor. Beyaz Saray'ın özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel petrol arzı ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip ettiği belirtiliyor. Savunma çevrelerinde ise son çatışmalarda Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının önemli ölçüde kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, uzun süreli bir kriz halinde ABD'nin bölgedeki savunma kapasitesinin yeni lojistik planlamalar gerektirebileceğini ifade ediyor. Diplomatik Çözüm Umutları Zayıflıyor Uluslararası arabuluculuk girişimlerine rağmen taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin kısa vadede başlaması beklenmiyor. Uzmanlara göre Washington ile Tahran arasındaki güven bunalımı, yalnızca mevcut askeri gerilimden değil, yıllardır biriken siyasi anlaşmazlıklardan da kaynaklanıyor. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini güvenilir bir müzakere ortağı olarak görmemesi, diplomatik çözüm ihtimalini zorlaştırıyor. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, iki ülke arasında son yılların en önemli diplomatik kazanımı olarak değerlendirilmişti. Ancak sonraki süreçte yaşanan anlaşmazlıklar ve karşılıklı yaptırımlar nedeniyle anlaşmanın fiilen işlevini yitirmesi, ilişkilerin yeniden çatışma eksenine kaymasına neden oldu. Küresel Piyasalar Gelişmeleri Yakından İzliyor ABD-İran gerilimi yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi küresel petrol ticareti açısından kritik bölgelerde yaşanabilecek olası bir askeri kriz, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Ekonomi uzmanları, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği, tedarik zincirlerinde yeni sorunlara neden olabileceği ve finans piyasalarında dalgalanmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran'dan gelecek yeni açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin seyri ve diplomatik girişimlerin yeniden başlayıp başlamayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Mevcut tablo ise Ortadoğu'da tansiyonun yüksek seyrini koruduğunu ve belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor.

Rusya’dan Ukrayna’ya gece saldırısı: 13 kişi hayatını kaybetti, 31 kişi yaralandı Haber

Rusya’dan Ukrayna’ya gece saldırısı: 13 kişi hayatını kaybetti, 31 kişi yaralandı

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta gece saatlerinde yeni bir saldırı dalgası yaşandı. Rus ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev ile farklı bölgelerdeki yerleşim alanlarına yönelik gerçekleştirdiği füze saldırılarında çok sayıda can kaybı ve yaralanma meydana geldi. Ukrayna makamlarından yapılan açıklamalara göre, saldırılarda şu ana kadar en az 13 kişi hayatını kaybetti, 31 kişi yaralandı. Yetkililer, bazı bölgelerde enkaz kaldırma ve arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Kiev balistik füzelerle hedef alındı Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Rus ordusunun başkente yönelik saldırısının yerel saatle 02.23 sıralarında başladığını açıkladı. Kliçko, saldırılarda kentin iki farklı bölgesinde hasar meydana geldiğini belirterek, ekiplerin bölgelerde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Saldırı sırasında Kiev’de yaşayan birçok kişi güvenlik amacıyla metro istasyonlarına sığındı. Ukrayna’daki sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntülerde, vatandaşların geceyi metro istasyonlarında geçirdiği görüldü. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi tarafından yapılan açıklamada, Kiev’deki saldırıda ilk belirlemelere göre 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 kişinin yaralandığı bildirildi. Dnipropetrovsk bölgesinde çocukların da bulunduğu can kaybı Rus saldırılarının hedef aldığı bölgelerden biri de Dnipropetrovsk oldu. Ukrayna Acil Durum Servisi, Raduşne köyüne yönelik saldırıda 2’si çocuk olmak üzere 5 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Aynı saldırıda 8 kişinin de yaralandığı bildirildi. Yetkililer, saldırının ardından bölgede hasar tespit ve kurtarma çalışmalarının devam ettiğini duyurdu. Kriviy Rig’de 3’ü çocuk 6 kişi öldü Kriviy Rig Kenti Savunma Konseyi Başkanı Oleksandr Vilkul da Rus ordusunun kentin dış kesimindeki Novopil yerleşim bölgesine füze saldırısı düzenlediğini açıkladı. Vilkul, saldırıda 3’ü çocuk 6 kişinin hayatını kaybettiğini, 2’si çocuk olmak üzere 8 kişinin yaralandığını belirtti. Bölgede çok sayıda yapının zarar gördüğü, ekiplerin enkaz altında kalan kişilere ulaşmak için çalışmalar yürüttüğü aktarıldı. Lviv ve Poltava da saldırıların hedefinde Rus ordusunun saldırıları yalnızca başkent Kiev ve doğu bölgeleriyle sınırlı kalmadı. Poltava bölgesine yönelik saldırıda 1 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Lviv kentine düzenlenen saldırıda ise en az 8 kişinin yaralandığı açıklandı. Ukrayna makamları, farklı bölgelerde devam eden operasyonlar nedeniyle can kaybı ve yaralı sayısının artabileceği uyarısında bulundu. Zelenskiy saldırı ihtimaline dikkat çekmişti Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, saldırıdan önce yaptığı açıklamada Rus ordusunun gece saatlerinde geniş çaplı hava saldırısı düzenleme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmişti. Zelenskiy, Rusya’nın füze ve insansız hava araçlarıyla Ukrayna şehirlerini hedef almaya devam ettiğini ifade ederek, hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yapmıştı. Savaşta yeni gerilim dalgası Rusya’nın son saldırıları, iki ülke arasındaki savaşta gerilimin yeniden yükseldiğini gösterirken, Ukrayna yönetimi Batılı müttefiklerinden hava savunma desteğinin artırılmasını talep ediyor. Moskova yönetimi ise saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu savunurken, Ukrayna tarafı sivil bölgelerin de hedef alındığını belirtiyor. Uzmanlar, özellikle Kiev gibi büyük şehirlerin hedef alınmasının savaşın hem askeri hem de psikolojik boyutunu artırdığı değerlendirmesinde bulunuyor. Rusya-Ukrayna savaşında diplomatik çözüm arayışları sürerken, sahadaki saldırıların devam etmesi yeni can kayıpları ve altyapı hasarı riskini artırıyor.

ABD’den İran’a Füze ve İHA Tesislerine Hava Saldırısı Haber

ABD’den İran’a Füze ve İHA Tesislerine Hava Saldırısı

ABD’den İran’a “Ağır” Hava Operasyonu Açıklaması Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden yükseldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın bölgedeki Amerikan unsurlarını hedef almak amacıyla gerçekleştirdiği öne sürülen füze girişiminin ardından İran topraklarında Devrim Muhafızları Ordusu’na yönelik hava operasyonu düzenlendiğini duyurdu. CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, operasyonun 29 Temmuz Çarşamba günü ABD Doğu Yakası saatiyle 22.00’de tamamlandığı bildirildi. Açıklamada, saldırıların İran’ın askeri kapasitesini sınırlandırmayı ve bölgedeki Amerikan güçleri ile müttefiklerine yönelik tehditleri azaltmayı amaçladığı belirtildi. ABD tarafı, gerçekleştirilen operasyonu İran’ın füze saldırısı girişimine verilen doğrudan karşılık olarak nitelendirdi. Devrim Muhafızları’na Ait Kritik Tesisler Hedef Alındı CENTCOM açıklamasına göre ABD güçleri, İran içinde Devrim Muhafızları Ordusu’na ait onlarca hedefi vurdu. Operasyon kapsamında hedef alınan noktalar arasında şu unsurların bulunduğu bildirildi: Askeri komuta ve kontrol merkezleri, Balistik füze üretim ve destek tesisleri, İnsansız hava aracı (İHA) geliştirme ve üretim alanları, Kıyı gözetleme sistemleri, Deniz operasyonlarına yönelik askeri altyapılar. ABD yönetimi, saldırıların yalnızca mevcut tehdide karşı değil, İran’ın bölgedeki uzun vadeli askeri kapasitesini azaltmaya yönelik olduğunu savundu. Washington’a göre İran’ın füze, İHA ve deniz gücü alanındaki kapasitesi, Körfez bölgesindeki Amerikan birlikleri ve ticari deniz taşımacılığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. İran’ın Füze Girişimi Krizi Tetikledi CENTCOM’un açıklamasına göre operasyonun nedeni, İran Devrim Muhafızları tarafından 28 Temmuz’da gerçekleştirildiği öne sürülen füze saldırısı girişimi oldu. ABD makamları, İran’dan Orta Doğu’daki Amerikan üslerine yönelik çok sayıda balistik füze fırlatıldığını ve bu füzelerin tamamının etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Washington yönetimi, bu girişimin ardından "güçlü ve caydırıcı bir yanıt" verileceğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da operasyon öncesinde yaptığı açıklamalarda İran’a yönelik sert mesajlar verdi. Trump, İran’ın Amerikan güçlerini hedef alması halinde çok ağır sonuçlarla karşılaşacağını belirterek, Tahran yönetimine yönelik askeri seçeneklerin masada olduğunu ifade etti. İran’da Patlama Sesleri Bildirildi ABD saldırılarının ardından İran medyasında ülkenin farklı bölgelerinde patlama seslerinin duyulduğuna ilişkin haberler yer aldı. İran merkezli bazı medya kuruluşları, özellikle Huzistan eyaletindeki Abadan çevresinde patlamalar yaşandığını aktardı. Bunun yanı sıra Buşehr bölgesi ve Fars eyaletindeki bazı askeri noktaların da hedef alındığı yönünde iddialar gündeme geldi. İran Devrim Muhafızları’na yakın sosyal medya hesaplarında ise saldırıların bölgedeki ABD üslerinden gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Ancak söz konusu iddiaların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtildi. ABD’nin Orta Doğu’daki Askeri Varlığı Alarmda CENTCOM, Orta Doğu genelinde 50 binden fazla Amerikan askerinin görev yaptığını açıkladı. Bölgedeki ABD birliklerinin yüksek alarm seviyesinde olduğu ve yeni saldırı ihtimallerine karşı hazırlıkların sürdüğü bildirildi. ABD’nin özellikle Irak, Suriye, Körfez ülkeleri ve Doğu Akdeniz hattındaki askeri varlığı, İran ile yaşanan gerilimlerde kritik rol oynuyor. Uzmanlara göre İran ile ABD arasında doğrudan çatışma ihtimali, bölgedeki vekil güçler ve karşılıklı misilleme saldırıları nedeniyle son dönemde yeniden yükselmiş durumda. Gerilim Irak ve Körfez Bölgesine Yayılıyor ABD-İran hattındaki kriz yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmazken, Irak ve Körfez ülkeleri de gelişmelerin merkezinde yer aldı. Suudi Arabistan ve ABD'nin Irak'taki bazı silahlı gruplara yönelik operasyonlar gerçekleştirdiği bildirildi. Riyad yönetimi ayrıca ülkesindeki bazı enerji tesislerinin insansız hava araçlarıyla hedef alındığını duyurdu. Suudi Arabistan, saldırılardan İran ile bağlantılı olduğu belirtilen silahlı grupları sorumlu tuttu. İran’dan Ürdün’deki ABD Üslerine Saldırı İddiası Bölgedeki gerilimin bir diğer noktası ise Ürdün oldu. İran Devrim Muhafızları, Ürdün’de bulunan Amerikan üslerine yönelik füze saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. Ürdün ordusu ise İran’dan gönderildiği belirtilen beş füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, İran-ABD geriliminin yalnızca iki ülke sınırlarında kalmayarak müttefik ülkeleri de içine alan daha geniş bir güvenlik krizine dönüşebileceği değerlendirmelerine neden oldu. ABD-İran Krizi Nereye Gidiyor? Son gelişmeler, Washington ile Tahran arasında doğrudan askeri çatışma riskinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. ABD, İran’ın füze ve İHA kapasitesini hedef alarak caydırıcılık sağlamayı amaçladığını belirtirken, İran tarafının vereceği karşılık bölgedeki tansiyonun seyrini belirleyecek. Uzmanlar, özellikle Körfez’deki enerji tesisleri, ticari gemi rotaları ve ABD üslerinin önümüzdeki dönemde kriz açısından en kritik noktalar arasında yer alabileceğini değerlendiriyor. Orta Doğu’da artan askeri hareketlilik, petrol piyasaları ve küresel güvenlik dengeleri açısından da yakından takip ediliyor.

Marco Rubio'dan İran Açıklaması: "Hedefimiz Rejim Değişikliği Değil" Haber

Marco Rubio'dan İran Açıklaması: "Hedefimiz Rejim Değişikliği Değil"

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Filipinler'de katıldığı uluslararası zirvede İran'a yönelik gerçekleştirilen askeri operasyonların amaçlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Washington yönetiminin önceliğinin İran'da rejim değişikliği olmadığını vurgulayan Rubio, operasyonların temel hedefinin ülkenin askeri kapasitesini zayıflatmak ve nükleer programını sınırlandırmak olduğunu söyledi. Doğu Asya ülkelerinin katılımıyla Filipinler'de düzenlenen toplantıda konuşan Rubio, ABD'nin İran politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarında, askeri operasyonların başlangıcından bu yana izlenen stratejinin değişmediğini belirten Rubio, yönetimin hedefinin Tahran'daki siyasi iktidarı devirmek olmadığını ifade etti. "Rejim Değişikliği Hedeflenmedi" ABD Başkanı'nın başından beri aynı çizgiyi koruduğunu dile getiren Rubio, operasyonların amacına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Başkan hiçbir zaman amacımızın rejim değişikliği olduğunu söylemedi. Operasyonun ilk gününden itibaren hedefimiz; füze rampalarını, insansız hava araçlarını, üretim tesislerini ve deniz kuvvetlerini etkisiz hale getirmekti." Rubio'nun açıklamaları, son dönemde İran ile yaşanan gerilimlerin ardından ABD'nin askeri stratejisine ilişkin uluslararası kamuoyunda yürütülen tartışmalar açısından önem taşıyor. "İran'ın Askeri Kapasitesi Büyük Ölçüde Zayıflatıldı" İran'ın askeri gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD Dışişleri Bakanı, gerçekleştirilen operasyonların ardından ülkenin deniz ve hava unsurlarının ciddi ölçüde zarar gördüğünü öne sürdü. Rubio, "Şu an itibarıyla İran Deniz Kuvvetleri diye bir yapı kalmadı. Ellerinde yalnızca birkaç küçük sürat teknesi bulunuyor. Hava kuvvetleri ve hava savunma sistemleri de tamamen imha edilmiş durumda." ifadelerini kullandı. Söz konusu açıklamalar, ABD yönetiminin değerlendirmelerini yansıtırken, İran makamlarından bu iddialara ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Nükleer Program Vurgusu Rubio, Washington yönetiminin İran politikasındaki temel önceliğin ülkenin nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu yineledi. ABD'nin ulusal güvenlik politikası açısından en önemli konunun İran'ın nükleer kapasitesi olduğunu belirten Rubio, bu hedef doğrultusunda diplomatik ve askeri seçeneklerin değerlendirilmeye devam edildiğini ifade etti. "İran Halkı Daha İyi Bir Yönetimi Hak Ediyor" Konuşmasında İran'ın iç politikasına da değinen Rubio, Tahran yönetimini insan hakları konusunda eleştirdi. İran hükümetinin kendi vatandaşlarına yönelik uygulamalarını eleştiren Rubio, "Başkanın da belirttiği gibi İran halkı daha iyi bir liderliği hak ediyor. Kendi vatandaşlarını sokak ortasında katleden bir anlayışa elbette karşıyız. Ancak bizim İran'daki temel ulusal çıkarımız ve nihai hedefimiz, bu ülkenin asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlamaktır." dedi. Bölgedeki Gerilim Yakından İzleniyor Rubio'nun açıklamaları, Orta Doğu'da son dönemde artan güvenlik geriliminin sürdüğü bir dönemde geldi. ABD ile İran arasındaki ilişkiler, nükleer program, bölgesel güvenlik ve askeri faaliyetler nedeniyle uzun süredir uluslararası gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Uzmanlar, taraflardan gelecek yeni açıklamalar ile diplomatik temasların bölgedeki gelişmeler açısından belirleyici olacağını değerlendirirken, uluslararası toplum da gerilimin daha fazla tırmanmaması yönündeki çağrılarını sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.