SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hava Saldırısı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hava Saldırısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Saldırısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD, İran'ın güneyindeki çeşitli hedeflere hava saldırıları düzenledi. Haber

ABD, İran'ın güneyindeki çeşitli hedeflere hava saldırıları düzenledi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), birliklerinin bölge sularında mayın döşeyen küçük sürat teknelerini hedef alan çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini, ayrıca ABD füzelerinin İran'ın mobil füze fırlatma rampalarını da hedef aldığını açıkladı. İran'da, sosyal medyada birçok kişi Bandar Abbas şehrinde çok sayıda şiddetli patlama sesi duyduklarını bildirdi. CENTCOM yaptığı açıklamada, bunun "ABD güçlerini İran güçlerinin oluşturduğu tehditlerden korumayı" amaçlayan savunma amaçlı bir askeri harekat olduğunu belirtti. Bu saldırılarla ilgili bilgiler AP, CNN ve Reuters haber ajansları tarafından doğrulandı. Aynı zamanda, bu bilgiler CENTCOM Sözcüsü Deniz Albayı Tim Hawkins tarafından da açıklandı. Hawkins, ABD Donanmasının savunma önlemlerine devam ettiğini ancak ABD ile İran arasında devam eden barış görüşmeleri nedeniyle itidal gösterdiğini belirtti. Bu arada, ABD ve İran dolaylı ve bazı doğrudan kanallar aracılığıyla teklif alışverişine devam ediyor. Başkan Donald Trump yakın zamanda müzakerelerin "iyi ilerlediğini" ve iki tarafın çoğu konuda anlaşmaya vardığı bir mutabakat zaptına ulaştığını belirtti. Ancak iki taraf henüz anlaşmayı nihai hale getirmedi. Özellikle, iki taraf birkaç önemli konuda henüz uzlaşmaya varamadı. Washington, İran'ın nükleer programını önemli ölçüde kısıtlamak istiyor, ancak Tahran bu talebe tam olarak boyun eğmedi. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımların kısmen kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması konularında da anlaşmazlık yaşıyorlar.

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti Haber

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti

Lübnan resmi medyası ve Sağlık Bakanlığı, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü duyurdu. Özellikle ülkenin güneyindeki yerleşim birimlerini hedef alan bombardımanlar, büyük bir sivil can kaybına yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, cumartesi günü güneydeki Sir el-Garbiye köyüne düzenlenen hava saldırısı "katliam" olarak nitelendirildi. Bakanlık, saldırıda 1 çocuk ve 6 kadının dahil olduğu toplam 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 4’ü çocuk olmak üzere 9 kişinin de yaralandığını bildirdi. Tahliye uyarıları ve yıkım Saldırıların şiddetlenmesiyle birlikte İsrail ordusu; Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'ndeki 10’dan fazla köy için acil tahliye uyarısı yayınladı. Yerel kaynaklar, Nabatiye şehrindeki Lübnan Sivil Savunma merkezinin de İsrail bombardımanı sonucu tamamen yıkıldığını aktardı. Siyasi cephe: İran şart koştu, büyük değişim kapıda Diplomatik cephede ise Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, bölgede "büyük değişimlerin" yaşandığını ifade etti. Fadlallah, İran’ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerde, Lübnan’daki savaşın tamamen durdurulmasını anlaşmanın ana şartı haline getirdiğini belirtti. Hizbullah lideri Naim Kasım’ın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’den bir mesaj aldığı ve İran’ın yeni önerisinin "Lübnan’ın bölgesel kapsamlı ateşkese dahil edilmesini" öngördüğü kaydedildi. Fadlallah, "Savaş sadece İran'da değil, başta Lübnan olmak üzere tüm bölgede duracak. Lübnan makamları bu bölgesel korumadan yararlanmalı" çağrısında bulundu.

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt Haber

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt

Yetkililer, söz konusu olayın mart ayında yaşandığını ve bölgede yeni bir askeri hareketliliğin olmadığını açıkladı. Irak Güvenlik Medya Ağı Başkanı Saad Maan, son günlerde ABD basınında ve sosyal medyada gündeme gelen "Irak çöllerine izinsiz askeri hava indirmesi yapıldığı" yönündeki haberlere ilişkin Rûdaw’a özel açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz haftalarda Irak topraklarına herhangi bir yabancı gücün inmediğini vurgulayan Maan, medyada dolaşıma giren olayın aslında aylar öncesine ait olduğunu belirtti. "Söz konusu olay 5 Mart'ta yaşandı" Kerbela çölünde yeni bir hava indirmesi yaşandığı iddialarını kesin bir dille reddeden Saad Maan, "Amerikan medyasında bahsedilen olay 5 Mart tarihine dayanıyor. O dönemde Nuhayb çölünde gerçekleşen bu izinsiz hava indirmesine karşı devletimiz tarafından gerekli adımlar zaten atılmıştı" dedi. Maan, mart ayındaki o olayda bölgede bulunan Irak güvenlik güçlerinin, varlıklarına izin verilmeyen "bilinmeyen" bir güçle çatışmaya girdiğini hatırlattı. Yaşanan o çatışmada Irak güvenlik güçlerinden bir personel hayatını kaybetmiş, iki kişi de yaralanmıştı. Olay, bölgede ABD-İsrail ve İran eksenli savaşın başlamasından 6 gün sonra Irak makamlarınca kamuoyuna duyurulmuştu. Wall Street Journal'ın "gizli üs" iddiası Irak makamlarının bu yalanlaması, ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin 9 Mayıs 2026 tarihli çarpıcı iddialarının ardından geldi. Gazete, dünkü haberinde İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına lojistik destek sağlamak amacıyla Irak çöllerinde gizli bir askeri üs kurduğunu ileri sürmüştü. Haberde ayrıca, savaşın ilk günlerinde üssün deşifre olmasını engellemek isteyen İsrail'in, bölgede arama yapan Irak güçlerine hava saldırısı düzenlediği iddia edilmişti. Bölgede aramalar sürüyor Sosyal medya ve bazı basın organlarında Kerbela çölü, Necef vilayeti ve Nuhayb'ın doğusunda "yeni bir hava indirmesi" yapıldığına dair spekülasyonların yayıldığına dikkat çeken Saad Maan, sahadaki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Yaptığımız incelemeler ve saha araştırmaları sonucunda; nisan ve mayıs aylarında söz konusu gücün veya başka herhangi bir izinsiz gücün bölgeye iniş yapmadığı netleşmiştir. Benzer bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. Güvenlik güçlerimiz ilgili bölgelerde arama ve devriye faaliyetlerine kesintisiz devam etmektedir."

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi Haber

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, kırılgan ateşkesin uzatılması ve barış görüşmelerinin başlaması hedefiyle Washington’ın sunduğu son teklife İran’dan "o gece" yanıt beklediğini cuma günü açıklamıştı. Ancak Tahran'ın Pakistanlı arabuluculara henüz bir geri dönüş yapmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Türkiyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD yönetiminin güvenilirliğine dair şüphelerini açıkça dile getirdi. İranlı İSNA haber ajansının aktardığına göre Erakçi, "ABD güçlerinin Basra Körfezi'nde son günlerde gerilimi tırmandırması ve ateşkesi ihlal eden eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyetleri ve ciddiyeti konusundaki şüphelerimizi artırmıştır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nda tanker krizi ve çatışma Cuma günü yaşanan sıcak bir gelişmede, bir ABD savaş uçağı İran limanlarına yönelik ablukayı deldiği gerekçesiyle İran bayraklı iki petrol tankerine ateş açarak gemileri durdurdu. İranlı bir askeri yetkili ülke basınına yaptığı açıklamada, İran Deniz Kuvvetleri'nin bu "Amerikan terörüne" misilleme ile karşılık verdiğini ve çatışmaların şimdilik durduğunu belirtti. Söz konusu gerginlik, cuma gecesi Hürmüz Boğazı'nda patlak veren krizin hemen ardından geldi. Tahran'ın, yabancı gemilerden "geçiş ücreti" almak amacıyla boğazı kontrol etme girişimleri Washington'ın sert tepkisine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip bu güzergahın Tahran tarafından kontrol edilmesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Washington, 10 hafta önce başlayan çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak adına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ateşkesin uzatılması teklifini iletmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, teklifin şu an "değerlendirme aşamasında" olduğunu kaydetti. Hark Adası açıklarında devasa petrol sızıntısı Körfez'deki askeri hareketliliğin yanı sıra çevresel bir felaket de kapıda. Uydu görüntüleri, İran'ın petrol ihracatındaki can damarı olan Hark Adası açıklarında 52 kilometrekarelik bir alana yayılan devasa bir petrol sızıntısını ortaya çıkardı. (Orbital EOS) verilerine yansıyan sızıntının kaynağı henüz netleşmezken, İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) sızıntının bölgedeki yıpranmış petrol altyapısındaki bir arızadan kaynaklanabileceğini belirtti. Riyad'dan ABD'nin askeri üs talebine ret Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak amacıyla geçen pazar günü bir deniz operasyonu duyuran, ancak müzakerelere şans tanımak için salı günü planı askıya alan Donald Trump'a bölgedeki müttefiklerinden de beklediği destek gelmedi. Suudi kaynaklara göre Riyad yönetimi, ABD'nin bu operasyon kapsamında Suudi Arabistan'daki askeri üsleri ve hava sahasını kullanma talebini geri çevirdi. Kaynaklar, Riyad'ın askeri bir müdahalenin durumu daha da karmaşıklaştıracağı ve çözüm getirmeyeceği görüşünde olduğunu aktardı. Lübnan'da ateşkese rağmen bombardıman Bölgedeki bir diğer kriz noktası olan İsrail-Hizbullah hattında da ateşkes pamuk ipliğine bağlı. Lübnan resmi medyası, üç haftadır yürürlükte olan ateşkese rağmen cumartesi günü başkent Beyrut'un güneyine İsrail tarafından üç hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıların, gelecek hafta Washington'da Lübnan ile İsrail arasında ilk kez yapılması planlanan ve Hizbullah'ın şiddetle karşı çıktığı doğrudan müzakerelerin arifesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

İsrail saldırısında Lübnanlı kadın gazeteci öldürüldü. Haber

İsrail saldırısında Lübnanlı kadın gazeteci öldürüldü.

Bu trajik olay, İsrail ile Hizbullah militan grubu arasındaki düşmanlıkları durdurmayı amaçlayan ve 16 Nisan'da başlayan 10 günlük ateşkesin henüz yürürlükte olduğu bir dönemde meydana geldi. Halil'in çalıştığı Al-Akhbar gazetesine göre, gazeteci 22 Nisan'da öldürülen beş kişiden biriydi ve bu olay, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana en kanlı gün olarak kaydedildi. 43 yaşındaki Halil ve serbest fotoğrafçı Zeinab Faraj, El-Tayri kasabası yakınlarındaki olayları haberleştirmek için çalışırken, İsrail hava saldırısı tam önlerindeki araçlarına isabet etti. Yakındaki bir eve sığınmaya çalışırken, o bina da hemen başka bir İsrail hava saldırısının hedefi oldu. Lübnan kurtarma ekipleri, talihsiz kadın gazeteci Faraj'ın cesedini buldu. Fotoğraf: ozarab Lübnanlı kurtarma ekipleri, başından yaralanan Faraj'ı acil tedavi için dışarı çıkarmayı başardı. Ancak ona yardım etmek için geri döndüklerinde, İsrail askerleri hasarlı binaya girmelerini engellemek için ses bombası attı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunu ambulansa gerçek mermi ve ses bombası atarak insani yardım misyonunu engellemekle suçladı. İlk saldırıdan yaklaşık dört saat sonra kurtarma ekipleri olay yerine geri döndü ve enkazda üç saat daha arama yaptıktan sonra kadın gazetecinin cesedini buldular. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Gazetecileri hedef almak ve yardım çalışmalarını engellemek bir savaş suçudur" diyerek bu eylemi şiddetle kınadı. İsrail ordusu ise ilk açıklamalarında kurtarma ekiplerinin bölgeye erişimini engellediklerini reddetti. İsrail, Hizbullah tarafından kullanılan bir askeri yapıdan ayrılan ve "cephe hattını" geçen iki araç tespit ettiklerini açıkladı. "Cephe hattı", İsrail ordusunun işgal ettiği güney Lübnan bölgesinin sınırını ifade etmek için kullandığı bir terim. İsrail'in 2 Mart'ta Hizbullah'ın eylemlerine karşılık olarak başlattığı saldırıdan bu yana, Lübnan yetkilileri ülkede 2.400'den fazla kişinin öldüğünü söylüyor. Bu, gazetecilerin çatışmada kurban olduğu ilk olay değil; Mart ayında İsrail'in düzenlediği bir başka hava saldırısında Güney Lübnan'da üç gazeteci öldürülmüştü.

Trump 'ın  İran’a kara harekatı masada, binlerce asker sevkiyatı gündemde Haber

Trump 'ın İran’a kara harekatı masada, binlerce asker sevkiyatı gündemde

Reuters haber ajansının üst düzey ABD'li yetkililere dayandırdığı özel haberine göre, Donald Trump yönetimi İran’a yönelik savaşta yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor. Haberde, binlerce Amerikan askerinin Ortadoğu’ya sevk edilmesinin ve İran topraklarında sınırlı veya kapsamlı kara operasyonlarının masada olduğu iddia edildi. İran ile 28 Şubat’ta başlayan savaşın 20’nci gününde Washington, askeri stratejisini hava saldırılarından kara operasyonlarına genişletmeyi tartışıyor. Reuters’a konuşan yetkililer, ABD’nin stratejik bölgeleri kontrol altına almak için kara gücü kullanabileceğini belirtti. Masadaki üç kritik hedef Reuters’ın raporuna göre, olası bir kara müdahalesinde öncelikli olarak üç bölgeye odaklanılacak: Hürmüz Boğazı kıyıları: Petrol tankerlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla İran’ın kıyı şeridinde tampon bölgeler oluşturulması ve füze bataryalarının karadan etkisiz hale getirilmesi. Hark Adası: İran’ın petrol ihracatının %90’ının yapıldığı bu stratejik adanın tamamen kontrol altına alınması. Uzmanlar, adadaki altyapıyı tamamen yok etmenin maliyetli olacağını, bu nedenle "ele geçirip yönetmenin" daha mantıklı bir seçenek olarak görüldüğünü belirtiyor. Uranyum depoları: İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını güvence altına almak veya ABD’ye nakletmek. Bu operasyonun, Amerikan Özel Kuvvetleri (Special Forces) için en riskli ve karmaşık görev olacağı ifade ediliyor. Beyaz Saray: "Tüm seçenekler masada" Beyaz Saray’dan bir yetkili, kara harekatı konusunda henüz nihai bir kararın verilmediğini ancak Başkan Trump’ın bu opsiyonu seçenekler arasında tuttuğunu söyledi. ABD’nin temel hedeflerinin; İran’ın balistik füze kapasitesini sıfırlamak, donanmasını tamamen yok etmek, bölgesel vekil gruplarla bağını kesmek ve nükleer silah sahibi olmasını kalıcı olarak engellemek olduğu vurgulandı. Tulsi Gabbard: "Nükleer tesisler betonla mühürlendi" ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, yürütülen hava operasyonlarına ilişkin önemli bir detay paylaştı. Gabbard, İran’ın uranyum zenginleştirme programının ağır bombardımanlarla felç edildiğini ve yeraltı tesislerinin girişlerinin "özel mühimmatlarla betonlanarak kapatıldığını" açıkladı. CENTCOM’un 20 günlük savaş raporu ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) tarafından yayımlanan güncel bilançoya göre, 28 Şubat’tan bu yana İran’a 7 bin 800 hava saldırısı düzenlendi. İran’a ait 120’den fazla savaş gemisi ve bot imha edildi. ABD tarafında şu ana kadar 13 asker hayatını kaybetti, yaklaşık 200 asker ise yaralandı. Siyasi riskler ve lojistik zorluklar Kara harekatı ihtimali, Donald Trump için büyük bir siyasi risk taşıyor. Seçim kampanyası döneminde "Ortadoğu’daki bitmeyen savaşlardan uzak durma" sözü veren Trump’ın, binlerce askeri İran topraklarına göndermesi kendi seçmen tabanında tartışmalara yol açabilir. Ayrıca, ABD’nin bölgedeki deniz gücü de lojistik aksaklıklarla karşı karşıya. Dev uçak gemisi USS Gerald Ford’un çıkan yangın nedeniyle tamir için Yunanistan’a gönderilmesi, ABD’nin Körfez’deki operasyonel kapasitesini geçici olarak kısıtlayan bir faktör olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.