SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hammadde

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Hammadde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hammadde haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ren Nehri'nde kuraklık alarmı: Su seviyesi rekor seviyede düştü Haber

Ren Nehri'nde kuraklık alarmı: Su seviyesi rekor seviyede düştü

Almanya'nın en önemli su yollarından Ren Nehri, haftalardır etkili olan sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışların ardından ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Nehirdeki su seviyesinin bazı ölçüm noktalarında tarihi düşük değerlere ulaşması, başta taşımacılık olmak üzere enerji, sanayi, turizm ve doğal yaşam açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Özellikle Köln, Düsseldorf ve Duisburg çevresindeki ölçüm istasyonlarında kaydedilen düşük seviyeler, Ren Nehri'ndeki su kaybının boyutunu ortaya koydu. Köln'deki ölçüm istasyonunda salı sabahı su seviyesinin kısa süreliğine 66 santimetreye kadar gerilemesi, bölgedeki kuraklığın ulaştığı kritik noktayı gösterdi. Uzmanlar, sıcak hava koşullarının devam etmesi ve yeterli yağış alınamaması halinde önümüzdeki günlerde daha düşük seviyelerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. Düşük su seviyesi yük taşımacılığını vurdu Ren Nehri, Almanya ve Avrupa'nın en önemli ticaret koridorlarından biri olarak çok sayıda yük gemisine ev sahipliği yapıyor. Nehir üzerinden taşınan petrol ürünleri, kimyasal maddeler, kömür, tahıl ve sanayi ürünleri, Almanya'nın üretim merkezleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak su seviyesindeki sert düşüş, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ciddi şekilde azaltıyor. Nehirde seyreden yük gemileri, karaya oturma riskini azaltabilmek için normal kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 25 ila 40'ı oranında yük taşıyabiliyor. Bu durum, aynı miktardaki ürünün taşınabilmesi için daha fazla sefer yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Sefer sayısındaki artış ise yakıt, personel ve operasyon maliyetlerini yükseltiyor. Bunun yanında nehir taşımacılığındaki yavaşlama, fabrikaların ihtiyaç duyduğu hammaddelerin zamanında ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Sanayi ve tedarik zincirleri baskı altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın ekonomik etkisinin yalnızca taşımacılık sektörüyle sınırlı kalması beklenmiyor. Nehir güzergahında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin önemli bir bölümü, hammadde ve ürün sevkiyatında Ren Nehri'ne bağlı durumda. Su seviyesinin kritik noktalara düşmesi, özellikle ağır ve yüksek hacimli ürünlerin taşınmasını güçleştiriyor. Taşımacılık maliyetlerindeki artışın zamanla ürün fiyatlarına da yansıması ihtimali bulunuyor. Bu nedenle Ren Nehri'ndeki kuraklık, Almanya'nın sanayi üretim kapasitesi ve Avrupa genelindeki tedarik zincirleri açısından yakından takip edilen bir risk haline geldi. Feribot seferleri durma noktasına geldi Kuraklığın etkileri günlük yaşamda da hissedilmeye başladı. Ren Nehri üzerinde çalışan bazı feribot hatlarında su seviyesinin kritik seviyeye inmesi nedeniyle seferler tamamen durduruldu. Bazı bölgelerde ise yalnızca daha hafif araçların taşınmasına izin veriliyor. Özellikle Rheinland-Pfalz eyaletindeki bazı feribot bağlantılarının askıya alınması, nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşların ulaşımını doğrudan etkiliyor. Turistik yolcu gemileri de düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Bazı şirketler seferlerini iptal ederken, bazıları güzergah değişikliğine gidiyor veya belirli iskelelerde durmaktan vazgeçiyor. Enerji üretiminde de risk büyüyor Ren Nehri'ndeki su kaybı, enerji sektörü açısından da dikkat edilmesi gereken sonuçlar doğuruyor. Nehir suyunu soğutma amacıyla kullanan bazı enerji tesisleri, düşük su seviyesi ve yüksek su sıcaklığı nedeniyle çalışma kapasitelerini azaltmak zorunda kalabiliyor. Özellikle sıcak hava dönemlerinde su sıcaklığının yükselmesi, enerji santrallerinin çevreye bırakabileceği suyun sıcaklığı konusunda da ek kısıtlamalar oluşturabiliyor. Bu durum, enerji talebinin yüksek olduğu sıcak dönemlerde üretim kapasitesi üzerinde ilave baskı oluşturma potansiyeline sahip. Balıklar ve su ekosistemi tehdit altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın en önemli sonuçlarından biri de ekolojik dengede görülüyor. Su miktarının azalması ve sıcaklığın yükselmesi, balıklar başta olmak üzere nehirde yaşayan canlıların yaşam alanlarını daraltıyor. Oksijen seviyesinin düşmesi de bazı türler açısından hayati risk oluşturabiliyor. Çevre kuruluşları, Ren Nehri'nin yalnızca Avrupa'nın önemli bir ticaret güzergahı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Nehrin aynı zamanda geniş bir ekosisteme ve su kaynakları sistemine ev sahipliği yaptığına dikkat çekiliyor. Almanya için uzun vadeli su politikası çağrısı Ren Nehri'nde yaşanan son gelişme, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre kısa süreli yağışlarla sorunun tamamen çözülmesi mümkün olmayabilir. Daha uzun ve sıcak yaz dönemlerinin yaşanması ihtimali, Almanya'nın su yönetimi konusunda yeni stratejiler geliştirmesini gerektiriyor. Çevre kuruluşları, ülke genelinde su kıtlığına karşı uzun vadeli bir ulusal plan hazırlanmasını ve nehirlerin yalnızca ekonomik değerleri üzerinden değil, ekolojik işlevleriyle birlikte korunmasını istiyor. Ren Nehri'ndeki su seviyesinin önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği, hem Almanya'nın ekonomik faaliyetleri hem de Avrupa'nın önemli tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıyor. Yağışların yetersiz kalması halinde ulaşım ve sanayi üzerindeki baskının daha da artabileceği belirtiliyor.

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı Haber

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Temmuz'da ihracat 25,6 milyar dolara ulaştı

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı Temmuz dönemine ait dış ticaret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Temmuz ayında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 2,9'luk bir artış göstererek 25 milyar 621 milyon dolara ulaşırken, ithalat yüzde 5,2 artışla 32 milyar 989 milyon dolar olarak kaydedildi. Dış ticaret hacmi ise aynı dönemde yüzde 4,1 yükselerek 58 milyar 610 milyon dolar seviyesine çıktı. 2026 yılının ocak-temmuz sürecinde ihracat yüzde 3,4 artışla 161 milyar 601 milyon dolara, ithalat ise yüzde 4,7 artışla 222 milyar 109 milyon dolara yükseldi. Bu süreçte toplam dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artışla 383 milyar 710 milyon dolar oldu. Temmuz ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı, geçen yılın aynı ayına kıyasla 1,7 puanlık düşüşle yüzde 77,7 olarak gerçekleşti. Enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında bu oran yüzde 89,4'e, enerji ve altın hariç tutulduğunda ise yüzde 90,8'e ulaştı. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA YAPILDI Temmuz ayı verilerine göre Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Almanya'ya 2 milyar 41 milyon dolar, ABD'ye 1 milyar 689 milyon dolar ve İngiltere'ye 1 milyar 328 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İhracat pastasındaki ilk 10 ülkenin toplam ihracattaki genel payı yüzde 44,8 olarak belirlendi. İthalat tarafında ise ilk sırada Çin yer aldı. Çin'den yapılan ithalat 5 milyar 48 milyon dolar olarak kaydedilirken, bu ülkeyi 2 milyar 522 milyon dolarla Almanya ve 2 milyar 117 milyon dolarla Rusya izledi. İlk 10 ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. AB, İHRACATTA İLK SIRADA Ülke grupları bazında incelendiğinde, Temmuz ayında en yüksek ihracat Avrupa Birliği'ne (AB-27) yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat 10 milyar 159 milyon dolar olurken; Yakın ve Ortadoğu ülkelerine 4 milyar 1 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ise 3 milyar 913 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. İthalatta da liderliği AB-27 ülkeleri aldı. Bu bölgeden yapılan ithalat 10 milyar 203 milyon dolar olurken, Asya ülkelerinden 9 milyar 553 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerinden ise 4 milyar 68 milyon dolar ithalat yapıldı. İMALAT SANAYİNİN İHRACATTAKİ PAYI YÜZDE 94,4 Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflandırmasına göre Temmuz ayında en fazla ihracat 13 milyar 327 milyon dolar ile hammadde (ara malları) grubunda gerçekleşti. Bu grubu 7 milyar 920 milyon dolarla tüketim malları ve 3 milyar 654 milyon dolarla yatırım (sermaye) malları takip etti. İthalatta ise en yüksek pay 22 milyar 886 milyon dolar ile yine hammadde grubunda oldu. Sektörel dağılımda ihracatın aslan payı imalat sanayisine ait oldu. İmalat sanayisi, 24 milyar 190 milyon dolarlık ihracatla toplam hacmin yüzde 94,4'ünü karşıladı. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,0, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak saptandı. İthalat tarafında imalat sanayisi yüzde 82,2'lik payla ilk sırada yer aldı. Bu sektördeki ithalat 27 milyar 121 milyon dolar olarak kaydedilirken, madencilik ve taş ocakçılığı 3 milyar 644 milyon dolar, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü ise 1 milyar 297 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı Haber

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı

HEPA Türkiye, 7–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Beautyİstanbul 2026 Fuarı’na Macaristan Ülke Pavilyonukapsamında katılım sağlayarak, altı Macar firma ile Türkiye ve Macaristan arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesinekatkıda bulundu. Kozmetik, kişisel bakım, profesyonelgüzellik uygulamaları, ambalaj ve hammadde alanlarındabölgenin en önemli ticaret platformlarından biri olan Beautyİstanbul 2026, uluslararası alıcılar ile küresel kozmetikmarkalarını bir araya getirmeye devam etti. Fuarda, başta Orta Doğu, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri vegelişmekte olan pazarlar olmak üzere 69 ülkeden 500’ün üzerinde nitelikli VIP satın alıcı, distribütör ve ithalatçıağırlandı. HEPA Türkiye koordinasyonunda fuarda yer alan Macaristan Ülke Pavilyonu, yenilikçi ürün portföyü, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Pavilyondaki Macar firmalar; profesyonel kozmetik, saç ve cilt bakımı, tırnak kozmetiği, kişisel bakım ürünleri, ambalaj çözümleri ve renkli kozmetik alanlarında faaliyet göstererek sektör profesyonelleriyle güçlü temaslar kurdu. Fuarda Güzellik ve Kozmetik Markaları Öne Çıktı Fuara katılan Macar firmalar arasında; profesyonel güzellik ve FMCG alanında faaliyet gösteren Alveola Kft., kozmetik ambalaj çözümleri sunan Karsai Kft., Avrupa’nın önde gelen saç bakım markalarından Kallos Cosmetics yer aldı. Ayrıca, profesyonel tırnak kozmetiğinde küresel ölçekte faaliyet gösteren Mystic Nails, yaklaşık 200 yıllık geçmişiyle kozmetik ve hijyen ürünleri üreticisi Caola Zrt. ile trend odaklı makyaj ürünleri geliştiren ADEN Cosmetics de yer aldı. Fuar Boyunca Ticari Temaslar Kuruldu Fuarda Macaristan Pavilyonu’nda yer alan firmalar, yaklaşık 100’e yakın B2B iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan temaslarda; distribütörlük fırsatları, özel markalı üretim (private label), ihracat iş birlikleri ve bölgesel pazarlara erişim olanakları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle Türkiye pazarı ve bölgesel büyümeyi hedefleyen Macar firmalar açısından fuarın önemli ticari fırsatlar sunduğu gözlemlendi. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez, Beautyİstanbul 2026 kapsamında kurulan iş bağlantılarının fuar sonrasında da aktif şekilde takip edildiğini belirterek, Türkiye ile Macaristan arasında kozmetik ve kişisel bakım sektörlerinde katma değerli ticari iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de uluslararası fuar ve sektörel organizasyonlar aracılığıyla Türk ve Macar firmalarını bir araya getirerek sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlamaya devam edecek.

Üreticiye çifte destek Haber

Üreticiye çifte destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticinin gelir kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kentin kestane ve ipekböceği yetiştiriciliğinde öne çıkan ilçelerinden Beydağ’da iki önemli projeyi hayata geçirdi. İzmir’de ipekböceği üretiminin yaklaşık dörtte üçünün karşılandığı Beydağ’da, üretimi güçlendirmek ve girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla Beydağ Belediyesi ile protokol yapılarak dut plantasyonu kuruldu. Öte yandan ilçenin önemli geçim kaynaklarından biri olan kestane üretimini desteklemek için, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı kestane fidanları üreticilere dağıtıldı. İpekböcekçiliği için dev hammadde yatırımı Beydağ Belediyesi’nin tahsis ettiği arazide çalışma yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran’ın eşliğinde bin adet akdut fidanını toprakla buluşturdu. Alanda yetiştirilecek dut ağaçlarından elde edilecek yapraklar, ipekböcekçiliğinin temel hammaddesi olarak üreticilere ulaştırılacak. Bu adımla birlikte, özellikle Beydağlı kadınlar başta olmak üzere aile bireylerinin aktif rol aldığı ipekböcekçiliğinin geliştirilmesi adına önemli bir yatırımın ilk aşaması hayata geçirilmiş oldu. Kestane üretimi güçlendirildi Hastalıklar ve girdi maliyetleri nedeniyle zor günler yaşam mücadelesi veren Beydağlı kestane üreticileri de unutulmadı. 23 mahallede yetiştiricilik yapan toplam 348 üreticiye fidan desteği verildi. Kestane kanseri ile kestane gal arısına dayanıklı türler olan bin adet ERTAN ve 500 adet BETİZAC kestane fidan Beydağ 2 Eylül Kurtuluş Parkı’nda dağıtıldı. Dirençli kestane fidanları ile Beydağ’ın kestane üretimi güçlendirilmesine katkı sağlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.