SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda Güvenliği

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer'de sürdürülebilir tarım konuşuldu Haber

Bursa Nilüfer'de sürdürülebilir tarım konuşuldu

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, 10 Aralık Toprak Ana Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte sürdürülebilir tarımı ve gıda güvenliğini masaya yatırdı. Hasanağa Gıda Merkezi’ndeki buluşmada konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Toprağı koruyan kentler geleceğini güvence altına alır” diyerek yerel üretimin önemine dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle 10 Aralık Toprak Ana Günü’nü Hasanağa Gıda Merkezi’nde düzenlenen özel bir etkinlikle kutladı. Toprağın bereketi, tarımsal emek ve sürdürülebilirliğin konuşulduğu programa; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ile sivil toplum ve kamu kuruluşlarının temsilcileri katıldı. “TOPRAKLA İLİŞKİ, GELECEKLE İLİŞKİDİR” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tarımı sadece bir üretim faaliyeti olarak değil, kenti besleyen ve kırsal ile kent arasında bağ kuran bütüncül bir sistem olarak gördüklerini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de toprağı; yaşamı besleyen, kenti ayakta tutan ve nesilleri birbirine bağlayan temel bir değer olarak görüyoruz. Tarım; gıda güvenliği, iklim direnci ve yerelde bir gelecek demektir. Bu nedenle toprağın sağlığını koruyan üretim modellerini destekliyoruz” dedi. “ÇİFTÇİMİZ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMALI” Belediye olarak yürüttükleri çalışmalara değinen Başkan Şadi Özdemir, çiftçilere toprak analizi desteği sağladıklarını ve bilimsel veriye dayalı üretimi teşvik ettiklerini vurguladı. Kompost üretimi gibi uygulamalarla toprağı canlandırdıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Kendi alanlarımızda örnek modeller hayata geçirerek hem üreticimizi bilinçlendiriyor hem de doğru tarım uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz. Amacımız çiftçinin ürününün değerini bulması, emeğinin karşılığını alması ve kırsalda yaşamın güçlenmesidir. NİLKOOP gibi yapılarla bunu kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki toprak bizim geleceğimizdir; toprağı korumak, yaşamı korumaktır.” SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN YEREL ADIMLAR Etkinlikte söz alan NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz da, doğayla uyum içinde yaşamanın önemine değinerek, günlük yaşamda atılacak küçük adımların büyük farklar yaratabileceğini belirtti. Hasanağa Mahalle Muhtarı Rüstem Kartoğlu toprağın en değerli varlık olduğunu vurgularken, Nilüfer Kent Konseyi Çevre Meclisi Üyesi Nurten Ümit ise okullarda verdikleri eğitimlerle çocuklarda toprak bilincini artırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Açılış konuşmalarının ardından Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal moderatörlüğünde “Toprak Ana’yı Korumak: Enginarla Sürdürülebilir Tarım” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Başay ve Hasanağa Kadın Derneği Başkanı Neşe Erken, bölgeye özgü enginar üretimi ve sürdürülebilir tarım teknikleri hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlik sonunda katılımcılar Hasanağa Gıda Merkezi’ni gezerek yetkililerden bilgi aldı. Program, merkezde üretilen tarhanadan yapılan çorba ile Hasanağa Kadın Derneği’nin hazırladığı enginar salatası ve enginar çayının ikram edilmesiyle sona erdi.

Saadet Partisi Bursa'dan gıda zehirlenmeleri uyarısı Haber

Saadet Partisi Bursa'dan gıda zehirlenmeleri uyarısı

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Türkiye’nin birçok bölgesinde art arda yaşanan gıda zehirlenmelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaparak ciddi uyarılarda bulundu. Gürsel, son haftalardaki olayların artık “sıradan bir halk sağlığı sorunu değil, yapısal bir gıda güvenliği krizinin işareti” olduğunu söyledi. Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Türkiye'nin derin bir gıda güvenliği kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Mevcut denetim sistemi yetersiz, erken uyarı mekanizması kurulmadan risk büyümeye devam edecek” dedi. Başkan Gürsel, cezaevleri, öğrenci yurtları, oteller, fabrikalar ve zincir market ürünlerinde yaşanan zehirlenmelerin mevcut denetim sisteminin yetersizliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Türkiye genelinde 7.500–8.000 kontrolörün milyonlarca işletmeyi denetlemek zorunda bırakılmasının sahadaki yükü “yönetilemez” hale getirdiğini belirtti. Laboratuvar süreçlerindeki gecikmeler, yavaş işleyen geri çağırma mekanizmaları ve ulusal bir erken uyarı sisteminin hâlâ kurulamamış olması nedeniyle benzer vakaların tekrarlandığını ifade eden Gürsel, özellikle toplu yemek sektöründeki denetimsizliğin büyük risk oluşturduğunu söyledi. Artan zehirlenme vakalarının toplumda ciddi güvensizlik yarattığını vurgulayan Gürsel, ailelerin çocuklarını emanet ettikleri kurumlar konusunda kaygı duyduğunu, turizmde yaşanan zehirlenmelerin ise hem ülke imajına hem de ekonomiye zarar verdiğini dile getirdi. GÜRSEL’DEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Gürsel, gıda güvenliğinin yalnızca sağlık değil, aynı zamanda “ahlâki ve stratejik bir milli güvenlik meselesi” olduğunu belirterek, "Ulusal erken uyarı sisteminin kurulması, soğuk zincirin dijital izlenebilirliği, toplu yemek tedarik zincirinin bağımsız denetime alınması, şeffaf ve düzenli raporlama sistemlerinin hayata geçirilmesi" yönündeki önerileri sıraladı. Türkiye’nin gıda güvenliğinin ciddi risk altında olduğunu belirten Gürsel, “Halkın sofrası korunmalı; helal, temiz ve güvenli gıdaya erişim garanti altına alınmalıdır” dedi.

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında Haber

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında

Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün suyun geleceğini ele alarak hazırladığı “Su Raporu” yayınladı. Rapor; Türkiye ve dünyada su riskine, sigorta ve özel emeklilik sektöründe riske karşı alınması gereken önlemlere ışık tutuyor. Türkiye Sigorta, sürdürülebilir gelecek için stratejik bir güvenlik meselesi haline gelen su kıtlığı riskini masaya yatırdığı “Su Raporu”nu yayınladı. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün hazırladığı rapor; Türkiye ve dünyada su riskini, sigorta ve özel emeklilik sektörünün riske karşı alması gereken önlemleri ele alıyor. Dünya nüfusunun üçte ikisi ‘su stresi’ altında Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer rapora ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu: “2025 yılı itibarıyla dünya, su kıtlığı riskini çevresel bir sorun olmaktan çıkarıp stratejik bir güvenlik meselesi haline getirdi. Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası verileri, dünya nüfusunun üçte ikisinin artık ‘su stresi’ altında yaşadığını gösteriyor. Bu tablo, gelecekteki küresel dengelerin su etrafında şekilleneceğini net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık yenilenebilir su miktarının ise 1.400 m³ seviyelerine kadar gerilemesi ülkemizin ‘su stresi’ sınırında olduğunu gösteriyor. Bu durum, tarım, sanayi ve enerji politikalarında su yönetimini merkezine alan yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Biz Türkiye Hayat Emeklilik olarak, sürdürülebilir büyümenin yalnızca finansal göstergelerle değil, doğal kaynakların korunmasıyla da ölçülebileceğine inanıyoruz. Hazırladığımız Su Raporu’nun suyun ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının hem ülkemizde hem de dünyada bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz.” Türkiye’de toplam su tüketiminin yüzde 70’i tarımda yapılıyor Birleşmiş Milletlere (BM) göre, global su talebinin yüzde 70’i tarımsal sulamada, yüzde 20’si sanayide ve yüzde 10’u evsel tüketimde kullanılıyor. Bu oranlar bölgesel ve ülkesel olarak değişkenlik gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde sanayi sektörünün su kullanımı daha fazlayken, gelişmekte olan ülkelerde tarım alanları için su tüketimi daha baskın görünüyor. Özellikle Afrika’nın kuzeyi, Orta Doğu, Güney Asya ve bazı Latin Amerika ülkeleri hem iklimsel hem de yönetsel zorluklar nedeniyle su krizine en açık bölgeler arasında öne çıkıyor. Su Raporu’na göre Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda gerçekleşiyor. Dolayısıyla ürün deseninin su verimliliğine göre yeniden planlanması ve akıllı sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşıyor. Ayrıca, termik santrallerden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar tüm enerji süreçleri su tüketimiyle bağlantılı olduğundan su yönetiminin, enerji planlamasının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Öte yandan Dünya Ekonomik Forumu (WEF), yapay zekâ destekli veri merkezlerinin yalnızca 2027’ye kadar küresel su çekimini 4,2–6,6 milyar m³ artırabileceğini öngörüyor. WEF aynı zamanda, iklim değişikliğinin yağış düzenlerini bozarak 1900’den bu yana su kaynaklarını yüzde 20 azalttığını ve önümüzdeki yıllarda yüzde 10–40 oranında ek düşüş yaşanmasının beklendiğini belirtiyor. Rapora göre su kaynaklarının sürdürülebilirliği, stratejik finansal istikrarın da ön koşulu olarak görülüyor. Bu kapsamda, bankacılık ve sigorta sektörünün, su riski temelli kredi ve yatırım modellerini gündemine alması gerekeceğinden bahsediliyor. Kuraklık, sel, su taşkınları ve dolu gibi olaylar, parametrik sigorta ürünlerinin ve tarımsal risk yönetimi araçlarının önemini artırıyor. Sürdürülebilir fonlar, su verimliliği, tarım teknolojileri ve gıda güvenliği yatırımlarına yönelerek hem finansal getiri hem de çevresel fayda sağlıyor. Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejileri güçlendirilmeli Uzaktan algılama, yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı su izleme sistemleri hem tarımsal hem de kentsel su kullanımında verimliliği artırıyor. Fırat-Dicle, Nil ve İndus havzalarında olduğu gibi sınır aşan sular, ülkeler arası yeni diplomasi kanallarını zorunlu hale getiriyor. Bu yüzden rapora göre Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Nüfus yoğunluğu ve kentleşme artışının, şehirlerdeki su altyapısını zorladığının ifade edildiği raporda, geri dönüşüm, yağmur suyu toplama sistemleri ve gri su kullanımının, geleceğin şehirlerinin standart bileşenleri olması gerektiğine vurgu yapılıyor. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğünden tematik raporlar Su Raporu’nun yanı sıra Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün farklı konuları içeren başka raporları da var. Bu raporlardan uzun vadeli eğilimleri tanımlarken geleceğin yatırım ortamı hakkında ipuçları sunan Mega Trendler 5D Raporu; altının tarihsel serüveni, üretici ve tüketici verilerinin yanı sıra hangi alanlarda kullanıldığı ve altının ons fiyatı ile aralarında pozitif/negatif korelasyon olan enstrümanlara ilişkin bir değerlendirmeyi ele alan Altın Bir Bakış Raporu; tarım ve gıda temalı yatırımlara yönelik perspektifler sunan Tarım ve Gıda Raporu; petrolün tarihi, özellikleri ve fiyat hareketlerinin yanı sıra arz ve talep dengesinin analiziyle gelecek döneme ait beklentileri konu edinen Petrol Raporu öne çıkıyor. İstanbul Üniversitesi iş birliği ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan “PENSURA 2025 Risklerin Portresi” çalışması 2025 yılı risk ve beklentileri, sigorta ve özel emeklilik sektörünün görünümü, öncü göstergeler ışığında sektörün büyüme stratejilerini ve fırsatlarını detaylı olarak inceleyen bir sektör raporu ise sektörün risklerine ışık tutuyor.

TÜGİS 36. Dönem Genel Kurulu Gerçekleşti Haber

TÜGİS 36. Dönem Genel Kurulu Gerçekleşti

TÜGİS’in 36. Olağan Genel Kurulu’nda Kaan Sidar yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. 35. dönemde üye sayısını 55’ten 110 üyeye çıkaran TÜGİS’in yeni döneminde; gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve verimlilik başlıklarında kamu-özel sektör iş birliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS), 36. Dönem Olağan Genel Kurulu’nu sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. 35. dönem faaliyetlerinin ibra edildiği 36. TÜGİS Olağan Genel Kurulu’nda İsmail Kaan Sidar oy birliğiyle 2. kez Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Yönetim Kurulu ise Necdet Buzbaş (YK Başkan Vekili), Aydın Acun (YK Başkan Vekili), Mehmet Tütüncü, Ahmet İnce, Melis Yasa, Nazmi Civil, İsmail Başaran ve Osman Yeşiltaş’tan oluştu. “Hep birlikte büyüdük” Genel Kurul’da konuşan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, “TÜGİS çatısı altında bir araya gelmemizi sağlayan ortak değerler, bugün bizi daha güçlü, daha dayanıklı ve daha kararlı bir noktaya taşıyor. Şahsıma ve Yönetim Kurulumuza bir kez daha güven göstermiş olmanız büyük bir onurdur” ifadelerini kullandı. “Çalışma dönemimizde üye sayımız 55’ten 110’a yükseldi” diyen Sidar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Yeni dönemde de tüm üyelerimizle yakın iletişim, güçlü iş birliği ve ortak akıl temelinde çalışmayı sürdürmeyi hedefliyoruz. Katılımınız, desteğiniz ve ortaya koyduğunuz emek için hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Hep birlikte hem sektörümüz hem de ülkemiz için değer üretmeye devam edeceğiz.” “Küresel rekabette daha kararlı duracağız” Toplantıda sektörel hedeflere de değinen Kaan Sidar; “Gıda sanayimiz, küresel rekabetin, yeni regülasyonların, sürdürülebilirlik gerekliliklerinin ve teknolojik dönüşümün yoğun olarak hissedildiği bir dönemden geçiyor. TÜGİS olarak yalnızca bu sürece uyum sağlayan değil, aynı zamanda dönüşüme yön veren bir yapı olmayı hedefliyoruz” dedi. Sidar, sendikanın son dönemde gıda güvenliği, istihdam politikaları, sürdürülebilir üretim ve verimlilik gibi alanlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek şunları ekledi: “Önümüzdeki dönemde kamu–özel sektör iş birliğini daha da güçlendirip, mevzuat geliştirme süreçlerine aktif katkı sunmaya devam edeceğiz. Dijitalleşme, karbon ayak izi yönetimi ve iş gücü niteliğinin artırılması ve sosyal sorumluluk projeleri gibi konular, yeni dönem çalışmalarımızın odak noktaları arasında yer alacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMMOB Bursa: Gıda zehirlenmeleri halk sağlığını tehdit ediyor Haber

TMMOB Bursa: Gıda zehirlenmeleri halk sağlığını tehdit ediyor

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Türkiye’de son haftalarda artan gıda zehirlenmelerine dikkat çekerek, gıda güvenliğinin sağlanması için acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, gıda güvenliğindeki zaafiyetin halk sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Türkiye’de son haftalarda artış gösteren gıda zehirlenmeleri üzerine Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu bir basın açıklaması yaptı. Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, açıklamasında gıda kaynaklı hastalıkların bireylerde akut ve kronik sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek, bağışıklığı zayıf çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde bu durumun ölümcül olabildiğini söyledi. Durmuş, “Gıda kaynaklı hastalıklar ölüme neden olmasa bile ülke ekonomisine zarar vermekte, iş gücü kayıpları yaratmakta ve sağlık sistemine ciddi yük getirmektedir. Ayrıca toplumda gıdaya ve gıda sektörüne olan güveni azaltmaktadır” dedi. KASIM AYINDA 3 BİN 500 KİŞİ ZEHİRLENDİ Gıda zehirlenmesi vakalarının sadece Kasım ayının ilk üç haftasında yaklaşık 3 bin 500 kişiye ulaştığını belirten Durmuş, Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan toplu zehirlenme örneklerini paylaştı. Samsun’dan Karabük’e, Kayseri’den Rize’ye, Bursa’dan Trabzon’a kadar birçok şehirde okul yemekhaneleri, düğünler, restoranlar ve kantinlerde yaşanan gıda zehirlenmeleri kamuoyunda endişe oluşturduğunu ifade eden Başkan Durmuş, toplu tüketim yerlerinde artan maliyetler nedeniyle düşük kaliteli ürün kullanımının arttığını, hijyen kurallarının ihmal edildiğini, soğuk ve sıcak zincirin sık sık kırıldığını kaydetti. Durmuş, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, yerel yönetimlere seslenerek izinsiz ve ruhsatsız gıda satışı yapan seyyar tezgâhlara kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. “DENETİM SAYISI ARTIYOR ANCAK ETKİNLİK AZALIYOR” Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunan Durmuş, denetim ekiplerinin artırılması gerektiğini belirterek, “Denetçi sayısı artmadığı halde denetim sayısının artırılması etkinliğin düştüğünü göstermektedir. Denetim ekipleri içinde gıda mühendisi sayısı kesinlikle yükseltilmelidir.” diye konuştu. Hazır yemek sunumu yapan restoran, lokanta, büfe ve fast food işletmelerinde hem işletmecilerin hem çalışanların gıda güvenliği eğitimi almasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Durmuş, sınavlı ve belgeli bir eğitim sisteminin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yönetmelikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Küçük çaplı gıda işletmelerinin teknik kontrol altında olmamasının ciddi bir boşluk yarattığını belirten Gıda Mühendisleri Odası, bu boşluğun giderilmesi için “yetkilendirilmiş gıda danışmanlığı sistemi”nin acilen devreye alınmasını istedi. BAKANLIKLARA: “HER KURUMDA GIDA MÜHENDİSİ BULUNMALI” Bu arada toplu tüketimin yoğun olduğu okullar, askeri birlikler, yurtlar, turizm tesisleri ve cezaevlerinde iç denetim birimlerinde gıda mühendisi bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Şube Başkanı Serkan Durmuş, gıda hileleri ve güvenlik ihlallerine verilen cezaların caydırıcı olmadığını söyledi. Durmuş, aynı firmaların isim değiştirerek faaliyet göstermeye devam ettiğine vurgu yaparak, bu nedenle “Gıda İhtisas Mahkemeleri”nin bir an önce kurulması gerektiğini ifade etti. TMMOB, gıda güvenliğinin sağlanmasının tüm kurumların asli görevi olduğunu hatırlatarak, “Temel bir insan hakkı olan güvenli gıdaya ulaşmak ve halk sağlığını korumak için gerekli tüm önlemler acilen hayata geçirilmelidir. Kamuoyu önünde bir kez daha uyarıyoruz: Gıda güvenliği sağlanmalıdır.” çağrısını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savunmada dünyanın ilk ülkeleri arasındayız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savunmada dünyanın ilk ülkeleri arasındayız

Kabine Toplantısı sonrası millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik büyüme, savunma sanayii, gıda güvenliği, Gazze’deki gelişmeler ve son kaza kırım incelemesine ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada Türkiye ekonomisinin güçlü seyrinin sürdüğünü belirterek, 2025’in ikinci çeyreğinde kişi başı millî gelirin 17 bin dolara yaklaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllıklandırılmış ihracatın Ekim 2025 itibarıyla 270,2 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırdığını da duyurdu. Savunma sanayii alanında Türkiye’nin büyük bir dönüşüm yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir zamanlar yüzde 80 dışa bağımlıydık, bugün İHA ve SİHA üretiminde dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız.” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/iletisim/status/1990459788640027088 Gıda güvenliğine ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, hiçbir şekilde ihmale izin verilmeyeceğini belirterek, “İnsan sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz sürecek. Ancak İstanbul’daki olay aydınlatılmadan tüm sektörü itham eden yaklaşımlar doğru değildir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de Türkiye’nin de katkısıyla sağlanan ateşkesin önemine dikkat çekerek, insani yardımların tüm zorluklara rağmen sürdüğünü ifade ederek, 18’inci İyilik Gemisi'nin 810 ton insani yardımla El Ariş’e ulaştığını söyledi. Erdoğan, soğuk havaların etkisiyle Gazze’de şartların ağırlaştığını ve Türkiye'nin konteyner sevkiyatına hazır olduğunu ifade ederek, “Filistin devleti kurulmadan bölgede kalıcı barış mümkün değildir.” diyerek iki devletli çözüm vurgusunu yineledi. Son olarak, 20 askerin şehit olduğu kazaya ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaza kırım ekibinin çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Karakutu incelemeleri tamamlandığında tüm bilgileri şeffaf şekilde paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.

Pestisitte 'turp yaprakları' ayarı! Küçük ve büyük türler ayrı sınıflandırıldı! Haber

Pestisitte 'turp yaprakları' ayarı! Küçük ve büyük türler ayrı sınıflandırıldı!

Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği’nde turp yaprakları için düzenlemeler yapıldı. Büyük ve küçük turp yaprakları ile ilgili kodlar eklenirken, Ek-2 ve Ek-4 tabloları revize edildi, gıda güvenliği standartları yükseltildi. ANKARA (İGFA) - arım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği’nde değişiklik yaptı. Bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle büyük ve küçük turp yapraklarının pestisit kalıntı limitlerine ilişkin kod numaraları güncellendi. Buna göre, büyük turp yaprakları (Raphanus sativus var. longipinnatus ve var. niger) tanımlanırken, Ardından 0251060-001 kodundan sonra yeni satır eklendi: Küçük turp yaprakları (Raphanus sativus var. radicula). Ayrıca, yönetmeliğin Ek-2 ve Ek-4 bölümleri de güncellenmiş durumda. Değişiklikler, yönetmeliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girdi ve uygulamayı Tarım ve Orman Bakanı yürütecek. Değişiklik, turp çeşitlerinin yapraklarında pestisit kalıntılarının doğru analizini sağlayarak uluslararası standartlara uyumu artırdı. Büyük ve küçük yapraklı türlerin ayrıştırılması, analiz hassasiyetini yükseltiyor; raf ömrü boyunca eski stoklar piyasada kalabilecek. Bakanlık, "Tüketicinin yüksek seviyede korunması" amacıyla denetimleri sıkılaştırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.