SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir Meclisi'nde gündem: Çevre, trafik ve insan hakları Haber

Bursa Büyükşehir Meclisi'nde gündem: Çevre, trafik ve insan hakları

Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 2024-2029 dönemi 20. toplantısının 2. birleşiminde parti grup sözcüleri çevre sorunları, trafik ve insan hakları başlıklarında değerlendirmelerde bulundu. Gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi 2024-2029 seçim döneminin 20. toplantısı, 2. dönem 11. olağan meclis toplantısının 2. birleşimiyle gerçekleştirildi. Toplantıya, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yoğun programı nedeniyle Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu başkanlık etti. Meclis gündemine geçilmeden önce parti grup sözcüleri söz aldı. MHP Grup Sözcüsü İsmail Şenol, Osmangazi ilçesi Hamitler Katı Atık Depolama Alanı’nın kapasitesini doldurduğunu belirterek, yaşanan durumun ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorununa dönüştüğünü söyledi. Şenol, Kayapa’da planlanan katı atık bertaraf tesisinin Bursa için şu an en hızlı ve uygulanabilir çözüm olduğunu vurguladı. Bölge halkından gelen şikâyetlerin MHP başta olmak üzere Osmangazi İlçe Başkanlığı'na ve meclis üyelerimize yoğun ve sürekli şekilde iletildiğini ifade eden Şenol, "Vatandaşlarımız, bu durumun günlük yaşamlarını, aile düzenlerini ve sağlıklarını ciddi biçimde olumsuz etkilediğini açıkça ifade etmektedir. Ortaya çıkan tablo ne Bursa’ya ne de bu şehri yöneten iradeye yakışmamaktadır. Bu mesele; insan hayatı, halk sağlığı ve şehircilik sorumluluğu meselesidir. Bugün gelinen noktada Bursa için çok net bir gerçek vardır: Hamitler dolmuştur ve Bursa’nın zaman kaybetme lüksü kalmamıştır. Kayapa bölgesinde planlanan katı atık bertaraf tesisinin proje aşaması tamamlanmıştır. Bu alanın uygun olmadığı yönünde bazı bilimsel değerlendirmeler ve teknik raporlar kamuoyuna yansımış, çeşitli tartışmalar yaşanmıştır. Ancak tüm bu değerlendirmelere rağmen, bugün itibarıyla Bursa için Kayapa projesi dışında hazır, hızlı ve uygulanabilir başka bir alternatif bulunmamaktadır" dedi. Yeni bir ana alan belirlenmesi durumunda ÇED süreçleri, bilimsel raporlar, hukuki prosedürler ve benzeri nedenlerle sürecin yıllar alacağını belirten MHP'li Şenol, "Bu sürecin tamamlanmasını beklerken mevcut alanın tamamen dolması, Bursa’yı ciddi bir çevresel ve sağlık kriziyle karşı karşıya bırakacaktır. Bu nedenle artık tartışmaktan ziyade, mevcut şartlar altında bu krizden nasıl çıkılacağına odaklanmak zorundayız. Çözüm üretme sorumluluğu çerçevesinde geçmişte alınan kararların yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Vatandaşlarımızın haklı kaygıları gözetilerek, katı atık bertaraf tesisinin bir an önce faaliyete geçirilmesi yönünde ivedilikle harekete geçilmelidir. Şehrimizin bugün karşı karşıya kaldığı tablo, günü kurtaran değil; akılcı, bilimsel ve sürdürülebilir adımların atılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman ise Bursa’daki trafik sorununa dikkat çekerek, trafiğin artık günün her saatinde kilitlendiğini ifade etti. Ulaşım alanında somut adımlar atılmadığını savunan Kahraman, kullanılmayan bütçelere işaret ederek, ana arterlerde çift katlı yollar gibi kalıcı çözümlerin gündeme alınması gerektiğini dile getirdi. Başkan Bozbey'in vatandaşlara “Bursa’yı ortak akılla yöneteceğiz” dediğini anımsatan Kahraman, "Bu noktada sizlere açıkça sormak istiyorum: Trafikle ilgili çözümünüz nedir? Bu konuda birlikte bir araya gelmeyi, ortak bir değerlendirme yapmayı önerdik. Buna rağmen somut bir adım göremiyoruz. Sizlere oy verirken bir projeniz, bir vizyonunuz var diye bu koltuklara getirdik. Aradan 2 yıl geçti. Gelinen noktada, 2 yıl sonra vatandaşla ve trafikle ilgili ne yapılacağını soruyor olmanızın ne kadar manidar olduğunu buradan hatırlatmak isterim" diyerek şunları kaydetti: "AK Parti Grubu ve Cumhur İttifakı Grubu adına bir öneride bulunmak istiyoruz. Hiç zaman kaybetmeden, gelin bu işi şehrin ana merkezlerinde çift katlı yollarla çözelim. Hep birlikte bir çözüm noktasında buluşalım. Bunu da AK Parti vizyonu ile birleştirerek, estetik kaygıları da gözeten bir anlayışla yol alalım. Sayın Başkan, komisyonda da görüşmüştük. İtfaiye Daire Başkanlığımıza ilişkin maddeler bugün de gündeme geliyor. Biz bu maddelere onay verdik. Ulaşım Daire Başkanlığından 430 milyon TL’lik bir bütçe aktarımı istediniz. Biz de bunun sebebini sorduk. Ortaya çıkan tablo şu şekildedir: Ulaşım Daire Başkanlığımız, geçen yıl ve bu yıl yapılacak işler için genel bütçeden 5,6 milyar TL talep etmiş ve “Bursa’da bu yatırımları yapacağız” demiştir. Ancak yıl bitmiş, geriye 15 gün kalmış ve Ulaşım Daire Başkanlığının 1,6 milyar TL’lik bütçesi kullanılamamıştır. Bu da ister istemez “Biz çalışmadık” anlamına gelmektedir. Kurum değişiklikleri olabilir, müdürler değişmiş olabilir; bunların hepsi mümkündür. Ancak Bursa halkı hizmet beklerken, trafik bu kadar yoğun ve herkes her dakika bu sorunu yaşarken, 1,6 milyar TL’lik bütçenin kullanılamamış olması ciddi bir vizyon eksikliğini göstermektedir. Dolayısıyla oradaki 430 milyon TL’lik bütçe, İtfaiye Daire Başkanlığının eksiğini kapatmak amacıyla aktarılmıştır.” CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut da 10 Aralık İnsan Hakları Günü kapsamında yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünyada insan haklarının zor bir dönemden geçtiğini söyledi. Sokağa çıkan vatandaşın mikrofon gördüğünde konuşmaktan korkar hale geldiğini belirten Akbulut, "Çünkü her eleştiri suç sayılmaktadır. Gazeteciler ve düşüncelerini sosyal medyada ifade eden yurttaşlar, attıkları cümleler nedeniyle yargılanmakta ve tutuklanmaktadır. Tutuklama, artık istisnai bir tedbir olmaktan çıkmıştır. Emekliler ve asgari ücretle çalışan yurttaşlarımız, sosyal haklar bakımından ciddi zorluklarla karşı karşıyadır. Barınma, gıda ve ısınma bir lütuf değil; Anayasa’da yer alan sosyal devlet ilkesinin doğal sonucu ve temel insan haklarıdır" diye konuştu. AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman'ın ulaşım konusundaki eleştirilerine de yanıt veren CHP Sözcüsü Yücel Akbulut, "İki yaz geçti” dedi. Bizde “20 yaz geçti siz naptınız.” Oysa yirmi yılı aşkın süredir çözülemeyen sorunların, iki yılda tamamen çözülmesini beklemek gerçekçi değildir. 2024 yılından bu yana hem merkezi hükümetin hem de yerel yönetimlerin bu konuda sorumluluğu vardır. Sayın Sinan Bey’e tekrar ifade ediyorum: “Önümüzdeki beş yıl için hâlâ zaman vardır. İki yıl geçmiş olabilir; ancak biz halkımıza verdiğimiz sözleri yerine getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Konuşmalar sonrasında meclis gündeminde yer alan maddeler görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi.

Bursa'da 250 büyük firmanın net satışları rekora koştu Haber

Bursa'da 250 büyük firmanın net satışları rekora koştu

BTSO’nun "Bursa 250 Büyük Firma Araştırması – 2024" sonuçlarına göre, Bursa’daki 250 büyük firmanın net satışları yüzde 43 artışla 1,467 trilyon TL’ye yükseldi. Ancak artan finansman giderleri, kârlılıkta sert düşüşe yol açtı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından bu yıl 28’incisi gerçekleştirilen “Bursa 250 Büyük Firma Araştırması – 2024” sonuçları açıklandı. Buna göre 2024 yılında Bursa’da 250 büyük firmanın toplam net satışları, 2023 yılına göre yüzde 43 artışla 1 trilyon 467 milyar TL’ye yükseldi. Buna karşın artan finansman giderleriyle firmaların kârlılıkları önemli oranda geriledi. NET SATIŞLARDA GÜÇLÜ ARTIŞ 2024 yılında Bursa’da 250 büyük firmanın toplam iç ve dış satışları, 2023 yılına göre yüzde 43 artarak 1 trilyon 467 milyar TL’ye yükseldi. Üretimden net satışlarda ise yüzde 44’lük artış kaydedildi. Buna karşın, firmaların faaliyetlerinden oluşan katma değer yüzde 10’luk sınırlı bir büyüme göstererek 231,7 milyar TL seviyesine ulaştı. 2023 yılında yüzde 102 artış gösteren katma değer, 2024’te küresel büyümenin yavaşlaması ve sıkı para politikaları nedeniyle daha ölçülü bir artış sergiledi. FİNANSMAN GİDERLERİ KÂRLARI ERİTTİ Bursa 250 Büyük Firma Araştırması’nda kâr eden firma sayısı 164’e geriledi. 2023 yılında listede kâr eden firma sayısı 220 olmuştu. Vergi öncesi kâr/zarar toplamı yüzde 67 düşüşle 28,2 milyar TL’ye indi. Firmaların toplam faaliyet kârı yüzde 50,7 azalarak 47,7 milyar TL’ye, FAVÖK büyüklüğü ise 157,5 milyar TL’ye düştü. Finansman giderleri ise yüzde 14,5 artışla 54,9 milyar TL’ye ulaştı. 2023 yılında toplam finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 49,6 iken, 2024’te bu oran yüzde 115,2’ye yükseldi. Böylece finansman maliyetleri, firmaların kârlılıklarını önemli ölçüde sınırlayan temel unsur haline geldi. Bursa 250 firması ihracatta da Türkiye ortalamasının üzerinde performans gösterdi. Toplam ihracat, yüzde 10,8 artışla 14,8 milyar dolara ulaşırken, istihdam yüzde 7 artışla 189 bin 977 kişi oldu. Listenin zirvesinde 175,5 milyar TL net satışla Oyak Renault yer aldı. Tofaş 106,1 milyar TL ile ikinci, TGS Dış Ticaret 84,3 milyar TL ile üçüncü sırada bulunurken, Bosch, Borçelik ve Togg ilk 10’da yer aldı. Listede otomotiv yan sanayi 69 firma ile lider sektör olurken, tekstil, gıda, perakende ve metal sektörü firmaları sıralamada öne çıktı. BAŞKAN BURKAY: “BURSA İŞ DÜNYASI ÜRETMEYE DEVAM ETTİ” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel korumacı politikalar ve artan maliyetlerin firmaların üzerindeki yükünü artırdığına dikkat çekerek, “Tüm zorluklara rağmen Bursa iş dünyası üretmeye, ihracat yapmaya ve istihdamı korumaya devam etti. Kârlılıktan ödün verse de çarklarını durdurmadı” dedi. Burkay, finansmana erişimin maliyetinin reel sektörün en önemli engeli olduğunu vurguladı ve teknolojiyi, dijitalleşmeyi ve verimliliği merkez alan üretim modellerinin yaygınlaştırılacağını belirtti. BTSO, TEKNOSAB, BUTEKOM, MESYEB, Model Fabrika gibi projelerle sanayi ve teknoloji ekosistemini güçlendirmeye devam ederken, UR-GE, HİSER ve Ticari Safari projeleriyle firmaların küresel pazarlarda rekabetçiliğini artırmayı hedefliyor. BTSO tarafından gerçekleştirilen Bursa 250 Büyük Firma Araştırması – 2024 sonuçlarına www.ilk250.org.tr adresinden ulaşılabiliyor.

Toksinler Saatler İçinde Solunum Kaslarını Felç Edebilir Haber

Toksinler Saatler İçinde Solunum Kaslarını Felç Edebilir

Fatih’te aynı aileden üç kişinin hayatını kaybettiği olayda, kesin ölüm nedeni laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. İstinye Üniversitesi’nden Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, bu kadar hızlı seyreden vakaların çoğunlukla toksin kaynaklı olduğuna dikkat çekerek midyenin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtiyor. Erdoğan, toksinlerin pişirmeyle yok olmadığını ve kabuklu deniz ürünlerinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor. Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı. Çocuklar ve anne hayatını kaybetti. Babanın ise tedavisi devam ediyor. Ailenin midye ve kumpir tükettiği belirtilirken kesin ölüm nedenleri için laboratuvar sonuçları bekleniyor. İstinye Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, laboratuvar sonuçlarını görmeden kesin bir yargıya varılamayacağını belirterek olası bir zehirlenmenin midyeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Erdoğan’a göre, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri genellikle toksin kaynaklı oluyor. Bu nedenle de bu olayda gıda zehirlenmesi varsa bunun midyeden kaynaklı olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. “Toksinler ısıya karşı dayanıklıdır” Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, olayla ilgili şunları söylüyor: “Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bu tür olaylarda kesin neden ancak laboratuvar sonuçlarıyla ortaya çıkar. Bir hekim olarak sonuçlar çıkmadan ‘kesin budur’ dememiz mümkün değil. Ancak tablonun çok hızlı gelişmiş olması, bazı ihtimalleri diğerlerinden daha ön plana çıkarıyor. Genel olarak gıda zehirlenmelerinin büyük bölümü hafif seyreder; bulantı, kusma gibi belirtilerle kendiliğinden düzelir. Fakat hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri de vardır. Bunlar genellikle toksin kaynaklıdır. Yani gıdanın içinde daha önceden oluşmuş bir zehirden söz ediyoruz, bu nedenle pişirmek veya kaynatmak çoğu zaman koruyucu olmaz. Toksinler ısıya dayanıklıdır.” “Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir” Kabuklu deniz ürünlerinde biriken toksinlerin dakikalarla, saatler içinde solunum kaslarını felç edebileceğinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Botulinum toksini (botoks zehirlenmesi) en bilinen örneklerden biridir; özellikle ev yapımı konservelerde görülür. Daha çok görme bozukluğu, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtilerle başlar ve solunum kaslarını etkileyebilir. Ancak bu toksinin belirtilerinin başlaması genellikle birkaç saat ile üç gün arasında değiştiği için, çok ani seyreden tablolarda ilk sırada düşündüğümüz etken değildir. Buna karşılık özellikle kabuklu deniz ürünlerinde, yani midye gibi filtrasyon yoluyla beslenen canlılarda biriken ciddi nörotoksinler vardır. Bu toksinler dakikalarla saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir ve bu durum ani hayati kayıplara yol açabilir. En önemli özellikleri, ne kadar pişirilirse pişirilsin yok olmamalarıdır. Dolayısıyla ‘piştiği için güvenlidir’ düşüncesi doğru değildir.” “Salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz” Geçtiğimiz aylarda İzmir’de bir vatandaşın kumpir yedikten sonra hayatını kaybetmesi Salmonella bakterisini gündeme getirmişti. Doç. Dr. Erdoğan bu bakterinin bu kadar hızlı ölüme götürmediğini belirterek şu açıklamayı yapıyor: “Enfeksiyon kaynaklı bir gıda zehirlenmesi, örneğin salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz. Salmonellada belirtiler daha yavaş gelişir; kanlı ishal ve ateş gibi bulgular olur. Bu nedenle enfeksiyon ihtimali bu olayda öncelikli görünmüyor.” “Toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir” Toksinlerin herkeste farklı şekilde etki edebileceğini belirten Erdoğan, “Ailenin farklı bireylerinin farklı hızlarda etkilenmesi de açıklanabilir bir durum. Çünkü her midye aynı miktarda toksin içermez. Ayrıca toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir; çocukların ve annenin daha hızlı etkilenmesi bu nedenle olağandır. Tabii çok düşük bir ihtimal de olsa yiyeceğe karışmış kimyasal bir madde—örneğin bir temizlik ürünü—de benzer şekilde hızlı etki yaratabilir. Fakat toksin ihtimali daha güçlü bir olasılık olarak duruyor” diyor. “Zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var” Bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Eğer toksin solunum kaslarını felç ettiyse, hastanın solunumu durabilir. Böyle bir durumda tek tedavi, solunum cihazıyla hastayı yaşatıp toksinin etkisi geçene kadar destek sağlamak. Yani zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var.” “Bulantı ve kusma başlarsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı” “Vatandaşlar açısından bakarsak, böyle bir tehlikeyi gıdanın tadından, kokusundan veya görünüşünden anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle kabuklu deniz ürünlerinin mutlaka denetimli ve güvenilir kaynaklardan alınması gerekir. Sokakta satılan ürünler her zaman daha risklidir. Kumpir gibi mayonez, sosis, sucuk gibi kolay bozulan malzemeler içeren ve uzun süre açıkta bekleyebilen yiyeceklerde de risk artar. Aynı gıdayı yiyen birden fazla kişide kısa sürede bulantı ve kusma başlarsa, özellikle çocuklarda zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Son olarak tekrar söylemek lazım: Kesin neden laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. Ancak mevcut bilgiler ışığında bu kadar hızlı gelişen bir tabloda nörotoksinler daha olası görünüyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.