SON DAKİKA
Hava Durumu

#Geri Dönüşüm

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Geri Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İnegöl'de atıklar belediye kontrolünde Haber

Bursa İnegöl'de atıklar belediye kontrolünde

İnegöl Belediyesi, Temizlik İşleri Müdürlüğü marifetiyle 2025 yılı boyunca kent genelinde binlerce ton atığı çevre kirliliğine sebebiyet vermeyecek şekilde toplayarak kontrollü şekilde bertaraf edilmesini sağladı. Çevre ve temizlik konusunda ortaya koyduğu çalışmalarla bilinen İnegöl Belediyesi, 2025 yılı faaliyetleriyle hassasiyetini bir kez daha gösterdi. İnegöl Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca çevre temizliği ve sürdürülebilir atık yönetimi kapsamında önemli bir çalışmaya imza attı. Belediye kontrolünde yürütülen çalışmalarla kent genelinde binlerce ton atık toplanarak bertaraf edildi ve geri dönüşüme kazandırıldı. FARKLI TÜRDE BİNLERCE TON ATIK TOPLANDI Yıl boyunca yapılan çalışmalar kapsamında toplam 22 bin ton ağırlığında 339 bin çuval moloz atığı toplanırken, 2 bin 886 ton atık ev eşyası da belediye ekipleri tarafından çevre kirliliğine sebebiyet vermeden adreslerden alınarak uygun şekilde bertaraf edildi. İnegöl Belediyesi’nin düzenli denetim ve planlama anlayışıyla yürüttüğü geri dönüşüm faaliyetleri sayesinde 6 bin 239 ton geri dönüşüm atığı ekonomiye kazandırıldı. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan İnegöl’de, 3 bin 903 ton endüstriyel atık yine İnegöl Belediyesi kontrolünde toplanarak çevreye zarar vermeden bertaraf edildi. Ayrıca ayrıştırma ve geri dönüşüm çalışmaları kapsamında 4 bin 760 kilogram plastik, 11 bin 2 kilogram cam şişe, 649 kilogram metal ve 12 bin 990 kilogram kağıt atık toplandı. Çevre sağlığını doğrudan ilgilendiren tehlikeli ve özel atıklar konusunda da titiz bir çalışma yürüten Temizlik İşleri Müdürlüğü; 1.099 kilogram bitkisel atık yağ, 631 kilogram elektronik atık ve 65 kilogram madeni atık yağı kontrol altına aldı. Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve İnegöl Belediyesi kontrolünde toplanması hem çevrenin korunması hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakılması açısından büyük önem taşırken, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise bu alanda yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “İnegöl Belediyesi olarak temizlik ve çevre öncelikli konumuz. 2025 yılı boyunca Temizlik İşleri Müdürlüğümüzün özverili çalışmaları sayesinde de hem çevremizi koruduk hem de atıkları ekonomiye kazandırdık. Kentimizde molozdan geri dönüşüme, ev eşyasından elektronik atıklara kadar tüm atıkların belediyemiz kontrolünde toplanması, sürdürülebilir bir çevre anlayışının en somut göstergesidir. Vatandaşlarımızın desteğiyle, atıkları kaynağında ayrıştırmaya ve geri dönüşümü artırmaya devam edeceğiz. İnegöl’ü hem temiz hem de geleceğe hazırlıklı bir şehir yapmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz.” VATANDAŞIMIZLA BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ “Çevremize sahip çıkmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu noktada vatandaşlarımızın katkı ve desteği çok kıymetli. Atıkların uygun şekilde bertarafı için birlikte hareket etmeliyiz. Biz elimizden gelen katkı ve gayreti ortaya koyuyoruz. Moloz atıklarını ve endüstriyel atıkları çok cüzi bedellerle alıp lisanslı firmalarda bertaraf ettiriyoruz. Atık ev eşyalarını, atık yağları, diğer geri dönüşüm materyallerini ücretsiz şekilde topluyoruz. Vatandaşımızdan istediğimiz ise kaynağında ayrıştırma ve bizimle birlikte hareket etmeleri. Atıklarla ilgili konularda 153 Çözüm Merkezimizi arayarak kayıt oluşturup detaylı bilgi alabilirler.”

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye 'çevreci' destek Haber

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye 'çevreci' destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımda verimliliği artıran suyu koruyan ve çevreye nefes aldıran projeleriyle örnek olmaya devam ediyor. Bursa’da her alanda çiftçiyi destekleyen projeleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üretici maliyetlerinin düşürülmesi, suyun verimli kullanılması ve bereketli toprakların yeniden hayat bulması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Parklardan ve terminalden toplanan plastik atıkları, Damla Sulama Boru Üretim Tesisi’nde (Tarım Plast Fabrikası) modern teknolojilerle işleyerek damla sulama borusu olarak çiftçinin hizmetine sunan Büyükşehir Belediyesi, geliştirdiği çevreci ve doğa dostu projelerle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. HEM ÇİFTÇİ HEM ÇEVRE DOSTU Tarım Peyzaj AŞ’nin hayata geçirdiği ‘Eskiyi Getir, Yeniyi Götür’ projesiyle 17 ilçede ömrünü tamamlamış plastik borular toplanarak yenisiyle değiştiriliyor. Proje çerçevesinde kilosu 10 liradan hesaplanan plastik borular, yüzde 30 fire uygulanarak yeni damla sulama hortumu alımında çiftçiye sağlanan yüzde 50 hibe desteğine ek olarak fiyattan düşülüyor. Böylece üreticilerin yeni borulara çok daha uygun ve erişilebilir fiyatlarla ulaşması sağlanıyor. Böylece hem atıklar geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor hem de üreticilere ekonomik katkı sağlanıyor. Proje kapsamında şimdiye kadar 110 bin kilogram hurda damla sulama borusu toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırıldı. Geri dönüşümü teşvik eden uygulamayla üreticilerde çevre bilincinin artırılması, hava ve toprak kirliliğine karşı duyarlılığın güçlendirilmesi ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Pancar Deposu’nda Biyoplastik Atölyesi Düzenlendi Haber

Pancar Deposu’nda Biyoplastik Atölyesi Düzenlendi

Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda sanatçı Nergiz Yeşil’in yürütücülüğünde düzenlenen Biyoplastik Atölyesi’nde, çevre dostu üretim yöntemleri ele alınırken, katılımcılar kendi biyoplastiklerini üretme deneyimi de yaşadı. Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümü mezunu olan ve yüksek lisansını sanat yapıtında biyolojik materyal kullanımı üzerine yapan sanatçı Nergiz Yeşil, biyoplastik atölyesi gerçekleştirdi. Etkinlikte, kaynak kullanımı, sanat yapıtında biyolojik materyallerin yeri, materyal üretimi ve yetiştiriciliği, çevre dostu üretim yöntemleri üzerine konuşuldu. Yeşil, “Sürekli geri dönüşüm konuşuyoruz. Ancak bunun yerine minimum tüketim, ileri dönüşüm ve en son geri dönüşümü ele almalıyız” dedi. Yeşil, eserlerini üretirken bu yaklaşımla çalıştığını anlattı. Eser üretiminde öncelikle kullanacağı malzemeyi kendi ürettiğini ve ileri dönüşüm yöntemi kullandığını dile getiren Nergiz, “Doğaya zarar vermeden üretim yapmayı tercih ediyorum. Meseleye bütüncül bir yerden yaklaşıyorum. Makine kullanmadan kendim üretebiliyorsam, malzemeleri kendim üretiyorum” diye konuştu. Etkinliğin ikinci bölümünde katılımcılar, temel bir reçete üzerinden kendi biyoplastiklerini üretmeye çalıştı. İkinci oturumda ise katılımcılar temel bir reçeteyle kendi biyoplastiklerini üretti ve alternatif formüller deneme fırsatı buldu. Böylece plastiğin çevreyle ilişkisini tartışırken, onun çevre dostu bir alternatifini yaratmayı da deneyimlediler.

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında Haber

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında

Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün suyun geleceğini ele alarak hazırladığı “Su Raporu” yayınladı. Rapor; Türkiye ve dünyada su riskine, sigorta ve özel emeklilik sektöründe riske karşı alınması gereken önlemlere ışık tutuyor. Türkiye Sigorta, sürdürülebilir gelecek için stratejik bir güvenlik meselesi haline gelen su kıtlığı riskini masaya yatırdığı “Su Raporu”nu yayınladı. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün hazırladığı rapor; Türkiye ve dünyada su riskini, sigorta ve özel emeklilik sektörünün riske karşı alması gereken önlemleri ele alıyor. Dünya nüfusunun üçte ikisi ‘su stresi’ altında Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer rapora ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu: “2025 yılı itibarıyla dünya, su kıtlığı riskini çevresel bir sorun olmaktan çıkarıp stratejik bir güvenlik meselesi haline getirdi. Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası verileri, dünya nüfusunun üçte ikisinin artık ‘su stresi’ altında yaşadığını gösteriyor. Bu tablo, gelecekteki küresel dengelerin su etrafında şekilleneceğini net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık yenilenebilir su miktarının ise 1.400 m³ seviyelerine kadar gerilemesi ülkemizin ‘su stresi’ sınırında olduğunu gösteriyor. Bu durum, tarım, sanayi ve enerji politikalarında su yönetimini merkezine alan yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Biz Türkiye Hayat Emeklilik olarak, sürdürülebilir büyümenin yalnızca finansal göstergelerle değil, doğal kaynakların korunmasıyla da ölçülebileceğine inanıyoruz. Hazırladığımız Su Raporu’nun suyun ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının hem ülkemizde hem de dünyada bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz.” Türkiye’de toplam su tüketiminin yüzde 70’i tarımda yapılıyor Birleşmiş Milletlere (BM) göre, global su talebinin yüzde 70’i tarımsal sulamada, yüzde 20’si sanayide ve yüzde 10’u evsel tüketimde kullanılıyor. Bu oranlar bölgesel ve ülkesel olarak değişkenlik gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde sanayi sektörünün su kullanımı daha fazlayken, gelişmekte olan ülkelerde tarım alanları için su tüketimi daha baskın görünüyor. Özellikle Afrika’nın kuzeyi, Orta Doğu, Güney Asya ve bazı Latin Amerika ülkeleri hem iklimsel hem de yönetsel zorluklar nedeniyle su krizine en açık bölgeler arasında öne çıkıyor. Su Raporu’na göre Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda gerçekleşiyor. Dolayısıyla ürün deseninin su verimliliğine göre yeniden planlanması ve akıllı sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşıyor. Ayrıca, termik santrallerden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar tüm enerji süreçleri su tüketimiyle bağlantılı olduğundan su yönetiminin, enerji planlamasının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Öte yandan Dünya Ekonomik Forumu (WEF), yapay zekâ destekli veri merkezlerinin yalnızca 2027’ye kadar küresel su çekimini 4,2–6,6 milyar m³ artırabileceğini öngörüyor. WEF aynı zamanda, iklim değişikliğinin yağış düzenlerini bozarak 1900’den bu yana su kaynaklarını yüzde 20 azalttığını ve önümüzdeki yıllarda yüzde 10–40 oranında ek düşüş yaşanmasının beklendiğini belirtiyor. Rapora göre su kaynaklarının sürdürülebilirliği, stratejik finansal istikrarın da ön koşulu olarak görülüyor. Bu kapsamda, bankacılık ve sigorta sektörünün, su riski temelli kredi ve yatırım modellerini gündemine alması gerekeceğinden bahsediliyor. Kuraklık, sel, su taşkınları ve dolu gibi olaylar, parametrik sigorta ürünlerinin ve tarımsal risk yönetimi araçlarının önemini artırıyor. Sürdürülebilir fonlar, su verimliliği, tarım teknolojileri ve gıda güvenliği yatırımlarına yönelerek hem finansal getiri hem de çevresel fayda sağlıyor. Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejileri güçlendirilmeli Uzaktan algılama, yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı su izleme sistemleri hem tarımsal hem de kentsel su kullanımında verimliliği artırıyor. Fırat-Dicle, Nil ve İndus havzalarında olduğu gibi sınır aşan sular, ülkeler arası yeni diplomasi kanallarını zorunlu hale getiriyor. Bu yüzden rapora göre Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Nüfus yoğunluğu ve kentleşme artışının, şehirlerdeki su altyapısını zorladığının ifade edildiği raporda, geri dönüşüm, yağmur suyu toplama sistemleri ve gri su kullanımının, geleceğin şehirlerinin standart bileşenleri olması gerektiğine vurgu yapılıyor. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğünden tematik raporlar Su Raporu’nun yanı sıra Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün farklı konuları içeren başka raporları da var. Bu raporlardan uzun vadeli eğilimleri tanımlarken geleceğin yatırım ortamı hakkında ipuçları sunan Mega Trendler 5D Raporu; altının tarihsel serüveni, üretici ve tüketici verilerinin yanı sıra hangi alanlarda kullanıldığı ve altının ons fiyatı ile aralarında pozitif/negatif korelasyon olan enstrümanlara ilişkin bir değerlendirmeyi ele alan Altın Bir Bakış Raporu; tarım ve gıda temalı yatırımlara yönelik perspektifler sunan Tarım ve Gıda Raporu; petrolün tarihi, özellikleri ve fiyat hareketlerinin yanı sıra arz ve talep dengesinin analiziyle gelecek döneme ait beklentileri konu edinen Petrol Raporu öne çıkıyor. İstanbul Üniversitesi iş birliği ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan “PENSURA 2025 Risklerin Portresi” çalışması 2025 yılı risk ve beklentileri, sigorta ve özel emeklilik sektörünün görünümü, öncü göstergeler ışığında sektörün büyüme stratejilerini ve fırsatlarını detaylı olarak inceleyen bir sektör raporu ise sektörün risklerine ışık tutuyor.

Bursa Nilüfer'de gençler iklim krizini doğada ele aldı Haber

Bursa Nilüfer'de gençler iklim krizini doğada ele aldı

Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençleri doğayla buluştururken, atölye çalışmaları ile farkındalıklarına da katkı sağladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen söyleşide de Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, çevre ve iklim konusundaki çalışmalarını aktardı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde düzenlenen “İklim Krizi ve Doğa Etkinliği”, gençlerin çevre bilincini artırmayı hedefledi. Etkinlikte doğada keyifli vakit geçiren, takım oyunları oynayan ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kukla yapan gençler, sonrasında Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile gençlik ve iklim odağında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCÜ ADIMLAR Söyleşide, gençlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan atık yönetimi hakkında bilgiler veren Güleş, Nilüfer Belediyesi’nin bu konuda öncü olduğunu ve henüz mevzuat çıkmadan ambalaj atıklarını çöpten ayrı topladığını vurguladı. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanma sürecine değinen Güleş, atıkların karışık olarak toplanmasına rağmen daha sonra Toplama Ayırma Tesisi’ne gönderildiğini belirtti. Güleş, bu tesiste cam, kağıt, plastik ve metallerin kategorilerine göre ayrıldığını, her malzemenin farklı alıcısı ve dönüştürücüsü olduğunu ifade etti. Nilüfer Belediyesi Atık Getirme Merkezi’nin, 2020 yılından bu yana Alaaddinbey Ek Hizmet Binası kampüsünde faaliyet gösterdiğini söyleyen Güleş, “Bu merkezde, tekstil atıkları, elektronik atıklar, pil ve akümülatörler, tıbbi atıklar, atık motor yağları ve atık bitkisel yağlar dahil 14 ayrı türde atık ayrı toplanarak, lisanslı firmalar aracılığıyla kontrollü bir şekilde bertaraf ediliyor” dedi. BİTKİSEL ATIK YAĞLARA DİKKAT ÇEKTİ Özellikle bitkisel atık yağların çevreye verdiği zararlara dikkat çeken Güleş, kullanılmış bitkisel yağların lavaboya dökülmesinin, kanalizasyon sistemlerini tıkayarak büyük maliyetlere yol açtığını kaydetti. Toprağa karışmasının ise yeraltı sularını kirlettiğini ve yangınlara sebep olduğunu anlatan Güleş, su ortamına dökülen yağların, suyun üzerini kaplayarak oksijen transferini engellediğini ve su altındaki canlı yaşamını bitirdiğini ifade etti. Güleş, lisanslı firmalar tarafından toplanan atık yağların daha çevreci bir yakıt olan biyodizele dönüştürüldüğünü de sözlerine ekledi. Artık kullanılan kavramın “iklim değişikliği” değil, sonuçları itibarıyla günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir “iklim krizi” olduğunu vurgulayan Güleş, krizin su yoksunluğu, yangınlar, sel ve fırtına gibi aşırı hava olayları olarak kendini gösterdiğini anlattı. Uluslararası hedefin, küresel sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine göre 1,5 derece ile sınırlanması olduğunu hatırlatarak, bunun için fosil yakıtlardan çıkılması, ulaşım metotlarının gözden geçirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. GERİ DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI Nilüfer Belediyesi’nin geri dönüşüm konusundaki çalışmalarından da bahseden Güleş, belediyenin pazarlardan toplanan sebze, meyve atıkları ile hizmet binalarından çıkan çay ve kahve posalarını kullanarak kompost tesisi işlettiğini kaydetti. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün budama atıklarından da kompost üretildiğini belirten Güleş, bu kompostun toprak kalitesini iyileştirip su tutma kapasitesini artırdığına dikkat çekti ve isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak sunulduğunu ekledi. Konuşmasında gençlere önemli bir çağrı da yapan Güleş, sosyal medya ve dijital kanalları kullanarak, belediyeleri çalıştırmalarını söyledi. Çevrelerinde gözlemledikleri sorunları ilgili kurumlara iletmelerini tavsiye eden Güleş, yerel yöneticilerin bu taleplere büyük önem verdiğini de sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.