SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gençler

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Gençler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Teknik Üniversitesi danışma Kurulu toplandı Haber

Bursa Teknik Üniversitesi danışma Kurulu toplandı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle kurduğu iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Danışma Kurulu Toplantısı’nın yenisini gerçekleştirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıya BTÜ Rektörü Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. Toplantı, Rektör Naci Çağlar’ın sunumuyla başlarken, üniversitenin eğitim modeli, akademik projeleri ve şehirle yürütülen iş birlikleri ele alındı. Çağlar, BTÜ’nün genç ve dinamik yapısıyla şehirle bütünleşen bir üniversite olmayı hedeflediğini belirterek, “Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil” dedi. BTÜ’nün uluslararası alanda daha görünür olmayı hedeflediğini vurgulayan Çağlar, son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladıklarını ifade etti. Üniversitenin TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde en çok yükseliş gösteren ikinci üniversite olmasının önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ise BTÜ’nün yenilikçi vizyonuyla dikkat çektiğini belirterek, üniversitenin kamu ve toplumu ilgilendiren birçok alanda çözüm üreten bir kurum olduğunu dile getirdi. Esen ayrıca, şehre kazandırılması planlanan Bursateknopark projesinin gençler ve sanayi için önemli fırsatlar sunacağını ifade etti. Toplantıda söz alan paydaşlar da üniversite–kamu–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sanayi temsilcileri, BTÜ’nün bilimsel projelerinin çözüm odaklı ve kaliteli olduğunu vurgularken; öğrencilerin sanayiyle daha fazla buluşmasını sağlayacak etkinliklerin artırılması ve gençlerin süreçlere daha aktif katılımı yönünde önerilerde bulundu. Danışma Kurulu Toplantısı, karşılıklı görüş alışverişi ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

Bursa İnegöl’de gençler söz sahibi oluyor Haber

Bursa İnegöl’de gençler söz sahibi oluyor

İnegöl'de Royal Otel’de düzenlenen programa katılan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, belediyecilik anlayışlarının merkezinde toplumu anlamanın yer aldığını vurgulayarak, gençlerin fikirlerinin yol gösterici olacağını söyledi. Burada gençlere seslenen Başkan Taban, katılımcı ve açık bir yönetim anlayışı benimsediklerini belirterek, “Sizin fikirleriniz bizim için çok kıymetli. Bu şehirde yaşayan gençlerin beklentilerini doğrudan sizlerden duymak istiyoruz. Sorgulayın, konuşun, özgüvenli olun. Hatta hata yapmaktan da korkmayın” dedi. İnegöl’ün güçlü bir genç nüfusa sahip olduğunu dile getiren Taban, şehrin ekonomik ve sosyal potansiyelinin gençlerin katkısıyla daha da gelişeceğini ifade etti. GENÇLİK ÇALIŞTAYI ÖNCESİ YOL HARİTASI Konferansın, önümüzdeki ay yapılması planlanan Gençlik Çalıştayı’nın içeriğini belirlemek açısından önemli bir adım olduğu belirtildi. Katılımcı gençler; eğitim, sosyal yaşam, istihdam ve şehir olanaklarına dair görüşlerini paylaşarak çözüm önerileri sundu. Programın organizasyonunda yer alan Yüksel Okşak ise amaçlarının gençlerin sorunlarını doğrudan kendilerinden dinlemek olduğunu belirterek, “Sorunun gerçek sahipleriyle çözüm üretmek istiyoruz” dedi. GENÇLERDEN MEMNUNİYET MESAJI Toplantıya katılan öğrenciler, kendilerine söz verilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, fikirlerinin dikkate alınmasının önemli olduğunu vurguladı. Gençler, bu tür organizasyonların İnegöl’ün gelişimine katkı sağlayacağına inandıklarını ifade etti. İnegöl Belediyesi’nin “Gücümüz Genç” sloganıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, gençlere yönelik projelerin yıl boyunca artarak devam etmesi bekleniyor.

Bursa’da Muhsin Yazıcıoğlu “Beyaz Veda” programıyla anıldı Haber

Bursa’da Muhsin Yazıcıoğlu “Beyaz Veda” programıyla anıldı

Merhum lider Muhsin Yazıcıoğlu'nu anma programına yönelik etkinlik, Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde düzenlendi. Salonun tamamen dolduğu programda farklı yaş gruplarından çok sayıda vatandaş, akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve gençler bir araya geldi. Programın açılışında Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını, siyasi mücadelesini ve halk nezdindeki yerini anlatan video gösterimi yapıldı. Gösterim sırasında salonda duygusal anlar yaşanırken, birçok katılımcının gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Program kapsamında söz alan Hasan Bayraktar ve davanın avukatı Veysel Aşkın, yaptıkları konuşmalarda Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatından kesitler sundu. Konuşmalarda, onun siyasi duruşunun ötesinde bir karaktere sahip olduğu, dürüstlüğü, cesareti ve ilkeleriyle Türk siyasetinde iz bırakan bir lider olduğu vurgulandı. Ayrıca Yazıcıoğlu’nun vefatının ardından yürütülen süreçlere de değinilerek, adalet arayışının hâlâ sürdüğü ifade edildi. Konuşmacılar, Muhsin Yazıcıoğlu’nun “dik duruşu”, “millete olan bağlılığı” ve “inançlarından taviz vermeyen karakteri” ile hafızalarda yer ettiğini dile getirirken, bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Program boyunca sık sık “vefa” ve “unutmamak” kavramları ön plana çıktı. “Beyaz Veda” ismi ise programın ruhunu en iyi şekilde yansıtan ifade olarak öne çıktı. Temiz, lekesiz ve sarsılmaz bir bağlılığı simgeleyen bu başlık, katılımcıların duygularıyla bütünleşti. Salonda hâkim olan atmosfer, bir anma programının ötesinde; ortak bir hafızanın, ortak bir duygunun ve ortak bir bağlılığın yansıması oldu. Program süresince zaman zaman derin bir sessizlik hâkim olurken, zaman zaman alkışlar ve dualar yükseldi. Katılımcılar, her konuşmayı dikkatle dinlerken, anma boyunca saygı ve hüzün iç içe geçti. Etkinliğin sonunda katılımcılara lokma ikramında bulunuldu. Program, katılımcıların duygu dolu anlarla salondan ayrılmasıyla sona erdi.

Saadet Partili Altınışık’tan 'dijital bağımlılık' uyarısı Haber

Saadet Partili Altınışık’tan 'dijital bağımlılık' uyarısı

Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, haftalık basın açıklamasında dijital bağımlılığın toplumda giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini söyledi. Teknolojinin hayatı kolaylaştıran önemli bir araç olduğunu belirten Altınışık, kontrolsüz kullanımın ise ciddi riskler doğurduğuna dikkat çekti. Özellikle akıllı telefonlar, sosyal medya ve dijital oyunların aşırı kullanımının gençler arasında yaygınlaştığını ifade eden Altınışık, bu durumun hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara yol açtığını dile getirdi. Uzun süre ekran karşısında kalmanın göz yorgunluğu ve kas ağrılarına neden olduğunu, aynı zamanda dikkat dağınıklığı, stres, uyku problemleri ve akademik başarıda düşüş gibi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Çocuklar, ergenler ve üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılık açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurgulayan Altınışık, gençlerin günlerinin büyük bölümünü dijital platformlarda geçirmesinin bireysel gelişim ve sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Saadet Partisi olarak teknolojinin tamamen reddedilmediğini ancak doğru ve faydalı şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Altınışık, gençlerin zamanlarını eğitim, kültür, spor ve sosyal faaliyetlerle değerlendirmesi gerektiğini kaydetti. Dijital bağımlılıkla mücadelede toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü belirten Altınışık, ailelerin çocuklarının teknoloji kullanımını yakından takip etmesi, eğitim kurumlarının bilinçlendirme çalışmaları yapması ve kamu kurumlarının bu alanda politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi. Altınışık, sağlıklı bireyler ve güçlü bir toplum için teknolojinin bilinçli, dengeli ve faydalı şekilde kullanılmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Tahanlı Pide ve Çaylar Başkan Bozbey’den Haber

Tahanlı Pide ve Çaylar Başkan Bozbey’den

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in sosyal medyadan yaptığı "Sahurda Abdal Meydanı’nda Buluşuyoruz” paylaşımıyla yüzlerce Bursalı Abdal Meydanı'ndaki tarihi fırının önüne geldi. Gençler tarafından meşalelerle karşılanan Başkan Mustafa Bozbey, vatandaşlarla sohbet edip bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Daha sonra önlüğü giyerek tezgahın başına geçen Başkan Bozbey, meydanı dolduranlara tahanlı pide, börek ve simit ikram etti. “RAMAZAN AYININ MANEVİ İKLİMİNİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YAŞIYORUZ” Sahurda meydanı dolduran herkese teşekkür eden Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu hatırlatarak Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’ye örnek olacak etkinlikler düzenlediğini dile getirdi. Her gün farklı bir ilçede düzenledikleri iftar programıyla kardeşlik sofrası kurduklarını anlatan Başkan Bozbey, “14 farklı noktada iftara yetişemeyenlere iftariyelikler dağıtıyoruz. Ramazan ayının manevi iklimini en güzel şekilde yaşıyoruz. Ramazan ayı vesilesiyle tüm savaşların son bulması, insanların ölmemesi için dua ediyoruz. Tüm Bursalıların Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramını tebrik ediyorum” dedi. Başkan Mustafa Bozbey, sahur programının ardından CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, ilçe başkanları ve meclis üyeleriyle birlikte esnafı da ziyaret ederek hayırlı işler diledi.

Babacan: Ülke olarak bu Ramazan'ı da maalesef ağır bir ekonomik tabloyla idrak ediyoruz Haber

Babacan: Ülke olarak bu Ramazan'ı da maalesef ağır bir ekonomik tabloyla idrak ediyoruz

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Trabzon’da iftara katıldı, iftarda yaptığı konuşmada gündemi değerlendi. Kadınlar günü vesilesiyle kadınların uğradığı şiddet ve ayrımcılığa değinen Babacan, “Gerçekten büyük bir hicap duymamız gereken ve acil çözüm bulmamız gereken kadına karşı şiddetle mücadelede de topyekûn ve sağlam bir mücadele vermemiz gerekiyor. Kadınların kendini emniyette, güvende hissettiği, evinde olsun, işinde olsun, yollarda olsun, kendini emniyette, güvende hissettiği bir Türkiye'ye ulaşıncaya kadar da hep beraber gayret etmemiz gerektiğinin tekrar altını çizmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. “Ülke olarak bu Ramazan'ı da maalesef ağır bir ekonomik tabloyla idrak ediyoruz." ifadelerini kullanan Babacan, iftar sofrası kurmanın her aile için her yıl, her Ramazan gittikçe zorlaştığını aktardı. Babacan, çarşıya, pazara çıkan herkesin aynı şeyi söylediğini belirterek, "Fiyatlar artıyor, maaş yetmiyor. Emeklinin, asgari ücretlinin, dar gelirlinin sofrası her geçen gün biraz daha küçülüyor. Gençler yarınlarına umutla bakamıyor. Üniversiteyi bitiren genç iş aramaya başlıyor. Torpil olmadan bulamıyor. Kamuda çalışmak isteyenler yazılı sınavlarda ne kadar yüksek puan alırlarsa alsınlar mülakatlarda eleniveriyorlar. Kısacası emek hak ettiği karşılığı bulamıyor. Sıkıntılar sadece ekonomide de değil. İnsanlar artık yargı sistemine güvenmiyor. Hukuksuzluk, adaletsizlik her alanda yayılıyor.” diye konuştu. Karadeniz'de ekonominin ve sosyal hayatın ritmini belirleyen iki büyük emek olduğunu ve bunların çay ve fındık olduğunu belirten Babacan, şunları aktardı: "Bu iki ürün bu toprakların sadece bir tarım ürünü değildir. Bu toprakların emeğidir, alın teridir, hayat kaynağıdır, sosyal dengesidir. Karadeniz'de yüz binlerce ailenin sofrasına giren ekmek, büyük ölçüde bu iki ürünün bereketiyle gelir. Ama bugün ne yazık ki bu emeğin karşılığı konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Türkiye, dünya fındık üretiminde açık ara lider bir ülkedir. Çay üretiminde de dünyanın en önemli ülkeleri arasındadır. Üretimde güçlü bir ülkeyiz. Ama iş gelirin paylaşımına gelince bambaşka bir tablo görüyoruz. Dünyanın fındığını biz üretiyoruz ama fiyatını çoğu zaman biz belirlemiyoruz. Çayda ise üreticinin emeğini güvence altına alacak, öngörülebilir ve kalıcı bir piyasa düzeni hâlâ kurulabilmiş değil. Üretici aylarca emek veriyor, ürününü topluyor, bekletiyor. Ama piyasanın dalgalanmaları çoğu zaman üreticiyi yalnız bırakıyor. Bir tarafta artan gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri var. Diğer taraftaysa belirsiz ya da çok geç açıklanan fiyatlar. Bu tablo üreticileri büyük bir kaygıyla karşı karşıya bırakıyor. Hiç kimse önünü göremiyor.” ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinen Babacan, “Dünyanın gözünü kapattığı, gündemlerin arasına sıkıştırıp unutturmaya çalıştığı büyük bir acı hâlâ devam ediyor. Gazze'den yükselen o feryadı hatırlatmak istiyorum. Gazze'de sorun bitmedi. Masum siviller ağır bedeller ödemeye devam ediyor. Anneler evlatsız, evlatlar annesiz kaldı. Şehirler yıkıldı, hastaneler hedef alındı ve bütün bunlar olurken dünya çoğu zaman sustu. 2 yıl süren savaşta 70 binden fazla insan öldü. Ancak sözümona ateşkesin ilanından bugüne kadar hayatını kaybedenlerin sayısı da 600'ü geçti." sözlerini kaydetti. Babacan, son 1 haftadır bu ateşin çok daha geniş bir bölgeyi sarmış durumda olduğunu aktararak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail'in İran'a başlattığı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin de katıldığı bu askeri operasyon, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık bir ihlalidir. Önleyici savaş gerekçesiyle yapılan bu saldırganlığın uluslararası hukukta hiçbir karşılığı yoktur. Müzakere süreçleri devam ederken savaş diline başvurmak bölgesel istikrarı doğrudan tehdit etmektedir. Geçmiş tecrübelerimiz çok açık. Dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemez. Savaş yalnızca kaosu derinleştirir. Biz açık ve net söylüyoruz: İran'a karşı başlatılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Öte yandan İran'ın Körfez'deki pek çok ülkeyi hedef alan saldırılarını da doğru bulmuyoruz. Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne yol açacak hesapların karşısında durmak zorundayız."

Başkan Seyis: 71 mahallede 15 bin esnafı dinledik, sorunları raporlaştırıyoruz Haber

Başkan Seyis: 71 mahallede 15 bin esnafı dinledik, sorunları raporlaştırıyoruz

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis, Yıldırım’ın 71 mahallesinde yaklaşık 15 bin esnafı ziyaret ettiklerini ve ekonomik, sosyal ile yapısal sorunları yerinde tespit ettiklerini belirtti. Hazırladıkları detaylı raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Ziyaretlerde öne çıkan konular arasında ekonomik daralma, artan kira ve enerji maliyetleri, vergi ve SGK prim yükü, düşen müşteri sayısı ve finansmana erişim zorluğu bulunuyor. Seyis, “Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçok işletme ya kepenk kapatma noktasına geldi ya da borç sarmalı içinde faaliyet göstermeye çalışıyor” dedi. İlçe genelindeki yapısal sorunlara da değinen Seyis, özellikle plansız yapılaşma, riskli binalar, yetersiz altyapı, ulaşım ve trafik yoğunluğunu sıraladı. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf, adil ve hızlı yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Genç işsizliği ve sosyal alan eksikliği konularına da değinen Seyis, “Gençlerimiz iş bulamıyor, umutsuzluğa sürükleniyor. Mahallelerde kadınlar ve çocuklar için daha fazla kültürel ve sportif alan oluşturulmalı” dedi. Saha çalışması sonrası hazırlayacakları raporda öne çıkan çözüm önerileri şöyle: Yerel Esnaf Destek Fonu: Düşük faizli, erişilebilir finansman modeli. Mahalle Bazlı Ekonomik Envanter: İhtiyaçlara göre özel destek programları. Şeffaf ve Hızlı Kentsel Dönüşüm: Deprem riskine karşı öncelikli alanların belirlenmesi. Gençler ve Kadınlar için Girişimcilik Desteği: Kooperatifleşme ve yerel üretim ağları. Altyapı ve Trafik Master Planı: Uzun vadeli, bilimsel ve katılımcı planlama. Seyis, raporun “Yıldırım’ın yol haritası” olacağını belirterek, “Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sahadayız. Bu raporu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşacağız” dedi. Saha çalışmaları sırasında destek veren mahalle muhtarlarına, esnafa ve vatandaşlara teşekkür eden Seyis, “71 mahallemizde bizleri samimiyetle karşılayan muhtarlarımıza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Yıldırım’ı birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor Haber

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Ekmen, aile birliğinin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, gündüz kuşağı programlarının toplumda yarattığı güvensizlik iklimi nedeniyle de zayıfladığını belirtti. Nüfus oranlarındaki düşüşe değinen DEVA Partili Ekmen, “Her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş sürekli olarak Aile Yılı’na referans vermiş olsa da yıllık nüfus artışının binde 5 olarak açıklandığını ve nüfusumuzun yaşlandığını görüyoruz." ifadelerini kullandı. Çocuk nüfus oranının yüzde 20,4’e gerilediğini, 65 yaş üstündeki vatandaşların oranının yüzde 11,1’e çıktığını belirten Ekmen, "2014 yılında yüzde 2,19 olan doğurganlık oranı ise yüzde 1,48 olarak tespit ve tescil edilmiştir. Bütün bu durum, ‘Aile Yılı’ adına açıklanan paketlerin maalesef istenen sonuçları vermediğini ortaya koymaktadır. Bunun birtakım yapısal sebepleri vardır. Birincisi, ekonomide akla ziyan denemelerin aile ekonomisinde yarattığı çöküştür. Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor; evlenenler çocuk yapamıyor, çocuk yapanlar çocuk sayısını artıramıyor. Çünkü asgari ücret adeta taban ücrete dönüşmüş, bu ücretle bir ailenin kurulması, yaşatılması ve çoğalması imkânsız hale gelmiştir." dedi. Ekmen ayrıca gündüz kuşağı programlarının toplumsal güveni ciddi biçimde zedelendiğini, bunun da aile kurma süreçlerini giderek daha zor hale getirdiğini aktararak şunları kaydetti: “Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan birçok araştırma ve güven konusunda yapılan çok sayıda akademik çalışma, toplumsal güven ikliminin ortadan kalkmasının aile kurma ve çocuk sahibi olma niyetlerini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Dolayısıyla bu güven ortamını sağlayacak çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. Bunlardan ilki, gündüz kuşağı yayınlarıyla ilgili esaslı bir yapısal tedbir ihtiyacıdır. Sadece bu hafta, gündüz kuşağı programlarından beş içerik örneği var: Hatice ve İsmail örneğinde, kendinden yaşça büyük bir adama maddi çıkar uğruna kaçan bir kadın; hem babasından hem kocasından şiddet gören bir kadın; borçları için abisinin evini habersizce satan bir kardeş; 80 yaşındaki ninelerini dolandırmaya çalışan aile üyeleri; en çarpıcısı da evlilik vaadiyle erkekleri kandıran, borca sürükleyen ve en az 8 kocası, 17 sevgilisi bulunan Fide Barut isimli bir kadın. AK Partili arkadaşlara soruyorum: Türk toplumuna aile olarak sunacağınız örnekler bunlar mıdır? Bu örnekleri her gün saatlerce adeta bir cerahat akıtır gibi evlere akıttığınızda; gençlerin aile kurmalarını, güven içerisinde bir ilişkiye girmelerini, kurdukları aileleri büyütmelerini nasıl bekleyebilirsiniz? Türkiye'de aile kurumunun gerçekten güçlü hale gelmesini istiyorsanız ekonomik destekler yetmez, aynı zamanda güven ilişkisini tescil etmek lazım."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.