Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gayrimenkul

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK’in yıllık verilere dayalı hesaplamasına göre Ekonomi 2025’te yüzde 3,7 büyüdü Haber

TÜİK’in yıllık verilere dayalı hesaplamasına göre Ekonomi 2025’te yüzde 3,7 büyüdü

TÜİK, yıllık gayrisafi yurt içi hasılaya ilişkin 2025 yılı verilerini açıkladı. Kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla 2025 yılında 714 bin 682 TL, dolar cinsinden ise 18 bin 103 dolar olarak hesaplandı. İMALAT SANAYİ İLK SIRADA Üretim yöntemine göre GSYH içinde en yüksek payı yüzde 15,6 ile imalat sanayi aldı. İmalatı, yüzde 12,9 ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 9,2 ile gayrimenkul faaliyetleri izledi. Yıllık büyümede ise inşaat sektörü yüzde 11,0 ile en hızlı artışı gösterdi. Onu kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor yüzde 8,5, bilgi ve iletişim yüzde 7,9 ile takip etti. En fazla küçülen sektörler ise tarım, ormancılık ve balıkçılık ile su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri oldu. HANEHALKI TÜKETİMİ ARTTI Yerleşik hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,2 arttı. Bu harcamaların GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak gerçekleşti. Hanehalkı harcamalarında en büyük payı yüzde 21,4 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 18,0 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar ve yüzde 15,0 ile ulaştırma aldı. Devletin nihai tüketim harcamaları 2025’te yüzde 1,0 artarken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 7,3 yükseldi. Bu kalemin GSYH içindeki payı yüzde 30,7 oldu. Mal ve hizmet ihracatı 2025’te yüzde 0,6 azalırken, ithalat yüzde 4,6 arttı. Cari GSYH içinde ihracatın payı yüzde 24,7, ithalatın payı ise yüzde 25,0 olarak kaydedildi. İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 40 ARTTI Gelir yöntemiyle yapılan hesaplamalara göre işgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,0 artarken, brüt işletme artığı/karma gelir yüzde 41,3 yükseldi. İşgücüne yapılan ödemelerin cari gayrisafi katma değer içindeki payı 2024’te yüzde 36,9 iken 2025’te yüzde 36,6’ya geriledi. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,3’ten yüzde 44,3’e çıktı.

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda, Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş ve yakınlarının mal varlığı ile finansal hareketlerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Rapora göre dört kişinin adına toplam 1.818 tapu işlem kaydı bulunuyor. Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş, eşi ve her iki tarafın birinci ve ikinci derece yakınlarının mal varlıkları ile banka hareketleri incelendi. Özellikle 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimlerine odaklanılan raporda, taşınmaz devirleri, aile içindeki mülkiyet hareketleri ve bazı para transferlerinin kaynakları değerlendirildi. Dört isimde 1.818 tapu işlemi TAKBİS kayıtlarının incelenmesi sonucunda Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Böylece dört kişi açısından toplam 1.818 TAKBİS işlemi belirlendi. Raporda, bu rakamın 1.818 ayrı taşınmaz bulunduğu anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Kayıtlarda alım ve satımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, kat irtifakı ve kimlik düzeltmesi gibi farklı tapu işlemleri de bulunuyor. Taşınmazların niteliği dikkat çekti Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e ait kayıtlarda yalnızca konut ve arsaların bulunmadığı belirtildi. Büro, dükkan, imalathane, kahvehane, lokanta, mesken ile zeytinli ve kuyulu tarlalar gibi farklı nitelikte taşınmazların da kayıtlarda yer aldığı aktarıldı. Bazı taşınmazların aile üyelerinden Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e geçtiği, bazı taşınmazların ise üçüncü kişiler veya şirketlere devredildiği tespit edildi. Raporda ayrıca bazı parsellerde çok sayıda haciz ve ihtiyati tedbir bulunduğu kaydedildi. Bir parselde 10 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir, başka bir parselde ise 6 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir bulunduğu belirtildi. MASAK, taşınmazların edinim kaynakları, satış bedelleri ve aile ile şirketler arasındaki devir zincirlerinin ayrıca incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Hilmi Tuna Kuriş'in banka hareketleri de incelendi Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında yapılan incelemede, özellikle 2024-2026 dönemindeki miras, satış, tevhit ve elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler öne çıktı. Hilmi Tuna Kuriş'in 2016'da babası Mahmut Sabri Kuriş'ten üç katlı betonarme ofis, iş yeri ve arsa devraldığı, babasının 2024'teki ölümünün ardından ise Adapazarı ve Sultanbeyli'deki çeşitli tarla ve arsaların kendisine intikal ettiği belirlendi. Rapora göre 14 Şubat 2025'te bazı taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyeti sona erdirildi ve satış işlemleri gerçekleştirildi. Aynı gün 2670/6 parseldeki arsanın Hıdır Öztürk'e satıldığı kaydedildi. Hilmi Tuna Kuriş'in bazı taşınmazlarında 8 icrai haciz, ihtiyati tedbirler ve iki ayrı el koyma kararı bulunduğu, banka hesaplarındaki transferlerin ise on milyonlarca liraya ulaştığı belirtildi. MASAK, miras yoluyla edinilen varlıkların kısa süre içerisinde yeniden yapılandırılması veya üçüncü kişilere devredilmesiyle banka hareketlerinin birlikte incelenmesi gerektiğine işaret etti. Miras yoluyla iki kuşaklık taşınmaz hareketi Raporda Mahmut Sabri Kuriş'in mal varlığına ilişkin kayıtlar da ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahmut Sabri Kuriş'e, annesi Nevin Kuriş'in 2022 ve 2023 yıllarındaki vefatının ardından çok sayıda arsa, tarla, daire, dubleks mesken ve çeşitli yapılar intikal etti. Mahmut Sabri Kuriş'in 2024'te hayatını kaybetmesinin ardından ise mal varlığının bir bölümü Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Raporda, taşınmazların Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından da sonraki kuşağa geçişinde hangi işlemlerin miras, hangilerinin bedelli satış olduğunun ve varsa satış bedellerinin banka hesaplarına yansıyıp yansımadığının araştırılması gerektiği belirtildi. Seda Kuriş'in hesabına gelen 2,4 milyon lira aynı gün otomotiv şirketine aktarıldı Rapora göre Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş adına herhangi bir gayrimenkul bulunmuyor. Buna karşın adına 2008 model Volkswagen Jetta ile 2023 model Mercedes-Benz C 200 4MATIC kayıtlı olduğu, daha önce sahibi olduğu Audi Q2'yi ise Eylül 2023'te devrettiği belirtildi. Banka kayıtlarında 5 Eylül 2023'te Mehmet Özmen'den Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira geldiği tespit edildi. Aynı gün bu paranın 2 milyon 406 bin 344 liralık bölümünün Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler AŞ'yeaktarıldığı belirlendi. MASAK raporunda, yaklaşık 2,4 milyon liralık otomobil bedelinin üçüncü bir kişi tarafından gönderilmesi nedeniyle Mehmet Özmen ile Seda Kuriş arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi. Kayınpeder adına 426 gayrimenkul işlemi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına geçmişte 426 gayrimenkul alım ve satım işlemi gerçekleştirildiği belirtildi. Halen adına kayıtlı üç taşınmaz bulunduğu kaydedildi. Mevcut taşınmazlar arasında Serdivan'da yaklaşık 53 bin 900 metrekarelik özel orman niteliğindeki alanda hisse, Adapazarı'nda iki katlı betonarme bina ve arsa hissesi ile Rize'nin Çayeli ilçesinde tarla ve çalılık hissesi yer aldı. Özel orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde 84 icrai haciz, 30 kamu haczi, 3 ihtiyati haciz ve satışa arz şerhibulunduğu belirtildi. Adapazarı'ndaki taşınmazda ise 30 icrai haciz, 32 kamu haczi, 2 ihtiyati haciz ve 2 ipotek kaydı tespit edildi. Raporda, Kösemusul'un şirket ortaklıkları ve yöneticilikleriyle birlikte değerlendirildiğinde 426 tapu işleminin ekonomik gerekçesi ile alım-satım bedellerinin banka kayıtlarındaki karşılığının incelenmesi gerektiği ifade edildi. Eşinin kardeşinin mali hareketleri arttı Seda Kuriş'in kardeşi Ayşe Nur Bedir'in banka işlem hacminin 2023 yılında önceki yıllara göre yaklaşık 5 kat arttığıraporda yer aldı. TAKBİS kayıtlarında Bedir adına beş tarla bulunduğu ve bu taşınmazların tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde kayda geçtiği belirtildi. Beş parselin toplam yüzölçümünün 18 bin 700 metrekare olduğu kaydedildi. Bedir'in adına 2023 model Mercedes-Benz EQE 350 4MATIC AMG ve 2024 model Volkswagen Golf bulunduğu, ayrıca iki şirkette yüksek oranlı ortaklığının olduğu aktarıldı. MASAK, aynı dönemde edinilen taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları ve banka hareketlerindeki artışın kaynağının birlikte incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Kayınvalidenin hesaplarında 5,5 milyon liralık para girişi Seda Kuriş'in annesi Zeynep Kösemusul adına herhangi bir şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı belirtildi. Buna rağmen 2016-2026 döneminde banka hesaplarında 5 milyon 550 bin liranın üzerinde para girişi, yaklaşık 3 milyon 800 bin lira para çıkışı tespit edildi. Raporda özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki para girişlerinin incelendiği ve bu hareketlerin kaynağı ile aile bireyleri arasındaki transferlerin ekonomik faaliyetlerle uyumunun açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Araç devriyle banka transferi aynı güne denk geldi Yasemin Şimşek'in adına gayrimenkul bulunmadığı, 2017-2026 döneminde banka hesaplarında yaklaşık 653 bin lira giriş ve 635 bin lira çıkış olduğu kaydedildi. 11 Ekim 2021'de Volkswagen Golf'ün Neşat Salih'e devredildiği, aynı gün Neşat Salih'ten Şimşek'in hesabına 124 bin 700 lira geldiği ve Özön Petrol Petrol Ürünleri Otomobil Nakliye İnşaat şirketine toplam 368 bin lira gönderildiği belirtildi. MASAK, bu hareketlerin araç alım-satım süreciyle bağlantılı olup olmadığının belgeler üzerinden eşleştirilmesi gerektiğini değerlendirdi. MASAK raporunda üç ana başlık öne çıktı Raporda aile ve yakın çevrenin mali hareketleri birlikte değerlendirildiğinde üç temel alanın öne çıktığı belirtildi: Aile üyelerinin yüksek sayıdaki taşınmaz alım-satım ve devir işlemleri, Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından Alihan ve Hilmi Tuna Kuriş'e uzanan kuşaklar arası mülkiyet hareketleri, Taşınmaz ve araç edinimleriyle aynı dönemlere denk gelen banka transferleri. MASAK, taşınmazların gerçek satış bedellerinin banka sistemine yansıyıp yansımadığının, araçların finansman kaynaklarının ve kayıtlı gelirlerle mal varlığı arasındaki uyumun soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklar olduğunu belirtti. Soruşturma nasıl başladı? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında soruşturma kapsamında "örgüt yöneticisi" olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheliden 30'u gözaltına alındı. Soruşturmada şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları yöneltiliyor.

Aydın Didim’de iki taşınmaz için özelleştirme kararı Resmî Gazete’de yayımlandı Haber

Aydın Didim’de iki taşınmaz için özelleştirme kararı Resmî Gazete’de yayımlandı

Aydın’ın Didim ilçesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı mülkiyetinde bulunan iki taşınmazın satışına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, 19 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Karar Sayısı 11630 kapsamında, Didim Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan 5108 ada, 1 parsel numaralı, 3 bin 281,58 metrekare yüzölçümlü taşınmazın satışına onay verildi. İhale sonucunda en yüksek teklifi 92 milyon lira ile Premium Turizm İnşaat Gayrimenkul İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi verdi. Taşınmazın, ihale şartnamesi çerçevesinde şirkete satılması kararlaştırıldı. İKİNCİ TAŞINMAZ İÇİN 202,5 MİLYON LİRALIK TEKLİF Karar Sayısı 11631 kapsamında ise yine Cumhuriyet Mahallesi’nde yer alan 5091 ada, 1 parsel numaralı, 10 bin 975,48 metrekarelik taşınmazın satışına karar verildi. Bu taşınmaz için gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklif 202 milyon 500 bin lira ile Süleyman Kaya tarafından verildi. Taşınmazın Kaya’ya satılması onaylandı. Böylece Didim’deki iki taşınmaz için onaylanan toplam satış bedeli 294 milyon 500 bin lira oldu. Kararlara göre, ihaleyi kazananların sözleşmeyi imzalamaktan kaçınması veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde teminatları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı lehine gelir kaydedilecek ve ihaleler iptal edilebilecek.

Hazır Beton Endeksi geriledi, İnşaat sektöründe yavaşlama sinyali Haber

Hazır Beton Endeksi geriledi, İnşaat sektöründe yavaşlama sinyali

Türkiye Hazır Beton Birliği’nin (THBB) aylık olarak açıkladığı Hazır Beton Endeksi’nin Temmuz 2026 raporu, inşaat sektöründe sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Haziran ayında özellikle faaliyet göstergesinde görülen toparlanma temmuzda zayıflarken, Güven Endeksi sınırlı bir artış gösterdi. Buna karşılık Faaliyet, Beklenti ve Hazır Beton Endeksleri geriledi. Haziran ayında 100,10 seviyesine yükselen Faaliyet Endeksi, temmuzda 0,57 puan düşerek 99,53 oldu. Endeksin yeniden 100 eşik değerinin altına gerilemesi, hazirandaki toparlanmanın sürdürülemediğini gösterdi. Bununla birlikte endeksin 100 seviyesine yakın seyretmesi, sektörde sert bir daralmadan ziyade sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Hazır Beton Endeksi de 99,3 seviyesinden 99,2’ye geriledi. Beklenti Endeksi 99,4’ten 99,1’e düşerken, Güven Endeksi ise 98,5’ten 98,9’a yükseldi. Ancak güven göstergesinin 100 eşik değerinin altında kalması, sektör temsilcilerinin temkinli yaklaşımını sürdürdüğünü ortaya koydu. YILLIK BAZDA TÜM GÖSTERGELER GERİLEDİ Temmuz ayı verilerinde tüm endeksler geçen yılın aynı dönemine göre negatif bölgede yer aldı. Yıllık bazda en belirgin düşüş yüzde 1,5 ile Faaliyet Endeksi’nde gerçekleşti. Bunu yüzde 1,2 ile Beklenti Endeksi ve yüzde 1,1 ile Hazır Beton Endeksi izledi. Güven Endeksi ise yüzde 0,5 geriledi. Veriler, üçüncü çeyreğin başlangıcında inşaat sektöründe geçen yılın aynı dönemine kıyasla daralma baskısının devam ettiğini gösterdi. THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, temmuz ayında tüm endekslerin yıllık bazda gerilediğine dikkat çekerek, hazır beton sektöründeki daralma baskısının sürdüğünü belirtti. Işık, en belirgin düşüşün Faaliyet Endeksi’nde yaşandığını ve bunun sahadaki fiili iş hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yavaşladığına işaret ettiğini söyledi. İnşaat sektörünün mevcut durumunu da değerlendiren Işık, dezenflasyon sürecinin ve gerileyen yıllık enflasyonun olumlu beklentiler oluşturmasına karşın yüksek borçlanma maliyetleri ve sıkı parasal koşulların sektörde dengeleme sürecini sürdürdüğünü ifade etti. Krediye erişimdeki zorlukların ve yüksek finansman maliyetlerinin özellikle özel sektörün konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarını sınırladığını belirten Işık, buna karşılık kentsel dönüşüm, deprem bölgesindeki konut ve altyapı çalışmaları ile kamu projelerinin sektörün temel taşıyıcıları olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Işık’a göre önümüzdeki dönemde sektörde kalıcı toparlanmanın sağlanması; dezenflasyon sürecinin devam etmesine, olası faiz indirimlerinin finansman koşullarında yaratacağı rahatlamaya ve gayrimenkul piyasasında ertelenmiş talebin gerçek talebe dönüşme hızına bağlı olacak.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor Haber

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor

Antalya’nın en önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan güçlü turizm altyapısı, tarihi ve kültürel zenginlikleri, uzun sezon avantajı ve gelişen yatırım potansiyeliyle bölge ekonomisine katkısını artırıyor. Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Manavgat, her yıl yaklaşık 6 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlarken, bölgenin önümüzdeki yıllarda yeni bir büyüme dönemine hazırlanması bekleniyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, bölgenin turizmdeki büyüme potansiyeline dikkat çekerek 2030 yılı için 10 milyon turist hedefinin mümkün olduğunu belirtti. Türkiye’nin en yoğun turizm destinasyonlarından biri olan Side-Manavgat, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu ekonomik hareketlilikle büyümeye devam ediyor. Bölge, sahip olduğu uzun turizm sezonu, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve yatırım potansiyeliyle yalnızca tatil rotası değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik merkez olma özelliği taşıyor. Milyonlarca turistin ziyaret ettiği destinasyonda artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı gayrimenkul piyasasını desteklerken, turizm ekonomisi farklı sektörlerde de hareketlilik yaratıyor. 250 bin nüfusa 6 milyon turist Manavgat’ın yaklaşık 250 bin kişilik nüfusuna karşılık yılda 6 milyon civarında ziyaretçi ağırladığını belirten Ahmet Tanır, bu rakamın bölgenin turizmde ulaştığı ölçeği ortaya koyduğunu söyleyerek, “250 bin nüfuslu bir şehirde nüfusumuzun yaklaşık 20-25 katı misafir ağırlıyoruz. Bu, dünya ölçeğinde oldukça özel bir rakam” dedi. Side-Manavgat’ın yalnızca otel ve konaklama sektöründen oluşan bir turizm merkezi olmadığını belirterek, ‘‘Bölgeye gelen turistlerin restoranlardan ulaşıma, alışverişten eğlenceye kadar çok sayıda alanda harcama yaptığını ve bunun şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Misafirlerimiz yalnızca otelde konaklamıyor; şehri geziyor, restoranlara gidiyor, ulaşım araçlarını kullanıyor, alışveriş yapıyor ve yerel üreticilerden ürünler alıyor. Dolayısıyla turizm, şehrin tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Turizm 50’ye yakın sektörü besliyor Turizmin bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tanır, turizmin 50’ye yakın sektörü harekete geçiren geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğuna dikkat çekerek, “Turizm artık sadece insanların tatil yaptığı bir sektör değil; şehirlerin ekonomisini canlandıran, yatırımları yönlendiren ve istihdam oluşturan önemli bir kalkınma aracı. İnşaat, gayrimenkul, ulaşım, tarım, yiyecek-içecek, perakende ve hizmet sektörlerinin turizm hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. ” dedi. Hedef 2030’da 10 milyon turist Side-Manavgat’ın turizm yolculuğunun son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Tanır, 1980’li yılların başında birkaç bin ziyaretçiyle başlayan turizm hareketliliğinin bugün yaklaşık 6 milyon turist seviyesine ulaştığını söyledi. Bölgenin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısını artırmaya değil, sahip olduğu turizm çeşitliliğini daha etkin kullanmaya odaklanması gerektiğini belirten Tanır, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Side’nin 2 bin 500 yıllık tarihi turizmin gücünü artırıyor Side-Manavgat’ın turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneşten oluşmadığını belirten Tanır; Side Antik Kenti, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, arkeolojik çalışmalar, yaylalar, yerel gastronomi ve kültürel değerlerin bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, “Bölgemiz artık sadece deniz, kum, güneş turizmiyle anılmıyor. Side, 2 bin 500 yıllık tarihiyle çok özel bir kültür ve tarih merkezi. Yaylalarımız, yerel gastronomimiz ve kültürümüz de birçok turist için önemli cazibe unsurları” dedi. Özellikle Side Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmaların ve “Gece Müzeciliği” uygulamasının ziyaretçilerin bölgeyle daha fazla etkileşim kurmasına imkân sağladığını belirten Tanır, kültür turizminin destinasyon ekonomisi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Turizm sezonu marttan kasıma uzanıyor Side-Manavgat’ın Türkiye’nin en uzun turizm sezonlarından birine sahip olduğunu belirten Tanır, bölgede sezonun mart ayının sonlarından kasım ayına kadar devam ettiğini söyleyerek, “Mart sonu itibarıyla başlayan sezonumuz kasım ayına kadar devam ediyor. İklimin de sağladığı avantajla Side-Manavgat’ta yaklaşık 300 gün güneşli bir iklim yaşıyoruz” dedi. Yaklaşık 300 güne ulaşan güneşli gün sayısının da bölgenin turizm açısından önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Tanır; İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi farklı pazarlardan turistlerin yanı sıra yaz döneminde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli ziyaretçilerin de bölge ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.

İçişleri Bakanlığı, sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli verileri paylaştı. Haber

İçişleri Bakanlığı, sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli verileri paylaştı.

İçişleri Bakanlığı, sahte ekspertiz raporları düzenlenerek yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına yönelik usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz vatandaşlık sağladığı belirlenen şebekeye yönelik operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını bildirdi. 1.150 YATIRIMCININ UYGUNLUK BELGESİ İPTAL EDİLDİ Açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilerek, taşınmaz edinimi de dahil olmak üzere tüm yatırım türlerinde ilgili kamu kurumlarınca uygunluk belgesi düzenlendiği hatırlatıldı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde, muvazaalı veya usulsüz işlem yaptığı belirlenen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği, aile fertleriyle birlikte 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği ifade edildi. TOPLAM 6 BİN 134 KİŞİNİN VATANDAŞLIK KARARI KALDIRILDI Bakanlık, vatandaşlık kazandıktan sonra yapılan güvenlik incelemelerinde kamu düzeni ve milli güvenlik açısından sakıncalı görülen 263 yatırımcı ile aile fertleri dahil 743 kişinin vatandaşlık kararının geri alındığını açıkladı. Böylece bugüne kadar 1.413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 6 bin 134 kişinin Türk vatandaşlığına ilişkin kararın iptal edildiği veya geri alındığı bildirildi. Öte yandan, 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 443 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan toplam 1.358 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği, ayrıca milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle 7 kişinin vatandaşlığının geri alındığı kaydedildi. "BAŞVURU ÖNCESİ BELGELERDE SAHTECİLİK" İçişleri Bakanlığı, operasyona konu usulsüzlüklerin vatandaşlık başvurularından önce hazırlanan belgelerde gerçekleştirilen sahtecilik girişimlerinden kaynaklandığının altı çizildiği açıklamada Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmalinin bulunmadığı, tespit edilen tüm suç unsurlarının adli makamlara intikal ettirildiği belirtildi. Bakanlık, milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması amacıyla her türlü yasa dışı yapı ve usulsüzlükle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Sahte Değerleme/Ekspertiz Operasyonu ve Usulsüz Vatandaşlık İşlemleri Hakkında Basın Açıklaması 16 ilde sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz vatandaşlık sağlayan şebekeye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 72 şüphelinin yakalanması üzerine kamuoyunu bilgilendirme… — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 4, 2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertiz raporlarıyla yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazandırdığı öne sürülen suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını bildirdi. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertiz raporlarıyla yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı kazandırdığı öne sürülen suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, sahte ekspertiz raporları aracılığıyla yabancı uyruklu şahıslara usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı sağladığı öne sürülen suç örgütüne yönelik kapsamlı bir operasyon yapıldığını açıkladı. Bakan Gürlek'in sosyal medya üzerinden paylaştığı bilgilere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde; düşük değerli taşınmazların sahte raporlarla yüksek bedelli gösterildiği ve muvazaalı satışlar üzerinden yabancı uyruklulara vatandaşlık verildiği iddiasıyla harekete geçildi. Yürütülen soruşturmada, ülkeye girmesi beklenen yaklaşık 2,5 milyar liralık kaynağın sisteme girmediği, bunun yerine gerçek dışı para transferlerinin yapıldığı, vatandaşlık almak isteyen yabancı şahıslardan haksız kazanç elde edildiği ve toplam 687 kişinin bu yollarla vatandaşlık aldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İstanbul merkezli 16 farklı ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda 72 şüpheli yakalanırken, 7 şirkete kayyum atanarak yönetimine el konuldu. Ayrıca 1.045 gayrimenkul, Bodrum'da bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabına el konulduğu bildirildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 4, 2026 Bakan Gürlek, hukuka aykırı yöntemlerle Türk vatandaşlığı aldığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptal edilmesi için sürecin başlatıldığını bildirdi. Operasyonlarda emeği geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini kutlayan Bakan Gürlek, "Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.