SON DAKİKA
Hava Durumu

#Friedrich Merz

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Friedrich Merz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Friedrich Merz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi Haber

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi

DW’de Nina Werkhäuser’in haberine göre Baltık Denizi kıyısındaki Kiel-Wik deniz üssünden hareket eden "Fulda" mayın avlama gemisinin yakında Akdeniz’e doğru yola çıkması bekleniyor. Geminin ilk etapta bir NATO antimayın birliğine entegre edilmesi planlanıyor. "Fulda", Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarını tespit edip imha etme konusunda en üst seviyede donanım ve kabiliyete sahip. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşından bu yana Tahran yönetimi, uluslararası ticaret açısından kritik önemdeki bu dar deniz geçidini bloke ediyor. İran'ın buraya deniz mayını döşediği tahmin ediliyor. Bu abluka nedeniyle küresel piyasalarda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Abluka Alman ekonomisini vurdu Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın bir barış düzenlemesinin güvence altına alınmasına katkı sunmaya hazır olduğunu defalarca dile getirdi. Ancak bunun, İran savaşının sona ermesinden sonra mümkün olacağını vurguladı. Alman birinci televizyon kanalı ARD’de yayımlanan "Caren Miosga" adlı siyasi söyleşi programına katılan Merz, bu mesajı ABD Başkanı Donald Trump’a da ilettiğini belirtti: "Son ziyaretimde ve telefon görüşmelerimizde kendisine bu savaşın artık bizim üzerimizde de ciddi etkileri olduğunu, sona ermesini istediğimizi ve yardım sunmaya hazır olduğumuzu söyledim." Alman donanması, mayın temizleme konusunda geniş bir deneyime sahip. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana özellikle Baltık Denizi’nde eski mühimmatın temizlenmesi kesintisiz sürdürülüyor. Modern insansız sistemler ve yüksek eğitimli mayın dalgıçlarıyla donatılmış on mayın avlama gemisi, bu alanda Almanya’ya uluslararası itibar kazandırdı. NATO içinde mayın temizleme kapasitesi ise sınırlı kabul ediliyor. Son söz Federal Meclis'te Alman ordusu Bundeswehr'in her silahlı yurtdışı görevi gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir deniz misyonu da belirli şartlara bağlı. Bu şartlar Almanya Anayasası ve Federal Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla belirleniyor. Buna göre böyle bir görev, Birleşmiş Milletler, NATO veya Avrupa Birliği (AB) gibi bir "kolektif güvenlik sistemi" çerçevesinde yürütülmeli. Ayrıca Federal Meclis (Bundestag), görevlendirme hakkında bilgilendirilmeli, konuyu görüşmeli ve nihai olarak onay vermeli. Bu yetki belgesinde Bundeswehr’in görevi, kullanılacak askeri kapasite, görev bölgesi, azami asker sayısı ve görev süresi ayrıntılı şekilde belirleniyor. Donanmanın tüm unsurları çeşitli görevlerde Meclis onayı günler, hatta haftalar sürebileceği için donanma şimdiden hazırlık yapıyor. Ancak bunun için mevcut görevlerde değişiklik yapılması gerekiyor. Mayın Avlama Filosu Komutanı Fırkateyn Kaptanı Inka von Puttkamer, Kiel’de düzenlenen bir basın toplantısında şöyle konuştu: "Elimizdeki tüm unsurlar halihazırda zaten çeşitli görevlerde. Bu özellikle mayın avlama filosu için geçerli. Yeni bir görev her zaman mevcut bir görevin aleyhine olur." Savunma Bakanı Boris Pistorius’un da belirttiği gibi, Alman donanması, Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler görevleri kapsamında zaten yoğun şekilde konuşlandırılmış durumda. Von Puttkamer, mayın temizleme gibi riskli operasyonların ancak koruma altında yapılabileceğini vurguladı: "Mayın karşı tedbir birlikleri, su üstü ve hava tehditleri bertaraf edilmeden görev yapamaz. Bir fırkateyn mayın bulamaz, bir mayın avlama gemisi de hava muharebesi yapamaz. Bu nedenle her zaman fırkateyn veya korvetlerle birlikte görev yaparız." Yeni nesil P-8 Poseidon deniz devriye uçakları da böyle bir operasyonda kullanılabilir. Pistorius: ABD olmadan görev yok Savunma Bakanı Pistorius’a göre, böyle bir görev ancak müttefiklerle ve özellikle ABD ile birlikte yürütülebilir. ABD'nin bölgede "en kapsamlı durumsal farkındalığa" sahip olduğunu belirten Pistorius, Nisan ayında ARD’de yayımlanan "Bericht aus Berlin" (Berlin Raporu) programında şunları söyledi: "Bu savaşı Amerikalılar İsrail ile birlikte yürütüyor. Dolayısıyla sonuçlarıyla ilgili operasyonlarda da birlikte hareket etmemiz gerekiyor." Hürmüz Boğazı’nın ne ölçüde mayınlandığıise bilinmiyor. Aynı şekilde Alman ordusunun göreve katılmasının ön koşulu olan İran savaşının kalıcı biçimde sona erip ermeyeceği de belirsiz. Şu an için böyle bir sona dair işaretler yok; aksine son dönemde bölgede gerilim yeniden tırmanmış durumda.

Trump-Merz gerilimi tırmanıyor: ABD, Almanya'dan 5 bin askerini çekecek Haber

Trump-Merz gerilimi tırmanıyor: ABD, Almanya'dan 5 bin askerini çekecek

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Amerikan güçlerinin Avrupa'dan ve dolayısıyla Almanya'dan çekilmesi öngördüğümüz bir durumdu. Biz Avrupalılar olarak kendi güvenliğimizi sağlama konusunda artık daha büyük bir sorumluluk üstlenmeliyiz" ifadelerini kullandı. Gerilimin merkezinde "İran" var Washington'ın bu kararının perde arkasında, ABD Başkanı Donald Trump ile Almanya Şansölyesi Friedrich Merz arasında İran savaşı konusunda yaşanan derin görüş ayrılıkları yatıyor. Şubat ayı sonunda İran'a karşı başlatılan savaşta diplomatik çabaların çıkmaza girmesinin ardından Trump, Avrupalı müttefiklerine yönelik eleştirilerinin dozunu artırmıştı. ABD Başkanı, Avrupa ülkelerini savaşta ülkesine yeterli desteği vermemekle suçluyor. Pazartesi günü Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in, "Amerikalıların İran'a karşı net bir stratejisi yok" diyerek Tahran'ın dünyanın bir numaralı süper gücünü "köşeye sıkıştırdığını" söylemesi ipleri iyice germişti. Merz'e Salı günü yanıt veren Trump, Şansölye'yi hedef alarak, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını normal karşılıyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor" ifadelerini kullanmıştı. Merz ise bu sert sözlere doğrudan yanıt vermekten kaçınarak, Perşembe günü "Avrupa ile ABD arasında güvenilir bir ortaklık" çağrısı yaptı. Kısmi çekilme 1 yıl içinde tamamlanacak Washington'ın, Almanya'daki toplam 36 bin askerinin yaklaşık yüzde 15'ini çekmeyi planladığı bu adım NATO'yu da harekete geçirdi. Cumartesi günü bir açıklama yapan NATO Sözcüsü, ABD askerlerinin Almanya'daki varlığına ilişkin kararın ayrıntılarını netleştirmek üzere ABD makamlarıyla koordinasyon halinde olduklarını bildirdi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise askeri çekilme işleminin "önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde" tamamlanabileceğini öngördüklerini aktardı. Ticaret savaşı kapıda: Hedef Alman otomotiv sektörü İran meselesiyle tırmanan diplomatik kriz, ticari bir boyut da kazandı. ABD Başkanı Trump, Cuma günü dolaylı yoldan Almanya'yı hedef alarak Avrupa Birliği'nden (AB) ithal edilen otomobillere uygulanan gümrük vergisini "önümüzdeki hafta" yüzde 25'e çıkaracağını duyurdu. 27 üyeli birlikte onay süreci henüz tamamlanmamış olsa da Trump, AB'yi geçen yaz varılan ticaret anlaşmasına sadık kalmamakla itham ediyor. Konuya ilişkin AFP'ye konuşan AB'nin Washington Elçisi, birliğin olağan hukuki prosedürlere uygun hareket ettiğini ve Washington'a verilen taahhütlere bağlı kalındığını belirtti. Elçi ayrıca, ABD'nin anlaşma maddelerine uymaması halinde "AB'nin çıkarlarını korumak için tüm seçeneklerin masada olduğu" uyarısında bulundu. Trump'ın gümrük vergisi tehdidi hayata geçerse, bu durumdan en büyük zararı Alman otomotiv sektörünün devleri görecek. Cumhuriyetçi ABD Başkanı, daha önce de Mercedes ve BMW gibi şirketleri yıllardır Amerikalıları "sömürmekle" suçlamıştı.

Trump, Almanya'da konuşlandırılmış ABD askerlerinin sayısını azaltmayı düşünüyor. Haber

Trump, Almanya'da konuşlandırılmış ABD askerlerinin sayısını azaltmayı düşünüyor.

Başkan Trump, 29 Nisan'da Truth Social adlı sosyal medya platformunda şunları söyledi: "Amerika Birleşik Devletleri, Almanya'daki asker sayısını azaltma olasılığını inceliyor ve değerlendiriyor; karar yakın gelecekte verilecek." Daha önce de üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump'ın Avrupa'dan bazı ABD birliklerini çekme olasılığını görüştüğünü medyaya açıklamıştı. ABD Savunma İnsan Gücü Veri Merkezi'nin (DMDC) verilerine göre, Aralık 2025 itibarıyla ABD'nin Avrupa'daki denizaşırı üslerinde daimi olarak konuşlandırılmış 68.000'den fazla aktif görevli askeri personeli bulunmaktadır. Bunların yarısından fazlası – yaklaşık 36.400 kişi – Almanya'da konuşlandırılmıştır. Bu sayı, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından ve Soğuk Savaş'ın sona ermesinden önce, 1985'te orada konuşlandırılmış olan 250.000 ABD askerinin sadece küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. ABD Başkanı Donald Trump, 2025 G7 zirvesinde Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile bir araya geldi. Fotoğraf: Beyaz Saray Son günlerde, Başkan Trump ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz arasındaki ilişki, İran'daki savaş konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle gerginleşti. 28 Nisan'da Trump, Alman liderin İran'ın iki aydır süren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerde ABD'yi küçük düşürdüğünü söylemesi üzerine Merz'in konuyu anlamadığını iddia etti. Ancak 29 Nisan'da Merz, çatışma konusundaki anlaşmazlıklara rağmen Trump ile ilişkilerinin iyi kaldığını teyit etti. Trump'ın açıklaması, Almanya'nın en üst düzey generali Carsten Breuer'in 29 Nisan'da Savunma Bakan Yardımcısı Elbridge Colby ve diğer ABD savunma yetkilileriyle görüşmesinden sadece birkaç saat sonra geldi. Toplantı, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana NATO dışında Almanya'nın ilk askeri stratejisine odaklandı. Colby, Berlin'in Avrupa'nın en büyük konvansiyonel askeri gücü olma hedefini belirleyen toplantıyı övdü. Colby sosyal medyada şunları paylaştı: "Başkan Trump haklı olarak Avrupa'nın çabalarını artırması gerektiğini ve NATO'nun artık kağıttan kaplan olamayacağını belirtti. Almanya şimdi bu konuda öncü rol üstleniyor. Yıllarca süren silahsızlanmanın ardından Berlin, gerekeni yapıyor." General Breuer, ABD'nin Almanya'nın askeri stratejisini, NATO içinde daha büyük bir liderlik rolü üstlenme çabalarını ve bu hedefe ulaşmak için yaptığı mali taahhüdü takdir ettiğini belirtti. Trump, uzun zamandır Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini savunmaya daha fazla harcama yapmamakla eleştirirken, NATO üyelerinin savunma harcamalarını GSYİH'nin %5'ine çıkarma kararlarını da övmüştü. İki taraf arasındaki ilişki, NATO müttefiklerinin Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü savaşa destek vermeyi reddetmesiyle daha da gerginleşti; Trump bu savaşı İsrail ile birlikte, müttefiklerine danışmadan başlatmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.