SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fransa

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Macron, Körfez liderleriyle görüştü: 'Hürmüz Boğazı koşulsuz açılmalı, ABD ve İran uzlaşmalı' Haber

Macron, Körfez liderleriyle görüştü: 'Hürmüz Boğazı koşulsuz açılmalı, ABD ve İran uzlaşmalı'

Macron, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, bölge liderleriylegerçekleştirdiği temaslarda ortak bir mesaj verdiğini belirterek, "ABD ile İran arasında hızla biranlaşmaya varılması elzemdir. Bu fırsat derhal değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Önceliğin ateşkesin tamamlanması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması olduğunukaydeden Macron, "Hürmüz Boğazı'nın hiçbir ön koşul olmaksızın, uluslararası hukuka uygunşekilde derhal yeniden açılması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Macron, ateşkesin ardından İran'ın nükleer ve balistik programları ile bölgesel istikrar konularınıkapsayan kapsamlı bir anlaşma için müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Fransa'nın sürece katkı sunmaya hazır olduğunu vurgulayan Macron, ülkesinin İngiltere ileoluşturduğu bağımsız çok uluslu misyon aracılığıyla deniz trafiğinin yeniden başlamasınadestek verebileceğini, ayrıca nükleer müzakerelere teknik katkı sağlamaya hazır olduğunuifade etti. Bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi için ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam edeceklerinikaydeden Macron, Fransa'nın gerekli bir bölgesel güvenlik çerçevesinin oluşturulmasına katkısunacağını belirtti. Lübnan'daki gelişmelere de değinen Macron, bölgesel istikrarın sağlanmasının Lübnan'danbaşlaması gerektiğini vurgulayarak, "Tüm silahların kalıcı olarak susması aciliyet arzetmektedir" dedi. Macron, Lübnan'da yaşanan gerilime ilişkin ise "Şu anda Lübnan’ın güneyinde yaşanmaktaolan büyük gerilimi hiçbir şey haklı çıkaramaz" ifadelerini kullanarak, Fransa'nın Lübnan'ınegemenliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendirme çabalarına destek vermeyi sürdüreceğinikaydetti.

Gastro İnegöl lezzetleri Fransa’ya konuk oldu Haber

Gastro İnegöl lezzetleri Fransa’ya konuk oldu

21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında Bordo Başkonsolosluğu tarafından Fransa’nın en prestijli gastronomi okullarından Ferrandi Paris’in Bordo Kampüsüyle ortaklaşa olarak Ferrandi yerleşkesinde bir etkinlik düzenlendi. Fransız konuklara Türk yemeklerinin ikram edildiği organizasyonda, iki gün boyunca Ferrandi öğrencileriyle birlikte “Bir Sofrada Miras” temasına uygun lezzetler, Gastro İnegöl Şefi Ali Müfit Çağlayan ve Gastro İnegöl Yöneticisi Işıl Çelebi tarafından sunuldu. 14 FARKLI TÜRK YEMEĞİ İKRAM EDİLDİ Bordo Başkonsolosluğunun daveti çerçevesinde Fransa’ya giden Gastro İnegöl Şefi Ali Müfit Çağlayan ile Gastro İnegöl Yöneticisi Işıl Çelebi, 26-27 Mayıs tarihlerinde, Ferrandi yerleşkesinde Ferrandi öğrencileriy birlikte “Bir Sofrada Miras” temasına uygun yemekler hazırladı. Bu çerçevede, 14 farklı Türk yemeği Ferrandi Bordo Kampüsünün uygulama restoranında davetlilere ikram edildi. Davette, aralarında milletvekili ve Belediye Başkanlarının da yer aldığı yerel makamlar ve diplomatik temsilcilerden oluşan 50 dolayında Fransız katılımcı hazır bulundu. Bordo Başkonsolosu Ayşe Şebnem Manav, Türk yemeklerini tanıtmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek İnegöl Belediyesi ve Gastro İnegöl temsilcilerine faaliyete yönelik katkılarından dolayı teşekkür etti. Etkinliğin aynı zamanda 2024 yılında kurulan Bordo merkezi ilçelerinden Cenon-İnegöl kardeş şehir ilişkisi çerçevesinde icra edildiğinin altını çizdi. İnegöl’ün kardeş şehir ilişkileriyle hem şehri hem de Türk kültürünü dünyaya tanıttığına dikkat çekildi.

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor Haber

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor

Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi. Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor. Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı. Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu. Cemal Kaşıkçı cinayeti Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti. Neden Fransa? Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke. Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.

Fransa'daki Renault otomobil fabrikasındaki yedek parça sandıklarından göçmenler çıktı Haber

Fransa'daki Renault otomobil fabrikasındaki yedek parça sandıklarından göçmenler çıktı

Olay, Fransa'nın Sandouville kentinde bulunan Renault firmasına ait üretim tesisinde yaşandı. Fabrika işçileri, üretim bandı için gelen kapalı ahşap yedek parça sandıklarını açtıklarında 5 düzensiz göçmenle karşılaştı. Irak ve İranlı oldukları anlaşılan göçmenlerin oksijensizlik, günlerce süren açlık ve dondurucu soğuk nedeniyle bitkin düştükleri ve sağlık durumlarının son derece kötü olduğu kaydedildi. "Sanki onları tabuttan çıkarıyor gibiydik" Sandıkların içinden sesler duyduğunu belirten bir fabrika işçisi, karşılaştıkları dehşet verici manzarayı ülke medyasına anlattı. İşçi, "Tahtaların içinden bazı vurma sesleri işittim. Sandıkları açtığımızda içinde boğulmak üzere olan beş genç yatıyordu. Karşılaştığımız manzara gerçekten yürek burkucuydu. Gözlerinde büyük bir korku ve derin bir yorgunluk okunuyordu; onları tam anlamıyla bir tabuttan çıkarıyor gibiydik" ifadelerini kullandı. Türkiye'den yola çıkan tırda mahsur kaldılar Elde edilen ilk bilgilere göre, göçmenlerin tehlikeli yolculuğu Türkiye'den başladı. Türkiye'den Fransa'ya sanayi ekipmanları ve yedek parça taşıyan uluslararası bir tıra gizlice bindirilen göçmenler, insan kaçakçıları tarafından sınır kapılarındaki polis kontrollerinden ve arama köpeklerinden saklanabilmeleri için bu ahşap sandıkların içine kilitlendi. Ancak sevkiyat sürecinde sandıkların aktarılması ve el değiştirmesi nedeniyle içeride tamamen mahsur kalan göçmenlerin dışarı çıkacak hiçbir yolları kalmadığı ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Kruvaziyerde Norovirüs alarmı verildi 1700 yolcu karantinada Haber

Kruvaziyerde Norovirüs alarmı verildi 1700 yolcu karantinada

Fransa’nın Bordeaux kentinde demirleyen bir kruvaziyer gemisinde norovirüs şüphesi nedeniyle bir yolcunun hayatını kaybetmesinin ardından bin 700’den fazla kişinin gemide karantinaya alındığı bildirildi. Sağlık yetkilileri, 90 yaşındaki bir yolcunun hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 50 kişinin norovirüs belirtileri gösterdiğini bildirdi. Uzmanlar, kruvaziyerlerde görülen hastalıkların çoğunlukla birbirinden farklı risk düzeylerine sahip olduğunu vurgularken, özellikle norovirüs ve hantavirüs vakalarının son dönemde dikkat çektiğini belirtiyor. Kruvaziyerlerde en yaygın tehdit: Norovirüs Norovirüs, dünya genelinde kruvaziyer gemilerindeki mide-bağırsak kaynaklı salgınların en yaygın nedeni olarak öne çıkıyor. Virüs kirli yiyecek ve su, kapı kolları, korkuluklar ve yemek alanları gibi kontamine yüzeyler ile kişiden kişiye temas yoluyla kolayca yayılıyor. Kusma, ishal, mide krampları ve mide bulantısı en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Hastaların çoğunun 1 ila 3 gün içinde iyileştiği ancak virüsün kapalı ve kalabalık ortamlarda çok hızlı yayıldığı belirtiliyor. Hantavirüs daha nadir ancak daha ölümcül Norovirüsün aksine hantavirüs enfeksiyonları oldukça nadir görülüyor ancak çok daha ağır sonuçlara yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre hantavirüsler genellikle kemirgenler aracılığıyla bulaşıyor. Virüs, kemirgen idrarı, dışkısı veya tükürüğünden havaya karışan parçacıkların solunmasıyla insanlara geçebiliyor. DSÖ, hantavirüslerde insandan insana bulaşmanın son derece nadir olduğunu vurgularken, Güney Amerika’da görülen “Andes virüsü”nün bu konuda istisna oluşturduğunu belirtiyor. Andes virüsünün yakın temas yoluyla sınırlı da olsa kişiden kişiye bulaşabildiği ifade ediliyor. Kruvaziyerlerde neden salgın riski yüksek? Uzmanlara göre kruvaziyer gemileri yüksek yolcu yoğunluğu, ortak yemek ve eğlence alanları, uluslararası yolcu hareketliliği ve kapalı iç mekanlar nedeniyle salgınların hızla yayılması için uygun ortam oluşturuyor. Sağlık otoriteleri, norovirüsün kruvaziyer salgınlarının “öngörülebilir ve yaygın” nedeni olduğunu belirtirken, hantavirüs vakalarının ise çok daha nadir görüldüğünü ve genellikle seyahat ortamlarıyla ilişkilendirilmediğini kaydediyor.

İngiltere, Hürmüz Boğazı'na ek savaş uçağı ve dronlar sevk edecek Haber

İngiltere, Hürmüz Boğazı'na ek savaş uçağı ve dronlar sevk edecek

İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, İngiltere ve Fransa'nın başkanlığında 40'tan fazla ülkenin savunma bakanının katılımıyla gerçekleştirilen çevrim içi toplantıda, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin ele alındığı belirtildi. Boğaz'ın güvenliği ve bölgedeki İngiliz çıkarları ve müttefiklerini savunmak için Doğu Akdeniz'deki HMS Dragon gemisinin bölgeye yönlendirildiği aktarılan açıklamada, bu gemiye ek olarak savaş uçaklarının, mayın temizleme dronlarının ve son teknoloji dron savar sistemlerin de bölgeye gönderileceği bilgisi paylaşıldı. İngiltere'nin bölgeye göndereceği sistemler arasında mayın temizleme uzmanlarının yer alacağı kaydedildi. Mayın temizleme ve dron savar sistemlerine 115 milyon sterlinlik fon Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Savunma Bakanı John Healey, "İngiltere, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamada öncü bir rol oynuyor. Bugün de bölgedeki çıkarlarımızı korumak için son teknolojiyi kullanarak bunu gösteriyoruz" ifadesini kullandı. Healey, mayın temizleme ve dron savar sistemlerine 115 milyon sterlinlik fon sağlanacağına işaret ederek, "Bu fon, ticari gemi taşımacılığını güçlendirmeye ve çatışmanın ülkemizdeki insanlar üzerindeki yükünü azaltmaya yönelik güçlü ve net taahhüttür” görüşünü paylaştı. Bölgedeki askeri üslerde 1000'in üzerinde personeli bulunan İngiltere, İsrail ve ABD'nin İran saldırılarının başlamasının ardından bölgeye ek savaş uçakları, dron savar helikopterler, gözlem helikopterleri, otonom mayın imha sistemleri, hava savunma sistemleri ve uzmanlar göndermişti.

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor Haber

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor

Fransa Cumhurbaşkanlığından bugün (6 Mayıs 2026 Çarşamba) yapılan açıklamada, Fransız donanmasının sembolü konumundaki dev uçak gemisinin Süveyş Kanalı'ndan geçiş yapmakta olduğu bildirildi. Paris yönetiminin bu adımı, Ortadoğu'da savaş geriliminin zirveye ulaştığı ve Hürmüz Boğazı'nın ABD ile İran arasındaki çatışmalar nedeniyle kilitlendiği bir dönemde atıldı. Elysee Sarayı: Göreve hazırız mesajı Elysee Sarayı’ndan yapılan yazılı açıklamada, uçak gemisinin bölgeye intikalinin tüm taraflara yönelik net bir mesaj içerdiği vurgulandı. Açıklamada, "Bu hamle sadece Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya hazır olduğumuzun değil, aynı zamanda bu görevi başarıyla yerine getirebilecek tam kapasiteye sahip olduğumuzun da bir göstergesidir" ifadelerine yer verildi. Söz konusu askeri hareketlilik, Paris ve Londra'nın küresel ticaretteki tıkanıklığı aşmak amacıyla haftalardır üzerinde çalıştığı "uluslararası ortak deniz gücü" planlamasının bir parçası olarak görülüyor. Boğazın kapalı kalması, şimdiye kadar Avrupa ve dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar vermiş durumda. Ne olmuştu? 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, komşu ülkelerdeki bazı hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) misillemede bulunmuştu. Çatışmaların ikinci gününde stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatan İran, aradan geçen sürede boğazı yalnızca bir günlüğüne açık tuttu. Tahranlı yetkililer, Washington yönetiminin geçtiğimiz ay İran limanlarına uyguladığı ablukaya yanıt olarak boğazı kapattıklarını belirterek, "Bu koridordan geçiş ya herkes için serbest olacak ya da hiç kimse için olmayacak" yaklaşımını savunuyor.

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/2051611053222465938 Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.