SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fiziksel Aktivite

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Fiziksel Aktivite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiziksel Aktivite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'ya önemli bir destinasyon daha... Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi Haber

Bursa'ya önemli bir destinasyon daha... Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi

Gemlik Hisar Mahallesi’nde yaklaşık 9 bin metrekarelik alana konuşlandırılan tesis, toplam 6 bin 80 metrekare inşaat alanına sahip. 3 kattan oluşan tesisin 128 metrekarelik termal havuzu, Türk hamamı, 2 adet buhar odası ve 2 adet saunası bulunuyor. 26 yatak kapasiteli 8 odanın ve 7 adet aile hamamının da bulunduğu tesiste, vatandaşlara Burfaş B Kafe de hizmet verecek. 62 araçlık otoparkın yer aldığı termal tesis, modern, güvenli ve konforlu yapısıyla hem teknik hem de kullanıcı deneyimi açısından tamamen yenilendi. Termal tesisi ziyaret ederek son durum hakkında bilgi alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tesisten yararlanan vatandaşlarla da sohbet etti. “BURSALILARA YARAŞIR BİR MEKAN OLDU” Bursalıların ve Gemliklilerin uzun süredir beklediği termal tesisin bir süre önce faaliyete geçtiğini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm eksikliklerin giderilerek tesisi hizmete açtıklarını söyledi. Hem sağlık hem de termal açıdan insana fayda sağlayacak olan binanın, yapımı esnasında ve sonrasında uygun olmadığının tespit edildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Yangın güvenliğinden kapılarına kadar birçok konuda değişiklik yapıldı. Akan kısımlar tamamen çözüldü. Binayı güvenli bir yapı haline getirdik. Termal tarafında hizmet veriyoruz. Tüm hemşehrilerimizin buradan faydalanmasını tavsiye ediyorum. Sıcak su kalitesi gayet iyi. Bursalılara yaraşır bir mekan oldu. Aile odalarından ve toplu kullanılan havuzdan da yararlanılabilir. Tesisin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. FİZİKSEL AKTİVİTE VE SAĞLIK DANIŞMA MERKEZİ Gemlik Termal Tesisi'nin bir bölümünün fiziksel aktivite ve sağlık danışma merkezi olarak kullanılacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, ücretsiz olarak psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen desteği verildiğini söyledi. Bir sonraki aşamada ambulansların da tesiste yer alacağını belirten Başkan Mustafa Bozbey, termal tesisin ileride sağlık hizmetleri noktasında da bir merkez haline dönüştürüleceğini ifade etti. Tesiste oluşturulan Burfaş B Kafe’nin de kaliteli ürünlerini uygun fiyata vatandaşla buluşturacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, Bursalıların keyif alacağı bir mekan oluşturulduğunu vurguladı.

9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü’nde Uzmanlardan Çağrı: “Tütün Kullanımının Güvenli Bir Düzeyi Yok” Haber

9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü’nde Uzmanlardan Çağrı: “Tütün Kullanımının Güvenli Bir Düzeyi Yok”

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2022 yılında 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 28,3’ü her gün sigara veya diğer tütün ürünlerini kullanıyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri ise dünya genelinde yaklaşık 1,3 milyar kişinin tütün ürünü kullandığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde yoğunlaşan tütün kullanımı, bu ülkelerde hastalık ve ölüm yükünü de artırıyor. Pasif İçicilik de Ölümcül Risk Taşıyor Arş. Gör. Şilan Ateş, tütün kullanımının yalnızca sigara içenleri değil, pasif içicilik yoluyla çevrede bulunan bireyleri de ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin önemli bir kısmı doğrudan kullanım sonucu gerçekleşirken, milyonlarca kişi de sadece tütün dumanına maruz kaldığı için yaşamını yitiriyor. Bu durum, tütün dumanına maruz kalmanın güvenli bir düzeyi olmadığını açıkça göstermektedir” dedi. Elektronik Sigara ve Alternatif Ürünler de Zararlı Elektronik sigara, nargile ve ısıtılmış tütün ürünlerinin de zararsız olmadığına dikkat çeken Ateş, bu ürünlerin içerdiği kanserojen maddeler nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade etti. Tütün kullanımının doğum öncesi dönemden başlayarak yaşamın tüm evrelerinde başta kanser olmak üzere akciğer ve kalp-damar hastalıklarına neden olabildiğini belirten Ateş, toplumda bu konuda doğru bilgilendirmenin önemine işaret etti. Bırakma Sürecinde Planlı ve Destekli Yaklaşım Önemli Sigarayı bırakmak isteyen bireylere de önerilerde bulunan Arş. Gör. Şilan Ateş, bırakma sürecinin planlı ve destekli yürütülmesinin başarıyı artırdığını belirtti. Ateş, bireylerin öncelikle sigarayı bırakmak için net bir karar ve tarih belirlemelerinin, sigara içme isteğini tetikleyen ortam ve alışkanlıklardan uzak durmalarının, aile ve sosyal çevrenin desteğini almalarının süreci kolaylaştırdığını ifade etti. Nikotin bağımlılığının yalnızca irade gücüyle değil, gerektiğinde profesyonel destekle yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Ateş, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenmenin de bırakma sürecini hem fiziksel hem psikolojik açıdan desteklediğini söyledi. Ücretsiz Destek Hizmetleri Mevcut Sigarayı bırakmak isteyen bireylerin yalnız olmadığını vurgulayan Ateş, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan ücretsiz destek hizmetlerinin bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve sigara bırakma polikliniklerinin danışmanlık, tedavi ve profesyonel rehberlik sunduğunu hatırlatan Ateş, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü’nün tütün kullanımının zararlarını hatırlamak ve sağlıklı bir yaşam için yeni bir başlangıç yapmak adına önemli bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.

Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları Haber

Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve baskıyı günlük hayatın olağan bir parçası hâline getirdi. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca ruhsal dengeyi değil, aynı zamanda bireylerin beslenme alışkanlıklarını da etkiliyor. Özellikle kaygı, üzüntü, öfke veya sıkıntı gibi duygusal durumlar yoğunlaştığında, birçok kişi fiziksel açlık hissetmese bile yiyeceklere yöneliyor. Bu durum, “duygusal açlık” olarak adlandırılıyor ve bireyin duygusal ihtiyaçlarını geçici olarak bastırmak amacıyla yemek yemesi şeklinde ortaya çıkıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, duygusal açlığın stresle başa çıkmak için sık kullanılan bir mekanizma olduğunu belirterek, “Stres anında yemek yemek birçok kişi için otomatik bir rahatlama tepkisidir. Ancak duygusal açlık ile gerçek açlık arasındaki farkı görebilmek, hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı korumak açısından çok önemlidir. Kişi, duygularını tanıyıp yeme davranışını gözlemlemeye başladığında, stresle daha sağlıklı yollarla başa çıkmayı öğrenebilir,” dedi. Uzmanlara göre duygusal açlık, farkındalığın azaldığı anlarda kontrolsüz yeme eğilimini tetikliyor. Bireyler, yorgunluk, stres veya sıkıntı hissiyle karşılaştıklarında, aç olmasalar bile beyin “ödül” arayışına giriyor. Bu da yüksek kalorili veya şekerli gıdalara yönelimi artırıyor. Ancak bu kısa süreli rahatlama hissi, ardından pişmanlık, suçluluk veya daha fazla stres gibi olumsuz duygularla yer değiştirebiliyor. Prof. Dr. Şimşek, duygusal açlıkla baş etmede farkındalık kadar alternatif başa çıkma yöntemlerinin de önem taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ya da yaratıcı uğraşlar stresin bedensel etkilerini hafifletir. Bu aktiviteler, kişinin duygusal olarak rahatlamasını sağlarken yemek yeme eğilimini de azaltır. Özellikle yoğun stres dönemlerinde, bireylerin kendilerine iyi gelen etkinliklere zaman ayırması, duygusal yükü azaltır ve kontrol duygusunu güçlendirir. Beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek, yemekle duygular arasındaki bağı fark etmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak, uzun vadede hem ruhsal hem fiziksel dengeyi korumada kritik öneme sahiptir. Duygusal açlıkla mücadelede amaç, yemeği yasaklamak değil; duyguların yerine konan bu davranışı anlamak ve sağlıklı alternatiflerle dönüştürmektir.” Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Duygusal açlık, çoğu zaman bastırılmış duyguların dışa vurumudur. Yeme davranışını kontrol altına almak, kişinin kendini tanıma sürecinin bir parçasıdır. Duyguların farkına varmak, bilinçli seçimler yapmak ve stresle sağlıklı yollarla baş etmek hem ruhsal hem fiziksel iyi oluşun temelidir. Bu farkındalık geliştikçe, birey hem bedenini hem de zihnini denge içinde tutmayı başarır.”

Hareketsizlik artık çocuklarda bile ciddi hastalıklara yol açıyor Haber

Hareketsizlik artık çocuklarda bile ciddi hastalıklara yol açıyor

Fiziksel aktivitenin hipertansiyon, obezite ve diyabet gibi hastalıklara karşı en güçlü korunma yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Gamze Başkent, evde yapılabilecek basit hareketlerin bile büyük fayda sağladığını söyledi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gamze Başkent, fiziksel aktivitenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle kış aylarında hareketsizliğin yalnızca fiziksel değil, ruhsal dengeyi de olumsuz etkilediğini vurguladı. Dr. Gamze Başkent, günlük yaşamda iskelet kaslarının kullanıldığı her hareketin bir fiziksel aktivite olduğunu belirterek düzenli egzersizin sağlık üzerindeki koruyucu etkilerine dikkat çekti. Başkent, hipertansiyon ve inme riskinin azalması, kas–kemik yapısının güçlenmesi ve kan yağlarının dengelenmesinin fiziksel aktivitenin temel faydaları arasında olduğunu söyledi. Hareketsiz yaşamın artık sadece yetişkinleri değil, çocuk ve gençleri de ciddi risk altına aldığını vurguladı. Kronik hastalıkların önlenmesinde hareketin en etkili yöntem olduğunu belirten Başkent, “Diyabet, obezite ve hipertansiyon gibi hastalıkların çocukluk çağında bile görülmeye başladığını biliyoruz. Bu nedenle bebeklikten itibaren çocukları aktif olmaya teşvik etmek çok önemli” dedi. Dr. Başkent, fiziksel aktivitenin yalnızca beden sağlığına değil, ruh hâline de iyi geldiğini belirterek, düzenli hareketin stresle baş etme becerisini artırdığını, özgüveni beslediğini ve sosyal ilişkileri geliştirdiğini ifade etti. “EVDE HAREKET ETMEK SANILANDAN KOLAY” Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersizin önerildiğini hatırlatan Başkent, yürüyüş, bisiklet ya da yüzme gibi aktivitelerin yanı sıra evde yapılacak küçük hareketlerin de etkili olduğunu söyledi. Esneme egzersizleri, merdiven çıkma, kısa egzersiz molaları ve rutin ev işlerinin bile tempolu yapıldığında fiziksel aktiviteye dönüştüğünü belirterek şu uyarıyı yaptı: “Asansör yerine merdiven kullanmak, gün içinde birkaç dakikalık squat veya duvar şınavı yapmak bile uzun süre oturmanın etkilerini azaltır.” Fiziksel aktivitenin pahalı ekipmanlara gerek duymadığını vurgulayan Başkent, parkta yürüyüşün ya da evde yapılacak basit egzersizlerin bile yeterli olabileceğini söyledi. Önemli olanın, hareketi günlük yaşamın bir parçası hâline getirmek olduğunu dile getirdi. Dr. Başkent, “Küçük ama düzenli adımlar sağlıklı bir geleceğin temelidir. Her yaşta hareket etmek mümkündür ve aktif kalan bireyler ileri yaşlarda daha bağımsız bir yaşam sürer” diyerek sözlerini tamamladı.

Bursa’da diyabete karşı seferberlik Haber

Bursa’da diyabete karşı seferberlik

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Tip 1 Diyabetliler Derneği'nin ortak çalışması ile gerçekleştirilen Dünya Diyabet Günü etkinliği kapsamında, diyabette erken teşhis ve sürekli kontrolün önemine vurgu yapılarak şehir genelinde farkındalık yaratıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Tip 1 Diyabetliler Derneği, Dünya Diyabet Günü’nde diyabet farkındalığını artırmak, erken teşhisin ve düzenli kontrolün önemine dikkat çektirmek için farkındalık yürüyüşü düzenledi. Cumhuriyet Caddesi’nden başlayarak Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ne kadar devam eden yürüyüşe Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Düşünsel Şentürk, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, Tip 1 Diyabet Derneği Başkanı Yadigar Aydın, Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu ve Gençlik Meclisi üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Diyabet farkındalığına dikkat çeken sloganlar eşliğinde yürüyen grup, Çarşıbaşı Meydanı’na ulaştığında birlik ve bilinç simgesi olarak mavi balonları gökyüzüne bıraktı. "Farkındalık, sağlıklı yarınların kapılarını açar" Etkinlik sırasında basın açıklaması yapan Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Temsilcisi Uzm. Dr. Metin Yurdakoş, etkinliğin amacının diyabet konusunda toplumsal bilinç ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik olduğunu belirtti. Diyabetin dünya çapında birçok insanı etkileyen kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Yurdakoş, "Ancak düzenli takip, dengeli bir beslenme, fiziksel aktivite ve erken tanı ile diyabetle sağlıklı bir yaşam sürdürmek mümkündür. Yapılan bu farkındalık yürüyüşü, daha bilinçli bir toplum için beraberce attığımız önemli bir adımdır. Etkinliğe katkılarından dolayı başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey olmak üzere, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığımıza, Bursa Kent Konseyi’ne, Tip 1 Diyabetliler Derneği’ne, etkinliğe katılan kent sakinlerine, gönüllülere, genç sağlıkçılara ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Erken teşhis hayat kurtarır. Farkındalık ise sağlıklı yarınların anahtarıdır" dedi. Açıklamanın ardından, Büyükşehir Belediyesi tarafından Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Meydanı’nda kurulan bilgilendirme ve ücretsiz şeker ölçüm stantları gün boyu vatandaşlara hizmet sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.