SON DAKİKA
Hava Durumu

#Finansmana Erişim

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Finansmana Erişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansmana Erişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) finansmanda kolaylık bekliyor Haber

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) finansmanda kolaylık bekliyor

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), sektör temsilcilerini güncel destek mekanizmaları hakkında bilgilendirmek ve ihracatçıların finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak hedefiyle “Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında düzenlenen etkinlikte; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcileri tarafından ihracatçılara yönelik sunulan kredi, sigorta ve finansal olanaklar detaylandırıldı. Toplantıda ayrıca zeytin ve zeytinyağı sektörünün finansal gereksinimleri ile çözüm bekleyen sorunlar ilgili kurum temsilcilerine doğrudan iletildi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun’un açılış hitaplarıyla başlayan toplantıya; TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, TCMB İzmir Bölge Müdürü Erol Seheroğlu, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege Sigorta Pazarlama Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli, İzmir Şube Yönetmeni Yeliz Alışar, Türk Ticaret Bankası İzmir Merkez Şube Kurumsal Bankacılık Müdürü Bülent Keçeciler ve Portföy Yöneticisi Arzu Uludağ katılım sağladı. Uygun: “Finansman mekanizmaları sektörün üretim takvimine uyum sağlamalı” Zeytin ve zeytinyağı sektöründe üretimin tamamen yerli girdilerle yapıldığını belirten EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, finansman ihtiyacının özellikle ham madde tedarik dönemlerinde arttığını ifade etti. Uygun, “Zeytin ve zeytinyağı sektörümüz, herhangi bir ithal girdiye ihtiyaç duymadan, yüzde 100 yerli kaynaklarla üretim ve ihracat süreçlerini yürütüyor. Eylül ve ocak ayları arasındaki dönemde ham madde alımları yoğunlaşmakta ve üreticilere ödemeler Türk lirası üzerinden peşin olarak yapılmaktadır. Bu sebeple, finansman imkânlarının sektörümüzün dönemsel işleyişini ve üretim takvimini göz önünde bulunduracak şekilde yapılandırılması kritik önem arz ediyor. Reeskont kredi limitlerinin ham madde alım dönemlerinde yükseltilmesi ve tahsis işlemlerinin hızlandırılması, sektörümüzün rekabet gücünü ciddi oranda artıracaktır.” şeklinde konuştu.

BUSİAD 'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada Haber

BUSİAD 'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada

BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından ilki gerçekleştirilen ve 4 ayda bir tekrarlanacak olan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumun sonunda yaptığı değerlendirmede, “Yalnızca Türkiye değil, tüm dünya ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan oldukça kırılgan bir dönemden geçiyor. Belirsizliklerin arttığı bu süreçte, değişimi doğru okuyabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz dönem riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi ise tarih boyunca zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarmış, dirençli ve esnek bir yapıya sahip olmuştur. Bugün de aynı dayanıklılığa sahibiz. Ancak bu süreçte iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Bölgemizde belirsizlikler yaşanırken, Türkiye’nin doğru politikalar ve doğru dönüşüm adımlarıyla çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” Toplantının, BUSİAD Ekonomi Danışmanlarının iki değerli çalışmasının ışığında gerçekleştiğini de kaydeden Tuncer Hatunoğlu, “Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Metin Özdemir tarafından uzun süredir hazırlanan BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nde; üyelerimizin verdiği yanıtlar doğrultusunda talepte ılımlı bir yavaşlama eğilimi olduğu, maliyet baskılarının sürdüğü ve üretimde zayıflama işaretlerinin görüldüğü ortaya çıkıyor. Bu tablo, küresel ve jeoekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki doğrudan etkisini açık biçimde gösteriyor. Yine Sayın Doç. Dr. Derya Hekim’in hazırladığı “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nda da; enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecinin ekonomimiz üzerindeki etkilerini detaylı şekilde dinledik. Ancak aynı zamanda Türk iş dünyasının esnekliği, üretim kültürü ve uyum kabiliyeti sayesinde yeni fırsat alanlarının da oluşabileceğini gördük” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, BUSİAD’ın yaklaşımının net olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeğini kabul ederek hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor. Bu nedenle çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz. İş dünyası olarak bizler; verimliliğimizi artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya, dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken; karar vericilerden de özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek bekliyoruz. BUSİAD olarak ekonomiyi yalnızca takip eden değil; iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceğiz.” DEĞİŞEN DÜNYA... BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Son beş yılda dünya ekonomisi yalnızca değişmedi; kuralları yeniden yazıldı. 2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olduğumuz küresel düzen yerini daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda daha hızlı tepki veren bir yapıya bıraktı. Bu süreçte yaşanan gelişmeler yalnızca ekonomik dengeleri değil; toplumların davranış biçimlerini, devletlerin politika tercihlerini ve şirketlerin iş yapma modellerini de köklü şekilde dönüştürdü. Artık ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi haline gelmektedir ” dedi. “Jeoekonomi artık dış politikanın tamamlayıcı bir unsuru değil; doğrudan belirleyici araçlarından biri haline gelmiştir” diyen Alptemoçin, “Şirketler, yalnızca kendi sektör dinamiklerine odaklanmaları yeterli olmamakta; küresel gelişmeleri, makroekonomik eğilimleri ve jeoekonomik riskleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerekmektedir” ifadesini kullandı. Alptemoçin, şöyle devam etti: “Türkiye ise bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır. Jeopolitik konumumuz, beraberinde hem önemli riskler hem de güçlü fırsatlar getirmektedir. Kısa vadede enerji fiyatları, enflasyon ve maliyet baskıları gibi zorluklar öne çıkarken; uzun vadede Türkiye’nin enerji ve lojistikte alternatif bir merkez olma potansiyeli giderek güçlenmektedir. ÇEVİK İŞ DÜNYASI... Tüm risklere rağmen gerektiğinde hızlı büyüyebilen, gerektiğinde de hızlı küçülebilen, çevik, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen bir iş dünyamız var. Farkında olmasak da, 2020’den bu yana yaşanan zorlukların, bizi daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi bir yapıya hazırladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde küresel koşulların normalleşmesiyle birlikte, firmalarımızın bu birikimle çok daha güçlü bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz.” BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alptemoçin, BUSİAD’ın bu dönüşüm sürecini daha yakından takip etmek, güvenilir veri ve analizlerle iş dünyasına yön göstermek amacıyla çalışmalar sürdürdüğünü de kaydetti. Alptemoçin bu çalışmaları da şöyle dile getirdi: “Bu çerçevede Ekonomi Komitemiz bünyesinde; Daha ziyade ülkemizin makro ekonomik gelişmelerine odaklandığımız Ekonomi Platformu, Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelere, risklere ve fırsatlara odaklanacağımız Jeoekonomi Platformu, firmalarımızın karlılıklarını koruyabilmeleri ve yurtdışında gelişim gösterebilmeleri için vaka analizlerinin ele alınacağı Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu Ve son olarak belirlenecek ülke veya bölgelere yönelik pazar geliştirmek isteyen firmalarımıza fikir vermek adına çalışacak Küresel İlişkiler Platformları olarak yapılandık. Bugün de, bu çalışmaların ilk çıktısı olarak“1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nu sizlerle paylaşacağız. Değerli üyelerimiz ve basınla paylaşılacak bu rapor yılda 3 kere, Mayıs, Eylül ve Aralık aylarında, İktisadi Yönelim Anketimizle beraber görüşlerinize sunulacaktır. Bu raporun, mevcut tabloyu birlikte değerlendirmek ve önümüzdeki döneme daha hazırlıklı bakabilmek adına ortak bir perspektif oluşturmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; doğru okunan bir dünya, doğru konumlanmış bir Türkiye güçlü bir iş dünyası demektir.” ÜÇ BÜYÜK ŞOK... BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim de, “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumuyla dünya ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu özetledi. Doç. Dr. Hekim, 2026 yılının ilk çeyreğinin, küresel ekonomik düzeni eş zamanlı ve birbirini besleyen üç büyük şokun yeniden şekillendirdiği bir dönem olduğunu ifade ederken bunları; Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm ve Avrupa'nın ticaret ile sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması olarak tanımladı. Doç. Dr. Hekim, “Bu üç gelişme birlikte, Türkiye ekonomisi için hem tarihsel ölçekte risk hem de stratejik fırsat barındıran olağan dışı bir konjonktür ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. Petrol ve ham madde girdilerindeki artışın küresel ekonomide yavaşlamaya neden olabileceğini de kaydeden Doç. Dr. Hekim, “Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, Hürmüz krizinin ekonomik maliyetini emsallerine kıyasla daha belirgin kılmaktadır. Enerji faturasındaki artışın cari açığı IMF'nin Ekim 2025 tahmininin iki katından fazla bir düzeye, GSYİH'nin yüzde 2.8'ine taşıması beklenmektedir. Bu baskı, hem döviz kurunu hem de enflasyon patikasını doğrudan zorlamaktadır” dedi. SEKTÖRLER... Merkez Bankası’nın savaşın yarattığı belirsizlik ortamında faiz indirimini gerçekleştirme kapasitesinin sınırlı olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Hekim, sektörel bazlı değerlendirmesinde ise şunları kaydetti: “Otomotiv sektörü, AB tedarik zinciriyle entegrasyonunu ve ticari araç üretimindeki liderlik pozisyonunu 41.5 milyar dolarlık rekor ihracat performansıyla pekiştirmiştir. Tarım sektörü ise değer açısından rekor ihracat gerçekleştirirken, don ve kuraklık nedeniyle üretim tarafında son yılların en ağır darlığını yaşamıştır. Sektörün önümüzdeki çeyreklerdeki en kritik sınavı, küresel gübre kıtlığının 2026 yılı ekim sezonu ve verim düzeyleri üzerindeki yansımalarını yönetme kapasitesi olacaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe ise yapısal kriz derinleşmektedir; iki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bini aşkın istihdam kaybı, sektörün salt konjonktürel değil yapısal bir dönüşüm kıskacında olduğuna işaret etmektedir.” FIRSATLAR... 2026'nın ilk çeyreğinin, Türkiye ekonomisi açısından risklerin yönetilemez değil, ancak yönetilmesi güç bir boyuta ulaştığı bir eşik olarak tanımlayan Doç. Dr. Hekim, Türkiye için fırsat penceresini de şöyle dile getirdi: “Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a yönelik artan transit akışlar, Hürmüz krizinin ekonomik yükünü kısmen dengeleyici bir işlev görmektedir. Boru hatlarının Avrupa enerji çeşitlendirmesindeki artan stratejik önemi, diplomatik denge kapasitesi ve IAA kapsamında "güvenilir ortak" statüsünün yarattığı potansiyel; bu dönemde Türkiye'nin elinde bulundurduğu yapısal avantajlardır.”

Fitch’ten Türkiye’ye fren: Kredi notu pozitiften, durağana çekildi Haber

Fitch’ten Türkiye’ye fren: Kredi notu pozitiften, durağana çekildi

Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini açıkladı. Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunun "BB-" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "pozitif"ten "durağan"a güncellendiği bildirildi. Görünüm revizyonunun, İran savaşının başlamasından bu yana Türkiye'nin döviz rezervlerinde yaşanan belirgin düşüşten kaynaklandığı belirtildi. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Türk lirasını desteklemek amacıyla piyasaya 50 milyar doların üzerinde döviz sattığı belirtilirken, savaşın uzaması halinde dış borç ödemeleri ve enflasyon görünümünde daha fazla bozulma yaşanabileceği kaydedildi. Açıklamada, Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığının bu riskleri artıran temel unsurlardan biri olduğu vurgulandı. Fitch, Türkiye'nin kredi profilini destekleyen unsurlar arasında güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapı, görece düşük kamu borcu, zorlu dönemlerde dahi dış finansmana erişim kapasitesi ve bankacılık sektörünün dayanıklılığını öne çıkardı. Buna karşılık, kronikleşen yüksek enflasyon, para politikasına yönelik siyasi baskılar, tekrarlayan döviz krizi riskleri, rezervlerin dış borca kıyasla sınırlı kalması ve kurumsal zayıflıklar kredi notu üzerinde baskı oluşturan başlıca faktörler olarak sıralandı. Öte yandan Fitch, değerlendirmesini olağan takvim dışında yayımlamasına da açıklık getirdi. Kuruluşa göre mevcut düzenlemeler, bir ülkenin kredi görünümünde ani ve önemli değişikliklerin yaşanması halinde planlı değerlendirme tarihinin beklenmeden güncellenmesine imkân tanıyor. Fitch, Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu gözden geçirme tarihinin 17 Temmuz 2026 olduğunu bildirdi.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında, iş dünyasının fedakarlıkla geçen bir dönemi geride bıraktığını belirterek, “2025 yılı yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarıyla verdiğimiz büyük bir sınav yılı oldu. Artık 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz” dedi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, mesajında geride kalan yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Umutla başladığımız 2025 yılını, sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun baskısı ve finansal kaynaklara erişimin kısıtlı olması nedeniyle yılı yatırım anlamında temkinli geçirdi. Ancak bizim devletimize ve ekonomimizin direncine güvenimiz tamdır. Bu zorlu süreçte enseyi karartmadan üretmeye, istihdam sağlamaya devam ettik. 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz. ” 2026 yılına dair beklentilerini de aktaran Gülsoy, “Dünya artık ‘akıllı’ üretiyor ve ‘dijital’ satıyor. 2026 yılında şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge eksenine oturttuk. Şehrimizi ‘Orta Anadolu Üretim Havzası’nın merkezi yapacak adımları kararlılıkla atacağız.” Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına seslenen Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25’in altına inmesini ve büyümenin tekrar ivme kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele ederken üretim kaslarımızı eritmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken kaybetmemeliyiz. Finansmana erişim kolaylaştırılmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; taşın altına elini koyarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır.” Mesajının sonunda toplumsal huzura değinen Başkan Gülsoy; “MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla pekişecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük teminatı olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.