Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Filistin

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mevlid-i Nebi Haftası'nda birlik ve güç vurgusu: “Başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mevlid-i Nebi Haftası'nda birlik ve güç vurgusu: “Başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız”

Bu yıl “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak, Peygamberimizden Bize Miras Merhamet” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası'nın açılış programı, İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve çok sayıda davetli katıldı. Programda tasavvuf musikisi dinletisi sunulurken, Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Mevlid-i Nebi Haftası için hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası Programı’nda konuştu: "Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze’de, uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Sadece Filistin’de milyonlarca kardeşimiz; en temel… pic.twitter.com/LH83qLCTcJ — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 28, 2026 “Veladet-i Nebi'nin 1501'inci yıl dönümü hayırlara vesile olsun” Konuşmasına Mevlid-i Nebi Haftası'nı kutlayarak başlayan Erdoğan, Hazreti Muhammed'in doğumunun insanlık tarihi açısından taşıdığı öneme değindi. Veladet-i Nebi'nin 1501'inci yıl dönümünün Türkiye, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, Peygamber Efendimizin dünyaya gelişinin insanlığın inanç ve ahlak anlayışında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Peygamber sevgisinin nesiller boyunca aktarılan en değerli miraslardan biri olduğunu belirten Erdoğan, bu sevginin Türk milletinin kültüründe, edebiyatında ve sanatında güçlü biçimde yer aldığını söyledi. “Peygamber sevgisi milletimizin kültüründe yaşamaya devam ediyor” Erdoğan, Anadolu'da gülün Hazreti Muhammed'in sembolü olarak kabul edilmesine ilişkin örnekler vererek, Peygamber sevgisinin halk kültüründeki yansımalarına dikkat çekti. Yunus Emre, Süleyman Çelebi ve Fuzuli gibi isimlerin eserlerinde Resulullah'a duyulan sevgi ve bağlılığın güçlü şekilde işlendiğini ifade eden Erdoğan, milletin manevi hafızasında naatların ve Mevlid-i Şerif'in özel bir yere sahip olduğunu dile getirdi. “Güzel ahlakı hayatımızın merkezine koymalıyız” Peygamber Efendimizin örnek ahlakının Müslümanlar için yol gösterici olması gerektiğini belirten Erdoğan, Kur'an ve sünnetin rehberliğinde güzel ahlakın hayatın her alanında uygulanması çağrısında bulundu. Erdoğan, aile hayatından iş yaşamına, toplumsal ilişkilerden tabiatla kurulan bağlara kadar her alanda ahlaki değerlerin esas alınması gerektiğini söyledi. Çocukların ve gençlerin Peygamber Efendimizin örnek şahsiyetiyle tanıştırılmasının önemine işaret eden Erdoğan, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Gazze ve bölgedeki savaşlara dikkat çekti Konuşmasının önemli bölümünü Filistin ve bölgedeki gelişmelere ayıran Erdoğan, Gazze, Lübnan, Sudan ve Somali başta olmak üzere birçok bölgede insanların savaş ve istikrarsızlıkla mücadele ettiğini söyledi. Gazze'de sivillerin, çocukların, kadınların ve yardım çalışanlarının saldırılarda hayatını kaybettiğine dikkat çeken Erdoğan, İsrail hükümetinin politikalarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savundu. Erdoğan, siyonizmin yayılmacı hedeflerine yönelik eleştirilerinin yalnızca Türkiye'nin çıkarları açısından değil, bölgedeki tüm halkların güvenliği ve insanlık değerleri açısından yapıldığını ifade etti. “Dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor” Uluslararası toplumun Gazze ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmeler karşısında yeterli tepki göstermediğini belirten Erdoğan, geçmişte yaşanan büyük insanlık trajedilerine yönelik sessizliğin ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Soykırım şebekesinin kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor. Ne küresel yapılar ne de uluslararası toplum dün olduğu gibi bugün de katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyamıyor.” Müslüman ülkelerin dışarıdan gelecek desteklere güvenerek sorunlarını çözemeyeceğini ifade eden Erdoğan, İslam dünyasında daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini dile getirdi. “Güçlü ve caydırıcı olmak zorundayız” Erdoğan, Müslüman ülkelerin hak ve hukuklarını birlikte savunması, bölgede barış ve güvenliği ortak şekilde inşa etmesi gerektiğini belirtti. “Başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız” diyen Erdoğan, İslam dünyasının güçlü, caydırıcı ve dayanışma içinde hareket eden bir yapı oluşturmasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin hem kendi içinde hem de İslam dünyasında ittifakları güçlendirmeye ve anlaşmazlıkları azaltmaya çalıştığını söyleyen Erdoğan, birlik ve beraberlik mesajı verdi. “Bütün çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir” Ümmet-i Muhammed'in yeniden birlik içinde hareket etmesini arzu ettiklerini ifade eden Erdoğan, Müslümanların omuz omuza vererek geleceğe yürümesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin kendi içinde de 86 milyon vatandaşın kardeşliğini ve ortak kader anlayışını güçlendirmeye çalıştığını belirterek, Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerin Peygamber Efendimizin örnek ahlakının ve İslam dünyasındaki birlik anlayışının daha iyi kavranmasına katkı sunmasını temenni etti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır Haber

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin hem Suriye’nin geleceği hem de bölgenin huzuru açısından önemli olduğunu ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimlikleri ile temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye’nin hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarına olacağını vurguladı. Türkiye açısından da önemli bir fırsat doğduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Kürt meselesinin silah ve çatışma zemininden çıkarılarak demokratik siyaset, hukuk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi ve demokrasinin güçlenmesiyle sonuçlanmasını temenni etti. Kılıçdaroğlu, yıllar önce önerdiği Ortadoğu Barış ve İş Birliği Teşkilatı (OBİT) fikrini de hatırlatarak, Türkiye, İran, Irak ve Suriye öncülüğünde kurulacak bölgesel bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Orta Doğu’nun kaderini dış güçlerin değil, bölge halklarının ortak iradesinin belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, paylaşımında, Türkiye’nin kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirmesi halinde bölgede de barışın öncüsü olabileceğini belirterek, Suriye’de istikrar, Filistin’de akan kanın durması, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgenin diplomasinin merkezi haline gelmesi çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu mesajını, “Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır. Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır” sözleriyle tamamladı. Suriye’de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşılıyorum. SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, yalnızca Suriye’nin geleceği açısından değil, bölgemizin huzuru ve güvenliği açısından da büyük önem… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 26, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine dikkat çekerek, siyasi tartışmaların Türkiye’yi uzun yıllardır meşgul eden terör sorununun çözümüne yönelik çabalara gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, söz konusu sürecin yalnızca iktidar ve ittifakın meselesi olmadığını belirterek, “Bu mesele, bir devlet meselesidir; 86 milyonun ortak meselesidir” ifadelerini kullandı. Medya kuruluşları ve gazetecilere de çağrıda bulunan Erdoğan, daha fazla reyting ve etkileşim amacıyla hayati bir konunun tartışmalı hale getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda (#MalazgirtZaferi) bulundu: "Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.… pic.twitter.com/dzYU9pIAE7 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 25, 2026 “TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI SADECE TÜRK MİLLETİ BELİRLER” “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonunun yanı sıra Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarı önceleyen dış politikasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki tüm toplumlar için barış ve kalkınma istediğini belirtti. Son dönemde kendisine ve Türkiye’ye yönelik kampanyaları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları bölgedeki bazı planların bozulmasının oluşturduğu tepkinin yansıması olarak nitelendirdi. “Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkeleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti. Bölgesel barış için mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler; milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” dedi. “BÖLGEMİZİN TAMAMINDA BARIŞ İSTİYORUZ” Türkiye’nin bölge politikasının temelinde barış, adalet, istikrar ve huzurun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gizli bir ajanda veya niyetlerinin olmadığını söyledi. Türkiye’nin hedefinin çevresinde bir “sulh iklimi” oluşturmak ve bölgenin her karışında adalet, güvenlik ve refahı tesis etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak, Lübnan ve Filistin’in yanı sıra Körfez, Afrika, Balkanlar ve Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyaya dikkat çekerek, Türkiye’nin bu bölgelerde tarihi ve kültürel bağların güçlendirilmesi için çalıştığını söyledi. Erdoğan, açıklamasını Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirterek tamamladı.

Bakan Gürlek: Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü açıkladı. Haber

Bakan Gürlek: Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin Türkiye’de yürütülen yargı süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütüldüğünü bildirdi. NETANYAHU HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Bakan Gürlek, dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde yakalama emri verildiğini açıkladı. Bu karar doğrultusunda söz konusu kişilerin uluslararası düzeyde aranması amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için Adalet Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığına talepte bulunulduğunu belirten Gürlek, ilgili evrakın Dışişleri Bakanlığına iletildiğini kaydetti. ÇOK SAYIDA SUÇTAN YARGILAMA Gürlek’in açıklamasına göre Netanyahu ve Moskovitch; Gazze’ye insani yardım taşıyan sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale edilmesi ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında çeşitli suçlamalarla yargılanıyor. Sanıklar hakkında yöneltilen suçlamalar arasında “insanlığa karşı suç”, “soykırım”, “nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kasten yaralama”, “eziyet”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma” ve “ulaşım araçlarının kaçırılması” bulunuyor. “CEZASIZLIK ZIRHINA İZİN VERMEYECEĞİZ” Gazze’de yaşananlara ilişkin uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirten Gürlek, Netanyahu yönetiminin hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı kabul etmediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, “Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz” mesajını verdi. Türkiye’nin ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kullanacağını belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Filistin halkının ve insanlık vicdanının yanında durmaya devam edeceklerini ifade ederek, insanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gerekli adımların kararlılıkla atılacağını kaydetti. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 21, 2026

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın Haber

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, saldırının Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek İsrail yönetiminin bölgesel güvenlik açısından giderek daha büyük bir tehdit oluşturduğunu savundu. Bahçeli, Türkiye’nin İsrail’le savaş arayışında olmadığını ancak ülkenin egemenlik haklarının ihlal edilmesine ve milli güvenliğine yönelik tehditlere de kayıtsız kalmayacağını vurguladı. “TÜRKİYE’NİN SABRINI SINAMAKTAN VAZGEÇİN” İsrail’in Suriye sahasındaki faaliyetleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya yönelik girişimleri ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden politikalarının yakından takip edildiğini belirten Bahçeli, İsrail yönetimine şu mesajı verdi: “Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan ve ülkemizin millî güvenlik alanlarına müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden vazgeçilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin barış iradesinin zafiyet, itidalinin ise acziyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU Suriye’nin etnik, dini ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasına yönelik girişimlerin bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyeceğini belirten Bahçeli, Suriye’nin güçlü, egemen ve toprak bütünlüğünü koruyan bir devlet yapısına kavuşmasının bölge ülkelerinin yararına olduğunu kaydetti. Bahçeli, İsrail’in Suriye’de kalıcı işgal alanları oluşturmasının, fiili sınırları değiştirmesinin veya tampon bölgeleri genişletmesinin Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu bildirdi. “İSRAİL’İN ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ ZORUNLULUK” İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini savunan Bahçeli, bunun İsrail devletinin veya halkının ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini; uluslararası hukuka aykırı politikaların siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca İsrail’e yönelik uluslararası yaptırım mekanizmalarının işletilmesi, ekonomik ve diplomatik baskının artırılması ve İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerin politikalarını gözden geçirmesi çağrısında bulundu. ORTA DOĞU İÇİN YENİ GÜVENLİK MİMARİSİ ÖNERİSİ Bahçeli açıklamasında, bölgesel barışın sağlanması amacıyla bir dizi öneri de sıraladı. Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki iş birliğinin genişletilmesini savunan Bahçeli, daha kapsamlı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi. Ayrıca ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin dahil olacağı bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını, Birleşmiş Milletler himayesinde Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı düzenlenmesini ve bölgesel güvenlik ilkelerini ortaya koyacak bir “Ankara Deklarasyonu” yayımlanmasını teklif etti. Bahçeli, ateşkeslerin denetlenmesi için BM çatısı altında uluslararası gözlem misyonu kurulması ve kalıcı diplomatik temas sağlayacak bir “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” oluşturulması gerektiğini de ifade etti. FİLİSTİN İÇİN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI Filistin meselesinin Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin merkezinde bulunduğunu belirten Bahçeli, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasını ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından desteklenmesini savundu. Bahçeli, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerinin yanı sıra İran’la yaşanan gerilim, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda İsrail’e yönelik sert mesajını yineleyen Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında geri adım atmayacağını belirtti. Bahçeli, “Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Gazze barış istediğini ortaya koydu Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Gazze barış istediğini ortaya koydu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Gazze ve Filistin’deki gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, Filistinlilerin yapıcı tutum sergilemesine rağmen İsrail yönetiminin uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürdüğünü belirterek, tarafların çatışma ve barış konusundaki tutumlarının ortaya çıktığını ifade etti. Gazze halkının barıştan yana olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi. Erdoğan, Gazze’nin yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması gerektiğini belirterek, bunun için güvenliğin temin edilmesine yönelik koşulların da bir an önce oluşturulması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Bugünkü görüşmemizde ayrıca Mescid-i Aksa ve El-Halil'de Hz. İbrahim Camii başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekanlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmamızı yineledik. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya… pic.twitter.com/VES3z5oK07 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 12, 2026 MESCİD-İ AKSA VE KUTSAL MEKANLAR VURGUSU Görüşmede Filistin topraklarındaki kutsal mekanlara yönelik saldırı, ihlal ve provokasyonların da ele alındığını aktaran Erdoğan, Mescid-i Aksa ile El-Halil’deki Hz. İbrahim Camii başta olmak üzere mukaddes mekanların korunmasına yönelik dayanışmanın sürdürüleceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız” ifadelerini kullandı. “FİLİSTİN DAVASI GÖNÜLLERDE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin bölgedeki kaos ve çatışmalardan yararlanarak Filistin meselesini uluslararası gündemden düşürmeyi amaçladığını savundu. Erdoğan, “Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacak. Tüketilmeye çalışıldıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek” değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan ile Abbas'ın görüşmesinde Gazze'deki durumun yanı sıra Filistin topraklarındaki kutsal mekanların statüsüne ilişkin gelişmelerin ve bölgede kalıcı barışın sağlanmasına yönelik adımların ele alındığı belirtildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sözcü Ömer Çelik: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarını düzeltmelidir Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sözcü Ömer Çelik: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarını düzeltmelidir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın, AK Parti ve hükümete yönelik ifadelerine tepki gösterdi. Sözcü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Hatimoğulları’nın sözlerini “haksız ve mesnetsiz” olarak nitelendirerek, söz konusu ifadeleri reddettiklerini belirtti. Mecliste 467 kabul oyuyla yeni bir dönemin başladığını ifade eden Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarında AK Parti ve hükümeti hedef almasının dikkat çekici olduğunu savundu. Dem Parti Eş Genel Başkanı Sn Tülay Hatimoğulları’nın partimizi ve hükümetimizi hedef alan ifadelerini reddediyoruz. Mecliste 467 kabul oyuyla yepyeni bir dönem açılmışken, Dem Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarının haksız ve mesnetsiz bir şekilde partimizi ve… — Ömer Çelik (@omerrcelik) August 12, 2026 “TÜRKİYE, İNSANLIK İTTİFAKININ EN GÜÇLÜ SESİ” Türkiye’nin İsrail’in Filistin’i işgaline karşı en güçlü şekilde mücadele ettiğini belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine üyeleri, AK Parti kadroları ve milletin bu tutumunu sürdüreceğini ifade etti. Çelik, “İnsanlık ittifakının en güçlü sesi Türkiye’dir” değerlendirmesinde bulunarak, Hatimoğulları’nın İsrail’in Filistin’e yönelik işgaline karşı Türkiye’nin tutumunu ele alırken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sözlerine referans vermesini eleştirdi. Çelik, “Türkiye’de ve dünyada ‘insanlık ittifakı’nın taraftarı olan hiçbir siyasetçi kendi tezini anlatırken soykırımcı Netanyahu’nun sözlerine sahiplenerek referans vermez” ifadelerini kullandı. “EN UTANÇ VERİCİ KAYIT” Hatimoğulları’nın söz konusu açıklamasını düzeltmesi gerektiğini savunan Çelik, Netanyahu’nun sözlerini sahiplenen bir yaklaşımın siyasetçi açısından “en utanç verici kayıt” olacağını öne sürdü. Çelik, açıklamasını Hatimoğulları’na yönelik “Bu açıklamasını düzeltmelidir” çağrısıyla tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.