SON DAKİKA
Hava Durumu

#Filistin

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Filistin’in hikâyesi Bursa Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı Haber

Filistin’in hikâyesi Bursa Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Filistin Sinema Günleri”, yönetmen Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” filmiyle özel bir gösterime sahne oldu. Filmi Nilüferlilerle birlikte izleyen Saleh, gösterimin ardından söyleşi gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı. Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor. “FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR” Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.” Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti. Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi. Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.

Erdoğan: Bu sene 8 ayrı kategoride 9 kıymetli isme ödüllerini tevcih ediyoruz Haber

Erdoğan: Bu sene 8 ayrı kategoride 9 kıymetli isme ödüllerini tevcih ediyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasınan bazı satır başları şu şekilde: "Kültür, sanat ve edebiyat dünyamızın kıymetli temsilcileri, sevgili gençler, saygı değer misafirler sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Yeditepe üstünde zamanın gergef işlediği aziz İstanbulumuzda sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bu sene Sonsuzun Fethine Çık temasıyla 12'ncisi tertiplenen Necip Fazıl Ödülleri'nin ilim, kültür ve sanat camiamız başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Üstadın hem kalplerde hem de zihinlerde bıraktığı izleri bugünlere taşıyan Necip Fazıl'ın fikri ve edebi mirasını güçlü bir şekilde yaşatan her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında şairler sultanı büyük mütefekkir hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan büyük dava ve aksiyon adamı üstad Necip Fazıl Kısakürek'i bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 2014'ten bu yana geleneksel olarak her yıl sahipleriyle buluşturduğumuz Necip Fazıl ödülleri, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sanat ve düşünce dünyamızda kanon oluşturucu bir nitelik kazanmıştır. Bu ödüller, tam da 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye'nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran al gülüm ver gülümcü anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur. İşte bugün burada olduğu gibi ödül sahiplerimizin birbirinden kymetli eserleri, eşsiz güzelliklerle dolu medeniyet bahçemizi yeni ürünlerle yeni çiçeklerle süslüyor. Üstelik bu eserler, yeni nesillerin ve genç kalemlerin sıhhatli bir kültür sanat ikliminde yetişmesine de vesile oluyor. Küreselleşmeyle birlikte kültürel bir yozlaşma, kültürel bir çölleşme de tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Dijital tekno kültürün pek çok alanda olduğu gibi edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı bir dönemde geçnlerimiz için pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödüllerimizi bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Sizler üstadın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzre olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz. Birazdan ödüllerini takdim edeceğimiz yazarlarımızı, şairlerimizi, sanatçılarımızı şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyorum. İçinde bulunduğumuz çağın tükenmeye yüz tutan fikir ve sanat madenine eserleriyle yeni damarlar açan siz kardeşlerime teşekkür ediyorum. Son derece titiz bir değerlendirme süreciyle ödül sahiplerimizi beliryen jüri üyelerimize şükranlarımı iletiyorum. Necip Fazıl demek her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Zira gençliğin fikir hamurunu çilesiyle yoğuran üstada göre hakim bir dava mahkum bir eda ile anlatılamaz. Onun tasavvurunda zafere vasıl olmak, müjdeye nail olmak ancak eza ve cefaya katlanmakla, zorluk ve baskılara göğüs germekle ama daima dik durmakla mümkündür. Merhum Necip Fazıl'ın çilesini çektiği fikir ve aksiyon tohumlarını ektiği gençlik hamdolsun bugün meyveye durmuştur. Türkiye Yüzyılı ülkümüze omur veren gençlik, ülkemizin yarınlarını inşa eden gençlik işte bizimle buradadır. Savunma sanayinden siyasete, spordan kültür ve sanata hayatın her alanında çağa mührünü vuracak kim var diye sorulduğunda sağına soluna bakınmadan ben varım diye kükreyecek bir gençlik. Necip Fazıl Ödülleri'ni ülkemizin kültür, sanat ve edebiyat hayatının canlanması, kalitenin ödüllendirilmesi adına ben kıymetli buluyorum. Bu sene 8 ayrı kategoride 9 kıymetli isme ödüllerini tevcih ediyoruz. Şiir ödülümüzü Celal Fedai'ye takdim ediyoruz. Bu yıl ki hikaye roman ödülümüzün sahibi ise Tarık Tufan. Fikir araştırma ödülümüzü Peren Birsaygılı Mut hanımefendiye tevcih ediyoruz. Nabzı Filistinle atan Gazze'de soykırımı kalemiyle kelamıyla kayıtlara geçiren, Filistinli şairleri, yazarları Türk okuyusucuna tanıtarak sağlam ve sahici edebiyat köprülerinin kurulmasına vesile olan Peren Birsaygılı Mut hocamız emeklerinden ötürü teşekkür ediyor kendisini tebrik ediyorum. Bu vesileyle Gazze'deki İsrail saldırılarında ehit edilen 71 binden fazla Filistinli akrdeşimize Allah'tan rahmet bir kez daha özellikle bunu niyaz ediyorum. Kışın soğuğunda son derece kısıtlı imkanlarla hayata tutunmaya çalışan şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu koruyan tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum .O çadırların içerisinde kışta, yağmurda, çamurda o yediden yetmişe o çocukların annelerin halini ekranlarda izliyoruz değil mi? Konteyner gönderelim diyoruz, Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, Batı'yı devreye sokuyoruz Netanyahu denilen firavun zaten bu işlere asla ilgi duymaz ve bunu kabul etmiyorlar. Necip Fazıl İlk eserler Ödülü'nü bu sene iki genç kaleme Merve Uygun ve Hasan Bozdaş'a veriyoruz. Çocuk Edebiyatı Ödülümüzü Ayşe Sevim hanımefendiye takdim ediyoruz. Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülümüzün sahibi ise bu yıl Dia al-Azzawi. Bu seneki müzik ödülümüzü Bayram Bilge Tokel kardeşimize tevcih ediyoruz. Necip Fazıl Saygı Ödülümüzü ise çizgileriyle konuşan çizgileriyle anlatan dünyaya çizgileriyle bakan Hasan Aycın hocamıza tevcih ediyoruz. Bugün bir kez daha gördük ki Türkiye dış politikada, savunma sanayiinde, ekonomide olduğu gibi kültür sanatta da zincirlerini parçalıyor. Kendisine zorla giydirilen elbiyesi hamdolsun orada da yırtıp atıyor."

Hakan Fidan: Suriye’deki olayları çok yakından takip ediyoruz Haber

Hakan Fidan: Suriye’deki olayları çok yakından takip ediyoruz

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Suriye konusuna da değinen Fidan, Paris’te Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmelerde Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile temasların ele alındığını söyledi. “Türkiye’nin beklentisinin Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakat olduğunu” belirten Fidan, "SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" dedi. Fidan, sürecin çok yakından takip edildiğini söyleyerek, "Ulusal güvenliğimiz açısından Suriye’deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin süreçte pasif bir izleyici olmadığını söyleyen Fidan, "Yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Taraflarının hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net ve şeffaf" dedi. Fidan konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Son birkaç gündür devam eden Halep’teki olaylar maalesef son bir yıldır uyardığımız, tekrar tekrar dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG’nin (DSG) zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bunların hiçbirini biz görmeyecektik. Bunun yerine bulunduğu her yerde taviz vermeden kalalım, menfaatimizi ilerletelim anlayışı maalesef ve maalesef kimseye fayda getirmiyor. SDG’nin üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail’le bir koordinasyon içerisinde İsrail’in bölgemizde yürüttüğü böl, parçala, yönet politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil. Biz Yemen’de olanı, Somaliland’de olanı, Sudan’da olanı ve Suriye’de olanların hepsini artık aynı perspektiften, aynı mercekten görmeye başladık. Bu bizim kendi stratejik değerlendirmemiz. Zaten biliyorsunuz Filistin’deki bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı var. Aynı işgali Lübnan’da da derinleştirmeye yönelik bir çaba var. Hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep’teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz. Halep’te yaşayan Kürt kardeşlerimizin de Ezidi kardeşlerimizin de diğer bütün kardeşlerimizin de menfaati bundadır. Yani bırakın Suriye hükümeti Halep’in tamamında temel hizmetleri, güvenlik dahil yerine getirilir bir durumda olsun. Şimdi siz Halep’in içerisinde şehir içinde ayrı bir yönetim, bir paralel yapı, bir paralel devlet oluşturmaya çalışırsanız bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez. Artık bu paralel yapıdan SDG’nin kendisini çıkarması gerekiyor. Halep’te bütün vatandaşların lehin olacak bir tutumu benimsemesi gerekiyor. Biz bu son iki gündür gerekli kurumlarımız istişare halindeler. Hem Suriye tarafıyla hem şu anda Amerika tarafıyla yoğun görüşme içerisindeyiz. İnşallah daha fazla kan dökülmeden bu sorun çözülür, sulhla selametle. Ama dediğim gibi maalesef SDG yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmakta direniyor, atmıyor. Türkiye’de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var, verilen talimatlar var.”

Erdoğan: Netanyahu denilen firavunun yaptıkları yanına kar kalmayacak Haber

Erdoğan: Netanyahu denilen firavunun yaptıkları yanına kar kalmayacak

İstanbul, 2 Ocak – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazının ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Filistin, yalnız değil. Filistin, her an bizim canciğerimiz ve İsrail’in bu düşmanlığı yanına kar kalmayacak. Şu ana kadar bizler tabii Türkiye olarak Gazze’yi yalnız bırakmadık, Filistin’i yalnız bırakmadık ve bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak. Elimizden gelen tüm gayreti Türkiye olarak, İslam dünyası olarak Filistin’in ve Gazze’nin yanında bulunarak inşallah güç birliğimizi devam ettireceğiz. İnşallah 2026’ya çok daha farklı bir şekilde, güçlü bir şekilde giriyoruz, gireceğiz. Tabii özellikle de Netanyahu denilen bu firavunun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Çünkü 7’den 70’e çok mazlumun ahını aldı. Bu yavruların ahı, onun yanına kar kalmaz. Televizyon ekranlarında o çadırdan başka her şeye benzeyen, rüzgarların, yağmurun, çamurun içindeki o yavruların hali herhalde onların ahı Netanyahu’ya kar kalmaz. Bizler, elimizden geleni yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Konteyner göndermek istiyoruz, müsaade etmiyor. Çünkü onun buna müsaadesi gerekiyor. Müsaade etmediği için konteyner da gönderemiyoruz. Elimizde konteynerler var. Halbuki bu konteynerler ile o çadırlarda yaşamaktan biz Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizi kurtarma imkanına sahip olabilirdik. Ama ne yazık ki olamadık, olamıyoruz. Ama er veya geç inşallah o mazlumları bu sıkıntıdan kurtaracağız. Şu anda bildiğiniz gibi benim gerek Sayın Putin ile gerek Zelenski ile gerek bu konuda Trump ile Avrupa ülkelerinin liderleriyle görüşmelerim devam ediyor. Bu hafta içinde Paris’te yine böyle bir zirve Gönüllüler Konferansı adı altında olacak ve benim adıma oraya Dışişleri Bakanım katılacak. Ama bu arada pazartesi gündüz saat 4 gibi Sayın Trump ile de yine bir görüşmemiz olacak. Rusya-Ukrayna arasındaki konuları, aynı şekilde Filistin’deki konuları da görüşme fırsatını bulacağız. 2026’ya her şeyden önce olumlu bir şekilde girdik, giriyoruz. Gerek enflasyondaki düşüş gerek Merkez Bankamızın rezervi her geçen gün daha iyiye gidiyor. 2026 bu noktada inşallah başarılarla dolu bir yıl olarak geçecek. Buna olan inancımız tamdır. Rezervimiz gayet iyi. Bundan dolayı da herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. İnşallah daha gayretle bu rezervi güçlü hale getireceğiz ve 2026’yı da bu şekilde karşılayacağız.”

CHP Genel Başkanı Özel: Çifte standarta itiraz ediyoruz Haber

CHP Genel Başkanı Özel: Çifte standarta itiraz ediyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Saruhanlı’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saruhanlı Merkez Camii’de cuma namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Muharrem Ekici’nin vefatına ilişkin konuşan Özel, “Her sene 2 Ocak‘ta Saruhanlı‘da oluyoruz çünkü partimiz büyük acılarla ölümle sınanıyor. 11 yıl önce burada belediye başkan adayımızı seçimleri takip eden 2 Ocak günü kaybetmemizle başladık. Rahmetli Muharrem Ekici, bizlerin çok değerli bir kardeşi büyüğümüzdü, vefat ettiği gün 45 yaşındaydı." dedi. Yeni yıl temennilerini dile getiren Özel, "2026 yılı için hangi siyasi görüşten olursa olsun 86 milyon vatandaşımıza başta sağlık, huzur, refah, bölgemize, ülkemize barış diliyorum. 2025 yılı emekliler için, asgari ücretliler için, Saruhanlı‘daki çiftçiler için, esnaflar için zor bir yıl oldu. Afetler gördük, kuraklık gördük, hastalık gördük, yangın gördük; sokakta ve mutfakta, pazarda, cüzdanda yangın var" ifadelerini kullandı. Gazze’deki duruma değinen Özel, açıklamasını "Gazze için sağdan soldan nereden en net en yüksek ses ve itiraz çıkarsa bunun Gazze’ye, Filistin’e ve hepimize faydası var. İsrail’in bu saldırgan tutumunun karşısında barışı savunan herkesin sesine ses vermek destek olmak gerekir; çifte standarda itiraz ediyoruz” sözleriyle tamamladı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB): Terörle mücadele 2026’da da kararlılıkla sürecek Haber

Milli Savunma Bakanlığı (MSB): Terörle mücadele 2026’da da kararlılıkla sürecek

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2025 yılının son basın bilgilendirme toplantısında terörle mücadele, hudut güvenliği, savunma sanayii faaliyetleri ve personel teminine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık, 2026 yılında da caydırıcılığın artırılarak mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. MSB tarafından düzenlenen 52’nci ve yılın son Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Terörle mücadelede son durum Açıklamaya göre, terörle mücadele kapsamında son bir haftada 3 PKK’lı terörist teslim oldu. Harekât bölgelerinde mayın, el yapımı patlayıcı, mağara ve sığınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, Menbic’de 4 kilometrelik bir tünelin imha edildiği bildirildi. 2025 yılı genelinde teslim olan terörist sayısının 111’e ulaştığı, Suriye harekât alanlarında imha edilen tünellerin toplam uzunluğunun ise 741 kilometreyi bulduğu kaydedildi. Hudut güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele Hudut güvenliğine ilişkin bilgilendirmede, son bir haftada yasa dışı geçiş teşebbüsünde bulunan 136 kişinin yakalandığı, bin 186 kişinin ise engellendiği açıklandı. Yıl genelinde yakalananların sayısının 9 bin 942, engellenenlerin sayısının ise 66 bin 794 olduğu ifade edildi. Ayrıca 2025 yılı boyunca toplam 1 ton 982 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği bildirildi. Bölgesel gelişmeler ve savunma sanayii MSB, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, İsrail’in iki yılı aşkın süredir bölgede istikrarsızlığa neden olduğunu belirterek, Filistin halkına yönelik saldırıların son bulması ve bölgede barışın tesis edilmesi temennisinde bulundu. Savunma sanayii alanında ise TSK’nın savunma kapasitesini artırmaya yönelik önemli adımlar atıldığı bildirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine modernize edilen M60T ana muharebe tankı, KARAOK tanksavar silah sistemi, HİSAR-A alçak irtifa hava savunma füze sistemi ile MİLKED Elektronik Destek Sistemi (3A3) dahil edildi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ tarafından çeşitli çap ve miktarlarda silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığı, BALKIN 130 mm (ÇAF-S) karşı tedbir mühimmatının ise seri üretime hazır hale getirildiği açıklandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine de Genel Maksat Helikopteri Projesi kapsamında 7’nci T-70 helikopteri ile Hassas Güdüm Kiti (HGK-84), Lazer Güdüm Kiti (LGK-82) ve Elektronik Harp Podu alındı. Personel alımları sürüyor Personel ve öğrenci teminine ilişkin olarak, MSB ve bağlı kurumlara memur alımı başvurularının 25 Ocak’a kadar devam edeceği bildirildi. Uzman erbaş ve sözleşmeli er alımları ile Milli Savunma Üniversitesi askeri öğrenci başvurularının ise ocak ayında yapılacağı duyuruldu. “2026’da da görevler kararlılıkla sürdürülecek” MSB, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 2026 yılında da “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası görevlerden insani yardım faaliyetlerine kadar tüm görevlerini kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı. MSB: F-35 tedariki ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin çalışmalar sürdürülüyor Milli Savunma Bakanlığı (MSB), milli muharip uçak KAAN hizmete girene kadar Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda modern savaş uçaklarının envantere alınmasına yönelik faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), milli muharip uçak KAAN hizmete girene kadar Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda modern savaş uçaklarının envantere alınmasına yönelik faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı. Bakanlık, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması halinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile savunma sanayii alanındaki iş birliğinin ivme kazanabileceğini bildirdi. MSB tarafından yapılan değerlendirmede, savunma sanayii alanındaki çalışmalar ve F-35 tedarik sürecine ilişkin son gelişmelere yer verildi. Açıklamada, KAAN’ın envantere girişine kadar geçen süreçte gelişmiş teknolojiye sahip modern savaş uçaklarının temini için çalışmaların devam ettiği vurgulandı. Bu kapsamda, envanterin çeşitlendirilmesi ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın caydırıcılık kapasitesinin artırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Bakanlık, söz konusu çalışmaların Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel etkinliğini güçlendirmeye yönelik olduğunu belirtti. Öte yandan MSB, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması durumunda ABD ile savunma sanayii alanındaki iş birliğinin yeniden ivme kazanmasının mümkün olacağını değerlendirdi. Açıklamada, yaptırımların kaldırılması ve F-35 tedariki konularında yürütülen çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

Erdoğan ile Putin arasında kritik görüşme yapıldı Haber

Erdoğan ile Putin arasında kritik görüşme yapıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkmenistan'da Putin ile görüşerek Ukrayna-Rusya savaşı ve ikili ilişkileri ele aldı. Türkiye'nin barış çabalarına destek vereceği vurgulandı. Filistin, Suriye ve Güney Kafkasya'daki gelişmeler de gündemdeydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Uluslararası Barış ve Güven Forumu” için bulunduğu Türkmenistan’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Rusya ikili ilişkileri, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda kapsamlı barış çabaları değerlendirilirken Türkiye’nin barış çabalarına destek vereceği tekraren ifade edildi. Ayrıca AB’nin Rus fonlarını dondurması dâhil olmak üzere bütün konular detaylı bir şekilde ele alındı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna-Rusya savaşının adil ve kalıcı bir barışla sonlandırılması için ortaya konan gayretlerin kıymetli olduğunu, her iki taraf için de pratik faydaları bulunan alanlarda ilerleme sağlanabileceğine inandıklarını, öncelikle enerji tesisleri ve limanlara yönelik kısıtlı bir ateşkesin hayata geçirilmesinin faydalı olabileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere süreçlerini yakından takip ettiğimizi, bu çerçevede Türkiye olarak tüm formatlarda görüşmelere ev sahipliği yapabileceğimizi belirtti. Görüşmede ayrıca Filistin ve Suriye’deki son durum ile Güney Kafkasya’daki barış süreci konuları da ele alındı.

Erdoğan: Türkiye, mazlumların yanında olmaya devam edecek Haber

Erdoğan: Türkiye, mazlumların yanında olmaya devam edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İnsanlık İçin Güçlü Türkiye” programında insan hakları vurgusu yaptı; Filistin, Sudan ve dünya mazlumlarına destek mesajları gönderdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde "İnsanlık İçin Güçlü Türkiye" programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin insan hakları perspektifine, küresel krizlere ve bölgesel sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın ülkeye ve tüm insanlığa hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, organizasyonu düzenleyen AK Parti İnsan Hakları Başkanlığına teşekkür etti. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutlayan Erdoğan, “Asırlarca adaletin sancaktarlığını yapmış bir milletin cumhurbaşkanı olarak dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara dayanışma mesajı gönderiyorum.” dedi. Konuşmasında savaş ve yoksulluğun yükünü taşıyan çocuklara ve ailelere dikkat çeken Erdoğan, özellikle Filistin halkının onurlu mücadelesini saygıyla selamladığını belirterek, “Filistinli kardeşlerimizin her zaman yanında olacağız. Türkiye ve Türk milleti olarak destek vermeyi sürdüreceğiz.” dedi. https://twitter.com/RTErdogan/status/1998348887153647788 Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında CHP Genel Başkanı’nı eleştirerek, Sarıkamış’ta şehit düşen dedesi üzerinden yapılan açıklamalara tepki gösterdi. CHP liderinin “siyaset acemiliği yaptığını” savunan Erdoğan, “Daha fazla nefes harcamayı israf görüyorum.” ifadelerini kullandı. “İNSAN HAKLARI BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE VAR” İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 77. yılına atıfta bulunan Erdoğan, Türkiye’nin ve Türk kültürünün insan haklarıyla çelişmediğini, tam tersine bu değerlerle örtüştüğünü söyledi. Şeyh Edebali'nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” öğüdünü hatırlatan Erdoğan, “Bizim tarihimizde insan hakları konusunda mahcubiyet duyacağımız tek bir leke yoktur. Biz, bugün bize ders vermeye kalkanların çoğundan daha temiz bir sicile sahibiz.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’de ve Suriye’de sergilediği tavrı “vicdanlı ve kararlı” olarak nitelendirerek, “Gazze’den Suriye’ye, Ukrayna’dan Doğu Afrika’ya kadar pek çok kriz bölgesinde ‘İnsanlık İçin Güçlü Türkiye’ anlayışıyla elimizle, dilimizle, kalbimizle zulmü durdurmanın çabası içinde olduk.” diyerek Türkiye’nin uluslararası arenadaki insani duruşunu sürdüreceğini ekledi.

Papa 14. Leo Türkiye'ye geliyor Haber

Papa 14. Leo Türkiye'ye geliyor

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Papa 14. Leo’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Kasım sonunda Türkiye’ye resmî bir ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu. Görüşmelerde Türkiye-Vatikan ilişkileri ve Filistin başta olmak üzere küresel gelişmeler masada olacak. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo’nun Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı. Duran’ın sosyal medya hesabından yaptığı duyuruya göre Papa 14. Leo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle 27-30 Kasım 2025 tarihlerinde Türkiye’de olacak. Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Papa 14. Leo arasında yapılacak görüşmelerde, Türkiye-Vatikan ilişkilerinin yanı sıra Filistin başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeler de ele alınacak. https://twitter.com/burhanduran/status/1993628278368641278 Bu arada Papa, 28 Kasım Cuma günü ziyaret programı kapsamında Papa, İznik Bazilikası ve Ayasofya Camii’ni ziyaret edecek. İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümüne denk gelen ziyaret, inanç turizmi açısından büyük bir hareketliliğe sebep olması bekleniyor. Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, iki taraf arasındaki diplomatik temasların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilirken, özellikle Orta Doğu’daki insani durum ve barış çabalarının görüşmelerde geniş yer bulması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.