SON DAKİKA
Hava Durumu

#Felsefe

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Felsefe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Felsefe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İznik 'te asrın keşfini yapan Prof. Dr. Şahin tarihe Osmangazi’de ışık tuttu Haber

İznik 'te asrın keşfini yapan Prof. Dr. Şahin tarihe Osmangazi’de ışık tuttu

Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle İznik Su Altı Bazilikası’nın tarihi keşfin önemini ve akabinde yaşanan gelişmeleri mercek altına aldı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panelin konuğu İznik Su Altı Bazilikası’nın keşfini gerçekleştirerek, batık bazilika kalıntılarının kazı ve araştırmalarını yürüten bilim insanı Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin oldu. Prof. Dr. İbrahim Hızalan moderatörlüğünde gerçekleşen panelde 2014 yılındaki keşfin ilk süreçlerine ve Papa 14. Leo’nun İznik ziyaretiyle yeniden ivme kazanan gelişmelere ışık tutan Prof. Dr. Mustafa Şahin, önemli değerlendirmelerde bulundu. Öncelikle Osmangazi Belediyesi’ne davetinden ötürü teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Mustafa Şahin, keşfin 21. yüzyıla imzasını atabileceğini belirterek şöyle konuştu: “Kilise, başlangıçta yerel bir proje olarak başladı ancak zaman içerisinde ortaya çıkardığımız neticeler, kazı buluntuları ve yazılı kaynaklardan elde ettiğimiz verilerle aslında bu kilisenin basit bir yapı olmadığı, Hristiyanlar tarafından çok önem verilen 1. Evrensel Konsil toplantısının bu yapıda gerçekleştirildiği ortaya çıktı. 2025 yılı da 1. Konsilin 1700’üncü yıl dönümüydü ve bundan dolayı da Hristiyanların, özellikle Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 14. Leo, alanı ziyaret ederek, burada kutlamalarını gerçekleştirdi. Böylece bazilika, bir anda yerel bir projeden evrensel bir projeye dönüşmüş oldu. 19. yüzyıla ülkemizde Troya’nın keşfi, 20. yüzyıla Göbeklitepe’nin keşfi imzasını attı. Öyle tahmin ediyorum ki, henüz çok erken ama 21. yüzyıla da bazilikanın keşfi imzasını atacak gibi duruyor.” “BURSA İNANÇ VE KÜLTÜR TURİZMİNİN ÖNEMLİ BİR DESTİNASYON NOKTASI OLACAK” Türkiye’deki arkeoloji çalışmalarının, dünya ile rekabet edebilen bilim dallarından birisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Şahin “Açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki dünya bilimi ile arkeoloji alanında rekabet edebilecek durumdayız, bu nedenle gurur duyabiliriz. Bursa öncelikle Osmanlı payitahtı, yanı sıra tarım ve sanayi kenti. Son yıllarda yapılan çalışmalarla çok yakın bir gelecekte Bursa aynı zamanda kültür ve inanç turizminin önemli bir destinasyon noktası olacak.” değerlendirmelerinde bulundu. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı da, bahar dönemi boyunca Şadırvanlı Han Felsefe Buluşmaları’nın dönem sonu panelini gerçekleştirdiklerini, yeni dönemde de felsefe buluşmalarının devam edeceğini ifade etti. Panelin sonunda Prof. Dr. Mustafa Şahin’e Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı tarafından Atatürk plaketi takdim edildi.

Kestel’de çocuklar ekrandan uzaklaşıp sanatla buluşuyor Haber

Kestel’de çocuklar ekrandan uzaklaşıp sanatla buluşuyor

Kestel Belediyesi, İlçe Sağlık Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında ortaokul öğrencileri ebru ve çinicilik gibi geleneksel sanatlarla buluşturuluyor. Program, Kestel Belediyesi Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Atölye çalışmalarında öğrenciler üretim süreçlerine aktif olarak katılırken, 4-13 Mayıs tarihleri arasında yüzlerce öğrencinin etkinliklere dahil edilmesi planlanıyor. Projenin ilerleyen aşamalarında robotik kodlama, resim, akıl oyunları ve felsefe gibi alanlarda eğitimler de verilecek. 16 Şubat’ta başlayan ve 8 Haziran’a kadar devam edecek proje, 9 haftalık planlı bir süreç olarak yürütülüyor. Bu süreçte öğrenci ve velilere yönelik eğitim, analiz ve farkındalık çalışmaları da eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. Proje ile çocukların ekran kullanım sürelerinin azaltılması, teknolojiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmaları ve sosyal hayata daha aktif katılım sağlamaları hedefleniyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol da etkinlikte öğrencilerle birlikte atölye çalışmalarına katıldı. Erol, “Bu sadece bir proje değil, bir farkındalık süreci” dedi. Projeyle çocukların alışkanlıklarının olumlu yönde değişmesinin ve daha bilinçli, üretken bireyler olarak yetişmelerinin amaçlandığı ifade edildi.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi'nde yarıyıl tatiline özel program Haber

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi'nde yarıyıl tatiline özel program

Bugüne kadar 2 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlayan Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, sömestr dönemi ile birlikte çocukların öğrenme motivasyonunu artıracak, ailelerin ise kültür ve doğa içinde keyifli vakit geçirecekleri pek çok deneyim sunuyor. Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, “Şimdi Eğlenirken Öğrenme Zamanı” mottosuyla 24-25 Ocak tarihlerinde Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi’nin büyüleyici atmosferinde bilimden sanata, felsefeden hikayelere kadar her yaşa hitap eden atölyeler düzenliyor. Farklı yaş gruplarındaki çocuklar hem de yetişkinler için hazırlanan program kapsamında, 7-12 yaş grubu için “Yarın Kralı ile Güzel Konuşma Yolculuğu”, 7-10 yaş grubu için “Çocuklarla Felsefe Yapıyoruz”, 6-12 yaş grubu için “Kendi Çizgi Filmini Yap”, +7 yaş için “Hikaye Geceleri”, 6-11 yaş grubu için “Müzede Kurabiye mi? Bilimsel ve Masalsı”, 7-9 yaş grubu için “3 Boyutlu Laurel Burch İlhamlı Kedi Yapımı Atölyesi”nin yanı sıra tüm ailelere yönelik “Kokular ve Hikayeler Terapötik Atölye” ve “Çılgın Aile Orkestrası” etkinlikleri ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatacak. Ziyaretçiler, Fayton Kafe’de bir mola verebiliyor ya da müze bahçesindeki 382 yıllık çınar ağacı, 200 yıllık kara dut ağacı ve yüzlerce bitki türünü yakından görme fırsatını yakalayabiliyor. Pazartesi günleri hariç haftanın altı günü ücretsiz olarak ziyaret edilebilen müzenin, cep telefonlarına indirilebilen “Tofaş Müzesi” mobil uygulaması sayesinde de hem yetişkinler hem de çocuklar, sesli rehber eşliğinde müzeyi daha da etkili ve teknolojik bir şekilde deneyimliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.