Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fbi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Fbi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fbi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi

Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye'ye ulaştırılan FBI tutanağında Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Altaş'ın ifadelerinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da ağır suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Söz konusu anlatımların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, Altaş'ın beyanlarının tek başına olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymadığı ve iddiaların adli makamlarca araştırıldığı kaydedildi. 109 soruluk adli yardımlaşma talebi Haberde aktarılan bilgilere göre Türkiye, Altaş'ın ifadesinin alınması amacıyla ABD makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. FBI ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorguladığı belirtildi. FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeleri içeren FD-302 raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığının ifade edildiği aktarıldı. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi. Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden sürdürdüğü kaydedildi. Türkiye tarafından hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru bulunduğu belirtildi. Altaş: "Beni kullandı" FBI sorgusunda Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş'ın, Sonel tarafından kullanıldığını söylediği ve kendisinin Gülistan Doku'nun öldürülmesi ile suçun üzerine bırakılması amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı. FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın olumlu yanıt verdiği belirtildi. Altaş'ın bu kanaatinin gerekçesi olarak cinayete tanık olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi. Gülistan Doku'nun otomobile bindirildiğini öne sürdü Altaş'ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020 gecesi meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Doku'yu köprü çevresinde gördüklerini iddia etti. Daha sonra Doku'nun BMW marka otomobile bindiğini öne süren Altaş, araçta Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. Altaş, araç içerisinde Doku'nun kendilerine tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını ileri sürdü. Ardından Sonel'in araçtaki bir tabancayla Doku'ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, genç kadının hayatını kaybettiğini gördüğünü söyledi. Bu anlatımların tamamının Altaş'ın beyanlarına dayandığı ve soruşturma makamlarınca değerlendirildiği belirtildi. "Cesedi bagaja taşıdık" iddiası Altaş, ateş edilmesinin ardından Sonel'e neden Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel'in ise kendisinden susmasını ve cesedin taşınmasına yardım etmesini istediğini öne sürdü. Başlangıçta bunu reddettiğini söyleyen Altaş, daha sonra Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına koyduklarını iddia etti. Altaş ayrıca, cesedin araca konulmasının ardından Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü. "Babam bu işi halledecek" sözleri Altaş'ın ifadesine göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından Sonel'in kendisine susmasını ve olaydan kimseye bahsetmemesini söylediğini iddia eden Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" şeklindeki sözlerine karşılık Sonel'in babasının konuyu halledeceğini söylediğini öne sürdü. Altaş, ertesi sabah Sonel'in kendisini tekrar aradığını ve olayın halledildiğini söylediğini de iddia etti. Ceset için Pertek yolu iddiası FBI tutanağında yer aldığı belirtilen bir diğer iddia ise Doku'nun cesedinin bulunabileceği yerle ilgili oldu. Altaş, Sonel'in kendisine cesedin olay bölgesinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, cesedin yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini tahmin etti. Altaş, bu bölümün doğrudan gördüğü bir olaya değil, Sonel'den aldığını öne sürdüğü bilgilere dayandığını belirtti. Baz ve PTS kayıtları sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerinin de Altaş'a gösterildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş'ın 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Mustafa Türkay Sonel'in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu'nun ise 22.08'de aynı bölgede bulunduğu yönündeki kayıtların da sorguda gündeme getirildiği ifade edildi. PTS verilerine göre Sonel'in kullandığı BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne çıktığı, 22.30.17'de ise Tunceli yönüne döndüğü aktarıldı. Aracın dönüşü sırasında sürücü koltuğunda Sonel'in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş'ın bulunduğunun belirlendiği kaydedildi. Kamera kayıtlarıyla ilgili iddia Söz konusu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi. Altaş'ın daha sonra Sonel ile aynı BMW'yle köprü bölgesine geri döndüklerini söylediği aktarıldı. Altaş, dönüş gerekçesinin bölgede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü. Üniversite kamerasının kayıtlarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Altaş, Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini ifade etti. Tehdit edildiğini ve para teklif edildiğini öne sürdü Altaş, olayın ardından Sonel tarafından tehdit edildiğini de ileri sürdü. Sonel'in kendisine ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu iddia eden Altaş, olay hakkında susması için kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine ailesinin devlet içindeki gücüne ilişkin ifadeler kullandığını iddia etti. Bu iddiaların da FBI tutanağında Altaş'ın beyanları kapsamında yer aldığı belirtildi. Hamilelik ve kürtaj iddiasında geri adım attı Sorguda, Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önce ortaya atılan iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği aktarıldı. Altaş'ın daha sonra hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savunduğu belirtildi. "Ceset videosu gönderildi" iddiası FBI sorgusunda gündeme gelen bir diğer konu ise Altaş'a WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söylediğini aktardı. Videonun Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti. FBI görevlilerinin, daha önce videodaki kişinin Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net şekilde göremediğini savunduğu belirtildi. "Olay sırasında oradaydım" dedi FBI görevlilerinin Altaş'a Doku'nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sorduğu aktarıldı. Altaş'ın her iki soruya da olumlu yanıt verdiği, iki günlük sorgu boyunca ortaya çıkan çelişkili anlatımlara rağmen olay sırasında bölgede bulunduğu yönündeki beyanını sürdürdüğü belirtildi. Babasına gönderdiği mesaj da soruldu Soruşturmada dikkat çekilen delillerden biri olarak, Altaş'ın babası Celal Altaş'ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi. Umut Altaş'ın babasına gönderdiği belirtilen mesajda, kendisinin susturulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı aktarıldı. FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi. ABD'ye gidiş kararının kimin tarafından alındığı da sorguda soruldu. Altaş'ın önce bunun kendi kararı olduğunu söylediği, daha sonra ise kararın ailece alındığını ifade ettiği belirtildi. ABD'ye geçişini anlattı Altaş, 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu ve ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini öne süren Altaş, bu paranın Tunceli'de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini iddia etti. Eski tarihlere ilişkin baz kayıtları da soruldu Soruşturmada Doku'nun kaybolmasından önceki dönemle ilgili bazı kayıtların da FBI sorgusunda gündeme getirildiği aktarıldı. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da saat 15.31-16.22 arasında Altaş ile Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel'in bölgede bulunduğunu, Doku'nun da orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın Sonel tarafından takip edildiğini, daha sonra birlikte binaya girdiklerini ve yaklaşık 15 dakika sonra çıktıklarını anlattı. Bu kişinin Doku olup olmadığı sorusuna ise Altaş'ın "Mümkün olabilir" yanıtını verdiği aktarıldı. Altaş, dönemin valisini suçladı İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlilerine Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamını anlattığını söyleyen Altaş, soruşturmanın adil yürütülmediğini ileri sürdü. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'i olayın üzerinin kapatılması ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in adli makamlara teslim edilmemesiyle suçladı. Altaş'ın FBI'a verdiği ifadede yer alan iddiaların, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında adli makamlar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Söz konusu beyanların kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve ilgili kişiler açısından suçluluk hükmü oluşturmadığı kaydedildi.

Trump : Seçim sistemi Manipülasyona ve yolsuzluğa açık Haber

Trump : Seçim sistemi Manipülasyona ve yolsuzluğa açık

Trump, "Seçim sistemimizdeki şok edici zafiyetleri ortaya koyan kritik istihbarat bilgileriningizliliği kaldırıldı ve kamuoyuyla paylaşıldı" diyerek, söz konusu belgelerin seçim altyapısının"daha önce görülmemiş ölçüde" risk altında olduğunu gösterdiğini öne sürdü. Trump'tan Biden ve Obama'ya suçlama Seçim güvenliğine ilişkin bilgilerin yıllarca kamuoyundan gizlendiğini iddia eden Trump, eskiABD başkanları Joe Biden ile Barack Obama yönetimlerini suçladı. Trump, Çin'in 2020 yılından bu yana yaklaşık 220 milyon ABD seçmenine ait veriyi elegeçirdiğini öne sürerek, bunun "ABD tarihindeki en büyük seçim verisi ihlali" olduğunusavundu. İstihbarat kurumlarının Çin'in seçimlere yönelik müdahale girişimlerine ilişkin bilgilerigizlediğini iddia eden Trump, "Bu bilgiler hem başkandan hem de Amerikan halkındansaklandı" ifadelerini kullandı. "Çin, Biden lehine yasa dışı oy pusulası üretmeye çalıştı" Trump, FBI'ın ham istihbarat verilerine dayanarak Çin'in 2020 seçimlerinde Joe Biden lehineyasa dışı oy pusulası üretmeye çalıştığını ileri sürdü. Ayrıca Çin yönetiminin, kendisi hakkında olumsuz haber yapan ABD'li gazetecileribelirleyerek bu faaliyetler için maddi destek sağladığını da iddia etti. Trump, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü ile CIA'den söz konusu bilgilerin neden gizlendiğininaraştırılmasını, sorumluların görevden alınmasını ve gerekli görülmesi halinde haklarındayasal işlem başlatılmasını istedi. "Seçim sistemi savunulamaz durumda" Trump, Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore ve bazı devlet dışı grupların ABD seçim altyapısını hedefalabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. ABD İç Güvenlik Bakanlığının incelemelerine atıfta bulunan Trump, seçmen kayıtlarındayaklaşık 278 bin yabancı uyruklu kişinin tespit edildiğini de öne sürdü. "Yüz milyonlarca ABD seçmen dosyası yabancı hükümetlerin elinde. Oy vermemakinelerimiz ve oy sayım sistemlerimiz siber saldırılara, manipülasyona ve yolsuzluğa açık"diyen Trump, mevcut seçim sistemini "savunulamaz" olarak nitelendirdi. ABD seçim sistemini sert sözlerle eleştiren Trump, "Bizimki gibi bir seçim sistemine sahiphiçbir üçüncü dünya ülkesi yok" ifadelerini kullandı. Kongre'ye SAVE America Act çağrısı Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin güvenilir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğinisöyleyen Trump, Kongre'ye SAVE America Act (Amerika'yı Kurtarma Yasası) tasarısını bir anönce kabul etme çağrısında bulundu. Söz konusu düzenleme, oy kullanırken kimlik ibrazını zorunlu hale getirmeyi ve posta yoluylaoy kullanımını sınırlandırmayı öngörüyor.

Beyaz Saray yakınlarında Ateş açan şüpheli öldürüldü Haber

Beyaz Saray yakınlarında Ateş açan şüpheli öldürüldü

ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri güvenlik görevlilerini alarma geçirdi. ABD Gizli Servisi, Beyaz Saray yakınlarında çok sayıda silah sesi duyulmasıyla ilgili detayları kamuoyu ile paylaştı. Gizli Servis açıklamasında, şüpheli şahsın 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesine gelerek çantasından çıkardığı silahla ateş etmeye başladığı ve bunun üzerine Gizli Servis görevlilerinin şüpheliyi hedef aldığı bildirildi. Ağır yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırılan şüphelinin hastanede hayatını kaybettiği kaydedilirken, o esnada çevrede bulunan bir kişinin de hafif yaralandığı ancak durumunun iyi olduğu açıklandı. Açıklamada herhangi bir güvenlik görevlisinin yara almadığı belirtildi. Canlı yayına yansımıştı ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri Beyaz Saray'ın içinde canlı yayın yapan bazı muhabirlerin yayınlarına da yansımış, seslerin Beyaz Saray'a yakın bir bölgede bulunan 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesinden geldiği bildirilmişti. Bahçedeki basın mensuplarını brifing salonuna toplayan Gizli Servis, Beyaz Saray çevresinde güvenlik önlemlerini artırmıştı. Öte yandan FBI Direktörü Kash Patel olayla ilgili bir paylaşımda bulunarak "olay yerinde olduğunu" ve "Gizli Servis ile birlikte çalıştıklarını" ifade etmişti. Söz konusu silah seslerinin duyulduğu esnada ABD Başkanı Donald Trump'ın da Beyaz Saray'da olduğu bildirilmişti. Beyaz Saray yakınlarında silah sesleri: Ateş açan şüpheli öldürüldü https://t.co/2YNKOlbFUw pic.twitter.com/EeCL7raxjI — Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) May 24, 2026

ABD : Arcadia belediye başkanı Çin için casusluk yaptığını kabul etti Haber

ABD : Arcadia belediye başkanı Çin için casusluk yaptığını kabul etti

Wang, nisanda hakkında yöneltilen Çin hükümeti adına yasa dışı casusluk faaliyetlerinde bulunma suçlamasını kabul ederek görevinden istifa etti. Los Angeles Savcılığı’nın açıklamasına göre, yabancı hükümet adına yasa dışı "ajan" olarak hareket etmekle suçlanan Wang, federal mahkemede hakim karşısına çıktı. 2022 yılında 56 bin nüfuslu Arcadia şehrinin belediye başkanlığına seçilen Wang, 25 bin dolar kefaletle serbest bırakıldı. ABD hükümetine bildirmeden Çinli yetkililerin talimatlarıyla Pekin yönetimini destekleyen içerikleri internet ortamında paylaşmakla suçlanan Wang'ın avukatları, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, müvekkillerinin suçun ciddiyetini kabul ettiğini ve "geçmişteki kişisel hataları" için sorumluluk üstlendiğini belirtti. İnternet yayıncılığı yapmış Mahkeme belgelerinde ise Wang ve diğer casus olarak tanımlanan Yaoning "Mike" Sun'ın, 2020'den 2022'ye kadar Çin'in çıkarlarını desteklemek amacıyla ABD'de propaganda faaliyetleri yürüttüğüne ilişkin detaylar yer aldı. Söz konusu kişilerin Çin kökenli ABD'lilere yönelik yayın yapan "US News Center" adlı haber sitesini işlettiği belirtilen belgelerde, bu sitede Çinli yetkililerin talimatlarıyla Pekin yönetimini destekleyen içerikler yayımlandığı kaydedildi. Belgelerde, üst düzey bir Çin hükümeti yetkilisi olarak tanımlanan John Chen'in Wang'dan bir içeriği yayımlamasını istediği iddia edildi. FBI'dan uyarı FBI Karşı İstihbarat ve Casusluk Dairesi Direktör Yardımcısı Roman Rozhavsky, yazılı açıklamasında, "Eileen Wang'ın kendi itirafıyla, Çin hükümetinin çıkarlarına gizlice hizmet ettiği ortaya çıktı” ifadesini kullandı. Söz konusu olayın açık bir uyarı niteliği taşıması gerektiğini vurgulayan Rozhavsky, yabancı hükümetler adına ABD demokrasisini etkilemeye çalışanların tespit edilerek soruşturulacağı ve adalet önüne çıkarılacağını kaydetti. Wang'ın suç ortakları Chen ve Sun'a hapis cezası Chen, Kasım 2024'te rüşvet almak ve Çin adına yasa dışı ajanlık faaliyeti yürütmek suçlarını kabul ederek 20 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Wang'ın suç ortağı Sun ise Ekim 2025'te yabancı ajan olarak hareket ettiğini kabul ederek 4 yıl hapse mahkum edilmişti.

Eski FBI Direktörü, Başkan Trump'ı 'tehdit etmekle' suçlanarak yargılanıyor. Haber

Eski FBI Direktörü, Başkan Trump'ı 'tehdit etmekle' suçlanarak yargılanıyor.

Olay, savcıların ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik tehditler içerdiğini iddia ettiği bir sosyal medya paylaşımıyla ilgili olarak hakkında iddianame hazırlanmasından sadece bir gün sonra meydana geldi. Özellikle 28 Nisan'da ABD Adalet Bakanlığı , eski Yüksek Mahkeme Başkanı James Comey hakkında, Başkan Donald Trump'ın hayatını tehdit etmekle suçlayarak resmi olarak iddianame hazırladığını duyurdu. Suçlamalar, Comey'nin geçen Mayıs ayında Instagram'da paylaştığı, sahilde dizilmiş deniz kabuklarının fotoğrafına dayanıyor. Savcılara göre, kabukların "86 47" sayısını oluşturacak şekilde dizilmesi, açık bir şiddet tehdidi mesajıydı. ABD Başkanı Donald Trump ve eski FBI Direktörü James Comey. Fotoğraf: GI İddianamede, sıradan bir kişinin bu görüntüyü "Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na zarar verme niyetinin ciddi bir ifadesi" olarak anlayacağı iddiasıyla iki ana suçlama yer alıyor. Amerikan gayriresmi kültüründe, "86" terimi genellikle restoranlarda bir ürünün stokta kalmadığını belirtmek için kullanılır, ancak aynı zamanda "ortadan kaldırmak veya öldürmek" anlamını da taşır; "47" sayısı ise Amerika Birleşik Devletleri'nin 47. Başkanı Donald Trump'ı ifade eder. Bu fotoğraf, Comey'nin sahil kenarında bir evi bulunan Kuzey Carolina'da çekilmiş ve yayınlanmıştır. Kısa süren mahkeme duruşması sırasında eski FBI lideri doğrudan bir açıklama yapmadı. Ancak avukatı Patrick Fitzgerald, bunun "intikam amaçlı bir kovuşturma" olduğunu kanıtlamak için mücadele edeceğini belirterek, suçlamaların Comey'nin yasal haklarını kullanmasından dolayı onu cezalandırmak için yapıldığını ima etti. Virginia Doğu Bölgesi Yargıcı William Fitzpatrick, suçlamaları dinledi ve Comey'nin herhangi bir özel koşul koymadan kefaletle serbest bırakılmasına izin verdi. ABD Adalet Bakanlığı, Comey'i Instagram paylaşımında Başkan Trump'ı tehdit etmekle suçladı. Fotoğraf: Comey/Instagram İddianame yayınlanmadan önce, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Gizli Servis bir soruşturma yürüttü ve Comey'i paylaşım hakkında sorguladı. Comey fotoğrafı silmiş ve bunun sadece siyasi bir mesaj olduğunu savunmuş olsa da, yetkililer davayı sürdürmeye karar verdi. Eski FBI lideri, daha sonra yaptığı açıklayıcı bir paylaşımda, sahilde yürürken üst üste dizdiği deniz kabuklarını yalnızca siyasi bir mesaj olarak gördüğünü ve bu sayıları şiddetle ilişkilendirmediğini belirtti. Bu, mevcut yönetim altında yasal soruşturmaların hedefi olduğu ilk olay değil. Geçen yıl, ayrı ancak sonuçsuz bir davada yargılanmıştı. Gözlemciler, bu iddianamenin ABD Adalet Bakanlığı'nın Başkan Trump'ın siyasi rakipleri olarak görülenleri hedef alma yönündeki yeni bir girişimi olduğunu düşünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.