Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fay Hattı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Fay Hattı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fay Hattı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir Belediyesi afetlere hazırlık için yeni yatırımları hizmete aldı Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi afetlere hazırlık için yeni yatırımları hizmete aldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, olası afetlere müdahale ve hazırlık süreçlerini güçlendirmek amacıyla yapılan yatırımların devreye alındığı törende konuştu: “Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır.” Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla yapımı tamamlanan Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası hizmete açıldı. İtfaiye Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla itfaiye filosuna 7 yeni itfaiye aracı kazandırıldı. BURULAŞ ve BUSKİ destekleriyle Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracı da afet sonrası süreçlerde kullanılmak üzere hizmete alındı. Küçükbalıklı İtfaiye İstasyonu’nda gerçekleşen törene Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, AKOM İl Müdürü Mehmet Buldan, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların bürokratları katıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, törende yaptığı konuşmada 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anarken “Acıları anmak kadar, onlardan ders çıkarmak da hayatını kaybedenlere karşı sorumluluğumuzdur. Depremi durduramayız. Ama depremin büyük bir afete dönüşmesinin önüne geçebiliriz” dedi. Bursa İtfaiyesi’nin geçmişten bugüne gelişimini, eğitim ve arama kurtarma kapasitesini ve şehrin afetlere hazırlık gücünü hep birlikte ortaya koyduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bugün tören alanında gördüğümüz bu bütünlük de bu anlayışın yansımasıdır. Bir yanda tarihi tulumbacı kıyafetleriyle Bursa İtfaiyesi’nin köklü geçmişini, bir yanda modern itfaiye üniforması ve arama kurtarma kıyafetleriyle bugün ulaştığımız kapasiteyi görüyoruz. İstiklal Marşımız okunurken merdivenli aracımızdan dalgalandırılan şanlı Türk bayrağımız da bize bir kez daha hatırlattı ki bu milletin en zor günlerdeki en büyük gücü, birliği, dayanışması ve fedakârlığıdır” diye konuştu. “BU ŞEHRİN KENDİ DEPREM HAFIZASI DA VAR” Türkiye’de deprem gerçeği aradan geçen yıllar içinde değişmediğini ifade eden Başkan Vekili Şahin Biba, “6 Şubat’ta yaşadığımız büyük yıkım da bizlere bu gerçeği bir kez daha hatırlattı. Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem 11 ilimizi vurdu. 50 binin üzerinde canımızı yitirdik. Bursa, nasıl ki o günlerde ekipleriyle, araçlarıyla, yüreğiyle bölgedeydi. Bugün de bu meselenin seyircisi değildir. Şehrimiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolu üzerinde yer alıyor. Çevremizde deprem üretebilecek aktif faylar var. Üç milyonu aşan nüfusu ve ülkemizin en büyük üretim havzalarından birini barındırıyoruz. Bu şehrin kendi deprem hafızası da var. Yani deprem bizim için uzak bir yerde değil. Şehrimizin sanayi tesisleri, tarihi yapıları, ulaşım ağları ve ekonomik büyüklüğü düşünüldüğünde deprem meselesinin yalnızca 'bina güvenliği' meselesi olmadığını da buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi. “JAPONYA İLE BAŞLATILAN PROJEYİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUM” Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, Bursa’nın geleceğini tahminlerle değil, bilimsel verilerle planlama anlayışını başlattıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Belediyemiz ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı arasında başlatılan Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni çok kıymetli buluyorum. Bir yandan riskleri azaltırken, diğer yandan olası bir afete müdahale gücümüzü artırıyoruz. Bugün de bu anlayışın somut bir karşılığını hep birlikte hizmete alıyoruz. Yapımını tamamladığımız Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binamız; arama kurtarma kapasitemizin geliştirilmesine, ekiplerimizin daha donanımlı ve hazır hale gelmesine önemli katkı sağlayacak. Burada, personelimizin gerçeğe yakın senaryolarda eğitim alabileceği, bilgisini ve saha kabiliyetini sürekli geliştirebileceği güçlü bir eğitim altyapısı oluşturuyoruz. Geçmiş depremlerde ve afetlerde yürüttüğümüz müdahale çalışmalarına ait fotoğraflar da binanın koridorlarında sergilenecek” dedi. “BELEDİYEMİZİN ÖZKAYNAKLARIYLA ARAÇLARIMIZI HİZMETE ALIYORUZ” 7 yeni itfaiye aracı, mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracını hizmete alacaklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bir afet anında haberleşmenin ve koordinasyonun ne kadar hayati olduğu bilinciyle, belediyemizin özkaynaklarıyla hazırlanan mobil şarj ve internet aracımız ile mobil ikram aracımızı hizmete alıyoruz. Bu sayede aynı anda 160 telefon şarj edilebilecek, internet erişimi sağlanabilecek, engelli araçlarının şarj ihtiyacı karşılanabilecek. Üstelik bu araçların ortaya çıkış hikâyesi de bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. BURULAŞ bünyesinde kullanım ömrünü yarılamış durumda bulunan araçlar, kendi personelimizin emeği, bilgisi ve üretim kabiliyetiyle yeniden hayata kazandırıldı” diye konuştu. “ARKADAŞLARIMIZA ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM” Araçların yapımında emeği geçen görevli personele teşekkür eden Başkan Vekili Biba, “Bu araçların yeniden kullanılabilir hale gelmesinde emeği olan AKOM’da görevli Adem Ceylan, Ahmet Enes Keskin, Hüseyin Atasoy ile BUSKİ Genel Müdürlüğümüzde görev yapan marangoz arkadaşlarımızdan Sinan Özusta, Fatih Yüksel, Aykut Yavuz, Veselami Müjdeci’ye özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum. Burada mesele maliyeti düşürmek değildir. Mesele; kamunun kaynağını korumak, elimizdeki imkânı doğru kullanmak, kendi insanımızın bilgisine ve emeğine güvenmektir. Bizim belediyecilik anlayışımız; üreten, tasarruf eden, kaynağını doğru kullanan ve ihtiyaç duyduğu çözümü kendi imkânlarıyla geliştirebilen bir belediyeciliktir” diye konuştu. “ORTAK SORUMLULUĞUMUZ GÜVENLİ BİR GELECEKTİR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu dirençli şehirler vizyonu doğrultusunda; merkezi yönetimin imkânlarını, yerel yönetimlerin gücünü, bilimin rehberliğini ve milletin dayanışmasını bir araya getirmek zorunda olduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “İlçe belediyelerimizle, AFAD’ımızla, üniversitelerimizle, meslek odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla aynı hedef etrafında çalışmalıyız. Çünkü afetin siyaseti olmaz. Fay hattının iktidarı, muhalefeti olmaz. Bursa söz konusuysa ortak paydamız insan hayatı. Ortak sorumluluğumuz, güvenli bir gelecektir. Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır. Afetten sonra ne yapacağımızı konuşmak kadar, afetten önce ne yaptığımıza odaklanmaktır. Bugün hizmete açtığımız bu merkez, eğitim altyapımız, yeni araçlarımız ve güçlenen itfaiye filomuz tam olarak bu anlayışın bir sonucudur” dedi. Emeği geçen herkese teşekkür eden AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, “Ekipmanların tekrar değerlendirip hizmete sunulması, Bursa Büyükşehir Belediyesi personelimizin bu meseleyi sahiplenerek bu şekilde davranması çok değerlidir. Yeni binamız ve araçlarımız hayırlı olsun” dedi. Konuşmaların ardından, afet araçlarının yapımında gösterdikleri emek ve katkılardan dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan personele, Başkan Vekili Şahin Biba tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra, Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası ile itfaiye ve afet araçlarının hizmete alınması dolayısıyla kurdele kesim töreni gerçekleştirildi. Tören kapsamında itfaiye aracının ilk test sürüşünü de Başkan Vekili Şahin Biba gerçekleştirdi. Program, gerçekleştirilen açılış ve test sürüşünün ardından sona erdi.

Dünyanın En Tehlikeli 10 Fay Hattı Açıklandı: Listede Türkiye de Var Haber

Dünyanın En Tehlikeli 10 Fay Hattı Açıklandı: Listede Türkiye de Var

Dünyanın farklı noktalarında milyonlarca insan, aktif fay hatlarının üzerinde veya yakınında yaşamını sürdürüyor. Yer kabuğundaki levha hareketleri nedeniyle sürekli enerji biriktiren bu fay sistemleri, büyük depremler üretme potansiyelleri nedeniyle bilim insanlarının yakından takip ettiği bölgeler arasında yer alıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre, geçmişte yıkıcı depremlere neden olan ve gelecekte de yüksek büyüklükte sarsıntılar oluşturma riski taşıyan 10 kritik fay hattı öne çıkıyor. Listede Türkiye'nin en önemli aktif fay sistemi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı da bulunuyor. 1. Sunda Megathrust (Endonezya) Hint Okyanusu Levhası'nın Avrasya Levhası'nın altına daldığı Sunda Megathrust, dünyanın en güçlü deprem kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Levhaların yılda yaklaşık 60 milimetre sıkışması nedeniyle bölgede sürekli gerilim birikiyor. Bu fay hattı, 26 Aralık 2004'te meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki Sumatra Depremi ile dünya gündemine oturdu. Depremin ardından oluşan dev tsunami, Hint Okyanusu kıyılarındaki birçok ülkede yaklaşık 230 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Uzmanlar, bölgede benzer büyüklükte depremlerin gelecekte de yaşanabileceğini belirtiyor. 2. Japonya Çukuru (Japonya) Pasifik Levhası'nın Japonya'nın altına dalmasıyla oluşan Japonya Çukuru, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olarak gösteriliyor. Küresel ölçekte meydana gelen 6 ve üzeri büyüklükteki depremlerin önemli bir bölümü bu bölgede kaydediliyor. 2011 yılında yaşanan 9,1 büyüklüğündeki Tohoku Depremi ve ardından oluşan tsunami, büyük can kayıplarına yol açarken Fukuşima Daiichi Nükleer Santrali'nde tarihin en ciddi nükleer kazalarından birini tetikledi. 3. Peru-Şili Çukuru (Atacama Megathrust) Nazca Levhası ile Güney Amerika Levhası'nın çarpıştığı Peru-Şili Çukuru, dünyanın en büyük deprem üretme kapasitesine sahip bölgelerinden biri olarak biliniyor. 1960 yılında Şili'nin Valdivia kentinde meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki deprem, bugüne kadar aletsel olarak ölçülen en büyük deprem olarak kayıtlara geçti. Levhaların yılda yaklaşık 65 milimetre hareket etmesi, bölgede enerji birikiminin devam ettiğini gösteriyor. 4. San Andreas Fayı (ABD) Kaliforniya boyunca uzanan San Andreas Fayı, dünyanın en çok araştırılan kara faylarından biri olma özelliğini taşıyor. Pasifik Levhası ile Kuzey Amerika Levhası arasındaki hareket, yılda yaklaşık 33 ila 37 milimetre arasında değişiyor. Los Angeles, San Francisco ve San Jose gibi milyonlarca insanın yaşadığı büyük kentlere yakın konumda bulunan fay hattı, olası büyük bir deprem senaryosu nedeniyle sürekli izleniyor. 5. Kuzey Anadolu Fay Hattı (Türkiye) Türkiye'nin en önemli aktif fay sistemi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı da uzmanların hazırladığı listede yer aldı. Yaklaşık 1.500 kilometre uzunluğundaki fay, Doğu Anadolu'dan başlayarak Marmara Denizi'ne kadar uzanıyor. 1939 Erzincan Depremi ile 1999 Gölcük Depremi başta olmak üzere Türkiye'nin en yıkıcı depremleri bu fay üzerinde meydana geldi. Bilim insanları, tarihsel kırılma dizisini ve özellikle Marmara Denizi çevresindeki segmentleri yakından takip ediyor. 6. Alpine Fayı (Yeni Zelanda) Yeni Zelanda'nın Güney Adası boyunca uzanan Alpine Fayı, Avustralya ve Pasifik levhalarının sınırını oluşturuyor. Jeolojik araştırmalar, fayın belirli aralıklarla büyük depremler ürettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, gelecekte yüksek büyüklükte bir depremin meydana gelme olasılığı nedeniyle bölgenin sürekli gözlem altında tutulduğunu ifade ediyor. 7. Cascadia Dalma-Batma Zonu (Kuzey Amerika) ABD'nin kuzeybatısından Kanada'nın batısına kadar uzanan Cascadia Dalma-Batma Zonu, uzun süredir büyük bir deprem üretmemesi nedeniyle dikkat çekiyor. Araştırmalar, bu fay hattının kırılması halinde 9 ve üzeri büyüklükte deprem ile büyük tsunami oluşabileceğini gösteriyor. Bölgede son büyük depremin 1700 yılında meydana geldiği tahmin ediliyor. 8. Filipin Çukuru (Filipinler) Pasifik Ateş Çemberi üzerinde bulunan Filipin Çukuru, dünyanın en hareketli sismik bölgeleri arasında yer alıyor. Bölgede her yıl çok sayıda orta ve büyük ölçekli deprem meydana geliyor. Depremlerin önemli bir kısmı okyanus tabanında gerçekleştiği için kamuoyunda daha az gündeme gelse de bilim insanları bu bölgeyi yakından izlemeyi sürdürüyor. 9. Chaman Fayı (Pakistan-Afganistan) Pakistan ile Afganistan arasında uzanan Chaman Fayı, Hint Levhası ile Avrasya Levhası arasındaki hareketten kaynaklanıyor. Bölge, tarih boyunca yıkıcı depremlere sahne oldu. Uzmanlar, yapı stokunun yetersiz olduğu yerleşim alanlarında orta büyüklükteki depremlerin bile ciddi can ve mal kayıplarına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. 10. Doğu Afrika Rift Sistemi Doğu Afrika Rift Sistemi, diğer büyük faylardan farklı olarak levhaların birbirinden uzaklaştığı bir jeolojik yapıya sahip. Bu süreç milyonlarca yıl içinde Afrika kıtasının iki ayrı kara parçasına bölünmesine neden olabilecek doğal bir oluşum olarak değerlendiriliyor. Rift sistemi boyunca meydana gelen depremler ve yoğun volkanik faaliyetler, bölgeyi dünyanın en dikkat çekici jeolojik alanlarından biri haline getiriyor. Uzmanlar Deprem Riskine Karşı Hazırlığın Önemine Dikkat Çekiyor Bilim insanları, büyük depremlerin kesin zamanını önceden belirlemenin günümüz teknolojisiyle mümkün olmadığını vurguluyor. Ancak aktif fay hatlarının düzenli olarak izlenmesi, yapıların depreme dayanıklı inşa edilmesi, afet planlarının hazırlanması ve toplumun bilinçlendirilmesi, olası can ve mal kayıplarını azaltmanın en etkili yöntemleri arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre dünyanın farklı bölgelerinde bulunan bu aktif fay sistemleri, yalnızca bulundukları ülkeler için değil, küresel ölçekte afet yönetimi ve bilimsel araştırmalar açısından da büyük önem taşımaya devam ediyor.

Japonya'daki deprem ve Bali'de 'süper deprem' olasılığına dair endişeleri arttırdı Haber

Japonya'daki deprem ve Bali'de 'süper deprem' olasılığına dair endişeleri arttırdı

Depremden sadece birkaç saat sonra, Japonya Meteoroloji Ajansı, önümüzdeki günlerde 8 veya daha yüksek şiddette güçlü bir depremin meydana gelme olasılığı konusunda özel bir uyarı yayınladı. Bu uyarı, Bali Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı'nın (BMKG) Bali'de Richter ölçeğinde 9.0'a ulaşabilecek çok güçlü bir deprem riski konusunda yaptığı uyarının ardından geldi. Ajans, bunun belirli bir tahmin değil, uzun vadeli bir risk değerlendirmesi olduğunu vurguladı. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'na (USGS) göre, "mega depremler" tipik olarak tektonik bir plakanın bir fay hattı boyunca sıkışıp kalması, enerji biriktirmesi ve ardından bu enerjiyi aniden serbest bırakması sonucu meydana gelir ve son derece güçlü sarsıntılara neden olur. Bu bölgenin çevresindeki kabuk katmanlarında daha küçük depremler daha sık meydana gelebilir. Uzmanlar, Bali, Sumba ve Flores Adaları gibi bölgelerin büyük bir deprem olması durumunda ciddi şekilde etkilenme riskinin yüksek olduğunu söylüyor. BMKG'de görevli genç bir meteoroloji ve jeofizikçi olan Yogha Mahardika, Endonezya Ulusal Deprem Araştırma Merkezi'nin 2024 tarihli bir raporuna atıfta bulunarak, Bali'nin Sumba fayından potansiyel olarak etkilenebilecek bir bölgede yer aldığını belirtti. Ancak jeofizikçi, şu anda bir depremin ne zaman meydana geleceğini doğru bir şekilde tahmin edebilecek bir teknoloji olmadığını vurguladı. Uyarılar, kamuoyunu bilinçlendirmek ve müdahale kapasitelerini geliştirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi ve USGS'nin verilerine göre Endonezya, dünyanın en aktif deprem bölgelerinden biridir. Japonya ise bu listede üçüncü sırada yer almaktadır. 21 Nisan'da Endonezya'nın Doğu Nusa Tenggara eyaletindeki Kuzey Orta Timor'da 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. BMKG'ye göre, depremin merkez üssü bölgenin yaklaşık 67 km kuzeybatısında, 31 km derinlikteydi ve tsunami riski oluşturmuyordu. Deprem sarsıntıları Atambua'da Modifiye Mercalli ölçeğine göre III ila IV şiddetinde hissedildi; nesnelerin sallanmasına, pencerelerin titremesine ve bazı eşyaların yer değiştirmesine neden oldu. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı veya önemli hasar bildirilmedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.