SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eylem

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Eylem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakanlık Önünde Eylem Yapan Madencilere Polis Müdahalesi: Sendika En Az 100 Gözaltı Olduğunu Açıkladı Haber

Bakanlık Önünde Eylem Yapan Madencilere Polis Müdahalesi: Sendika En Az 100 Gözaltı Olduğunu Açıkladı

Bağımsız Maden-İş Sendikası, haklarını almak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde 11 gündür eylem yapan madencilere polis müdahalesinde bulunulduğunu ve en az 100 işçinin gözaltına alındığını duyurdu. Sendika, müdahale sırasında bazı madenciler ile basın mensuplarının darbedildiğini öne sürdü. Bağımsız Maden-İş Sendikası, Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylemlerini sürdüren madencilere yönelik polis müdahalesi gerçekleştirildiğini açıkladı. Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, müdahale sırasında en az 100 madencinin gözaltına alındığıbelirtildi. Sendika ayrıca bazı işçiler ve basın mensuplarının müdahale sırasında darbedildiğini iddia etti. Açıklamalarda, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun da diğer madencilerden ayrı bir araca götürüldüğü bildirildi. Sendikadan gözaltı açıklaması Bağımsız Maden-İş tarafından yapılan paylaşımda, çok sayıda madencinin gözaltına alındığı duyurularak kamuoyuna çağrıda bulunuldu. Sendika, müdahale sırasında yalnızca işçilerin değil, görev yapan bazı basın mensuplarının da darbedildiğini öne sürdü. Yaşananlara tepki gösterilmesi çağrısında bulunan sendika, madencilerin taleplerinin karşılanmasını istedi. Madenciler 11 gündür Bakanlık önünde Eylem, Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik işçileri tarafından gerçekleştiriliyordu. İşçiler, haklarının kendilerine verilmesi talebiyle 11 gündür Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylem yapıyordu. Sendika, eylemin temel amacının madencilerin işçilik alacakları ve diğer haklarının teslim edilmesini sağlamak olduğunu belirtiyor. Gözaltı sayısına ilişkin resmi açıklama bekleniyor Polis müdahalesinin ardından sendika tarafından en az 100 işçinin gözaltına alındığı açıklanırken, gözaltı sayısı ve müdahale sırasında yaşananlara ilişkin resmi makamlardan henüz bir açıklama yapılmadı. Müdahale sırasında darp yaşandığı yönündeki iddiaların da resmi makamlarca doğrulanması bekleniyor.

Doruk Madencilik işçileri yeniden Ankara yolunda Haber

Doruk Madencilik işçileri yeniden Ankara yolunda

Şirketin taahhütlerini yerine getirmediğini belirten madencilerin Ankara’ya gidişi iseBeypazarı’nda polis engeline takıldı. Beklenen ödemeler gerçekleşmedi Bağımsız Maden-İş sendikası tarafından yapılan açıklamada, 28 Nisan’da sağlanan uzlaşmanınardından eylemlerin sonlandırıldığı hatırlatıldı. Söz konusu anlaşmaya göre, 15 Mayıs tarihinekadar işçilerin tüm hak ediş ve alacaklarının ödenmesi taahhüt edilmişti. Çalışma ve SosyalGüvenlik, İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkları’nın "garantör" olduğu bu sürecinsonunda, beklenen ödemelerin gerçekleşmediği bildirildi. Sendika yönetimi, "Garantör olan bakanlıkları göreve davet ederek direnişimizi kaldığı yerden,daha güçlü bir şekilde sürdürme kararı aldık" açıklamasında bulundu. “Üç bakanın sözü havada kaldı" Ankara’ya gitmek üzere yola çıkan madencilerin önü Beypazarı’nda polis tarafından üç kezkesildi. Engellemelere tepki gösteren madenci Kamil Tanrısever, yaşadıkları mağduriyeti şusözlerle dile getirdi: “Üç bakanın verdiği sözler tutulmadı. Bayram öncesi ödeme yapılacağı söylenmişti ancak tekbir kuruş yatırılmadı. Haklarımızı alana kadar, 1 Haziran itibarıyla eylemimizde kararlıyız." Ne olmuştu? Eskişehir’de faaliyet gösteren ve 2022 yılında Yıldızlar SSS Holding’e devredilen DorukMadencilik’te çalışan işçiler; aylardır ödenmeyen maaşlar, tazminatlar ve zorunlu ücretsizizinler nedeniyle Nisan ayında büyük bir direniş başlatmıştı. 13 Nisan’da Eskişehir’den yürüyüşe geçen işçiler, 20 Nisan’da Ankara’ya ulaşarak KurtuluşParkı’nda 9 gün süren bir açlık grevi yapmıştı. Eylem süresince 110 işçi gözaltına alınmış,parktaki direnişe biber gazıyla müdahale edilmişti. 28 Nisan’da İçişleri Bakanlığı’nda yapılangörüşmeler sonucunda, işçilerin tüm taleplerinin kabul edildiği duyurulmuş ve eylem "zafer"ilanıyla sonlandırılmıştı. Dönemin İçişleri Bakanı ve sendika avukatları sürecin "sağduyu ile çözüldüğünü" belirtmiş,Çalışma Bakanlığı ise şirkete 23 milyon TL idari para cezası kesildiğini açıklamıştı. Ancakgelinen noktada verilen garantilerin kağıt üzerinde kaldığını belirten işçiler, hakları için yenidenyollara düştü. Bakanlıklardan konuya ilişkin henüz yeni bir açıklama gelmedi.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.