Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda OVP'yi açıklayan Cevdet Yılmaz'a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan eşlik etti. Yılmaz, programın Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ortak çalışmasıyla hazırlandığını, kamu kurumlarının yanı sıra özel sektör ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin de hazırlık sürecine dahil edildiğini belirtti. Küresel ekonomide büyüme beklentileri geriledi Dünya ekonomisinin ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin birbirini etkilediği yeni bir dönemden geçtiğini belirten Yılmaz, savaşlar, enerji ve emtia fiyatlarındaki hareketlilik ile ticaret politikalarındaki belirsizliklerin küresel görünümü olumsuz etkilediğini söyledi. Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre, önceki OVP'de yüzde 3,1 olarak öngörülen küresel büyüme tahmini yüzde 3'e çekildi. Türkiye'nin ticaret ortaklarının büyüme beklentisi yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyüme tahmini ise yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a indirildi. Savaşın etkilerinin belirgin şekilde hissedildiği Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde ise daha önce yüzde 3,4 olarak öngörülen büyümenin yüzde eksi 0,5'e gerilemesinin beklendiği açıklandı. 2026 büyüme tahmini yüzde 3,3'e çekildi Cevdet Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarındaki ekonomik yavaşlamanın 2026 beklentilerine de yansıdığını ifade etti. Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak güncellediklerini, sanayi büyümesi beklentisini ise yüzde 2,3'e indirdiklerini açıkladı. Yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 28,4'e yükseltildi. Enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle enerji ithalatı beklentisinin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkarıldığı belirtildi. Dış ticaret açığı tahmini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, cari işlemler açığının milli gelire oranı beklentisi ise yüzde 2,6'ya yükseltildi. Turizm gelirleri tahmini de savaşın etkileri nedeniyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildi. 2027'de küresel ekonomide toparlanma beklentisi Yılmaz, 2026'nın küresel büyüme ve dünya ticaretinin ivme kaybettiği bir yıl olduğunu, ancak 2027'de toparlanma beklentisinin güçlendiğini söyledi. Buna göre küresel büyümenin 2027'de yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi bekleniyor. Türkiye'nin dış talep koşullarının da bu toparlanmadan olumlu etkilenmesinin öngörüldüğü belirtildi. Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 43'ünü gerçekleştirdiği Avrupa Birliği'nde büyümenin 2026'da yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027'de ise yüzde 1,4'e yükselmesi bekleniyor. MENA bölgesinde ise 2026'da yüzde 0,5 daralma, 2027'de yüzde 7,3 büyüme tahmini bulunuyor. Yılmaz, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve Türkiye'nin dış ticaretinin bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dirençli hale getirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Rezervlerde 188,2 milyar dolara ulaşıldı Ekonomi politikalarının uygulanmasıyla Türk lirasına güvenin arttığını savunan Yılmaz, TL mevduatının toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6'dan 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldiğini söyledi. Brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, Türkiye'nin risk priminin de 700'lü seviyelerden 220'nin altına gerilediğini kaydetti. Yılmaz, rezervlerdeki yükselişin Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini ve kamu ile özel sektörün yabancı para cinsinden borçlanma maliyetlerini düşürdüğünü belirtti. İhracatta yüksek teknolojili ürünlerin payı arttı Yıllıklandırılmış ihracatın ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıklayan Yılmaz, ihracatın teknoloji kompozisyonunda da iyileşme yaşandığını söyledi. Buna göre orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı 2024 Ağustos'unda yüzde 40 seviyesindeyken, 2026 Ağustos'unda yüzde 44,1'e çıktı. Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde geçici baskı oluşturduğunu belirterek, 2026 Haziran itibarıyla cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 2,3 olduğunu açıkladı. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olması bekleniyor Yılmaz, 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini, ancak savaş nedeniyle oluşan arz yönlü baskıların düşüş hızını yavaşlattığını ifade etti. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde bulunduğunu belirten Yılmaz, yılın son çeyreğinde yeniden düşüş beklediklerini ve 2026 sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi. Yılmaz ayrıca, savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını aktardı. 2029 için yüzde 5 büyüme hedefi 2027-2029 dönemine ilişkin yeni OVP'nin temel hedeflerini de açıklayan Yılmaz, büyümenin kademeli olarak güçlendirilmesinin planlandığını belirtti. Program kapsamında büyüme hedefleri şöyle sıralandı: 2026: yüzde 3,3 2027: yüzde 4,2 2028: yüzde 4,6 2029: yüzde 5 Yılmaz, büyümenin üretim kapasitesini ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini söyledi. İşsizlikte 2029 hedefi yüzde 7,6 Programda istihdam da öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Yılmaz, 2026 yılında yüzde 8,1 olması beklenen işsizlik oranının 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürülmesinin hedeflendiğini açıkladı. Program dönemi boyunca yaklaşık 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanması ve iş gücüne katılımın artırılması hedefleniyor. Enflasyon 2029'da tek haneye indirilecek OVP'nin en önemli hedeflerinden birinin dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi olduğunu belirten Yılmaz, enflasyonun kademeli olarak düşürülmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Yeni programdaki enflasyon hedefleri şöyle: 2026: yüzde 28,4 2027: yüzde 21 2028: yüzde 13,5 2029: yüzde 9 Yılmaz, program dönemi sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Bütçe açığında kademeli düşüş hedefleniyor Program kapsamında bütçe disiplininin korunacağını belirten Yılmaz, 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı. 2027 yılı için yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığı oranının ise program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürülmesi hedefleniyor. Yılmaz, deprem sonrası harcamalar devam ederken savunma, personel ve sosyal güvenlik giderlerindeki artışa rağmen mali disiplinin korunacağını ifade etti. Cari açık 2029'da yüzde 1,6'ya indirilecek Bölgedeki savaşın etkilerinin azalmasıyla cari işlemler açığının kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. Programda cari işlemler açığının milli gelire oranının 2027'de yüzde 1,9, 2028'de yüzde 1,8 ve 2029'da yüzde 1,6 seviyesine düşürülmesi hedeflendi. Gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması için ise tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, üretim planlamasının güçlendirilmesi ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımların hızlandırılması planlanıyor. Türkiye ekonomisinin 2026'da 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ilişkin beklentileri de paylaştı. Buna göre milli gelirin 2026 sonunda ilk kez 1,8 trilyon doları aşması, kişi başına milli gelirin ise 20 bin doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılmaz, Türkiye'nin 2026 yılında yüksek gelirli ülkeler grubuna geçiş eşiğini aşmasının beklendiğini, nominal olarak dünyanın 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomisi konumunun korunacağını ifade etti. Dijital Türk lirası için çalışmalar sürecek Programda finansal teknolojiler ve dijital Türk lirası da yer aldı. Yılmaz, dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılması için çalışmaların devam edeceğini söyledi. Sermaye piyasalarının daha derin ve etkin hale getirilmesi, Türk lirası cinsinden tasarruf ve yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve şirketlerin sermaye piyasalarından daha fazla finansman sağlaması da programın hedefleri arasında gösterildi. Yılmaz, önümüzdeki dönemde temel hedefin fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek, mali disiplini korumak, istihdamı artırmak ve enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğini güçlendirmek olduğunu belirtti.

Cevdet Yılmaz: Yeni ekonomik hedeflerde Enflasyon tek haneye inecek, 2,1 milyon yeni istihdam sağlanacak Haber

Cevdet Yılmaz: Yeni ekonomik hedeflerde Enflasyon tek haneye inecek, 2,1 milyon yeni istihdam sağlanacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) sunumunda ekonomiye ilişkin hedef ve politikaları açıkladı. Yılmaz, programın temel önceliklerinden birinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini söyledi. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olmasının beklendiğini ifade etti. Yılmaz, savaş kaynaklı arz baskılarının enflasyonun düşüşünü geçici olarak yavaşlattığını belirterek, arz şoklarının etkisinin azalmasıyla birlikte enflasyondaki düşüşün yeniden hızlanmasının beklendiğini kaydetti. 2,1 MİLYON YENİ İSTİHDAM HEDEFİ “Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda program döneminde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması planlanıyor. Yılmaz, dönem sonunda işsizlik oranının yüzde 8’in altına çekilmesinin hedeflendiğini belirtti. Ekonomik büyüklüğün artırılması kapsamında ise milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara taşınması öngörülüyor. Kişi başına milli gelirin de 25 bin dolar seviyesine çıkarılması hedeflenirken, uzun vadeli amaçlardan birinin enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmek olduğu vurgulandı. DEPREM BÖLGESİNE 116 MİLYAR DOLARI AŞAN KAYNAK OVP sunumunda deprem bölgesine yönelik harcamalar da önemli başlıklardan biri oldu. Yılmaz, 2023-2026 döneminde depremin yarattığı kayıp ve zararların telafisi ile afet risklerinin azaltılması amacıyla 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon lira, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olacağını açıkladı. Bu tutarın 2027 sonunda 116 milyar doları aşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, deprem bölgesinde yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerinin yapılmadığını, daha güvenli ve dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulduğunu söyledi. Hak sahipleri için 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını belirten Yılmaz, bölgede ilave sosyal konut çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) "İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu… pic.twitter.com/yatl9aLUIW — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DÖRT ALANDA EKONOMİK GÜVENLİK HEDEFİ OVP kapsamında ilk kez ayrı bir başlık olarak “ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” yaklaşımının öne çıkarıldığı belirtildi. Bu kapsamda dört kritik alana odaklanılacak: Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması, Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın güçlendirilmesi, Savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere kritik teknolojilerde yerli kapasitenin artırılması, Ailenin ve demografik yapının güçlendirilmesi ile şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi. Kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanlarda yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında yer alacak. SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK Bütçe önceliklerine ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının ise yüzde 103 artırılması planlanıyor. Madencilik alanında MTA yatırımları yüzde 139, sanayi altyapı yatırımları ise yüzde 54 artırılacak. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılması hedefleniyor. İstanbul’da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının da önümüzdeki dönemde farklı illere yaygınlaştırılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) “Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız… pic.twitter.com/mWMDit4yen — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DEMİRYOLLARINA DAHA FAZLA KAYNAK AYRILACAK Ulaştırma yatırımlarında ise demiryolları öncelikli alanlardan biri olacak. Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın demiryolu projelerine ayrılan kaynağın yüzde 49 artırıldığını belirterek, sanayi ve ticaretin gelişmesi ile ulaşım imkanlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. OVP ile birlikte hükümetin önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun düşürülmesi, istihdamın artırılması, üretim ve ihracat kapasitesinin genişletilmesi, enerji ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın azaltılması ve sosyal konut yatırımlarının artırılması hedeflerine odaklanması bekleniyor.

CHP  Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal: Bursa siyah inciri dalında çürüyor Haber

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal: Bursa siyah inciri dalında çürüyor

CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tarımda üretim artmasına rağmen çiftçinin kazanç değil zarar ettiğini belirterek, “Çok üretip zarar eden bir sektöre dönüştü tarım bu yıl” dedi. Basın özgürlüğüne de değinen Sarıbal, medyanın siyaset ve ticaret baskısından uzak olması gerektiğini ifade etti. “KANTARLAR DERHAL AÇILSIN” Bursa siyah incirinde rekoltenin bu yıl 50 bin tonu aşmasının beklendiğini, ancak hasatla birlikte fiyatların hızla gerilediğini söyleyen Sarıbal, toplama işçiliği ve üretim maliyetinin ürün fiyatının üzerinde kaldığını savundu. Yaklaşık 10 firmanın alım yaptığını, buna rağmen kantarların kapatıldığını belirten Sarıbal, alımların yeniden başlamasını ve taban fiyat açıklanmasını talep etti. İhracatta önemli bir paya sahip olan Bursa siyah incirinde pestisit kalıntısı gerekçesinin bütün üreticileri cezalandıracak şekilde kullanılamayacağını vurgulayan Sarıbal, üretici bazlı ve şeffaf analiz çağrısında bulundu. ÜZÜMDE GEÇEN YILA GÖRE SERT DÜŞÜŞ Çekirdeksiz kuru üzümde geçen yıl kilo başına 120 lira olan alım fiyatının bu sezon 80 lira olarak açıklanmasını eleştiren Sarıbal, üretim maliyetinin 91 lira olduğunu, üreticilerin ise 150 lira seviyesinde fiyat talep ettiğini aktardı. Tariş ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya müdahale etmesi gerektiğini söyledi. SOĞAN ÜRETİCİSİNE İTHALAT ELEŞTİRİSİ Kuru soğanda gümrük vergisinin yüzde 49,5’ten yüzde 5’e indirilmesini de eleştiren Sarıbal, bu uygulamanın hasat döneminde üreticiyi baskı altına aldığını ifade etti. İthalat politikasının depolardaki ürünü de değersizleştirdiğini söyledi. Ekonominin ikinci çeyrekte büyümesine rağmen bunun halkın refahına yansımadığını dile getiren Sarıbal, işsizliğin arttığını, emeğin milli gelirden aldığı payın ise gerilediğini savundu. Enflasyon ve hayat pahalılığının da toplumun temel sorunu olduğunu belirten Sarıbal, sözlerini ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerle tamamladı.

Cevdet Yılmaz, Ağustos'ta yıllık enflasyonun %31,51'e gerilediğini açıkladı. Haber

Cevdet Yılmaz, Ağustos'ta yıllık enflasyonun %31,51'e gerilediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadelenin bütüncül bir yaklaşımla ve kurumlar arası güçlü eşgüdümle kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Yılmaz, sosyal medya paylaşımında Ağustos ayında tüketici enflasyonunun yüzde 1,84 gerçekleştiğini, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,51 seviyesine gerilediğini ifade etti. Temel mallarda yıllık enflasyonun da yüzde 15,89’a düştüğünü kaydetti. GIDA VE TEMEL MALLARDA İYİLEŞME VURGUSU Paylaşımda, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle gıda kaleminin aylık enflasyonunun yüzde 0,22 olduğu, yıllık gıda enflasyonunun ise geçen aya göre 3,7 puan gerilediği belirten Cumhurbaşkanı Yardımcııs Yılmaz, temel mal enflasyonunda da giyim ve ayakkabı fiyatlarındaki sezon indirimlerinin etkisiyle aylık ve yıllık bazda iyileşmenin sürdüğünü aktardı. Yılmaz, hizmet enflasyonunun yıllık bazda yatay seyrettiğini, aylık fiyat hareketlerinde ise küresel gerilimlerle yükselen ulaştırma maliyetlerinin yanı sıra kira ve eğitim fiyatlarındaki dönemsel gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. “DIŞ ŞOKLARA KARŞI DAYANIKLILIĞI ARTIRACAK POLİTİKALAR ÖNCELİĞİMİZ” Enerji ve emtia fiyatlarındaki sert hareketler ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümünü etkilediğini vurgulayan Yılmaz, dışsal şokların yurt içi fiyatlara geçişkenliğini sınırlayacak ve ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracak politikaların önceliklendirildiğini ifade etti. Yılmaz, vatandaşların günlük yaşam maliyetini doğrudan etkileyen kira, gıda, enerji ve ulaştırma alanlarında arz kapasitesini ve verimliliği artırmaya yönelik politikaların güçlendirildiğini belirtti. Bu kapsamda sosyal konut projelerinin sürdüğünü, aynı zamanda kentsel dönüşüm uygulamalarıyla güvenli konut stokunun artırılmasının hedeflendiğini de aktardı. HEDEF: KALICI DEZENFLASYON VE FİYAT İSTİKRARI Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, önümüzdeki dönemde küresel fiyatlardaki normalleşme ve arz yönlü politikalarla dezenflasyon sürecinin kalıcı hale getirilmesini, fiyat istikrarının ise güçlü ve sürdürülebilir bir zeminde tesis edilmesini hedeflediklerini söyledi. Yılmaz, fiyat istikrarıyla birlikte ekonomide öngörülebilirliğin artacağını, kalıcı refah artışının destekleneceğini ve kazanımlardan toplumun tüm kesimlerinin dengeli biçimde faydalanmasının amaçlandığını kaydetti.

TÜİK: Enflasyon rakamları açıklandı Haber

TÜİK: Enflasyon rakamları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. TÜFE, yılın başından bu yana yüzde 22,07 artarken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,79 oldu. KONUTTA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 39,77 En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık fiyat artışları dikkat çekti. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda fiyatlar yıllık bazda yüzde 39,77 arttı. Bu grubu yüzde 35,08 ile ulaştırma ve yüzde 33,79 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. Yıllık enflasyona en büyük katkı ise 8,12 puanla gıda ve alkolsüz içeceklerden geldi. Ulaştırmanın katkısı 5,94 puan, konut grubunun katkısı ise 5,01 puan oldu. ULAŞTIRMADA AYLIK ARTIŞ YÜZDE 4,82 Ağustosta aylık bazda en dikkat çekici artış ulaştırma grubunda yaşandı. Ulaştırma fiyatları bir önceki aya göre yüzde 4,82 yükseldi. Konut grubunda aylık artış yüzde 2,26 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artış yüzde 0,22 ile sınırlı kaldı. Aylık enflasyona ulaştırma 0,82 puan, konut 0,27 puan, gıda ve alkolsüz içecekler ise 0,06 puan katkı yaptı. 174 ALT SINIFTAN 134'ÜNDE FİYATLAR ARTTI TÜFE kapsamında yer alan 174 alt sınıfın 134'ünde fiyat artışı gerçekleşti. 35 alt sınıfın endeksinde düşüş görülürken, 5 alt sınıfta ise fiyat değişimi olmadı. İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) de ağustosta aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 30,68 arttı. B göstergesinde yılbaşından bu yana artış yüzde 20,97, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,12 olarak kaydedildi.

İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde 5 milyon adetlik satış seviyesini aştı. Haber

İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde 5 milyon adetlik satış seviyesini aştı.

Yılın ilk 7 ayında toplam satışlar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7 düşerek 5 milyon 35 bin 390 adet olarak gerçekleşti. Temmuz ayında ise satışlar yıllık bazda yüzde 12,8 azalarak 732 bin 594 adet seviyesine geriledi. Sektördeki son verileri değerlendiren 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, yaşanan düşüşü bir talep kaybı olarak görmediklerini belirterek, söz konusu gerilemeyi olağanüstü yüksek satış hacimlerinin ardından gelen bir normalleşme olarak yorumladı. “SATILAN HER 4 ARAÇTAN BİRİ TASARRUF FİNANSMANI İLE ALINIYOR” Ülgür, önümüzdeki dönemde finansmana erişim, sıfır araç kampanyaları, tüketici güveni ve araç fiyatlarının enflasyon karşısındaki seyri gibi unsurların belirleyici olacağını ifade etti. Pazarın yıl sonunda 8,5 ila 9 milyon adet aralığında bir hacimle kapanmasını beklediklerini söyledi. Yüksek faiz ortamı ve krediye erişimdeki sınırlamaların tüketicileri alternatif finansman modellerine yönelttiğini dile getiren Ülgür, mevcut durumda satılan her 4 araçtan 1’inin tasarruf finansmanı ile alındığını aktardı. FİYATLARDA SERT YÜKSELİŞ BEKLENMİYOR Orhan Ülgür, döviz kurları ve enflasyonun mevcut seyrini koruması halinde ikinci el araç fiyatlarında ciddi bir artış beklemediklerini belirtti. Özellikle Kasım ve Aralık aylarında sıfır araç markalarının hedeflerini tutturmak için başlatacağı kampanyaların, ikinci el piyasasındaki fiyat artışlarını sınırlayabileceğini ifade etti.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Yeni nefes kredisi paketi için hazırlıklar sürüyor Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Yeni nefes kredisi paketi için hazırlıklar sürüyor

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) likidite yönetiminde operasyonel değişikliğe giderek 1 haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını, enflasyonla mücadele sürecinde üretimin sürdürülebilirliğini koruyacak son derece kritik bir normalleşme hamlesi olarak niteledi. Politika faizinin sabit tutulmasına karşın bankacılık sisteminin fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 seviyesinden haftalık yüzde 37’lik repo seviyesine çekilmesinin piyasada örtülü olarak 3 puanlık bir indirime denk geldiğini belirten İbrahim Burkay, "TCMB Başkanı Sayın Fatih Karahan’ın sinyalini verdiği bu likidite adımının resmiyet kazanması, sanayici ve tüccarımız üzerindeki yüksek faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıçtır. Aslında bu gelişme, oda olarak aylardır her platformda dile getirdiğimiz, politika faizi ile reel piyasa faizleri ve enflasyon beklentileri arasındaki makasın kapanması yönündeki girişimlerimizin ne kadar haklı ve yerinde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi. PİYASALARDAKİ İLK YANSIMA VERİLERE YANSIDI Merkez Bankası’nın 6 aylık bir aranın ardından 1 haftalık repo ihalesini düzenleyerek piyasaya 1 milyar TL fonlama sağladığına işaret eden İbrahim Burkay “Basit faizin yüzde 37, bileşik faizin ise yüzde 44,58 olarak gerçekleştiği ihale ile birlikte piyasa göstergelerinde de belirgin bir rahatlama yaşandı. Şubat ayından bu yana yüzde 40 seviyelerinde seyreden Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF), atılan bu adımla ilk kez yüzde 36,94 seviyesine çekildi.” ifadelerini kullandı. Ekonomi yönetimiyle gerçekleştirdikleri görüşmelerde iş dünyasının finansmana, uygun koşullarda erişimi konusundaki taleplerinin kısmen de olsa karşılık bulmasının önemli olduğunu belirten Başkan Burkay, “Bankaların fonlama maliyetinde sağlanan bu gerilemenin, vakit kaybetmeksizin yüzde 45 ile yüzde 55 bandında sıkışan KOBİ ve ticari kredi faizlerine yansıtılması üretimin ve istihdamın devamlılığı için şarttır. Piyasada yaşanan nakit sıkışıklığı göz önüne alındığında, BDDK tarafında da KOBİ'ler için kredi esnekliği sağlayacak adımların atılması, ihracatçımızın rekabet gücünü koruyacak dengelerin gözetilmesi reel sektörün en temel beklentisidir. TCMB’nin attığı bu örtülü indirim adımını piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişme olarak görüyor, bankacılık sektörünü bu finansman rahatlamasını ticari kredi kanallarına hızla yansıtmaya davet ediyoruz." diye konuştu. "KOSGEB DESTEKLERİ KOBİ’LERİMİZİN YATIRIM İŞTAHINI ARTIRACAKTIR" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde KOSGEB eliyle yürütülen Kapasite Geliştirme Destek Programı'nın 2026 yılı 3. dönem başvurularının başlamasını da memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, programın KOBİ'lerin teknolojik dönüşümü ve kapasite artışları açısından kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fatih Kacır’ın açıkladığı destek paketinin detaylarına değinen BTSO Başkanı Burkay, şöyle devam etti: “36 ay vadeli kredilerde 30 milyon liraya kadar finansman, 20 puanlık finansman desteği ve sağlanan kefalet imkanları, yüksek finansman maliyetleri altında mücadele eden üreticilerimiz için can suyu niteliğindedir. Özellikle tedarikçi geliştirmeye yönelik savunma, uzay ve havacılık alanındaki projelere 30 milyon liraya kadar, hızlı büyüyen ve teknogirişim rozetine sahip işletmelere ise 20 milyon liraya kadar sunulan bu stratejik kaynak, Bursa’mızın yüksek katma değerli üretim hedeflerine doğrudan katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 4 bin KOBİ’mizin 64 milyar liralık finansmana erişim sağlamış olması, bu mekanizmanın sahadaki başarısını göstermektedir. Sayın Bakanımıza destekleri için şükranlarımızı sunuyorum. BTSO olarak KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her adımı desteklemeye devam edeceğiz." "FİRMALARIMIZA NEFES ALDIRIYORUZ, YENİ PAKET YOLDA" Reel sektörün nakit akışını korumak ve finansmana erişimini kolaylaştırmak adına tüm imkânları seferber ettiklerinin altını çizen İbrahim Burkay, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun liderliğinde ve KGF iş birliğiyle hayata geçirilen Nefes Kredisi projelerinde BTSO’nun her zaman öncü bir rol üstlendiğini ifade etti. Öz kaynakları KGF kefaletiyle birleştirip çarpan etkisi oluşturarak Bursa için rekor düzeyde finansman hacmi sağladıklarını belirten Burkay, "Bugüne kadar Oda kaynaklarımızla desteklediğimiz Nefes Kredisi paketleri kapsamında 2017 yılından bu yana 7 farklı ‘Nefes Kredisi’ paketinde yaklaşık 8.5 milyar TL’lik destek sunarak KOBİ’lerimize can suyu olduk. Piyasalardaki yüksek finansman maliyetleri ve nakit sıkışıklığı karşısında KOBİ’lerin uygun koşullu kredilere olan ihtiyacı sürüyor. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, üyelerimizin finansman yükünü hafifletecek yeni bir Nefes Kredisi paketinin devreye alınması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Teminat yetersizliği çeken firmalarımıza nefes aldıracak, üretimi ve istihdamı koruyacak yeni imkânları en kısa sürede Bursa iş dünyamızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.