SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enflasyon

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydın: Düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür Haber

Aydın: Düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür

DİSK’in 59. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Bursa’da Altıparmak Millet Bahçesi’nden Kent Meydanı’na yürüyüş düzenlendi. Etkinlik kapsamında DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi Birleşik Metal İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın tarafından basın açıklaması yapıldı. Aydın, “Bugün nüfusun dörtte üçü ücret gelirleri ile hayatını sürdürüyorken, işçi sınıfı bu toplumun üreten çoğunluğu iken, bizim hiçbir söz ve karar hakkımızın olmadığı bir düzen adım adım inşa edilmektedir. Bu düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür. Bu düzeni değiştirebiliriz, değiştirmek zorundayız. İnsanca yaşadığımız bir ülkeyi; eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin ülkesini kurabiliriz ve kuracağız. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim, yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim. Acilen değiştirmemiz gereken ne varsa örgütlenerek değiştirebiliriz.” dedi. İşçi sınıfının örgütlü olmasının önemine değinen Aydın, “Bugün örgütlenerek, sendikalı olarak Türkiye’nin asgari ücretliler ülkesi haline gelmesine son verebiliriz. 2026 için asgari ücretin açlık sınırının altında belirlenmesinin nedeni de; hatta daha elimize geçmeden bin 350 lirasını enflasyon karşısında kaybetmemizin nedeni de sendikalaşmanın önündeki engellerdir; Türkiye işçi sınıfının örgütsüz bırakılmış olmasıdır.” diye konuştu. Aydın, “Örgütlü toplum için de işçi sınıfının örgütlü olması, sendikalı olması şarttır. Nüfusun üretici çoğunluğu olan işçi sınıfı ne kadar örgütlü ise Cumhuriyet’e ve demokrasiye çok daha güçlü sahip çıkabilecektir.” ifadesini kullandı.

MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Terörsüz Türkiye'yi Bursa'dan değerlendirdi Haber

MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Terörsüz Türkiye'yi Bursa'dan değerlendirdi

MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Bursa İl Başkanlığı'nda 2025 yılı değerlendirmelerini paylaştı. "Terörsüz Türkiye" hedefi, PKK'nın fesih süreci ve ekonomik zorluklar ele alındı. Bahçeli'nin liderliği ve millî ahlâk reformu vurgulandı. MHP Bursa İl Başkanlığı tarafından, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın katılımıyla geniş kapsamlı bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada 2025 yılı boyunca yürütülen siyasi faaliyetler, “Terörsüz Türkiye” hedefi, bölgesel ve küresel gelişmeler, ekonomi ve sosyal meseleler ele alındı. Büyükataman, MHP’nin hem sahada hem de devlet politikaları düzeyinde üstlendiği rolü detaylarıyla anlattı. “2025, MHP AÇISINDAN MÜCADELE VE ÇALIŞMA YILI OLDU” Konuşmasına 2025 yılının değerlendirmesiyle başlayan İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yıl boyunca yoğun bir tempo ile çalıştığını vurguladı. “Her Şeyden Önce Türkiye” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Büyükataman, ülkenin ve milletin menfaatlerini merkeze alan bir siyaset yürüttüklerini ifade etti. Büyükataman, MHP’nin köklü geçmişine yakışır bir inanmışlık ve disiplinle ülke meselelerini ele aldığını, Türkiye’ye yönelen tehditlerin doğru analiz edildiğini ve bu tehditler karşısında ülkücü duruştan taviz verilmediğini söyledi. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin liderliğine özel bir vurgu yapan Büyükataman, Bahçeli’nin “Benim aklım hep Türkiye’dir” sözünün MHP’nin tüm politikalarının temelini oluşturduğunu belirtti. Parti kadrolarının bu anlayış doğrultusunda millet ve devlet için gece gündüz çalıştığını ifade etti. MHP’nin siyaseti masa başında değil, sahada yaptığını dile getiren Büyükataman, vatandaşla birebir temas kurmayı temel bir görev olarak gördüklerini söyledi. Milletten kopuk, şahsi ve siyasi çıkarları ülke menfaatlerinin önüne koyan anlayışı reddettiklerini vurgulayan Büyükataman, MHP’nin her dönem milli vicdanın siyasetteki karşılığı olduğunu kaydetti. MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA BULUŞMALARI 2025 yılı boyunca düzenlenen “Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temalı Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmalarına değinen Büyükataman, bu programlarla Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. Bu buluşmalarda milletin görüş ve taleplerinin dinlendiğini, hem Türkiye’de hem de bölgede yaşanan gelişmelerin anlatıldığını ifade eden Büyükataman, Terörsüz Türkiye hedefinin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanının desteğiyle devlet politikası haline geldiğini vurguladı. “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ile “Derdiniz Derdimizdir” sohbet programlarının kapsamını paylaşan Büyükataman, 24 Ekim 2025’ten bu yana Türkiye genelinde 81 il ve 963 ilçede toplam 76 bin 544 program gerçekleştirildiğini açıkladı. Bursa özelinde ise 17 ilçede 1601 program yapıldığını belirten Büyükataman, bu ziyaretlerde vatandaşların evlerine misafir olunduğunu, esnafla birebir temas kurulduğunu ve sorunlara çözüm üretmek için gayret gösterildiğini ifade etti. BÖLGESEL VE KÜRESEL TEHDİTLER MASADA Konuşmasında dünya ve bölge gündemine geniş yer ayıran Büyükataman, 2025 yılının küresel krizlerin derinleştiği bir yıl olduğunu söyledi. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar ve emperyalist politikaların Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştiren Büyükataman, bu saldırıların Siyonist barbarlığın geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti. Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükataman, SDG/YPG’nin bir terör örgütü olduğunu vurguladı. Bu yapının Kürt vatandaşlarla ilişkilendirilmesinin zehirli bir dil olduğunu belirten Büyükataman, Kürt kardeşlerin terör örgütleriyle hiçbir şekilde özdeşleştirilemeyeceğini söyledi. Fırat’ın doğusunun da terörden tamamen arındırılması gerektiğini dile getiren Büyükataman, Türkiye’nin sınır güvenliği konusunda taviz vermeyeceğini vurguladı. “TERÖRLE PAZARLIK YOK, TAVİZ YOK” Terörle mücadelede kararlı mesajlar veren Büyükataman, son terörist silah bırakıncaya kadar mücadelenin süreceğini ifade etti. Terör ve terör yandaşlığının bir çıkmaz sokak olduğunu söyleyen Büyükataman, Türkiye Cumhuriyeti’nin ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini belirtti. 2025 yılının en önemli gelişmelerinden birinin PKK’nın kendini feshettiğini açıklaması olduğunu belirten Büyükataman, bunun hiçbir pazarlık yapılmadan sağlandığını söyledi. Buna rağmen muhalefetin bu süreci sulandırmaya çalıştığını savunan Büyükataman, özellikle CHP ve İYİ Parti’ye sert eleştiriler yöneltti. Toplumda artan şiddet, uyuşturucu ve sanal bahis tehlikesine dikkat çeken Büyükataman, çocukların ve gençlerin korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin “Milli Ahlak Reformu” çağrısına vurgu yapan Büyükataman, aileler, eğitim kurumları ve sivil toplumun ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan konuşmasında ekonomik sorunlara da değinen MHP'li Büyükataman, enflasyon, hayat pahalılığı ve kira artışlarının vatandaşları zorladığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ekonomi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Büyükataman, önümüzdeki süreçte toparlanma ve alım gücünde artış beklendiğini dile getirdi.

Bursa Büyükşehir Meclisi'nde Ocak ayı ikinci oturumu yapıldı Haber

Bursa Büyükşehir Meclisi'nde Ocak ayı ikinci oturumu yapıldı

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, Ocak ayı ikinci oturumunda birçok karara imza attı. Osmangazi ilçesindeki bir meydana “Zehra Budunç Meydanı” adı verilmesi oybirliğiyle kabul edildi. Nilüfer’de ücretsiz otopark için BURULAŞ'a devir yetkisi verildi. Ulaşıma yüzde 15 zam teklifi onaylandı. Atık su oranı değişimi ve bazı işletmelerin sınıf değişikliği gibi kararların da hayata geçtiği Büyükşehir Meclisi'nde Başkanvekili Gazioğlu, su faturaları ile ilgili açıklamalarda bulundu. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ocak ayı ikinci toplantısı gündem maddeleri ile toplandı. Gündem maddelerinin tek tek görüşülerek oylandığı toplantıda; Ulaşım Komisyonu’nun Osmangazi ilçesinde, Orhan Bey Mahallesi, 6. Uçak Sokak’ta yer alan ve Tarihi Belediye Binasının altındaki meydana “Zehra Budunç Meydanı” isminin verilmesi ile ilgili raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Meclis toplantısında, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’nun, Nilüfer ilçesi, Beşevler Mahallesi, İzmir Yoluna cephe Koca Yunus Sokak üzeri toplam 2819 metrekare tescil harici alanın “Park Et – Devam Et” sistemi ile vatandaşa ücretsiz olarak kullandırılmak üzere Belediye iştiraklerinden BURULAŞ’a otopark olarak işletme hakkının devredilmesi ve sözleşme imzalanması için Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yetki verilmesi ile ilgili müşterek raporu da oy birliğiyle kabul edildi. Plan ve Bütçe-Ulaşım Komisyonlarının, ücret tarifelerinin belirlenmesi ile ilgili müşterek raporunun da görüşüldüğü mecliste, ulaşıma yapılması planlanan yüzde 15’lik fiyat güncellemesi teklifi de oy çokluğuyla kabul edildi. Plan ve Bütçe ile Çevre ve Sağlık Komisyonlarının, BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından 01.10.2024 tarihi (2024-09 Dönem) itibarıyla yapılacak endeks okumasında geçerli olmak üzere mevcutta uygulanan atık su oranı yüzde 25 olan abone türlerinin yüzde 50; atık su oranı yüzde 40 olan abone türlerinin yüzde 50 olarak uygulanması ile ilgili müşterek raporu, meclis oy birliği ile kabul edildi. Hukuk ile Çevre ve Sağlık Komisyonlarının, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’te yapılan değişiklik ile 100 HP motor gücü kullanan su işletmeleri ve 30 ton/gün üzeri kapasiteli zeytin işleme ve kontinü sistem zeytinyağı üretim tesislerinin İkinci Sınıf Gayrishhi Müessese kapsamından çıkarılarak Birinci Sınıf Gayrishhi Müessese sınıfına alınması ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenleme yetkisinin Büyükşehir Belediyesine verilmesi ile ilgili müşterek raporu, meclis oy birliği ile kabul edildi. Meclis üyelerinin gündeme getirdiği konulara da açıklık getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, su faturalarıyla ilgili yorumlarda niyet okuma algıladığını dile getirdi. Merkezi hükümetin elektrik faturalarında uyguladığı sübvanse işlemini Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de su faturalarında uyguladığını vurgulayan Başkanvekili Gazioğlu, “Bizler de çok farklı bir şey yapmıyoruz. Artışlar hiç birimizin keyfiyetinden olmuyor. Enflasyon hepimizi zorluyor. BUSKİ’nin temel girdi maliyetleri o gün için yüzde 150 artıyordu. Bugün yüzde 200’lere dayanmış durumda. Sadece boru maliyetlerinden bahsediyorum. BUSKİ’yi hep birlikte ayağa kaldırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Trump, ülkede yaşam maliyeti endişelerine rağmen ABD ekonomisinde zafer ilan etti Haber

Trump, ülkede yaşam maliyeti endişelerine rağmen ABD ekonomisinde zafer ilan etti

Detroit Ekonomi Kulübü'nde yaptığı konuşmasında, ABD Başkanı, görev süresi boyunca ekonominin nasıl bir performans sergilediğine dair görüşlerini sundu. Resmi verilerin aksini göstermesine rağmen fiyatların düştüğünü ve verimliliğin "beklentileri aştığını" iddia etti. Trump, Michigan'da yaptığı konuşmada, "Sadece rakamlara bakıldığında, tarihte kimsenin yaşamadığı en büyük ilk yılı yaşayacağız" dedi ve enflasyon ile GSYİH verilerine atıfta bulunarak, fiyat artışının istikrar kazandığını ve ekonominin 2025 yılının sonunda daha yüksek bir hızda büyüdüğünü belirtti. Trump'ın konuşmasında değinmediği ABD işgücü piyasası, işsizlik oranının dört yılın en yüksek seviyesine çıkmasıyla, pandemiden bu yana en zayıf yılını yaşadı. Trump, Ağustos ayında, iş büyümesinin durduğunu gösteren verilerin açıklanmasından saatler sonra, federal hükümetin işgücü istatistiklerinden sorumlu yetkilisini görevden aldı. Ancak Salı günü, kıyaslanamayacak kadar iyi olduğunu savunduğu resmi verileri övdü. Rakamların "inanılmaz" olduğunu söyledi. Trump, şimdiye kadar başarısız bir şekilde faiz oranlarını düşürmeye zorlamaya çalıştığı Federal Rezerv'i kontrol etmek için olağanüstü bir kampanya yürütmeye devam ediyor. En son olarak, Jerome Powell, merkez bankasının genel merkezindeki tadilatlarla ilgili verdiği ifade nedeniyle cezai soruşturma altına alındı. Powell ise buna karşılık, soruşturmanın bahane olduğunu belirterek, bunun merkez bankasının "başkanın tercihlerini takip etmek yerine, kamuya en iyi şekilde hizmet edecek olanı değerlendirmemize dayalı faiz oranları belirleme" kararının ardından geldiğini kaydetti. Trump, soruşturmadan haberdar olmadığını iddia etti.

Özgür Özel: “Erdoğan, Trump’ın Venezuela darbesine tek kelime edemedi” Haber

Özgür Özel: “Erdoğan, Trump’ın Venezuela darbesine tek kelime edemedi”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Çankırı’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Yıldızlar çamlara değer de geçer. Gün buradan başını eğer de geçer. Suları dizleri döver de geçer. Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz. Dağları var, göklerde yeşil bir direk. Gölü var, dağlara düşmüş kocaman yürek. Yolu var içinde, gitsem gerek. Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz.’ Ilgaz’ın eteğinde memleketini seven, vatanını seven, bayrağını seven, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seven can Çankırı hoş geldiniz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. ‘Bundan sonra mitingler olacak mı?’ dediler. Dedim ki ‘Olacak.’ ‘Yeni yılda nerede olacak?’ dediler. Dedim ki ‘Çankırı’da olacak.’ Dediler ki ‘3 Ocak‘ta eksi üç derecede, karın altında miting mi olur?’ Dedim ki ‘Olmaz. Miting yaparsan olmaz. Oraya kim gitse o meydan dolmaz. Ama biz mitinge değil, adalet için eyleme geliyoruz, eyleme.’” dedi. Özel, şunları söyledi: “ÜLKESİNİ, BAYRAĞINI VE ATASINI SEVENLERE SELAM OLSUN” “Şimdi Çankırı‘yı birilerinin kalesi görenlere söylüyorum. Siyasette kale devri bitmiştir. Artık Çankırı, ne onun - ne bunun, kimsenin kalesi değildir. Çankırı, olsa olsa milletin kalesidir. ‘Bu meydan dolmaz’ diyenlere şunu söylüyorum: Evet, doğru. Son seçimde Çankırı’da bin 100 oy aldık. Şimdi o günden bugüne siyaseti göremeyenleri, Türkiye’deki değişim umudunu göremeyenleri, o günden bugüne bizim derdiyle dertlendiğimiz emeklinin sesini duymayanları, ezilen asgari ücretliyi görmeyenleri, unutulan köylüyü, çiftçiyi, mahvedilen hayvancılıkla uğraşanları ve hepsinin derdinden çok derdi olan esnafın halini görmeyenleri, bu meydanı görmeye davet ediyorum. Bu meydan açlığa, yoksulluğa, güvencesizliğe, her türlü adaletsizliğe meydan okumanın, itiraz etmenin, isyan etmenin ve dayanışmanın meydanıdır. Hoş geldiniz her biriniz. Bugün Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu’dan Ankara’ya uzanan istiklal yürüyüşünde istiklal yolunu koruyan Çankırı’dayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şapka devrimi için Kastamonu’ya giderken geldiği, şapkasını kaldırıp selamladığı, dönüşte onu bütün Çankırı’nın şapkalarıyla selamladığı bu güzel memleketteyiz. Selam olsun Çankırı’ya. Selam olsun ülkesine, bayrağını ve atasını sevenlere. Değerli Çankırılılar, biraz önce dedim. Çankırı’da son seçim bin 100 tane oy aldık. Bugüne kadar biz buranın belediyesini hiç kazanamadık. Ama dönüp de Çankırı’ya küsmedik, sırtımızı dönmedik, onu küçük görmedik. Sadece şunu dedik: ‘Bir kusur varsa bizdedir. Bir hata varsa bizdedir. Eksiklik varsa bizdedir.’ Şimdi emeği gören, emekçinin sesini duyan, emeklinin derdiyle dertlenen, hem mahkemedeki adaletsizliğe, hem gelir ve vergideki adaletsizliğe karşı çıkan, bütün haksızlıklara isyan eden, Kartalkaya’daki yangını da cüzdandaki ve mutfaktaki yangını da yüreğinde hisseden Çankırı’nın güzel insanına selam olsun.” “SEÇİLENLERE SEÇENDEN ÖTÜRÜ SAYGI GÖSTERİYORUZ” “Burada hiç belediye kazanmadık. Son milletvekilimiz Nuri Çelik Yazıcıoğlu’ydu. Allah gani gani rahmet eylesin. 50 yıldır vekilimiz yok burada bizim. Elbette hemşerileriniz var. Geçtiğimiz dönemlerde Kadir Gökmen Öğüt vardı. O da meydanda burada. Hemşeriniz Kadir Abi’ye bir alkış alalım. Ama bu meydana bakınca ben hem İl Başkanımız Galip Başkan’a, bütün ilçe başkanlarına, yöneticilere, yani baba evinin bacasını tüttürenlere bu meydan için teşekkür ediyorum. Önümüzdeki seçimde Çankırı’dan milletvekilimizi istiyorum artık. Tabii önceki rahmetli vekilimizi anmışken, il başkanımızla örgütümüze teşekkür etmişken birlikte çalıştığımız ve iki yıl önce kaybettiğimiz Fikret Başkan’ı da rahmetle anıyorum. Ailesine ve Cumhuriyet Halk Partisi ailesine saygılarımı sunuyorum. Biz buraya aday gösteriyoruz, milletvekilimiz seçilmiyor. Belediye seçimine giriyoruz, kazanamıyoruz. Ama seçilenlere seçenden ötürü saygı gösteriyoruz. ‘Millet onu seçti, ben tanımıyorum’ demiyoruz. ‘Millet onu seçti; darbe yapayım, hapse atılsın, hakaret edeyim, iftira edeyim’ demiyoruz. Demokrasi kazandığın seçimden sonra belli olmaz. Demokrat mısın, değil misin? O seçimi kaybettiğinde belli olur. İşte yıllarca iktidarda olup, hiç kaybetmeyip, bununla övünenler 31 Mart seçimlerinde tarihlerinde ilk kez ikinci parti olunca, 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti olunca, Türkiye’nin yüzde 65’ini kazanınca hazımsızlığa başladılar ve saldırmaya başladılar. Seçtiğimiz Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu, 16 belediye başkanımızı, çok sayıda arkadaşımızı iftiralarla aldılar, gözaltı yaptılar, tutukladılar, hapislere koydular. Buradan Çankırı’nın güzel insanlarının vicdanına seslenerek, ki beni demin genç Yarenler karşıladı. Yaren meclisinin vicdanına seslenerek söylüyorum. Tayyip Erdoğan’ı yenmek suç değildir. Seçim kazanmak suç değildir. İktidar olmak istemek suç değildir. Bu ülke padişahlık değildir. Bu ülkede birilerinin dediği değil, milletin dediği olur. Son seçimlere ikinci kez bu kentin belediye başkanı seçtiği İbrahim Hakkı Esenbey’i, AK Parti’den Grup Başkanvekili Sayın Akbaşoğlu’nu, MHP’den Milletvekili Pelin Yılık hanımefendiyi sizler seçtiniz. Göreve geldiler. Onlara görevlerinde başarılar diliyorum. Demokrasi, seçilenin yönetmesidir. Onları seçen Karabük’e de Çankırı’ya da bundan sonraki seçimde karar değiştirip bizi seçerlerse saygı duyarız. Seçmezlerse yine saygı duyuyoruz. Demokrasi, kendin kazandığında övündüğün, kaybettiğinde hiçe saydığın bir yönetim biçimi asla olamaz.” “ÇANKIRI’NIN SORUNLARINI ÇÖZEN DE YOK, SÖYLEYEN DE” “Elbette belediye başkanı seçildi, iki partiden birer milletvekili var. Ancak bu şartlarda Çankırı’nın önemli bir sorunu var. O da şu: Sorunlarını çözen de yok, söyleyen de yok. Bir taraf AK Parti, bir taraf MHP olunca sorunlar birikiyor. Ama söyleyen de olmuyor. Örneğin Çankırı’nın en büyük sorunu küçülmek, göç vermek. Bakın Adalet ve Kalkınma Partisi ilk geldiğinde 270 bin olan Çankırı nüfusu, şu anda 196 bine düştü. Yani Türkiye 60 milyondan 86 milyona giderken ve yüzde 30’dan çok büyürken; burada, Çankırı’da yüzde 27’lik bir küçülme var. AK Parti geldiğinde Çankırı’da olan beş kişiden biri artık yok. Çankırı’nın nüfusu yüzde 27 azalmış. Peki neden azalmış? Hiç düşünen var mı? Hiç düşünmeye gerek yok. Sen Çankırı’nın öncelikle Makine ve Kimya Enstitüsü’nü kapatırsan, fabrikalarını kapatırsan, ilçelere açılan yüksek okullarını kapatırsan, cezaevini kapatırsan, huzurevini kapatırsan Çankırı’yı göçe zorlarsın. Çankırı’yı güçlendirecek yatırımları yapmadan sadece kapatarak, Çankırı’ya yatırım getirecek imkanları yaratmayarak, bırak yatırımı kendisi gelmek için yol kullanılacak, bağlantı yollarını, çevre yollarını 15 yıldır yapmayarak burada Çankırı’yı bir başına, çaresiz bıraktılar. Çankırı’nın çiftçisi, AK Parti geldiği gün bir kilogram buğday sattığında 6 litre mazot alıyordu. Bunu bütün çiftçiler biliyor, bütün çiftçi büyüklerim biliyor. Oysa bugün bir litre mazot almak için bir kilogram buğday satmak gerekiyor. Yani bir kilograma 6 litreden, bir kilograma bir litreye gelinmiş durumda. Bunun için biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak söz veriyoruz. İktidarımızda Çankırı’nın çiftçisi Gazi’nin dediği gibi yeniden olacak milletin efendisi.” “ARADA RANT YOK, İYİ VE HALKI SEVEN YÖNETİM VAR” “AK Parti, 24 yıldır iktidarda. Türkiye’yi nereden nereye getirdi. Bakın yoksullukta Avrupa birincisi. İşsizlikte Avrupa birincisi. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi. Yüksek faizde Avrupa birincisi. Yoksullukta Avrupa birincisi. Yani beş alanda birden birinci. Beş altın madalyası yok. AK Parti’nin kara düzeninin beş tane utanç madalyası var boynunda. Bakın geçtiğimiz hafta Edirne’deydim, serhat şehrindeydim, sınır kentindeydim. Edirneliler her hafta Yunanistan’a geçip oradan alışveriş yapıyorlar. Türkiye’de etin kilosu bin lira, Yunanistan’da 500 lira. Yani bir arabaya ya da biri otobüse doluşup karşıya geçip alışverişi oradan yapıp geliyor. Bin liralık eti Yunanistan’da 500 liraya alıyor. Bizde asgari ücret 500 Euro ama Yunanistan’da bin 400 Euro. Bizim üç katımız asgari ücret alıp yarı fiyatımıza et yiyebiliyorlar. Ben dün kendi memleketinde, Manisa’daydım. Burada da resimlerini açmışsınız, Allah razı olsun. Ferdi Zeyrek kardeşimin, Gülşah Durbay kardeşimi, evlatlarımızı kaybettiğimiz memleketimdeydim. Ferdi Başkan’ın Manisa’ya kazandırdığı ilk iş, halk mandıra açmaktı. Halk mandıraya uğradım. Fiyatları kontrol ettim. Sonra çıktım, oradaki açılışta söyledim ve herkes onayladı. Şimdi Çankırı kulağını açıp da dinlesin. Hani diyoruz ya ‘Türkiye’de et bin lira, Yunanistan’da 500 lira.’ Şimdi bunu dinleyin: Bugün Çankırı’da kasapta 950 lira, bin lira olan et Manisa’da Ferdi Zeyrek’in açtığı halk mandırada 550 lira. Bugün piyasada, Çankırı’da 600 lira olan kaşar peyniri, Manisa’da şu anda herkese satılıyor 230 liraya. Siyah zeytin, emsal siyah zeytin dışarıda 280 lira, halk mandırada 140 lira. Dört kap sıcak yemek lokantada 250 lira, kent lokantasında sadece 50 lira. Arada ne var? Arada rant yok. Arada ne var? İyi yönetim var. Halkı seven yönetim var. Buradan açıkça ifade ediyorum. Çankırı eti bin liraya değil; önce 500 liraya, sonra 300 liraya yemek istiyorsa çare bu iktidarı değiştirmektedir. Halk mandıralarını kuran Cumhuriyet Halk Partisi’ni, halkın partisini iktidara getirmektir.” “İNANMAYAN O GÜNKÜ RAKAMLARA BAKSIN” “Bugün Çankırı’da emekliler, emekli maaşının kaç para olacağını bekliyorlar. En düşük emekli maaşı 20 bin liranın altında olacak. 19 bin 800 lira civarında. Bu bir sefalet ücretidir. Buradan Çankırı’nın AK Partili, MHP’li emeklilerine söylüyorum. AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 1,5 çeyrek altın alıyor. Emekli maaşını 22 bin lira yapsalar ancak 2 çeyrek altın alacak. AK Parti’den önce 8 çeyrek, AK Parti gelmiş; 2 çeyrek. Bu AK Parti’nin kara düzenidir, bu haksızlıktır. Bu, yıllarca çalışılan, alın teri dökülen, dirsek çürütülen, göz nuru harcanan ve devletin ‘Yeter, sen çalışma. Bugüne kadar sen bize baktın, şimdi çalışanlar sana bakacak’ dediği emekliye haksızlıktır, vefasızlıktır ve vicdansızlıktır. Buradan bütün emeklilere sesleniyorum. Bu iktidar sizi bitirmiştir. Bu iktidarı bitirme vakti şimdi size gelmiştir. Meydandaki emeklileri görebilir miyim, el kaldırsınlar. Neredeyse Türkiye’deki en yüksek oran. En düşük emekli maaşı alanlar 16 bin 700 lira alanlar bir el kaldırsın. Neredeyse meydanın yüzde 75’i emekli, emeklinin de yüzde 75’i en düşük emekli maaşını alıyor. Bu katlanılabilecek bir durum değil. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak; bu asgari ücrete de, bu en düşük emekli maaşına da sonuna kadar itiraz ediyoruz. Ve biz ne yapacağız onu söylüyorum. Biz iktidar olduğumuzda, bugünkü şartlarda en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak. Önce bir asgari ücret. Kimse şaşırmasın, olmadık bir şey söylemiyorum. AK Parti’nin geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. İnanmayan dönsün, o günkü rakamlara baksın. Bugün en düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 60’ına getirildi. Bu yüzden en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak. Peki asgari ücret ne olacak? Hiç şüphe yok, bugünkü gibi açıklandığı gün, ki bu tarihte ilk kez oluyor, asgari ücret açlık sınırının altında açıklanmıştır. Açlık sınırı 30 bin liranın üzerindedir, 28 bin lira asgari ücret açıklanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bugünkü şartlarda, bugün olsa asgari ücret 39 bin lira olacak. Söz veriyoruz.” “ADALETSİZ VERGİ DÜZENİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ” “Ayrıca adaletsiz vergi düzenini değiştireceğiz. Bunlar gibi vergiyi tabana değil, tavana yayacağız. Çok kazanandan çok, az kazanandan az alacağız. Bu meydan gibi hiç kazanamayanlardan hiç vergi almayacağız. Bakın bugün Türkiye, dünyanın en acımasız vergi sistemini uygulamaktadır. Bugün 100 liralık verginin 65 lirası en az dolaylı vergilerden, yani zengin - fakir ayırmayan, yani fabrikatörden de kapısındaki bekçiden de aynı vergiyi alan dolaylı vergilerle dönmektedir. Elektriğe, suya, telefona, yoğurda, pirince, zeytinyağına, çocuk bezine, multi milyarder de en gariban da aynı vergiyi ödemektedir. Bunun üstüne vergilerin geri kalan yüzde 23’ü gelir vergisinden, yani hepinizin - hepimizin daha eline almadan maaşlarından kesilen gelir vergisinden alınmaktadır. Geriye yüzde 11, yani çok kazanan üreticiden, çok kazanan ihracatçıdan, zenginden, holdingden, anonim şirketlerden aldıkları vergi yüzde 11’dir. Yoksuldan yüzde 89 vergi alan, zenginden yüzde 11 vergi alan AK Parti’nin kara düzeni gidecektir, gidecektir, gidecektir. Buradan Çankırı’dan sesleniyorum. Bir devri kapatmaya, yeni bir devri başlatmaya geliyoruz. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Vatan evlatlarının.” “YOKSULLUĞU YENMEYE GELİYORUZ” “Tayyip Bey, yılın ilk gününde eksi 4 derece sıcaklıkta, karın altında Çankırı’da müzenin önündeki meydandayım. Meydan tıklım tıklım. Biz buradayız. Sıcak salonların adamı Erdoğan sen neredesin? Sen neredesin? Biz buradayız, millet için buradayız, yoksul için buradayız, emekli için, çalışan için buradayız. Gençlerin gelecek umudu için buradayız. Sıcak salonlardan çık, çık karşımıza. Erken seçim istiyoruz. İktidar istiyoruz. Adalet istiyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidara geldiğimizde herkesin insanca yaşayabileceği bir maaş almasını, eğer işi yoksa temel vatandaşlık maaşıyla eve giderken kimsenin eli boş gitmemesini, kasabın - manavın arka sokağından dolaşmasını, borcunu borçla kapatmamasını, kredi kartını öbüründen çekerek ceza gibi biriken borçlardan artık bunalmamasını, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşlarının onurlu birer temel vatandaşlık geliri almasını savunuyoruz. Çankırı, bu müjdeyi buradan Türkiye’ye haykırıyorum. Biz bu ülkede kardeşlik ve huzur olsun istiyoruz. Kavga değil, milletin sorunları çözülsün istiyoruz. Ama ne yazık ki AK Parti yönetimi bunu istemiyor. O gerginlik istiyor ki, yoksulluk konuşulmasın. O kavga istiyor ki, işsizlik konuşulmasın. O kutuplaşma istiyor ki, bu millet kucaklaşmasın, hep birlikte kurtuluşu aramasın. Bunun için 2026 yılının ilk mitinginde, Anadolu’nun bağrında ve bu Yarenler diyarında Yarenler Divanı’ndan bütün Türkiye’ye diyorum ki; Tayyip Erdoğan’ın kutuplaştırmasına inat kucaklaşma, düşmanlaştırmasına inat kardeşliğe, AK Parti’nin, MHP’nin seçmeni ile muhalefetin seçmeni omuz omuza vermeye, yoksulluğu yenmeye geliyoruz. Yoksulluğu yenmeye.” “BİZ ANTİ EMPERYALİSTLERİN PARTİSİYİZ” “Yüzde 17,5 enflasyon hedefi ile yola çıkıp yüzde 30 enflasyonla yılı bitirenlere soruyorum. Bu yıl ne oldu? Savaşa mı girdik, ekonomiyi allak bullak edecek afet mi oldu? Ne oldu da bu yıl yüzde 15 enflasyon deyip, yüzde 17 enflasyon deyip, yüzde 30’a çıktı? Hedefin iki katına çıktı. Farkı bu milletin cebinden çıktı. Size söyleyeyim ne olduğunu. Bu ülkede maalesef 19 Mart’ta bir sivil darbe oldu. Ülkeyi seçimle kazanamayacağını görenler, geleceğin iktidarına darbe yapmaya, geleceğin Cumhurbaşkanına darbe yapmaya, Ekrem İmamoğlu’na darbe yapmaya kalkıştılar. İşte bütün kriz de buradan çıktı. Karşımızda darbe kendisine yapılınca ‘Koşun, yardım edin’ deyip, sonra sıkışınca rakibine darbe yapanlar var. Değerli Çankırılılar, bugün dünyanın öbür ucunda bir ülkede Venezuela’da ülkenin liderine ve eşine Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir operasyon yapıldı ve ülke dışına kaçırıldı. Buradan açıkça söylüyorum. Maduro seçimleri adil, güvenli yapmadığında, muhalefetin itirazlarına kulak kabartmadığında, Maduro yanlış yapıyordu. O günlerde Erdoğan ‘Kardeşim Maduro’ diyordu. ‘Dostum Maduro’ diyordu. Bugün Erdoğan’ın her lafı yiyip sustuğu, randevu almak için Boeingler verdiği, randevu almak için kıymetli toprak elementlerimizi feda ettiği, randevu almak için oğluna Amerikan malına vergi indirimi, Çin malına vergi bindirimi teklif ettiği Erdoğan, Trump’ın Venezuela’ya darbesine, Maduro’yu alıp da ülkesinden kaçırmasına tek kelime edememiştir. Buradan herkes görsün ki; Erdoğan Maduro yanlış yaparken de, yanlışa ‘yanlış’ diyememiştir. Bugün yanlış Venezuela’ya yapıldığında, bugün Amerika birleşmiş milletler sistemini alt üst ettiğinde, bugün Amerika 400 yıl önce Vestfalya Antlaşması’dan beri ülkeler birbirinin sınırlarına saygılı olacak, iç işlerine karışmayacak, ulusal egemenliklerini tanıyacak, uluslararası hukuk dışında hiçbir ülke diğerine karışmayacak diye 400 yıllık kaideyi Trump ayaklarının altına alırken, Erdoğan korkusundan bir kelime edememektedir. Bir danışmanı tweet atmış, tweetini sildirdiler. Buradan Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum: Sen Trump’tan korkan, meşruiyeti onun Oval Ofisi’nde arayan, doğruya ‘doğru’ demeyen, sıkışınca tükürdüğünü yalayan ve cesareti olmayan bir siyasetin insanısın. Biz; Altıncı Filo’yu denize dökenlerin, Kıbrıs işgalinde hepsine kafa tutanların, biz; geldiklerinde birileri kırmızı halı sererken düşman donanmasına bakıp ‘Geldikleri gibi gidecekler’ diyen anti emperyalistlerin partisiyiz. Buradan açıkça söylüyorum. Trump’a sığınanlara açıkça söylüyorum. Modern dünyanın bir parçası olmadan, haksızlıklara susarak, sadece göz yumarak Trump‘tan, Amerika’dan, İsrail’den korkarak iktidarda kalacaksan, olmaz olsun öyle iktidarınız. Eğer sizi orada oturtursak bize de yazıklar olsun. Bize de yazıklar olsun. Buradan Çankırı’dan, Anadolu’nun kalbinden dünyaya sesleniyorum: Trump’ın düzeni, dünya düzeni olamaz. Ya bu çılgınlığa direnilecek ya da bu Trump teker teker bütün dünyanın tepesine binecek. Burada, Anadolu’da Trump’ın tepesine bineceği bir Cumhuriyet yoktur. Çünkü bu Cumhuriyet kanla, mücadeleyle kurulmuştur. Ne Trump’tan ne Amerika’dan korkumuz yoktur. Korkanlara yazıklar olsun.” “GÜYA KALENDİ ÇANKIRI, ‘İSTİFA’ DİYE İNLİYOR MEYDAN” “Değerli Çankırılılar eksi dört derecede, bu kalabalıkta sözü çok uzatmadan son olarak şunu söyleyeceğim: Çankırılıların vicdanına sesleniyorum. AK Parti’yi eleştirenlerin hapse atılması doğru mu? AK Parti’ye karşı seçim kazanmak suç mu? Bakın bir iddianame çıktı ve tel tel dökülüyor, bomboş. Bütün bir yaz boyunca attıkları, TRT’den, A Haber’den, TGRT’den attırdıkları bütün yalanlar boş çıktı, fos çıktı. Yazın öyle dünya kadar yalan yazılırken, biz diyorduk ki ‘Getirin iddianameyi. Yargılanmak için değil, yargılamak için o iddianameyi bekliyoruz.’ Şimdi iddianame çıktı, arkasında duran yok. Tayyip Bey yaz boyu arkadaşlarımıza ‘Hırsız’ dedi, ‘Yolsuz’ dedi, ‘İddianame çıksın, insan içine çıkamayacaklar’ dedi. 3 Ocak günü Çankırı’da eksi dört derecede insan içindeyim Tayyip Bey. Bakın ‘Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar’ dedi. Son seçimde bin oy aldığımız memlekette on binlerle yüz yüzeyim. ‘Ailelerinin bile gözüne bakamayacaklar’ dedi, Tayyip Bey senin gözüne bakarak söylüyorum ki savcına güveniyorsan çık karşıma, TRT’den canlı yayınla. Hodri meydan. Nasıl olacak Tayyip Bey? Güya kalendi Çankırı. Kalende ‘İstifa’ diye inliyor memleket. Nerede adalet? Nerede cesaret? Haydi Tayyip Bey çık karşıma, getir sandığı. Görsün millet.” “CENAZE EVİNE SALDIRANI BU MİLLET GÖRÜYOR” “Dünyanın her yeri yangın yeri iken biz bu ülkede yan yana, hep beraber ve güçlü olmalıyız. İçeride kavgayı bitirmeli, insanlarımızı yoksulluktan kurtarmalıyız. Bunun yolu kutuplaşma yerine kucaklaşmaktır. Bakın yılbaşında bütün partilerin liderlerini aradım. Geçen yıl Tayyip Bey’i de aramıştım. Kazandığım seçimden sonra her bayram aramıştım. Ama bu sene 18 lideri aradım, bir tek onu aramadım. Çünkü biz yıllarca ‘İyilik’ dedikçe, ‘Kardeşlik’ dedikçe, ‘Bu ülkenin birliği’ dedikçe; biz evladımız Gülşahımızı defnederken kabir başındayken elinde mikrofon bize saldırıyordu. İyilikten anlamayan, yastan anlamayan… Devlet Bey 90 gün hasta yattı, 90 gün ağzımızı açıp laf etmedik. Hastaya ilişmeyiz, yas evine ilişmeyiz. Mateme saygı duyarız. Ama bu memleketin evladı olup da cenaze evine saldıranı, yas evine saldıranı, iyi günde - kötü günde birlikte olmayanı bu millet görüyor. Ama bir yandan o istiyor diye geçen sene Cumhuriyet Halk Partisi seçimlerden birinci parti çıkınca ‘Gelin bu ülkede normalini yapalım, şehit cenazesinde el uzatmamak ne? Bizim Manisa’da AK Parti’nin mahalle başkanı ile CHP’nin mahalle başkanı cenazesini de birlikte kaldırıyor, düğününü de birlikte yapıyor’ demiştik. Bu millet tarafından takdir gördü ama Tayyip Bey tarafından tepki gördü. ‘Oylarımız düşüyor’ diye kavgaya sarıldı. Şimdi 2026 yılının ilk mitinginde açıkça söylüyorum. 2026 yılı, yeni bir siyasetin miladı olacak. Bunun için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Başta muhalefet partileri. Her birisiyle el ele, omuz omuza, dayanışma içinde bu ceberrut, halden anlamayan, sadece kendini düşünen iktidarı değiştirmek için tüm muhalefetle kol kola, omuz omuza olacağız. Yetmez, Tayyip Bey istemiyor diye AK Partiliye düşman olacak değiliz. AK Parti’nin, MHP’nin seçmenleri ile de kucaklaşacağız. Tayyip Bey’e rağmen MHP ile de AK Parti’nin seçmenleri ile de en iyi diyalogları kuracağız. Onlara yoksulluktan birlikte kurtulmanın, işsizlikten birlikte kurtulmanın yollarını, çarelerini anlatacağız. Tayyip Bey istiyor diye, o hep iktidarda kalsın diye bu millet kavga edemez. Diyorlar ki ‘Ne olacak?’ Şu olacak: Tayyip Bey’e rağmen bu millet kucaklaşacak, bu millet iktidara yürüyecek. Biz kavga etmeye değil; bu ülkeyi iyileştirmeye, onarmaya, güçlendirmeye geliyoruz.” “2026, KİMSENİN KAYBETTİĞİ BİR YIL OLMAYACAK” “Bu memlekette onlar kavgayı büyüttükçe ekmek küçüldü. Biz birbirimize düşersek hepimizin sofrasından ekmek eksiliyor. Biz eksikleri tamam etmeye geliyoruz. Bu ülkede kavgadan iktidar çıkarmak isteyenlere, kavgayla iktidar sürdürmek isteyenlere inat biz barıştan refah, refahtan huzur, huzurdan hep birlikte kalkınma çıkaracağız. 2026 yılı, kimsenin kaybetmediği bir yıl olacak. Biz seçimi kazandığımızda kimse kendini kaybetmiş hissetmeyecek. Her görüşten bütün vatandaşlarımızı kucaklayacağız. Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum ki kutuplaşma Tayyip Erdoğan’ın talebidir, bizim değil. Kavga onun hesabına gelir, bizim değil. Elbette onun zulmüne boyun eğecek değiliz. Ona boyun eğmek yerine, başımı vermeyi göze alırım. Ona baş eğecek değiliz. Baş eğmek yerine baş veririz. Ama o istiyor diye milletle aramıza mesafe koyamayız. Bunun için Tayyip Bey’e karşı bir adım geri atmadan, ki atarsak bu milleti 100 yıl geriye götürecek. Tayyip Bey’e karşı bir kelime eksik konuşmadan, ki konuşursak bu milleti susturacak. Tayyip Bey’e karşı bir santim eğilmeden, ki eğilirsek bu millete diz çöktürecek. Ama o istiyor diye de kavga etmeden. Geçmişte ona oy vermiş, şimdi yokluk, yoksulluk çeken, işsiz kalmış, sıkıntıya düşmüş milyonlarla ona rağmen kucaklaşacağız. Bu yolda ben en çok size güveniyorum. Benimle birlikte bu yolculuğa var mısınız? Kapı kapı gezmeye, partinin programını anlatmaya, seçim vaatlerini anlatmaya var mısınız? Ekrem Başkan içeride. Onun yerine Cumhurbaşkanı adaylığına var mısınız? Birlikte miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? Haydi o zaman Çankırı, haydi o zaman Anadolu, haydi güzel memleketim. Hep beraber yürüyelim. Yürüyelim arkadaşlar.”

CHP Bursa'dan 'asgari' tepki! Yere batsın böyle düzen! Haber

CHP Bursa'dan 'asgari' tepki! Yere batsın böyle düzen!

CHP Bursa İl Başkanlığı, Kent Meydanı'nda düzenlediği basın açıklamasıyla asgari ücretle ilgili hükümete tepki gösterdi. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, düşük ücretlerin halkı açlığa mahkûm ettiğini söyleyerek, hükümeti eleştirdi. Adalet ve eşitlik çağrısı yapan Başkan Yeşiltaş, "Yere batsın böyle düzen" dedi. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından Kent Meydanı'nda ‘Asgari Ücret Tepkisi’ konulu basın açıklaması düzenlendi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın, bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izlediklerini belirterek, "İşçinin masada olmadığı göstermelik bir pazarlıkla, milyonlarca işçiyi, milyonlarca emekçiyi ve milyonlarca aileyi açlığa mahkum ettiler. Kimsenin güvenmediği TÜİK bile, yüzde 31 enflasyon gösterirken, bu oranın altında zam yapıp, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan “emekçiyi enflasyona ezdirmedik” dediler. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede, Bu halka, 28 Bin lira parayı, Bu onurlu halka, açlığı reva gördüler. Yere batsın böyle düzen" diye konuştu. “Bu hükümet asgari ücretin bir yoksullukla mücadele aracı olduğunu hatırlasın" diyen Başkan Yeşiltaş, şunları kaydetti: "Normal bir düzende, halkın emeğini kimse sömürmesin diye hükümet piyasayamüdahale eder, asgari bir ücret belirler ve halkının yanında olur! Asgari ücretin anlamı budur. Ama bu ülkede halkın emeği, zengin daha zenginleşsin diye bizzat hükümet eliyle sömürülüyor. Bu ülkede, Kriz varsa yükü işçi çekiyor, büyüme varsa payı zengin alıyor. Vergiyi yoksul ödüyor, yoksulun vergisi zengine gidiyor. Bir avuç sermaye sahibi ve saray etrafında öbeklenen bir avuç azınlık, şatafat içinde yaşasın diye, milyonlarca insan açlığa mahkum ediliyor. Bu hükümetin halkla olan bağı tamamen kopmuştur. Halka bağı kalsa bütçe görüşmelerinde sırasında “Asgari ücretli sayısı abartılıyor” demezlerdi Gerçek şudur: Bu ülkede çalışanların yarısı asgari ücretle çalışıyor. Diğerleri de onun biraz üzerinde maaş alıyor. Asgari ücretin iki katından daha yüksek bir maaşla çalışanların oranı sadece yüzde 12. Bu ülkedeki maaşların tamamı neredeyse asgari ücrete göre hesaplanıyor" Bir yıl boyunca geçerli olacak bu ücretin maalesef durdurulamayan enflasyon karşısında hızla eriyeceğini ifade eden Başkan Yeşiltaş, "Halkımız her ay daha büyük bir karanlığa sürüklenecek. İnanın bu ülkenin insanları, bu ülkenin emekçi halkı bu karanlığı haketmiyor. Bir kez daha açıkça görülmüştür ki, ülkedeki adalet krizi her geçen gün daha da büyümektedir. Eksik olan adalettir. Sorun bu adaletiz düzenin sahipleridir. Bugün ülkenin her yanından adalet çığlıkları yükseliyor. Sadece mahkeme salonlarında değil. Evde, fabrikada, tarlada, okulda. Bütün ülke, adil bir yaşamın özlemini çekiyor, adil bir düzen istiyor. Kardeşlerim, bu düzeni yaratanlar değişmeden, tek bir emekçi, tek bir yurttaş nefes alamayacak. Yemin olsun bu düzeni de, Bu düzenin işbirlikçilerini de , ilk seçimde gönderip, Büyük usta Nazım’ın düşlediği “Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan” bir ülkeyi, Ekmek, gül ve hürriyet günlerini hep birlikte kuracağız. Yemin olsun başaracağız. Mutlaka kazanacağız. Aydınlık yarınlarımıza selam olsun. Sağ olun! Var olun.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.