SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel,  ABD'yi uyardı. Haber

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'yi uyardı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Küba'yı bir şekilde ele geçirme" planlarına ilişkin son açıklamalarına karşılık olarak, bu sözleri saldırgan ve tarihe saygısızlık olarak nitelendirdi. Küba'nın barışsever bir millet olduğunu ancak asla tehdit altında kalmasına veya saldırgan planlar karşısında pasifleşmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Ayrıca, 60 yıldan fazla süren abluka karşısında Küba halkının gösterdiği direnci övdü. Ayrıca, iki ülke arasındaki umut vadeden tıbbi işbirliği örneklerini de açıkladı; bunlar arasında saygın bir Amerikan tesisinde Küba akciğer kanseri aşısının klinik denemelerinin yapılması veya Amerikalı Alzheimer hastalarının Küba ilaçlarıyla tedavi edilmesi yer alıyor. Giderek kötüleşen enerji durumuyla ilgili olarak, Rusya'dan insani yardım amacıyla gelen petrol tankerlerinin önemli olduğunu ancak ülkenin aylık ihtiyacının yalnızca üçte birini karşıladığını kabul etti. ABD'nin uyguladığı yıkıcı enerji ablukasının ortasında Küba, yerli ham petrol üretimini artırarak, ağır petrolü rafine etmek için bilimsel ve teknolojik gelişmeleri uygulayarak ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırarak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Küba lideri, ABD yönetimiyle bir anlaşmaya varılması olasılığına ilişkin olarak, diyaloğun mümkün ancak son derece zor olduğunu belirtti. Küba'nın her zaman saygı, eşitlik ve birbirlerinin iç işlerine karışmama temelinde medeni komşuluk ilişkileri kurmaya hazır olduğunu vurguladı.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

Rosatom İran’daki Nükleer santraldan personelini tahliye ediyor Haber

Rosatom İran’daki Nükleer santraldan personelini tahliye ediyor

Rusya'nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom’ın Genel Müdür Aleksey Likhachev, hem Ukrayna’daki Zaporijya hem de İran’daki Buşehr Nükleer Güç Santralleri’ndeki (NGS) son duruma ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Likhachev, bir personellerinin yaşamını yitirmesi ile birlikte Buşehr’deki 198 personelin Ermenistan’a tahliyesine başlandığını duyurdu. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Yekaterinburg'daki Atomskills Şampiyonası'nın kulislerinde konuştu. Alexey Likhachev, Rosatom çalışanlarının İran'dan tahliyesinin önümüzdeki hafta için planlandığını söyledi. Zaporijya NGS’de (ZNPS) dış güç kaynağının bir hattında kesinti yaşandığını belirten Likhachev, eş zamanlı olarak İran’daki Buşehr NGS’de görev yapan personelin güvenliği için kapsamlı bir tahliye operasyonu yürüttüklerini bildirdi. Zaporijya’da güç hattı koptu: Onarım süreci belirsiz Likhachev, Zaporijya NGS’yi besleyen ana hatlardan biri olan Dneprovskaya hattının birkaç gündür servis dışı olduğunu doğruladı. Hasarın su yüzeyindeki hassas bir noktada olması nedeniyle onarım çalışmalarının ne kadar süreceğinin henüz bilinmediğini ifade eden CEO, tesisin mevcut durumunu şu sözlerle özetledi: "Şu an için güç Ferrosplavnaya hattı üzerinden sağlanıyor ve yedekte yeterli dizel jeneratör setimiz var. Ünitelerimizin tamamı 'soğuk durdurma' modunda kalmaya devam edecek. Güvenlik sorunları tam olarak çözülmeden işletime geçme niyetimiz yok." Likhachev ayrıca, tesisin bulunduğu Energodar şehrinin altyapısının hedef alındığını ve şehrin birkaç kez tamamen elektriksiz kaldığını ancak sosyal hayatın bir "cephe kenti" disipliniyle sürdüğünü ekledi. İran’dan büyük tahliye: 198 Kişi Ermenistan sınırına ilerliyor Bölgedeki çatışmaların Buşehr NGS üzerindeki etkilerine de değinen Likhachev, bir çalışanın hayatını kaybettiği saldırının ardından personelin güvenliğini öncelik haline getirdiklerini belirtti. İran makamlarıyla koordineli bir şekilde yürütülen tahliye operasyonuna dair şu detayları verdi: "198 kişiden oluşan ana tahliye grubumuz şu anda Ermenistan-İran sınırına doğru ilerliyor. Geceyi İsfahan'da geçirdiler ve bu gece itibarıyla Ermenistan topraklarına ulaşmalarını bekliyoruz. Öte yandan, bölgede kalıp hizmetine devam etmek isteyen gönüllü çalışma arkadaşlarımız da var. Onlar için koşullar oluştuğunda önümüzdeki hafta yeni bir tahliye dalgası planlayacağız." "Zaporijya deneyimini İranlı ortaklarımızla paylaşıyoruz" Likhachev, nükleer tesislerin savaş koşullarında yönetilmesi konusunda Zaporijya’da "benzersiz ve acı bir tecrübe" kazandıklarını ifade etti. Zaporijya'nın Buşehr'den kapasite olarak altı kat daha büyük olduğunu hatırlatan CEO, tesisin bir ay boyunca dış güç kaynağı olmadan güvenli tutulabildiğini belirterek şunları söyledi: "Buşehr'deki reaktör şu an tam kapasiteyle çalışıyor ve İran'ın enerji arzı için hayati önemde. Zaporijya'da edindiğimiz, 'dış güç desteği olmadan güvenli işletim' tecrübesini İranlı ortaklarımıza aktarıyoruz. Ancak her ne olursa olsun, operasyonel bir nükleer reaktör çevresinde askeri tırmanıştan kaçınılmalıdır." A, B ve C planları hazır Savaş koşulları nedeniyle İranlı yetkililerle e-posta yoluyla iletişim kurabildiklerini belirten Likhachev, Rosatom’un her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu vurguladı: "Doğal olarak dış tehditlere göre uygulayacağımız A, B ve C planlarımız hazır. Ancak mutlak önceliğimiz meslektaşlarımızın can sağlığıdır. Tüm uluslararası toplumu ve UAEK’yı, nükleer tesisler çevresinde provokasyonları önlemek için azami çaba göstermeye çağırıyorum." ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları 6. haftasına girerken, nükleer tesislerin güvenliği uluslararası kamuoyunun ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl beşincisi düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) gönderdiği video mesajda, “Türkiye olarak tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen katılımcılara İstanbul’da hoş geldiniz dedi ve “Kıtaların, kültürlerin ve gönüllerin buluşma noktası İstanbul’a sefalar getirdiniz” mesajını iletti. Zirvenin teması “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirlendi. Cumhurbaşkanı, iki gün boyunca sürecek panellerde liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, kriz yönetiminden göç ve sosyal politikalara kadar geniş bir yelpazede ele alınacak konuların insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Ayrıca, zirveye katkı sunacak akademisyen, sivil toplum ve uluslararası aktörlere teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başkanlığımız tarafından İstanbul'da düzenlenen "STRATCOM Zirvesi"ne video mesaj gönderdi. pic.twitter.com/peNufkPkab — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 27, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, videolu mesajında, “İkinci Cihan Harbi sonrası kurulan uluslararası sistem neredeyse her alanda meşruiyet krizi yaşıyor. Güç rekabeti enerji, teknoloji ve ticaret gibi alanlara yayılırken, sorunlar diyalog yerine silahla çözülmeye çalışılıyor, soykırımlar, savaşlar ve krizler giderek artıyor” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı, hakikat ve doğruların tahrif edilmesine karşı iletişim ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin insani değerleri ve adaleti merkeze alan barış odaklı duruşunu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomiyi etkileyen küresel gerilimlere hazırlıklı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomiyi etkileyen küresel gerilimlere hazırlıklı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milletimizin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyorum. Her sene olduğu gibi bu yıl da, Ramazan-ı Şerif'i anlamına ve ruhuna uygun bir şekilde idrak ettmeye çalıştık. Ramazan boyunca iyilik, paylaşma ve yardımlaşma gibi duygularımızı en üst seviyede yaşamaya ihtimam gösterdik. Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen 86 milyon olarak birbirimize derman olmanın, birbirimize dost kardeş, komşu ve arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik. Milletle ve milletin değerleriyle kavgalı çevrelerin hedef aldığı Maarifin Kalbinde Ramazan programımızda benzer şekilde okullarımızda Ramazan'ın farklı atmosferinde teneffüs edilmesine katkı sağladık. Çocuklarımızın Ramazan coşkusunu görmekten büyük mutluluk duyduk. 86 milyon biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar kardeşiz. Bu topraklarda yaşadığımız müddetçe tek yürek tek bilek olmaya devam edeceğiz. Bayramın üçüncü günü Katar'dan aldığımız acı haber hepimizin yüreğini dağlamıştır. Eğitim faaliyetleri icra eden helikopterin kaza kırıma uğramasıyla 4'lü Katarlı olmak üzere 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, şehitlerimizin kederli ailelerine, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Bu yıl Ramazan bayramının ikinci günü baharın müjdecisi tabiatın dirilişinin sembolü olan Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz Anadolu, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu'da kardeş halklar tarafından asırlardır bayram havasında kutlanıyor. Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Bugünlerde stratejik önemi daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye sürecimizi baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gerekli cevabı alacaktır. Türkiye'yi bu yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de ağababaların gücü yetmeyecekti. 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü, ufku açıktır. Allah'ın izniyle yarınları aydınlıktır. Biz bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Bölgenin kadim sakinleri olarak hüznümüz de sevincimiz de hep bir oldu. Bugün de kalbimiz birlikte atıyor. Gözyaşlarımız birlikte akıyor. Nefretin, kinin, şiddetin diline teslim olmayacak barışın, kardeşin evrensel dilini yüceltmeye inşallah devam edeceğiz. Maalesef savaşların gölgesinde geçirdiğimiz Nevruz'un barış, huzur, bereket getirmesini diliyorum. Milletimizin Nevruz bayramını bir kez daha tebrik ediyor, bu anlamlı günün muhabbet bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum. Küresel sistem 2008 krizinden bu yana sancılı ve sarsıntılı olduğu kadar köklü bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. Sözkonusu değişim 4 ana eksende aktörler arasındaki rekabeti ciddi manada kızıştırmaktadır. Uluslararası sistem şu soruların cevabını aramaktadır: Teknolojiye kim yön verecek? Veriyi ve yapay zekayı kim yönetecek? Üretim, tedarik ve tüketim zincirlerini kim domine edecek. Enerji kaynakları ve ticari yolları kim kontrol edecek? Can yakıcı sonuçlarıyla bir süredir yüzleştiğimiz meselelerin özü ve özeti bu sorulara verilecek cevaplarda mahfuzdur. Bu süreçte bölgesel işbirliğinin daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktığını görmekteyiz. Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık. Enerji arz güvenliğini güçlendirecek adımlar attık. Ulaştıma alanında ülkemizin kısa sürede yazdığı destan ortadadır. Ana muhalefetin 'kuşların göç yolunu engelliyor' diye karşı çıktığı İstanbul havalimanımız toplam 874 bin yolcuya hizmet verdi. Demiryollarımızı 2 milyon 490 bin kişi gönderdi. Toplam 47 ülkeyle yüksek düzeyli işbirliği konseyleri tesis ettik. Afrika ve Latin Amerikalı ülkelerle ticari ve beşeri münasebetlerimizi ilerlettik. 182 yeni organize sanayi bölgesi, 85 yeni teknopark kurduk. İHA'dan füze ve roketlere elektronik harp sistemlerinden hava savunma yeteneklerine, savaş gemilerinden top, tank, helikopter, zırhlı araç ve obüslere kadar geniş skalada yerli ve milli imkanlarla büyük işler başardık. Yolumuza konulan takozlar tek tek kaldırarak, örülen duvarları bir bir yıkarak bugünlere geldik. Darbe girişimlerinden sokak olaylarına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri olabilecek en az hasarla atlattık. Türkiye büyüklüğünün bilincinde ülke olarak duruşu ve tutumu, söylem ve icraatlarıyla temayüz etmektedir. Türkiye bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor. Tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Sükuneti elden bırakmadan kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil gönüllerde açtığı tahribatla da derin izler bırakmaktadır. Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Savaş uzadıkça başka komplikasyonlar da ortaya çıkıyor. Dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel ekonomiyi ciddi bir krize sokmuştur. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirlimesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Netenyahu'nun katliam şebekesi insanlık adına derhal durdurulmamalı, her ülke cesur ve ön alıcı tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, kan dökülmeden tüm bunların yanısıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. Dünya barışı ve istikbaline önem veren hiçbir ülke İsrail'in yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücü ve imkanlarıyla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir. Trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya pek çok konuyu enine boyuna değerlendirdik. Plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık. Piyasalardaki sebep olan damgaları yakından takip ediyoruz. Küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır. Beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesidir. Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden geliriz. Bir zafiyet oluşursa hep beraber zorluk çekeriz. Biz asırlara sari tarihinde feleğin çemberinden geçmiş, akrebin kıskacında boğulmuş bir milletiz. Devlet ve millet olarak bu dönemde de güçlenerek çıkacağımızdan en küçük şüphe duymuyorum. Rabbim Türkiye'nin yolunu, ufkunu açık etsin diyorum."

Savaş 'ın  25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı Haber

Savaş 'ın 25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı

ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 25. gününe girerken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın "verimli görüşmeler yapıldığı" yönündeki açıklamalarını yalan haber olarak nitelendirirken, İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise operasyonlar kapsamında İran’da 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Öte yandan bölgesel aktörlerin devreye girmesiyle diplomatik temasların da yoğunlaştığı ifade ediliyor. Bugün bölgede yaşanan gelişmeler şöyle: Trump'ın müzakere açıklamasını "yalan haber" olarak niteleyen İran, İsrail'e arka arkaya füze saldırıları düzenledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerle "verimli" görüşmeler yaptığını söyleyerek İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini açıklamasının ardından, müzakere yürütüldüğünü yalanlayan İran, İsrail'e füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada İran’ın ülkeye birden fazla füze saldırısı düzenlediği ifade edildi. Saldırılardan birinde, füzenin önlenmesi sonrasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde yer alan evler hasar gördü, saldırılarda hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadığı bildirildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın "Ortadoğu'daki çatışmaların tamamen ve kesin olarak çözülmesi" konusunda "çok iyi ve verimli" görüşmeler yaptığını ve İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini söylemişti. Trump'ın açıklamasının ardından borsalar yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların altına düştü. Fakat İran parlamentosu başkanı Muhammed Baqer Qalibaf ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını açıkladı. İsrailli bir yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak Qalibaf'ın görüşmelerin İran tarafındaki muhatabı olduğunu söylemişti. Sosyal medya platformu X'te paylaşım yapan Qalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için yalan haberler kullanılıyor" dedi. Öte yandan, Avrupalı bir yetkili, iki ülke arasında doğrudan müzakere yapılmadığını ancak Mısır, Pakistan ve Basra Körfezi'nden ülkelerin mesaj trafiğini yürüttüğünü söyledi.Reuters'a konuşan Pakistanlı bir yetkili ve ikinci bir kaynak da savaşın sonlandırılmasına yönelik doğrudan görüşmelerin bu hafta içinde İslamabad'da yapılabileceğini belirtti. İsrail basınına göre, Arap ülkeleri İran'la müzakere konusunda Trump'a baskı yapıyor İsrail basını, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a İran'la müzakere konusunda baskı yaptığını iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde Tahran ile ABD arasında müzakere sürecinin hız kazanma sebebinin Arap ülkelerinin daha fazla ekonomik zarar yaşanmaması için Trump'a baskı yapması olduğu ifade edildi. İsrail'in, ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını bildiği ancak bunun ne kadar faydalı olacağını düşündüğü kaydedildi. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakereler başarılı olsun ya da olmasın Trump'ın talebini reddedemeyeceğine işaret edildi. Suudi Arabistan, gece boyunca 35 İHA saldırısını engelledi Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi. İran medyası: ABD-İsrail’in saldırılarında İsfahan ve Hürremşehr kentlerindeki enerji altyapıları hedef alındı ABD-İsrail’in İran’a saldırılarında, dün İsfahan ve Hürremşehr kentlerinde 2 enerji altyapısının hedef alındığı bildirildi. Fars Haber Ajansı, İsfahan ve Hürremşehr'e düzenlenen saldırılara ilişkin detayları paylaştı. İsfahan'ın Kave Caddesi'ndeki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonunun vurulduğu saldırıda, tesislerin bazı bölümleri ile çevredeki evlerde hasar meydana geldiği belirtildi. Aynı zamanda ülkenin güneybatısında Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki elektrik santraline ait doğal gaz boru hattının da hedef alındığı ifade edildi. Hürremşehr Özel Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bir füzenin doğal gaz hattı istasyonunun dışındaki alana isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi. İsfahan'da enerji kesintisine dair bilgi verilmezken Hürremşehr’de yapılan çalışmalarla enerji temininin kesintisiz bir şekilde devam ettiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İran'ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı duyurulmuştu. CENTCOM: İran'da 9 binden fazla hedef vuruldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ülkede 9 binden fazla hedefin vurulduğunu bildirdi. CENTCOM'un sosyal medya hesabından, İran'a yönelik askeri saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. İran'da 9 binden fazla hedefin vurulduğu belirtilen açıklamada, aralarında savaş gemilerinin de bulunduğu 140'tan fazla geminin hasara uğratıldığı ya da imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin askeri saldırılarında bombardıman uçakları, savaş uçakları, insansız hava araçları ve füze savunma sistemleri dahil çeşitli hava, deniz ve kara sistemlerini kullandığı aktarıldı. Kaynak : ndependent Türkçe, Reuters, AA, ANKA

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı Haber

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı

ABD Başkanı Trump'ın konuşmasında satır başları şu şekilde: ''7 binden fazla hedefe vurduk. Artık çok fazla füzeleri de kalmadı. Aynı şekilde, bu füzeleri ve dronları imal ettikleri tesisleri de vurduk ve vurmaya devam ediyoruz. Bugün 3 tesisi vurduk ve İran'ın yeni füzeler ve dronlar imal etmesi çok daha zor olacak. Fazla İran donanmasına ait birimlere de saldırdık; İran donanmasına ait 100’den fazla gemi vuruldu. Bu da bir rekor olmalı. Her geçen saat saldırılar devam ediyor. Hark Adası’nı vurduk ve kelimenin tam anlamıyla adada olan her şeyi imha ettik. Sadece petrol tesislerine dokunmadık, petrol hatlarını vurmadık; ama 5 dakika içerisinde bunu yapabiliriz. Bu ülkeyi bir noktadan sonra yeniden inşa etmek gerekecek. O yüzden petrol tesislerini vurmadık, ancak bu durum böyle devam etmeyebilir. Yani, tek bir sözümle oradaki petrol boruları da yok edilebilir. Etkin bir şekilde İran'ın savunma sanayisini ortadan kaldırıyoruz. Yeniden füze ve drone kapasitesi tamamen sıfıra yaklaşmış durumda. Aynı şekilde Hürmüz Boğazı’nda ticareti engellemek için görev yapan ya da bunu yapmaya çalışan 30 mayın gemisini de imha ettik. Artık emin değiliz, hiç mayın bırakıldı mı, gerçekten bilmiyoruz. Bu da bir nevi intihar aslında. 30 mayın gemisinin hepsi denizin dibinde ve diğer ülkelerdeki ekonomiler üzerinde etkileri var. Biz petrolümüzün sadece yüzde 1’inden azını buradan alıyoruz; örneğin Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90 enerji ihtiyacını buradan karşılıyor. Avrupa ülkeleri de buradan çok fazla petrol alıyor. Güney Kore de Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole muhtaç. Bu yüzden boğaz konusunda bize destek olmanız lazım. Zaten İran’ın icabına bastık, ancak burada küçük bir füze ya da mayınla gerçekleştirilebilecek eylemler sınırlı ve riskli. İran bunu ekonomik bir silah olarak kullandı, ama artık uzun süre devam edemeyecek. Birçok ülke yolda olduklarını söyledi, bazıları heyecanlı, bazıları değil. Bazı ülkelere yıllardır yardım ediyoruz ve onları koruduk, ancak bazıları o kadar da heyecanlı değillerdi. 45 bin askeri olan ülkeler var ve onları tehlikelerden koruyan bir ülke var. Harika bir iş başarıyoruz. Mayın tarama aracınız var mı, diye soruyoruz; ama bazıları karışmak istemiyor. 40 yıldır koruyoruz, ama bazıları bu işe bulaşmak istemiyor. Ellerinde pek bir şey kalmadı, küçük bir şeyle müdahale edebilecekler ama çoğu karışmak istemiyor. Sahte haberci medya unsurlarının bunlardan haberdar olmasını istiyorum. Diğer ülkelerin korunmasını hep eleştiriyordum çünkü biz onları koruyoruz ve gerektiğinde yardım ediyoruz. Ancak yanımızda olmuyorlar. Günümüzün Boğaz’ının silahlaştırılacağını, silah olarak kullanılacağını önceden öngörmüştüm. Usame bin Ladin ve Dünya Ticaret Merkezi’ni yıkacağını olay yaşanmadan bir yıl önce söylemiştim. Dünya genelinde Hürmüz Boğazı’na bağımlı olan ülkeler çağrıda bulunuyor. Bu insanlar enerji ihtiyaçlarının yüzde 90-95’ini bu boğazdan karşılıyor ve mutlulukla bize yardım etmeleri gerekiyor. Şu anda Kaz projemizle dünyanın en büyük petrol üreticisiyiz ve üretimimizi artırıyoruz. Venezuela ile ilişkilerimiz harika ilerliyor; milyonlarca varil petrol çıkarılıyor ve bize yardımcı oluyorlar. Yeni devlet başkanıyla da çok iyi anlaşıyoruz. Büyük şirketler Venezuela’ya giriyor ve kısa sürede görülmemiş rakamlara ulaşılıyor. Hedef alınmak önemli değil; çünkü kağıttan bir kaplan karşımızda. 2 hafta önce kağıttan kaplan değildi, ama artık öyle. Şimdi birkaç soru alacağız; toplantının amacı uzun zamandır planlanmıştı. Son bir yıl içinde inanılmaz ilerlemeler yaptık. Bu muhteşem enstitünün prestijini yeniden artırdık ve dünyanın en muhteşem sanat merkezi olarak yerini koruması için çalışıyoruz. Büyük yanlış harcamalar vardı; kullanılmayan tiyatro salonları için milyonlarca dolar harcanmış. Şimdi bu salonları kiraya vermeyi planlıyoruz ve işimiz bittiğinde her şey harika olacak. Rick Grenelli’ye teşekkür ediyorum; uzun zamandır dostum ve her zaman inanılmaz işler çıkardı. Almanya’daki deneyimleri ve istihbarattaki başarıları takdire şayan. Sızıntıları engellemek için sürekli olarak önlemler aldı. Bu geçiş sürecinde de kendisinden destek istedim. İlk göreve geldiğimizde yapmak istemedim, ama her şeyi değiştirmek gerekiyordu. Fiziksel olarak tamamen yıkılmak üzereydi. Çelik sütunlar üstü kapalı olması gereken yapılar, doğru şekilde korunmamıştı. Yeni Fed başkanımız harika bir iş çıkaracak. Jerome Powell sayesinde neler olacağını göreceğiz. Faizleri düşürmek için hep çok geç kalınıyordu; artık bunu düzeltme şansı var.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.