SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enag

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Enag haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enag haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 2026 için asgari ücretin ne kadar artırılacağı merak edilirken, yılda iki defa artış yapılması da gündemde. Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. 2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

TÜED Uludağ: Emeklinin mutfağında tencere kaynamıyor... Acil müdahale şart! Haber

TÜED Uludağ: Emeklinin mutfağında tencere kaynamıyor... Acil müdahale şart!

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi, enflasyonun emekli maaşlarını erittiğini vurguladı; açlık ve yoksulluk sınırının emekli aylıklarının çok üzerinde olduğunu belirterek hükümete acil önlem çağrısı yaptı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, enflasyon rakamlarının sokaktaki gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, “Mutfaktaki yangın büyüyor, tencere kaynamıyor. Acil müdahale şart” dedi. Pars, özellikle kış aylarında maliyetlerin hızla arttığını ve emeklinin geçim sıkıntısının derinleştiğini vurguladı. TÜED’in hesaplamalarına göre açlık sınırı, en düşük 2 emekli maaşına; yoksulluk sınırı ise 6 emekli maaşına denk geliyor. SOKAĞIN ENFLASYONU RESMİ RAKAMLARIN ÇOK ÜZERİNDE Kasım ayı enflasyon verilerini değerlendiren Pars, TÜİK’in rakamlarının gerçekleri yansıtmadığını belirterek, "TÜİK’e göre Kasım ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 0,87, yıllık yüzde 31,07 arttı. ENAG verilerine göre ise aylık yüzde 2,13, yıllık yüzde 56,82 artış gerçekleşti" dedi. "Sokağın enflasyonu neredeyse yüzde 120’ye ulaştı" diyen Pars, " Her gün iğneden ipliğe zam geliyor, akaryakıt fiyatları da maliyetleri daha da artırıyor. Yeni yılda emekli maaşına yüzde 13 zam bekleniyor; bu da 2026’da en düşük emekli maaşını 19 bin TL seviyesine çıkaracak. Yani en düşük emekli maaşı, bugünkü asgari ücretin altında kalacak” dedi. EMEKLİNİN KIŞI PERİŞAN GEÇİRME RİSKİ 4 kişilik bir ailenin açlık ve yoksulluk sınırlarını hatırlatan Kenan Pars, “Açlık sınırı 29 bin 827 TL, yoksulluk sınırı 97 bin 158 TL. En düşük emekli maaşı ise sadece 16 bin 881 TL. Bu tablo, emeklinin kışı büyük sıkıntı içinde geçireceğini gösteriyor. Sesimizi duysunlar; emeklilerin enflasyon karşısında ezilmesini önleyecek seyyanen zam ve intibak kanunu istiyoruz” ifadelerini kullandı. Pars, emekli maaşlarının enflasyon hesabından bağımsız olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, emekli ile devlet arasındaki uçurumun büyümeye devam ettiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.