SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekonomi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirtti Haber

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirtti

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklif kapsamında atılacak her adımın tarihi sorumluluk taşıdığını ifade eden Kılıç, CHP’nin yaklaşımının silahsızlanmanın gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması yönünde olduğunu söyledi. Teklifin yürürlüğe girmesi için terör örgütü PKK/KCK’nın ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, silah ve mühimmatların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi şartlarının öngörüldüğünü hatırlatan Kılıç, sürecin kapsamlı bir güvenlik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Grup Başkanvekilimiz Sevda Erdan Kılıç: "Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de İstanbul Sözleşmesi’nin yaşaması, devam etmesi ve atılan o imzanın korunması için elimizden gelen mücadeleyi verdik; bundan sonra da bu mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz." pic.twitter.com/D9WE8M9dP2 — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 6, 2026 “SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞIN BAŞLANGICIDIR” Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kılıç, yalnızca silahların susmasının kalıcı barış için yeterli olmayacağını söyledi. Kılıç, “Silahların susması, barışın başlangıcıdır ama kendisi değildir. Aynı anda hukuk devleti de güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. Toplumsal güvenin sağlanmadan kalıcı bir barış ortamının oluşamayacağını belirten Kılıç, CHP’nin teklif üzerindeki imzasının tüm hükümleri koşulsuz kabul ettiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kılıç, “İmzamız açık bir çek değil, devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur” diyerek, teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinde gerekli gördükleri değişiklikleri gündeme getireceklerini söyledi. EKONOMİ ELEŞTİRİSİ Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Kılıç, Türkiye’deki enflasyonun vatandaşın günlük yaşamında ağır şekilde hissedildiğini savundu. Kiraların artık temel gider olmaktan çıkıp maaşların önemli bir bölümünü oluşturan bir yük haline geldiğini belirten Kılıç, fiyatların düşmediğini, yalnızca artış hızının yavaşladığını ifade etti. Ekonomi yönetimini eleştiren Kılıç, enflasyonun yalnızca para politikalarından değil; üretim sorunları, vergi düzeni, kentleşme politikaları ve kurumlara duyulan güven kaybı gibi birçok etkenden kaynaklandığını öne sürdü.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart"

TBMM'ye 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin "Terörsüz Türkiye" hedefinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçladığını söyledi. Gürlek, teklifin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı'nın da katkı sunduğunu belirterek, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. "Terör tehdidinin ortadan kaldırılması ortak sorumluluk" Adalet Bakanı Gürlek, hükümet tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilen sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yıllar süren mücadelesi sonucunda terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını ifade eden Gürlek, oluşan güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için hukuki, sosyal ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini söyledi. Teklifin temel amacının toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ortak aidiyet duygusunu artırmak ve terörün yeniden kullanılabileceği alanları ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Uygulama için PKK'nın tamamen sona ermesi şartı Akın Gürlek, kanun teklifinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini açıkladı. Buna göre; PKK/KCK'nın fiili varlığının tamamen sona erdiğinin tespit edilmesi, Örgütün kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edilmesi, Silahların geri dönülemeyecek şekilde imha edilmesi, gerekecek. Bu sürecin güvenlik kurumları tarafından açık ve kesin şekilde tespit edileceğini belirten Gürlek, tespitin ardından konunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edileceğini ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağını ifade etti. TBMM'de izleme komisyonu oluşturulacak Teklif kapsamında sürecin takip edilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını aktaran Gürlek, TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonunun da uygulamaları takip edeceğini söyledi. Meclis komisyonunun gerektiğinde tavsiye ve değerlendirmelerde bulunabileceğini belirten Gürlek, sürecin denetlenebilir ve hukuki çerçevede yürütüleceğini ifade etti. "Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri korunacak" Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olan kapsam konusunda da açıklamalarda bulundu. Terör saldırısı talimatı veren kişiler ile güvenlik güçlerinin şehit edilmesinden sorumlu olanların düzenleme kapsamında yer almadığını vurgulayan Gürlek, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetileceğini söyledi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır." "Kazanan Türkiye ve milletimiz olacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını savundu. Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, yatırım ortamı ve kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağını belirten Gürlek, bölgesel ticaret koridorları, enerji projeleri ve ulaştırma hatlarının güvenliğinin de güçleneceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef; daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir kalkınma anlamına gelmektedir." Teklif Meclis sürecinde değerlendirilecek "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Gürlek, teklifin Türkiye'nin huzur ve güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, hazırlanmasında katkı sunan siyasi partilere ve paydaşlara teşekkür etti.

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor Haber

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor

Ahmet Davutoğlu'ndan Siyasete Veda Kararı Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yayımladığı kapsamlı açıklamayla aktif siyaseti bıraktığını ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sona erdirme kararı aldıklarını duyurdu. "Yarının Türkiye'si İçin" başlıklı açıklamasında Davutoğlu, kararın parti yönetimi ve dava arkadaşlarıyla gerçekleştirilen kapsamlı istişareler sonucunda alındığını belirtti. Davutoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." Bu açıklama, Türk siyasetinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor. "Türkiye Tarihi Bir Yol Ayrımında" Davutoğlu, yalnızca siyasi kararını açıklamakla kalmadı; Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde de bulundu. Dünyanın yapay zekâ, dijital dönüşüm, küresel ekonomik krizler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarihi bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti. Türkiye'nin büyük fırsatlarla birlikte ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, ülkenin yeniden güçlü bir kalkınma sürecine girebilmesi için şu temel ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı: Adil hukuk sistemi Demokratik hukuk devleti Düşünce özgürlüğü Güçlü vatandaşlık bilinci Siyasi ahlak Üretim odaklı ekonomi Sosyal adalet Liyakat sistemi Demokratik siyaset Stratejik devlet aklı Davutoğlu, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dönüşümü ise "ahlak, zihniyet ve kurum devrimi" olarak tanımladı. Yapay Zekâ ve Eğitim Uyarısı Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de eğitim ve teknoloji oldu. Davutoğlu, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü kaybettiğini savunurken, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki küresel yarışta geride kaldığını ifade etti. Bilim üretmeyen, teknoloji geliştirmeyen ülkelerin gelecekte ekonomik ve stratejik açıdan ciddi sorunlarla karşılaşacağını belirten Davutoğlu, eğitim sisteminin de özgür düşünceyi destekleyen yeni bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. "Kutuplaşma Millet Olma Bilincini Zedeliyor" Davutoğlu, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın artık demokratik rekabet sınırlarını aştığını savundu. Siyasi dilin vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturmak yerine karşı karşıya getirdiğini ifade eden Davutoğlu, bu durumun milli birlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, ortak vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. "Yolsuzluk Siyaseti Çürüttü" Eski Başbakan, açıklamasında kamu yönetimine ilişkin de sert eleştiriler yöneltti. Yolsuzluk iddiaları, kayırmacılık, hesap verilebilirlik sorunları ve liyakat sistemindeki bozulmanın devlet kurumlarını zayıflattığını savunan Davutoğlu, hukuka olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Tarım ve sanayide üretim ekonomisinin geri plana itildiğini söyleyen Davutoğlu, rant odaklı ekonomik anlayışın uzun vadede ülkeye zarar verdiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eleştirisi Davutoğlu, açıklamasında mevcut yönetim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı ilkesini zayıflattığını savunan Davutoğlu, Türkiye'nin yeniden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e dönmesi gerektiğini söyledi. Sorunun kişilerden ziyade sistem kaynaklı olduğunu ifade eden Davutoğlu, demokratik denge ve denetim mekanizmalarının yeniden güçlendirilmesini önerdi. "Rövanş Değil Adalet" Davutoğlu, olası siyasi değişimlerin intikam duygusuyla değil hukuk ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin yeni mağduriyetler oluşturacak rövanş anlayışına değil, toplumsal uzlaşmayı güçlendirecek bir restorasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasetin yeniden güven veren bir zemine kavuşması gerektiğini ifade etti. Gelecek Partisi'nin Kuruluş Sürecini Anlattı Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluş sürecine de değindi. AK Parti'de görev yaptığı dönemde siyasal ahlak, liyakat ve demokratik reformlar konusunda sonuç alamadığını belirten Davutoğlu, bu nedenle 2019 yılında Gelecek Partisi'ni kurduklarını hatırlattı. Partinin demokrat muhafazakâr bir alternatif oluşturmak amacıyla kurulduğunu söyleyen Davutoğlu, bugün gelinen noktada siyasetten çekilme kararının ülkenin içinde bulunduğu mevcut siyasi atmosfer nedeniyle alındığını ifade etti. Türk Siyasetinde Yeni Dönem Ahmet Davutoğlu'nun aktif siyaseti bırakma kararı, yalnızca Gelecek Partisi açısından değil, Türk siyasetinin geleceği bakımından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eski başbakanın açıklaması, özellikle muhalefet cephesindeki siyasi dengeler, yeni parti arayışları ve önümüzdeki seçim sürecine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararının ardından partinin hukuki tasfiye sürecinin nasıl işleyeceği ve parti kadrolarının siyasi geleceğinin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan Türkiye var Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan Türkiye var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, ulaştırma alanında son 23 yılda hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. “Türkiye Hızlanıyor” başlığıyla yürütülen çalışmalar kapsamında karayollarına 206 milyar dolar, demiryollarına 80 milyar dolar ve havayollarına 35,5 milyar dolar yatırım yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun bugün 30 bin 51 kilometreye ulaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yalnızca 6 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlı olduğunu, bugün ise 77 ilin duble yollarla bağlantı sağladığını ifade etti. Türkiye’de araç sayısının 8,5 milyondan 33,6 milyonun üzerine çıkmasına rağmen şehirlerarası ortalama seyahat hızının saatte 40 kilometreden yaklaşık 90 kilometreye yükseldiğini kaydetti. Otoyol ağının da önemli ölçüde genişletildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyol uzunluğunun 1.714 kilometreden 3.796 kilometreye çıkarıldığını, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye yükseldiğini dile getirdi. Demiryolu yatırımlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hızlı trenle kendi iktidarları döneminde tanıştığını belirterek, toplam hızlı tren hattı uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını ve Kurban Bayramı süresince hızlı trenleri 322 bin yolcunun kullandığını açıkladı. Ulaştırma yatırımlarının devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya Çevre Yolu, Malatya Çevre Yolu ve Antalya Havalimanı terminal projelerinin de bulunduğu 55 projenin hizmete açıldığını hatırlattı. 2026 yılı hedefleri kapsamında 144’ü karayolu projesi olmak üzere toplam 188 yatırımın tamamlanmasının planlandığını belirten Erdoğan, 42 şehri birbirine bağlayacak Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu projesindeki çalışmaların hızlandırıldığını ve 120 kilometrelik otoyolun gelecek yıl hizmete alınmasının hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a, yönümüzü nereye çevirsek, aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin… pic.twitter.com/e6vv8NBmD2 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 1, 2026 Konuşmasının sonunda bölgesel gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasi, savunma sanayii, ekonomi ve enerji alanlarında güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, ülkenin bölgesel krizlerin ortasında bir “istikrar adası” olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı

Vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayan Erdoğan, bayramın Türkiye, İslam dünyası ve insanlıkiçin barış, huzur ve dayanışmaya vesile olmasını diledi. “İsrail bölgedeki faaliyetlerini sürdürüyor” Erdoğan, mesajında Ortadoğu’daki gelişmelere de değinerek, İsrail’in ateşkese rağmen Gazze,Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Lübnan’da operasyonlarını ve yerleşim faaliyetlerini sürdürdüğünüsöyledi. Bölgedeki çatışma ve krizlerin etkilerinin yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmadığını belirtenErdoğan, enerji, tarım, ticaret, ulaşım ve ekonomi gibi birçok alanda sonuçlarının hissedildiğiniifade etti. “Türkiye istikrar adası olarak öne çıkıyor” Erdoğan, savaşlar ve krizlerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin ekonomi, altyapı, kurumsalkapasite ve iç siyasi bütünlüğüyle öne çıktığını savundu. 23 yıldır uygulanan politikaların sonuçlarının özellikle savunma sanayii başta olmak üzereçeşitli alanlarda görüldüğünü belirten Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünün 238milyar dolardan 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını, yıllık ihracatın 36 milyar dolardan 276 milyardolara yükseldiğini söyledi. Savunma ve havacılık ihracatının da 248 milyon dolardan 10 milyar dolar seviyesini aştığınıkaydeden Erdoğan, Türkiye’nin önemli bir ekonomik ve sanayi dönüşümü yaşadığını dilegetirdi. “Yeni dönemin parlayan yıldızlarından biri Türkiye olabilir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel belirsizliklerin azalmasının ardından Türkiye’ninyeni dönemde öne çıkan ülkelerden biri olabileceğini ifade etti. Bu çerçevede barış sürecine işaret eden Erdoğan, sürecin hem Türkiye’nin geleceği hem debölgesel istikrar açısından stratejik önem taşıdığını söyledi. Söz konusu sürecin, ülke içinde güvenlik ve huzurun güçlenmesine, ülke dışında ise“emperyalist oyunların bozulmasına” katkı sunduğunu belirten Erdoğan, sürecin dikkatlibiçimde sürdürüldüğünü kaydetti. “Türkiye’ye ekonomik maliyetinin 2 trilyon doları aştığını” söylediği terör sorununu sonaerdirme konusunda kararlı olduklarını belirten Erdoğan, “Yola devam ediyoruz” mesajı verdi. Trafik uyarısı ve hac mesajı Mesajının sonunda hac ibadeti için kutsal topraklarda bulunanlara iyi dileklerini ileten Erdoğan,bayram yolculuğuna çıkacak vatandaşlara da trafik kurallarına ve hız limitlerine uyma çağrısıyaptı.

Senegal Cumhurbaşkanı, ekonomist Ahmadou Al Aminou Lo başbakan olarak atadı. Haber

Senegal Cumhurbaşkanı, ekonomist Ahmadou Al Aminou Lo başbakan olarak atadı.

Sayın Ahmadou Lo daha önce Batı Afrika Devletleri Merkez Bankası'nın (BCEAO) Senegal şubesinin direktörü olarak görev yapmıştır. Yeni Başbakan Ahmedou Lo, göreve atanmasının ardından devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Senegal'in mali zorlukları ortamında yerli işletmelerin ve yabancı yatırımcıların güvenini artırmak istediğini söyledi. Ülkenin şu anda zor bir dönemden geçtiğini, özellikle kamu maliyesinin durumunun ekonomi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Senegal lideri, ülkenin uluslararası toplumun ve yabancı yatırımcıların gözünde istikrarlı, güvenli ve saygın bir destinasyon olarak imajını korumaya ve geliştirmeye devam edeceğini vurguladı. Daha önce Uluslararası Para Fonu (IMF), Senegal'in kamu borcunu yanlış bildirdiğini tespit ettikten sonra ülke için ayrılan 1,8 milyar dolarlık kredi programını askıya almıştı. Düzeltilmiş rakamlara göre, Senegal'in kamu borcu 2024 yıl sonu itibariyle GSYİH'nin %132'sine ulaşmıştı. Eski Başbakan Sonko, Senegal'in tahmini 13 milyar dolarlık kamu borcunu yeniden yapılandırma planına karşı çıkıyor ve bunun IMF'nin baskısı olduğunu iddia ediyor. Bu arada, Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye konuyla ilgili çok az açıklama yaptı. Başkan Faye, 23 Mayıs'ta Sonko'yu görevden aldı; bu hamlenin, bir zamanlar yakın siyasi müttefik olan iki lider arasında aylardır süregelen gerilimlerden kaynaklandığı düşünülüyor. Mart ayında Sonko, Cumhurbaşkanı Faye'nin partinin çizgisinden sapması halinde, parlamentoda çoğunluğa sahip olan iktidardaki Pastef Partisi'ni muhalefete geçirebileceği uyarısında bulunmuştu. Bu durum, hükümetin IMF desteğini yeniden sağlamak için gerekli reformları uygulama yeteneği konusunda endişelere yol açmıştı. Senegal parlamentosunun, Sonko'nun parlamenter statüsünün iadesini görüşmek üzere 26 Mayıs'ta toplanması planlanıyor. Parlamento Başkanı'nın 24 Mayıs'ta istifa etmesi de Sonko'nun bu göreve aday gösterilebileceği yönündeki spekülasyonları artırdı. Başbakan Lo, yeni görevindeki ilk açıklamasında, atanmasının Senegal'in Cumhurbaşkanı Faye yönetimindeki reformlara olan bağlılığında bir değişiklik anlamına gelmediğini, aksine liderin vizyonuyla daha uyumlu yeni bir yaklaşımı yansıttığını belirtti. Sayın Lo, selefi Ousmane Sonko hakkında da olumlu açıklamalarda bulunarak önceki hükümetin başarılarını takdir etti. Özellikle geçen yıl açıklanan ve büyümeyi artırmak için yerel kaynaklardan yararlanmaya ve bunları harekete geçirmeye odaklanan ekonomik toparlanma planından bahsetti.

BTSO’dan 2030 vizyonu: Bursa’yı daha rekabetçi merkez yapacağız Haber

BTSO’dan 2030 vizyonu: Bursa’yı daha rekabetçi merkez yapacağız

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Bursa iş dünyasının üretim ve ihracat gücüyle küresel ölçekte daha iddialı bir konuma geldiğini söyledi. Kuş, güçlü ekonominin bağımsızlığın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, ülkelerin geleceğinin üretim kabiliyeti, teknoloji geliştirme iradesi ve nitelikli insan kaynağıyla şekillendiğini ifade etti. Bursa’nın girişimci ruhunu ortak akılla büyütmeyi hedeflediklerini belirten Kuş, BTSO’nun projeleriyle iş dünyasına yön vermeye devam ettiğini kaydetti. BTSO’nun iştiraki KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen HOMETEX Fuarı’na da değinen Kuş, organizasyonun ev tekstili sektörünün dünya çapındaki en önemli buluşmalarından biri olduğunu söyledi. Fuarın 19 Mayıs gibi anlamlı bir günde açıldığını hatırlatan Kuş, üretim gücü ve marka değerinin ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını dile getirdi. Dış ticaret faaliyetlerine ilişkin bilgi de veren Kuş, Ticaret Bakanlığı destekleriyle 7 UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik heyetle Etiyopya’ya ticaret programı düzenlediklerini belirtti. Programın Türkiye’den Etiyopya’ya yapılan en geniş kapsamlı ticaret heyeti olduğunu ifade eden Kuş, Bursa firmalarının Addis Ababa’da 2 bini aşkın şirketle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdiğini aktardı. “Bursa iş dünyası yeni pazarlar için cesaretle yola çıkmaya devam edecek” diyen Kuş, hedeflerinin Bursa’yı daha rekabetçi, yenilikçi ve güçlü bir ekonomi merkezi haline getirmek olduğunu söyledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise dijital ve yeşil dönüşümün küresel rekabetin belirleyici unsurları haline geldiğini belirterek, Bursa iş dünyasının bu sürece uyum sağlamasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Uğur, sürdürülebilir üretim ve çevre odaklı dönüşüm çalışmalarının hız kazanması gerektiğini vurguladı.

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi Haber

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti. Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: "(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir." Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı. İran ile kalıcı ve kapsamlı ateşkes çağrısı Ziyarette Devlet Başkanı Şi'nin, Ortadoğu'daki savaş konusunda Çin'in pozisyonunu dile getirdiğini, burada güç kullanımın sorunları çözmeyeceğini ve diyaloğun tek doğru tercih olduğunu vurguladığını aktaran Vang, müzakerelerden hemen sonuç alınamasa da diyalog yolu hazır açılmışken yeniden kapanmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Vang, Çin'in ABD'yi İran ile nükleer sorunu dahil farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını müzakerelerle çözmeyi sürdürmeyi teşvik ettiğini, ateşkesin sürdürülerek Hürmüz Boğazı'nın en kısa zamanda yeniden açılması çağrısı yaptığını, burada yaşanan açmazın temel çözümünün kalıcı ve kapsamlı ateşkesin sağlanması olduğunu dile getirdiğini kaydetti. Çin ve ABD liderlerinin, temaslarının ardından iki ülke arasında "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" olarak tanımladıkları bir vizyon oluşturma konusunda siyasi mutabakata vardıklarını aktaran Vang, tarafların, dış politika, askeri ilişkiler, ekonomi, ticaret, halk sağlığı, tarım, turizm, halklar arası bağlar, kanun koruma dahil tüm alanlarda ve her seviyede temasların artırılmasında anlaştıklarını belirtti. İki ülke ilişkilerinde stratejik istikrarın tesisine odaklanan bu yeni vizyonun, büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma ihtiyacına yanıt verdiğine işaret eden Vang, Çin'in, bundan, işbirliğinin temel dayanak olduğu, rekabetin uygun sınırlar içinde sürdürüldüğü ve savaş ve çatışma yerine barış odaklanan bir istikrar ilişkisini anladığını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.