SON DAKİKA
Hava Durumu

#Egzersiz

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Egzersiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Egzersiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor, Hipertansiyon hastalarına 10 kritik uyarı Haber

Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor, Hipertansiyon hastalarına 10 kritik uyarı

Aşırı sıcaklar ve yüksek nem, özellikle kalp ve damar sağlığı açısından ciddi riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, terlemeyle yaşanan sıvı ve mineral kaybının damarlarda genişlemeye neden olabileceğini, bunun da kan basıncında ani düşüşlere ve dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti. Türkiye’de her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu ifade eden Gürbüz, henüz tanı almamış çok sayıda kişinin bulunduğuna dikkat çekti. Gürbüz, aşırı sıcaklarda tansiyon kontrolünün ihmal edilmesinin bayılma, ritim bozukluğu, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. HİPERTANSİYON HASTALARINA 10 KRİTİK YAZ ÖNERİSİ 1. Su tüketimini artırın: Terlemeyle kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulması için susamayı beklemeden yeterli sıvı alınması öneriliyor. Uzman, genel olarak günlük 2,5-3 litre sıvı tüketilmesini, ancak kalp veya böbrek hastalığı bulunanların miktarı hekimlerine danışarak belirlemesini tavsiye ediyor. 2. İdrar söktürücü ilaçlara dikkat: Diüretik ilaçlar yaz aylarında terlemeyle birlikte aşırı sıvı ve tuz kaybına neden olabilir. İlaç dozlarının doktor kontrolü olmadan değiştirilmemesi, gerekli durumlarda hekim tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. 3. 11.00-16.00 saatleri arasında güneşten kaçının: Özellikle günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneşe maruz kalmanın tansiyon düşüklüğü ve sıcak çarpması riskini artırabileceği belirtiliyor. 4. Beslenmenizi hafifletin: Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler yerine sebze, meyve, zeytinyağlı yemekler ve hafif proteinlerden oluşan Akdeniz tipi beslenme öneriliyor. 5. Buz gibi duştan kaçının: Ani soğuk, damarlarda hızlı daralmaya ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Serinlemek için ılık duş tercih edilmesi tavsiye ediliyor. 6. Klima sıcaklığını aşırı düşürmeyin: Kavurucu sıcaktan çok soğuk ortamlara ani geçişlerin damar sistemini etkileyebileceğine dikkat çekilirken, klimanın yaklaşık 22-24 derece civarında tutulması öneriliyor. 7. Egzersizi serin saatlere taşıyın: Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktivitelerin sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz sırasında yeterli sıvı alınması gerekiyor. 8. Çay, kahve ve alkole dikkat: Fazla kafein ve alkol tüketiminin kalp hızını ve ritim bozukluğu riskini artırabileceği belirtiliyor. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda tüketimin sınırlandırılması öneriliyor. 9. Doğru kıyafet seçin: Vücudun ısı kaybını kolaylaştırmak için açık renkli, bol ve hava geçirgenliği yüksek pamuklu veya keten kıyafetlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. 10. Tansiyonunuzu düzenli ölçün: Yaz aylarında “kendimi iyi hissediyorum” diyerek ölçümlerin ve doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Gürbüz, tansiyonda inatçı düşüklük veya yüksekliğin görülmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.

Plajda kalp sağlığına dikkat, Susamayı beklemeden su için Haber

Plajda kalp sağlığına dikkat, Susamayı beklemeden su için

Sıcak havalarda vücudun serinleyebilmek için damarları genişlettiğini ve terlemeyi artırdığını belirten Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu durumun kalbin daha fazla çalışmasına ve sıvı-elektrolit kaybının artmasına yol açabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Koylan, özellikle yüksek nem, uzun süre güneş altında kalma, yetersiz su tüketimi ve yoğun fiziksel aktivitenin kalp üzerindeki yükü artırabileceğine dikkat çekti. “SUSAMAYI BEKLEMEYİN” Plajda kalp sağlığını korumak için en önemli konuların başında yeterli sıvı tüketiminin geldiğini belirten Koylan, susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini söyledi. Sıcak havalarda terlemeyle yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi elektrolitlerin de kaybedilebildiğini belirten Koylan, bunun çarpıntı, halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve kalp ritim bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Koylan, çok şekerli içeceklerin sınırlandırılmasını, aşırı alkol tüketiminden kaçınılmasını ve uzun süre güneş altında kalınan günlerde sıvı tüketiminin artırılmasını önerdi. 11.00-16.00 SAATLERİ İÇİN UYARI Güneş ışınlarının daha yoğun olduğu 11.00-16.00 saatlerinde uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmanın kalp-damar sistemi üzerindeki stresi artırabileceğini belirten Koylan, özellikle kalp hastalarının bu saatlerde daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Şemsiye veya gölgelik kullanılması, açık renkli ve hafif kıyafetler tercih edilmesi ve geniş kenarlı şapka takılması önerildi. İleri yaş grubunda sıcak çarpması riskinin daha yüksek olduğuna da dikkat çekildi. SICAK HAVADAN SONRA SOĞUK SUYA DİKKAT Uzman Koylan, sıcak ortamdan çıktıktan sonra bir anda soğuk suya girmenin de kalp ve damar sistemi üzerinde ani stres oluşturabileceği uyarısında bulundu. Ani ısı değişiminin damar spazmı, tansiyon dalgalanması, çarpıntı ve baygınlık hissine yol açabileceğini belirten Koylan, özellikle hipertansiyon ve koroner arter hastalığı bulunanların yanı sıra ileri yaştakilerin suya kademeli olarak girmesini önerdi. PLAJDA BESLENMEYE DE DİKKAT Tuzlu atıştırmalıklar, işlenmiş gıdalar, aşırı yağlı yiyecekler ve şekerli içeceklerin yerine meyve, yoğurt, ayran, hafif salatalar, ızgara balık ve zeytinyağlı yiyeceklerin tercih edilmesi önerildi. Koylan, Akdeniz tipi beslenmenin yaz aylarında kalp sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Yaz aylarında yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin kalp sağlığı açısından yararlı olduğunu belirten Koylan, ancak egzersizin günün en sıcak saatlerinde yapılmaması gerektiğini söyledi. Yoğun fiziksel aktivitenin sıcak havayla birleşmesi halinde kalp hızının artabileceğini, sıvı kaybının hızlanabileceğini ve tansiyon dengesinin bozulabileceğini ifade eden Koylan, egzersiz için sabah erken saatlerin veya gün batımına yakın zamanların tercih edilmesini önerdi.

Geleceğin hemşireleri Mudanya'da sağlık için buluştu Haber

Geleceğin hemşireleri Mudanya'da sağlık için buluştu

Mudanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri, ruh sağlığı farkındalığı için "Stresle Baş Etme Yolları" standı açtı. Üniversiteli öğrencilerin "Mudanya'da sağlıkla buluşalım" projesi kapsamında Mudanya Şaziye Rüştü Sağlıklı Hayat Merkezi'yle iş birliği içinde gerçekleştireceği temalı stantlar, 8 Ocak'a kadar her Perşembe erişime açık olacak. Her dört kişiden birinin yaşamının bir döneminde ruh sağlığı sorunları yaşadığı gerçeğinden hareketle Mudanya Üniversitesi, toplumun ruh sağlığına katkı sunmak için anlamlı bir projeye imza attı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Şenay Sarmasoğlu Kılıkçıer ve Öğr. Gör. Şeyma Erkuş’un yürüttüğü “Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği” dersi kapsamında, Mudanya Şaziye Rüştü Sağlıklı Hayat Merkezi ile iş birliği yapılarak sahil hattında tematik stant uygulamaları başlatıldı. İlk stant, “Gerginlikten Özgürlüğe: Stresle Baş Etme Yolları” temasıyla Mudanya sahilinde kuruldu. Vatandaşlara stresle baş etme yöntemleri, nefes egzersizleri ve temel sağlık ölçümleri sunularak birebir etkileşimli çalışmalar gerçekleştirildi. Katılımcıların olumlu geri bildirimleri, uygulamanın hem bireysel iyilik hâline hem de koruyucu ruh sağlığı yaklaşımına katkı sağladığını ortaya koydu. Toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermeyi ve sağlık hizmetlerini daha erişilebilir kılmayı amaçlayan proje kapsamında stantlar, 8 Ocak'a kadar her Perşembe 13.00 ile 15.00 saatleri arasında Mudanya Şaziye Rüştü Sağlıklı Hayat Merkezi önünde ziyaret edilebilecek. Yetkililer, tüm Mudanyalıları sağlıklı buluşmalara davet ederken, üniversite öğrencilerinin 11 Aralık Perşembe günü açacakları bir sonraki stantta “Ruh sağlığını korumada beslenme, egzersiz ve yaşam tarzı” konularında bilgilendirme yapacaklarını duyurdu.

Hareketsizlik artık çocuklarda bile ciddi hastalıklara yol açıyor Haber

Hareketsizlik artık çocuklarda bile ciddi hastalıklara yol açıyor

Fiziksel aktivitenin hipertansiyon, obezite ve diyabet gibi hastalıklara karşı en güçlü korunma yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Gamze Başkent, evde yapılabilecek basit hareketlerin bile büyük fayda sağladığını söyledi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gamze Başkent, fiziksel aktivitenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle kış aylarında hareketsizliğin yalnızca fiziksel değil, ruhsal dengeyi de olumsuz etkilediğini vurguladı. Dr. Gamze Başkent, günlük yaşamda iskelet kaslarının kullanıldığı her hareketin bir fiziksel aktivite olduğunu belirterek düzenli egzersizin sağlık üzerindeki koruyucu etkilerine dikkat çekti. Başkent, hipertansiyon ve inme riskinin azalması, kas–kemik yapısının güçlenmesi ve kan yağlarının dengelenmesinin fiziksel aktivitenin temel faydaları arasında olduğunu söyledi. Hareketsiz yaşamın artık sadece yetişkinleri değil, çocuk ve gençleri de ciddi risk altına aldığını vurguladı. Kronik hastalıkların önlenmesinde hareketin en etkili yöntem olduğunu belirten Başkent, “Diyabet, obezite ve hipertansiyon gibi hastalıkların çocukluk çağında bile görülmeye başladığını biliyoruz. Bu nedenle bebeklikten itibaren çocukları aktif olmaya teşvik etmek çok önemli” dedi. Dr. Başkent, fiziksel aktivitenin yalnızca beden sağlığına değil, ruh hâline de iyi geldiğini belirterek, düzenli hareketin stresle baş etme becerisini artırdığını, özgüveni beslediğini ve sosyal ilişkileri geliştirdiğini ifade etti. “EVDE HAREKET ETMEK SANILANDAN KOLAY” Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersizin önerildiğini hatırlatan Başkent, yürüyüş, bisiklet ya da yüzme gibi aktivitelerin yanı sıra evde yapılacak küçük hareketlerin de etkili olduğunu söyledi. Esneme egzersizleri, merdiven çıkma, kısa egzersiz molaları ve rutin ev işlerinin bile tempolu yapıldığında fiziksel aktiviteye dönüştüğünü belirterek şu uyarıyı yaptı: “Asansör yerine merdiven kullanmak, gün içinde birkaç dakikalık squat veya duvar şınavı yapmak bile uzun süre oturmanın etkilerini azaltır.” Fiziksel aktivitenin pahalı ekipmanlara gerek duymadığını vurgulayan Başkent, parkta yürüyüşün ya da evde yapılacak basit egzersizlerin bile yeterli olabileceğini söyledi. Önemli olanın, hareketi günlük yaşamın bir parçası hâline getirmek olduğunu dile getirdi. Dr. Başkent, “Küçük ama düzenli adımlar sağlıklı bir geleceğin temelidir. Her yaşta hareket etmek mümkündür ve aktif kalan bireyler ileri yaşlarda daha bağımsız bir yaşam sürer” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.