SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ebu Zuhur

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ebu Zuhur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ebu Zuhur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suriye’den İsrail’e tepki: “Artık güvenmiyoruz, temaslar kesildi” Haber

Suriye’den İsrail’e tepki: “Artık güvenmiyoruz, temaslar kesildi”

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından Şam yönetimi ile Tel Aviv arasındaki temasların kesildiğini açıkladı. Şeybani, Suriye’nin önceliğinin İsrail saldırılarının sona ermesi olduğunu belirterek diplomasi kapısının tamamen kapanmadığı mesajını verdi. Suriye ile İsrail arasındaki gerilim, İsrail’in Suriye topraklarındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından yeniden tırmandı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Reuters’a yaptığı açıklamada, 18 Ağustos’ta gerçekleşen bombardımanın ardından İsrail ile Şam yönetimi arasındaki temasların durduğunu söyledi. Şeybani, Suriye’nin Ebu Zuhur Üssü’nün Türkiye’ye ait bir askeri üs olmayacağı yönündeki mesajını İsrail tarafına ilettiğini ancak buna rağmen hava üssünün bombalandığını belirtti. “Suriye şu anda İsrail’e güvenmiyor” Şeybani, saldırının ardından Suriye’nin İsrail’e yönelik tutumunun değiştiğini belirterek, “Suriye şu anda İsrail’e güvenmiyor” dedi. Suriye Dışişleri Bakanı, ülkesinin önceliğinin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu vurguladı. Bununla birlikte Şeybani, diplomasi seçeneğinin tamamen rafa kaldırılmadığını belirterek İsrail’e önemli bir mesaj verdi. Şeybani, Suriye’nin diplomasi için elini uzattığını ve İsrail’in önündeki tarihi fırsatı değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Suriye’den Türkiye mesajı Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, açıklamasında Türkiye ile askeri alandaki iş birliğine de değindi. Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması ve askeri eğitim konusunda Türkiye’nin desteğinden yararlandıklarını belirten Şeybani, Türkiye’nin desteğine müteşekkir olduklarını ve bu desteği reddetmeyeceklerini ifade etti. Açıklama, Şam yönetiminin Türkiye ile savunma ve askeri eğitim alanındaki iş birliğini sürdürme konusunda kararlı olduğu şeklinde değerlendirildi. İsrail Ebu Zuhur Hava Üssü’nü neden vurdu? İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne 18 Ağustos’ta hava saldırısı düzenledi. Daha önce kullanılmayan ve terk edilmiş durumda olduğu belirtilen askeri tesisin hedef alındığı saldırıda can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin resmi bir bilgi paylaşılmadı. Suriyeli bir yetkili, İsrail savaş uçaklarının üsse 8 ayrı saldırı düzenlediğini ve bombardımanda pist ile hangarda bulunan kullanılmayan bir yapının hedef alındığını açıkladı. ABD Büyükelçisi Barrack’tan dikkat çeken değerlendirme ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail’in saldırısına ilişkin değerlendirmede bulundu. Barrack, saldırının Türkiye’yi kışkırtmaya yönelik bir girişim olabileceğini veya seçim öncesi siyasi bir hamle niteliği taşıyabileceğini ifade etti. İsrail’in Suriye’deki saldırısının ardından Şam ile Tel Aviv arasındaki temasların kesilmesi, bölgede Türkiye’nin de dahil olduğu diplomatik ve güvenlik trafiğinin yeniden hareketlenmesine neden oldu.

Kılıçdaroğlu: Türkiye’ye kimse mesaj veremez Haber

Kılıçdaroğlu: Türkiye’ye kimse mesaj veremez

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail’in Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun saldırının ardından Türkiye’ye yönelik açıklamalarının da kabul edilemez olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun “Türkiye’ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık” sözlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik açık bir tahrik olduğunu savundu. “KİMSE TÜRKİYE’YE AYAR VERMEYE KALKIŞAMAZ” İsrail’in Türkiye Cumhuriyeti’ni “hizaya çekmek” veya “ayar vermek” gibi bir dil kullanamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, söz konusu üslubu egemen bir devlete yönelik “kibir ve küstahlık” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığını ve ulusal onurunu koruduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Kimse bu topraklara mesaj vermeye kalkışamaz” mesajını verdi. İsrail’in saldırısı ve kullanılan dilin Suriye’deki hassas dengeleri bilinçli şekilde bozma girişimi olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, gerilimin tehlikeli bir noktaya taşındığını ve bölgesel istikrarsızlık riskinin büyüdüğünü ifade etti. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel istikrar açısından İsrail’in tutumuna karşı kararlı, soğukkanlı ve net bir politika izlenmesi gerektiğini belirtti. “TÜM BÖLGEYE YÖNELİK TEHDİT” İsrail’in tutumunun yalnızca Türkiye’yi değil, bölgenin tamamını tehdit ettiğini savunan Kılıçdaroğlu, saldırının engellenmemesi halinde daha geniş bir çatışma ortamına yol açabileceği uyarısında bulundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin egemenliğine ve uluslararası hukuka dayalı duruşunu taviz vermeden sürdürmesi gerektiğini belirterek, İsrail’in Suriye’deki eylemlerinin bölgesel barış açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırı ve Başbakan Netanyahu’nun “Türkiye’ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık” sözleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine karşı açık bir tahrik, kaba bir saygısızlık ve bölgesel barışa yönelik doğrudan bir… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 21, 2026

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın Haber

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, saldırının Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek İsrail yönetiminin bölgesel güvenlik açısından giderek daha büyük bir tehdit oluşturduğunu savundu. Bahçeli, Türkiye’nin İsrail’le savaş arayışında olmadığını ancak ülkenin egemenlik haklarının ihlal edilmesine ve milli güvenliğine yönelik tehditlere de kayıtsız kalmayacağını vurguladı. “TÜRKİYE’NİN SABRINI SINAMAKTAN VAZGEÇİN” İsrail’in Suriye sahasındaki faaliyetleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya yönelik girişimleri ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden politikalarının yakından takip edildiğini belirten Bahçeli, İsrail yönetimine şu mesajı verdi: “Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan ve ülkemizin millî güvenlik alanlarına müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden vazgeçilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin barış iradesinin zafiyet, itidalinin ise acziyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU Suriye’nin etnik, dini ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasına yönelik girişimlerin bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyeceğini belirten Bahçeli, Suriye’nin güçlü, egemen ve toprak bütünlüğünü koruyan bir devlet yapısına kavuşmasının bölge ülkelerinin yararına olduğunu kaydetti. Bahçeli, İsrail’in Suriye’de kalıcı işgal alanları oluşturmasının, fiili sınırları değiştirmesinin veya tampon bölgeleri genişletmesinin Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu bildirdi. “İSRAİL’İN ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ ZORUNLULUK” İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini savunan Bahçeli, bunun İsrail devletinin veya halkının ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini; uluslararası hukuka aykırı politikaların siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca İsrail’e yönelik uluslararası yaptırım mekanizmalarının işletilmesi, ekonomik ve diplomatik baskının artırılması ve İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerin politikalarını gözden geçirmesi çağrısında bulundu. ORTA DOĞU İÇİN YENİ GÜVENLİK MİMARİSİ ÖNERİSİ Bahçeli açıklamasında, bölgesel barışın sağlanması amacıyla bir dizi öneri de sıraladı. Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki iş birliğinin genişletilmesini savunan Bahçeli, daha kapsamlı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi. Ayrıca ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin dahil olacağı bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını, Birleşmiş Milletler himayesinde Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı düzenlenmesini ve bölgesel güvenlik ilkelerini ortaya koyacak bir “Ankara Deklarasyonu” yayımlanmasını teklif etti. Bahçeli, ateşkeslerin denetlenmesi için BM çatısı altında uluslararası gözlem misyonu kurulması ve kalıcı diplomatik temas sağlayacak bir “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” oluşturulması gerektiğini de ifade etti. FİLİSTİN İÇİN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI Filistin meselesinin Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin merkezinde bulunduğunu belirten Bahçeli, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasını ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından desteklenmesini savundu. Bahçeli, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerinin yanı sıra İran’la yaşanan gerilim, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda İsrail’e yönelik sert mesajını yineleyen Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında geri adım atmayacağını belirtti. Bahçeli, “Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur” ifadelerini kullandı.

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya Tepki: “Türkiye Bu Oyunlara Gelmeyecek” Haber

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya Tepki: “Türkiye Bu Oyunlara Gelmeyecek”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Duran, Netanyahu’nun tehdit ve suçlamalarının siyasi kaygılardan kaynaklandığını savunarak, “Netanyahu gibi figüranların barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek tecrübeye sahibiz” mesajını verdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bir mülakatta Türkiye ve Suriye hakkında yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran, Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik tehdit ve suçlamalarının İsrail yönetiminin uluslararası alanda giderek artan yalnızlığının göstergesi olduğunu savundu. Duran: Netanyahu’nun söylemleri sonuç vermiyor Netanyahu’nun “hayali tehditler ve düşmanlar” oluşturarak uluslararası kamuoyunu etkilemeye çalıştığını belirten Duran, bu yaklaşımın artık beklenen karşılığı bulmadığını ifade etti. Duran, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin arttığını belirterek, Netanyahu’nun iç siyasi hesaplarla Türkiye karşıtı söylemleri öne çıkardığını öne sürdü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, Netanyahu’nun yaklaşan seçimler ve iç politikadaki kaygıları nedeniyle Türkiye karşıtlığını siyasi bir araç olarak kullandığını savundu. Duran ayrıca İsrail siyasetindeki aşırı sağ partiler arasındaki rekabetin bölge ülkelerine yönelik söylemleri daha da sertleştirdiğini belirtti. “İsrail’in algısı tarihteki en düşük noktalardan birinde” Duran, İsrail’in Gazze’den Suriye ve Lübnan’a kadar yürüttüğü saldırgan politikaların ülkenin uluslararası imajını olumsuz etkilediğini söyledi. İsrail hükümetindeki bazı isimlerin açıklamalarının ve yerleşimci şiddetine yönelik tutumun da bu algıda etkili olduğunu savunan Duran, Netanyahu yönetiminin bölge ülkelerini çeşitli suçlamalarla hedef alarak kendi politikalarının oluşturduğu tepkiyi başka aktörlere yönlendirmeye çalıştığını ileri sürdü. Duran, Türkiye’nin de bu söylemlerde hedef haline getirildiğini belirterek, uluslararası kamuoyunda İsrail politikalarına yönelik farkındalığın giderek arttığını söyledi. “Netanyahu bölgeyi ateşe atmaktan çekinmiyor” Burhanettin Duran, Netanyahu yönetiminin siyasi geleceğini güvence altına almak amacıyla bölgesel gerilimleri artırabilecek politikalar izlediğini öne sürdü. Türkiye’nin dış politikasının barış ve istikrarı öncelediğini belirten Duran, Netanyahu gibi aktörlerin bölgedeki istikrarı bozma girişimlerine Türkiye’nin izin vermeyeceğini ifade etti. Duran, açıklamasında Türkiye’nin kendi vatandaşlarının ve bölgedeki dost ülkelerin huzurunu korumak konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Netanyahu ne söylemişti? İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Üssü’ne yönelik saldırıyla ilgili açıklamasında, operasyonun Türkiye’ye mesaj vermek amacı taşıdığını belirtmişti. İsrail yönetimi, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ve Suriye yönetimine verdiği desteğin İsrail açısından güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunuyor. Türkiye ise İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetleri ve saldırılarına yönelik eleştirilerini sürdürüyor.

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz Haber

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’deki yeni yönetim ve Türkiye’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarında herhangi bir Türk askeri varlığını İsrail açısından doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiklerini belirterek Şam yönetimine sert bir mesaj gönderdi. İsrail medyasına konuşan Netanyahu, Suriye hükümetini daha önce farklı diplomatik kanallar aracılığıyla uyardıklarını ancak Şam yönetiminin İsrail’in mesajlarını doğru anlamadığını öne sürdü. Netanyahu, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya da değinerek operasyonun İsrail’in tutumunu açık biçimde ortaya koymayı amaçladığını savundu. İsrail’den Türkiye’nin Suriye’deki varlığına itiraz Netanyahu’nun açıklamalarının merkezinde Türkiye’nin Suriye’deki olası askeri varlığı yer aldı. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’de askeri kapasitesini artırmasını İsrail’in güvenliği açısından kabul edilemez bir gelişme olarak gördüklerini ifade etti. Açıklamalar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in Suriye sınırının güneyindeki birlikleri ziyaret ettiği dönemde geldi. Zamir de bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, İsrail sınırlarında herhangi bir hasım gücün hakimiyet kurmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bu açıklamalar, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye sahası üzerinden ortaya çıkan rekabetin daha açık biçimde güvenlik başlığına taşındığını gösteriyor. Ebu Zuhur saldırısı gerilimi artırdı İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı. Saldırıda pist ve havaalanına ait bazı altyapı unsurlarının zarar gördüğü bildirildi. İsrail kaynakları, operasyonun Türkiye’nin bölgede askeri varlık oluşturmasına ilişkin kaygılarla bağlantılı olduğunu öne sürerken, Türk askeri heyetinin havaalanındaki restorasyon çalışmaları kapsamında bölgede bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Suriye yönetimi ise saldırıyı kınayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı. Şam yönetimi saldırının Suriye’nin egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu savundu. Washington’dan İsrail’e mesafe Suriye’deki gerilim Washington’da da yakından takip ediliyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ebu Zuhur saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek askeri yöntemler yerine diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Barrack ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin saldırgan bir politika izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’nin bu yaklaşımı, Washington’ın Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin ortaya çıkmasını istemediğine işaret ediyor. İsrail muhalefetinden Netanyahu’ya tepki Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye'ye yönelik sert açıklamaları İsrail içinde de tartışma yarattı. İsrail Demokrat Partisi lideri Yair Golan, Suriye’ye yönelik operasyonları “kışkırtıcı ve tehlikeli” olarak değerlendirdi. Golan, mevcut politikaların İsrail’i Türkiye ile sıcak bir çatışmanın içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca ordunun siyasi hesaplar doğrultusunda kullanılmasının ABD başta olmak üzere İsrail’in müttefikleriyle ilişkilerine zarar verebileceğini savundu. Muhalefet lideri, Netanyahu’yu ülkenin güvenliğinden ziyade siyasi geleceğini öncelemekle suçladı. İsrail ve Suriye arasında kritik telefon görüşmesi iddiası Gerilimin tırmanmasından önce İsrail ile Suriye arasında üst düzey bir temas gerçekleştirildiği de öne sürüldü. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Mossad Direktörü Roman Goffman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, 14 Ağustos’ta telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri hareketliliğinin ele alındığı iddia edildi. Bu temasın, Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail ve Suriye arasındaki en üst düzey iletişim kanallarından biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak İsrail Başbakanlık Ofisi ve Suriye Dışişleri Bakanlığı görüşmeye ilişkin resmi bir doğrulama yapmadı.

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi” Haber

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi”

Ürdün, Katar ve Kuveyt, İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıyı sert sözlerle kınadı. Üç ülke, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu belirterek İsrail’e bölgedeki eylemlerine son verme çağrısında bulundu. Ürdün: “Uluslararası hukuka aykırı” Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olduğunu açıkladı. Saldırıyı “gerekçesiz düşmanca saldırı” olarak nitelendiren Amman yönetimi, operasyonun uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguladı. Açıklamada, İsrail’in Suriye’nin güvenliğini ve istikrarını hedef alan saldırılarını durdurması gerektiği belirtildi. Katar: “Bölgeyi gerilim sarmalına sürüklüyor” Katar da İsrail’in İdlib’e yönelik saldırısını kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu ifade etti. Doha yönetimi, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal etmeye devam etmesinin bölgesel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca uluslararası düzeyde hesap verebilirlik ve caydırıcılık mekanizmalarının yetersiz kalmasının İsrail’in benzer eylemlerini sürdürmesine zemin hazırladığı savunuldu. Katar, mevcut tablonun bölgeyi daha geniş bir çatışma ve gerilim ortamına sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Kuveyt: “Saldırılar durdurulmalı” Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu bildirdi. İsrail’in Suriye’ye yönelik tekrarlanan saldırılarının bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini belirten Kuveyt, uluslararası topluma bu saldırıların durdurulması için sorumluluk üstlenme çağrısı yaptı. Kuveyt ayrıca Suriye’nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarına yönelik desteğinin devam edeceğini açıkladı. İsrail-Suriye gerilimi yeniden gündemde Ebu Zuhur Havaalanı’na düzenlenen saldırı, İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik geriliminin yeniden tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Ürdün, Katar ve Kuveyt’in açıklamaları, İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına yönelik bölgesel tepkilerin arttığını gösterirken, özellikle Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.