SON DAKİKA
Hava Durumu

#E-Ticaret

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı e-ticaret ekosisteminde birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Haber

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı e-ticaret ekosisteminde birçok alanda yeni kurallar getiriyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, 650 binden fazla e-ticaret satıcısını yakından ilgilendiren değişiklikler öngörüyor. Taslakla pazaryerleri, işletmeler ve tüketiciler arasındaki sorumlulukların daha açık şekilde belirlenmesi ve sektörde rekabetin güçlendirilmesi hedefleniyor. VERİLER BAŞKA PAZARYERİNE TAŞINABİLECEK Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından birini veri taşınabilirliği oluşturuyor. Taslağa göre orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerlerinin, işletmelerin talebi halinde belirli verileri başka bir platforma ücretsiz şekilde aktarabilmelerine imkân sağlayacak teknik altyapıyı sunması öngörülüyor. Bu kapsamda ürün açıklamaları ve görsellerin yanı sıra satış ve iade bilgileri, müşteri soru-cevapları, değerlendirmeler ve performans puanları gibi verilerin de taşınabilmesi planlanıyor. ETBİS 2025 verilerine göre pazaryerlerinde satış yapan işletmelerin yüzde 79'u faaliyetlerini tek bir pazaryeri üzerinden sürdürüyor. Düzenlemenin hayata geçmesi halinde satıcıların tek platforma bağımlılığının azaltılması ve farklı satış kanallarına erişimin kolaylaştırılması amaçlanıyor. “İŞLETMENİN VERİSİ TİCARİ VARLIĞININ PARÇASI” TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO'su Sinan Akdal, veri taşınabilirliğinin rekabet açısından kritik bir adım olduğunu belirtti. Akdal, e-ticaretin büyümesiyle birlikte güven ve rekabeti destekleyen kuralların önem kazandığını ifade ederek, iade ve teslimat süreçlerinde sorumlulukların netleştirilmesinin hem tüketicileri hem de işletmeleri koruyacağını söyledi. Pazaryerlerinde faaliyet gösteren işletmelerin önemli bölümünün tek platforma bağlı olduğuna dikkat çeken Akdal, işletmelerin ürün içerikleri, değerlendirmeleri ve satış geçmişi gibi verilerini farklı kanallara taşıyabilmesinin satıcıların pazarlık gücünü artıracağını ve e-ticaret ekosistemini güçlendireceğini vurguladı. Taslakta kayıp ve hasar gibi durumlarda işletme, pazaryeri ve lojistik şirketlerinin sorumluluklarının sözleşmelerde açık biçimde belirtilmesi hedefleniyor. Pazaryerinin lojistik sürecine aracılık ettiği durumlarda tazmin mekanizmasının da netleştirilmesi planlanıyor. Böylece tüketicilerin teslimat ve iade süreçlerinde yaşadığı sorunlarda hangi tarafın hangi aşamadan sorumlu olduğu daha belirgin hale gelecek. Yeni düzenlemeyle işletmelere ait tescilli marka isimlerinin, ekonomik bütünlük içinde bulunmayan başka şirketler tarafından izinsiz şekilde arama motoru reklamlarında kullanılmasına da sınırlama getirilmesi öngörülüyor. İhlalin sürmesi halinde Ticaret Bakanlığı’nın ilgili arama motorundan reklamın kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmesinin önü açılacak. SOSYAL DAYANIŞMA KAMPANYALARINA DESTEK Taslakta deprem, yangın ve sel gibi olağanüstü durumlar ile dezavantajlı gruplara yönelik sosyal dayanışma kampanyaları da yer alıyor. Bakanlığın uygun görüşüyle gerçekleştirilen bu kapsamdaki indirim ve tanıtım harcamalarının, reklam bütçesinin yüzde 5'ine kadar olan bölümünün bütçe hesabı dışında tutulabilmesi planlanıyor.

One Piece ve Naruto ürünlerini 2 bin 100 kez sipariş etti: Japonya'da şaşırtan olay Haber

One Piece ve Naruto ürünlerini 2 bin 100 kez sipariş etti: Japonya'da şaşırtan olay

Japonya'da manga dünyasının en popüler serileri arasında yer alan One Piece ve Naruto ürünleri üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen sıra dışı bir dolandırıcılık vakası gündeme geldi. Tokyo Metropol Polis Departmanı, bir restoran çalışanı olan 32 yaşındaki Yoşida Mayu hakkında, bir ticari işletmenin faaliyetlerini dolandırıcılık yoluyla engellediği gerekçesiyle işlem başlatıldığını açıkladı. İddialara göre Yoşida, manga yayıncısı Shueisha Inc.'in çevrim içi alışveriş platformundan yaklaşık 10 aylık dönemde 2 bin 100'den fazla sipariş verdi. Ancak siparişlerin parasını ödemek yerine farklı yöntemlerle iptal edilmesini sağladı. Olayın dikkat çeken noktalarından biri ise şüphelinin aynı işlemi yüzlerce farklı hesap üzerinden gerçekleştirmesi oldu. 238 farklı hesap kullandığı iddia edildi Polis soruşturmasında Yoşida'nın siparişleri gerçekleştirmek amacıyla tam 238 farklı hesap kullandığı ileri sürüldü. İddianameye göre şüpheli, Temmuz 2024 ile Mayıs 2025 arasındaki dönemde Shueisha'nın internet mağazasında One Piece ve Naruto temalı çok sayıda ürün sipariş etti. Ancak ürünlerin bedellerini son ödeme tarihine kadar ödemediği ve bu nedenle siparişlerin sistem tarafından otomatik olarak iptal edilmesini beklediği belirtildi. Bazı siparişlerde ise kapıda ödeme yöntemini tercih ettiği, ürünler teslim edilmek üzere gönderildiğinde paketleri kabul etmediği öne sürüldü. Bu yöntem sayesinde siparişlerin tamamlanmadan iptal edildiği ve ürünlerin yeniden satışa sunulmasının geciktiği ifade edildi. İptal edilen siparişlerin değeri 4,3 milyar yeni aştı Olayın boyutunu ortaya koyan en dikkat çekici detay ise siparişlerin toplam değerine ilişkin oldu. Japonya'daki ulusal basında yer alan bilgilere göre, Yoşida tarafından verilen ancak daha sonra iptal edilen siparişlerin toplam tutarının 4,3 milyar yeni, yani yaklaşık 27,2 milyon dolar seviyesini aştığı kaydedildi. Buradaki rakamın şüphelinin gerçekten ödediği para değil, sipariş verilip sonrasında iptal edilen ürünlerin toplam değeri olduğu belirtildi. Bu durum, tek başına doğrudan 4,3 milyar yenlik bir ürün hırsızlığı anlamına gelmese de şirketin stok yönetimi, satış planlaması ve lojistik operasyonları üzerinde ciddi bir yük oluşturduğu değerlendiriliyor. Shueisha: "Büyük mali kayıp yaşandı" One Piece ve Naruto gibi dünya çapında milyonlarca hayrana ulaşan serilerin yayıncısı olan Shueisha Inc., olayın şirket açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı. Şirket tarafından yapılan açıklamada, ürünlerin geçici olarak stokta tükenmesi, gerçek müşterilerin satın alma fırsatlarını kaybetmesi ve teslimat şirketlerine yapılan ödemelerin aksaması gibi çeşitli nedenlerle önemli miktarda mali kayıp meydana geldiği bildirildi. Özellikle sınırlı sayıda üretilen veya yüksek talep gören ürünlerde sahte ya da gerçek olmayan siparişlerin oluşturulması, şirketlerin stok yönetimini doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle olay yalnızca siparişlerin iptal edilmesiyle sınırlı bir e-ticaret problemi olarak değil, dijital satış sistemlerinin kötüye kullanılması açısından da dikkat çekiyor. "Animeyi seviyorum" diyerek savunma yaptı 32 yaşındaki Yoşida, polise verdiği ifadede suçlamaları kabul etti. Şüphelinin eylemlerinin arkasında maddi kazançtan ziyade farklı bir motivasyon bulunduğunu söylediği aktarıldı. Yoşida'nın, günlük hayatında biriken stres nedeniyle bu davranışlara yöneldiğini belirttiği ve animeye genel olarak ilgi duyduğunu söylediği ifade edildi. Şüphelinin, ürünleri sipariş etmenin kendisine arzularını tatmin etme duygusu verdiğini söylediği aktarıldı. Ancak soruşturma makamlarının değerlendirmesinde, yüzlerce farklı hesap kullanılması ve aynı yöntemin binlerce kez tekrarlanması nedeniyle olayın münferit bir alışveriş davranışının ötesine geçtiği görülüyor. E-ticaret platformlarında yeni güvenlik tartışması Japonya'da yaşanan olay, çevrim içi alışveriş platformlarının sipariş doğrulama sistemlerini de gündeme taşıdı. Özellikle çok sayıda hesap üzerinden verilen ve sürekli iptal edilen siparişler, satıcıların stoklarını gerçek müşteriler için kullanılamaz hale getirebiliyor. Kapıda ödeme seçeneğinin kötüye kullanılması ise yalnızca satıcıyı değil, kargo ve lojistik şirketlerini de etkiliyor. Uzmanların bu tür olayların ardından hesap doğrulama, sipariş sıklığı, ödeme davranışları ve şüpheli iptal oranlarının daha yakından takip edilmesini önerdiği belirtiliyor. Soruşturmanın sonucu bekleniyor Tokyo Metropol Polis Departmanı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Yoşida hakkında "ticari işletmeyi dolandırıcılıkla engelleme" suçlaması yöneltildi. Şüphelinin suçlamaları kabul ettiği belirtilirken, olayın hukuki boyutunun yargı sürecinde netleşmesi bekleniyor. Japonya'da gündem olan olay, popüler manga ürünlerine yönelik yoğun talebin yanı sıra e-ticaret sistemlerinin kötüye kullanılması halinde şirketlerin karşı karşıya kalabileceği operasyonel ve finansal riskleri de gözler önüne serdi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi 'nden genç kadınlara dijital ticaret desteği Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi 'nden genç kadınlara dijital ticaret desteği

Bursa Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle yürütülen ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar’ ve ‘Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri’ projeleri kapsamında ‘Genç Kadınlara Yönelik Yüz Yüze E-Ticaret Eğitim Programı’ düzenlendi. Eğitim ve istihdam imkanlarından yararlanamayan genç kadınların dijital yetkinliklerini artırmayı hedefleyen projeler doğrultusunda, 18-35 yaş grubundaki 11 katılımcı, 28 farklı modülde toplam 85 saatlik kapsamlı bir eğitim aldı. Genç kadınların dijital çağda daha aktif rol üstlenmeleri, ekonomik yaşama katılımlarının teşvik edilmesi ve girişimcilik yeteneklerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen programda; e-ticaretin temel esaslarından dijital pazarlamaya, ürün yönetiminden online satış stratejilerine kadar pek çok kritik konuda detaylı bilgiler aktarıldı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Muradiye Salonu’nda, Büyükşehir Belediyesi ve UNDP yöneticilerinin katılımıyla yapılan sertifika töreninde katılımcılar, eğitim süresince geliştirdikleri e-ticaret projelerini sunarak kazandıkları donanımları sergileme imkanı buldu. Etkinlikte ayrıca, farklı sektörlerin öncü isimleri dijital pazarlama ve e-ticaret alanındaki deneyimlerini kursiyerlerle paylaştı. Programı başarıyla bitiren katılımcılara sertifikaları verildi. Eğitim sürecinin profesyonel hayatlarına büyük değer katacağını belirten kursiyerler, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkürlerini iletti.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan kapsamlı değişiklikler 1 Ağustos itibarıyla uygulanmaya başlad Haber

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan kapsamlı değişiklikler 1 Ağustos itibarıyla uygulanmaya başlad

Dijital reklamcılık alanında son yılların en kapsamlı düzenlemeleri arasında gösterilen Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'ndeki değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemelerle birlikte reklam verenler, e-ticaret platformları, reklam ajansları, sosyal medya içerik üreticileri ve dijital pazarlama ekiplerini ilgilendiren birçok yeni kural uygulanmaya başlandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, işletmelerin bir aylık geçiş sürecinin sona erdiğini belirterek, reklam ve pazarlama süreçlerinin yeni mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. YAPAY ZEKÂ KULLANILAN REKLAMLARDA ŞEFFAFLIK ZORUNLU Yeni yönetmeliğin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri yapay zekâ destekli reklamlar oldu. Buna göre, tüketicinin ekonomik davranışlarını etkileyebilecek nitelikte yapay zekâ kullanılması veya gerçek kişilerden ayırt edilmesi mümkün olmayan dijital karakterlerin reklamlarda yer alması halinde bunun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi gerekecek. Şimşek, özellikle yapay zekâ ile hazırlanan reklam kampanyalarının doğrudan bu düzenleme kapsamında değerlendirileceğini belirterek, tüketicilerin karşısındaki karakterin gerçek kişi mi yoksa yapay zekâ ürünü mü olduğunun şeffaf biçimde açıklanmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. DEEPFAKE İÇERİKLERE HUKUKİ SINIR Düzenleme kapsamında, gerçek kişilerin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyalarının, kullanmadıkları bir ürün veya hizmeti tavsiye ediyormuş izlenimi oluşturacak şekilde kullanılmasına da yasak getirildi. Şimşek, bu düzenlemenin özellikle "deepfake" teknolojisinin ticari amaçlarla yanıltıcı kullanımına karşı önemli bir hukuki güvence oluşturduğunu ifade etti. INFLUENCER REKLAMLARINA YENİ YÜKÜMLÜLÜKLER Sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklam paylaşımlarında da yeni kurallar uygulanacak. Reklam içeriklerinde "Reklam" veya "Tanıtım" ibaresinin açık şekilde yer alması ve reklam verenin anlaşılır biçimde belirtilmesi zorunlu olacak. Şimşek, reklam olduğu ilk bakışta anlaşılamayan paylaşımların artık daha büyük hukuki risk taşıyacağını belirterek, sorumluluğun hem içerik üreticilerinde hem de markalarda olduğunu vurguladı. HEDEFLİ REKLAMLARDA BİLGİLENDİRME ŞARTI Yönetmelikle ilk kez hedefli reklamcılık ayrıntılı biçimde tanımlandı. Kullanıcıların kişisel verileri, tercihleri veya davranış analizleri kullanılarak gösterilen reklamların hangi kriterlere göre sunulduğunun tüketiciye açık şekilde bildirilmesi gerekecek. Ayrıca çocuklara yönelik kişisel verilere dayalı hedefli reklam uygulamaları tamamen yasaklandı. İndirimli satış kampanyalarında uygulanacak referans fiyat hesabında da değişikliğe gidildi. Daha önce son 30 gün esas alınırken, yeni düzenlemeyle referans fiyat indirimin başladığı tarihten önceki son 10 günlük satış fiyatı üzerinden belirlenecek. Ayrıca referans fiyatın yalnızca indirimin uygulandığı satış kanalındaki fiyat olması zorunlu hale getirildi. "Çevre dostu", "sürdürülebilir" ve "karbon nötr" gibi çevresel pazarlama iddiaları da artık belgelendirme şartına bağlandı. Bu tür ifadelerin yetkili veya akredite kuruluşlardan alınan belgelerle desteklenmesi ve tüketicilerin bu bilgileri kolaylıkla görebilmesi gerekecek. TÜKETİCİ YORUMLARI DOĞRULANACAK Yeni düzenleme kapsamında internet sitelerinde yayımlanan tüketici yorumlarının doğrulanabilir deneyimlere dayanması zorunlu hale gelirken, tüketici şikâyetlerine cevap verme süresi de 72 saatten 48 saate indirildi. Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, Reklam Kurulu'nun uzun süredir benimsediği birçok ilkenin artık doğrudan mevzuata girdiğini belirterek, reklam verenler, e-ticaret platformları, satıcılar ve sosyal medya içerik üreticilerinin yeni kuralları ayrıntılı biçimde inceleyerek gerekli uyum çalışmalarını vakit kaybetmeden tamamlaması gerektiğini söyledi. Şimşek, dijital pazarlamada yeni dönemde yaratıcı içerik kadar hukuki uyumun da belirleyici olacağını sözlerine ekledi.

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı akreditasyon belgesi Haber

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı akreditasyon belgesi

TOBB 2026 Akreditasyon Sertifika Töreni, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Güncellenen sistem çerçevesinde Türkiye genelinde ilk kez verilmeye başlanan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olan BTSO, 60 bini aşkın üyesine sağladığı hizmet kalitesini ve kurumsal gelişim vizyonunu en üst düzeyde tescilledi. Burkay: “Dönüşüm Yolculuğumuzun Güçlü Bir Sonucu” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, törende yaptığı konuşmada, 7 yıldızlı akreditasyon belgesi almaktan dolayı büyük bir gurur duyduklarını dile getirdi. Bu başarının 2013 yılından bu yana kararlılıkla yürütülen dönüşüm hamlelerinin bir neticesi olduğunu belirten Burkay, şunları kaydetti: “Yenilenen TOBB Akreditasyon Sistemi'nde en üst mertebe olan 7 yıldızlı akreditasyona hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Söz konusu başarı; 2013 yılından beri azimle sürdürdüğümüz dönüşüm sürecinin, üyelerimizi odak noktasına alan hizmet anlayışımızın, yenilikçi projelerimizin ve kurumsal gelişim hedefimizin güçlü bir yansımasıdır.” Burkay, ulaşılan bu başarıda emeği geçen tüm BTSO personelini kutlayarak, belgenin 60 bini aşkın BTSO üyesi ile Bursa iş dünyasına hayırlı olmasını temenni etti. Türkiye'deki oda ve borsa sisteminin gelişimine öncülük eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkürlerini sunan Burkay, akreditasyon sisteminin uluslararası düzeyde örnek alınan bir yapıya kavuşmasında Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner yaklaşımının kritik bir rol oynadığını vurguladı. Hisarcıklıoğlu: “Şehrinizi Marka Yapmak İçin Liderliği Siz Üstleneceksiniz” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da törende hitap ederek, 11’i ilk kez olmak üzere toplam 73 oda ve borsaya akreditasyon sertifikası verildiğini açıkladı. Akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal dönüşüm sürecinde temel bir rol oynadığını belirten Hisarcıklıoğlu, bu sistem sayesinde kurumların kendilerini geliştirdiğini, yeni projeler geliştirdiğini ve küresel iş birlikleri kurduğunu ifade etti. Oda ve borsaların bugüne dek 2 bin 750 projeyi hayata geçirdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, 30'dan fazla ülkedeki muadilleriyle ortak çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların uluslararası arenadaki yarışmalarda ödüller kazandığına değinerek şöyle konuştu: “Akreditasyon sistemi ile oda ve borsalarımız kendilerini dönüştürüp geliştiriyor, proje üretiyor, yurt dışı pazarlarına açılıyor ve şehirlerine kaynak sağlıyor. Yürüttükleri projelerle dünya genelindeki oda ve borsaların yer aldığı yarışmalardan ödüllerle dönerek dünya şampiyonu oluyorlar. Oda ve borsalarımız, girişimcilerimize en kaliteli hizmeti sunan merkezler haline gelmiştir.” Şehirlerin markalaşma yolculuğunda oda ve borsalara önemli misyonlar düştüğünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İl ve ilçelerin kanaat önderleri sizlersiniz. Şehrinizi marka haline getirmek adına liderliği sizler üstleneceksiniz. Camiamıza ve girişimcilerimize rehberlik edeceksiniz.” şeklinde konuştu. Akreditasyon Sistemine Yeni Standartlar Eklendi Hisarcıklıoğlu, değişen ekonomik konjonktür ve ticari şartlara uyum sağlamak amacıyla TOBB Akreditasyon Sistemi standartlarının yenilendiğini açıkladı. Yeni sistemde; e-ticaret, tedarik zinciri, AR-GE çalışmaları, sosyal sorumluluk, yerel değerlerin tanıtımı, dijital ve yeşil dönüşüm gibi başlıkların değerlendirme kriterlerine eklendiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, eski A, B ve C sınıfı kategorilerinin yerini 4, 5, 6 ve 7 yıldızlı puanlama sisteminin aldığını belirtti. Bolat: “Akreditasyon Modeli İslam Ülkelerine de Yayılıyor” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise TOBB tarafından yürütülen akreditasyon faaliyetlerinin, Türkiye genelindeki oda ve borsaların hizmet kalitesini ve çalışma disiplinini yükseltmeyi amaçladığını söyledi. Akreditasyon sisteminin meslek kuruluşlarının kurumsal kapasitesini artırdığını vurgulayan Bolat, bu modelin Türkiye sınırlarını aşarak İslam ülkelerindeki ticaret odaları tarafından da örnek alınmaya başlandığını ifade etti. Küresel ekonomideki korumacı eğilimlerin arttığına ve dijital dönüşümün rekabet şartlarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Bolat, Türk sanayisinin üretim ve ihracat potansiyelinin korunmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Bolat, Türkiye’nin ticari diplomasi hamleleri ile uluslararası ticaret müzakerelerini TOBB ve özel sektör temsilcileriyle yakın koordinasyon içinde yürüttüğünü belirterek, oda ve borsaların iş dünyasına rehberlik eden güçlü yapılar haline gelmesinin Türk ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu kaydetti. BTSO, 60 Bini Aşkın Üyesine Sunduğu Hizmeti Tescilledi TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un da akreditasyon sisteminin kurumsal kapasiteye katkılarına dair değerlendirmelerde bulunduğu programın sonunda, hak kazanan kurumlara sertifikaları takdim edildi. Toplam 289 oda ve borsanın akreditasyon sürecini tamamladığı sistemde BTSO, en üst basamak olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesiyle Bursa iş dünyasına sunduğu hizmetlerin niteliğini bir kez daha ulusal düzeyde tescillemiş oldu. BTSO’nun elde ettiği 7 yıldızlı akreditasyon; üyelerini merkeze alan hizmet anlayışının, kurumsal gelişim hamlelerinin, yenilikçi projelerinin ve sürdürülebilir dönüşüm vizyonunun somut bir göstergesi olarak kaydedildi.

Bursa'da iş dünyasının dönüşümüne yön veriyor Haber

Bursa'da iş dünyasının dönüşümüne yön veriyor

Bursa Business School, dijital dönüşüm ve küresel rekabette öne çıkmak isteyen firmalara yönelik eğitim programlarını sürdürürken, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik yeni nesil içerikleriyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda BBS ve BÜYEM iş birliğinde Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı düzenlendi. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde gerçekleşen programda, Boğaziçi Üniversitesi ve UC Berkeley Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın tarafından katılımcı firmalara yapay zekayı e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine entegre etmelerine katkı sağlayacak teorik ve pratik bilgiler aktarıldı. Eğitmen Ahmet Rasim Çağın, Boğaziçi Üniversitesi’nde uygulamaya yönelik yapay zekâ dersleri verdiğini belirterek, “Uludağ’da yapay zekânın ticaret, sanayi, ihracat ve e-ticaret alanlarında nasıl kullanılabileceğini ele aldığımız son derece verimli bir program gerçekleştirdik. Teknolojideki dönüşümün doğrudan iş hayatına nasıl uygulanabileceğini tartıştık. Doğanın içinde böyle bir iş okulu ve tesis yapısını ülkemize kazandırdıkları için BTSO’ya ve eğitimdeki işbirliği için Boğaziçi Üniversitesi’ne teşekkür ederim.” dedi. Yapay zekânın internete ve cep telefonlarına benzer bir kırılma noktası oluşturduğunu vurgulayan Çağın, “Yapay zekâ hayatımızın her alanında yer almaya başladı. Üzerinde çalıştığımız projelerde yapay zekâ hem maliyetlerin azalması hem de ciroyu destekleme açısından şirketlere ciddi değer katıyor. Bu teknolojinin geri dönüşü yok; gelip geçici değil kalıcı bir teknoloji. Ne kadar hızlı öğrenip iş hayatına uygularsak rakiplerimizin o kadar önüne geçeriz.” ifadelerini kullandı. “ARTIK E-TİCARETİN BAŞINDA ‘E’ KALKMALI” BTSO E-Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise eğitimlerin önemine dikkat çekerek, “BBS’de gerçekleştirilen eğitimler çok kıymetli. Ben de burada katılımcı olarak yer alıyorum. Mevcut içerikleri uygulamalı olarak yapay zekâ üzerinden çalıştırıyoruz. Yapay zekâ kullanımı herkese hız kazandıracak. Artık e-ticarette her şey hız üzerine kurulu. 40 kişinin yaptığı işleri tek kişiye düşürebilecek AI agent’lerin (yapay zekâ aracıları) sayısı artıyor.” dedi. Bu tür etkinlikleri artırmak istediklerini belirten Sülün, “Geleneksel ticaret anlayışını kırmakta zorlanıyoruz. Artık e-ticaretin başındaki ‘e’ kalkmalı; ticaretin kendisi bu dönüşüme evriliyor. Bundan sonraki eğitimlerimizi sektördeki paydaşlarımızın taleplerine göre şekillendireceğiz. Devletimiz de ivmesini e-ihracata çevirmiş durumda. Eğitim planlamalarımızı bu doğrultuda yapacağız.” diye konuştu. Eğitimde yer alan Ehiltek Kalıp Tasarım Kıdemli E-Ticaret Yöneticisi Taha Taştekin de ilk kez BBS eğitimine katıldığını belirterek, “Gerek düzenlendiği yer gerek organizasyon gerek eğitmen kalitesi ve işlenen içerik açısından çok iyi bir eğitimdi. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bu eğitimin iş akışımıza olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum. Aldığımız çıktılarla operasyonumuzu daha da geliştireceğiz. BTSO, BBS ve değerli eğitmenimize teşekkür ederim. Bundan sonraki eğitimlere de mutlaka katılmak isterim.” dedi. “EĞİTİM BEKLENTİMİN ÜZERİNDEYDİ” Bil Plastik Yönetim Kurulu Üyesi Alihan Biliktü ise, “Bursa Business School ve Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen yapay zekâ eğitiminde çok kıymetli bilgiler edindik. Aynı ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışma fırsatı bulduk. Beklentimin çok üzerindeydi. Uludağ’da düzenlenmesi de ayrı bir değer kattı. Bundan sonra da sektörümle ilgili eğitimlere katılmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Pakkens firmasında satış bölümünde çalışan Can Demiralay da eğitimin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, “Eğitimin ilk bölümünde teknik bir başlangıç yapıldı ve yapay zekânın tarihçesi, altyapısı ve temel oluşumu çok iyi anlatıldı. Daha önce katıldığım eğitimlerden farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı. Uygulamalı örnekler teorik bilgileri pekiştirmede oldukça etkili oldu ve bana yeni bir perspektif kazandırdı.” dedi. Eğitim sonunda katılımcılara BBS ve BÜYEM ortaklığında hazırlanan katılım belgesi verildi.

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması Haber

BTSO’da yerelden ulusala kooperatifler buluşması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “EKONOMİK KALKINMADA STRATEJİK ÖNEMDE” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “BURSA, KOOPERATİFÇİLİKTE ÖNCÜ BİR KENT” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. KOOPERATİFLERİN SAYISI 80 BİNİ AŞTI Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “KOOPERATİFÇİLİK TEKNOLOJİ ODAKLI BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

Fahiş zamlara karşı bakanlık harekete geçti Haber

Fahiş zamlara karşı bakanlık harekete geçti

Ticaret Bakanlığı tarafından, e-ticarette fahiş fiyat artışlarına karşı ilave denetim ve yaptırım tedbirleri uygulamaya alındı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kamuoyunda “e-ithalat” olarak bilinen Basitleştirilmiş Gümrük Sistemi kapsamında, 1 Şubat tarihinde yürürlüğe girecek mevzuat değişikliğinin ardından Ticaret Bakanlığımıza bazı şikâyetler ulaşmıştır. Bu çerçevede, e-ticaret pazaryerlerinde satışa sunulan ve şikâyet konusu olan ürünler hakkında tespitler yapılmıştır. Olası fiyat artışlarının; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri kapsamında incelenmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığımızca derhal harekete geçilerek ilgili elektronik ticaret pazaryerleri nezdinde geniş kapsamlı incelemeler başlatılmış; yüksek oranlı fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere ilişkin olarak pazaryerlerinden sürekli olarak bilgi ve belge talep edilmektedir. MEVZUATA AYKIRI FİYAT ARTIŞI YAPILAN ÜRÜNLERE ERİŞİM ENGELLENİYOR Ticaret Bakanlığımıza intikal eden bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; fiyat artışı tespit edilen ürünlerin, 6585 sayılı Kanunun fahiş fiyat artışına ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 6563 sayılı Kanunun hukuka aykırı içerik hükümleri uyarınca; mevzuata aykırı şekilde fiyat artışı yapılan ürünlere erişimin derhal engellenmesi yönünde e-ticaret pazaryerlerine talimat verilmiştir. FAHİŞ FİYAT UYGULAYAN İŞLETMELERE, AYKIRILIK BAŞINA 1 MİLYON 806 BİN TL’YE KADAR İDARİ PARA CEZASI SÖZ KONUSU OLACAK İnceleme sürecinde elde edilecek denetim sonuçlarının Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi neticesinde; fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, aykırılık başına 1.806.177 TL’ye kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilecektir. Ticaret Bakanlığı olarak; tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, ve adil ticaretin sağlanması öncelikli olmak kaydıyla, şeffaf ve tüketici dostu bir piyasa düzeninin tesis edilmesi, aynı zamanda işini kurallara uygun şekilde yürüten ticari işletmelerimizin de haksız rekabetten korunması amacıyla, mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Toplumsal hassasiyetleri fırsata çevirerek haksız kazanç sağlamaya yönelik bu tür uygulamalara karşı denetimlerimiz aralıksız devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Dijital reklam harcamaları 4 kat arttı Haber

Dijital reklam harcamaları 4 kat arttı

Kasım ayında başlayan ve yıl sonuna kadar devam eden alışveriş dönemi; hem dünyada hem Türkiye’de tüketicilerin en çok beklediği alışveriş dönemi haline gelirken, 2025 verileri bu dönemin tüm zamanların rekorlarını kırdığını ortaya koydu. Türkiye’de dijital reklam yatırımlarında belirgin yükseliş gözlendi. Kategorilerde ev-yaşam ürünleri revaçta. Dünya genelinde Kasım ayı indirim döneminde e-ticaret ve perakende satışlar rekor kırdı. Kasım ayındaki global indirim dönemi, perakende ve e-ticaret sektöründe hareketliliği doruğa çıkardı. Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, dünya çapında Kasım ayında toplam harcamanın 14,6 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Kaplan, “Geçtiğimiz yıla göre yüzde 27’lik artış, tüm zamanların en yüksek seviyesini işaret ediyor. Dönem boyunca 81 milyondan fazla benzersiz kullanıcı alışveriş yaptı” dedi. Türkiye’de Kasım ayının ilk 15 gününde e-ticaret sitelerine toplam 52 milyon ziyaret gerçekleşti. Reklam gösterimleri 2025’te 13 milyar adede yükselirken, sipariş adedi yüzde 16 artış gösterdi. Kaplan, “Bir dakikada 532 ürün satıldı ve siparişlerin yüzde 90’ı mobil uygulamalar üzerinden gerçekleşti. Bu da mobil ticaretin e-ticaret ekosistemindeki belirleyici gücünü bir kez daha ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Kasım ayının en çok alışveriş yapılan şehirleri İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, Bursa, Kocaeli ve Antalya da yoğun ilgi gören şehirler arasında yer aldı. Satış artış oranında ise Ardahan, Hakkari ve Osmaniye dikkat çeken iller olarak öne çıktı. Kategori bazında Ev & Yaşam ürünleri liderliğini korudu. Züccaciye, yastık ve mutfak kategorisindeki düdüklü tencereler ciddi satış artışı yaşarken, temel tüketim ürünlerinde tuvalet kâğıdı ve fındık kreması, kozmetik ürünlerinde ise nemlendirici kremler en çok tercih edilen ürünler oldu. Kaplan, markaların Kasım döneminde reklam bütçelerini diğer aylara kıyasla ortalama dört kat artırdığını belirterek, “Yıllık toplam reklam bütçelerinin yüzde 34’ü yalnızca Kasım-Aralık döneminde harcandı. Dijital reklamlarda yapay zekâ tabanlı içerik ve optimizasyon kullanımı artarken, kullanıcılar ürün araştırmalarında klasik arama motorları yerine yapay zekâ platformlarını daha fazla tercih etti” dedi. E-ticaret platformlarında kullanıcıların ortalama 75 dakika geçirdiğini vurgulayan Kaplan, video reklamların öne çıktığını ve toplam 13 milyar reklam gösteriminin 6 milyarının video formatında gerçekleştiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.