SON DAKİKA
Hava Durumu

#Diyalog

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Diyalog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyalog haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakan Fidan: İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde Haber

Hakan Fidan: İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) teması, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" olarak belirlendi. 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumun ikinci gününde, ADF Sohbetleri kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun her geçen yıl daha da önem kazandığını belirterek, forumun özellikle bölgesel meselelerin ele alınması bakımından ayrı bir zemin sunduğunu söyledi. "Antalya Diplomasi Forumu bölgemiz için eşsiz bir fırsat" Antalya Diplomasi Forumu’nun dünya siyasetinde daha etkili bir yer edinmeye başladığını kaydeden Fidan, "Antalya Diplomasi Forumu her geçen yıl çok verimli bir yönde gelişiyor; katılımcı sayısı da, ele alınan konu başlıklarının sayısı da artıyor ve dünya siyasetinde çok daha etkili bir yer edinmeye başlıyor. Aslında Antalya Diplomasi Forumu ile yapmaya çalıştığımız şey, bu platformu özellikle bölgesel meselelerimiz açısından öne çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. Dünyadaki benzer platformlarda çoğunlukla küresel ve Batı merkezli sorunların ele alındığını belirten Fidan, "Bölgesel meseleler, özellikle bizim bölgemizle çok yakından ilgili konular, belki Ukrayna meselesi dışında, derinlemesine tartışılmıyor. Ama bunun dışında, örneğin Orta Doğu, Kuzey Afrika, hatta Balkanlar ve Akdeniz’e ilişkin meselelerde çok fazla platform görmüyoruz. Bu bakımdan Antalya Diplomasi Forumu’nun bölgemiz için bölgesel tartışmalar yürütme, bölgesel çözümler ve fikirler ortaya koyma açısından eşsiz bir fırsat sunduğunu düşünüyorum" dedi. "Diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" Uluslararası sistemde çok taraflılığın ve kurallara dayalı yapının zayıfladığını belirten Fidan, mevcut dönemde diplomasinin daha da hayati hale geldiğini söyledi. Fidan, "Diplomasinin her zamankinden daha ilgili ve her zamankinden daha gerekli olduğu bir dönemdeyiz. Çünkü çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çöktüğünü gördüğümüz bir çağda, çok daha fazla diyaloğa ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. Yerleşik bir sistemin işlediği dönemlerde devletlerin daha az temas ihtiyacı hissettiğini, ancak sistemin zayıfladığı anlarda koordinasyonun zorunlu hale geldiğini belirten Fidan, "Uluslararası sistemin çökmekte olduğunu ve hukuksuzluğun ortaya çıktığını gördüğünüzde, daha fazla koordinasyona başlamanız gerekir. Diğer taraflarla daha fazla iletişim kurmanız gerekir; aksi halde ezilirsiniz ve kendinizi bir kazanın içinde bulabilirsiniz" dedi. Soğuk Savaş sonrasındaki dönemin 1990’lardan itibaren değişmeye başladığını, 2010-2011 sonrasının ise "serbest düşüş" dönemi olduğunu söyleyen Fidan, insanlığın artık yıkım ve savaş yaşandıktan sonra öğrenen bir döngüden çıkması gerektiğini vurguladı. "Bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim" Fidan, Orta Doğu başta olmak üzere Türkiye’nin çevresindeki bölgelerde uzun süredir güç siyasetinin belirleyici olduğunu belirterek, bunun ciddi yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini ifade etti. Fidan, savaşların sadece bölgeyi değil, kısa sürede diğer ülkeleri de olumsuz etkilediğini kaydederek, "Ne yazık ki bizim bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim durumda. Bu yüzden bir tür düzen getirmemiz gerekiyor. Çünkü sorunları çözmenin eski yöntemi, çoğu zaman savaşı içeriyor ve bu da bize yardımcı olmuyor" şeklinde konuştu. Bölgede kalıcı istikrarın temel şartının egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve güvenliğe saygıdan geçtiğini söyleyen Fidan, "Bakın, her ulusun kendi sınırı var. Dolayısıyla hiçbir ülke başka bir ülkenin toprağının peşinde değil; İsrail hariç. İsrail yayılmacı politikaların peşinde. Ama İsrail dışında, bölgedeki ülkelerin kendi sınırları, kendi bayrakları ve kendi devletleri var. O halde, bölgede diğer ulus devletlerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine, emniyetine ve güvenliğine saygı duyduğumuz sürece, bu çok temel bir başlangıç noktasıdır. Bence sorunların yüzde 80’inden fazlasını çözeriz" ifadelerini kullandı. "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz" Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki yaklaşımını da anlatan Fidan, diplomasinin çatışmalarda tüm taraflarla temas kurmayı zorunlu kıldığını vurguladı. Fidan, "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz. Savaşta taraf tutmanız gerekir; ama diplomaside çatışmaya dâhil olan her tarafla, bütün taraflarla temas kurmanız gerekir. Bizim için başlangıç noktası budur" dedi. Bölgede dış politika önceliklerinin savaşların önlenmesi ve süren çatışmaların sonlandırılması olduğunu belirten Fidan, "Bölgede dış politika önceliğimiz ise savaşların patlak vermemesini sağlamak, eğer süren bir çatışma varsa bunun durdurulması ya da sona erdirilmesidir. Bölgemizde ticaretin, kalkınmanın, emniyetin, güvenliğin ve istikrarın mümkün olmasının tek yolu budur" diye konuştu. Türkiye’nin Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar çok sayıda kriz alanında yoğun çaba yürüttüğünü söyleyen Fidan, "İşte bu nedenle bölgemizde hâlihazırda süren yangınları söndürmek için çok yoğun çalışıyoruz; Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar, gerekirse zaman zaman Balkanlar’da da devreye giriyoruz" dedi. "İran’daki savaş, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itti" Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürecin inişli çıkışlı seyrettiğini ancak tarafların ve arabulucuların görüşmeleri sürdürme iradesini koruduğunu söyledi. Fidan, "Ne yazık ki Ukrayna-Rusya savaşı inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Ancak olumlu olan taraf şu ki, her iki tarafın ve arabulucuların en azından süreci sürdürme konusunda hâlâ istekli olduğunu görüyoruz. Bu hepimiz için büyük bir artı" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tarafları ateşkes ve kalıcı çözüme yönlendirmeye çalıştığını belirten Fidan, Ukrayna’daki savaşın büyük bir yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini söyledi. Fidan, "Şu anda Ukrayna görüşmeleri bakımından karşı karşıya olduğumuz tek olumsuzluk, İran’daki savaştır. Bu durum, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itmiş durumda. İnşallah, İran’la ilgili ateşkes ya da barış anlaşması sağlanır sağlanmaz, dikkatimizi derhal yeniden Ukrayna görüşmelerine çevireceğiz. Bu çok önemli. O meseleye olan odağımızın kaymasına izin veremeyiz" dedi. Söz konusu savaşın yalnızca iki ülkeyi değil, bölgesel ve küresel dengeleri de etkilediğini vurgulayan Fidan, tırmanma riskine de dikkat çekti. "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" İsrail’in uzun süredir kendi güvenliğini gerekçe göstererek uluslararası kamuoyunda bir algı oluşturduğunu belirten Fidan, son yıllarda bunun arkasında daha fazla toprak hedefinin bulunduğunun netleştiğini söyledi. Fidan, "İsrail, uluslararası alanda, kendi güvenliğinin peşinde olduğu yönünde bir yanılsama oluşturdu. Ancak özellikle son yıllarda çok daha net hale geldi ki, bu kavramın altında İsrail’in peşinde olduğu şey daha fazla topraktır. Gerçekte olan budur. İsrail kendi güvenliğinin peşinde değil; daha fazla toprağın peşinde. Güvenlik, Netanyahu hükümeti tarafından daha fazla toprağı işgal etmek için bir gerekçe olarak kullanılıyor" diye konuştu. Bu sürecin Filistin topraklarından başladığını, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ten Lübnan ve Suriye’ye uzanan bir yayılmacılık politikası izlendiğini belirten Fidan, "Bu, bölgede süregelen bir işgal ve yayılmacılık politikasıdır. Bence bunun durması gerekiyor" dedi. İsrail’in ancak diğer ülkelerin güvenlik, egemenlik ve özgürlüklerine saygı göstermesi halinde bölgede kalıcı barış içinde yaşayabileceğini vurgulayan Fidan, "İsraillilerin daha fazla toprak elde etmeye dönük yayılmacı politikaları, bölgesel ölçekte çok büyük bir sorun oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği, İsrail’i sınırlamak için daha fazlasını yapmalı" İsrail’e verilen Batı desteğinin meseleyi daha da karmaşık hale getirdiğini belirten Fidan, özellikle Avrupa Birliği’nin son dönemde bazı adımlar atsa da bunun yeterli olmadığını söyledi. Fidan, "Avrupa’nın, Avrupa Birliği olarak ve kurumsal bir yapı olarak bir araya gelmesi, kendi gücünü gerçekten İsrail’in bölgesel ve küresel güvenliği istikrarsızlaştıran eylemlerini sınırlamak için kullanması gerekiyor. Şu anda Avrupa Birliği’nden görmediğimiz şey tam olarak budur" dedi. Batı Şeria’daki bazı aşırı yerleşimcilerin yaptırım listesine alınmasını hatırlatan Fidan, buna rağmen İsrail’in işgal, saldırı ve insani hukuk ihlalleri karşısında daha güçlü adımlar gerektiğini söyledi. Fidan, "İsrail’in bölgede nasıl davranması gerektiğini gerçekten sağlamak için daha fazlasını yapmaları gerekiyor. Soykırım işlemeyi durdurmalı. Yerleri işgal etmeyi durdurmalı. Batı Şeria ve Gazze’de olduğu gibi başkasına ait toprakları çalmayı durdurmalı" ifadelerine yer verdi. "Gazze Planı’nın ilk aşamasındaki insani yükümlülükler yerine getirilmedi" Gazze’deki son duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, geçen yıldan itibaren Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin ABD ile birlikte Gazze Barış Planı’na öncülük ettiğini söyledi. Planın savaşın durdurulmasında etkili olduğunu belirten Fidan, "Geçen yıldan itibaren, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir dizi ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte hareket ederek Gazze Barış Planı’na öncülük etti. Bu da Gazze’de savaşı durdurmayı mümkün kıldı. Özellikle o zamana kadar aktif bir soykırım söz konusuydu. Şimdi İsrailliler Gazze halkını hâlâ kasıtlı olarak öldürüyor, ancak en azından kitlesel öldürme düzeyi durdu" dedi. Planın aşamalardan oluştuğunu kaydeden Fidan, şu anda Kahire’de devam eden görüşmelerde birinci aşamanın performansının değerlendirildiğini ve ikinci aşamaya geçiş zemininin ele alındığını ifade etti. Fidan, "Her iki taraf da farklı şeyler ileri sürüyor. Ancak genel olarak şunu söyleyebilirim: Özellikle anlaşmanın insani boyutu söz konusu olduğunda, İsrail’in birinci aşamayla ilgili yükümlülüklerini fiilen yerine getirdiğini görmedik" diye konuştu. İlk aşamanın gerekleri arasında daha fazla insani yardım, tıbbi destek, barınak girişine izin verilmesi ve Filistin teknik komitesinin Gazze’de çalışmaya başlamasının yer aldığını söyleyen Fidan, "Daha fazla insani yardıma, daha fazla tıbbi yardıma ihtiyacımız var. Barınakların içeri sokulmasına izin verilmesi gerekiyor. Filistin teknik komitesinin Gazze’de kendi çalışmalarına başladığını görmemiz gerekiyor; ancak henüz başlamış değiller. Gazze’ye girişlerine izin verilmiyor. Bunlar birinci aşamanın gerekleridir" dedi. Fidan, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ardından ikinci aşamaya geçilerek daha somut sonuçların görülebileceğini belirterek, "Ama şu anda insani durum, birinci aşama şartlarının gerektirdiği şekilde tam anlamıyla ele alınmıyor. Şu an bulunduğumuz nokta budur. Ve umarım Kahire’de devam eden görüşmeler, inşallah, olumlu bir sonuç verecektir" şeklinde konuştu.

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor, Haber

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor,

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Washington ve Tahran yönetimlerinin aralarındaki savaşı sona erdirmek için Pakistan’ın arabuluculuğuna ve sağlayacağı diyalog zeminine güvendiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad, Ortadoğu’da bir ayı geride bırakan savaşı durdurmak amacıyla düzenlenen kritik bir dörtlü zirveye ev sahipliği yaptı. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar; Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile bir araya geldi. “ABD ve İran İslamabad’da görüşebilir” Zirvenin ardından açıklama yapan İshak Dar, toplantıyı "oldukça verimli" olarak nitelendirdi. Dar, her iki tarafın (ABD ve İran) Pakistan’a olan güvenine dikkat çekerek şunları söyledi: "ABD ve İran’ın, diyalog zemini oluşturma konusunda Pakistan’a duydukları güvenden memnuniyet duyuyoruz. İslamabad, mevcut çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla önümüzdeki günlerde her iki taraf arasında yapılacak ciddi görüşmelere ev sahipliği yapmaya ve bu yolu açmaya hazırdır." Dörtlü zirveden ‘Savaşı Durdurun’ çağrısı İshak Dar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır mevkidaşlarıyla; savaşın sadece ölüm ve yıkım getirdiği, Ortadoğu’daki gerilimin bir an önce kontrol altına alınması ve çatışmaların yayılmasının önlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Dar, bölge barışı için Pakistan’ın çabalarına destek veren Hakan Fidan ile Suudi ve Mısırlı mevkidaşlarına teşekkür etti. BM ve Çin’den destek, İran’a ‘saldırıları durdur’ talebi İshak Dar ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, her iki ismin de Pakistan’ın hamlelerine tam destek verdiğini bildirdi. Öte yandan Dar, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile de bir görüşme yaparak, Tahran’dan gerilimi düşürmesini ve özellikle Körfez ülkelerine yönelik füze ve dron saldırılarını durdurmasını talep etti. Trump ‘Müzakere var’ diyor, Tahran yalanlıyor Diplomatik trafik hızlanırken taraflardan çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran ile "çok verimli" görüşmeler yapıldığını ve bu nedenle enerji tesislerine saldırıları ertelediğini duyurmuştu. Buna karşın İranlı üst düzey askeri yetkililer, Washington ile herhangi bir resmi müzakere içinde olmadıklarını savunuyor. Hatemü’l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ABD’nin İran’da "bataklığa saplandığını" ve Trump’ın bu savaştan kurtulmak için üçüncü ülkeler üzerinden çıkış aradığını iddia etmişti. 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi sarsan savaşın 31. gününde, İslamabad’daki bu diplomatik seferberliğin 6 Nisan mühleti öncesi somut bir ateşkesle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Fethiye 'den 1 puanla dönsekte üzülmeyin O şampiyonluk gelecek. Fethiyespor 1-1 Bursaspor. Haber

Fethiye 'den 1 puanla dönsekte üzülmeyin O şampiyonluk gelecek. Fethiyespor 1-1 Bursaspor.

Bursaspor Lig’in 30. Haftasında deplasmanda Fethiyespor ile karşı karşıya geldi. Fethiye İlçe Stadyumu'nda oynanan karşılaşmadan 1-1'lik beraberlikle ayrıldık. Takımımızın golünü 16. Dakikada Soner Aydoğdu kaydetti. Fethiyespor 'un golünü eski Bursaspor 'lu Yusuf Türk kaydetti. Mustafa Er İle Yusuf Türk Arasında Gerilim Karşılaşmanın son düdüğünün ardından saha içi bir anda karıştı. Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er ile şu an Fethiyespor forması giyen ve geçmişte Yeşil-beyazlı kulüpte de top koşturmuş olan Yusuf Türk arasında büyük bir gerilim yaşandı. Taraflar, birbirlerinin üstüne yürürken, kameralara yansıyan diyalog da gündeme bomba gibi düştü. Sen Bu Kulüpten Ekmek Yedin' İddialara göre, maç içerisindeki bir pozisyona veya tribünlere yapılan bir harekete sinirlenen Bursaspor hocası Mustafa Er, eski oyuncusu Yusuf Türk'e sert çıkarak tepkisini dile getirdi. İşte yaşanan diyalog: Mustafa Er: Sen bu kulüpten ekmek yedin, böyle bir hareket yapamazsın! Yusuf Türk: Anama, karıma küfür ettiler hocam! Mustafa Er: Senin o hareketinden sonra küfür ettiler. Niye yaptığını çok iyi biliyorum, sen hainsin! Araya giren diğer futbolcular ve teknik heyet üyeleri, ikiliyi güçlükle sakinleştirerek soyunma odasına yönlendirdi. STADYUM: Fethiye İlçe Stadyum HAKEMLER: Mustafa Hakan Belder, Giray Kara, Abdullah Özcan BURSASPOR: Kerem Matışlı, Rahmetullah Berişbek, Taha Batuhan Yayıkcı, Alperen Babacan, Barış Gök, Salih Kavrazlı (55′ Zeki Dursun), Eyüp Akcan, Soner Aydoğdu, İlhan Depe (65′ Hakkı Türker), Ertuğrul İdris Furat, Emir Kaan Gültekin (55′ Baran Başyiğit) YEDEKLER: Anıl Atağ, Ertuğrul Ersoy, Talha Yünküş, Emir Kayacık, Hamza Gür, Baran Başyiğit, Hakkı Türker, Muhammet Zeki Dursun, Musa Çağıran, Sefa Narın TEKNİK SORUMLU: Mustafa Er FETHİYESPOR: Nurullah Aslan, Seyit Niyazi Özcan, Onur Atasayar, Oğuz Yılmaz, Şahan Akyüz, Cihan Kazan, Serdarcan Erap, Uğur Ayhan, Yusuf Türk, Ramazan Çevik, Ulaş Zengin YEDEKLER: Arda Akbulut, Berkay Can Değirmencioğlu, Berat Satır, Muhammet Raşit Yöndem, Melih Okutan, Berdan Yelken, Ali Mert Aydın, Serkan Yıldız, Kerem Pala, Ahmet Mert Koşar TEKNİK SORUMLU: Sait Karafırtınalar SARI KARTLAR: 53′ Şahan Akyüz / 74′ Barış Gök, 78′ Mustafa Er, 79′ Muhammet Zeki Dursun GOLLER: 16′ Soner Aydoğdu, 80′ Yusuf Türk KIRMIZI KART: 90+2 Eyüp Akcan

Çin' den Orta Doğu’da ateşkes çağrısı Haber

Çin' den Orta Doğu’da ateşkes çağrısı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İran ile ilgili tarafların askerî operasyonları derhal durdurarak, gerginliğin tırmanmasını önlemesi gerektiğini kaydetti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin Ulusal Halk Meclisi’nin (ÇUHM) yıllık toplantısı kapsamında bugün düzenlenen basın toplantısında, İran’daki durumun uluslararası toplumun odağında olduğunu belirtti. Nesnel ve adil duruşunu koruyan Çin’in, ateşkes sağlanarak savaşın derhal durdurulmasına yönelik ilkesel tutumunu yinelediğini söyleyen Wang Yi, Orta Doğu’nun içine sürüklendiği bu savaşın aslında hiç yaşanmaması gereken bir savaş olduğunu ve hiçbir tarafın yararına olmadığını vurguladı. Wang, bu savaşın hiçbir tarafa yarar getirmeyeceğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Wang, Çin’in tarafları askerî operasyonları derhal durdurarak gerginliğin tırmanmasını ve çatışmaların bölge dışına yayılmasını önlemeye çağırdığının altını çizdi. Çin Dışişleri Bakanı, Orta Doğu halkının bölgenin gerçek sahipleri olduğunu vurguladı. Bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından bağımsız olarak çözülmesi gerektiğini savunan Bakan, uluslararası toplumu bölgenin iç işlerine karışmaktan kaçınmaya çağırdı. Wang gazetecilere yaptığı açıklamada, "Güçlü bir yumruk, güçlü bir akıl anlamına gelmez. Dünya orman kanununa geri dönemez" dedi. Tüm tarafları, farklılıkları diyalog yoluyla çözmek ve ortak güvenlik hedeflerine doğru çalışmak için en kısa sürede müzakere masasına dönmeye çağırdı. Çin Dışişleri Bakanı ayrıca Pekin'in bölgedeki ülkelerle "Orta Doğu'da düzeni yeniden sağlamak, halka ve dünyaya barış getirmek" için iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirtti. Bu arada, ABD Ulusal İstihbarat Konseyi'nin gizli bir raporuna göre, büyük ölçekli bir ABD askeri harekatının bile İran'daki askeri ve dini güç yapısını çökertmesi olası görünmüyor. Washington Post'un 7 Mart'ta yayınladığı bu rapor, gizli belgelere aşina üç kaynağa atıfta bulunuyor. Rapor, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran liderliğini "tasfiye edip" yeni bir lider atayabileceği iddiasını reddederek, böyle bir senaryonun olası olmadığını belirtiyor. Çin daha önce İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yönelik suikast girişimini kınamıştı.

Bursa Nilüfer'de 'ortak akıl' kazandı... Kantin Nilüfer projesi durduruldu Haber

Bursa Nilüfer'de 'ortak akıl' kazandı... Kantin Nilüfer projesi durduruldu

Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde “ortak akıl” ve “katılımcı demokrasi” ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. “TOPLUMCU BELEDİYECİLİK, TOPLUMU DİNLEMEKLE BAŞLAR” Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan “Kantin Nilüfer” projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz.” diye konuştu. “KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK ADIM” Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sulhun tarafındayız, ateşkes ve diyalog şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sulhun tarafındayız, ateşkes ve diyalog şart

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MKYK üyeleri, parti kurulları, Ankara İl Teşkilatı ve ilçe başkanlarıyla iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bölgesel gelişmelere ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin tarih boyunca komşularının yaşadığı krizlere kayıtsız kalmadığını vurgulayan Erdoğan, “Millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan, barışçıl bir politika izledik” dedi. 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için samimi bir çaba yürüttüklerini belirten Erdoğan, “Biz sulhun tarafındayız; kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Millet olarak, kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigâne kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan, barışçıl bir politika izledik. Bizim… pic.twitter.com/g55GElLHOY — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 2, 2026 İran’a yönelik saldırılara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu saldırıları “gayri hukuki” olarak nitelendirerek Türkiye’nin tutumunun barıştan yana olduğunu söyledi. İran ile 1639’dan bu yana süregelen barış ortamına dikkat çeken Erdoğan, iki ülke halklarının asırlardır yan yana yaşadığını ve bu birlikteliğin süreceğini dile getirdi. Önceliklerinin ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılması olduğunu belirten Erdoğan, aksi halde çatışmaların bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin kimse tarafından taşınamayacağını ifade eden Erdoğan, “Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hassas süreçte Türkiye’nin ve vatandaşların güvenliği için gerekli tüm tedbirlerin alındığını da sözlerine ekledi.

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Araghchi: ABD ile ilişkilerimizde daha fazla ilerleme kaydedildi Haber

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Araghchi: ABD ile ilişkilerimizde daha fazla ilerleme kaydedildi

İran Dışişleri Bakanı Araghchi, ABD ile diplomatik ilişkilerinde daha fazla ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Dün İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen müzakerelerin üçüncü turuna ilişkin “Bu görüşme turu şimdiye kadarki en yoğun görüşmeydi.” ifadesini kullanan Araghchi, şunları söyledi: “Herhangi bir anlaşma için hayati önem taşıyan konular üzerinde daha ayrıntılı bir şekilde görüşmeye devam edeceğimiz konusunda karşılıklı anlayışla sonuçlandı; bu konular arasında yaptırımların kaldırılması ve nükleerle ilgili adımlar da yer alıyor. Siyasi görüşmelere paralel olarak, teknik ekipler önümüzdeki günlerde Viyana'da bir araya gelecek. Onların görevi bizimki kadar kritik.” Araghchi, sürekli iyi niyet girişimleri için Umman’a teşekkür ederek, “Bir başka görüşme turuna ev sahipliği yaptığı için İsviçre'ye minnettarlığımızı ifade etmek istiyoruz.” dedi. İran’dan Afganistan-Pakistan açıklaması: Her türlü desteği sunmaya hazırız İran Dışişleri Bakanı Araghchi, Ramazan ayında Afganistan ve Pakistan’ın mevcut anlaşmazlıklarını iyi komşuluk çerçevesinde ve diyalog yoluyla yönetmesi ve çözmesinin uygun olacağını ifade etti. Araghchi, İran İslam Cumhuriyeti’nin, iki ülke arasında diyaloğun kolaylaştırılması ile anlayış ve iş birliğinin güçlendirilmesi için her türlü desteği sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur Haber

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen'deki taraflar arasındaki mevcut gerilime ilişkin olarak "BAE'nin adının karışmasını" kesin bir şekilde reddettiklerini ifade etti. Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Hadramevt'te ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) kontrolünde bulunan Mukalla Limanı'nda "kısıtlı bir askeri operasyon" gerçekleştirdikten sonra BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, "Kardeş ülke Suudi Arabistan'ın güvenliği ve istikrarına olan bağlılığımızı, egemenliği ve ulusal güvenliği konusundaki saygımızı teyit ediyoruz” ifadesine yer verildi. BAE’nin, Yemenli taraflar arasındaki mevcut gerilime adının karışmasını reddettiği açıklamada, "Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir askeri operasyon için hiçbir Yemenli tarafı yönlendirmediklerini" dile getirdi. BAE'nin Yemen'de, meşru hükümetin isteği ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu kapsamında yer aldığı vurgulandı. “Askerlerini 24 saat içinde çek” uyarısı yapılmıştı Suudi Arabistan bugün, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Yemen'in isteği üzerine Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde çekme ve ülkedeki hiçbir tarafı askeri ya da mali olarak desteklememe çağrısında bulundu. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğu belirtilerek, özellikle güney sınırlarında maruz kalınacak herhangi bir tehdide karşı tüm önlemlerin alınacağı aktarıldı. Açıklamada, Suudi Arabistan'ın BAE'ye Yemen'in isteği doğrultusunda Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde geri çekmesi ve ülkedeki hiçbir tarafa askeri ya da mali destek sağlamaması yönünde çağrı yaptığı belirtildi. Yemen'in güneyi sorununun çözümü için tek yolun diyalog olduğu vurgulanan açıklamada, "BAE'nin, Yemen’in doğusundaki Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askeri operasyonlar düzenlemek için GGK güçlerini sevk ettiği" belirtilerek bunun "üzüntüyle karşılandığı" dile getirildi. Suudi Arabistan'ın, bu eylemleri "ülkenin ulusal güvenliğine, ayrıca Yemen ve bölgenin güvenlik ve istikrarına bir tehdit" olarak değerlendirdiği ifade edilen açıklamada, "GGK dahil olmak üzere tüm Yemenli grupların katılımıyla Yemen'de kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde diyalog yapılmalı" vurgusu yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.