SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dışişleri Bakanı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Dışişleri Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dışişleri Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran, ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'na 'Trump Boğazı' demesini eleştirdi. Haber

İran, ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı'na 'Trump Boğazı' demesini eleştirdi.

30 Nisan'da, İran'ın Basra Körfezi Günü'nü anmak amacıyla X adlı sosyal medya platformunda yaptığı bir paylaşımda Araqchi, İranlıların Portekiz güçlerini Hürmüz Boğazı'ndan çıkardığı ve böylece İran'ın bu deniz bölgesindeki uzun süredir devam eden kimliğini ve egemenliğini teyit ettiği 1622 yılının tarihi dönüm noktasını hatırlattı. Bu açıklama, Trump'ın İran ve birçok uluslararası kuruluş tarafından tanınan "Basra Körfezi" teriminin bir görüntüsünü paylaşmasının ancak Hürmüz Boğazı'nı "Trump Boğazı" olarak adlandırmasının ardından geldi. Bay Trump, Truth Social hesabında paylaştığı bir haritada Hürmüz Boğazı'nı "Trump Boğazı" olarak adlandırdı. (Ekran görüntüsü) İran Dışişleri Bakanı, ABD Başkanı'nın "Basra Körfezi" adını kullanmasının doğru olduğunu kabul etti, ancak Hürmüz Boğazı'nın yeniden adlandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Araqchi, “Bugün İran'da Basra Körfezi Günü, atalarımızın Portekizlileri Hürmüz Boğazı'ndan çıkarmasının 400. yıldönümü anılıyor. ABD Başkanı doğru terimi, 'Basra Körfezi'ni kullandı. Ancak Hürmüz'e başka bir isim vermek ciddi bir hatadır” diye yazdı. İran, sömürgeci güçlere karşı kazandığı tarihi zaferi ve küresel enerji taşımacılığı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü pekiştirmesini simgeleyen Basra Körfezi Günü'nü her yıl 30 Nisan'da kutlar. Trump'ın bir yere yanlış isim vermesi ilk kez olmuyor. Ocak 2025'te, Meksika Körfezi'nin adını "Amerikan Körfezi" olarak değiştiren ve Denali Zirvesi'nin adını tekrar "McKinley Dağı" olarak değiştiren bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Ayrıca Meksika Körfezi'ne "Trump Körfezi" adını vermeyi de düşünmüştü.

ABD heyeti Pakistan ziyaretini beklenmedik bir şekilde iptal etti, İran barış görüşmeleri çıkmaza girdi. Haber

ABD heyeti Pakistan ziyaretini beklenmedik bir şekilde iptal etti, İran barış görüşmeleri çıkmaza girdi.

Bu adım, İran Dışişleri Bakanı'nın Pakistanlı yetkililerle sadece görüşmeler yaptıktan sonra İslamabad'dan ayrılmasından kısa bir süre sonra geldi. Başkan Trump, özel elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in İslamabad ziyaretini iptal etme kararını açıklarken, gezinin çok maliyetli ve zaman alıcı olduğunu ve İran'ın son barış önerisinin tatmin edici olmadığını söyledi. Başkan Donald Trump, İran'la yaşanan çatışmayla ilgili olarak sadece birkaç gün içinde çelişkili mesajlar verdi. Fotoğraf: Beyaz Saray Trump, 25 Nisan'da Washington'a dönmek üzere Air Force One'a binmeden önce, İran'ın ziyaretini iptal etmesinin ardından çatışmayı çözme teklifini iyileştirdiğini ancak bunun "yeterli olmadığını" belirtti. Amerikan lideri, Truth Social adlı sosyal medya platformunda Tahran hükümeti içindeki birlik konusunda da şüphelerini dile getirerek şunları yazdı: "Kimin iktidarda olduğunu kimse bilmiyor, kendileri bile. Üstelik tüm kozlar bizde, onların hiçbir şeyi yok! Konuşmak istiyorlarsa, tek yapmaları gereken bir telefon görüşmesi yapmak!!!" Tahran cephesinden Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi İslamabad'dan ayrıldı ve ziyareti "çok verimli" olarak nitelendirdi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, Şerif ile yaptığı telefon görüşmesinde Tahran'ın tehdit veya abluka altında "zorla müzakerelere" katılmayacağını teyit etti. Pezeshkian, ABD'nin öncelikle İran deniz limanlarının abluka altına alınması da dahil olmak üzere "operasyonel engelleri" kaldırması gerektiğini, ancak bundan sonra çözülmemiş sorunların zeminini hazırlayabileceğini vurguladı. Daha önce Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'dan olumlu gelişmeler beklendiğini ifade etmiş ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in Pakistan'a gitmeye hazır olduğunu söylemişti. Vance, bu ayın başlarında İslamabad'da yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan ilk görüşme turunun da lideriydi.

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor, Haber

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor,

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Washington ve Tahran yönetimlerinin aralarındaki savaşı sona erdirmek için Pakistan’ın arabuluculuğuna ve sağlayacağı diyalog zeminine güvendiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad, Ortadoğu’da bir ayı geride bırakan savaşı durdurmak amacıyla düzenlenen kritik bir dörtlü zirveye ev sahipliği yaptı. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar; Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile bir araya geldi. “ABD ve İran İslamabad’da görüşebilir” Zirvenin ardından açıklama yapan İshak Dar, toplantıyı "oldukça verimli" olarak nitelendirdi. Dar, her iki tarafın (ABD ve İran) Pakistan’a olan güvenine dikkat çekerek şunları söyledi: "ABD ve İran’ın, diyalog zemini oluşturma konusunda Pakistan’a duydukları güvenden memnuniyet duyuyoruz. İslamabad, mevcut çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla önümüzdeki günlerde her iki taraf arasında yapılacak ciddi görüşmelere ev sahipliği yapmaya ve bu yolu açmaya hazırdır." Dörtlü zirveden ‘Savaşı Durdurun’ çağrısı İshak Dar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır mevkidaşlarıyla; savaşın sadece ölüm ve yıkım getirdiği, Ortadoğu’daki gerilimin bir an önce kontrol altına alınması ve çatışmaların yayılmasının önlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Dar, bölge barışı için Pakistan’ın çabalarına destek veren Hakan Fidan ile Suudi ve Mısırlı mevkidaşlarına teşekkür etti. BM ve Çin’den destek, İran’a ‘saldırıları durdur’ talebi İshak Dar ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, her iki ismin de Pakistan’ın hamlelerine tam destek verdiğini bildirdi. Öte yandan Dar, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile de bir görüşme yaparak, Tahran’dan gerilimi düşürmesini ve özellikle Körfez ülkelerine yönelik füze ve dron saldırılarını durdurmasını talep etti. Trump ‘Müzakere var’ diyor, Tahran yalanlıyor Diplomatik trafik hızlanırken taraflardan çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran ile "çok verimli" görüşmeler yapıldığını ve bu nedenle enerji tesislerine saldırıları ertelediğini duyurmuştu. Buna karşın İranlı üst düzey askeri yetkililer, Washington ile herhangi bir resmi müzakere içinde olmadıklarını savunuyor. Hatemü’l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ABD’nin İran’da "bataklığa saplandığını" ve Trump’ın bu savaştan kurtulmak için üçüncü ülkeler üzerinden çıkış aradığını iddia etmişti. 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi sarsan savaşın 31. gününde, İslamabad’daki bu diplomatik seferberliğin 6 Nisan mühleti öncesi somut bir ateşkesle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

İran Dışişleri Bakanı Seyyed Abbas Arakçi: Bu savaş hem Amerikalılara hem de İranlılara dayatıldı Haber

İran Dışişleri Bakanı Seyyed Abbas Arakçi: Bu savaş hem Amerikalılara hem de İranlılara dayatıldı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD askerinin ölümü ve savaşla ilgili açıklamalar yaptı. Arakçi, “Bana söylenene göre, ABD askerinin ailesi kamu bağışlarına güveniyor” ifadelerini kullandı. Bakan, ayrıca, “Adil ve eşit bir çözüm mümkünken, Başkan’a kötü tavsiye verenler kan dökülmesinden sorumludur” diyerek, savaşın her iki taraf için de dayatıldığını vurguladı: “Bu savaş hem Amerikalılara hem de İranlılara dayatıldı.” İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Arap basınına devam eden çatışmalar hakkında açıklamada bulundu. Arakçi, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in sağlık durumu hakkındaki iddialara yanıt vererek, Hamaney’in sağlık durumunun mükemmel olduğunu, her şeyi kontrolü altında tuttuğunu ve görevinin başında olduğunu ifade etti. Hamaney’in göreve gelmesinden bu yana kameralar karşısına geçmemesine ilişkin Arakçi, "Televizyonda yayınlanacak mesajların zamanlaması ya da halkın karşısına doğrudan çıkma kararı tamamen kendisine aittir" dedi. ABD ve İsrail'in saldırılarına değinen, Arakçi, İran’ın bir daha saldırıya uğramayacağına dair güvence alana ve tazminat ödenene kadar çatışmayı durdurmayı kabul etmeyeceğini yineledi. Hürmüz Boğazı’nın geçişlere açık olduğunu aktaran Arakçi, boğazın sadece ABD ve müttefiklerine ait gemilere kapalı olduğunu ifade etti. İran’ın saldırılara misilleme olarak hedef aldığı Arap ülkelerine değinen Arakçi, İran’ın Basra Körfezi bölgesindeki ve ötesindeki komşularına yönelik yüzlerce saldırısında yalnızca bu ülkelerde bulunan ABD üslerini hedef aldığını söyledi. Arakçi, "Hiçbir konut veya sivil hedefi vurmadık. Konut bölgelerinde ikincil hasar olmuş olabilir, bu da her savaşta normal bir durumdur" dedi. Arap ülkelerine yönelik saldırılardan ABD ve İsrail'i sorumlu tutan Arakçi, İran'ın son zamanlarda ABD ve İsrail'in de belirli bölgelerden Arap ülkelerine saldırılar düzenlediğine dair bilgiler aldığını iddia etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.