SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijital Dönüşüm

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yenişehir’de tarımda dijital dönüşüm başlıyor Haber

Yenişehir’de tarımda dijital dönüşüm başlıyor

Bursa'da Yenişehir tarımında dijitalleşme dönemini başlatacak olan ve Avrupa Birliği’nden 464 bin Euro fon desteği alan “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in tarımda dijital dönüşüm sürecine öncülük edeceğini belirterek, “Yenişehir artık sadece bereketli topraklarıyla değil, teknolojiyle desteklenen üretim modeliyle de örnek bir tarım kenti olacak” dedi. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde ilçenin tarımsal geleceğini kökten değiştirecek vizyoner bir projenin lansmanını gerçekleştirdi. Lansmana AK Parti Bursa İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, Özyeğin Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel, muhtarlar ve çok sayıda üretici katılım sağladı. Programda konuşan Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in tarım potansiyeline dikkat çekti. İlçe nüfusunun büyük bölümünün geçimini tarım ve hayvancılıkla sağladığını ifade eden Başkan Özel, “Yenişehir bir tarım kentidir. Biz de bu bilinçle üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Özel, Yenişehir Belediyesi’nin tarıma yönelik çalışmalarının hem akademik çevrelerde hem de uluslararası platformlarda ilgi gördüğünü belirterek, Özyeğin Üniversitesi ile kurulan iş birliğinin de bu çalışmalar sayesinde başladığını söyledi. 464 BİN EURO’LUK DEV PROJE Avrupa Birliği ve Türkiye iş birliğiyle hazırlanan, Özyeğin Üniversitesi’nin bilimsel desteğiyle yürütülecek projenin toplam bütçesinin 464 bin Euro olduğunu açıklayan Başkan Ercan Özel, projenin Yenişehir tarımı için tarihi bir dönüşüm anlamı taşıdığını vurguladı. “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesi kapsamında tarımda dijitalleşme sürecinin başladığını ifade eden Özel, kurulacak Yeşil ve Dijital Tarımsal Dönüşüm Koordinasyon Merkezi ile çiftçilerin teknoloji ve bilimle buluşturulacağını söyledi. ‘ÇİFTÇİMİZ TARLASINI TELEFONUNDAN TAKİP EDEBİLECEK’ Proje kapsamında kurulacak dijital sistemlerle üreticilerin anlık verilerle üretim yapabileceğini belirten Başkan Özel, “Toprağın nem durumu anlık takip edilecek. Don riski, hastalık riski ve zararlı tehditleri önceden görülebilecek. Çiftçimiz ne zaman sulama yapacağını, ne kadar gübre kullanacağını telefonundan öğrenebilecek. Böylece daha az maliyetle, daha doğru ve verimli üretim mümkün olacak” dedi. MALİYETLER DÜŞECEK VERİM ARTACAK Projeyle birlikte; gübre ve ilaç kullanımının azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımsal maliyetlerin düşürülmesi ve verimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Başkan Özel, “Toprağı korumak geleceği korumaktır. Çiftçiyi korumak ise ülkenin yarınını korumaktır” ifadelerini kullandı. YENİŞEHİR TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK Yenişehir’in iklim krizine hazırlıklı, teknolojiyi kullanan ve veriyi yöneten örnek bir tarım kenti olacağını ifade eden Başkan Ercan Özel, “Biz günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün attığımız bu adımın yarın Türkiye’ye örnek gösterilecek bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum” diye konuştu. Başkan Özel, projede emeği geçen belediye çalışanlarına, Özyeğin Üniversitesi’ne, kooperatiflere, teknik ekiplere ve üreticilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. BAŞKAN ÖZEL VE EKİBİNE AKADEMİK TEŞEKKÜR Özyeğin Üniversitesi Proje Koordinatörü Orkun Doğan da Yenişehir’in yalnızca verimli topraklarıyla değil; bilinçli üreticileri, güçlü kooperatifleri ve üreticinin her zaman yanında duran başta Yenişehir Belediyesi ve Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm tarım paydaşlarıyla Marmara Bölgesi’nin örnek tarım merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Bu projenin Türkiye genelinde 718 proje arasından hibe almaya hak kazandığını vurgulayan Doğan, bu başarının en önemli nedenlerinden birinin Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ve ekibinin tarımı sahiplenen yaklaşımı, üreticinin yanında duran güçlü iradesi olduğunu söyleyerek başta Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Yerelde koordinasyon ve hizmet noktasında belediyenin büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Doğan, Yenişehir Belediyesi’nin bu sorumluluğu başarıyla yerine getirdiğini söyleyerek, “Önümüzde zorlu ama heyecan verici bir süreç var. Yenişehir’de yeni bir hikâye yazmaya hazırız” dedi ve programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm protokole teşekkürlerini sundu.

BUSİAD 'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada Haber

BUSİAD 'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada

BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından ilki gerçekleştirilen ve 4 ayda bir tekrarlanacak olan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumun sonunda yaptığı değerlendirmede, “Yalnızca Türkiye değil, tüm dünya ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan oldukça kırılgan bir dönemden geçiyor. Belirsizliklerin arttığı bu süreçte, değişimi doğru okuyabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz dönem riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi ise tarih boyunca zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarmış, dirençli ve esnek bir yapıya sahip olmuştur. Bugün de aynı dayanıklılığa sahibiz. Ancak bu süreçte iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Bölgemizde belirsizlikler yaşanırken, Türkiye’nin doğru politikalar ve doğru dönüşüm adımlarıyla çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” Toplantının, BUSİAD Ekonomi Danışmanlarının iki değerli çalışmasının ışığında gerçekleştiğini de kaydeden Tuncer Hatunoğlu, “Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Metin Özdemir tarafından uzun süredir hazırlanan BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nde; üyelerimizin verdiği yanıtlar doğrultusunda talepte ılımlı bir yavaşlama eğilimi olduğu, maliyet baskılarının sürdüğü ve üretimde zayıflama işaretlerinin görüldüğü ortaya çıkıyor. Bu tablo, küresel ve jeoekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki doğrudan etkisini açık biçimde gösteriyor. Yine Sayın Doç. Dr. Derya Hekim’in hazırladığı “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nda da; enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecinin ekonomimiz üzerindeki etkilerini detaylı şekilde dinledik. Ancak aynı zamanda Türk iş dünyasının esnekliği, üretim kültürü ve uyum kabiliyeti sayesinde yeni fırsat alanlarının da oluşabileceğini gördük” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, BUSİAD’ın yaklaşımının net olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeğini kabul ederek hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor. Bu nedenle çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz. İş dünyası olarak bizler; verimliliğimizi artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya, dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken; karar vericilerden de özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek bekliyoruz. BUSİAD olarak ekonomiyi yalnızca takip eden değil; iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceğiz.” DEĞİŞEN DÜNYA... BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Son beş yılda dünya ekonomisi yalnızca değişmedi; kuralları yeniden yazıldı. 2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olduğumuz küresel düzen yerini daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda daha hızlı tepki veren bir yapıya bıraktı. Bu süreçte yaşanan gelişmeler yalnızca ekonomik dengeleri değil; toplumların davranış biçimlerini, devletlerin politika tercihlerini ve şirketlerin iş yapma modellerini de köklü şekilde dönüştürdü. Artık ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi haline gelmektedir ” dedi. “Jeoekonomi artık dış politikanın tamamlayıcı bir unsuru değil; doğrudan belirleyici araçlarından biri haline gelmiştir” diyen Alptemoçin, “Şirketler, yalnızca kendi sektör dinamiklerine odaklanmaları yeterli olmamakta; küresel gelişmeleri, makroekonomik eğilimleri ve jeoekonomik riskleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerekmektedir” ifadesini kullandı. Alptemoçin, şöyle devam etti: “Türkiye ise bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır. Jeopolitik konumumuz, beraberinde hem önemli riskler hem de güçlü fırsatlar getirmektedir. Kısa vadede enerji fiyatları, enflasyon ve maliyet baskıları gibi zorluklar öne çıkarken; uzun vadede Türkiye’nin enerji ve lojistikte alternatif bir merkez olma potansiyeli giderek güçlenmektedir. ÇEVİK İŞ DÜNYASI... Tüm risklere rağmen gerektiğinde hızlı büyüyebilen, gerektiğinde de hızlı küçülebilen, çevik, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen bir iş dünyamız var. Farkında olmasak da, 2020’den bu yana yaşanan zorlukların, bizi daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi bir yapıya hazırladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde küresel koşulların normalleşmesiyle birlikte, firmalarımızın bu birikimle çok daha güçlü bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz.” BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alptemoçin, BUSİAD’ın bu dönüşüm sürecini daha yakından takip etmek, güvenilir veri ve analizlerle iş dünyasına yön göstermek amacıyla çalışmalar sürdürdüğünü de kaydetti. Alptemoçin bu çalışmaları da şöyle dile getirdi: “Bu çerçevede Ekonomi Komitemiz bünyesinde; Daha ziyade ülkemizin makro ekonomik gelişmelerine odaklandığımız Ekonomi Platformu, Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelere, risklere ve fırsatlara odaklanacağımız Jeoekonomi Platformu, firmalarımızın karlılıklarını koruyabilmeleri ve yurtdışında gelişim gösterebilmeleri için vaka analizlerinin ele alınacağı Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu Ve son olarak belirlenecek ülke veya bölgelere yönelik pazar geliştirmek isteyen firmalarımıza fikir vermek adına çalışacak Küresel İlişkiler Platformları olarak yapılandık. Bugün de, bu çalışmaların ilk çıktısı olarak“1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nu sizlerle paylaşacağız. Değerli üyelerimiz ve basınla paylaşılacak bu rapor yılda 3 kere, Mayıs, Eylül ve Aralık aylarında, İktisadi Yönelim Anketimizle beraber görüşlerinize sunulacaktır. Bu raporun, mevcut tabloyu birlikte değerlendirmek ve önümüzdeki döneme daha hazırlıklı bakabilmek adına ortak bir perspektif oluşturmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; doğru okunan bir dünya, doğru konumlanmış bir Türkiye güçlü bir iş dünyası demektir.” ÜÇ BÜYÜK ŞOK... BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim de, “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumuyla dünya ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu özetledi. Doç. Dr. Hekim, 2026 yılının ilk çeyreğinin, küresel ekonomik düzeni eş zamanlı ve birbirini besleyen üç büyük şokun yeniden şekillendirdiği bir dönem olduğunu ifade ederken bunları; Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm ve Avrupa'nın ticaret ile sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması olarak tanımladı. Doç. Dr. Hekim, “Bu üç gelişme birlikte, Türkiye ekonomisi için hem tarihsel ölçekte risk hem de stratejik fırsat barındıran olağan dışı bir konjonktür ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. Petrol ve ham madde girdilerindeki artışın küresel ekonomide yavaşlamaya neden olabileceğini de kaydeden Doç. Dr. Hekim, “Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, Hürmüz krizinin ekonomik maliyetini emsallerine kıyasla daha belirgin kılmaktadır. Enerji faturasındaki artışın cari açığı IMF'nin Ekim 2025 tahmininin iki katından fazla bir düzeye, GSYİH'nin yüzde 2.8'ine taşıması beklenmektedir. Bu baskı, hem döviz kurunu hem de enflasyon patikasını doğrudan zorlamaktadır” dedi. SEKTÖRLER... Merkez Bankası’nın savaşın yarattığı belirsizlik ortamında faiz indirimini gerçekleştirme kapasitesinin sınırlı olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Hekim, sektörel bazlı değerlendirmesinde ise şunları kaydetti: “Otomotiv sektörü, AB tedarik zinciriyle entegrasyonunu ve ticari araç üretimindeki liderlik pozisyonunu 41.5 milyar dolarlık rekor ihracat performansıyla pekiştirmiştir. Tarım sektörü ise değer açısından rekor ihracat gerçekleştirirken, don ve kuraklık nedeniyle üretim tarafında son yılların en ağır darlığını yaşamıştır. Sektörün önümüzdeki çeyreklerdeki en kritik sınavı, küresel gübre kıtlığının 2026 yılı ekim sezonu ve verim düzeyleri üzerindeki yansımalarını yönetme kapasitesi olacaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe ise yapısal kriz derinleşmektedir; iki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bini aşkın istihdam kaybı, sektörün salt konjonktürel değil yapısal bir dönüşüm kıskacında olduğuna işaret etmektedir.” FIRSATLAR... 2026'nın ilk çeyreğinin, Türkiye ekonomisi açısından risklerin yönetilemez değil, ancak yönetilmesi güç bir boyuta ulaştığı bir eşik olarak tanımlayan Doç. Dr. Hekim, Türkiye için fırsat penceresini de şöyle dile getirdi: “Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a yönelik artan transit akışlar, Hürmüz krizinin ekonomik yükünü kısmen dengeleyici bir işlev görmektedir. Boru hatlarının Avrupa enerji çeşitlendirmesindeki artan stratejik önemi, diplomatik denge kapasitesi ve IAA kapsamında "güvenilir ortak" statüsünün yarattığı potansiyel; bu dönemde Türkiye'nin elinde bulundurduğu yapısal avantajlardır.”

Nilüfer’de ruhsat süreçlerinde 'ortak Akıl' dönemi Haber

Nilüfer’de ruhsat süreçlerinde 'ortak Akıl' dönemi

Nilüfer Belediyesi, kenti “ortak akıl” ile yönetme vizyonu doğrultusunda akademik odalarla olan iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve BSMMMO Başkanı Hüseyin Halil tarafından imzalanan protokol ile iş yeri ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan zaman ve iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi, vatandaşların ve meslek mensuplarının en doğru şekilde yönlendirilmesi hedefleniyor. Nilüfer Belediyesi Halk Evi Başkanlık makamında gerçekleşen imza törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa SMMMO Başkanı Hüseyin Halil ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve odanın Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. “BU KENTİ ORTAK AKILLA YÖNETİYORUZ” İmza töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent yönetiminde katılımcılığın ve akademik odalarla iş birliğinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bizim temel amacımız, akıllarımızı birleştirip ortaklaştırmak. Nilüfer’i, herkesin sesinin yansıdığı, herkesin kendini iyi hissettiği bir kent haline getirmek istiyoruz. Bu kapsamda mahalle komitelerinden akademik odalara kadar tüm paydaşlarımızın objektif değerlendirmelerine ve görüşlerine büyük önem veriyoruz. Göreve geldiğimizden beri akademik odalarla ve organize sanayi bölgeleriyle düzenli aralıklarla bir araya geliyoruz. Bu birlikteliklerde hem kendimizi değerlendiriyoruz hem de kentin özel gündemlerini ortak akılla konuşuyoruz.” Başkan Şadi Özdemir, hizmet anlayışında vatandaşı merkeze koyduklarını belirterek, “Biz vatandaşın parasıyla iş yapıyoruz ve temel görevimiz onları mutlu etmek, hayatlarını kolaylaştırmak. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla, halkın kaynaklarını yine halk için; adil, demokratik ve ihtiyaç analizlerini doğru yaparak kullanıyoruz. Bu süreçte akademik odalarımızın da paydaş olarak akıllarından yararlanmak, hizmetlerimizi daha verimli ve kolay hale getirecektir” dedi. RUHSAT SÜREÇLERİNDE PROFESYONEL DESTEK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM Protokol ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı süreçlerinde daha doğru yönlendirme yapılması, eksik veya hatalı evrak nedeniyle yaşanan zaman ve iş gücü kayıplarının azaltılması, vergi açılışı ile ruhsat zorunluluğunun karıştırılmasından doğan mağduriyetlerin önlenmesi ve başvuru öncesi bilgilendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. BSMMMO Başkanı Hüseyin Halil, mali müşavirlerin Türkiye’de ruhsat süreçlerini takip etmek durumunda kaldığını belirterek, bu sürecin profesyonel bir danışmanlık hizmeti olarak, ‘korsan’ faaliyetlere izin vermeden, yetkin ellerle yürütülmesinin önemine değindi. İmzalanan protokol kapsamında; her iki kurumdan temsilcilerin yer alacağı kurul, uygulamadaki sorunları tespit ederek süreç iyileştirme önerileri geliştirecek. Meslek mensuplarına yönelik ruhsat mevzuatı eğitimleri düzenlenecek. Online ruhsat başvurusu ve QR kodlu ruhsat gibi dijitalleşme adımları hızlandırılacak. Yatırımcıların ve esnafın, iş yeri kiralamadan önce belediyeden mekanın uygunluğuna dair ön bilgilendirme alması teşvik edilerek hatalı yatırımların önüne geçilecek.

Bursa'da iş dünyasının dönüşümüne yön veriyor Haber

Bursa'da iş dünyasının dönüşümüne yön veriyor

Bursa Business School, dijital dönüşüm ve küresel rekabette öne çıkmak isteyen firmalara yönelik eğitim programlarını sürdürürken, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik yeni nesil içerikleriyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda BBS ve BÜYEM iş birliğinde Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı düzenlendi. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde gerçekleşen programda, Boğaziçi Üniversitesi ve UC Berkeley Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın tarafından katılımcı firmalara yapay zekayı e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine entegre etmelerine katkı sağlayacak teorik ve pratik bilgiler aktarıldı. Eğitmen Ahmet Rasim Çağın, Boğaziçi Üniversitesi’nde uygulamaya yönelik yapay zekâ dersleri verdiğini belirterek, “Uludağ’da yapay zekânın ticaret, sanayi, ihracat ve e-ticaret alanlarında nasıl kullanılabileceğini ele aldığımız son derece verimli bir program gerçekleştirdik. Teknolojideki dönüşümün doğrudan iş hayatına nasıl uygulanabileceğini tartıştık. Doğanın içinde böyle bir iş okulu ve tesis yapısını ülkemize kazandırdıkları için BTSO’ya ve eğitimdeki işbirliği için Boğaziçi Üniversitesi’ne teşekkür ederim.” dedi. Yapay zekânın internete ve cep telefonlarına benzer bir kırılma noktası oluşturduğunu vurgulayan Çağın, “Yapay zekâ hayatımızın her alanında yer almaya başladı. Üzerinde çalıştığımız projelerde yapay zekâ hem maliyetlerin azalması hem de ciroyu destekleme açısından şirketlere ciddi değer katıyor. Bu teknolojinin geri dönüşü yok; gelip geçici değil kalıcı bir teknoloji. Ne kadar hızlı öğrenip iş hayatına uygularsak rakiplerimizin o kadar önüne geçeriz.” ifadelerini kullandı. “ARTIK E-TİCARETİN BAŞINDA ‘E’ KALKMALI” BTSO E-Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise eğitimlerin önemine dikkat çekerek, “BBS’de gerçekleştirilen eğitimler çok kıymetli. Ben de burada katılımcı olarak yer alıyorum. Mevcut içerikleri uygulamalı olarak yapay zekâ üzerinden çalıştırıyoruz. Yapay zekâ kullanımı herkese hız kazandıracak. Artık e-ticarette her şey hız üzerine kurulu. 40 kişinin yaptığı işleri tek kişiye düşürebilecek AI agent’lerin (yapay zekâ aracıları) sayısı artıyor.” dedi. Bu tür etkinlikleri artırmak istediklerini belirten Sülün, “Geleneksel ticaret anlayışını kırmakta zorlanıyoruz. Artık e-ticaretin başındaki ‘e’ kalkmalı; ticaretin kendisi bu dönüşüme evriliyor. Bundan sonraki eğitimlerimizi sektördeki paydaşlarımızın taleplerine göre şekillendireceğiz. Devletimiz de ivmesini e-ihracata çevirmiş durumda. Eğitim planlamalarımızı bu doğrultuda yapacağız.” diye konuştu. Eğitimde yer alan Ehiltek Kalıp Tasarım Kıdemli E-Ticaret Yöneticisi Taha Taştekin de ilk kez BBS eğitimine katıldığını belirterek, “Gerek düzenlendiği yer gerek organizasyon gerek eğitmen kalitesi ve işlenen içerik açısından çok iyi bir eğitimdi. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bu eğitimin iş akışımıza olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum. Aldığımız çıktılarla operasyonumuzu daha da geliştireceğiz. BTSO, BBS ve değerli eğitmenimize teşekkür ederim. Bundan sonraki eğitimlere de mutlaka katılmak isterim.” dedi. “EĞİTİM BEKLENTİMİN ÜZERİNDEYDİ” Bil Plastik Yönetim Kurulu Üyesi Alihan Biliktü ise, “Bursa Business School ve Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen yapay zekâ eğitiminde çok kıymetli bilgiler edindik. Aynı ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışma fırsatı bulduk. Beklentimin çok üzerindeydi. Uludağ’da düzenlenmesi de ayrı bir değer kattı. Bundan sonra da sektörümle ilgili eğitimlere katılmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Pakkens firmasında satış bölümünde çalışan Can Demiralay da eğitimin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, “Eğitimin ilk bölümünde teknik bir başlangıç yapıldı ve yapay zekânın tarihçesi, altyapısı ve temel oluşumu çok iyi anlatıldı. Daha önce katıldığım eğitimlerden farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı. Uygulamalı örnekler teorik bilgileri pekiştirmede oldukça etkili oldu ve bana yeni bir perspektif kazandırdı.” dedi. Eğitim sonunda katılımcılara BBS ve BÜYEM ortaklığında hazırlanan katılım belgesi verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

Türkiye ve İtalya’dan teknoloji ve sanayide yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ve İtalya’dan teknoloji ve sanayide yeni iş birliği hamlesi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre,Türkiye ile İtalya arasında bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırım alanlarını kapsayan iş birliği kapsamında kurulan komitenin ilk toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. İş birliği alanları ve yol haritası belirlendi Toplantı kapsamında iki ülke arasında teknoloji ve inovasyon, sanayi ve yatırım başlıklarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yol haritası oluşturulduğu belirtildi. Bu kapsamda toplam 23 öncelikli eylem alanının belirlendiği, iş birliğinin somut projeler, ortak üretim ve yatırımlar üzerinden ilerletileceği ifade edildi. Açıklamada, standartizasyon, test ve belgelendirme ile akreditasyon alanlarında teknik uyumun artırılması, savunma sanayisinde inovasyon odaklı yeni açılımların hayata geçirilmesi ve yapay zeka ile dijital dönüşüm başlıklarında ortak çalışmalar yürütülmesinin planlandığı kaydedildi. Ayrıca, iki ülkenin araştırma kurumları, teknoloji girişimleri ve şirketleri arasında doğrudan iş birliklerinin artırılması, ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi ve bu projelerin ticarileştirilmesine yönelik süreçlerin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. İş birliği kapsamında, kritik ham maddelerde tedarik zincirinin güçlendirilmesi, Avrupa Birliği programları çerçevesinde ortak projelere katılımın artırılması ve yeni finansman imkanlarının birlikte değerlendirilmesinin de planlandığı ifade edildi. İki ülke arasında yürütülecek çalışmalarla teknoloji geliştirme, sanayi üretimi ve yatırım alanlarında ortak kapasitenin artırılmasının amaçlandığı ifade edildi.

AİLEM 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı Haber

AİLEM 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, “İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor" diye konuştu. Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini anımsatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Bakan Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.