Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dezenformasyon

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: 2.034 sosyal medya hesabına erişim engeli getirdik Haber

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: 2.034 sosyal medya hesabına erişim engeli getirdik

699 hesap terör ve suç örgütleriyle bağlantılı bulundu Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası çalışmaların sürdüğünü belirtti. Duran'ın verdiği bilgilere göre, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, başta FETÖ iltisaklı hesaplar olmak üzere terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulandı. 1335 hesap için de işlem yapıldı Teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri kapsamında ayrıca provokasyon ve dezenformasyon ürettiği, toplumsal huzuru hedef aldığı ve psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü değerlendirilen 1335 sosyal medya hesabı tespit edildi. Duran, bu hesaplarla ilgili Adalet ve İçişleri bakanlıkları başta olmak üzere ilgili kurumların koordinasyonunda hukuki ve idari işlemlerin gerçekleştirildiğini ve erişim engeli kararlarının uygulandığını belirtti. Böylece son iki aylık süreçte erişim engeli getirilen sosyal medya hesabı sayısının 2 bin 34'e ulaştığı bildirildi. Duran: Dijital güvenlik millî güvenliğin parçası Terör örgütlerinin faaliyet alanlarının dijital platformlara da taşındığını belirten Duran, sosyal medya ve dijital mecraların propaganda, manipülasyon ve dezenformasyon amacıyla kullanılabildiğini ifade etti. Duran, Türkiye'nin terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda sürdürdüğünü belirterek, dijital güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. “Dijital alan sahipsiz değildir” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak dijital ekosistemin takip edilmeye devam edeceğini belirten Duran, millî güvenliği ve toplumsal huzuru tehdit eden faaliyetlere karşı gerekli tedbirlerin alınacağını kaydetti. Duran ayrıca vatandaşların dezenformasyon kaynaklı bilgi kirliliğinden korunması ve güvenilir bilgiye ulaşabilmesi amacıyla çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, “Dijital alan sahipsiz değildir” mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadelemiz sürecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadelemiz sürecek

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ankara'da "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" temasıyla gerçekleştirilen 2. İletişim Şûrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla kapılarını açtı. Şûranın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital çağla birlikte manipülasyon ve dezenformasyonun arttığına dikkat çekerek, "Dezenformasyon ve manipülasyonun yoğun şekilde yer aldığı yeni iletişim ortamı, bilgiyi bir güç olmaktan çıkarıp ona farklı bir kimlik kazandırarak güçsüzlüğün kaynağına dönüştürüyor." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin son yıllarda Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler gibi süreçlerde hem yurt içi hem de yurt dışı kaynaklı yoğun iletişim saldırılarına maruz kaldığını dile getiren Erdoğan, "Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına kadar uzanan geniş bir sahada oldukça sinsi operasyonlarla karşı karşıya kaldık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi." şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı odakların hükümeti yıpratma gayesiyle devlet ile milleti karşı karşıya getirme çabası içinde olduğunu savunarak; sosyal medya fenomenlerinden sanatçılara, gazetecilerden siyasetçilere kadar pek çok farklı kesimin bu algı çalışmalarına dahil olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2’nci İletişim Şûrası’nda konuştu: "Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek, devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte; sosyal medya fenomeni,… pic.twitter.com/zrTs0sf8Wv — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) July 28, 2026 6 Şubat depremleri esnasında devletin bir yandan afetzedelere yardım ulaştırma çabasındayken diğer yandan dezenformasyonla savaşmak zorunda kaldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zamanlarda gün yüzüne çıkan bilgi ve belgelerin, deprem sürecinde yürütülen algı operasyonlarını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Her türlü dezenformasyonla mücadeleyi; ülke, demokrasi ve toplumsal huzur açısından bir millî güvenlik meselesi olarak gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü günümüzde dezenformasyon sadece yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş; biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu sarsan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür" diyerek, iletişimde doğru bilgiye dayalı, güvenilir ve milli bir perspektifin önemine değindi ve dezenformasyonla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

RTÜK: YouTube gibi platformlar da lisanslanmalı Haber

RTÜK: YouTube gibi platformlar da lisanslanmalı

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu'nda sunum yapan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, çocukların şiddet içerikleri, siber zorbalık, mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon ve yaşlarına uygun olmayan yayınlardan olumsuz etkilendiğini belirtti. Daniş, Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi'nin güncellendiğini açıklayarak, yeni uygulamayla şiddet türleri, ayrımcılık, intihar, zorbalık, bağımlılık ve uygunsuz dil gibi içerikler için yeni uyarı sembollerinin ekleneceğini, ayrıca 10+ ve 16+ yaş kategorilerinin kullanılacağını ifade etti. RTÜK'ün çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyebilecek yayınlara yönelik denetimlerini sürdürdüğünü belirten Daniş, son 5 yılda 454 idari yaptırım uygulandığını ve yaklaşık 345 milyon lira idari para cezası kesildiğini açıkladı. Dijital yayıncılığın mevcut mevzuatın önüne geçtiğini söyleyen Daniş, "YouTube gibi habercilik ve yayıncılık yapan kuruluşların da lisanslanması gerekiyor." dedi. Yetki verilmesi halinde sosyal medya ve dijital yayınları da denetleyebileceklerini kaydetti. Komisyonda sunum yapan RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler ise 2025 araştırmasına göre her 10 gençten 9'unun sosyal medyayı aktif kullandığını, gençlerin sosyal medyada günlük ortalama 3 saat 24 dakika geçirdiğini söyledi. Güler, gençlerin yüzde 88'inin sosyal medya için yaş sınırı getirilmesini desteklediğini, talep edilen ortalama yaşın ise 16 olduğunu belirtti.

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı Haber

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı

İngiliz hükümetinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Keir Starmer, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı artan güvenlik tehditleri ortamında, yeni bir anlaşma imzalamak üzere 27 Mayıs'ta Londra'da Polonyalı mevkidaşı Donald Tusk ile bir araya gelecek. Yeni anlaşma, Başbakan Starmer'ın Avrupa ile ilişkileri iyileştirme ve AB ile güvenlik ve ekonomik alanlarda işbirliğini güçlendirme çabalarının ardından geldi. Daha önce İngiltere, Fransa ve Almanya ile de benzer anlaşmalar imzalamıştı. Toplantı öncesinde yaptığı açıklamada Starmer şunları vurguladı: " Britanya ve Polonya uzun zamandır yakın müttefik ve dost ülkelerdir, ancak Avrupa'nın şu anda karşı karşıya olduğu zorluklar daha da güçlü bir ortaklığı gerektiriyor." Liderin açıklamasına göre, yeni savunma anlaşması "iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinde son bir nesilde atılan en büyük adım" olup, Londra ve Varşova'nın modern güvenlik tehditleriyle başa çıkmasına ve hem İngiltere'nin hem de Polonya'nın gelecek yıllardaki güvenliğini sağlamasına olanak tanıyacak. Savunma açısından bakıldığında, anlaşmanın yeni nesil silahların koordineli geliştirilmesi ve üretimine zemin hazırlaması, bağımsız savunma tedarik zincirlerini güçlendirmesi ve hem İngiltere'de hem de Polonya'da daha fazla nitelikli iş imkanı yaratması bekleniyor. İş birliği, yeni hava savunma önleme sistemlerinin tasarlanması ve geliştirilmesi, füze ve hava savunma yeteneklerinin artırılması ve iki ülkenin kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin teşvik edilmesini içermektedir. İki taraf ayrıca yeni nesil orta menzilli hava savunma füzelerinin üretiminde de iş birliği yapmayı planlamaktadır. Ayrıca, İngiltere ve Polonya, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için insansız sistemlerin kullanımını artıracak. İki ülkenin kara kuvvetleri, insansız hava araçlarına karşı savaş, elektronik savaş ve mühendislik desteği konularında koordinasyonu artırmak için geniş çaplı tatbikatlar gerçekleştirecek. İki taraf ayrıca, uzmanlık paylaşımı, tatbikatlar düzenleme ve gerçek zamanlı müdahale koordinasyonu yoluyla siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları gibi gelecekteki tehditlerle mücadelede işbirliğini geliştirme konusunda da anlaştı. Göç konusunda ise İngiltere ve Polonya, sınır güvenliğini güçlendirmek ve insan kaçakçılığı ağlarını ortadan kaldırmak için yeni bir Ortak Eylem Planı uygulamayı planlıyor. Bu plan kapsamında, iki ülke istihbarat paylaşımını artıracak, sosyal medyayı kullanarak göçmenleri tuzağa düşüren insan kaçakçılığı şebekelerine karşı mücadele çabalarını koordine edecek ve sınır kontrolünü güçlendirmek için modern gözetim ve takip teknolojilerini uygulayacak. Varşova'da konuşan Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İngiltere ile imzalanan yeni savunma anlaşmasını "tarihi bir an" olarak nitelendirdi. Polonya hükümetine göre, yeni güvenlik ve savunma anlaşması ortak askeri tatbikatlar için zemin oluşturacak, istihbarat paylaşımını artıracak ve siber güvenlik ile sağlık güvenliği alanlarında işbirliğini genişletecektir. Polonya, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) doğu kanadında yer alan ve Rusya, Belarus ve Ukrayna ile sınır komşusu olan bir AB üyesidir. Başbakan Tusk'a göre, bu coğrafi konum Varşova için güvenlik istikrarsızlığını "uzun vadeli bir gerçeklik" haline getirmiştir. Polonyalı lider, ABD ile stratejik ittifaka ek olarak Avrupa ülkeleriyle savunma anlaşmalarının güçlendirilmesinin, ülke için "kapsamlı güvenlik" sağlamayı amaçladığını belirtti. Polonya şu anda NATO ülkeleri arasında GSYİH'ye oranla en yüksek savunma harcamasına sahip ülke olup, bu yıl GSYİH'nin %4,8'ini aşmıştır. Mayıs ayı başlarında ülke, askeri modernizasyon programını ve savunma sanayisini finanse etmek için Avrupa Komisyonu ile bir kredi anlaşması imzalamış ve yaklaşık 44 milyar euro (yaklaşık 51 milyar ABD doları) destek almayı beklemektedir. 2025 yılında Polonya ve Fransa, savunma ve karşılıklı yardımlaşmayı da içeren, dostluk ve iş birliğini güçlendirme anlaşması imzaladı. Bu, nükleer bir güç olan Fransa'nın yalnızca en yakın müttefikleri için saklı tuttuğu bir taahhüt düzeyidir.

“Hastaneler satılıyor” iddialarına resmi yalanlama Haber

“Hastaneler satılıyor” iddialarına resmi yalanlama

Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü, son günlerde bazı medya organları ve sosyal medyada yer alan “hastaneler satılıyor” yönündeki iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Resmi Gazete’de yayımlanan kararın, fiilen kullanılmayan ya da işlevini yitirmiş taşınmazların yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu belirtildi. Listede yer alan ve halen sağlık hizmeti sunan kurumlara ait taşınmazların korunacağı ifade edilirken, bu alanlar içerisindeki yalnızca atıl durumdaki bölümlerin ifraz edilerek değerlendirileceği kaydedildi. Sürecin devam ettiği ve nihai planlamalar kapsamında bazı taşınmazların kısmi kullanımının sürdürülebileceği, bazılarının ise kapsam dışında bırakılabileceği aktarıldı. Açıklamada, “Sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satılması söz konusu değildir” denilerek kamuoyundaki iddialar net bir şekilde yalanlandı. Son 23 yılda sağlık altyapısına yapılan yatırımlara da dikkat çekilen açıklamada, çok sayıda şehir hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi ile devlet hastanesinin hizmete alındığı ve toplamda 151 bin nitelikli yatak kapasitesine ulaşıldığı vurgulandı. Bakanlık, vatandaşların yalnızca resmi açıklamalara itibar etmeleri gerektiğini belirterek, gerçeği yansıtmayan iddialara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu. Basın Açıklaması Son günlerde bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında, Resmî Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine ilişkin “hastaneler satılıyor” şeklinde yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu karar; fiilen kullanılmayan veya işlevini yitirmiş… pic.twitter.com/xO5WO5HYKu — Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü (@sygmsb) April 27, 2026 MUSTAFA ESGİN: İÇİNDE SAĞLIK KURULUŞU BULUNAN SAĞLIK TESİSİNİN NE ARSASI, NE BİNASI SATILMAZ, SATILAMAZ Öte yandan AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve önceki dönem Bursa Milletvekili Mustafa Esgin de, Bursa’da hastanelerin satılacağı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasıyla tartışmalara son noktanın konulduğunu söyledi. Esgin, “İçinde sağlık kuruluşu bulunan, fiili olarak çalışan veya yapımı devam eden hiçbir sağlık tesisinin ne arsası ne binası satılmaz, satılamaz” ifadelerini kullandığını belirtti. Esgin, özellikle Mustafakemalpaşa Tepecik bölgesindeki vatandaşların bu konuda müsterih olması gerektiğini vurguladı. Dün gün boyunca muhalefetin söz konusu iddialar üzerinden “dezenformasyon yaptığını” öne süren Esgin, yapılan resmi açıklamalara rağmen tartışmanın siyasi zemine çekildiğini ifade ederek, muhalefetin açıklamalarını “siyasi tükenmişliğin göstergesi” olarak nitelendirdi. Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin yaptığı son açıklamaya da yer veren Mustafa Esgin, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine dair “hastaneler satılıyor” iddialarının gerçeği yansıtmadığının net biçimde ortaya konduğunu yineledi.

Şahin: Kalem çalanla cana kıyan aynı kefeye konamaz Haber

Şahin: Kalem çalanla cana kıyan aynı kefeye konamaz

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyuna yansıyan suça sürüklenen çocuklar ve sosyal medya düzenlemelerine dair hazırlıklarını hukukçu perspektifiyle değerlendirdi. Suça sürüklenen çocukların geleceğinin kurtarılmasının devletin asli görevi olduğunu ifade eden Şahin, “Çocukları yetişkin gibi yargılayıp cezalandırmak kolaycılıktır. Devletin görevi intikam almak değil, ıslah etmektir. Çocuk hata yapar; devlet o hatayı kalıcı bir kader haline getiremez” şeklinde konuştu. Ancak adalet terazisinin hassasiyetine dikkat çeken Şahin, ağır suçlarda tavizsiz olunması gerektiğini şu sözlerle vurguladı: “Cinayette, cinsel istismarda ve örgütlü suçlarda toptancı indirim olmaz! Bir çocuğun kalem çalmasıyla cana kıyması aynı değerlendirilemez. Suçun ağırlığına göre ayrı bir denge kurulmak zorundadır.” Sosyal medyadaki dezenformasyon ve linç kültürüne karşı düzenlemelerin konuşulabileceğini kaydeden Ankara Milletvekili Şahin, kimlik doğrulaması ve yaş kısıtlaması gibi adımların ifade özgürlüğüne zarar vermemesi gerektiğini belirtti. Düzenlemenin bir "sansür sopası" olarak kullanılmaması gerektiğini söyleyen Şahin, “Eğer bu adım muhalefeti susturma ve eleştiriyi bastırma aracına dönüşürse karşısında oluruz. Kimlik doğrulaması anayasal hakları yaralamamalıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.