SON DAKİKA
Hava Durumu

#Devlet Bahçeli

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik" Haber

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin değerli genel başkanları, kıymetli genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kadirli'den Düziçi'ne, Hasanbeyli'den Toprakkale'ye, Sumbas'tan Bahçe'ye, Osmaniye'mizin dört bir yanındaki tüm kardeşlerime sizlerin vasıtasıyla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde, Çukurova'nın bu bereketli ikliminde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Millet olarak yüreklerimize kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin birinci seneidevriyesinde sizlerle bir aradayız. Konuşmamın hemen başında asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 537 vatandaşımızın her birine Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Sizleri şehitlerimiz için buyurun birer Fatiha okumaya davet ediyorum. Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimiz'in Liva-ül Hamd ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin. "Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin" Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmet-i rahmana kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabr-ı cemil diliyorum. Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, sevgili kardeşlerim; burada şu gerçeği tüm kalbimle bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bakın bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemeyiz, zamanı durduramayız, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum. Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız. Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla. Yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak bunlara sahip çıkacağız. İşte bugün sizlere baktığımda hamdolsun tüm bunları başarabilmiş en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi görüyorum. Bundan da büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için, yıkılmadığınız için, umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Aziz milletim, değerli kardeşlerim; 6 Şubat 2023'te cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde 120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken 36 bin bina ise orta hasarlı hale geldi. Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu. 2023 yılındaki milli gelirimizin yüzde 9'una tekabül eden bu tutar ülkemiz tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayıptır. Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtik ve 650 bin personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Ve hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Sevgili Osmaniyeliler, tabii şurası da son derece üzüntü ve endişe vericidir: Biz vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya, onlara yepyeni bir gelecek sunmaya çalışırken maalesef ana muhalefetin başını çektiği bazı çevreler de bu depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yapıyordu. Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet veya yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar; bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan, koro halinde 'Devlet vatandaşını yalnız bıraktı' dediler. 'Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor' dediler. 'Bunlar bu evleri bitiremez' dediler. İşte evler burada! Evler burada! Kardeşlerim, bunların 'bitmez' dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular.[2] Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi, burada da partizanca davrandılar. Peki sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık. Allah'ın izniyle biz bu işin altından kalkarız dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik. İşte rakamlar ortada: Bugüne kadar 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. Geçtiğimiz 27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik. İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarıma sizlerin şahsında canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkarı olmayı şahsıma nasip eden Rabbime sonsuz hamdü senalar olsun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, anma yıl dönümleri siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri değildir. Bugünler hem acımızı paylaşma hem kayıplarımızı özlemle yad etme hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir. Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat dört gündür akla, vicdana, ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. 'Laf ola beri gele' misali boş atıp dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın, ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın. Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya; madem bir işin ucundan tutmuyorsun, bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye’ye hiçbir faydan yok, bari faydası olana engel çıkarma. Üç yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız; bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör, verilen emekleri, dökülen terleri kuru bir cümleyle de olsa takdir et. Gözü var görmüyor, kulağı var duymuyor, dili var hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim: Kardeşlerim; ters çevirmekle kuyudan minare olmaz. Hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkar etseniz de milletim bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte eserler ortada, konutlar ortada. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 6 Şubat 2023’ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi işte bu meydandaki kardeşlerimdir. Burada çok kısa bir şekilde deprem bölgemiz için neler yaptığımızı genel hatlarıyla ifade etmekte fayda görüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için bugüne kadar toplam 3,6 trilyon lira, yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Hasarların onarılması ve şehirlerimizin depreme karşı daha dirençli hale getirilmesi için 2026 yılı bütçemizde 653 milyar lira ödenek ayırdık. Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi, üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor. Bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9 bin 800'ü kullanılamaz duruma gelmişti. 14 bin 310 derslik inşa ettik. 2 bin 965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdik. Toplam derslik sayımızı 126 bin 675'e çıkardık. Deprem illerimizdeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 adet yeni yurt projesi yürütüyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik. İbadethanelerimizi ihya ettik. Kütüphanelerimizi ayağa kaldırdık. Kültür varlıklarımızı, tarihi yapılarımızı ve müzelerimizi onardık. Adalet ve emniyet hizmetlerinin hiçbir aksaklığa mahal verilmeden devam ettirilmesi için gerekli tüm adımları attık. Deprem bölgemizde 203 bin metrekare büyüklüğünde 3 adalet binası ve 1 ceza infaz kurumu inşa ederek hizmete açtık. Toplam 224 bin metrekarelik 9 adalet binası ile 1 ceza infaz kurumunun yapımını da yakında tamamlıyoruz. 60 emniyet binamızın inşa ve onarımı ile jandarmamıza ait 29 hizmet binasının yapımını ve 143 binanın güçlendirme işlemlerini tamamladık. 10 adet hizmet binamızın yapımı ise sürüyor. Depremden etkilenen 11 ilimizdeki huzurevleri, çocukevleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi hizmet binalarımızı da yeniden ihya ettik. Sevgili Osmaniyeliler; esnafımızın, sanayicimizin, çiftçimizin, üreticimizin hep yanında olduk. Mücbir sebep hallerini 2025 yılının sonuna kadar uzattık. Prim borçlarını erteledik ve bu borçların 31 Mart 2026'ya kadar yapılandırılmasının önünü açtık. Hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için yerel yönetimlere ciddi miktarda nakdi yardımda bulunduk. Böylelikle yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla birlikte eğitim ve sağlık gibi ana hizmetlerin de karşılandığı yaşam alanları oluşturduk. İçme suyu ve atık su altyapısının hızla tesis edilmesi amacıyla 11 deprem ilimizde 8 bin kilometre uzunluğunda boru hattı inşa ediyoruz. Su ve sulama alanında devam eden yatırımlarımız bittiğinde 110 milyar liralık bir rakamı bölgemiz için kullanmış olacağız. Ulaşım yatırımları için harcadığımız tutar 80 milyar lirayı buluyor. Yeni yerleşim alanlarının ulaşımı için 294 kilometrelik bağlantı ve imar yolu yaptık. Enerji ve madencilik sektörlerindeki zararları önemli ölçüde telafi ettik. Depremde zarar gören demiryolu hatlarının onarımını gerçekleştirdik. Hatay ve Malatya havalimanlarını onararak sivil uçuşlara açtık. Her iki havalimanımızda da inşallah yıl sonuna kadar tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi'nin yapımını da bu sene bitireceğiz. Deprem bölgemizdeki haberleşme altyapımızı da hızla yenileyerek daha güçlü bir seviyeye taşıdık. 6 Şubat öncesinde 58 bin kilometre olan fiber uzunluğumuz bugün 80 bin kilometreye ulaştı. Yaklaşık 5.300 adet kalıcı baz istasyonu kurduk. Sanayi yatırımlarımızı da süratle hayata geçiriyoruz. Daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak nice yatırımı, desteği depremden etkilenen şehirlerimizin emrine verdik. Sevgili kardeşlerim; bütün bunları kardeşlikle, dayanışmayla, paylaşımla başardık. İnşallah omuz omuza verip çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız. Osmaniye’mize buradan ayrı bir parantez açmak isterim. Depremden sonra Osmaniye’mizde pek çok faaliyet yürüttük. Depremde zarar gören okullarımızın imarından Korkut Ata Üniversitemizin bakım ve onarım çalışmalarına; sağlıktan ulaştırma ve tarım alanındaki ihtiyaçların giderilmesine kadar her sıkıntısında şehrimizin yanında olduk. Bugün konut, köy evi ve iş yeri olmak üzere inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca 67 bin 813 metrekare büyüklüğündeki Millet Bahçemiz ile diğer yatırımlarımızı resmen sizlerin hizmetine veriyoruz. Toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın şehrimize ve siz Osmaniyeli kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum. Bunların Osmaniye’mize kazandırılmasında emeği geçen herkesi, tüm kurumlarımızı, bakanlıklarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Sizlere şunun da müjdesini vermek istiyorum: 'Ev Sahibi Türkiye' sloganıyla başlattığımız 500 bin sosyal konut projesinde Osmaniye’mize 2.990 konut tahsis ettik. Deprem konutlarımız gibi sosyal konutlarımızı da söz verdiğimiz vakitte inşallah sizlere teslim edeceğiz. Şundan emin olunuz; size ve milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmayacak, şahsımıza ve ittifakımıza olan teveccühünüzü asla boşa çıkarmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle asrın felaketinde ebediyete uğurladığımız tüm kardeşlerime bir kez daha Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Anma programımızı teşrif eden her bir kardeşime, başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere diğer genel başkanlarımıza da, tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun, Allah'a emanet olun."

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir Haber

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın kapanışına katıldı. Bu konferansı ‘Ortak Gelecek Buluşmaları’ adı altında tasarlanan buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak gördüklerini belirten Özel, "Çünkü ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor." dedi. Özel, Türkiye'deki her meselede olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduklarına vurgu yaparak "Bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor." açıklamasını yaptı. Özel konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz Kent Uzlaşısı dosyaları kapsamında yargılanmaktadır. İstanbul’da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyım atanmıştır. Toplamda DEM Parti’nin 10 belediyesinde ve toplamda Türkiye’de 13 belediyede kayyım vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Kent Uzlaşısı denilen olgu, bir seçim iş birliğidir. Türkiye İttifakı kapsamında beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı iş birliğinden ibarettir. Suç sayılan budur. Bu soruşturmalar Türkiye’nin barışına karşı açıkça bir darbedir, açık bir tutum almaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahil bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek Kent Uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır."

MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Terörsüz Türkiye'yi Bursa'dan değerlendirdi Haber

MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Terörsüz Türkiye'yi Bursa'dan değerlendirdi

MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Bursa İl Başkanlığı'nda 2025 yılı değerlendirmelerini paylaştı. "Terörsüz Türkiye" hedefi, PKK'nın fesih süreci ve ekonomik zorluklar ele alındı. Bahçeli'nin liderliği ve millî ahlâk reformu vurgulandı. MHP Bursa İl Başkanlığı tarafından, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın katılımıyla geniş kapsamlı bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada 2025 yılı boyunca yürütülen siyasi faaliyetler, “Terörsüz Türkiye” hedefi, bölgesel ve küresel gelişmeler, ekonomi ve sosyal meseleler ele alındı. Büyükataman, MHP’nin hem sahada hem de devlet politikaları düzeyinde üstlendiği rolü detaylarıyla anlattı. “2025, MHP AÇISINDAN MÜCADELE VE ÇALIŞMA YILI OLDU” Konuşmasına 2025 yılının değerlendirmesiyle başlayan İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yıl boyunca yoğun bir tempo ile çalıştığını vurguladı. “Her Şeyden Önce Türkiye” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Büyükataman, ülkenin ve milletin menfaatlerini merkeze alan bir siyaset yürüttüklerini ifade etti. Büyükataman, MHP’nin köklü geçmişine yakışır bir inanmışlık ve disiplinle ülke meselelerini ele aldığını, Türkiye’ye yönelen tehditlerin doğru analiz edildiğini ve bu tehditler karşısında ülkücü duruştan taviz verilmediğini söyledi. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin liderliğine özel bir vurgu yapan Büyükataman, Bahçeli’nin “Benim aklım hep Türkiye’dir” sözünün MHP’nin tüm politikalarının temelini oluşturduğunu belirtti. Parti kadrolarının bu anlayış doğrultusunda millet ve devlet için gece gündüz çalıştığını ifade etti. MHP’nin siyaseti masa başında değil, sahada yaptığını dile getiren Büyükataman, vatandaşla birebir temas kurmayı temel bir görev olarak gördüklerini söyledi. Milletten kopuk, şahsi ve siyasi çıkarları ülke menfaatlerinin önüne koyan anlayışı reddettiklerini vurgulayan Büyükataman, MHP’nin her dönem milli vicdanın siyasetteki karşılığı olduğunu kaydetti. MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA BULUŞMALARI 2025 yılı boyunca düzenlenen “Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temalı Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmalarına değinen Büyükataman, bu programlarla Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. Bu buluşmalarda milletin görüş ve taleplerinin dinlendiğini, hem Türkiye’de hem de bölgede yaşanan gelişmelerin anlatıldığını ifade eden Büyükataman, Terörsüz Türkiye hedefinin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanının desteğiyle devlet politikası haline geldiğini vurguladı. “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ile “Derdiniz Derdimizdir” sohbet programlarının kapsamını paylaşan Büyükataman, 24 Ekim 2025’ten bu yana Türkiye genelinde 81 il ve 963 ilçede toplam 76 bin 544 program gerçekleştirildiğini açıkladı. Bursa özelinde ise 17 ilçede 1601 program yapıldığını belirten Büyükataman, bu ziyaretlerde vatandaşların evlerine misafir olunduğunu, esnafla birebir temas kurulduğunu ve sorunlara çözüm üretmek için gayret gösterildiğini ifade etti. BÖLGESEL VE KÜRESEL TEHDİTLER MASADA Konuşmasında dünya ve bölge gündemine geniş yer ayıran Büyükataman, 2025 yılının küresel krizlerin derinleştiği bir yıl olduğunu söyledi. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar ve emperyalist politikaların Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştiren Büyükataman, bu saldırıların Siyonist barbarlığın geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti. Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükataman, SDG/YPG’nin bir terör örgütü olduğunu vurguladı. Bu yapının Kürt vatandaşlarla ilişkilendirilmesinin zehirli bir dil olduğunu belirten Büyükataman, Kürt kardeşlerin terör örgütleriyle hiçbir şekilde özdeşleştirilemeyeceğini söyledi. Fırat’ın doğusunun da terörden tamamen arındırılması gerektiğini dile getiren Büyükataman, Türkiye’nin sınır güvenliği konusunda taviz vermeyeceğini vurguladı. “TERÖRLE PAZARLIK YOK, TAVİZ YOK” Terörle mücadelede kararlı mesajlar veren Büyükataman, son terörist silah bırakıncaya kadar mücadelenin süreceğini ifade etti. Terör ve terör yandaşlığının bir çıkmaz sokak olduğunu söyleyen Büyükataman, Türkiye Cumhuriyeti’nin ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini belirtti. 2025 yılının en önemli gelişmelerinden birinin PKK’nın kendini feshettiğini açıklaması olduğunu belirten Büyükataman, bunun hiçbir pazarlık yapılmadan sağlandığını söyledi. Buna rağmen muhalefetin bu süreci sulandırmaya çalıştığını savunan Büyükataman, özellikle CHP ve İYİ Parti’ye sert eleştiriler yöneltti. Toplumda artan şiddet, uyuşturucu ve sanal bahis tehlikesine dikkat çeken Büyükataman, çocukların ve gençlerin korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin “Milli Ahlak Reformu” çağrısına vurgu yapan Büyükataman, aileler, eğitim kurumları ve sivil toplumun ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan konuşmasında ekonomik sorunlara da değinen MHP'li Büyükataman, enflasyon, hayat pahalılığı ve kira artışlarının vatandaşları zorladığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ekonomi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Büyükataman, önümüzdeki süreçte toparlanma ve alım gücünde artış beklendiğini dile getirdi.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında, iş dünyasının fedakarlıkla geçen bir dönemi geride bıraktığını belirterek, “2025 yılı yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarıyla verdiğimiz büyük bir sınav yılı oldu. Artık 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz” dedi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, mesajında geride kalan yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Umutla başladığımız 2025 yılını, sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun baskısı ve finansal kaynaklara erişimin kısıtlı olması nedeniyle yılı yatırım anlamında temkinli geçirdi. Ancak bizim devletimize ve ekonomimizin direncine güvenimiz tamdır. Bu zorlu süreçte enseyi karartmadan üretmeye, istihdam sağlamaya devam ettik. 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz. ” 2026 yılına dair beklentilerini de aktaran Gülsoy, “Dünya artık ‘akıllı’ üretiyor ve ‘dijital’ satıyor. 2026 yılında şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge eksenine oturttuk. Şehrimizi ‘Orta Anadolu Üretim Havzası’nın merkezi yapacak adımları kararlılıkla atacağız.” Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına seslenen Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25’in altına inmesini ve büyümenin tekrar ivme kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele ederken üretim kaslarımızı eritmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken kaybetmemeliyiz. Finansmana erişim kolaylaştırılmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; taşın altına elini koyarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır.” Mesajının sonunda toplumsal huzura değinen Başkan Gülsoy; “MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla pekişecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük teminatı olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli: Geri adım yok... Şehit ailelerinin başını eğdirmeyiz Haber

Bahçeli: Geri adım yok... Şehit ailelerinin başını eğdirmeyiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün’e verdiği röportajın ikinci bölümünde Türkiye’nin terörle mücadelesi, milli birlik politikaları ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi’ne verdiği kapsamlı röportajın ikinci bölümünde Türkiye’nin terörle mücadele stratejisine ve “Terörsüz Türkiye” hedefine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin bölücü terör belasından kurtulma kararlılığını sürdürdüğünü belirterek, “Kazanan Türkiye ve Türk milleti olacak” dedi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etmeye çalışan çevrelere karşı milletin sağlam duracağını ifade ederek, “Kim ki ‘Terörsüz Türkiye’den rahatsızsa bir karanlık, bir kurnazlık, bir kumpas içindedir” sözleriyle tepkisini ortaya koydu. “ŞEHİT AİLELERİNİN VE GAZİLERİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEYİZ” Şehit aileleri ile gazilerin endişe etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Pazarlık içinde değiliz, al-ver sürecine kapalıyız. Türkiye’nin egemenlik hukukunu ve Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini zedeleyecek hiçbir yanlışın içinde Cumhur İttifakı olarak yer almayız” ifadelerini kullandı. “KÜRT KARDEŞLERİMİN TERÖRLE BAĞI YOK” Kürt vatandaşlara yönelik olumlu mesajlarını yineleyen Bahçeli, terörden uzak duran her bireyin Türkiye Cumhuriyeti'nin şefkatiyle buluşacağını belirtti. “Farklı sebeplerle kandırılan ancak suça bulaşmamış herkes ailesiyle kucaklaşmalı. Biz hep birlikte Türkiye’yiz, hepimiz Türk milletiyiz” diyen Bahçeli, ayrımcılığa ve dışlayıcı söylemlere karşı net bir duruş sergiledi. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/1996092881296093524 SDG/YPG’YE ÇAĞRI: “İMRALI’NIN ÇAĞRISINA RİAYET ETMELİ” Bölgesel gelişmelere de değinen Bahçeli, Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG/YPG unsurlarının henüz silah bırakmadığını belirtti. İmralı’dan yapılan çağrının, PKK ve tüm bileşenleri kapsadığını söyleyen Bahçeli, örgütün Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart mutabakatına uyması gerektiğini ifade etti. Bahçeli, “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temasıyla düzenlenen “Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları”nın 81 ilde başarıyla tamamlandığını belirterek, sahadan çok olumlu geri dönüş aldıklarını dile getirerek, “Her insanımıza temas ettik. Milletimizin taleplerini dinledik, sorunlara çözüm aradık” dedi. Toplumsal uyumun güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, milli birlik kavramının Ziya Gökalp ve Erol Güngör’ün düşünce çizgisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Tek yüreğiz, tek bileğiz, tek milletiz” diyen Bahçeli, Türkiye’nin kutlu bir yeniden doğuş sürecinde olduğunu söyledi. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE, GÜÇLÜ VE GÜVENLİ BİR GELECEKTİR” Röportajın sonunda Bahçeli, “Terörsüz Türkiye, güçlü ve güvenli Türkiye’dir. Terör sorununu çözecek, bölücülük damarını kesin olarak keseceğiz. Şehit aileleri kaygılanmasın, gazilerimiz korkuya kapılmasın” diyerek terörle mücadelede kararlılığı yineledi. Saha çalışmalarının hız kesmeden süreceğini belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Hiç kimseyi dertleriyle baş başa bırakmayacağız. Siyasetimizin öznesi insandır, nesnesi devlettir, yüklemi demokrasidir” sözleriyle mesajını tamamladı.

Bahçeli: Dertlere çare olacağız, gönülleri kazanacağız Haber

Bahçeli: Dertlere çare olacağız, gönülleri kazanacağız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında "Hayırlı Günler Komşum" ve "Derdin Derdimizdir" kampanyalarını duyurdu. Gazze’deki saldırılara tepki gösteren Bahçeli, "İsrail ateşkes kararını ihlal etti, 254 masum hayatını kaybetti" diyerek "Siyonist eşkıyalık" suçlamasıyla uluslararası hukuka çağrıda bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temasıyla düzenlenen bölge toplantılarını değerlendiren Bahçeli, parti teşkilatlarının yeni dönemde “halkla doğrudan temas” çalışmalarına hız vereceğini duyurdu. Bahçeli, 9 Ağustos – 27 Eylül tarihleri arasında 9 bölgede yapılan teşkilat buluşmalarının ardından, “Hayırlı Günler Komşum” ve “Derdin Derdimizdir” kampanyalarıyla yeni bir sürece geçtiklerini belirterek, "Dertleri bileceğiz, yürekleri kazanacağız. Her kapı çalınacak, her gönül kazanılacak. MHP, milletin derdiyle dertlenmeye, vatandaşın sesi olmaya devam edecektir" dedi. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİ Terörle mücadele konusuna da değinen Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın hedefinin “terörden arınmış huzurlu bir Türkiye” olduğunu vurguladı. PKK’nın çekildiğini açıklaması önemli, ancak SDG/YPG yapılanmalarının milli güvenliğimiz açısından ciddi bir tehdit olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türkiye’nin bekasına yönelik hiçbir oluşuma izin verilmeyecektir" dedi. Bahçeli, ayrıca TBMM’de kurulacak bir komisyonun İmralı’da terör örgütü lideriyle görüşmesi önerisinde bulunduğunu anımsatarak, MHP olarak bu süreçte yer almaya hazır olduklarını kaydetti. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/1985608994518413489 GAZZE İÇİN SERT TEPKİ: “SİYONİST EŞKIYALIK” İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına da sert sözlerle tepki gösteren Bahçeli, ateşkes kararına rağmen 254 masumun hayatını kaybettiğini belirterek, "İsrail, insanlık dışı bir soykırıma girişmiştir. Bu siyonist eşkıyalık, uluslararası hukuk önünde yargılanmalıdır. Türkiye, bağımsız Filistin Devleti’nin yanındadır" dedi. Bahçeli ayrıca Sudan’daki katliamları da kınayarak, dünyada artan çatışmaların “ahlak ve vicdan erozyonunun sonucu” olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı’nın “Türkiye sevdasının kalesi” olduğunu vurgulayan Bahçeli, ittifakta ayrılık iddialarını ise reddetti. “Dedikodulara eyvallah etmeyiz" diyen Bahçeli, "Cumhur İttifakı, milli iradenin, kardeşliğin ve dirliğin sarsılmaz adresidir.” diye konuştu. CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partiyi “batı başkentlerine sürüklenen işbirlikçi bir güruh” olarak nitelendirdi. ABD’YE TEPKİ: “HAD BİLMEYENLERE İZİN VERMEYİZ” ABD Büyükelçisi’nin Türkiye-İsrail ilişkilerine yönelik açıklamalarını “densizlik” olarak değerlendiren Bahçeli, “Hiç kimse Türkiye’ye ayar veremez. Had bilmeyenlere izin vermeyiz” ifadelerini kullandı. Bu arada 29 Ekim kutlamalarına ilişkin tartışmalara da değinen Bahçeli, Anıtkabir törenine katılamamasının “insani bir durum” olduğunu belirterek, “Çifte standartlıların oyunlarına gelmeyiz” dedi. Konuşmasını “Huzurlu, güvenli, güçlü Türkiye” vurgusuyla tamamlayan Bahçeli, “Zafer sabredenlerin, inananlarındır” mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.