SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deva Partisi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Deva Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deva Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır Haber

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İsrail’in İran’a başlattığı ve ABD’nin de katıldığı askeri operasyonun, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın temel ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirtti. İsrail’in gerekçe olarak kullandığı “önleyici savaş” kavramının uluslararası hukukta yeri olmadığını ifade eden Babacan, müzakere süreçleri devam ederken başvurulan bu saldırganlığın, bölgesel istikrar için büyük bir tehlike oluşturduğunu bildirdi. Babacan, geçmiş tecrübelerin, dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemeyeceğini, bu tür girişimlerin yalnızca kaosu ve insani trajedileri derinleştirdiğini tüm dünyaya gösterdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Komşumuz İran’ın yönetim merkezlerinin ve altyapısının hedef alınması; Türkiye için doğrudan ekonomik riskleri ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi ise dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir. İran'a karşı başlatılan bu saldırıları kınıyorum. Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne sebebiyet verecek hesaplara karşı; bizim yerimiz, diplomasi masasının, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır.” Babacan, Türkiye’nin, hem diplomasi kanallarını canlandırmada hem de olası krizlere karşı önlem almada aktif ve hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

DEVA Partili Yılmaz’dan vergi haftası mesajı Haber

DEVA Partili Yılmaz’dan vergi haftası mesajı

DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Osman Yılmaz, Vergi Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında şunları kaydetti: “Her yılın Şubat ayının son haftası Vergi Haftası olarak kutlanıyor. DEVA Partisi olarak devletimizin ve vatandaşlarımızın Vergi Haftası’nı kutluyoruz. Bu hafta nedeniyle bütün illerde etkinlikler düzenleniyor. Yazılı ve görsel yayınlarla, toplantılarla, ziyaretlerle verginin ülke ekonomisindeki önemi anlatılıyor. Amaç vatandaşların vergi bilincini artırmak.” Yılmaz, mevcut vergi politikalarına ilişkin değerlendirmesinde de şunları dile getirdi: “Ancak hükümetin icraatları vergi bilincini artırıyor mu, azaltıyor mu, aşağıdaki tabloya bakarak buna siz karar verin. Anayasamızın 73’üncü maddesinde, herkesin mali gücüne göre vergi ödeme yükümlülüğü olduğu, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının maliye politikasının sosyal amacı olduğu yazılıdır. Hükümetin açıkladığı 2025 yılı bütçe gerçekleşmelerine göre toplanan 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL verginin yüzde 62,41’i KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluşuyor. Toplanan 2 trilyon 813 milyar 235 milyon TL gelir vergisinin yüzde 93,49’u ücretlilerden stopaj yoluyla alınan vergiden oluşuyor. Beyan yoluyla şahıs ve şirketlerin kazançlarından alınan verginin oranı ise sadece yüzde 12,31. Avrupa ülkelerinde ise durum tam tersi; verginin yüzde 70’ini beyan yoluyla, yüzde 30’unu harcamalar üzerinden alıyorlar. Ülkemizde gelir dağılımında ilk yüzde 20’lik grubu oluşturan zenginlerin payı şu anda yüzde 48,1, en düşük gelire sahip olanların payı yüzde 6,3. Gelir dağılımındaki bu bozukluk, bu vergi politikasıyla her geçen gün zenginler lehine daha da büyüyor.” Ayrıca Yılmaz, devletin harcama politikalarına ilişkin şunları ifade etti: “Üstelik beyan yoluyla toplanan 1,4 trilyon lira vergiden daha fazlası 2 trilyon lira faiz harcamaları yoluyla parası olanlara aktarılmış, israflara, yolsuzluklara gidenleri söylemeye gerek yok. Çözümün adresi belli; güçlü yönetim, güçlü kurumlar ve sağlam kuralları ülke yönetimine taşıyacak olan Ali Babacan liderliğindeki DEVA Partisi.”

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok Haber

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına partilileri ve vatandaşları selamlayarak başlayan Özel, 19 Mart’tan sonra İstanbul’da başlatılan sürece değinerek, “26 Mart Çarşamba akşamı Saraçhane’deki son mitingimizi yaptığımızda bir karar ilan etmiştik. Her cumartesi Türkiye’de bir şehirde ve her çarşamba akşam İstanbul’da bir ilçede olacağız demiştik” dedi. Özel, İstanbul’daki 39 ilçede eylem yaptıklarını belirterek, “46 derecede yaptık, eksi 4 derecede yaptık. Üzerimize kar yağdı, dolu yağdı. 12 kişinin bayıldığı da oldu. Geçen hafta 39’uncu ilçeyi Ataşehir’de tamamladık. 91’inci eylemde Kocaeli’ndeydik” ifadelerini kullandı. “Hukuksuzluklar ve siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek” diyen Özel, İstanbul il örgütüne ve katılım gösterenlere teşekkür etti. Ramazan ayının üçüncü gününde Saadet Partisi’nin düzenlediği iftara katıldıklarını belirten Özel, “DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi genel başkanları oradaydı. AK Parti Genel Başkan Vekili de oradaydı. Kürsüde siyaset yoktu, sadece Gazze ve Filistin vardı” dedi. İftarla ilgili eleştirilere değinen Özel, “Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı, İBB kaynaklarıyla yapıldı dediler. O masada AK Parti’nin genel başkan vekilini bile görmeden husumet çıkarmaya çalıştılar. Vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek” diye konuştu. Şubat ayının son haftasının vergi haftası olduğunu hatırlatan Özel, Türkiye’de vergi sisteminin adaletsiz olduğunu savundu. “Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde 62,5’i dolaylı vergiler. Elektrik yakarken, doğalgaz öderken, çocuğuna ayakkabı alırken ödediğin vergi bu” dedi. Gelir vergisinin maaşlı çalışanlardan kesildiğini belirten Özel, “12 maaş alan bir çalışanın 3 maaşı vergiye gidiyor” ifadelerini kullandı. Özel tüketim vergisine (ÖTV) ilişkin de konuşan Özel, “Lüks vergisi diye getirildi ama mutfak tüpünde var, doğalgazda var. Ama elmasta, pırlantada yok” dedi. Yeni çıkan bir cep telefonu modelini örnek gösteren Özel, “Türkiye’de fiyatı 108 bin lira. Bunun 54 bin 959 lirası vergi. 53 bin lirası telefon. Yani vergisi telefondan fazla” dedi. Telefon üzerinden alınan vergileri sıralayan Özel, “Yüzde 50 ÖTV, yüzde 20 KDV, yüzde 12 TRT bandrolü, yüzde 1 Kültür Bakanlığı payı var. Üstelik verginin de vergisi alınıyor” diye konuştu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi haftası paylaşımında köprü görseli kullandığını hatırlatan Özel, Boğaz köprüleri ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik iddiaları gündeme getirdi. “Birinci ve ikinci köprü ile 7 otoyolu satmaya niyet ettiler” diyen Özel, mevcut geçiş ücretinin 59 TL olduğunu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ise ücretin 959 TL olduğunu söyledi. Köprülerin yıllık 600 milyon dolar gelir getirdiğini savunan Özel, “25 yıllık geliri, 5 yıllık kira bedeli karşılığında bırakmak istiyorlar” dedi. Satış iddialarına ilişkin sorularına yanıt alamadığını belirten Özel, “Yüzde 90 karşı, yüzde 10 destekliyor. Altın yumurtlayan tavuğu satmak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, köprü gelirlerinin emekli maaşlarının artırılması, asgari ücret düzenlemesi, çiftçi destekleri ve gençlere ilk telefon ve bilgisayarda vergi muafiyeti için kullanılabileceğini söyledi. Özel, Ankara Soğuksu, Uludağ, Bolu Abant ve Trabzon Altındere milli parklarının 49 ya da 99 yıllığına kiralanmasına yönelik kanun teklifi hazırlandığını ileri sürdü. Kamuoyu araştırmalarına da değinen Özel, “Önümüzdeki anketlerin hepsinde Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. Özel, konuşmasının sonunda iktidarı eleştirerek, “Bu zor günler geçecek ama emekli, emekçi, öğrenci, esnaf yapılanları unutmayacak, sandıkta hesabı soracak” ifadelerini kullandı.

Şahin: Kalem çalanla cana kıyan aynı kefeye konamaz Haber

Şahin: Kalem çalanla cana kıyan aynı kefeye konamaz

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyuna yansıyan suça sürüklenen çocuklar ve sosyal medya düzenlemelerine dair hazırlıklarını hukukçu perspektifiyle değerlendirdi. Suça sürüklenen çocukların geleceğinin kurtarılmasının devletin asli görevi olduğunu ifade eden Şahin, “Çocukları yetişkin gibi yargılayıp cezalandırmak kolaycılıktır. Devletin görevi intikam almak değil, ıslah etmektir. Çocuk hata yapar; devlet o hatayı kalıcı bir kader haline getiremez” şeklinde konuştu. Ancak adalet terazisinin hassasiyetine dikkat çeken Şahin, ağır suçlarda tavizsiz olunması gerektiğini şu sözlerle vurguladı: “Cinayette, cinsel istismarda ve örgütlü suçlarda toptancı indirim olmaz! Bir çocuğun kalem çalmasıyla cana kıyması aynı değerlendirilemez. Suçun ağırlığına göre ayrı bir denge kurulmak zorundadır.” Sosyal medyadaki dezenformasyon ve linç kültürüne karşı düzenlemelerin konuşulabileceğini kaydeden Ankara Milletvekili Şahin, kimlik doğrulaması ve yaş kısıtlaması gibi adımların ifade özgürlüğüne zarar vermemesi gerektiğini belirtti. Düzenlemenin bir "sansür sopası" olarak kullanılmaması gerektiğini söyleyen Şahin, “Eğer bu adım muhalefeti susturma ve eleştiriyi bastırma aracına dönüşürse karşısında oluruz. Kimlik doğrulaması anayasal hakları yaralamamalıdır.” dedi.

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor Haber

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Ekmen, aile birliğinin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, gündüz kuşağı programlarının toplumda yarattığı güvensizlik iklimi nedeniyle de zayıfladığını belirtti. Nüfus oranlarındaki düşüşe değinen DEVA Partili Ekmen, “Her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş sürekli olarak Aile Yılı’na referans vermiş olsa da yıllık nüfus artışının binde 5 olarak açıklandığını ve nüfusumuzun yaşlandığını görüyoruz." ifadelerini kullandı. Çocuk nüfus oranının yüzde 20,4’e gerilediğini, 65 yaş üstündeki vatandaşların oranının yüzde 11,1’e çıktığını belirten Ekmen, "2014 yılında yüzde 2,19 olan doğurganlık oranı ise yüzde 1,48 olarak tespit ve tescil edilmiştir. Bütün bu durum, ‘Aile Yılı’ adına açıklanan paketlerin maalesef istenen sonuçları vermediğini ortaya koymaktadır. Bunun birtakım yapısal sebepleri vardır. Birincisi, ekonomide akla ziyan denemelerin aile ekonomisinde yarattığı çöküştür. Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor; evlenenler çocuk yapamıyor, çocuk yapanlar çocuk sayısını artıramıyor. Çünkü asgari ücret adeta taban ücrete dönüşmüş, bu ücretle bir ailenin kurulması, yaşatılması ve çoğalması imkânsız hale gelmiştir." dedi. Ekmen ayrıca gündüz kuşağı programlarının toplumsal güveni ciddi biçimde zedelendiğini, bunun da aile kurma süreçlerini giderek daha zor hale getirdiğini aktararak şunları kaydetti: “Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan birçok araştırma ve güven konusunda yapılan çok sayıda akademik çalışma, toplumsal güven ikliminin ortadan kalkmasının aile kurma ve çocuk sahibi olma niyetlerini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Dolayısıyla bu güven ortamını sağlayacak çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. Bunlardan ilki, gündüz kuşağı yayınlarıyla ilgili esaslı bir yapısal tedbir ihtiyacıdır. Sadece bu hafta, gündüz kuşağı programlarından beş içerik örneği var: Hatice ve İsmail örneğinde, kendinden yaşça büyük bir adama maddi çıkar uğruna kaçan bir kadın; hem babasından hem kocasından şiddet gören bir kadın; borçları için abisinin evini habersizce satan bir kardeş; 80 yaşındaki ninelerini dolandırmaya çalışan aile üyeleri; en çarpıcısı da evlilik vaadiyle erkekleri kandıran, borca sürükleyen ve en az 8 kocası, 17 sevgilisi bulunan Fide Barut isimli bir kadın. AK Partili arkadaşlara soruyorum: Türk toplumuna aile olarak sunacağınız örnekler bunlar mıdır? Bu örnekleri her gün saatlerce adeta bir cerahat akıtır gibi evlere akıttığınızda; gençlerin aile kurmalarını, güven içerisinde bir ilişkiye girmelerini, kurdukları aileleri büyütmelerini nasıl bekleyebilirsiniz? Türkiye'de aile kurumunun gerçekten güçlü hale gelmesini istiyorsanız ekonomik destekler yetmez, aynı zamanda güven ilişkisini tescil etmek lazım."

Ekmen: Herkesin ciddi bir muhasebe yapması gerekmektedir Haber

Ekmen: Herkesin ciddi bir muhasebe yapması gerekmektedir

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Meclis tarihinde nadir görülen talihsiz bir gün yaşandığını ifade etti. Meclis'in mehabetinin ve saygınlığının aşındığını belirten Ekmen, "Dün dünya kamuoyuna ve Türk seçmenine yansıyan görüntüler, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin mehabeti ve saygınlığı olmak üzere siyasete olan güveni aşındırmıştır. Bugün kimin ne ölçüde kusurlu olduğu tartışmasına girmeden önce, ortaya çıkan bu tablonun hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu kabul etmek zorundayız" dedi. Meclis'teki kürsü güvenliğinin sağlanamadığı ortamda gerçekleştirilen yemin sürecini "büyük bir yanlış" olarak niteleyen Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mikrofonlar kapalıyken yemin töreninin yapıldığı, tutanakların sağlıklı bir şekilde tutulmadığı ve yine o fotoğrafın; her iki Bakan'ın ayrı ayrı 25-30 vekilin arasında bu yemini yapmak zorunda kalması yeminin sağlığı, sıhhati ve Türk siyasetinin görünümü açısından büyük bir hata, büyük bir yanlış ve affedilemez bir tablo olarak karşımıza çıkmıştır. Her hal ve şartta merdivenlerin kanlandığı, kürsü güvenliğinin sağlanamadığı bir ortamda gerçekleştirilen bir yemin töreninin Anayasa'ya ve İç Tüzük'e uygun bir işlem olduğunu ileri sürmek mümkün değildir." Ekmen, yemin ısrarının sürdürülmesinin anayasal süreçlerin sıhhati açısından hatalı olduğunu belirterek, sürecin bu şekilde tamamlanmasının Türk siyasi tarihine bir hata olarak geçtiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.