Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki GEBKİM OSB'deki programa katıldı Haber

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki GEBKİM OSB'deki programa katıldı

GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini ve çalışanlarda deprem farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Programın konuşmacısı Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye’nin deprem kuşağındaki konumunu ve deprem haritasını değerlendirerek geçmiş depremler üzerinden önemli bilgiler aktardı. Türkiye ile Japonya’nın afetlere yaklaşımını karşılaştıran Moriwaki; yapı güvenliği, hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti. Moriwaki, olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem sırasında uygulanması gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrasında izlenecek adımları örneklerle anlattı. Sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlığının yanı sıra kurumların acil durum planlarının, müdahale kapasitesinin ve düzenli tatbikatlarının afet yönetimindeki önemini vurguladı. ARACI: “SANAYİNİN DİRENÇLİLİĞİ, ÜLKENİN TOPARLANMA GÜCÜNÜ DOĞRUDAN ETKİLİYOR” GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler ortaya koyduğunu belirterek, kentlerin ve sanayi bölgelerinin dirençliliğinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Aracı, yaptığı değerlendirmelerde, “Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluk. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız. Organize Sanayi Bölgeleri, üretim ve istihdamın yanı sıra güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da önemli görevler üstleniyor. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olması bu nedenle büyük önem taşıyor.” diye konuştu. GEBKİM OSB’den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kurarken, GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimlerini tamamladı. Bölgede olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu. Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM’in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje, GEBKİM’in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bunun yanında devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verildi.

Konya Kapalı Havzası’nda obruk sayısı 740’ı aştı Haber

Konya Kapalı Havzası’nda obruk sayısı 740’ı aştı

Konya Ovası’nda yıllardır devam eden obruk oluşumlarına ilişkin çalışmalar sürerken, Konya Kapalı Havzası’nda tespit edilen obruk sayısının 740’ın üzerine çıktığı bildirildi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, özellikle Konya ve Karapınar çevresindeki artışa dikkat çekti. Karapınar’da sayı 600’e yaklaştı Envanter çalışmalarına göre havzada yaklaşık 700 obruk Konya’da, 25-30 obruk Karaman’da, 8-10 obruk ise Aksaray’da bulunuyor. Arık, 2020’de Karapınar çevresinde yaklaşık 500 obruk tespit edildiğini, bugün bu sayının 600 civarına yükseldiğini belirtti. AFAD’ın Konya, Karaman ve Aksaray için duyarlılık çalışmalarını sürdürdüğü, Konya’ya yönelik tehlike haritasının hazırlanmasının da devam ettiği aktarıldı. Yer altı suyu kullanımı önemli etken Prof. Dr. Arık’a göre obrukların oluşumunda temel olarak jeolojik yapı ve suyun hareketi etkili. Çözünebilen kayaçların bulunduğu bölgelerde suyun etkisiyle yer altında oluşan boşluklar zamanla büyüyebiliyor ve mağara tavanlarının çökmesiyle obruklar meydana geliyor. Bunun yanında yer altı su seviyesindeki değişimler de önemli bir faktör. Kuraklık, iklim değişikliği ve tarımsal amaçlı aşırı yer altı suyu kullanımı, bölgedeki su seviyelerinin değişmesine neden olarak obruk oluşum riskini artırabiliyor. Deprem-obruk ilişkisi henüz kesin değil Arık, fayların hem yer altı suyunun hareketini kolaylaştırabildiğini hem de faylara bağlı depremlerin bazı çökmeleri tetikleyebildiğini belirtti. Ancak obrukların ne zaman oluştuğuna ilişkin düzenli ve kesin kayıtların bulunmaması nedeniyle deprem ile obruk oluşumu arasındaki ilişkinin bilimsel olarak net biçimde ortaya konulabilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Özetle: Konya Kapalı Havzası'nda obrukların sayısı artmaya devam ediyor. Uzmanlar, doğal jeolojik koşulların yanı sıra özellikle yer altı suyunun aşırı kullanımı ve su seviyelerindeki değişimlerin risk açısından yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi afetlere hazırlık için yeni yatırımları hizmete aldı Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi afetlere hazırlık için yeni yatırımları hizmete aldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, olası afetlere müdahale ve hazırlık süreçlerini güçlendirmek amacıyla yapılan yatırımların devreye alındığı törende konuştu: “Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır.” Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla yapımı tamamlanan Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası hizmete açıldı. İtfaiye Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla itfaiye filosuna 7 yeni itfaiye aracı kazandırıldı. BURULAŞ ve BUSKİ destekleriyle Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracı da afet sonrası süreçlerde kullanılmak üzere hizmete alındı. Küçükbalıklı İtfaiye İstasyonu’nda gerçekleşen törene Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, AKOM İl Müdürü Mehmet Buldan, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların bürokratları katıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, törende yaptığı konuşmada 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anarken “Acıları anmak kadar, onlardan ders çıkarmak da hayatını kaybedenlere karşı sorumluluğumuzdur. Depremi durduramayız. Ama depremin büyük bir afete dönüşmesinin önüne geçebiliriz” dedi. Bursa İtfaiyesi’nin geçmişten bugüne gelişimini, eğitim ve arama kurtarma kapasitesini ve şehrin afetlere hazırlık gücünü hep birlikte ortaya koyduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bugün tören alanında gördüğümüz bu bütünlük de bu anlayışın yansımasıdır. Bir yanda tarihi tulumbacı kıyafetleriyle Bursa İtfaiyesi’nin köklü geçmişini, bir yanda modern itfaiye üniforması ve arama kurtarma kıyafetleriyle bugün ulaştığımız kapasiteyi görüyoruz. İstiklal Marşımız okunurken merdivenli aracımızdan dalgalandırılan şanlı Türk bayrağımız da bize bir kez daha hatırlattı ki bu milletin en zor günlerdeki en büyük gücü, birliği, dayanışması ve fedakârlığıdır” diye konuştu. “BU ŞEHRİN KENDİ DEPREM HAFIZASI DA VAR” Türkiye’de deprem gerçeği aradan geçen yıllar içinde değişmediğini ifade eden Başkan Vekili Şahin Biba, “6 Şubat’ta yaşadığımız büyük yıkım da bizlere bu gerçeği bir kez daha hatırlattı. Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem 11 ilimizi vurdu. 50 binin üzerinde canımızı yitirdik. Bursa, nasıl ki o günlerde ekipleriyle, araçlarıyla, yüreğiyle bölgedeydi. Bugün de bu meselenin seyircisi değildir. Şehrimiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolu üzerinde yer alıyor. Çevremizde deprem üretebilecek aktif faylar var. Üç milyonu aşan nüfusu ve ülkemizin en büyük üretim havzalarından birini barındırıyoruz. Bu şehrin kendi deprem hafızası da var. Yani deprem bizim için uzak bir yerde değil. Şehrimizin sanayi tesisleri, tarihi yapıları, ulaşım ağları ve ekonomik büyüklüğü düşünüldüğünde deprem meselesinin yalnızca 'bina güvenliği' meselesi olmadığını da buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi. “JAPONYA İLE BAŞLATILAN PROJEYİ ÇOK KIYMETLİ BULUYORUM” Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, Bursa’nın geleceğini tahminlerle değil, bilimsel verilerle planlama anlayışını başlattıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Belediyemiz ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı arasında başlatılan Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni çok kıymetli buluyorum. Bir yandan riskleri azaltırken, diğer yandan olası bir afete müdahale gücümüzü artırıyoruz. Bugün de bu anlayışın somut bir karşılığını hep birlikte hizmete alıyoruz. Yapımını tamamladığımız Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binamız; arama kurtarma kapasitemizin geliştirilmesine, ekiplerimizin daha donanımlı ve hazır hale gelmesine önemli katkı sağlayacak. Burada, personelimizin gerçeğe yakın senaryolarda eğitim alabileceği, bilgisini ve saha kabiliyetini sürekli geliştirebileceği güçlü bir eğitim altyapısı oluşturuyoruz. Geçmiş depremlerde ve afetlerde yürüttüğümüz müdahale çalışmalarına ait fotoğraflar da binanın koridorlarında sergilenecek” dedi. “BELEDİYEMİZİN ÖZKAYNAKLARIYLA ARAÇLARIMIZI HİZMETE ALIYORUZ” 7 yeni itfaiye aracı, mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracını hizmete alacaklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bir afet anında haberleşmenin ve koordinasyonun ne kadar hayati olduğu bilinciyle, belediyemizin özkaynaklarıyla hazırlanan mobil şarj ve internet aracımız ile mobil ikram aracımızı hizmete alıyoruz. Bu sayede aynı anda 160 telefon şarj edilebilecek, internet erişimi sağlanabilecek, engelli araçlarının şarj ihtiyacı karşılanabilecek. Üstelik bu araçların ortaya çıkış hikâyesi de bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. BURULAŞ bünyesinde kullanım ömrünü yarılamış durumda bulunan araçlar, kendi personelimizin emeği, bilgisi ve üretim kabiliyetiyle yeniden hayata kazandırıldı” diye konuştu. “ARKADAŞLARIMIZA ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM” Araçların yapımında emeği geçen görevli personele teşekkür eden Başkan Vekili Biba, “Bu araçların yeniden kullanılabilir hale gelmesinde emeği olan AKOM’da görevli Adem Ceylan, Ahmet Enes Keskin, Hüseyin Atasoy ile BUSKİ Genel Müdürlüğümüzde görev yapan marangoz arkadaşlarımızdan Sinan Özusta, Fatih Yüksel, Aykut Yavuz, Veselami Müjdeci’ye özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum. Burada mesele maliyeti düşürmek değildir. Mesele; kamunun kaynağını korumak, elimizdeki imkânı doğru kullanmak, kendi insanımızın bilgisine ve emeğine güvenmektir. Bizim belediyecilik anlayışımız; üreten, tasarruf eden, kaynağını doğru kullanan ve ihtiyaç duyduğu çözümü kendi imkânlarıyla geliştirebilen bir belediyeciliktir” diye konuştu. “ORTAK SORUMLULUĞUMUZ GÜVENLİ BİR GELECEKTİR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu dirençli şehirler vizyonu doğrultusunda; merkezi yönetimin imkânlarını, yerel yönetimlerin gücünü, bilimin rehberliğini ve milletin dayanışmasını bir araya getirmek zorunda olduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “İlçe belediyelerimizle, AFAD’ımızla, üniversitelerimizle, meslek odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla aynı hedef etrafında çalışmalıyız. Çünkü afetin siyaseti olmaz. Fay hattının iktidarı, muhalefeti olmaz. Bursa söz konusuysa ortak paydamız insan hayatı. Ortak sorumluluğumuz, güvenli bir gelecektir. Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır. Afetten sonra ne yapacağımızı konuşmak kadar, afetten önce ne yaptığımıza odaklanmaktır. Bugün hizmete açtığımız bu merkez, eğitim altyapımız, yeni araçlarımız ve güçlenen itfaiye filomuz tam olarak bu anlayışın bir sonucudur” dedi. Emeği geçen herkese teşekkür eden AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, “Ekipmanların tekrar değerlendirip hizmete sunulması, Bursa Büyükşehir Belediyesi personelimizin bu meseleyi sahiplenerek bu şekilde davranması çok değerlidir. Yeni binamız ve araçlarımız hayırlı olsun” dedi. Konuşmaların ardından, afet araçlarının yapımında gösterdikleri emek ve katkılardan dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan personele, Başkan Vekili Şahin Biba tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra, Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası ile itfaiye ve afet araçlarının hizmete alınması dolayısıyla kurdele kesim töreni gerçekleştirildi. Tören kapsamında itfaiye aracının ilk test sürüşünü de Başkan Vekili Şahin Biba gerçekleştirdi. Program, gerçekleştirilen açılış ve test sürüşünün ardından sona erdi.

Osmangazi Belediyesi  geleceğin masaya yatırıldığı “Kentsel Dönüşüm Ortak Akıl Buluşması” gerçekleştirdi. Haber

Osmangazi Belediyesi geleceğin masaya yatırıldığı “Kentsel Dönüşüm Ortak Akıl Buluşması” gerçekleştirdi.

Bursa Osmangazi Belediyesi, kentte güvenli yapılaşmayı güçlendirmek ve kentsel dönüşüm çalışmalarını ortak akıl anlayışıyla şekillendirmek amacıyla önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Osmangazi Kent Konseyi, İMSİAD ve İMSİFED iş birliğiyle Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Kentsel Dönüşüm Ortak Akıl Buluşması’na Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra yerel yönetim, iş dünyası, sivil toplum ve sektör temsilcileri katılım sağladı. “KENTSEL DÖNÜŞÜM TEK BAŞINA YÖNETİLEBİLECEK BİR SÜREÇ DEĞİL” 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak konuşmasına başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin ve Bursa’mızın bir deprem bölgesi olduğu gerçeğini unutmadan çalışmalar yapmak zorundayız. Genel yönetim, yerel yönetimler, müteahhitler, sektörün bütün paydaşları ve tabii ki yurttaşlarımızın iş birliğiyle başta Osmangazi olmak üzere Bursa’mızı ve ülkemizi dirençli kentlere, yaşanabilir şehirlere dönüştürmemiz gerekiyor. 27 yıl önce 17 Ağustos depremini, 3 yıl önce 6 Şubat depremlerini yaşadık. Son günlerde de dünyanın farklı noktalarında meydana gelen depremleri takip ediyoruz. Artık depremin hayatımızın bir gerçeği olduğunun çok daha fazla farkına varmamız gerekiyor. Bilimsel olarak yapılması gerekenler yıllardır yazılıyor ve anlatılıyor. Kentsel dönüşüm tek başına yönetilebilecek bir süreç değil. Hepimizin taşın altına elini koyması, iş birliği ve ortak akılla hareket etmesi, her şeyden önce de harekete geçmesi gerekiyor.” “RUHSAT SÜREÇLERİNİ 90 GÜN BANDINDA ÇÖZMEYİ HEDEFLİYORUZ” Osmangazi Belediyesi’nin ruhsat işlemlerinin hızlandırılmasına yönelik gerçekleştirdiği çalışmalara da değinen Başkan Erkan Aydın, göreve geldikleri günden itibaren özellikle e-imar ve e-ruhsat konusunda önemli adımlar attıklarını ifade etti. Başkan Aydın, “Göreve gelir gelmez özellikle ruhsat kısmında e-imar ve e-ruhsat konusunda önemli adımlar attık. Geçiş süreci biraz yavaş olabiliyor. Hem kendi personelimiz hem sistemi kullanan müteahhitler ve mimarlar açısından adaptasyon süreçleri yaşanabiliyor. Ancak bu sürecin yüzde 90’ını atlattık. Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımız geldi; bir projede başvurudan ruhsatın alınmasına kadar geçen süre bir ay oldu. Amacımız ruhsat süreçlerini 90 gün bandında çözmek. Çünkü yüksek enflasyon ortamında süreç ne kadar uzarsa maliyetler o kadar artıyor. Burada bize düşen görevler olduğu kadar projeyi yapan uzmanlara, mühendislere ve müteahhitlere de görevler düşüyor. Ortak akılla, iş birliğiyle, Mimarlar Odası ve sektörün diğer paydaşlarıyla yapacağımız toplantılarla bu süreci hızlandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. ÇARŞAMBA - ALTIPARMAK İÇİN HIZLI AKSİYON MESAJI Çarşamba - Altıparmak bölgesine ilişkin yürütülmesi planlanan çalışmaları anlatan Başkan Erkan Aydın, “Çarşamba - Altıparmak, herkesin yıllardır konuştuğu bir bölge. Çarpık yapılaşmanın olduğu, mülkiyet yapısının oldukça karmaşık olduğu ve binaların çok eski olduğu bir alandan söz ediyoruz. Bu hafta Büyükşehir Belediyesi’nden yetkililerle bölgeyi ziyaret edeceğiz. Başta Çarşamba - Altıparmak olmak üzere özellikle demir yolu altındaki alanlarda neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Öncelikle fikirleri ortaya koyup ardından sizlerle, akademik odalarla ve diğer paydaşlarla birlikte hızlı aksiyon almak istiyoruz” dedi. “ŞEHRİMİZİ DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İSTİYORUZ” Daha önce bölgenin dönüşümüne yönelik bir yol haritası üzerinde çalışıldığını ancak çeşitli süreçler nedeniyle istenilen ilerlemenin sağlanamadığını dile getiren Başkan Aydın, bundan sonraki süreçte daha hızlı hareket etmek istediklerini belirterek, “Yaklaşık iki buçuk yıl önce bu konuda bir yolumuz vardı. Ancak jüri oluşturulması, yarışma yapılması ve süreçlerin bir türlü bir araya getirilememesi nedeniyle maalesef yol alamadık. Umarım bundan sonraki toplantılarla daha hızlı ilerleriz. Şehrin göbeğindeki bu tarihi dokuyu bozmadan, bölgeye değer katarak ve en önemlisi bölgeyi dirençli hale getirerek dönüşümü gerçekleştirmek istiyoruz. Yaklaşık 900 bin metrekarelik bir alandan söz ediyoruz. Buradan başlayarak Osmangazi’nin her yerinde şehrimizi dirençli hale getirmek istiyoruz. Bunu sizlerle birlikte yapmak zorundayız. Hep birlikte bu sürecin üstesinden geleceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. “KENTSEL DÖNÜŞÜM DOĞRUDAN İNSAN HAYATINI İLGİLENDİREN BİR MESELEDİR” Kentsel dönüşümün yalnızca mevcut yapıların yenilenmesinden ibaret olmadığını belirten İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir de, “Kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değildir. Sadece imar değildir, sadece ruhsat değildir, sadece ekonomik bir faaliyet de değildir. Kentsel dönüşüm doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir meseledir. 17 Ağustos’tan 6 Şubat’a kadar ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan depremlerde kaybettiğimiz insanlara karşı vicdani sorumluluğumuz, gelecek nesillere karşı ise en büyük sosyal sorumluluklarımızdan biridir” ifadelerini kullandı. “BURADA GERÇEKLEŞTİRİLECEK DÖNÜŞÜM ÇOK HASSAS BİR DENGEYE SAHİP OLMALI” Osmangazi’nin tarihi kimliği ve Bursa açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Demir, “Osmangazi sadece büyük bir ilçe değildir. Osmangazi, Osmanlı’nın beşiği, Bursa’nın tarihi hafızasıdır. Tophane’den Koza Han’a, Muradiye’den tarihi çarşılara kadar baktığımızda Osmangazi’nin her köşesinde asırlık bir medeniyetin izlerini görüyoruz. Dolayısıyla burada gerçekleştirilecek dönüşüm çok hassas bir dengeye sahip olmalı. Bizim hayalimiz; tarihini koruyan, deprem riski azaltılmış, estetik, yaşanabilir, modern ve güvenli bir Osmangazi’dir. Arzumuz sadece bir toplantı gerçekleştirmek değil, Osmangazi’nin dönüşümü için ortak bir yol haritasının oluşmasına katkı sağlamaktır. Bu vesileyle ortaya koyduğu irade ve sektörümüzle kurduğu diyalog için Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a ve değerli ekibine teşekkür ediyorum” dedi. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise, “17 Ağustos’u unutmadan geleceği kuruyoruz. Hatırlamak yetmez, Osmangazi’yi dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir, Başkan Erkan Aydın ile programa katkı sunan konuşmacılara teşekkür plaketi takdim etti. Buluşmada, kentsel dönüşüm sürecinde kamu, yerel yönetim, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, Osmangazi’nin tarihi dokusu korunarak daha güvenli, dirençli ve yaşanabilir bir kent haline getirilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirildi. Program, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşmasının ardından sona erdi.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban: İnegöl’de 'güvenli şehir' için dönüşüm sürüyor Haber

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban: İnegöl’de 'güvenli şehir' için dönüşüm sürüyor

Ülkemizin ve milletimizin hafızasında derin izler bırakan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği, yüz binlerce insanın doğrudan etkilendiği o büyük felaket, deprem gerçeğinin Türkiye için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Aradan geçen yıllara rağmen 17 Ağustos’un bıraktığı acı ve ortaya koyduğu gerçek değişmezken, deprem felaketi Türkiye’nin bir gerçeği olmaya devam etti. İNEGÖL’ÜN GELECEĞİ İÇİN ADIMLAR ATILIYOR İnegöl Belediyesi, bu gerçeği merkeze alarak deprem başta olmak üzere afetlere karşı ciddi bir hazırlık içerisinde. Başta kentsel dönüşüm uygulamaları olmak üzere farklı alanlarda çalışmalarını sürdüren İnegöl Belediyesi, özellikle şehrin yapı stokunun yenilenmesi ve vatandaşların daha güvenli yaşam alanlarına kavuşması adına yoğun çaba sarf ediyor. Turgutalp ve Alanyurt bölgelerinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları ile Ek Hizmet Binası bölgesindeki dönüşüm süreci, İnegöl’ün daha güvenli ve dirençli bir şehir olması adına atılan adımlar olarak öne çıkıyor. İNEGÖL, AFETLERE KARŞI ÇOK YÖNLÜ HAZIRLANIYOR İnegöl Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının yanı sıra afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreçleri kapsayan çok yönlü hazırlık çalışmalarını da sürdürüyor. Bursa’da Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ni alan ilk belediye olan İnegöl Belediyesi tarafından Doğal Afet ve Riskleri ile Mücadele Eylem Planı hazırlanırken, Afet Kriz Merkezi oluşturuldu ve Telsiz Haberleşme Sistemi devreye alındı. Riskli yapı tespitleri, deprem tatbikatları ve bölgesel tatbikatların yanı sıra şehrin Dijital İkizi projesi çalışmaları başlatıldı. Toplam 194 bin 600 metrekare büyüklüğünde 125 toplanma alanı belirlenerek bu alanların rehabilitasyonuna başlanırken, olası afetlerde kullanılmak üzere 575 bin metrekare büyüklüğünde 14 çadır kent ve 552 bin metrekare büyüklüğünde 8 konteyner kent alanı da belirlendi. Afet sonrası müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla stok çalışmaları ve AFAD deposu kurulmasına yönelik koordinasyon yürütülürken, Afet Çantası Mobil Uygulaması, yapay enkaz alanı ve çocuk odaklı afet hazırlık çalışmalarıyla İnegöl’ün afetlere karşı direnç kapasitesinin artırılması hedefleniyor. “ÖNCELİĞİMİZ VATANDAŞLARIMIZIN CANI VE GÜVENLİĞİ” İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, afetlere karşı mücadelede merkeze insanı koyduklarını söyledi. Bu noktada kentsel dönüşümün öne çıktığına değinen Taban, “Kentsel dönüşümü de yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret görmüyoruz. Bugün 17 Ağustos depreminin yıl dönümü. Ülkemizin hafızasında çok acı bir şekilde yer etmiş bir tarih. O gün kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bu tür acıların tekrar yaşanmaması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Biz belediye olarak bu sorumluluğun farkındayız. Bizim için şehircilik sadece yeni yollar yapmak, parklar oluşturmak veya yeni hizmet binaları inşa etmekten ibaret değil. İnsanlarımızın güvenliğini sağlamak, geleceğe daha sağlam bir şehir bırakmak da bizim temel görevlerimiz arasında. Turgutalp’te, Alanyurt’ta ve Ek Hizmet Binası bölgesinde yürüttüğümüz çalışmaların arkasında da bu anlayış var. Biz insanımızı önemsiyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli, sağlıklı ve nitelikli yaşam alanlarında hayatlarını sürdürmelerini istiyoruz” dedi. “DEPREM OLMADAN ÖNCE HAZIRLIKLI OLMALIYIZ” Deprem gerçeğinin yalnızca belirli günlerde hatırlanmaması gerektiğine de dikkat çeken Başkan Taban, şehirlerin dirençli hale getirilmesi için çalışmaların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Taban, “17 Ağustos gibi önemli tarihler bizlere bir kez daha sorumluluklarımızı hatırlatıyor. Ancak deprem hazırlığı sadece bir günün konusu değildir. Bizim bunu sürekli gündemimizde tutmamız gerekiyor. Deprem olmadan önce gerekli tedbirleri almak, yapı stokumuzu güçlendirmek ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek zorundayız. Bugün attığımız her adım, gelecekte yaşanabilecek olası afetlerin etkisini azaltmak adına büyük önem taşıyor” diye konuştu. HEDEF; DAHA GÜVENLİ, DAHA DİRENÇLİ İNEGÖL Bu noktada atılan her adımın kıymetli olduğunu ancak kentsel dönüşümün hayati öneme sahip olduğunu da vurgulayan Taban, şöyle devam etti: “İnegöl Belediyesi olarak kentsel dönüşüm çalışmalarını yalnızca mevcut yapıların yenilenmesi olarak değil, şehrin geleceğinin planlanması olarak ele alıyoruz. İnegöl’de daha güvenli, modern ve yaşanabilir yaşam alanlarını oluşturmak istiyoruz. Bizim hedefimiz çocuklarımıza, gençlerimize ve gelecek nesillere daha güvenli bir İnegöl bırakmak. Bunun için bugün üzerimize düşen ne varsa yapmak istiyoruz. Kentsel dönüşüm konusunda da aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Şehrimizin ihtiyaçlarını, vatandaşlarımızın beklentilerini ve deprem gerçeğini birlikte değerlendirerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugün merkezde Turgutalp Mahallemizde 15 hektar alanda 850 dolayında bağımsız bölümü kapsayan bir dönüşüm sürüyor. 1. Etapta anahtar teslimlerini 2027 yılında yapacağız. 2 ve 3’üncü etapta temel atma için zemin iyileştirmeler sürüyor. Alanyurt bölgemizde 3 mahallemizi kapsayan 90 hektarlık alanda bir dönüşüm projemiz var. 15 bin insanı doğrudan etkileyecek bir dönüşüm. Burada da hak sahipleriyle görüşmelerimiz sürüyor. Belediyemiz garantörlüğünde vatandaşlarımıza güvenli yapılar sunmak için gayretimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürecek inşallah” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.