SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deprem

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi'nde Nehir Özbey dönemi Haber

TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi'nde Nehir Özbey dönemi

TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi 5. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirerek tek listeyle yapılan seçimde Nehir Özbey’i başkan seçti. Özbey, yeni dönemde üye ilişkilerini güçlendirerek içmimarlığın şehirleşme ve yapı süreçlerindeki rolünü artırmayı hedefliyor. İçmimarlar Odası Bursa Şubesi’nin 5. Olağan Genel Kurulu tamamlandı ve yapılan seçim sonucunda Nehir Özbey, Bursa Şube Başkanlığı’na seçildi. İçmimarlar Odası Bursa Şubesi merkezinde gerçekleştirilen seçimde tek listeyle yürütülen oylama sonucunda Özbey, yeni dönemde üyelerle ilişkileri güçlendirmeyi ve şube faaliyetlerini büyütmeyi hedeflediklerini belirtti. Özbey, “Biz diğer odalara göre görece yeni bir şubeyiz. 150 üyeyle başladığımız yolculukta şu anda 475 aktif üyemiz var. Yeni dönemde üye sayımızı artırarak, mesleğimizin ve odamızın itibarını yükseltecek projelerle ilerleyeceğiz” dedi. İçmimarların şehirleşmenin her alanında söz sahibi olması gerektiğine vurgu yapan Özbey, “Yapı güvenliği, deprem, yangın gibi alanlarda içmimarların aktif rol almasını, niteliksiz yapı stoğu ve kontrolsüz tadilatlarda görüş beyan etmesini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Özbey ayrıca, içmimarlığın lüks değil bir ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, yeni dönemde yerel yönetimlerle işbirliklerini artırmayı planladıklarını söyledi. Özbey, “Büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle protokoller üzerinde çalışıyoruz. Mesleki katkımızı görünür kılmak ve projelerde aktif rol almak önceliğimiz” dedi. Genel kurulda seçilen Nehir Özbey başkanlığındaki TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu'nda Ahmet Tuna Muhtar, Begüm Gülen, Ercüment Özçelik, Aylin Aras, Melih Konuk ve Sait Faruk Eligür yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez

Hatay, 27 Aralık - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sevgili Hataylılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, saygıdeğer hanımefendiler, yarınlarımızın güvencesi sevgili gençler, çok kıymetli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Maşallah karşımdaki topluluğu ben bugün farklı görüyorum. Binlerce yıllık tarihiyle, zengin kültürüyle, cömert ve civanmert insanıyla gönlümüzde ayrı bir yeri olan Hatay'ımızda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Antakya’dan İskenderun’a, Erzin’den Yayladağı’na, Reyhanlı’dan Arsuz’a, Hassa’dan Defne’ye, Hatay’ımızın dört bir yanındaki kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da, deprem bölgemizin tamamında şu anda bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Milli Mücadele’de destan yazan Kuva-yi Milliye’nin şehrindeyiz. Her zaman olduğu gibi, bizleri yine hüsnükabulle karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu sevginiz için, şu muhteşem birlik ve beraberlik tablosu için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Depremzedelerimizin mutluluğunu paylaştığımız bu anlamlı günde törenimizi teşrif eden tüm misafirlerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Rabbim muhabbetimizi arttırsın. Kardeşliğimizi daim eylesin. Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık. Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: 23 yıl boyunca Allah’a hamdolsun, emanetinize ihanet etmedik. Size ve aziz milletimize mahcup olmadık. Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla sizin ve aziz milletimizin huzurundayız. Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum. Şahsıma, iktidar ve ittifakımıza sizlerin huzuruna böyle çıkmayı nasip eden Rabbime hamdolsun. Hatırlarsanız 6 Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü içtenlikle paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim, bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok, popülizm yapanlar yok, seçim kazanmak uğruna halkımızı vaat uğruna tutanlar yok, reyting peşinde koşanlar yok, dezenformasyon yayanlar yok, evleri mültecilere verecek diyenler yok, devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi, sizin yanınızdayız. Kardeşlik, zor günde belli olur diyerek afetzedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe, bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız. Şair ne diyor: “Bir değirmendir cihan, her kimse bekler nevbetin.” Evet. Vaktimizin sınırlı olduğu bu dünyada biz de milletimizin emanetini kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz. Siz bize sahip çıktığınız müddetçe, bu milletin başını yere eğdirmeyecek, umutlarını boşa çıkarmayacağız. İşte bugün, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun. Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliklerine bak. Elhamdülillah, bizler Cumhur İttifakı olarak bu işi başardık. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin. Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibariyle bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz. Yeni konut ve iş yerlerimizin bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışan tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sizlerin gözündeki şu sevinci görmemize vesile olan, başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimi, yüklenici firmalarımızı aynı şekilde canıgönülden tebrik ediyor, hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, çok değerli Hataylılar, 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağın bağrına verdik. Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik bir alan art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi. Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerini dahil ettiğimizde 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Bununla birlikte endişe ve ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik. Arama-kurtarma çalışmalarından sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırma işlemlerinden psikolojik desteğe, depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi dededen, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışma içinde 7’den 70’e, milletimizle omuz omuza vererek asrın seferberliğini başlattık. Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyen vatan ve millet düşmanlarının sözlerine aldırmadan, sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bataktır ki, düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun. Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var. İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlatarak şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık. 11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum, Rabbime hamdediyorum. "Ya Rabb, sana hamdolsun, bu kadar kısa zamanda bu binaları bitirmeyi bizlere nasip ettin." Şimdi de kardeşlerimiz burada hayırlısıyla inşallah otursunlar. 40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzuru kalple takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerimizin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik, şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik. İskânın yanı sıra başta savunma sanayii olmak üzere, istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su temelinin ve tünelinin inşasına devam ediyoruz. Toplam, 1 milyon 30 dekar sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı Sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak. Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habîb-i Neccâr Camii’mizi aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelalesi’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız. Evet, bunlara bugün yenilerini ekliyoruz. Hatay’ımızdaki 55.681 bağımsız bölümle birlikte Kahramanmaraş’ımızda 22.081, Malatya’mızda 11.367, Adıyaman’ımızda 4.833, Osmaniye’mizde 3.357, Elazığ’ımızda 2.568, Gaziantep’imizde 1.620, Şanlıurfa’mızda 1.333, Diyarbakır’ımızda 887, Adana’mızda 692, Kilis’imizde 308, Kayseri’mizde 224, Tunceli’mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105.179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzedelerimize teslim ediyoruz. Böylece, sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar, bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı bulan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın 84 projesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 73 projesini, İçişleri Bakanlığımızın 24 projesini, Ulaştırma Bakanlığımızın 8 projesini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 7 projesini hizmete veriyoruz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızın 7 projesini, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 6 projesini, Sağlık Bakanlığımızın 5 projesini, Aile, Hazine, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarımızın birer projesini ve Hatay Valiliğimizin 9 projesini de resmen devreye alıyoruz. Eğitim kurumlarından sağlık merkezlerine, spor alanlarından sanayi sitelerine, bu yatırımların Hatay’ımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yatırım ve hizmetlerde emeği geçen tüm bakanlıklarımıza, valiliğimize, belediyelerimize, firmalarımıza ve özellikle hayırseverlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençler, bakın partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlarına güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var. Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizler de görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep, inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız. Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bölgeye de hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de. Vakıflar Köyü de bizimdir, Hazreti Musa Ağacı da. Beyazıd-ı Bistâmî Türbesi de bizimdir, Ulu Camii de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi, Nusayri, hepimiz biriz, beraberiz, bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah, daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz. Değerli vatandaşlarım, son olarak şunu da siz kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: Başvuruları 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projemizde deprem bölgesindeki illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’da 13.289, Kahramanmaraş’ta 8.195, Malatya’da 9.609, Adıyaman’da 6.620, Gaziantep’te 13.890, Şanlıurfa’da 13.690, Diyarbakır’da 12.165, Adana’da 12.400, Elazığ’da 3.825, Osmaniye’de 2.990, Kilis’te 1.170 sosyal konut inşa edeceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak hem Hatay’ımızın hem deprem bölgemiz için hem de ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayın, durmak yok yola devam. Allah yar, yardımcımız olsun. Bundan sonra da milletin yanındayız. Milletin kutsal emanetine ihanet etmeyecek, milletimize mahcup olmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle törenimize iştirak eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

AYSAD'dan Deprem Bölgesinde Üretim ve Dayanışma Vurgusu Haber

AYSAD'dan Deprem Bölgesinde Üretim ve Dayanışma Vurgusu

Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Üyeleri, sektördeki toparlanmayı desteklemek amacıyla Hatay’ı ziyaret etti. Başkan Sait Salıcı, "Hatay bizim sektörümüzün kalbidir ve yeniden güçlenmesi önceliğimizdir" dedi. Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı ve başkan yardımcısı Ömer Sağlam, yönetim kurulu üyeleri Göksu Tuğsuz, Oğuz Aksu, Z. Serkan Cevahircioğlu ve Dernek Genel Koordinatörü Mukadder Bozkaya, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay’daki ayakkabı ve yan sanayi üreticilerini ziyaret ederek, bölgeye yönelik devam eden destek projelerini yerinde inceledi. Ziyaret sırasında bir açıklama yapan AYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, Hatay’ın sektör için taşıdığı kritik öneme dikkat çekti ve “Hatay, ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi sektörümüzün; kıymetli ve geleceği için stratejik öneme sahip bir merkezidir. Sektörümüzün geleceği adına Hatay’ın yeniden güçlenmesi, en büyük isteğimiz ve önceliğimizdir.”dedi. Sektörün Yeniden İnşası Hız Kesmiyor Başkan Salıcı, depremler öncesinde Hatay’da aktif faaliyet gösteren yaklaşık 210’ a yakın ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi üreticisi bulunduğunu hatırlattı. Felaketin ardından bölgeyi tekrar ayağa kaldırmak için AYSAD olarak yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti. Salıcı, deprem sonrası yürütülen destek çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: "Bölgedeki atölyelere acil ihtiyaç duyulan 90 adet yeni ve kullanılmış makineyi (dikiş, pres, baskı, şoklama, fırın vb.) sektörümüzün de desteği ile bölgeye ulaştırarak, üretimin devamlılığını amaçladık. Tüm bunlara ek olarak, üreticilerimize yönelik KOSGEB ve banka kredileri konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlenerek finansal toparlanmalarına destek olundu." Geleceğe Yönelik Taahhüt AYSAD Başkanı, Hatay’daki üretimin eski gücüne kavuşmasının, ulusal ayakkabı sektörünün de sürdürülebilirliği için hayati önem taşıdığını vurguladı. Salıcı, “Halen devam eden destek programlarımızla, sektörün tekrar güçlü ve rekabetçi bir yapıya ulaşması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Üreticilerimizin karşılaştığı tüm zorluklarda yanlarında olacağız,” dedi. Küçük Çocuklara 2.000 Çift Ayakkabı Desteği Yönetim Kurulu üyelerinin bu anlamlı ziyareti vesilesiyle, bölgedeki sosyal sorumluluk bilinci de pekiştirildi. Başkan Salıcı, “Geleceğimiz olan Hatay’daki küçük çocuklarımızı da unutmadık. Buraya, üyelerimizi ziyaret gelirken yaklaşık 2000 çift yeni ve yüksek kalitede çocuk ayakkabısı getirdik. Buradaki arkadaşlarımız, okullar ile iletişime geçerek bu ayakkabıları ihtiyaç sahibi öğrencilerimize teslim edecek, Bu vesileyle bu anlamlı projemize destek veren İstanbul Spor Ayakkabıcıları Derneği ve FLO Mağazacılık ve Pazarlama A.Ş ye de çok teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.

UKAB Genel Başkanı Kahveci’den Gaziantep için deprem alarmı! Haber

UKAB Genel Başkanı Kahveci’den Gaziantep için deprem alarmı!

UKAB Genel Başkanı Hüseyin Hakkı Kahveci, Kahramanmaraş Göksun’daki 4,2’lik depremin ardından Gaziantep ve çevre iller için gecikmiş deprem hazırlıklarına dikkat çekerek yerel yönetimlere acil çağrıda bulundu. Ulusal Kurtuluş ve And Birliği Partisi (UKAB) Genel Başkanı Hüseyin Hakkı Kahveci, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde dün meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki depremin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Kahveci, 6 Şubat depremlerinde kırılmayan fay segmentlerine işaret ederek, bölgedeki sismik stresin sürdüğünü vurguladı. Gaziantep’in büyük bir felaketten “şans eseri” kurtulduğunu belirten Kahveci, “Şans ne devlet aklıdır ne de afet yönetimi stratejisidir” sözleriyle rehavet uyarısında bulundu. Bilim insanlarının uyarılarının görmezden gelindiğini ifade eden Kahveci, “Bugün tartışmamız gereken ‘deprem olur mu?’ değil, ‘neden hâlâ hazırlıksızız?’ sorusudur” dedi. Kahveci, başta Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm yerel yönetimlere şu başlıklarda ivedi adım çağrısı yaparak, kent genelindeki bina envanterinin şeffaf biçimde açıklanması, 2000 yılı öncesi yapıların acil risk analizine alınması, riskli yapılar için takvimlendirilmiş zorunlu kentsel dönüşüm planlarının ilan edilmesi, deprem hazırlığının siyasi tartışmalardan çıkarılarak devlet politikası haline getirilmesini istedi. Yazılı açıklamasında Kahveci, “Bu bir siyaset değil, milli sorumluluk meselesidir” diyen Kahveci, olası bir felaket sonrası yapılacak açıklamaların hiçbir anlamı olmayacağını vurguladı. Kahveci, “Gaziantep bir kez daha kaderine terk edilemez. Deprem gelmeden harekete geçmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bursa Nilüfer’de dirençli kent olma hedefinde bir adım daha atıldı Haber

Bursa Nilüfer’de dirençli kent olma hedefinde bir adım daha atıldı

Bursa Nilüfer’de yaşanabilecek afetlere müdahale amacıyla kurulan, Nilüfer Belediyesi çalışanlarından oluşan Arama Kurtarma Gönüllü Ekibi, Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve AFAD yetkilileriyle ilk toplantısını gerçekleştirdi. Nilüfer Barış Meclisi’ndeki buluşma, ekibin doğru yöntemler ve güçlü bir kurumsal iş birliğiyle yola çıkmasını amaçladı. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer’i afetlere karşı daha dayanıklı hale getirmek ve afetlerde daha etkili müdahale için kurulan Nilüfer Belediyesi Arama Kurtarma Gönüllü Ekibi, ilk toplantısını yaptı. Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Mehmet Buldan ve AFAD yetkilileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve afet gönüllüleri katıldı. “BİLİNÇLİ VE DİRENÇLİ BİR KENT OLMAK ÇOK ÖNEMLİ” Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, özellikle depremlerden sonraki birkaç gün büyük panik yaşandığını ve insanların ne yapacağını bilemediğini belirterek, “Bu nedenle bilinçli ve dirençli bir kent olmak çok önemli. Bizler de hazırlıklarımızı buna göre yapmak zorundayız” dedi. Deprem lojistik merkezi kurmak istediklerini de ifade eden Başkan Şadi Özdemir, afet sırasında yiyecek ve malzemelerin tek noktada ve nerede olduğunun bilincinde olmanın gerektiğini söyledi. Başkan Şadi Özdemir konuşmasında Nilüfer Belediyesi’nde gönüllülük esasıyla çalışanlardan oluşan bir ekip oluşturmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Bizler çok dayanışmacı bir halkız. Dayanışma kültürü olduğu için çok memnunuz. Eğitimlerimizle, malzemelerimizle kurulacak ekibin her türlü yanında olacağız. Nilüfer’in 600 bine yakın nüfusu var. Bu nedenle arama kurtarma ekibinin kuvvetli olması gerekiyor” diye konuştu. “NİLÜFER’İN ALTYAPISI SAĞLAM” AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise Nilüfer Belediyesi’nin ilçe afet ve acil durum yönetim merkezi oluşturduğunu hatırlatarak, afetlere hazırlık konusunda altyapısının sağlam olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin arama kurtarma ekibi kurmasının kendilerini memnun ettiğini belirten Buldan, “Nilüfer büyük nüfusa sahip bir ilçe. Kurumsal yapı içinde bir ekibin oluşması, standart yeterlilik eğitimlerinden geçmesi bizim için çok önemli. Bu yüzden özellikle teşekkür ediyorum. Ekibe baktığımda orta ve ağır seviye nitelikte bir ekip olacağını görüyorum. AFAD olarak her türlü eğitimde merkezlerimizi kullanabileceğimizi söylemek istiyorum. İyi ki varsınız” dedi.

Avrupa Birliği’nden Türkiye’nin İklim Krizi ile Mücadelesine Büyük Destek Haber

Avrupa Birliği’nden Türkiye’nin İklim Krizi ile Mücadelesine Büyük Destek

Avrupa Birliği’nin güçlü projesi ile, Türkiye’de 6 Şubat depremlerinden etkilenen 6 ilin de içinde yer aldığı 8 ilde su ve katı atık altyapılarının inşası gerçekleştiriliyor. Belediye Hizmetleri Projesi’nin nihai faydalanıcıları olan, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa olmak üzere 8 ildeki 13 yerel idare, 2-3 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düzenlenen bir çalıştayda buluşup uygulama esnasında edindikleri deneyimlerini paylaştılar. Açılışını İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Şevket Altuğ Taşdemir, Avrupa Birliği Program Direktörü Sergey Mihaylov ve AFD Türkiye Direktörü Xavier Muron’un yaptığı çalıştayda, uluslararası ihale süreçleri, çevresel ve sosyal risklerin yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği, sözleşme yönetimi gibi teknik konular ele alındı. Çalıştaya belediyeler ile su ve kanalizasyon idar elerinin yanı sıra, İLBANK Proje Yönetim Birimi ve Bölge Müdürlükleri de katılarak, projenin koordinasyon süreciyle ilgili bilgilendirme yaptı. Avrupa Birliği depremden sonra hibe desteğini 286 milyon Avroya çıkardı 2020 yılında başlayan projenin kapsamındaki illerin büyük bir kısmı 2023’te gerçekleşen depremlerden önemli ölçüde etkilendi. Deprem sonrası yaşanılan maliyet artışlarına cevap vermek amacıyla Avrupa Birliği, sağladığı hibeye 71 milyon Avroluk bir ilave yaparak desteğini 286 milyon Avroya çıkardı. AFD’nin de projeye sağladığı 82 milyon Avro’luk finansmanla, projenin toplam büyüklüğü 368 milyon Avro’ya ulaştı. Bu arada projenin uygulama süresi dört yıl uzatılarak 2029 sonuna kadar tüm altyapıların tamamlanması planlandı. Böylece Belediye Hizmetleri Projesi, depremden etkilenen illerin doğal felaketlere karşı daha dirençli hale gelmesine de katkıda bulunacak. Pr oje kapsamında 8 ilde, 13 yerel idare tarafından içme suyu, kanalizasyon ve katı atık yatırımları olmak üzere toplam 20 altyapı yatırımı yapılacak. Bu yatırımlar sayesinde, eskimiş ve yetersiz içme suyu ve atık su sistemleri yenilenecek, yeni yerleşim alanlarında da sıfırdan inşa edilecek. O illerde, mahallelerde yaşayan toplulukların yaşam kalitesi iyileştirilmiş olacak. Projenin önemli bir bileşeni de bu yatırımları yapan idarelerin teknik kapasitesinin geliştirilmesi için sağlanan teknik destek hibesidir. Projenin teknik destek bileşeni altında 16 eğitim faaliyeti tamamlandı. Proje sayesinde kaliteli yatırımların gerçekleşmesinin yanısıra, proje uygulama ekiplerinin kapasitesi güçlendirilerek, belediye hizmetlerinin daha sürdürülebilir olması hedefleniyor. Bölgede yaşayan 2,4 milyon kişi fayda sağlayacak 2029 yılında tamamlanacak olan Belediye Hizmetleri Projesi sayesinde, bölgedeki yaklaşık 2,4 milyon kişi daha güçlü ve kaliteli içme suyu, atık su ve katı atık hizmetlerine erişecek. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık tehlikesine karşı, su kaynakları daha sürdürülebilir bir şekilde yönetilerek yılda yaklaşık 12,5 milyon metreküp kirli suyun çevreye karışması önlenecek ve yılda yaklaşık 22 milyon metreküp içme suyu tasarruf edilecek. Program, belediyelerin katı atık ve atık su sistemlerinin daha modern ve etkili yönetimini sağlayarak, çevre kirliliğinin önlenmesi ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da önemli ölçüde katkıda bulunacak.

Kuzey Japonya'yı etkileyen 7,5 büyüklüğünde bir depremin ardından düzinelerce kişi yaralandı Haber

Kuzey Japonya'yı etkileyen 7,5 büyüklüğünde bir depremin ardından düzinelerce kişi yaralandı

Pazartesi gecesi kuzeydoğu Japonya'yı vuran ve binlerce insanı evlerini tahliye etmeye zorlayan 7,5 büyüklüğünde bir depremin ardından en az 30 kişi yaralandı. Japonya Meteoroloji Ajansı, depremin 23:15'te (14:15 GMT) Aomori bölgesinin kıyılarından yaklaşık 80 km uzakta, 50 km (31 mil) derinlikte meydana geldiğini söyledi. 70 cm'lik (27 inç) dalgalar görülürken, şimdi kaldırılan tsunami uyarılarına neden oldu. Bazı tren hizmetleri askıya alındı ve bunun sonucunda binlerce ev elektriksiz kaldı. Yerel basında çıkan haberlere göre yetkililer ayrıca önümüzdeki günlerde daha güçlü bir sarsıntı meydana gelebileceği konusunda uyardı ve halkı en az bir hafta boyunca yüksek alarmda kalmaya çağırdı. Depremden etkilenen vatandaşlara hitap eden Japonya Başbakanı Sanae Takaichi şunları söyledi: "Mobilyaları güvenceye aldığınızdan emin olmak gibi günlük deprem hazırlığınızı yeniden onaylayın ve titreme hissederseniz derhal tahliyeye hazırlanın." Reuters haber ajansına göre, yaklaşık 90.000 sakinin tahliye emri verildi. Aomori il hükümeti, yaklaşık 2.700 evin elektriksiz kaldığını söyledi. Doğu Japonya Demiryolu, kuzeydoğu kıyısındaki bazı hizmetleri de askıya aldı. Kabine sekreteri Minoru Kihara, Japon hükümetinin başbakanın kriz yönetim merkezinde bir müdahale ofisi kurduğunu ve bir acil durum ekibi topladığını söyledi. "Hasarı değerlendirmek ve kurtarma ve yardım operasyonları da dahil olmak üzere acil afet müdahale önlemlerini uygulamak için her türlü çabayı gösteriyoruz" diye ekledi. Tohoku Electric Power, sarsıntıların ardından Japon elektrik şirketi Tohoku Electric Power'ın deprem sonucu olarak Higashidori ve Onagawa nükleer santrallerinde herhangi bir usulsüzlük bildirilmediğini söyledi. Japon yetkililer Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na verdiği demeçte, engelli Fukushima nükleer santrali sahasında da hiçbirinin tespit edilmediğini söyledi. Fukushima, 11 Mart 2011'de ülkenin doğu kıyılarında 9,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğinde hasar gördü. Japonya'da şimdiye kadar kaydedilen en güçlü deprem olan bu deprem, ana Honshu adasını süpüren, 18.000'den fazla insanı öldüren ve tüm kasabaları haritadan silen bir tsunamiyi tetikledi. Japonya, dünyanın en depreme eğilimli ülkelerinden biridir. Ateş Çemberi'nde oturur ve sonuç olarak yılda yaklaşık 1.500 deprem yaşar. Bu yılın başlarında, Japonya'nın deprem araştırma paneli, önümüzdeki 30 yıl içinde Nankai Çukuru'nda bir mega deprem meydana gelme ihtimalinin %60-90 olduğunu ve en kötü durum senaryolarının bunun trilyonlarca hasara neden olacağını ve potansiyel olarak yüz binlerce insanı öldüreceğini öne sürdüğünü söyledi. Japonya'nın Pasifik kıyıları boyunca uzanan bir sismik aktivite alanı olan Nankai Çukuru boyunca meydana gelen depremler şimdiden binlerce ölümden sorumluydu. kaynak : 724guncelhaber.com

KentFest 2025’te Bursa’nın geleceği konuşuldu Haber

KentFest 2025’te Bursa’nın geleceği konuşuldu

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı tarafından düzenlenen ‘KENTFEST 2025’ programına katılan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kentsel dönüşümden depreme, akıllı şehirlerden bursa’nın 2050 vizyonuna kadar önemli konulara değindi. Bursa Yıldırım Belediyesi ve Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı tarafından bu yıl ‘Şehircilikte Yeni Teknolojiler ve Gelecek Vizyonu’ başlığıyla düzenlenen ‘KENTFEST 2025’ programına katıldı. İstanbul’da düzenlenen programa; Başkan Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Haldun Ersen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Hicran Çakmak, belediye başkanları, akademisyenler, STK ve sektör temsilcileri katıldı. KentFest 2025’in açılış programında ve ardından düzenlenen ‘Dirençli Şehirler Yaratmanın Vizyonu ve Yol Haritası’ başlıklı özel oturumda konuşan Yıldırım Belediyesi ve Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz önemli konulara değindi. DEPREM HATIRLATMASI Bursa’nın, Anadolu’nun en köklü şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; “Ancak bu güzel şehir, tıpkı Türkiye’nin pek çok büyük kenti gibi, tarihsel gelişim sürecinde nüfus artışı ve hızlı şehirleşme karşısında planlama açısından zor bir sınav vermiştir. Bir dönem imar planı bulunmayan alanlara yapılan ruhsatsız yapılar, günün koşullarına göre hazırlanmış ama bugünün ihtiyaçlarını karşılamayan plan kararları ve hepsinden önemlisi Bursa’nın birinci derece deprem kuşağında bulunması; bugün konuşmak zorunda olduğumuz temel gerçeği ortaya koyuyor: kentsel dönüşüm Bursa’nın ertelenemez önceliğidir” ifadelerini kullandı. ‘ŞEHİRCİLİKTE YENİ DÖNEME GİRİYORUZ’ Kentsel dönüşümün çok yönlü bir olgu olduğunu belirten Başkan Oktay Yılmaz; “Kentsel dönüşüm yalnızca binaların yenilenmesi değildir. Şehrin sosyal dokusunu, ekonomik dinamizmini, kültürel kimliğini ve kamusal yaşamını da dönüştüren kapsamlı bir süreçtir. Dönüşüm yaparken, güvenli konut üretimini; sosyal donatıları, parkları, ulaşım hatlarını, yeni eğitim ve kültür alanlarını bir bütünün parçası olarak ele almak zorundayız. Bugün artık şehircilikte yeni bir döneme giriyoruz. Dijital ikizler, büyük veri analizleri, yapay zekâ destekli planlama araçları, CBS tabanlı risk haritaları, iklim değişikliği modelleri… Bütün bu teknolojiler, şehirlerimizi geleceğe hazırlamak için elimizi güçlendiren imkânlardır. Bursa’da birçok belediyemiz, dönüşümü bilimsel verilere dayalı olarak yürütmek için bu teknolojileri aktif olarak kullanmaya başlamıştır” dedi. ORTAK AKIL ÇAĞRISI Kentsel dönüşümün kendine özgü zorlukları olduğunu belirten Yıldırım Belediyesi ve Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz; “Hepimizin bildiği gibi, yapılaşmış bir alanı dönüştürmek, sıfırdan bir şehir kurmaktan çok daha zordur. Çünkü mahalle kimliği devam ederken altyapı, ulaşım, sosyal donatı ve yıkım-yapım süreçlerini eş zamanlı yürütmek multidisipliner bir organizasyon gerektirir. Hem vatandaşın günlük hayatını aksatmamak hem de süreci hızlandırmak ciddi koordinasyon ister. Bu nedenle biz Bursa’da dönüşümü yalnızca teknik bir faaliyet değil, ortak akıl gerektiren bir şehir meselesi olarak ele alıyoruz. Şehrin geleceğini ilgilendiren her konuda olduğu gibi, dönüşümün de katılımcı bir yöntemle, paydaşların ortak iradesiyle yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu. ‘2050 VİZYONUNU KONUŞUYORUZ’ Bursa’nın önünde çok hayati gündemler bulunduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; “Bugün Bursa’da 2050 vizyonunu konuşuyoruz. Bu şehir 2050’de nasıl bir kent olacak? Nüfus nasıl dağılacak? Hangi bölgeler yeşil alan olarak korunacak, hangileri üretim ve hizmet odaklı gelişecek? Sosyal yaşam nasıl kurgulanacak? Ve daha da önemlisi, deprem riskine karşı nasıl daha dirençli bir şehir inşa edeceğiz? İşte tüm bu sorular, Bursa Belediyeler Birliği olarak kurduğumuz ortak çalışma kültürünün merkezinde yer alıyor. Hedefimiz ilçe belediyelerimizin bilgi ve deneyimini ortaklaştırmak. Kongreler, çalıştaylar ve sempozyumlarla şehircilik bilgisini büyütmek, yeni teknolojileri yerel yönetimlere kazandırmak ve nihayetinde Bursa’nın geleceğine hep birlikte yön vermektir. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz: Bursa’nın geleceği, bugün attığımız adımların kalitesiyle şekillenecek. Katılımcı, bilimsel ve teknoloji temelli bir anlayışla yürüttüğümüz tüm çalışmaların şehirlerimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.