SON DAKİKA
Hava Durumu

#Depolama

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

Sandisk FMS 2026'da Yapay Zeka Çıkarımı Çağı İçin NAND İnovasyonun yapay zeka altyapısına bir sonraki aşamasına nasıl güç verdiğini gözler önüne serecek. Haber

Sandisk FMS 2026'da Yapay Zeka Çıkarımı Çağı İçin NAND İnovasyonun yapay zeka altyapısına bir sonraki aşamasına nasıl güç verdiğini gözler önüne serecek.

Sandisk, Future of Memory and Storage 2026 (FMS 26) etkinliğinde NAND inovasyonunun yapay zeka altyapısının bir sonraki aşamasına nasıl güç verdiğini gözler önüne serecek. Giderek büyüyen modeller, uzayan bağlam pencereleri ve ajan tabanlı uygulamalar kapasite, bant genişliği ve enerji verimliliği alanlarında benzeri görülmemiş bir talep yaratırken bellek ve depolama, yapay zeka performansı ve büyük ölçekte dağıtım açısından her zamankinden daha kritik hale geliyor. Sandisk, veri merkezlerinin, bulut ortamlarının ve yapay zeka odaklı iş yüklerinin değişen ihtiyaçlarına ayak uyduracak şekilde tasarlanan gelişmiş NAND teknolojileriyle müşterilerinin yapay zeka çıkarımını ölçeklendirmesine yardımcı oluyor. Sandisk, Future of Memory and Storage 2026 (FMS 26) etkinliğinde NAND inovasyonunun yapay zeka altyapısının bir sonraki aşamasına nasıl güç verdiğini gözler önüne serecek. Giderek büyüyen modeller, uzayan bağlam pencereleri ve ajan tabanlı uygulamalar kapasite, bant genişliği ve enerji verimliliği alanlarında benzeri görülmemiş bir talep yaratırken bellek ve depolama, yapay zeka performansı ve büyük ölçekte dağıtım açısından her zamankinden daha kritik hale geliyor. Sandisk, veri merkezlerinin, bulut ortamlarının ve yapay zeka odaklı iş yüklerinin değişen ihtiyaçlarına ayak uyduracak şekilde tasarlanan gelişmiş NAND teknolojileriyle müşterilerinin yapay zeka çıkarımını ölçeklendirmesine yardımcı oluyor. Sandisk CPO'su Khurram Ismail, "Yapay zeka altyapısı; verinin verimli bir biçimde depolanmasının, taşınmasının ve verilere erişilmesinin en az işlem gücü kadar önemli hale geldiği yeni bir aşamaya girdi. Çıkarım iş yükleri büyüdükçe müşteriler, karmaşıklığı artırmadan ideal performansı, kapasiteyi ve enerji verimliliğini sunabilen bellek ve depolama teknolojilerine ihtiyaç duyuyor. Onlarca yıllık flaş inovasyonunun üzerine inşa ettiğimiz yeni nesil NAND ve HBF™ gibi gelişmekte olan teknolojilerle Sandisk, sektörü bir adım öteye taşıyor." açıklamasını yaptı. Sandisk'in teknoloji inovasyonları; hızlı veri gölleri, model depolama, almayla artırılmış üretim (RAG) ve KV önbelleği iş yükleri başta olmak üzere yapay zeka iş yüklerine odaklanıyor. Şirket FMS'te, HBF™ teknolojisinin, yeni nesil NAND'in ve kurumsal SSD teknolojilerinin yapay zeka çıkarımının kapasite, performans ve enerji verimliliği taleplerini nasıl karşıladığını gösterecek. FMS 2026'da öne çıkanlar: BiCS10 QLC NAND: Yapay zeka, bulut ve veri merkezi depolamasında yoğunluğu, performansı ve enerji verimliliğini artırmak üzere tasarlanan yeni nesil 3D NAND teknolojisi.AI Data Cycle çerçevesi: Sandisk'in ham veri arşivlerinden hızlı veri göllerine, eğitimden çıkarıma ve üretilen içerik havuzlarına kadar yapay zeka yaşam döngüsü boyunca depolama gereksinimlerini haritalayan tescilli çerçevesinin güncellenmiş sürümü.HBF™ teknolojisi: Büyük ölçekte yapay zeka çıkarımının değişen ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olmak üzere geliştirilen, NAND tabanlı yeni bir bellek teknolojisi olan HBF™ (High Bandwidth Flash).Kurumsal SSD'ler: KV önbelleği iş yükleri için yüksek dayanıklılığa sahip yapılandırmalar, gelecek nesil PCIe® Gen 6 teknolojisi ve azaltılmış DRAM yerleşimiyle mümkün kılınan ultra yüksek kapasiteli E3.S tasarımları. Sandisk'in FMS 2026 programının merkezinde, yüksek bağlamlı modellerin ve ajan tabanlı iş akışlarının bellek ve depolama hiyerarşisini nasıl yeniden şekillendirdiğini ele alan "NAND: Yapay Zeka Çağının Çok Yönlü ve Ölçeklenebilir Temeli" (NAND: The Versatile & Scalable Foundation of the AI Era) başlıklı keynote konuşması yer alıyor. Yapay zeka altyapısındaki darboğazlar salt işlem gücünün ötesine geçip bellek kapasitesini, bant genişliğini, enerji verimliliğini ve token ekonomisini de kapsayacak şekilde genişlerken konuşmada büyük ölçekte yapay zeka çıkarımını mümkün kılmak için sistem düzeyinde optimizasyonun ve NAND'in taşıdığı önem inceleniyor. Konuşma, 5 Ağustos Çarşamba günü saat 11.40'ta (Pasifik Saati) Santa Clara Kongre Merkezi'ndeki Mission City Ballroom'da gerçekleşecek. Sahnede Sandisk'in CRO'su Jim Elliott, CPO'su Khurram Ismail ve CTO'su Alper İlkbahar yer alacak. Sandisk ayrıca, Google ve SK hynix'in katılımıyla düzenlenecek “Yüksek Bant Genişlikli Flash ile Bellek Duvarını Aşmak” (Breaking the Memory Wall with High Bandwidth Flash) başlıklı panelde yer alacak. Panelde HBF™ teknolojisinin, konseptinin ve ekosisteminin ilerletilmesi ile yeni bellek yaklaşımlarının gerçek yapay zeka altyapılarında uygulanabilir hale gelmesi için nelerin gerektiği ele alınacak. Panel, 6 Ağustos Perşembe günü saat 09.45'te (Pasifik Saati) Santa Clara Kongre Merkezi'ndeki Ballroom D'de düzenlenecek.

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması Haber

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması

Samsung, 25 Şubat 2026'daki Unpacked etkinliğinde Galaxy S26 Ultra'yı resmen tanıttı ve şirketin en yeni üst düzey cihazının lansmanını gerçekleştirdi. Bu amiral gemisi model, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlayan birçok önemli yükseltme içeriyor. S26 Ultra, selefiyle birçok benzerliği korusa da, asıl soru Apple'ın en üst düzey ürünü olan iPhone 17 Pro Max ile rekabet edebilecek mi? Ekran ve tasarım Galaxy S26 Ultra, 3120 x 1440 piksel çözünürlüğe ve 120 Hz dinamik yenileme hızına sahip 6,9 inç AMOLED ekrana sahip. Cihaz, selefine benzer şekilde, yansımaları ve parlamayı azaltan Corning Gorilla Armor 2 ile korunmaktadır. Bu yılki S26 Ultra'nın en dikkat çekici özelliği, yepyeni Gizlilik Ekranı. Samsung bu özelliği piksel düzeyinde geliştirdi; geniş açılı aydınlatılmış pikseller, dar açılı aydınlatılmış piksellerle dönüşümlü olarak kullanılıyor. Etkinleştirildiğinde, dar pikseller 90 derecelik bir açıyla aydınlanarak yakındaki kişilerin içeriğe göz atma olasılığını en aza indiriyor. Kullanıcılar, özelliğin otomatik olarak etkinleştirilmesi için belirli uygulamaları veya zaman dilimlerini seçebilirler; iki mod mevcuttur: Kısmi Ekran Gizliliği ve Maksimum Gizlilik Koruması. Maksimum modda, gizliliği artırmak için parlaklık daha da azaltılır. Bu arada, iPhone 17 Pro Max de 6,9 ​​inçlik bir OLED ekrana sahip, ancak çözünürlüğü yalnızca 2.868 x 1.320 piksel ve 120 Hz uyarlanabilir yenileme hızıyla daha düşük bir performans sunuyor. Apple, yansımaları azaltan Ceramic Shield 2 teknolojisini ekranlarına entegre etmiş olsa da, parlamayı önleme ve ekran güvenliği açısından Samsung'un çözümü hala daha üstün kabul ediliyor. Tasarım açısından Galaxy S26 Ultra, 7,9 mm kalınlığında ve 214 gram ağırlığında olup, 8,5 mm kalınlığında ve 233 gram ağırlığındaki iPhone 17 Pro Max'ten daha hafif ve şıktır. Elde tutulduğunda ise iPhone daha sağlam ve güvenli bir his veriyor. Her iki ürün de IP68 toz ve su geçirmezlik özelliğine sahiptir. Performans ve Yapay Zeka Gizlilik Ekranı etkinleştirildiğinde, Galaxy S26 Ultra'nın ekranı her açıdan bakıldığında neredeyse tamamen siyah olur. (Resim: CNET) Samsung Galaxy S26 Ultra, Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci, 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar dahili depolama ile donatılmıştır. Özellikle, Samsung, zorlu görevleri yerine getirirken performansı artırmak için buhar odası soğutma sistemini yeniden tasarlamıştır; bu özellik genellikle oyun cihazlarında bulunur. Bu arada, Apple'ın iPhone 17 Pro Max modeli, geçen yılın A18 Pro çipinden daha hızlı olan en yeni A19 Pro çipini kullanıyor. Bu çip, yapay zeka işlem yeteneklerini optimize eden yeni nöral hızlandırıcıları entegre ediyor. iPhone 17 Pro Max, 256 GB'tan 2 TB'a kadar çeşitli depolama seçenekleriyle geliyor ve bu da şu anda akıllı telefonlarda bulunan en yüksek depolama kapasitesi anlamına geliyor. Samsung ayrıca Bixby sanal asistanını da geliştirerek daha konuşkan ve bağlamsal olarak daha duyarlı hale getirdi. Bixby, Google'ın Gemini'si ile birlikte çalışarak Uber çağırmak gibi görevleri yerine getirebiliyor, ancak henüz otomatik ödeme yapamıyor. Apple bu yıl Siri'nin daha akıllı bir versiyonunu da hazırlıyor, ancak A19 Pro çipi, optimize edilmiş donanım-yazılım mimarisi sayesinde yapay zeka işlem verimliliğinde şimdiden bir avantaj gösterdi. Pil açısından bakıldığında, Galaxy S26 Ultra 60W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000 mAh'lik bir pile sahipken, iPhone 17 Pro Max 5.088 mAh'lik bir pile sahip ve 40W'lık bir şarj cihazıyla %0'dan %69'a kadar şarj olabiliyor. CNET tarafından 2025 yılında piyasaya sürülecek 35 telefon modeli üzerinde yapılan son pil testlerinde, iPhone 17 Pro Max pil ömründe liderliği ele geçirdi; bu da pil ömrüne önem veren kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Kamera Samsung, kullanıcılar Siri güncellemesini beklemeye devam ederken Bixby'yi güncelledi. (Resim: CNET) Galaxy S26 Ultra, önceki modelle aynı dörtlü kamera kurulumunu koruyor ancak diyafram açıklığı iyileştirilmiş durumda. Özellikle, f/1.4 diyafram açıklığına sahip (f/1.7'den genişletilmiş) 200MP ana kamera, f/2.9 diyafram açıklığına sahip 50MP 5x telefoto kamera, f/2.4 diyafram açıklığına sahip 10MP 3x telefoto kamera ve f/1.9 diyafram açıklığına sahip 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Ön kamera ise 85 derecelik geniş açılı görüşe sahip 12MP'lik bir kamera. Bu arada, iPhone 17 Pro Max, standart, ultra geniş ve 4x telefoto lens içeren üçlü 48MP kamera sistemiyle donatılmış olup, 8x zoom'da video kaydı için görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. En dikkat çekici özellik ise, telefonu döndürmeye gerek kalmadan otomatik olarak dikey ve yatay modlar arasında geçiş yapan ve daha esnek ve yaratıcı bir deneyim sunan, Dinamik Ada'nın yanına yerleştirilmiş yeni tasarlanmış ön kameradır. Samsung ayrıca selfie görüntü kalitesini iyileştirmek için "AI ISP" teknolojisini de tanıttı, ancak Apple'ın görüntü işleme ve optimizasyon yeteneklerini aşmak önemli bir zorluk olacak. Galaxy S26 Ultra için 36,99 milyon VND ve iPhone 17 Pro Max için 37,59 milyon VND'lik başlangıç ​​fiyatlarıyla, her iki ürün de önemli yatırımları temsil ediyor. Samsung, öncü ekran teknolojisi, benzersiz ekran güvenlik özellikleri ve çeşitli odak uzaklığına sahip kamera sistemiyle öne çıkıyor. Öte yandan Apple, optimize edilmiş performans, mükemmel pil ömrü ve çığır açan ön kamera deneyimiyle puan topluyor. Bu iki dev arasındaki rekabet sadece teknik özelliklerin karşılaştırılmasıyla sınırlı değil, aynı zamanda ekosistemlerindeki ve ürün geliştirme felsefelerindeki farklılıkları da yansıtıyor. Nihai seçim, kullanıcıların Android'in esnekliğine ve özelleştirilebilirliğine mi yoksa iOS'un senkronizasyonuna ve derin optimizasyonuna mı öncelik vereceğine bağlı olacaktır. Kaynak: CNET

Bursa Nilüfer’de Ramazan denetimleri sıkılaştırıldı Haber

Bursa Nilüfer’de Ramazan denetimleri sıkılaştırıldı

Bursa Nilüfer Belediyesi, vatandaşların Ramazan ayını sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçirmelerini sağlamak amacıyla ilçe genelindeki gıda işletmelerine yönelik kontrollerini yoğunlaştırdı. Özellikle iftar sofralarının vazgeçilmezi olan pide ve unlu mamullerin üretiminin arttığı bu dönemde, fırın ve pastaneler mercek altına alındı. Sahadaki denetimlere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz de katıldı. HİJYEN VE GRAMAJ KONTROLLERİ YAPILDI Gerçekleştirilen denetimlerde işletmeler; ruhsat durumu, çalışma koşulları, iş sağlığı ve güvenliği ile genel hijyen standartları açısından detaylı bir incelemeye tabi tutuldu. Ekipler, imalathane bölümleri ve depolama alanlarının temizliğini kontrol ederken, çalışanların kılık kıyafetleri ile giyinme odalarının hijyen koşullarına uygunluğunu da denetledi. Halk sağlığının yanı sıra tüketici haklarını da gözeten ekipler, ürünlerin gramajlarını ve fiyat etiketlerini tek tek inceledi. Ayrıca işletmelerin ruhsatlarında belirtilen faaliyet alanları dışında satış yapıp yapmadıkları da kontrol edildi. Yapılan incelemelerde kurallara uymadığı tespit edilen işletmeler hakkında tutanak tutularak gerekli yasal işlemler uygulandı. “DENETİMLER RAMAZAN BOYUNCA SÜRECEK” Sahadaki incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüferlilerin sağlıklı gıdaya erişimini güvence altına almak istediklerini belirtti. Ramazan ayında unlu mamul tüketiminin arttığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Vatandaşımızın sağlıklı gıdaya ulaşması için denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Ramazan ayında bunları sıklaştırdık; daha fazla denetim yapıyoruz. Çünkü bu ayda daha fazla ekmek ve pide tüketimi oluyor. Bu yüzden Ramazan ayı boyunca bu denetimlerimizi sıkı bir şekilde yapmaya devam edeceğiz. Hem üretim hem de fiyat ve gramaj koşullarını kontrol ederek, Nilüfer halkının sağlıklı gıdaya erişmesi için çalışıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.