SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deniz

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Deniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Darıca Sahilinde Üç Kardeşin Ölümü: Soruşturmadaki Detaylar Ortaya Çıkıyor Haber

Darıca Sahilinde Üç Kardeşin Ölümü: Soruşturmadaki Detaylar Ortaya Çıkıyor

Kocaeli’nin Darıca ilçesinde denizden yaklaşık birer saat arayla cansız bedenleri çıkarılan üç kardeşin ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Güvenlik kamerası kayıtlarında kardeşlerin sahile birlikte yürüdüğü görülürken, kesin ölüm nedeninin Adli Tıp raporuyla belirlenmesi bekleniyor. Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, 24 yaşındaki Muhammed Ali Sakar ile kardeşleri 17 yaşındaki Gülşah ve 15 yaşındaki Belinay Sakar’ın cansız bedenleri denizden çıkarıldı. Üç kardeşin yaklaşık birer saat arayla kıyıya vurması üzerine polis ve Sahil Güvenlik ekipleri bölgede çalışma başlattı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, kardeşlerin kayıp olan diğer kardeşi Bilgenur Sakar’a ise olayın ardından sağ olarak ulaşıldı. Ölüm nedeni Adli Tıp raporuyla kesinleşecek Kardeşlerin ölümüne ilişkin soruşturma, intihar veya cinayet ihtimalleri de değerlendirilerek çok yönlü şekilde yürütülüyor. Otopsi sırasında yapılan ilk incelemelerde kardeşlerden birinin kulaklarında basınca bağlı olduğu değerlendirilen kanama ve burun bölgesinde kan izleri tespit edildiği öğrenildi. İlk değerlendirmelerde ölüm nedenlerinin suda boğulma olduğu belirtildi. Kardeşlerin vücutlarında ise darp, boğuşma veya kesici-delici alet ile silah yaralanmasına işaret eden belirgin bir bulguya rastlanmadığı aktarıldı. Kesin ölüm nedeninin, ayrıntılı Adli Tıp incelemelerinin ardından hazırlanacak raporla netlik kazanması bekleniyor. Üç kardeşin son görüntüleri ortaya çıktı Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinde, Gülşah, Muhammed Ali ve Belinay Sakar’ın sahile doğru birlikte yürüdüğü görüldü. Saat 03.49 sıralarında kaydedilen görüntülerde Gülşah ile Belinay’ın kol kola yürüdüğü, Muhammed Ali’nin ise yanlarında ilerlediği belirlendi. Üç kardeşin de koyu renk, ağırlıklı olarak siyah kıyafetler giymesi dikkat çekti. Kardeşlerin Darıca’nın Karabekir Mahallesi’nde anneleriyle birlikte yaşadığı, babalarının ise Kars’ta bulunduğu ve olayın ardından Darıca’ya geldiği öğrenildi. Ailenin yaklaşık iki ay önce aynı mahalleye taşındığı belirtildi. Görgü tanıkları dört kardeşi sahilde gördü Soruşturma kapsamında bazı görgü tanıklarının da ifadelerine başvurulduğu öğrenildi. Tanıkların, dört kardeşi Darıca Sahili’ndeki deniz kenarında bulunan merdivenli kameriye bölümünde gördüklerini anlattıkları belirtildi. İddiaya göre iki kız kardeş bir süre kameriyede otururken, diğer iki kardeş ise zaman zaman bisiklet alanında bisiklet sürdü. Ailenin yıllar önce de bir evladı denizde hayatını kaybetmiş Soruşturma sırasında Sakar ailesinin yaklaşık 10 yıl önce de bir çocuğunu denizde kaybettiği bilgisine ulaşıldı. Gülşah, Muhammed Ali ve Belinay Sakar’ın kardeşlerinden birinin yıllar önce Çeşme’de denizde boğularak yaşamını yitirdiği öğrenildi. Aynı aileden üç kardeşin daha denizden cansız bedenlerinin çıkarılması, yakınlarını derin üzüntüye boğdu. Belinay Sakar’ın okulundan taziye mesajı Hayatını kaybeden 15 yaşındaki Belinay Sakar için eğitim gördüğü Necmeddin Kuyucu Anadolu Lisesi tarafından da taziye mesajı yayımlandı. Okulun paylaşımında, 9-A sınıfı öğrencisi Belinay Sakar’ın genç yaşta hayatını kaybetmesinden duyulan üzüntü dile getirilerek ailesine, arkadaşlarına ve öğretmenlerine başsağlığı dileğinde bulunuldu. Darıca’daki üç kardeşin ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, olayın kesin nedeninin yapılacak incelemeler ve Adli Tıp raporunun ardından ortaya çıkması bekleniyor.

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak” Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak”

Hürmüz Boğazı için İran’dan yeni karar İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’ın tüm şartları ABD tarafından kabul edilene kadar boğazın kontrolünün sürdürüleceğini bildirdi. Muhibbi, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından yalnızca bir deniz geçiş noktası olmadığını belirterek bölgenin stratejik önemine vurgu yaptı. İran yönetiminin açıklamaları, boğazın geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ortaya koyarken, bölgede ticari gemi trafiğinin nasıl düzenleneceği de önemli başlıklardan biri haline geldi. Tahran’ın ABD’den istediği 6 şart İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında ABD’den yerine getirmesini istediği şartlar arasında askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi ve bölgedeki ablukanın kaldırılması bulunuyor. Tahran’ın talepleri şu başlıklarda sıralanıyor: İran’a yönelik askeri operasyonların sona erdirilmesi, Abluka ve yaptırımların kaldırılması, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi, Savaş nedeniyle oluşan zararlar için tazminat ödenmesi, Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması, ABD’nin İran’a yönelik tehdit ve baskı politikalarından vazgeçmesi. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi de boğazın yeniden açılmasını ABD’nin söz konusu şartları yerine getirmesine bağladı. İran ile Umman arasındaki görüşmeler sürüyor Hürmüz Boğazı'ndaki kritik gelişmelerin yaşandığı sırada İran ile Umman arasında deniz trafiğinin düzenlenmesine yönelik müzakereler de devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran ile Maskat'ın boğazdaki deniz ulaşımına ilişkin hukuki mekanizma ve gemilerin kullanacağı yeni güzergâh konusunda anlaşmaya oldukça yaklaştığını açıkladı. Ancak Arakçi, Umman'la yapılacak olası anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. İran yönetimi, deniz trafiğinin teknik olarak düzenlenmesi ile boğazın yeniden açılması kararını birbirinden ayrı değerlendiriyor. Yeni geçiş güzergâhı gündemde İran ve Umman arasında yürütülen görüşmelerde, yaklaşık 60 yıldır uygulanan deniz ulaşım sisteminin değiştirilmesine yönelik seçenekler de ele alınıyor. Görüşmeler kapsamında mevcut geçici güzergâhların yerine yeni bir rota oluşturulması planlanıyor. Kaynakta yer alan bilgilere göre yeni güzergâhın önemli bölümünün İran karasularından geçmesi öngörülüyor. Geçici düzenlemenin birkaç ay yürürlükte kalabileceği, daha sonra kalıcı bir sisteme geçilmesinin ise İran yönetiminin vereceği karara ve ABD’nin önceki yükümlülüklerine dönmeye ne ölçüde hazır olduğuna bağlı olacağı belirtiliyor. İran parlamentosunda yeni taslak Hürmüz Boğazı'na ilişkin tartışmalar İran parlamentosunun da gündeminde. İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'nda görüşülen yasa taslağı, boğazdan geçen gemi ve yük taşımacılığına yönelik yeni kısıtlamalar öngörüyor. Taslakta, ABD, İsrail ve İran'ın düşman olarak değerlendirdiği diğer ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişinin yasaklanması öneriliyor. İsrail bağlantılı yüklerin geçişine de kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Düzenlemeye aykırı hareket edilmesi halinde yük değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası uygulanması da taslakta yer alan hükümler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik sürüyor İran'ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının yalnızca Tahran ile Umman arasındaki teknik görüşmelere bağlı olmadığını gösteriyor. Tahran, boğazın yeniden açılması için doğrudan ABD'nin tutumunda değişiklik istiyor. İranlı yetkililer, askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi gibi talepler karşılanmadan boğazın yeniden açılmasının gündeme gelmeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle İran ile Umman arasındaki deniz ulaşımı görüşmeleri ilerlese dahi Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması konusunda kararın ABD-İran ilişkilerindeki gelişmelere bağlı kalması bekleniyor.

Toksinler Saatler İçinde Solunum Kaslarını Felç Edebilir Haber

Toksinler Saatler İçinde Solunum Kaslarını Felç Edebilir

Fatih’te aynı aileden üç kişinin hayatını kaybettiği olayda, kesin ölüm nedeni laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. İstinye Üniversitesi’nden Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, bu kadar hızlı seyreden vakaların çoğunlukla toksin kaynaklı olduğuna dikkat çekerek midyenin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtiyor. Erdoğan, toksinlerin pişirmeyle yok olmadığını ve kabuklu deniz ürünlerinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor. Gıda zehirlenmeleri bazı durumlarda ölümcül olabilecek sonuçlara varabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine hastaneye kaldırıldı. Çocuklar ve anne hayatını kaybetti. Babanın ise tedavisi devam ediyor. Ailenin midye ve kumpir tükettiği belirtilirken kesin ölüm nedenleri için laboratuvar sonuçları bekleniyor. İstinye Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, laboratuvar sonuçlarını görmeden kesin bir yargıya varılamayacağını belirterek olası bir zehirlenmenin midyeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Erdoğan’a göre, hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri genellikle toksin kaynaklı oluyor. Bu nedenle de bu olayda gıda zehirlenmesi varsa bunun midyeden kaynaklı olma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. “Toksinler ısıya karşı dayanıklıdır” Doç. Dr. Çağdaş Erdoğan, olayla ilgili şunları söylüyor: “Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bu tür olaylarda kesin neden ancak laboratuvar sonuçlarıyla ortaya çıkar. Bir hekim olarak sonuçlar çıkmadan ‘kesin budur’ dememiz mümkün değil. Ancak tablonun çok hızlı gelişmiş olması, bazı ihtimalleri diğerlerinden daha ön plana çıkarıyor. Genel olarak gıda zehirlenmelerinin büyük bölümü hafif seyreder; bulantı, kusma gibi belirtilerle kendiliğinden düzelir. Fakat hızlı ilerleyen ve ölümcül olabilen gıda zehirlenmeleri de vardır. Bunlar genellikle toksin kaynaklıdır. Yani gıdanın içinde daha önceden oluşmuş bir zehirden söz ediyoruz, bu nedenle pişirmek veya kaynatmak çoğu zaman koruyucu olmaz. Toksinler ısıya dayanıklıdır.” “Toksinler saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir” Kabuklu deniz ürünlerinde biriken toksinlerin dakikalarla, saatler içinde solunum kaslarını felç edebileceğinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Botulinum toksini (botoks zehirlenmesi) en bilinen örneklerden biridir; özellikle ev yapımı konservelerde görülür. Daha çok görme bozukluğu, çift görme, yutma güçlüğü gibi belirtilerle başlar ve solunum kaslarını etkileyebilir. Ancak bu toksinin belirtilerinin başlaması genellikle birkaç saat ile üç gün arasında değiştiği için, çok ani seyreden tablolarda ilk sırada düşündüğümüz etken değildir. Buna karşılık özellikle kabuklu deniz ürünlerinde, yani midye gibi filtrasyon yoluyla beslenen canlılarda biriken ciddi nörotoksinler vardır. Bu toksinler dakikalarla saatler içinde solunum kaslarını felç edebilir ve bu durum ani hayati kayıplara yol açabilir. En önemli özellikleri, ne kadar pişirilirse pişirilsin yok olmamalarıdır. Dolayısıyla ‘piştiği için güvenlidir’ düşüncesi doğru değildir.” “Salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz” Geçtiğimiz aylarda İzmir’de bir vatandaşın kumpir yedikten sonra hayatını kaybetmesi Salmonella bakterisini gündeme getirmişti. Doç. Dr. Erdoğan bu bakterinin bu kadar hızlı ölüme götürmediğini belirterek şu açıklamayı yapıyor: “Enfeksiyon kaynaklı bir gıda zehirlenmesi, örneğin salmonella, böyle hızlı bir tabloya sebep olmaz. Salmonellada belirtiler daha yavaş gelişir; kanlı ishal ve ateş gibi bulgular olur. Bu nedenle enfeksiyon ihtimali bu olayda öncelikli görünmüyor.” “Toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir” Toksinlerin herkeste farklı şekilde etki edebileceğini belirten Erdoğan, “Ailenin farklı bireylerinin farklı hızlarda etkilenmesi de açıklanabilir bir durum. Çünkü her midye aynı miktarda toksin içermez. Ayrıca toksinin vücuda dağılmasında kilo önemli bir belirleyicidir; çocukların ve annenin daha hızlı etkilenmesi bu nedenle olağandır. Tabii çok düşük bir ihtimal de olsa yiyeceğe karışmış kimyasal bir madde—örneğin bir temizlik ürünü—de benzer şekilde hızlı etki yaratabilir. Fakat toksin ihtimali daha güçlü bir olasılık olarak duruyor” diyor. “Zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var” Bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Eğer toksin solunum kaslarını felç ettiyse, hastanın solunumu durabilir. Böyle bir durumda tek tedavi, solunum cihazıyla hastayı yaşatıp toksinin etkisi geçene kadar destek sağlamak. Yani zamanında hastaneye ulaşıldığında iyileşme ihtimali var.” “Bulantı ve kusma başlarsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı” “Vatandaşlar açısından bakarsak, böyle bir tehlikeyi gıdanın tadından, kokusundan veya görünüşünden anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle kabuklu deniz ürünlerinin mutlaka denetimli ve güvenilir kaynaklardan alınması gerekir. Sokakta satılan ürünler her zaman daha risklidir. Kumpir gibi mayonez, sosis, sucuk gibi kolay bozulan malzemeler içeren ve uzun süre açıkta bekleyebilen yiyeceklerde de risk artar. Aynı gıdayı yiyen birden fazla kişide kısa sürede bulantı ve kusma başlarsa, özellikle çocuklarda zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Son olarak tekrar söylemek lazım: Kesin neden laboratuvar sonuçlarıyla belirlenecek. Ancak mevcut bilgiler ışığında bu kadar hızlı gelişen bir tabloda nörotoksinler daha olası görünüyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.