SON DAKİKA
Hava Durumu

#Demokrasi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Önce Terörsüz Türkiye, sonra Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız Haber

Erdoğan: Önce Terörsüz Türkiye, sonra Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı’nda kritik mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 23 yıllık mücadelelerle bölgesel ve küresel güç olma yolunda önemli bir fırsat yakaladığını ifade ederek, ortak geleceğin milli ve manevi değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında Ramazan etkinliklerine değinen Erdoğan, öğrencilerin söyleşi programları, iftar sofraları ve okul dışı öğrenme faaliyetleriyle milli ve manevi değerleri öğrenmesini desteklediklerini söyledi. Bazı çevrelerin Ramazan etkinliklerini eleştirmesine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenmesi, Ramazan süslemeleri yapması neden rahatsızlık yaratıyor?” dedi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı https://t.co/LqQNDVLCZl — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) February 25, 2026 "LAİKLİK KAVRAMININ ARKASINA SAKLANARAK..." Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti: "Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz". "Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz" diyen Erdoğan, "Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir" diye konuştu. Türkiye’nin manevi değerlerinin milletin birliğini sağladığını vurgulayan Erdoğan, farklı etnik ve inanç gruplarının bin yıldır bir arada yaşadığını anımsatarak, “Dünyaya inanç özgürlüğünü ve adaletle yaklaşmayı biz öğrettik.”dedi. "KOMİSYON RAPORU TARİHİ BELGE NİTELİĞİNDE" Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Cumhur İttifakı’nın başlattığı “Terörsüz Türkiye” sürecinin 16 ayda önemli mesafe kat ettiğini, Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporun Türkiye’nin ortak geleceğine dair tarihi bir belge niteliğinde olduğunu açıkladı. Erdoğan, komisyonun raporu tam bir demokratik olgunluk ve uzlaşma neticesinde kaleme alındığını belirterek, "Önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız” mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin yeni aşamasında Meclis’in lokomotif rol üstleneceğini belirterek, şehit yakınları ve gazilerin hassasiyetine dikkat edilerek atılan adımların devlet ciddiyetine uygun şekilde devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, “Büyük devlet olmak, büyük düşünmekle mümkündür. Türkiye’nin gücüne güveniyoruz, Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanıyoruz” ifadeleriyle noktaladı.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi Haber

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, uzunca bir süredir büyük bir titizlikle ve demokratik olgunlukla hazırlanan rapor taslağının, komisyon üyeleri tarafından müzakere edilmesinin ardından Türkiye kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, Komisyon’un, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini ifade ederek, taslak raporun genel başlıkları hakkında bilgi verdi. Raporun, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, raporun, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna vurgu yaptığını kaydetti. Titizlikle hazırlanan raporun, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren bir başvuru metni olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurtulmuş, raporun bir nihayet değil, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olduğunu belirtti. Kurtulmuş, yeni bir anayasa hazırlamanın Komisyon’un görev alanında olmamakla birlikte ülke için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun da altının çizildiğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde tarihî bir dönemde bulunulduğunu kaydetti. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresi olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Komisyonun 21. toplantısında, taslak raporun “Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı ve “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlıklı 7’nci bölümü ile “Sonuç ve değerlendirme” kısmı okundu, komisyon üyeleri taslak rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan oylamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser olmak üzere nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

Kurtulmuş: Komisyon raporu büyük çoğunlukla kabul edilecek Haber

Kurtulmuş: Komisyon raporu büyük çoğunlukla kabul edilecek

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Valiler Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını bugün tamamlayacağını açıkladı. Saat 11.00'de yapılacak toplantıda komisyonun nihai raporunun kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Kurtulmuş, raporun büyük bir çoğunlukla kabul edileceğini ifade etti. Numan Kurtulmuş, “Bugün kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir.” dedi. Komisyonun bugün gerçekleştireceği son toplantıyla çalışmaların nihayete ereceğini vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye’nin önünde tarihi bir süreç bulunduğunu belirterek, “Türkiye'de barışı, kardeşliği yeniden çoğaltmak için önümüzde tarihi bir süreç vardır ve ümit ediyorum ki bu tarihi süreçte de üzerimize düşeni inşallah gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine de değinen Kurtulmuş, bu sürecin yalnızca iç barış açısından değil, uluslararası ilişkiler bakımından da örnek teşkil edeceğini söyledi. Kurtulmuş, “Ülkemizin ortaya koymuş olduğu ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle birlikte de ümit ve temenni ediyorum ki uluslararası ilişkiler bakımından da ders mahiyetinde okutulacak, ‘Türkiye modeli’ adını vereceğimiz bir model, bütün dünyaya örnek olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Amerikan Rüyası, “İnsanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüştü Haber

Amerikan Rüyası, “İnsanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüştü

CGTN Muharibi Cao Beidan'ın haberine göre, ortaya çıkan belgeler, Amerikan seçkinlerinin suiistimallerinin yalnızca buzdağının görünen kısmı olduğunu gösterirken, ülkenin siyaset, toplum ve kültüründeki sistemik çürümeyi de gözler önüne seriyor. ABD’nin kendini tanımlamak ve yurt dışı müdahalelerini meşrulaştırmak için kullandığı özgürlük, demokrasi ve insan hakları söylemi, artık ağır insan hakları ihlallerini perdeleyemez hale geldi. Amerikan rüyası, tam anlamıyla “insanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüşmüş durumda olduğu belirtliyor Çin Medya Grubu’na (CMG) bağlı CGTN tarafından yürütülen küresel ankete katılanların yüzde 92’si, Epstein davasının ABD siyasi sisteminin ortak değer temelinin tamamen çöktüğünü ortaya koyduğunu ve kapitalizmin sistemik hastalıklarının tedavi edilemez olduğunu gösterdiğini belirtti. Epstein dosyaları, ABD siyaset ve iş dünyası seçkinlerinin uzun yıllardır sürdürdüğü kitlesel insanlık suçlarını ifşa ederken, uluslararası kamuoyunun ABD’nin devlet imajına yönelik algısını da kökten sarstı. Ankete katılanların yüzde 85,1’i belgelerin içeriğinden derin şok duyduğunu ifade ederken, yüzde 97,1’i elit sınıf arasındaki yaygın ahlaki çöküşün insan vicdanını ağır biçimde yaraladığı kanısında. Bugüne kadar davayla ilişkilendirilen siyasi ve iş dünyası isimlerinden hiçbiri hakkında yargı soruşturması açılmadı. Ankete katılanların yüzde 95,6’sı ABD yargı sisteminin elit sınıfa yönelik “çifte standart” uyguladığına inanıyor. Epstein’a ilişkin belgeler uzun süre mahkeme mühürleri altında gizli tutuldu. Bu kez toplam dosyaların yarısından azı yayımlandı. Yayımlanan kısım ise yoğun sansüre tabi tutuldu, seçkinlerle ilgili kilit bilgiler kasıtlı olarak karartıldı. Anket katılımcılarının yüzde 93,9’u ABD Adalet Bakanlığı’nın bu “seçici şeffaflık” tutumunu, yargı sisteminin ayrıcalıklı sınıf için koruyucu bir şemsiyeye dönüştüğü şeklinde yorumluyor. Katılımcıların yüzde 89,8’i ise ABD yargısının uzun süredir devam eden eylemsizliğini eleştiriyor ve davanın Amerikan hukuk sisteminin güvenilirliğine ciddi zarar verdiğini belirtiyor. Epstein davası, sermaye ile iktidar arasındaki yırtıcı işbirliğini gözler önüne seriyor: Sermaye iktidara finansal ve siyasi destek sağlıyor, iktidar ise sermayeye cezai dokunulmazlık bahşediyor. Bu denklemde sıradan vatandaşlar kesime götürülen kuzulara dönüşürken, yoksul reşit olmayanlar en kırılgan kurbanlar haline geliyor. Ankete katılanların yüzde 92,5’i Amerikan toplumunun en alt kesimindeki dezavantajlı grupların, özellikle yoksul reşit olmayan kızların maruz kaldığı sistemik riskler konusunda derin endişe taşıdığını ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 86,7’si davanın sıradan Amerikalıların son savunma hattı olan yargıya olan güvenini yerle bir ettiğini ve toplumsal güvenlik duygusunu donma noktasına düşürdüğünü belirtiyor. Katılımcıların yüzde 91,8’i ise Epstein davasının ABD’nin insan hakları ihlallerine dair yeni bir çürütülemez kanıt olduğunu ve Washington’ın “insan hakları diplomasisi”nin meşruiyetini aşındırdığını kaydediyor. Davaya ilişkin tartışmalar ABD içinde yoğunlaşırken, süreç giderek Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında karşılıklı suçlamaların aracına dönüşüyor. Ankete göre katılımcıların yüzde 85,3’ü davanın partizan çatışmasını ve toplumsal bölünmeyi daha da derinleştireceği görüşünde. Katılımcıların yüzde 92,7’si ise davanın arkasındaki sistemik yolsuzluğun henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadığı ve Amerikan toplumunun değerlerine yönelik benzeri görülmemiş bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Anket, CGTN’in İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça platformlarında yayımlandı ve 24 saat içinde 9 bin 690 internet kullanıcısı oy kullanarak görüş bildirdi.

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir Haber

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın kapanışına katıldı. Bu konferansı ‘Ortak Gelecek Buluşmaları’ adı altında tasarlanan buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak gördüklerini belirten Özel, "Çünkü ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor." dedi. Özel, Türkiye'deki her meselede olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduklarına vurgu yaparak "Bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor." açıklamasını yaptı. Özel konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz Kent Uzlaşısı dosyaları kapsamında yargılanmaktadır. İstanbul’da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyım atanmıştır. Toplamda DEM Parti’nin 10 belediyesinde ve toplamda Türkiye’de 13 belediyede kayyım vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Kent Uzlaşısı denilen olgu, bir seçim iş birliğidir. Türkiye İttifakı kapsamında beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı iş birliğinden ibarettir. Suç sayılan budur. Bu soruşturmalar Türkiye’nin barışına karşı açıkça bir darbedir, açık bir tutum almaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahil bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek Kent Uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır."

CHP Bursa Nilüfer’de genişletilmiş örgüt toplantısı Haber

CHP Bursa Nilüfer’de genişletilmiş örgüt toplantısı

CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği Genişletilmiş Örgüt Toplantısı yaklaşık 5 saat sürdü. Toplantıda ülke gündemi, yerel yönetimler ve parti içi süreçler masaya yatırıldı. CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş Örgüt Toplantısı, ilçe örgütünün yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 5 saat süren toplantıda ülke siyaseti, yerel yönetim çalışmaları ve parti içi süreçler kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantı, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin’in açılış konuşmasıyla başladı. Şahin, konuşmasında örgütlü mücadelenin, halkla güçlü bağlar kuran siyaset anlayışının ve parti içi demokrasinin önemine vurgu yaptı. Toplantıya; CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Yücel Akbulut, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora, CHP Nilüfer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Yiğit Yalçınsoy, CHP Nilüfer Kadın Kolları İlçe Başkanı Şebnem Köroğlu, belediye meclis üyeleri, mahalle temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Toplantıda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderliğinde yürütülen siyasal mücadele ile partinin yeni dönem politikaları değerlendirildi. Demokrasi, hukuk devleti ve sosyal adalet vurgusu öne çıkarken, örgütlere düşen sorumluluklar da ele alındı. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, halkın oylarıyla seçilmiş ancak tutuklu bulunan belediye başkanlarına ilişkin değerlendirmeler de toplantının gündeminde yer aldı. Katılımcılar, seçilmişlere yönelik uygulamaların demokrasiye zarar verdiğini ifade ederek hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma ilkesine dikkat çekti. Toplantının devamında ekonomik ve siyasal gelişmeler, yerel yönetimlerin çalışmaları, örgütlenme faaliyetleri ve parti içi işleyişe dair görüşler paylaşıldı. Örgüt üyelerinin söz aldığı bölümde, sahadan gelen taleplerin ve önerilerin parti politikalarına yön vermesi gerektiği vurgulandı. Genişletilmiş Örgüt Toplantısı, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi. CHP Nilüfer İlçe Örgütü’nün, halkın sorunlarını merkeze alan siyaset anlayışıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.