SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dem Parti

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Dem Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dem Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sözcü Ömer Çelik: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarını düzeltmelidir Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sözcü Ömer Çelik: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarını düzeltmelidir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın, AK Parti ve hükümete yönelik ifadelerine tepki gösterdi. Sözcü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Hatimoğulları’nın sözlerini “haksız ve mesnetsiz” olarak nitelendirerek, söz konusu ifadeleri reddettiklerini belirtti. Mecliste 467 kabul oyuyla yeni bir dönemin başladığını ifade eden Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarında AK Parti ve hükümeti hedef almasının dikkat çekici olduğunu savundu. Dem Parti Eş Genel Başkanı Sn Tülay Hatimoğulları’nın partimizi ve hükümetimizi hedef alan ifadelerini reddediyoruz. Mecliste 467 kabul oyuyla yepyeni bir dönem açılmışken, Dem Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarının haksız ve mesnetsiz bir şekilde partimizi ve… — Ömer Çelik (@omerrcelik) August 12, 2026 “TÜRKİYE, İNSANLIK İTTİFAKININ EN GÜÇLÜ SESİ” Türkiye’nin İsrail’in Filistin’i işgaline karşı en güçlü şekilde mücadele ettiğini belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine üyeleri, AK Parti kadroları ve milletin bu tutumunu sürdüreceğini ifade etti. Çelik, “İnsanlık ittifakının en güçlü sesi Türkiye’dir” değerlendirmesinde bulunarak, Hatimoğulları’nın İsrail’in Filistin’e yönelik işgaline karşı Türkiye’nin tutumunu ele alırken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sözlerine referans vermesini eleştirdi. Çelik, “Türkiye’de ve dünyada ‘insanlık ittifakı’nın taraftarı olan hiçbir siyasetçi kendi tezini anlatırken soykırımcı Netanyahu’nun sözlerine sahiplenerek referans vermez” ifadelerini kullandı. “EN UTANÇ VERİCİ KAYIT” Hatimoğulları’nın söz konusu açıklamasını düzeltmesi gerektiğini savunan Çelik, Netanyahu’nun sözlerini sahiplenen bir yaklaşımın siyasetçi açısından “en utanç verici kayıt” olacağını öne sürdü. Çelik, açıklamasını Hatimoğulları’na yönelik “Bu açıklamasını düzeltmelidir” çağrısıyla tamamladı.

TBMM'de tarihi oylama: Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi Haber

TBMM'de tarihi oylama: Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, kamuoyunda “çerçeve yasa”, iktidar tarafından ise “Terörsüz Türkiye” süreci olarak adlandırılan düzenleme için kritik bir oylama yapıldı. 12 maddeden oluşan teklif, Genel Kurul'da gerçekleştirilen oylamada 468 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada toplam 562 milletvekili oy kullandı. Teklife 88 milletvekili karşı çıkarken, 6 milletvekili çekimser kaldı. Böylece “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin Meclis'teki yasal düzenleme aşaması tamamlanmış oldu. Çerçeve Yasa Genel Kurul'dan geçti TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen 12 maddelik teklif, Genel Kurul'da da kapsamlı şekilde ele alındı. Genel Kurul'daki görüşmeler yaklaşık 10 saat sürdü. Teklif, 6'şar maddelik iki bölüm halinde görüşüldü. Maddelerin tamamının kabul edilmesinin ardından teklifin tümü için genel oylamaya geçildi. Oylama sonucunda teklif 468 “evet”, 88 “hayır” ve 6 “çekimser” oyla kabul edildi. Meclis'te siyasi partilerden farklı mesajlar Çerçeve Yasa'nın görüşmeleri sırasında farklı siyasi partilerden sürece ilişkin değerlendirmeler geldi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, teklifin Genel Kurul'dan yüksek bir oyla geçmesini beklediklerini ifade etmiş, komisyondaki oylamanın önemli bir gösterge olduğunu belirterek 400'ün üzerinde bir iradenin ortaya çıkmasını beklediklerini söylemişti. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise partisinin düzenlemeye destek vereceğini açıklamıştı. Özel, barışın önünde durmayacaklarını ve yeni bir çatışma ortamının oluşmaması için sorumluluk alınması gerektiğini dile getirmişti. Özel'in Genel Kurul'daki konuşması sırasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin alkışladığı görüldü. Bakırhan: Artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı var DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Genel Kurul'daki konuşmasında Meclis'in yeni bir dönemin önünü açması gerektiğini söyledi. Bakırhan, Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden çatışmalı süreç nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirterek, artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatının bulunduğunu ifade etti. Bakırhan, Meclis'teki siyasi iradenin yeni bir dönemin başlangıcı açısından önem taşıdığını vurguladı. İYİ Parti'den protesto Teklifin Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında İYİ Parti grubu tarafından kısa süreli bir protesto gerçekleştirildi. Protesto kapsamında kürsü işgali de yaşandı. Buna rağmen görüşmeler tamamlandı ve 12 maddelik teklifin tümü yapılan genel oylamada kabul edildi. “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama Çerçeve Yasa'nın kabul edilmesiyle birlikte “Terörsüz Türkiye” sürecinin Meclis'teki yasal düzenleme aşaması tamamlanmış oldu. Düzenlemenin kabul edilmesi, iktidarın terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik yürüttüğü sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendirildi. Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi kapattı. Genel Kurul'un 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanacağı bildirildi. Oylama sonucu: Kabul: 468 oy Ret: 88 oy Çekimser: 6 oy Toplam oy: 562 Böylece 12 maddelik Çerçeve Yasa Teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza" Haber

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza"

TBMM gündemine taşınan çerçeve yasa teklifi siyasetin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürürken, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında teklifi değerlendirdi. Doğan, DEM Parti'nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. "İlk kez bir kanun teklifine imza attık" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti olarak ilk kez bir kanun teklifinin altında imzalarının bulunduğunu belirtti. Teklifin yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "86 milyon için önemli bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Bu atılmış alelade sıradan bir imza değil, ortak geleceğimiz için atılmış bir imzadır. Hepimize, tüm Türkiye'ye, ortak yaşam için mücadele edenlere hayırlı olsun. Uğurlar getirsin, barışı kalıcı bir hale getirsin." "Yeni dönemin ilk adımı" Doğan, söz konusu imzanın silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişi simgelediğini söyledi. Sürecin kolay olmayacağını dile getiren DEM Parti Sözcüsü, demokratikleşme ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. "Aylar süren istişarelerin ürünü" Yasa teklifinin uzun süren görüşmeler ve istişareler sonucunda hazırlandığını ifade eden Doğan, sürece katkı sunan siyasi partilere teşekkür etti. Doğan açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: "Neticede karşımıza çıkan yasa teklifi ve teklife yaklaşımla ilgili yapıcı katkı gösteren, çaba sarf eden tüm siyasi partilere partimiz adına teşekkür etmek isteriz." "Ortak geleceğin hukuki zemini" Teklifin birlikte inşa edilecek ortak geleceğin ilk hukuki adımı olduğunu söyleyen Doğan, düzenlemenin toplumsal barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yasa teklifinin "eve dönüş" için de hukuki bir yol açacağını dile getiren Doğan, herkesin barış içerisinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. "Türkiye bölgeye örnek olabilir" Ayşegül Doğan, Türkiye'nin kalıcı barışı sağlayabilmesi halinde yalnızca ülke içinde değil, bölge ve dünya açısından da örnek bir model oluşturabileceğini söyledi. Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede örnek bir Türkiye modelini geliştirmek, dünya çatışma çözümü literatürüne başarabilmiş, barışı kalıcı hale getirebilmiş, demokratikleşmenin yolunu açmış ve bunu sağlayabilmiş bir ülke hep vurgulandı. Temennimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bunun gerçekleşmesi içindir. Çünkü buna hem Türkiye'nin hem Ortadoğu'nun hem de dünyanın ihtiyacı var." TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere konu olurken, teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Suat Kılıç’tan “çerçeve yasa” eleştirisi: “Belirsizliğe imza atmamız mümkün değil” Haber

Suat Kılıç’tan “çerçeve yasa” eleştirisi: “Belirsizliğe imza atmamız mümkün değil”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Kağıthane İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen MYK toplantısı sırasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç’ın açıklamalarında en önemli başlık, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında TBMM’ye getirilmesi beklenen çerçeve yasa teklifi oldu. Teklifin içeriğinin kamuoyundan gizlendiğini öne süren Kılıç, yalnızca sürecin taraflarının yasa hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia etti. “Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor” Çerçeve yasa teklifine ilişkin eleştirilerini sürdüren Suat Kılıç, Meclis’te imzaya açılan metnin içeriğinin belirsiz olduğunu savundu. Kılıç açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “‘Yasa’ diyoruz ama çerçeve var, yasa yok. İktidarın Meclis gruplarında çerçeve için imza açıldı. Sayın milletvekilleri şimdilik boş kâğıda imza atıyor. Bu imzalar, teklifin komisyona sevkinde kullanılacak.” Kılıç, milletvekillerinin ve kamuoyunun teklifin detaylarını bilmediğini öne sürerek, “Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor, millet de neye imza atıldığını bilmiyor” dedi. “Çerçeve var ama içi boş” Sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Kılıç, muhalefet partilerinin de teklifin içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını iddia etti. Kılıç şöyle konuştu: “Çözüm süreci var, çerçevesi var ama yasası yok. Millet bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Ancak DEM Parti biliyor, Abdullah Öcalan biliyor ama biz bilmiyoruz. Meclis’teki muhalefet partileri bilmiyor.” Çerçeve metninin içeriğinin açıklanması gerektiğini belirten Kılıç, “Altına imza atılan, duvara asılan bu çerçevenin içi boştur. Bu muammaya destek vermemiz, belirsizliğe imza atmamız mümkün değildir” ifadelerini kullandı. “Milletin desteği için referandum yapılmalı” Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, söz konusu düzenlemenin referanduma götürülmesi gerektiğini de dile getirdi. Kılıç, hem muhalefetin hem de vatandaşların bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Hem çerçeve hem de yasa hakkında millet ve muhalefet acilen bilgilendirilmelidir. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın ilk günden itibaren ifade ettiği üzere bu yasa, anayasa değişikliklerinde olduğu gibi referanduma götürülmeli ve aziz milletimizin desteği istenmelidir.” TBMM’ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifinin detayları ve Meclis’teki görüşme süreci önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

TBMM'de tarihi değişim: Yeni Parti ikinci büyük grup oldu, CHP'nin Meclis'teki yeri 24 yıl sonra değişti Haber

TBMM'de tarihi değişim: Yeni Parti ikinci büyük grup oldu, CHP'nin Meclis'teki yeri 24 yıl sonra değişti

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yaşanan siyasi hareketlilik, parlamentodaki güç dengelerini önemli ölçüde değiştirdi. CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin oluşturduğu Yeni Parti, kısa sürede Meclis'in ikinci büyük siyasi grubu konumuna yükselirken, CHP uzun yıllardır sahip olduğu ana muhalefet sıralarındaki yerini kaybetti. Milletvekili dağılımındaki değişiklik yalnızca sayısal tabloyu değil, TBMM Genel Kurulu'ndaki oturma planını da doğrudan etkiledi. Yeni düzenlemeyle birlikte Meclis'te 24 yıldır değişmeyen oturma düzeni ilk kez farklılaştı. Yeni Parti, AK Parti'nin yanındaki sıralara yerleşti TBMM'de siyasi parti gruplarının oturma düzeni, sahip oldukları milletvekili sayısına göre belirleniyor. Yeni Parti'nin 91 milletvekiliyle grup kurmasının ardından, Genel Kurul salonunda AK Parti'nin hemen yanında yer alan ikinci büyük grup sıraları Yeni Parti'ye tahsis edildi. Böylece uzun yıllardır ana muhalefet sıralarında oturan CHP'nin yeri değişirken, CHP milletvekilleri DEM Parti ile MHP grupları arasında yer alan yeni bölüme geçti. TBMM'deki yeni oturma planı, Genel Kurul çalışmalarında fiilen uygulanmaya başlandı. CHP için 24 yıl sonra bir ilk CHP, yaklaşık çeyrek asırdır TBMM'de ikinci büyük siyasi grup olarak aynı bölümde oturuyordu. Yeni Parti'nin kurulması ve milletvekili dağılımının değişmesiyle birlikte bu tablo ilk kez değişti. CHP'nin yıllardır kullandığı sıralara Yeni Parti milletvekilleri yerleşirken, CHP grubu ise Genel Kurul salonunda farklı bir bölüme taşındı. Siyasi kulislerde bu değişiklik, yalnızca fiziki bir yer değişimi değil, aynı zamanda Meclis'teki yeni siyasi dengelerin sembolü olarak değerlendiriliyor. TBMM'de grup sayısı yediye yükseldi Yeni Parti'nin kurulmasıyla birlikte TBMM'de grubu bulunan siyasi parti sayısı da yediye çıktı. Mevcut milletvekili dağılımı şu şekilde oluştu: AK Parti: 277 milletvekili Yeni Parti: 91 milletvekili DEM Parti: 56 milletvekili MHP: 46 milletvekili CHP: 44 milletvekili İYİ Parti: 29 milletvekili Yeni Yol Partisi: 20 milletvekili Bağımsız milletvekilleri: 11 TBMM'de toplam 592 milletvekili görev yaparken, siyasi gruplar arasındaki sıralama Genel Kurul oturma planını da belirliyor. Oturma düzeni hangi kurallara göre belirleniyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'ne göre Genel Kurul salonundaki oturma düzeni, siyasi partilerin sahip olduğu milletvekili sayısı esas alınarak oluşturuluyor. En fazla milletvekiline sahip parti salonun sol tarafında yer alırken, diğer siyasi partiler sandalye sayılarına göre sıralanıyor. Milletvekili sayılarındaki değişiklikler, istifalar, yeni parti kuruluşları veya grup dengelerindeki farklılaşmalar, oturma planının yeniden düzenlenmesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle CHP'den ayrılan milletvekillerinin Yeni Parti çatısı altında grup kurmasının ardından TBMM Başkanlığı tarafından yeni oturma planı uygulamaya alındı. Meclis çalışmalarında yeni dönem Yeni Parti'nin ikinci büyük grup haline gelmesiyle birlikte Genel Kurul'daki konuşma süreleri, grup temsil hakları ve parlamentodaki siyasi görünürlük açısından da yeni bir dönem başladı. Meclis Başkanlık Divanı'ndaki temsil, grup toplantıları ve yasama faaliyetlerinin organizasyonu bakımından da yeni siyasi aritmetiğin etkilerinin önümüzdeki süreçte daha belirgin şekilde hissedilmesi bekleniyor. Siyasi gözlemciler, Meclis'teki bu değişimin hem komisyon çalışmalarına hem de Genel Kurul gündeminin şekillenmesine yansıyabileceğini değerlendiriyor. Analiz: TBMM'de yeni siyasi denge oluşuyor TBMM'deki oturma düzeni yalnızca fiziki bir yerleşim planı değil, aynı zamanda parlamentodaki güç dağılımının sembolik bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yeni Parti'nin kısa sürede ikinci büyük grup konumuna yükselmesi, Meclis'teki muhalefet dengelerini yeniden şekillendirirken, CHP'nin uzun yıllar sonra farklı bir sıraya geçmesi Türk siyasetinde dikkat çeken gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde yeni siyasi aritmetiğin yasama süreçlerine, komisyon çalışmalarına ve Genel Kurul gündemine nasıl yansıyacağı ise Meclis çalışmalarının seyrini belirleyen başlıca konular arasında yer alacak.

Batman'da Mezarlıkta Silahlı Saldırı: Ak Parti İl Yöneticisi, Oğlu ve Yeğeni Hayatını Kaybetti, 2 Kişi Yaralandı Haber

Batman'da Mezarlıkta Silahlı Saldırı: Ak Parti İl Yöneticisi, Oğlu ve Yeğeni Hayatını Kaybetti, 2 Kişi Yaralandı

Batman'da akşam saatlerinde Asri Mezarlık'ta meydana gelen silahlı saldırı, kentte büyük üzüntüye neden oldu. İddiaya göre aralarında husumet bulunan kişiler tarafından düzenlenen saldırıda AK Parti Batman Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Direk, oğlu Ercan Direk ve yeğeni Bekir (Ebubekir) Direk yaşamını yitirirken, biri ağır olmak üzere iki kişi de yaralandı. Husumet İddiası Olay, Güneykent Mahallesi'nde bulunan Batman Asri Mezarlığı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, mezarlık ziyareti için bölgede bulunan aile üyelerine, aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen şüpheliler tarafından tabancalarla ateş açıldı. Silah seslerinin ardından saldırganlar olay yerinden kaçarken, çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede Mehmet Direk, oğlu Ercan Direk ve yeğeni Bekir (Ebubekir) Direk'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan iki kişi ise ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden üç kişinin cenazesi, otopsi işlemleri yapılmak üzere Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü. AK Parti'den Başsağlığı Mesajı Saldırıda yaşamını yitiren Mehmet Direk'in AK Parti Batman Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi olduğu öğrenildi. AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Mehmet Direk, oğlu Ercan Direk ve yeğeni Ebubekir Direk'in silahlı saldırıda hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duyduklarını belirterek, Direk ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Siyasilerden Tepki AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu da yayımladığı taziye mesajında saldırıyı "menfur" olarak nitelendirerek, yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır temennisinde bulundu. DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi ise yaptığı açıklamada, mezarlıkta yaşanan silahlı saldırının toplum vicdanını derinden yaraladığını ifade etti. Hiçbir anlaşmazlığın insan hayatından daha değerli olmadığını vurgulayan Kutevi, şiddetin ve husumetin reddedilmesi gerektiğini belirterek toplumsal barış çağrısında bulundu. Ayrıca hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dileklerini iletti. Soruşturma Başlatıldı Batman Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, polis ekipleri saldırının faillerinin yakalanması için çalışma yürütüyor. Olay yerinde kriminal inceleme yapılırken, güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık ifadeleri de soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Yetkililer, saldırının nedeni ve şüphelilerin kimliklerinin yapılacak soruşturmanın ardından netlik kazanacağını belirtti. Kentte güvenlik önlemleri artırılırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalar sürüyor.

Ağrılı siyasetçi İbrahim Varol’a CHP Genel Merkezi'nde çirkin tavır Haber

Ağrılı siyasetçi İbrahim Varol’a CHP Genel Merkezi'nde çirkin tavır

Ağrılı iş insanı ve siyasetçi İbrahim Varol, CHP'de yaşanan son tartışmalar üzerine yakınlarıyla birlikte CHP Genel Merkezi önüne gitti. Geçtiğimiz dönem CHP’nin Ağrı milletvekili adayı olan ve kentte partinin bugüne kadarki en yüksek oy oranlarından birine ulaşmasında önemli rol üstlenen Varol, Genel Merkez önünde CHP Parti Sözcüsü Burhanettin Bulut’un tavrıyla karşılaştı. Bulut’un, Varol ve beraberindekilere alanı boşaltmaları yönünde sözler sarf ettiği, Varol’un ise “Bu parti hepimizin, bu parti kişilerin, şahısların değil” diyerek tepki gösterdiği belirtildi. VAROL: BU PARTİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN KURDUĞU PARTİDİR Yaşanan olayın ardından değerlendirmelerde bulunan İbrahim Varol, CHP’nin kişilere ait bir yapı olmadığını belirterek, partiye emek vermiş insanlara karşı dışlayıcı bir dil kullanılmasını doğru bulmadığını ifade etti. Varol, “Bu parti Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir partidir. Bu partiye emek vermiş insanlara karşı böyle ayrıcı, kutuplaştırıcı bir dil kullanılması doğru değil. Ancak partimiz zor süreçlerden geçiyor. Bu zor süreçler geçecektir. Partimiz yeniden iç huzuruyla dolu, seçmenini daha fazla kucaklayan bir parti haline gelecektir. İnsanlar baki değildir, insanlar geçicidir; partimiz kalıcıdır, bakidir” dedi. Varol, parti içinde zaman zaman tatsız tartışmaların yaşanabileceğini ancak önemli olanın bu süreçlerin demokratik olgunlukla aşılması olduğunu vurguladı. Ağrı’da CHP adına verdikleri mücadelenin ortada olduğunu dile getiren Varol, “Her parti içerisinde yaşanabilecek bu tarz tatsız tartışmalar olur. Üzücü olan şudur; Ağrı gibi bir coğrafyada CHP’nin esamesinin adeta okunmadığı bir yerde almış olduğumuz oy oranı bizim kendi gücümüzü de partiye olan emeğimizi de zaten gösteriyor” ifadelerini kullandı. İbrahim Varol’un geçtiğimiz seçim döneminde Ağrı’da CHP adına elde ettiği oy oranı, kent siyasetinde dikkat çeken sonuçlardan biri olmuştu. Ağrı’da siyaset uzun yıllardır büyük ölçüde DEM Parti ve AK Parti hattında şekillenirken, ana muhalefet partisinin kentte görünürlük kazanması açısından Varol’un adaylık süreci önemli bir eşik olarak değerlendirildi. Varol’un kıl payı milletvekilliği şansını kaybetmesi, CHP’nin Ağrı’da uzun yıllar sonra yakaladığı temsil ihtimalinin ne kadar güçlü bir noktaya geldiğini de ortaya koymuştu. NİHAT AYDIN’DAN BULUT’A SERT TEPKİ Öte yandan Orta Doğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nihat Aydın da yaşananlara sert sözlerle tepki gösterdi. Aydın, bir siyasi partide daha önce milletvekili adayı olmuş bir isme “Siz partili değilsiniz” denilmesinin demokrasiye ve siyasi ahlaka yakışmadığını belirtti. Burhanettin Bulut’un Genel Merkez önündeki yaklaşımını eleştiren Aydın, partiye emek vermiş insanlara karşı kullanılan dilin kabul edilemez olduğunu söyledi. Aydın açıklamasında, “Bir partide, partinin kendi milletvekili adayına ‘Siz partili değilsiniz’ demek ne ahlaka ne demokrasiye yakışır. Demokrasinin sözde beşiği olarak görülen bir partide bu tarz bir anlayışla hareket edilmesini ve saldırgan tutumu tasvip etmiyoruz. Hiçbir Ağrılı tasvip etmediği gibi Türk siyasetinde olgun düşünen hiç kimse de bu hareketi tasvip etmez. İbrahim Varol bir CHP’lidir ve doğal olarak partisinin içinde yaşanan sürece dair bilgi alabilmek için Ankara’da Genel Merkez önüne gitmiştir. İbrahim Varol’a karşı yapılan bu tutumu buradan kınıyorum” dedi. Yaşanan gelişme, CHP’nin Ağrı’daki siyasi zemini ve parti içi tartışmaların yerel yansımaları açısından dikkatle takip ediliyor. Varol cephesinin sürecin olgunlaşmasının ardından daha kapsamlı bir değerlendirme yapabileceği belirtilirken, olayın parti içi nezaket, siyasi aidiyet ve yerel örgüt emeğine yaklaşım bakımından yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

DEM Parti’den Dersim Katliamı önergesi: Arşivler açılsın, geçmişle yüzleşilsin Haber

DEM Parti’den Dersim Katliamı önergesi: Arşivler açılsın, geçmişle yüzleşilsin

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ile Dersim Milletvekili Ayten Kordu tarafından sunulan önergede, geçmişle yüzleşilmediği sürece benzer hak ihlallerini üreten zihniyetin engellenemeyeceği vurgulandı. Kürt Aleviliği hedef alındı Önergenin gerekçesinde, Dersim’in Osmanlı’nın son döneminden itibaren merkezi otorite tarafından “eşkıyanın yurdu” olarak damgalandığı ve siyasi itaat politikalarının hedefi haline getirildiği belirtildi. Kürt Aleviliğinin merkezi bir “mesele” olarak görülmesinin 1937-38 sürecinde topyekun bir tasfiye kararına dönüştüğü ifade edilen önergede; bölge halkının dili, inancı, kültürü ve toplumsal hafızasıyla birlikte hedef alındığı kaydedildi. Seyit Rıza’nın mezar yeri ve kayıp çocuklar Dersim Tertele’sinin Türkiye’de demokratik bir gelecek ve toplumsal barışın inşası için belirleyici bir nokta olduğu ifade edilen önergede, şu talepler öne çıkarıldı: Devlet arşivlerinin eksiksiz ve denetlenmeye açık bir şekilde kamuoyuna sunulması. Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin tespit edilip açıklanması. Ailelerinden koparılarak verilen “Dersim’in kayıp kızları” ve diğer çocukların akıbetinin aydınlatılması. Toplu mezarların bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve toplumsal yüzleşme için somut adımların atılması. Önergede son olarak, “Geçmişle yüzleşilmediği sürece bu ihlalleri mümkün kılan zihniyetin yeniden üretilmesinin önüne geçilemez” denilerek Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması talep edildi.

Kurtulmuş: Bu işin kazanını Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır Haber

Kurtulmuş: Bu işin kazanını Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır

TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti TBMM Grubu’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından açıklama yaptı. Kurtulmuş’un konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi; silah, şiddet ve terör meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik aşılmıştır. Meclis’imizin neredeyse ittifakla komisyonda aldığı kararla rapor ortaya konulmuş, bu raporun uygulanması için de TBMM Genel Kurulu bir şekilde bundan sonraki süreçte görev almıştır, alacaktır. Öncelikle bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimi ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunun bir kere daha altını çizmek isterim. Türkiye, artık bu meseleyi geride bırakacaktır. Türkiye, asla ve asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız, bu kadar çözeme çok yakın olduğumuz noktada bütün siyaset olarak üzerimize düşeni yapacağız. Herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha değerli olan şey, herkesin ortak olarak Türkiye’nin gündemine, geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da rapor ile birlikte başarıldığını düşünüyorum. Tabii ki bu her şeyin sonu değil, bundan sonra atılacak adımların başlangıcıdır. Bu tarihi sorumluluğu, başarıyla komisyon yerine getirdi. Bu sürece verdikleri destek dolayısıyla DEM Parti’nin eş genel başkanlarına çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da inşallah destekleri, gayretleriyle Türkiye’de meselenin tamamıyla ortadan kaldırılması için elbirliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. Sonunda bu işin kazanını Türkiye’nin 86 milyonu olacaktır. Sonunda Türkiye, bölgesinde güçlü ve lider bir ülke olarak bir kez daha ortaya çıkacaktır. Sonunda Türkiye demokrasisi kazanacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.